19 Mayıs'ın anlamı üzerine...

Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı…

Hepimize kutlu olsun.

Ama evet, farkındayım; ideolojileri, dünya görüşleri, farklı tarih okumaları nedeniyle bugünü bayram olarak kabul etmeyen (hadi, etmekte zorlanan diyelim!), görmezden gelen insanlar var...

Ve onların yanında, birçok konuda benzer görüşleri paylaştığımız bazı insanlarda 19 Mayıs'ı (23 Nisan'ı, 30 Ağustos'u, 29 Ekim'i) kutlamayı 'duruşlarına' uygun bulmuyor, ya çeşitli gerekçelerle eleştiriyor ya da şöyle yarım ağızla geçiştiriveriyorlar...

Haklılar mı peki?..

Onlar öyle görüyor, öyle düşünüyorsa söyleyecek bir şey yok, haklılardır kendilerince...

Kutlayanlarında kutlamak için haklı gerekçeleri olduğunu (onlar öyle düşünmese bile!) kabul ettikleri müddetçe tabii!..

Herkes fikrini söyler, diğerlerinin fikri üzerine yorum yapar, tartışılır ve sonuçta hepimizin bakış açıları, görüş ufukları biraz daha genişler...

Benim (laik, aydınlanmacı, eşitlikçi, barışçı ve çevreci bir insan olmaya çalışarak!) durduğum nokta şudur:

Elbette birçok hatalar, yanlışlıklar yapılmıştır. Olmaması mümkün mü? 'Zamanın ruhu'nun ötesinde, bütün dünyanın birbirine girdiği, kimin elinin kimin cebinde olduğu belirsiz, toz duman içinde bir dönemden bahsediyoruz. Gizlemek, üstünü örtmeye çalışmak hem yanlış, hem de mantıksız. Yaşanmış olayları (ve bugün bize ulaşan sonuçlarıyla birlikte!) doğru, gerçek, tarafsız, soğukkanlı, bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirmek gerekir elbette. En azından bugün ve gelecekte aynı hataları yapmamak ve aynı tuzaklara düşmemek adına...

Ama öte taraftan, biliyoruz ki; istisnasız her ulus/ülke/devlet vs kendine kendince (hani neredeyse ‘sudan çıkmış ak kaşık’ misali!) bir tarih inşa ediyor (etmeye çalışıyor!) elinden geldiğince, gücü yettiğince. Ve görünen o ki; arada sınırlar (çıkar, egemenlik bölgeleri!) olduğu müddetçe, kaçarı yok, bu iş böyle devam edecek…

Ve bizler konuşa tartışa devam edeceğiz yolumuza...

Kutlamak, kutlamamak meselesine gelince...

Diyelim 19 Mayıs özelinde, ben kendime şu soruyu soruyorum öncelikle:

Atatürk ve arkadaşları verdikleri karar doğrultusunda o gün Samsun'a çıkıp bir kurtuluş hareketi başlatmasalardı eğer, sonrasında neler olacağına, neler yaşanacağına dair hepimiz (tarihi veriler doğrultusunda!) kafamızda bazı senaryolar oluşturabiliriz herhalde...

Peki, o (olası!) senaryolar mı benim tercihimdir, yoksa Atatürk'ün Samsun'a çıkarak başlattığı süreç mi?..

Benim kişisel yanıtım; kesinlikle ikinci şık!..

Ve işte, tam da bu yüzden, 19 Mayıs benim bayramımdır...

Ve ayrıca, yine tam da bu yüzden; o günden bugüne gelinen noktada, bizden önceki nesillerin ve bizim tabii... hepimizin... ama az, ama çok payı, katkısı, sorumluluğu vardır mutlaka!..

Böyle düşünüyorum...

...

(Haa, eğer gelecekte tüm sınırlar kalkar, bir taraf refah içinde yüzerken, diğer taraftakiler açlıktan ölmezse... tüm kaynaklar hakça paylaşılır, herkes dünyanın istediği yerinde istediği gibi bir hayat kurma hak ve özgürlüğüne kavuşursa... kimse için 'insan' olmanın ötesinde başka hiçbir kimlik tanımına gerek kalmazsa... o zaman böylesi 'milli' bayramlarda tarih kitaplarında birer anı olarak kalacaktır sanırım!)

Murat Hiçyılmaz / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?