Fahrettin Koca, kaç doz aşı geleceğini açıkladı


Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Alman imparatoru Bismark, harpte yararlılık gösteren bir askere madalya takarken:
-"Asker" demiş, "Yüz altın mı istersin, yoksa bu madalyayı mı?"
Asker:
-"Madalyanın kıymeti nedir efendim?" diye sormuş.
Bismark:
-"Maddi kıymeti aşağı-yukarı üç altın" diye cevap vermiş.
Asker :
-"Öyleyse 97 altınla madalyayı isterim!" demiş.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Hırslı olmazsanız eğer, zekânız kanatsız bir kuştur.” demiş Salvador Dali.


“Günün Kitap Alıntıları” olarak 79 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Fransız marksist yazar ve felsefeci Georges Politzer'in kitaplarından alıntılar paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

"Gerekirse, muhteşem bir dürüstlükle kendine yeniden başla!"

"Aklımızda tutmamız gereken esas şudur ki, biz, duygulara, düşüncelere, fikirlere, gördüğümüz ve duyduğumuz için sahibiz."

"Bu, insanlığın her zaman ilgisini uyandırmış olan eski bir sorudur. Neden ölmek gerekir? Doğan bir şey, niçin ölmek zorundadır?"

"Bir toplumun bilgi, kültür ve ahlak seviyesini o toplumun iktisadi temeli belirler."

"Gül, bahçıvanın sonsuzluğuna niçin inanır?
Çünkü gül, bahçede, hiçbir zaman başka bir bahçıvan görmemiştir."

Şuraya da "Hayattan Zevk Almanın Yolları"ndan birini bırakayım:

Hayata inanın ve güvenin.
İşler ters gittiğinde, aslında hayat bize yamuk yapmıyor. Ya görmemiz gereken bir şeyi yıllarca görmedik ve mesajı daha yüksek bir sesle veriyor, ya da ödememiz gereken bir bedel vardı, onu ödüyoruz. Gevşeyin! Hayat sizi çok seviyor. Onun tek istediği sizin gerçek mutluluğu yakalamanız. Bunun için de işaretler veriyor. Hayatla bu iletişiminiz cevaplara götürecek sizi.

Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

Uzaya gönderilen ilk hayvan maymundur ve roket onu uzaya bıraktıktan sonra bir dakika boyunca el sallamıştır.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu
12 Eylül darbecilerinin idam ettiği 17 yaşındaki Erdal Eren’in avukatı İsmail Sami Çakmak, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün toplumsal olaylarda görüntü alınmasını engelleyen genelgesiyle ilgili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Çakmak suç duyurusu dilekçesinde, Soylu ve Aktaş’ın “kanunsuz ve konusu suç teşkil eden emir verdiğini, suç işlemeye teşvik ettiğini ve suçu örtüğünü” kaydederek, söz konusu genelgenin 1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamaları öncesinde yayımlanmasının "manidar" olduğuna dikkat çekti. Çakmak, Aktaş hakkında “Bir genelge ile suç yaratmaya kalkışan bu genel müdürün hangi akla hizmet ettiğini bilemiyorum ama şikayet ettiğimiz genel müdürün şikayetimize konu genelgesi, suç işlemeye teşvik edici ve suçu örtmeyi amaçlayan bir nitelik ve içeriktedir” değerlendirmesinde bulundu. Çakmak, toplumun olaylarda yaşananları bilmesini engellemek için bu tür genelgelere sığınılmak istendiğini ifade ederek, “Nelerden, ne için korkulmaktadır? Bunları da bilemiyoruz” dedi. Çakmak şikayet dilekçesinde genelgenin uygulanması halinde kolluğun görüntü almayı “cebir, şiddet ve hukuka aykırı yollarla” engelleyebileceğini belirterek, bunları şöyle sıraladı:
- Ya kayıt yapanın elindeki telefonu gasp etmek suretiyle,
- Ya açıklama yapanın ağzını elle kapatmak ile,
- Ya telefon kaydı yapanın şahsi hürriyetini engellemek, onu derdest etmek suretiyle,
- Ya telefonu işlemez hale getirmek suretiyle,
- Ya cebir, şiddet, korkutma, tehdit kullanmak suretiyle,
- Ya da bir şekilde hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engellemek suretiyle genelgedeki bu emir yerine getirilebilecektir.
Çakmak genelgenin "Anayasa’nın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, özel hayatın gizliliği, düşünce ve kanaat hürriyetine ilişkin" maddelerine de aykırı olduğunu bildirdi. Çakmak, Bakan Soylu’nun ise basına yaptığı açıklamada genelgenin Anayasa’ya uygun olduğu yönünde beyanlarının olduğunu aktararak, suça iştirak ettiğini belirtti.

