Çekin tuğlayı duvar yıkılsın

Bir evde polisin arama yapmasının, ülkeyi getirdiği duruma bakın.
Türkiye'nin gizli tünelleri, karanlık ilişkileri,  şaibeli isimleri aynı sepetle gündeme geldi. Bir dönemin Adalet ve İçişleri Bakanı...Milli Güvenlik Kurulu kararları...Tetikçiler, cinayetler,  katliamlar ortaya döküldü. 
İran ve Suriye konusunda karanlık bilgiler. Kolombiya, Venezüella, Panama mafyaları. Fetö'cüler. Ankara'da yürütülen gizli pazarlıklar. Bürokraside eş, dost, akraba ilişkileri...
Gazeteci Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetleri...Uyuşturucu kaçakçılığı yapan bazı Kürt iş insanlarına faili meçhul cinayetler... Eski başbakanın oğlunun uyuşturucu trafiğindeki rolü... Kıbrıs'ta bir kumar baronu...Kontrgerilla ilk kez içerden ifşa edildi...Olayların ortasında biri 30 yıllık yakın tarihten notlar anlattı...
İstinaf mahkemesi Susurluk JİTEM davasında tarihi bir karar verdi. Mehmet Ağar ve Korkut Eren ile 17 sanık hakkında 18 faili meçhul cinayetlerle ilgili davada verilen beraat kararını bozdu.

UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI

Kolombiya ile Türkiye arasında uyuşturucu kaçakçılığı yapıldığını öğrendik. Kilit nokta Yılport Liman işletmeleri.
Geçen yıl Ağustos'ta Venezüella'dan sıfır vergi ile peynir ithalatı serbest olmuştu. Neden, o kadar uzaktan peynir ithal ediyoruz diye tepki gösterilmişti. Ne kadar safmışız. Bir kilo "koko" 45 bin avro (450 bin lira), bir kilo peynir 45 lira. Venezüella'dan bir geminin yurda gelişi 3-4 hafta sürüyor. Peynire soğuk koruma gerekiyor, maliyeti artıyor. 
Türkiye, dünya peynir üretiminde 8. sıradaki ülke. Venezüella ilk 10 arasında bile yok. Peynir ihraç eden ülkemiz, 21 Ağustos 2020 tarihli Resmi gazetede yayınlanan kararname ile Venezüella'dan bin 500 ton peynir ithal etti.
Olayın ardında peynir değil, kokain ticareti olduğu ihtimali ağır basıyor. O tarihte gümrükler kime bağlıydı? Görevden alınarak, teşekkür edilen, deterjancı bakan. O günlerde Venezüella Barnibas'ta peynir içine gizlenmiş 108 paket kokain ele geçirilmişti. Ne tuhaf bir tesadüf, inanılır gibi değil. 

GAZETECİDEN CESUR SORU

Bir genç, "gazeteci" göreviyle çıktı, yıllardır dile getirilemeyen bir söylemle, 2 bakana şöyle sordu: "AK Parti ismi, şaibelerle anılan Süleyman Soylu'dan daha mı küçük?"
 Vay, vay, vay. Nasıl sorulur böyle bir soru? Üstelik yandaş AA'nın10 yıllık muhabiri sordu. Bakan, "Şov yapıyorsun" dedi. Soylu'nun bir danışmanı AA Genel Müdürü için istifa çağrısı yaptı. "Bu ne kahpeliktir, şerefsizliktir, Soylu'ya suikast düzenlenmiştir" diye tepki gösterdi. Sonra kendisinin Fetö'yü öven tweetleri ortaya çıkınca, hesabını kapattı, sustu. 2 saat sonra gazetecinin sözleşmesi feshedildi, işine son verildi, terör bağlantısı araştırılsın diye savcılığa suç duyurusu yapıldı. Muhabir kendini şöyle savundu: "Bakanın danışmanı kulağıma eğildi, 'soru sormuyoruz' dedi. Benim burada kayışım attı."
Bir bakan danışmanı, gazeteciye 'soru sorma' diyebiliyor. Böyle bir dönem hiç olmamıştı.

ARKASI YARIN DİZİSİ GİBİ

"Ben olmasam devlet çöker"diyen bir Cumhurbaşkanı düşünün. "Ben olmasam köfteci Yusuf'a mafya Sedat Peker çöker" diyen bir İçişleri Bakanı olsun. "Ben olmasam Marina'ya mafya çöker" diyen bir eski bakan,  eski emniyet müdürü tanıyın. Ve daha vahimi, " AKP'li milletvekili istedi, Hürriyet Gazetesi'ne çöktük" diyen bir kaçak. 
Eskiden Meclis'te komisyon kurulur, müfettiş raporunu yazar, dava açılır, bakan mahkum olur veya aklanırdı. Bugün hiçbiri yapılmıyor. Arkası yarın gibi, dizi film izlercesine YouTube'da videolar yayınlanıyor. Bakanlar kendilerini TRT'de aklamaya çalışıyor. Güzel ülkem bu durumları hiç hak etmiyor.

BİR CUMHURİYET SAVCISI

Devletler ülkelerinden mafya ve benzeri yasa dışı güçleri/oluşumları temizler. Bu kez mafyanın, bir devletin kirli işlerini, suçlarını ortaya dökmesine tanık oluyoruz. Ne kadar acı bir durum...
Uğur Mumcu şöyle yazmıştı: "Bir toplum böyle çöker işte. Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur. Yasanın yerini din alır, korkulur.  Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler, eller kollar bağlanıp götürülür."
Tüm bunları araştıracak, bir de 128 milyar dolar nerede diye soracak bir babayiğit Cumhuriyet Savcısı aranıyor. Neden Cumhuriyet Savcısı diyoruz? Atatürk'ün Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, neden Cumhuriyet Savcısı sıfatı verildiğini şöyle anlatıyor:
" Gün olur Cumhuriyeti korumak için Başbakandan, bakandan, müsteşardan, büyükelçiden, validen bile hesap sormak gerekebilir. İşte onun için Cumhuriyet Savcısı dır."
"Bir tuğla çekilirse, duvar yıkılır" diyen Mehmet Ağar'a yanıt Uğur Mumcu'nun eşinden geliyor:
"Çekin tuğlaları, yıkılan duvarın altında kim kalırsa kalsın."

Turgut Güngör /  [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgut Güngör - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?