Avrupa Birliği'nden flaş 'aşı pasaportu' kararı

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.
 
Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:
 
Temel idama mahkum olmuş. Son arzusunu sormuşlar:
-"Doya doya mantar yemek istiyorum." demiş.
-"Ne biçim son arzudur bu?" diye sorduklarında Temel cevap vermiş:
-"Zehirlitur tiye tiye pağa yedurmetiler. Şimti ağuz taduyla rahat rahat bir mantar ziyafeti çekmek isteyirum da."
 
Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:
 
"Özgürlük insanın arzuladığını yapabilmesinden ibarettir." demiş bugün 215. doğum gününü kutladığımız İngiliz düşünür John Stuart Mill...
 
“Günün Kitap Alıntıları” olarak 72 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 139. doğum günü olan Norveçli yazar Sigrid Undset'in kitaplarından alıntılar paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.
 
"Kader dedikleri insanların yaşamlarının birbirine dolanmasından başka bir şey değil."
 
"Tüm talihsizliklerimizi kendimiz yaratıyoruz."
 
"Herkes iyi olsaydı, toplum bir cennet olurdu, ancak adi ruhlar toplumu mahvederler. Onları hayatın her kademesinde bulursun."
 
"Nefret çirkin bir şeydir; onunla temas eden her şeyi çirkinleştiriyor."
 
"Başınıza gelen hoş olmayan şeylerin çoğuna kendiniz sebep olursunuz."
 
Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:
 
Patlıcan, kereviz gibi sebzeler kesildiği zaman kısa sürede kararırlar. Bu sebepten bu gibi sebzeleri doğradığınızda bekletmeden yemeğinize ilave edin.
 
Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:
 
Penguen yüzebilen ancak uçamayan tek kuş türüdür.
 
Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
Erdoğan'ın açıkladığı çay fiyatından 210 bin çay üreticisi değil özel sektör memnun
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından 2021 yılı yaş çay alım fiyatını 13 kuruşluk destekleme ile beraber 4 TL olarak açıklamıştı. Çay üreticileri ile bazı siyasi parti temsilcileri, fiyatın enflasyonun altında arttığını, üreticilerin maliyetlerini karşılamadığını belirterek Erdoğan’ın açıkladığı fiyatı yeterli bulmadı. Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç'e Erdoğan'ın açıkladığı fiyatı nasıl bulduğunu sorduk. Paliç, fiyat açıklanırken kendilerine hiçbir devlet yetkilisinin danışmadığını, açıklanan fiyatın sadece özel sektörü memnun ettiğini belirtti. İlk olarak geçen sene yaşananları değerlendirmek istediğini belirten Paliç, “Geçen sene tüm tarım ürünlerinde verilen taban fiyatın en düşüğü çaya verilmiştir. Özel sektör de çayı ÇAYKUR fiyatından alacağını, fiyatı düşürmeyeceğini açıkladı ama üç gün sözünde durmadı. Çayımızın yüzde 40’ını özel sektör düşük fiyattan satın aldı. Yani 2020 yılında tarımda en çok çay üreticisi mağdur oldu." dedi. Maliyetleri ve üreticilerin durumunu göz önünde bulundurarak fiyatın 4 lira 40 kuruş olmasını istediklerini belirten Paliç, "Geçen seneye göre yüzde 30 bir zamma tekabül ediyordu. Bu aslında gübre zammını karşılaştırsak, çaydaki maliyeti karşılamıyor, dolayısıyla bu bile yeterli değil" diye konuştu. Paliç, 13 kuruş olan çay prim desteğine 6 senedir hiç zam olmadığını, ondan önce de 12 kuruşluk destek fiyatının 5 sene aynı kaldığını hatırlattı. Desteklemenin daha yüksek olmasının kaçağı ve ithalatı da azaltacağını belirten Paliç, "Sri Lanka’nın açıklamasına göre Türkiye'ye 39 bin ton kuru çay satıyorlar. Diğer ülkeleri de katarsak kaça çıkar? Bu destekleme verildiği zaman ürünün maliyeti düşüyor. Hem yurtdışından ithalatın hem de kaçağın azalması için primlerin artmasını da talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. Doğu Karadeniz’de 4 ilin çay ürettiğini, 210 bin tane çay üreticisi olduğunu söyleyen Paliç, çayın 1 milyonun üzerinde kişinin doğrudan gelir kaynağı olduğunu belirtti. Paliç değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Çay sanayicisi için olumlu bir haber bu. Geçen sene de zaten onların talep ettiği fiyat oldu. Zaten Tarım Bakanı bir konferansta çay sanayicilerinin memnun olduğunu söyledi. Doğru söylüyor, çay sanayicileri memnun. Ama 210 bin tane çay üreticisi memnun değil. Fakat bu sorunları Tarım Bakanı'na anlatamıyoruz. Ben 20 senedir oda başkanlığı yapıyorum. Bu süre içerisinde bütün tarım bakanları Karadeniz’in en büyük ziraat odası olan Rize Ziraat Odasını ziyaret etmişlerdir. Şimdiki bakan ise bugüne kadar bizim odamıza gelmeyen tek bakandır. Görüşme talebimiz halen devam ediyor. ÇAYKUR kota uygulamayarak gereğini yaptı. Fakat yıllık çay üretim kapasiteleri 9 bin 200 ton. Bu kapasite dolduğu zaman günlük kontenjana geçiyor. Kontenjanı 20 kiloya indirdiği zaman üreticinin çayını bekletme imkânı yok. Depolama imkânı yok. Böyle olunca da vatandaş özel sektöre mahkûm oluyor. Özel sektörün eline böyle bir fırsat geçtiği zaman fiyatı indiriyorlar. Ya da 1 yıl vadeli alıyorlar. Bu da yine fiyatın indirilmesi anlamına geliyor. Şimdi bunlar böyle yaptığı zaman fiyat indirmek istemeyen özel sektör de indirmek durumunda kalıyor. Fiyat indirmek istemeyen sanayicilere de baskı yapıyorlar. Bizim en önemli talebimiz de özel sektörün fiyatları düşürmemesidir. Yüzde 40’a kadar fiyatları düşürüyorlar. Ya da yaş çay karşılığı kuru çay veriyorlar. Onu da farklı bir fiyattan verdikleri için yine üretici mağdur oluyor. Üretici gübreyi alıyor peşin, işçi çalıştırıyor peşin, vatandaş bu maliyetleri nasıl karşılasın? Benim talebim hem kaliteli çay alsınlar. Bu sektörün tabanında üretici vardır. Üretici olmazsa bunların hiçbiri olmaz. Önce üreticiye sahip çıksınlar. Tüketiciye de kaliteli ürün içirelim. Onlar da memnun olsun. Ben hiçbir ayağın mağdur olmasından yana değilim."
 