Anadolu Ajansı o muhabirini kovdu
Anadolu Ajansı (AA) muhabiri Musab Turan'ın Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye “19 yıllık bir toplum hareketi olarak başlayan milletin teveccühünü kazanan AK Parti ismi şaibelerle anılan Süleyman Soylu'dan daha mı küçük? Üç buçuk yaşında oğlumun yüzüne bakarken maskeli balodan dolayı ben utanıyorum. Sizin çocuklarınız yok mu?” diye sormasının ardından AA’dan açıklama yapıldı. Muhabir Musab Turan’ın iş akdinin feshedildiğinin duyurulduğu açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
* Bir basın toplantısında muhabir kriterleri ile basın-meslek ilke ve ahlakıyla uyuşmayacak şekilde soru soran ve bu sırada kendi sosyal medya hesabından canlı yayın yaparak bu siyasal propaganda eylemini icra eden Anadolu Ajansı muhabiri Musab Turan’ın iş akdi fesh edilmiştir.
* Basın toplantısını kendi sosyal medya hesabından canlı yayınlayarak, “Haber temelli her türlü bilgi veya istihbarat, kaynağı ne olursa olsun, ajansla paylaşmadan ve yayınlanmadan, kişisel hesaplarından duyurmazlar.” ilkesini çiğnemiştir.
* Adı geçen şahıs, bu eylemiyle, Anadolu Ajansı’nın iş sözleşmesindeki “Çalışanlarımız tarafsızlık, doğruluk ve güvenilirlik ilkelerini zedeleyecek veya kurumsal bütünlüğüne gölge düşürecek ya da maddi veya manevi kayba uğratacak nitelikteki haber, fotoğraf, görüntü, görüş ve yorumlardan uzak dururlar.” maddesini de ihlal etmiştir.
* Şahıs hakkında herhangi bir terör örgütüne üye olup olmadığının araştırılması amacıyla da nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulunulmuştur. Ayrıca ‘Gri Pasaport’ ve ‘Basın Kartı’nın iptali konusunda ilgili kurumlara Turan hakkında bildirim yapılmıştır.
Anadolu Ajansı’ndaki görevine son verilen Musab Turan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada davranışından dolayı mesai arkadaşlarından ve yöneticilerinden özür diledi. İki bakana sorduğu sorudan dolayı pişman olmadığını ifade eden Turan, “Normal haber telaşıyla gündemi takip eden biri olarak oradaydım. Sayın bakanın danışmanı Rıdvan Tezel, kulağıma eğilerek soru sormuyoruz dedi. Benim burada kayışım attı. Orada zaten TRT, DHA ve AA var. Bu adamlar zaten size ne sorabiliyor ki? Bir tane soru sordum, baktım bu özgüven hayra alamet değil” dedi. Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunan Turan, “Merhametinize sığınıyorum” diye konuştu.
Musab Turan’ın babası Ali Seydi Turan ise yaşananların ardından şu açıklamayı yaptı:
* Musab Turan’ın babası olarak sorulan soruyu ve soru şeklini tasvip etmediğimi kamuoyuna deklare ediyorum.
* AK Parti’nin kuruluşundan bu güne gururla bu davanın neferi oldum. Parti teşkilatımın her kademesinde bulundum. Duruşumda bir milim sapma olmamıştır.
* Oğlumun Türkiye kamuoyunu meşgul etmesinden dolayı rahatsız olduğunu beyan eder, saygılarımı sunarım.

