Sefalet Endeksi kırmızı alarmda

Ben cebimden çıkan paraya bakarım diyenlerden misiniz? Fiyatlar artıyor. Pahalılıkta insanlar kıvranıyor. Sizin şikayetiniz fiyat artışları mı, enflasyon mu, pahalılık mı?

Fiyat artışı, mal ve hizmete bağlıdır. Her zaman , belli mal ve hizmetin fiyatı artar, geriler. Yeni bir ürün çıkar, fiyat artar. Eski ürünün modası geçer, ucuzlar. İnsanlar fiyatı artan mal ve hizmet yerine başkasını tercih edebilir.

Pahalılık, fiyatların gelirdeki artıştan daha fazla artmasıdır. Eğer kişinin geliri yılda % 10 artarken fiyatlar % 30 artmışsa, hayat pahalanmış demektir.

Pahalılık kişiye göre değişir. Geliri, fiyatlardan daha fazla artanlar için fiyat artışı vardır. Ama pahalılık söz konusu değildir.

Enflasyon 22 ayın zirvesinde!

Gerçekçi olmak gerekirse son bir yılda alt ve orta gelir grubunun net gelirlerinde bu boyutlarda artış yok. Günlük yaşamını sürdürmek zorunda olan bu grup, tüketilebilir gelirlerinin üzerinde bir artış karşısında zor durumdalar. İşte onun için enflasyonun zirveden inişe geçmesi gerekiyor.

Diğer taraftan…

Zıplayan kur şoku henüz etkisini göstermediği şu günlerde ‘TÜKETİCİ’ enflasyon artacak inancı ile harcama yapıyor. ‘ÜRETİCİ’, maliyetler nasıl olsa artacak yaklaşımı ile fiyat belirliyor. İşte tam bu noktada enflasyon enflasyonu doğuruyor.

Bitmeyen derdimiz enflasyonda temel gıda fiyatları durdurulamıyor…

TÜİK NİSAN 2021 ayı yıllık enflasyon oranlarına bakacak olursak, aylık artışta öne çıkanlar:

Domates % 44

Tavuk % 45

Ayçiçek yağı % 55

Enflasyon ve işsizlik ‘sefalet endeksini’ yükseltiyor…

Sefalet endeksi adı verilen bu endekste her dönemin enflasyon ve işsizlik oranları toplanıyor. Fiyat artışlarının, gelir artışının önüne geçtiği dönemlerde geliriyle hayatını sürdüren kesim fakirleşiyor. Enflasyon gelir dağılımını bozuyor. Üst gelir gruplarının servetlerinde artışa, alt gelir grubundakilerin yaşam şartlarının güçlenmesine yol açıyor.

İşsizlik demek, insanların yaşamlarını sürdürecek gelire sahip olmamaları demektir. İşsizliğin ve enflasyonun bir arada olması ‘sefaleti’ arttırır.

Bir ekonomi ne kadar kötü olursa depremi o kadar hissedersiniz…

Her yavaşlayan ekonominin maliyeti işsizlik olursa, işsizliğin bireylere getirdiği bedeller de ağır olur. Uzamış bir işsizlik dönemi, ailenin birikimlerini silip süpürebilir ve onları borç içinde bırakabilir. İşsizlik, hayatın normal akışını aksatır ve uzarsa ilgili bireyde sağlık sorunlarına ve psikolojik problemlere yol açabilir. Ayrıca aile içi şiddet vakalarının oranı da işsizlik oranındaki değişikliklerle doğrudan bağlantılıdır. Ayrıca, işsizliğin yüksek olduğu dönemler, boşanmaların ve çocuk terk etme vakalarının artışıyla da bağdaştırılır. Uzayan ve yaygınlaşan işsizlik, suç ve kargaşa ile de doğrudan bağlantılıdır. Kalıcı yüksek işsizlik oranı yüzünden huzuru kaçan şehirler, mala karşı işlenen suçlar ve şiddet suçlarından mustarip olurlar.

Serra Aytaç[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?