Soylu'ya istifa çağrısı: Aklanmak istiyorsa önce istifa etsin
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialara dair konuştu. "Bildiğiniz üzere Türkiye’de firar etmiş bir kişi adeta yeri yerinden oynatacak iddialarda bulunuyor ama memlekette bir tane savcı yok mu ki bu iddialar nedir diye sorsun?" diyen Karamollaoğlu, Soylu'ya istifa çağrısında da bulunarak şöyle konuştu:
“Devlet adil olduğu sürece güçlüdür. Hükümet adamları kanun çerçevesinde kaldıkları zaman sözleri geçerlidir. Bugün Türkiye’de 90’lı yılları aratır halde devlet ve mafya ilişkisi ortalığa dökülmüş durumdadır. Ama kimsenin kılı kıpırdamıyor. İçişleri Bakanı bu iddialar karşısında çıkmış diyor ki soruşturma başlatılsın. Ziya Paşa diyor ya; Yani hâkiminin davacı, mübaşirinin şahit olduğu bir davada o mahkemenin verdiği hükme adalet derler mi? Eğer İçişleri Bakanı iddialardan aklanmak istiyorsa bir an önce istifa etmelidir. Soruşturma süreci böyle başlatılmalıdır. Başka türlü bu meselenin üstesinden gelinmesinin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Bu mesele demoklesin kılıcı gibi iktidarın tepesinde gerçekler ortaya çıkana kadar sallanacak. Bunlardan hesap sorulmadan ülkede huzuru sağlamak mümkün değil."
 