Bülent Arınç sessizliğini bozdu! Sedat Peker'in iddiaları hakkında flaş çağrı
Eski TBMM Başkanı, Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in yayınladığı videolarda ortaya attığı iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi. Independent Türkçe'den Can Bursalı'nın sorularını yanıtlayan Bülent Arınç, gündemdeki konulara ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.
*Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa ettikten sonra aktif siyaseti bıraktınız mı?
"Aktif siyaseti, 2015'teki 7 Haziran seçimlerinden sonra bıraktım. 3 dönemim dolmuştu. 5 dönem milletvekilliği yaptığımı biliyorsunuz zaten. Yani 20 yıl parlamentoda kaldım. Ama 2015 7 Haziran seçimlerinde de adaylığımı koymadım. Başbakan yardımcısıydım. Hükümet kurulamadığı için bir süre o görevim devam etti. Sonrasında Başbakan Yardımcılığı'nı da sayın Tuğrul Türkeş'e devrettim. Dolayısı ile aktif siyasetten ayrılmış oldum. O günden sonra da aktif siyasette bulunmadım. Ama şimdi sizin de gördüğünüz ofisimde hem arabuluculuk yapıyorum resmi olarak hem de siyaset konuşuyorum. Türkiye'nin her yerinden gelen insanlar, ülkem ile ilgili sorunlar soruyor, pek çok şey konuşuyorlar. Ben de onlara bildiğim kadarıyla bir şeyler söylemeye gayret ediyorum. Mayıs 2019'da Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile Yüksek İstişare Kurulu kuruldu. Gerçekten aktif siyasetten ayrılmış eski TBMM Başkanları Yüksek İstişare Kurulu'nda toplandık. Ama geçen kasım ayında Haber Türk'teki meşhur programdaki sözlerim, üzerinden 4 gün geçtikten sonra sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Bahçeli tarafından çok ağır ifadeler ile eleştirildi. Ben de o şartlar altında Yüksek İstişare Kurulu'nda görev yapmayacağımı ifade ettim ve istifa dilekçemi kendilerine gönderdim."
*AK Parti 20 yaşında. Sizin kurduğunuz AK Parti ile bugünkü AK Parti arasında bir fark görüyor musunuz?
"Aynı olması mümkün değil zaten. Yani bir derede iki defa yıkanılmaz. Veya bir suyla iki defa abdest alınmaz."
*Şimdi saptığını mı düşünüyorsunuz kuruluş ilkelerinden?
"Yaşadığımız olaylar sebebiyle, kısmen uzaklaşmalar olabilir. Kısmen yapılan hatalar olabilir. Bu hataların sebepleri de doğru olabilir, yanlış olabilir. Ama o parlak dönemde olduğu gibi yüzde 50'lik oy oranına, 2011 seçimlerinde ulaşmış bir partinin bugün ittifaklar ile bu nispeti yakalamaya çalışması artık seçmenin de siyasetçilerin de takdirinde olan bir konudur. Yani tek başımıza yüzde 50'yi almak başarısı, hatta bunu daha da arttırmak başarısı varken, bugün geldiğimiz nokta, yaşadığımız olaylar sebebiyledir."
*Bir gerileme mi tarif ediyorsunuz?
"Yani ben o kelimeyi kullanmak istemiyorum. Ama yaşadığımız olaylar, bazı konuları eleştirilir hale getirmiş olabilir.
*İstifa sürecine giderken kullandığınız ifadeler vardı. Osman Kavala'dan ve Selahattin Demirtaş'tan bahsetmiştiniz. Önce Devlet Bahçeli sonra cumhurbaşkanı tarafından eleştirildiniz ve istifa ettiniz. Az önce de benim söylediğim doğrudur, ya da hata yapmış olabilirim dediniz. O günkü sözlerinizi şimdi nasıl değerlendiriyorsunuz? Hala o sözlerin arkasında mısınız? Yoksa hata yaptığınızı düşünüyor musunuz?
"Ben uzun tutukluluğa itiraz ediyorum. O isimleri ben vermiyorum. Verene de bir şey demiyorum. Yani örneklerden bir tanesi belki o olabilir. İsmi veren ben değilim ama ısrarla sorulunca, uzun tutukluluğa karşı olduğumu söyledim. Tutuklama sebepleri yoksa serbest yargılanma asıldır. Tutuklu olmak istisnaidir. Bunu ben Ergenekon davaları sürerken de söyledim. Ve kendimi örnek verdim. Ben 15 yıl ağır hapis talebi ile yargılandım. 1985 yılında. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde. 2,5 sene sonra ben beraat ettim. Davanın başladığı günden 2,5 sene sonra beraat ettiğim güne kadar ben tutuklanmadım.
Savcı tutuklama talep etmedi. 5 sene ceza verdikleri gün benim hakkımda tutuklama kararı çıkmadı. Yani ben o günlere mi özeneceğim şimdi? Şimdi hapşıran adamı gel bakalım deyip tutuklayan yargıda bir sorun var. Ben bu yargıdaki soruna itiraz ediyorum. Çok basit suçlamalar ile hatta gazeteciler için düşünürsek, yazdığı yazıdan dolayı 70 yaşını geçmiş insanların cezaevinde olmasını nasıl izah edebileceksiniz? 15 Temmuz'a giden yolda, yazı ne kadar etkili oldu? Karikatür ne kadar etkili oldu?
Ben Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin çok kararını beğenirim. İfade özgürlüğü konusunda bir kararında, 'Herkesin hoşuna giden sözleri söylemek ifade özgürlüğü değildir, herkesin canını sıkan, yüzünü buruşturan, İnsanı irite eden, hatta bu kadar da olmaz dedirtecek şeylerin söylenmesi ifade özgürlüğüdür.' O yüzden sonuna kadar eleştirin. Eleştiriye açık olacağız. Ama asla hakaret olmayacak, asla istihza olmayacak."
*Sedat Peker'in paylaştığı videolardaki sözleri ve iddiaları var. Türkiye'nin gündemi de bu konuya kilitlendi. Sizin değerlendirmeniz nedir?
"Ben Sedat Peker'in konuşmaları veya burada söz ettiği insanlar ile ilgili olarak, isim bazında bir değerlendirme yapmak istemiyorum. Ama bir olgu var. Bu olgu üzerinden yaşadığım birkaç konuyu size aktarmak istiyorum. Şimdi bir defa, yolsuzluk dünyanın en eski işidir belki. Ama yolsuzluk yani haksız kazanç, nüfuz suiistimalinin yasalarımıza göre suç olmasının yanında inancımız da bunu reddeder. İnancımızda alın teri kutsaldır. Biz 55 çıkar amaçlı suç örgütünü çökerttik. Tayyip Bey'in talimatıyla. O yüzden bu tür olayların içerisinde hiç kimse, -geçmişe bakarak söylüyorum- Tayyip Bey'in bir katkısını aramasın. Yargı gözünü kırpmadan bu işlerin üzerine gidecek. Eskiden derlerdi ki hâkim vicdan ve cüzdan arasında kalıyor. Kalmayacak. Bu konudan dolayı birisinin şikâyetçi olmasına gerek yok, bunlar takibi şikâyete bağlı suç değil ki. Bunlar cürümdür. Cürüm ne demek? Bilerek ve isteyerek işlenen suçtur. Buradaki her iddia mutlaka savcılar tarafından incelenmeli. Çünkü ben yolsuzluk için çete kuranların, terör için çete kuranlardan farklı olmadığını düşünürüm."
*Herhangi bir adım atılmadı henüz...
"Bilmem, atarlarsa atacaklar. Ben dediğim gibi şu bütüncül bakışın içinde kalmaya çalışıyorum. Yargı gereğini yapmalıdır. Nasıl yapacak? Bütün bu iddiaları en ciddi biçimde inceleyecek ve sonucu kamuoyuna açıklayacak. Lohusa kadınların bile tutuklandığı, çocukları ile beraber cezaevinde kaldığı bir Türkiye'de, kanser hastalığı ile boğuşurken bile tahliye edilmeyen insanların bulunduğu bir Türkiye'de tutuklamalar yapılacaksa bu ağır suçların sahipleri hakkında herhalde yapılacak. Bu yargının görevidir. Tabii Adalet Bakanımızın yargının, HSK'nın ve bunlara talimat verme durumunda olan herkesin 'Bu olayların üzerine gideceksiniz arkadaş. Ben sizden adalet bekliyorum' demesi lazım. Şimdi işin yargı boyutu, emniyet bürokrasisi boyutu var. Emniyetin dışında başka eller de olabilir. Kendi içlerinde tekrar bir arınma gerekiyorsa, bunu yapacaklardır. Ve vatandaşa bilgi verilecektir.
Tatmin edilecektir. Çünkü demokrasinin iki önemli ölçütü şeffaflık ve hesap verebilirlik. Her şey şeffaf olacak. E bu adam bunları bugün söylüyor, acaba doğru mu? Yanlış da olabilir. Ama onları araştırma görevi, yargının görevi. Bir bak bakalım ne diyor? İtham ettikleri şeylere bir bak bakalım, onları bir dinle.
Beraat- i zimmet asıldır. Hemen suçlu ilan etme. Bunlar özellikle bazı kişiler için şu anda Türkiye'de uygulanıyor. Ama bazı insanlar için de peşinen terörist denerek ismi de konulabiliyor. Hukuk bu, Balzac demiş ki adalet örümcek ağına benzer, küçücük sinekler takılırlar, ama eşek arıları deler geçer. Bu tarife uymasın bizim adaletimiz. Çünkü Allah bize emrediyor adaleti. Bu seküler hukuk için de böyledir. Bütün bunların araştırılması, devletin görevidir, yargının görevidir, emniyetin görevidir, güvenliğin görevidir. Bütün buralarda aksaklıklar olabilir mi? Peker ne diyor? Namusu maaşı kadar olanlar diyor. Ne kadar acı bir şey. Düşünebiliyor musunuz? Hâlâ köşesinde bu konuyla ilgili yazı yazmayan insanlar var. Hâlâ bu olayları duymazdan gelenler var. Devekuşu gibi kafasını kuma sokmuş, 'beni görmüyorlar' diyor. Türkiye'de medyanın düştüğü hale bakın. Bereket ki sosyal medya var, Youtube kanalları var. İnsanlar onları daha çok takip ediyor. Bugün amiral gemileri hepsi battı çıktı. Bu çok ayıp bir şey. Mücadele etmek istiyorsak medya görevini yapacak. Yargı görevini yapacak, siyaset görevini yapacak. Siyasetin içindeki insanlar kendi görev alanlarını iyi yapacaklar. Şeffaf olacaklar ve hesap verecekler. Hesap vermek hamasi nutuklar atarak olmaz. İddialara cevap vererek olur. Topu taca atarak olmaz. Top sahada oynanacak. Sahada top çevirmeyeceksin, golü atacaksın. Ne sorulduysa ona göre cevap vereceksin. Sayın Cumhurbaşkanımızın son konuşmasında 'Bunlarla aynı çuvala girenler pişman olurlar' dedi. Olmuşlardır da nitekim. Yani bu tür insanlara selam verenler bile günün birinde hem yalnız kalırlar hem şaibe altında kalırlar. Bütün siyasetçiler için bunları söylüyorum. Buna itina gösterenler de var, hiçbir şey olmaz canım, millet bunları görmez, duymaz diye düşünenler de var. Ama bu olay hepimizin aklımızı başımıza getirmeli. Bu vesile ile her konunun üzerinde ciddiyetle durmalıyız.
Meclis Başkanı arzu ederse, TBMM'de bir araştırma komisyonu da kurulabilir. Ama önemli olan şey, şimdi bu iddiaların değerlendirilmesini bizim yargımızın yapmasıdır. Yargı eskiden bağımsızdı. 2010'dan bu yana ona bir de tarafsız kelimesini ekledik. Şimdi bizim şanlı yargımızın ne kadar bağımsız ne kadar tarafsız olduğunu göstermesi lazım. Göstermelidir."

AKP’li belediye satmaya doyamadı
AKP'li Eyüpsultan Belediyesi, daha önce İlim Yayma Cemiyeti'ne tahsis ettiği tescilli eski belediye binasını vadesi geçmiş vergi borçlarına karşılık geçtiğimiz nisan ayında Hazine’ye devretti. AKP'li belediyenin 14 milyon 938 bin liralık vergi borcu silindi. Arazinin ve belediye binasının değeri, belediyenin borcundan yüksek olduğu için maliye hazinesine ait araziler ile takas yoluna gidildi. Belediye Hazine’ye devrettiği tescilli bina karşılığında Kemerburgaz ve Ağaçlı'da hazineye ait 5 adet parseli devraldı. Arazilerin tapusu 27 Nisan'da belediye mülkiyetine geçti. Söz konusu araziler, Eyüpsultan Belediye Meclisi'nin mayıs ayı oturumlarında “satış yetkisi” için jet hızı ile gündeme alındı.  Yaklaşık 18 bin metrekarelik arazinin 9 bin metrekaresi imar planlarında “tarım arazisi” olarak işaretli durumda. 5 parselin satışı için belediye başkanına meclis oturumunda oy çokluğu ile yetki verildi. Oylama sırasında tartışma yaşandı. Eyüpsultan Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ali Haydar İşkar, nisan ayındaki oturumda borçlara karşılık tescilli belediye binasının takasına karşı çıktıklarını hatırlatarak “Hızlıca alındı ve satışa çıkarılıyor. Bu acelenin nedenini öğrenmek istiyoruz. Plansız bütçe yönetimi dolayısıyla kamuya borçlu durumda belediye.  Bu arsaları satıp borçlarını kapatmak istiyor. İnşallah adrese teslim satışlar olmaz. Eyüpsultan'ın en önemli kaynakları bu arsalar. Rayiç değerleri, yeni planlarla yeni fonksiyonlar eklendiğinde daha değerlenecek. 2 yıldır arsa satmaya doyamadı belediye” dedi. AKP'li Meclis Üyesi Ahmet Hamdi Gürbüz eleştirileri şöyle yanıtladı:
“Eyüp'ün öz kaynaklarını başka yere kullanmıyoruz yine Eyüp'e kullanıyoruz. Satılan yerler arasında evet tarım arazileri de var. Satarken ‘bina yapılacak, başka bir fonksiyon gelecek' demiyoruz. Sadece belediye başkanımıza satış yetkisi veriyoruz. Belediyenin borcu var, inkar etmiyoruz. Borç yiğidin kamçısıdır. Hizmetin olduğu yerde borçlanma olacaktır. Kamu İhale Kanunu belli, hangi şekilde satılacağı belli. Şeffaf şekilde ihaleye talip olan herkes teklifini versin. Adrese teslim diye bir şey yok. En az yer satan belediyelerden biridir Eyüpsultan.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı, mülkiyeti Eyüpsultan Belediyesi'ne ait olan Cezrikasım Mahallesi'ndeki eskiden belediye binası olarak kullanılan  tescilli yapıyı ve bitişiğindeki parseli müze olarak düzenlenmek üzere belediyenin vergi borcuna karşılık kendilerine tahsis edilmesini talep etmişti.  Nisan ayında ilçe meclis gündemine gelen talebe ilişkin rapora göre 3 bin 780 metrekarelik alan üzerinde bulunan eski belediye binasının bulunduğu parsele 77 milyon 863 bin TL, yanındaki parsele de 14 milyon TL olmak üzere toplam 91 milyon 908 bin 718 lira değer biçildi. Belediyenin 14 milyon 938 bin liralık vergi borcu silinirken aradaki fark nedeniyle 5 hazine arazisi belediye ile takas edildi.