CHP, Ruhsar Pekcan için soruşturma önergesi verecek: "301 imza lazım"
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile ilgili yarın bir soruşturma önergesi vereceklerini belirterek "Bu bakan için 301 imza lazım. CHP'li bütün milletvekilleri imzalarını attılar. Yarın götürüyoruz, Mecliste bu bakanla ilgili söylediğim iddiaların, buna inanan vicdanı olan her milletvekili arkadaşımızı bu soruşturma önergesinin altına imza atmaya davet ediyoruz" dedi.
Özkoç, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutladı. Dün, CHP'nin 3 grup başkanvekili olarak TBMM'de eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile ilgili bir araştırma önergesi verdiklerini hatırlatan Özkoç, önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedildiğini bildirdi. Neden böyle bir araştırma önergesine gerek duyduklarıyla ilgili bilgi veren Özkoç, "Yıl 2016, Gümrükler Genel Müdürlüğü özel bürodan gümrük müdürlüklerine bir uyarı yazısı gönderiliyor. Yazıda, 'Kendini Emine Erdoğan'ın yakını olarak tanıtan ve sıfır vergiyle gümrükten mal geçirmeye çalışan Ruhsar Pekcan adlı kişiye dikkat edin' diyor" ifadelerini kullandı. Pekcan'ın bakan olduktan sonra ilk olarak kendisiyle ilgili herhangi bir menfaat sağladığı zaman ortaya çıkarabilecek bakanlıktaki bütün yetkilileri görevden aldığını belirten Özkoç, "Yani etrafını temizlemiştir kendince. Bunu neden yaptığını soran oldu mu, hayır" diye konuştu. CHP, Ruhsar Pekcan hakkındaki iddialar için Meclis araştırması istedi. Pekcan'ın eşine ait şirketten Bakanlığa dezenfektan satışı ile ilgili iddiaları gündeme getiren Özkoç, şunları kaydetti:
"Tüm bunlardan sonra o makamda oturan kişiyi bir kabine değişikliği adı altında sessizce değiştiriyorsunuz. Şimdi elini kolunu sallayarak milletin arasında dolaşıyor. Siz yolda yürüyen insana 10 bin lira, 5 bin lira ceza kesiyorsunuz. Milletvekili olarak bakanlık görevine getirilse, eskiden olduğu gibi parlamenter sistem olsaydı, bu bakanla ilgili hemen gensoru önergesi verecekti. Şimdi bu bakanın kaderi bir kişinin, Recep Tayyip Erdoğan'ın iki dudağı arasında. Yarın soruşturma önergesi veriyoruz. 301 imza lazım. CHP'li bütün milletvekilleri imzalarını attılar. Yarın götürüyoruz. Mecliste bu bakanla ilgili gündeme getirilen iddialara inanan, vicdanı olan her milletvekili arkadaşımızı bu soruşturma önergesinin altına imza atmaya davet ediyoruz."
Açıklamalarının ardından soruları yanıtlayan Engin Özkoç, eski CHP Milletvekili Dursun Çiçek'in Millet İttifakı adayının desteklenmesi karşılığında HDP'li iki isme bakanlık verilebileceği yönündeki iddialarının hatırlatılması üzerine "Daha bir seçim yok ortada. Yapılan herhangi bir şey yok. Millet İttifakı İYİ Parti, CHP ve Saadet Partisi'nden oluşuyor. Şimdi HDP ne yapar, nereye girer, nasıl girer? Genel başkanları, milletvekilleri var, onlar kendi kararları kendi içlerinde tartışıyorlar. Bizim böyle bir tartışma zaten gündemimizde yok" değerlendirmesinde bulundu. Engin Özkoç, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili açıklamalarına yönelik bir soru üzerine, "Ne bileyim kardeşim, Abdullah Gül hazırlanıyor mudur, hazırlanmıyor mudur? Ali Babacan kendisi mi hazırlanıyordur, hazırlanmıyor mudur, bizi de hiç ilgilendirmiyor. Hazırlanıyorlarsa hazırlanıyorlardır" dedi. Muharrem İnce'nin dün bu konu hakkında yaptığı yorumlara ilişkin soruya Özkoç, "Daha dün bir bugün iki. Siyasi parti kurdu. 103 siyasi parti var. 103 siyasi partinin her söylediğine laf yetiştirmeye çalışırsak işimiz var demektir. Bizim işimiz gücümüz Türkiye Cumhuriyeti'nin içine girdiği kaostur" diye konuştu. HSK'ye üye seçimi ile ilgili yürütülen çalışmaların hangi aşamada olduğu ve iktidar partisiyle bir uzlaşma olup olmadığına yönelik soruyu da yanıtlayan Engin Özkoç, "Bu konuyla ilgili konuşuluyor ve tartışılıyor. Hem AKP hem CHP hem İYİ Parti, 'Şöyle yapalım, böyle yapalım, iki olur, üç olur' diyorlar. Kendi aralarında bir tartışma yürütüyorlar. Bugün itibarıyla gelinen bir nokta yoktur. HSK'deki seçimlerle ilgili tavrımız çok açık ve net. HSK çok önemli bir kurumdur. Bu kurumun büyük bir kısmını Cumhurbaşkanı ve iktidar atıyor zaten, hiç olmazsa orada namuslu, dürüst, sesini gerçekten mazlumdan ve masumdan yana çıkartacak insanlar çoğunlukta olabilir mi diye her zaman olduğu gibi bir gayret içerisindeyiz ama bugün itibarıyla alınan bir sonuç henüz yoktur" yanıtını verdi. Organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker'in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve iki gazeteciyle ilgili iddialarına yönelik bir soru üzerine Özkoç, "Bir insan suçlamalar kanıtlansa dahi çıkıp da yüzünü kızartmadan hâlâ bir şeyler söylemeye çalışıyor, 'Beni tüm makamımdan ayrı tutarak bu suçlamalar karşısında aklayın' diyemiyorsa o kişiyle ilgili derhal yapılması gereken şey ya o kişiyi görevden almaktır ya da o kişinin görevden ayrılmasıdır" dedi.
 