AKP’li belediye denizi çöp ile doldurdu
Giresun kent merkezindeki Aksu Mahalle Sahili’nde daha önce çöplük olarak kullanılan alana, AKP’li belediye toplam maliyeti 950 bin lira olarak belirlenen fuar alanı, balıkçı barınağı ve park yapmak için deniz dolgusu yapmaya başladı. Ancak, alanda bulunan çöpler iş makineleri ile denize atılınca çevreciler ve siyasi parti temsilcileri bu olaya tepki gösterdi. CHP Giresun Merkez İlçe Başkanı Murat Bektaş, yapılan dolgu çalışmalarında yönetmeliklere ve projeye aykırı davranılarak doğaya ve özellikle denize zarar verildiğini söyledi. Bektaş, proje ile ilgili 'ÇED Gerekli Değildir' raporunun Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile Giresun Belediyesi internet sayfalarında bulunmadığını ileri sürerek, “Konuyla ilgili vatandaşlarımızın bizlere ulaşan şikâyetlerini dile getirerek, ÇED raporu hakkında bilgi istedik. Projede, dolguda kullanılacak malzeme içerisinde taş ve nebati toprak dışında, hafriyat, çöp gibi atıkların olmamasına dikkat edileceği, bu atıkların dolgu alanına dökülmeyeceği belirtilmesine rağmen, çöp hafriyatı dolgu amaçlı olarak kullanılmak suretiyle deniz üzerinde çöp katmanları oluşmasına neden olunmuştur. Bu konuda yaptığımız uyarılara rağmen halen önlemsiz dolgu çalışmaları sürdürülmektedir” dedi. Bektaş, projede dolgunun tahkimat arkasına yapılacağının belirtildiğini vurgulayarak, “Tahkimatsız şekilde yapılan dolgu denizin üstünde kirliliğe yol açtığı gibi altında da 19 farklı balık türüne zarar vermektedir. Bunun yanında projeye aykırı dolgu malzemesi kullanıldığı için, alanının uzun vadede çökme riski de taşıdığını söylemek mümkündür. Giresun Belediyesi ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerine soruyoruz. Yapılan kontrolsüz dolgu çalışması ile ilgili herhangi bir denetim gerçekleştirilmiş midir? Dolgu malzemesinin türü denetlenmekte midir? Tahkimatsız dolgu yapılması mevzuata ve projeye uygun mudur?” diye konuştu.

Diyarbakır Havalimanı 30 gün uçuşa kapatıldı
Diyarbakır Havalimanı ve 8'inci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki ana pist, onarım çalışması nedeniyle 24 Mayıs'tan itibaren 30 gün süreyle uçuşlara kapatılacak. Sivil uçuşlar, Batman ve Mardin havalimanlarına yönlendirilecek. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 30 gün sürecek çalışmalar nedeniyle havalimanının uçuşlara kapatılacağı belirtilerek, "8’inci Ana Jet Üs Komutanlığı ve Diyarbakır Havalimanı ana pisti artan sivil ve askeri uçuşlar nedeniyle meydana gelen bozulmaların onarımı için 24 Mayıs 2021 tarihinde tüm uçuşlara kapatılacaktır. Bu konuda Milli Savunma Bakanlığı ve Ulaştırma bakanlığı ile gereken koordinasyon sağlanmıştır. Bu onarımın 30 gün içerisinde tamamlanması hedeflenmektedir. Bu süre zarfında herhangi bir mağduriyetin yaşanmaması için sivil uçuşlar çevre havalimanları olan Batman ve Mardin Havalimanlarına yönlendirilecektir. 8’inci Ana Jet Üs Komutanlığında bulunan unsurlarımız da görevlerin aksamaması için 20 Mayıs 2021 tarihinden itibaren farklı meydanlara intikal ederek görevlerine devam edecektir" denildi

Fahrettin Koca, kaç doz aşı geleceğini açıkladı: Bu güce güvenin
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla koronavirüste son durumu değerlendirdi. Koca, şunları söyledi:
"Gösterdiğimiz sabır meyvesini vermeye devam ediyor. Bugün de 9 bin vaka sayısının altına indik. Düşüşü sürekli kılacak olan bizleriz, bu güce güvenin.
100 milyon doz Sinovac, 120 milyon doz BionTech ve 50 milyon doz Sputnik aşıları için anlaşmamız var. 270 milyon doz nüfusumuzun 3 katından fazla aşı. Bu güce güvenin."

 "Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle "Menopozlu Bir Aşk" isimli 2.kitabımdan bir şiirimi paylaşmak istiyorum.

SAKIN BİLME

Yıldızlar kadar uzağım artık
Gelme
Ne yüreğimde aşk kaldı
Ne gözlerimde ışık
Umudum da terk etti beni nicedir
Bir baş ağrısıyım
Tedavisi imkansız
Bilme


Oysa yağmur ormanlarınca özgür
Amazon kadar coşkulu
Akıyordum sana
Her yeni güne
Adınla uyanıyordum
Artık hafızasını yitirmiş
Hasta bir beden ruhum
Bilme


Yüreğimde biriktirdiğim
Acılarım var şimdi
Yangınlarım var asla sönmeyecek
Tutulmamış sözler
Gidilmedik şehirler
Yaşanılmamış günler
Öyle bir hüzün var ki, tarifsiz
Bilme


Kapattım kendimi hayata
Paramparça bir deniz kabuğuyum
İncisini yitirmiş
Bir yas eviyim
Henüz kırkı bile çıkmamış
Gözyaşlarımı denize havale ettim
Seni Allah'a
Sakın gelme.

#haticenayır


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dünya Kaplumbağa Günü
23 Mayıs tarihi 2000 yılından itibaren "Dünya Kaplumbağa Günü olarak kutlanmaktadır. Bu gün soyu tükenmekte olan su ve kara kaplumbağalarının yaşam koşullarını iyileştirmek, dünya çapında yok olan yaşam alanlarını korumalarını, kullanmalarını sağlamak ve bu konuda duyarlılık yaratmak amacıyla kutlanmakta olan bir gündür.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

23 Mayıs 1788 - Güney Karolina eyalet olarak kabul edildi.
23 Mayıs 1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
23 Mayıs 1856 - 42 İsis adlı göktaşı, N. R. Pogson tarafından keşfedildi.
23 Mayıs 1915 - İtalya Krallığı, İtilaf Devletleri ile birlikte I. Dünya Savaşı'na katıldı.
23 Mayıs 1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
23 Mayıs 1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
23 Mayıs 1938 - İstanbul Elektrik Şirketi'nin Hükûmetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme, Ankara'da imzalandı.
23 Mayıs 1945 - Nasyonal sosyalist liderlerden Himmler, Müttefikler'in eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
23 Mayıs 1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında Federal Cumhuriyet ilan edildi.
23 Mayıs 1960 - Mossad ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann, yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
23 Mayıs 1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
23 Mayıs 1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan Amerikalı Billy Hayes'in yazdığı roman, Geceyarısı Ekspresi adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
23 Mayıs 1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek, Haliç'e çekildi.
23 Mayıs 2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından biri olan Akün Sineması, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi Hababam Sınıfı ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
23 Mayıs 2006 - Boeing 717 üretimi sona erdi.
23 Mayıs 2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

23 Mayıs 359 - Gratianus, Batı Roma İmparatoru (ö. 383)
23 Mayıs 1707 - Carl Linnaeus, İsveçli biyolog, hekim ve fizikçi (ö. 1778)
23 Mayıs 1734 - Franz Anton Mesmer, Alman hekim (ö. 1815)
23 Mayıs 1741 - Andrea Luchesi, İtalyan besteci (ö. 1801)
23 Mayıs 1810 - Margaret Fuller, Amerikalı gazeteci ve kadın hakları savunucusu (ö. 1850)
23 Mayıs 1826 - Âdile Sultan, Divan edebiyatı şairi (ö. 1899)
23 Mayıs 1848 - Otto Lilienthal, Alman mucit (ö. 1896)
23 Mayıs 1883 - Douglas Fairbanks, Amerikalı sinema oyuncusu, senarist ve yönetmen (ö. 1939)
23 Mayıs 1891 - Pär Lagerkvist, İsveçli yazar (ö. 1974)
23 Mayıs 1892 - Rafael Moreno Aranzadi, İspanyol futbolcu (ö. 1922)
23 Mayıs 1897 - Hafız Burhan, Gazelhan ve bestekâr (ö. 1943)
23 Mayıs 1898 - Georgios Grivas, Kıbrıslı asker ve Rum tedhiş örgütü EOKA'nın lideri (ö. 1974)
23 Mayıs 1908 - John Bardeen, Amerikalı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1991)
23 Mayıs 1908 - Max Abramovitz, Amerikalı mimar (ö. 2004)
23 Mayıs 1917 - Edward Lorenz, Amerikan matematikçi ve meteorolog (ö. 2008)
23 Mayıs 1921 - Grigori Çuhray, Sovyet yönetmen ve senaryo yazarı (ö. 2001)
23 Mayıs 1926 - Desmond Carrington, Britanyalı oyuncu, radyocu ve sunucu (ö. 2017)
23 Mayıs 1931 - Michael Lonsdale, Fransız oyuncu ve ressam (d. 2020)
23 Mayıs 1933 - Joan Collins, İngiliz oyuncu.
23 Mayıs 1934 - Robert Moog, Amerikalı elektronik mühendisi ve mucit (ö. 2005)
23 Mayıs 1937 - Jorge Martínez Boero, Arjantinli otomobil yarışçısı (ö. 2004)
23 Mayıs 1947 - Michael Porter, Amerikalı akademisyen ve ekonomist.
23 Mayıs 1949 - Hüsnü Mahalli, Suriyeli Türkmen asıllı akademisyen, gazeteci ve yazar.
23 Mayıs 1950 - Richard Chase, Amerikalı seri katil (ö. 1980)
23 Mayıs 1951 - Anatoli Karpov, Rus satranç büyükustası ve dünya satranç şampiyonu.
23 Mayıs 1952 - Anne-Marie David, Fransız şarkıcı.
23 Mayıs 1952 - Hayati Yazıcı, Siyasetçi.
23 Mayıs 1955 - Mansur Yavaş, Avukat, siyasetçi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı.
23 Mayıs 1957 - Jimmy McShane, Kuzey İrlandalı şarkıcı (ö. 1995)
23 Mayıs 1960 - Linden Ashby, Amerikalı aktör ve savaş sanatçısı.
23 Mayıs 1964 - Ruth Metzler, İsviçreli siyasetçi.
23 Mayıs 1964 - Ali İsmet Öztürk, Akrobasi pilotu.
23 Mayıs 1965 - Tom Tykwer, Alman film yönetmeni, senarist ve besteci.
23 Mayıs 1967 - Phil Selway, İngiliz müzisyen.
23 Mayıs 1971 - İlker Aksum, Sinema ve dizi oyuncusu.
23 Mayıs 1971 - Laurel Holloman, Amerikalı oyuncu.
23 Mayıs 1972 - Rubens Barrichello, Brezilyalı Formula 1 pilotu.
23 Mayıs 1972 - Burak Hakkı, Sinema ve dizi oyuncusu.
23 Mayıs 1972 - Stephanie Japp, İsviçreli kadın oyuncu.
23 Mayıs 1972 - Selim Yuhay, Mimar.
23 Mayıs 1974 - Jewel, Amerikalı şarkıcı, söz yazarı, gitarist, aktris ve şair.
23 Mayıs 1976 - Ricardinho, Brezilyalı futbolcu.
23 Mayıs 1977 - İlya Kulik, Rus buz patenci.
23 Mayıs 1977 - Şinasi Yurtsever, Oyuncu.
23 Mayıs 1980 - Lane Garrison, Amerikalı oyuncu.
23 Mayıs 1982 - Malene Mortensen, Danimarkalı şarkıcı.
23 Mayıs 1983 - Heidi Range, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı.
23 Mayıs 1984 - Hugo Almeida, Portekizli futbolcu.
23 Mayıs 1984 - Ushan Çakır, Oyuncu.
23 Mayıs 1986 - Caner Özyurtlu, Oyuncu, senarist ve yönetmen.
23 Mayıs 1988 - Merve Oflaz, Sinema ve dizi oyuncusu.
23 Mayıs 1990 - Ricardo dos Santos, Brezilyalı sörfçü (ö. 2015)
23 Mayıs 1991 - Lena Meyer-Landrut, Alman sanatçı ve söz yazarı (2010 Eurovizyon birincisi)
23 Mayıs 2000 - Greta Bohacek, Alman çocuk oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

23 Mayıs 1125 - V. Heinrich, Almanya Kralı ve Kutsal Roma İmparatoru (d. 1086)
23 Mayıs 1370 - Togon Temür, Yuan Hanedanı'nın son İmparatoru (d. 1320)
23 Mayıs 1701 - William Kidd, İskoç denizci ve korsan (d. 1645)
23 Mayıs 1857 - Augustin Louis Cauchy, Fransız matematikçi (d. 1789)
23 Mayıs 1874 - Sylvain Van de Weyer, Belçika Başbakanı (d. 1802)
23 Mayıs 1886 - Leopold von Ranke, Alman tarihçi (d. 1795)
23 Mayıs 1906 - Henrik İbsen, Norveçli oyun yazarı (d. 1828)
23 Mayıs 1911 - John Douglas, İngiliz mimar (d. 1830)
23 Mayıs 1934 - Bonnie Parker, Amerikalı banka soyguncusu ve kanun kaçaği (d. 1910)
23 Mayıs 1934 - Clyde Barrow, Amerikalı banka soyguncusu ve kanun kaçaği (d.1909)
23 Mayıs 1937 - John D. Rockefeller, Amerikalı sanayici (d. 1839)
23 Mayıs 1942 - Georges Politzer, Fransız marksist yazar ve felsefeci (d. 1903)
23 Mayıs 1943 - Kenan Hulusi Koray, Hikâye yazarı ve Yedi Meşaleciler adlı topluluk üyesi (d. 1906)
23 Mayıs 1944 - Şevket Dağ, Ressam (d. 1876)
23 Mayıs 1945 - Heinrich Himmler, Alman politikacı, asker ve Nazi Almanyası'nda SS lideri (d. 1900)
23 Mayıs 1953 - Ali Rıza Çevik, Bürokrat (d. 1888)
23 Mayıs 1960 - Soğomon Tehliryan, Osmanlı İmparatorluğu sadrazamı (d. 1896)
23 Mayıs 1987 - Şemsi Bedelbeyli, Azeri tiyatro yönetmeni ve oyuncu (d. 1911)
23 Mayıs 1991 - Kemal Satır, Siyasetçi (d. 1911)
23 Mayıs 1992 - Atahualpa Yupanqui, Arjantinli besteci (d. 1908)
23 Mayıs 1996 - Tanju Okan, Şarkıcı, müzisyen ve sinema oyuncusu (d.1938)
23 Mayıs 1999 - Owen Hart, Kanadalı profesyonel WWE güreşçisi (d. 1965)
23 Mayıs 2002 - Sam Snead, Amerikalı golfçü (d. 1912)
23 Mayıs 2003 - Jean Yanne, Fransız oyuncu, yazar, film yönetmeni ve besteci (d. 1933)
23 Mayıs 2006 - Kazimierz Górski, Polonya millî futbol takımı antrenörü (d. 1921)
23 Mayıs 2007 - Kei Kumai, Japon film yönetmeni (d. 1930)
23 Mayıs 2009 - Roh Moo-hyun, Güney Kore 16. (eski) cumhurbaşkanı (d. 1946)
23 Mayıs 2011 - Nasır Hicazi, İranlı eski millî futbolcu ve teknik direktör (d. 1949)
23 Mayıs 2011 - Xavier Tondo, İspanyol bisikletçi (d. 1978)
23 Mayıs 2013 - Cemal Güvenç, Ressam ve sanat eğitimcisi (d. 1925)
23 Mayıs 2013 - Hayri Kozakçıoğlu, Bürokrat ve siyasetçi (d. 1938)
23 Mayıs 2013 - Georges Moustaki, Yunan asıllı Fransız şarkıcı (d. 1934)
23 Mayıs 2013 - Sami Soylu, Hukukçu (d. 1918)
23 Mayıs 2015 - Moyra Caldecott, İngiliz yazar (d. 1927)
23 Mayıs 2015 - John Carter, Amerikalı oyuncu (d. 1927)
23 Mayıs 2015 - Anne Meara, Amerikalı oyuncu ve komedyen (d. 1929)
23 Mayıs 2015 - John Forbes Nash, Amerikalı matematikçi ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi (d. 1928)
23 Mayıs 2016 - İbrahim Bodur, İş adamı (d. 1928)
23 Mayıs 2016 - John Brophy, Kanadalı eski, hokey oyuncusu ve çalıştırıcı (d. 1933)
23 Mayıs 2017 - Olivier de Berranger, Fransız Roma Katolik Kilisesi'ne bağlı piskopos (d. 1938)
23 Mayıs 2017 - Kofi Bucknor, Ganalı oyuncu (d. 1953)
23 Mayıs 2017 - Aleksandr Burdonski, Sovyet-Rus tiyatro yönetmeni (d. 1941)
23 Mayıs 2017 - Akif Emre, Gazeteci ve yazar (d. 1957)
23 Mayıs 2017 - Roger Moore, İngiliz sinema oyuncusu (d. 1927)
23 Mayıs 2017 - Kaoru Yosano, Japon siyasetçi (d. 1938)
23 Mayıs 2018 - Antonio Horvath, Şilili siyasetçi (d. 1950)
23 Mayıs 2018 - Luis Possada Cariles, Amerikalı istihbaratçı (d. 1928)
23 Mayıs 2018 - Daniel Robin, Fransız eski güreşçi (d. 1943)
23 Mayıs 2019 - Dumiso Dabengwa, Zimbabveli asker, eski bakan ve siyasetçi (d. 1939)
23 Mayıs 2019 - Hosei Norota, Japon siyasetçi ve bakan (d. 1929)
23 Mayıs 2019 - Beaton Tulk, Kanadalı siyasetçi ve bürokrat (d. 1944)
23 Mayıs 2020 - Alberto Alesina, İtalyan siyaset ekonomisti, yazar ve akademisyen (d. 1957)
23 Mayıs 2020 - Hana Kimura, Japon kadın profesyonel güreşçi (d. 1997)
23 Mayıs 2020 - Jitendra Nath Pande, Hint tıp profesörü (d. 1941)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Pazar.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?