19 Mayıs'ta kutlamasında skandal: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ne sansür
Balıkesir'in Erdek ilçesinde Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü'nün düzenlediği 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı'nda bir skandal yaşandı. "Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi"ni okuyan genç, "İktidarı elinde bulunduranlar, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerinin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler" bölümünü sansürleyerek okumadı. Olaya tepki gösteren CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, sorumluların hesap vermesinin takipçisi olacağını açıkladı. Skandal olayı, CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin duyurdu.  Bugün Balıkesir’in Erdek ilçesinde düzenlenen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde skandal bir olay yaşandığını belirten Aytekin, "Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi"ne yönelik sansürü şu sözlerle anlattı:
“19 Mayıs 1919, kurucumuz Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı ve Milli Mücadele’nin Anadolu’daki ilk ateşinin yakıldığı gündür. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927 yılında gerçekleştirdiği Büyük Söylev, Samsun’a çıkışı anlatmasıyla başlamaktadır. Milli Mücadele’yi anlattığı Büyük Söylev’inin sonunda Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i emanet ettiği gençliğe hitap etmektedir. Bu yıl bayramımızın 102.yılını coşkuyla kutladık. Bir kez daha gururla görülmüştür ki gençlik ATA’sının izinde yürümekten vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Kutlamalarda Gençliğe Hitabe de birçok ilde, gençlerimiz tarafından okunmuştur. Ancak ne hikmetse Erdek’te Gençliğe Hitabe sansürlenmiştir.
Hitabeyi okuyan genç arkadaşımız ‘İktidarı elinde bulunduranlar, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerinin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler’ cümlelerini okumamıştır. Kendisinin duraksaması da göstermektedir ki eline verilen metinde bu bölüm çizilmiş yahut karalanmıştır. Bunun adı alçaklıktır, terbiyesizliktir. Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Doğum günüm' dediği 19 Mayıs’ta Cumhuriyeti emanet ettiği Gençlere Hitabını sansürlemeye cüret eden her kimse en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi iktidarı elinde bulunduranlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Ama devletin bürokratları, bu törenleri düzenleyenler buna ortak olamaz. Her ne olursa olsun 102.yılını kutladığımız bu bayram, gençlerin elinde geleceğe taşınacak; Atatürk’ün dediği gibi şahsi menfaatlerini, müstevlilerinin siyasi emelleriyle tevhid edebilecek olanlar kaybedecektir. Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisinde de gündeme getirecek, sorumluluların hesap vermesinin takipçisi olacağız.”
 
19 Mayıs törenine katılmayan il yöneticilerine seslendi: Şehitlerimizin kemikleri sızlıyor
Gaziantep’te 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik Bayramı nedeniyle Demokrasi Meydanı'nda tören düzenlendi. Törene vali, kaymakam, belediye başkanı, emniyet müdürü ve AKP İl Başkanı katılmadı.
Törene Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, Gaziantep Milli Eğitim Müdürü Yasin Tepe ve öğretmenler katıldı. İl Müdürü Özbay, Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. İYİ Parti ilçe başkan ve yönetim kurulu üyeleriyle Atatürk Anıtı'na çelenk koyan İl Başkanı Avukat Oğuz Hocaoğlu, il yöneticilerinin törene katılmamasını sert sözlerle eleştirdi. “Şu anda şehitlerimizin kemikleri sızlıyor” diyen Hocaoğlu, şunları söyledi:
– 19 Mayıs'ı kutlamak için geldik buraya. Ama, vali yok, kaymakam yok, büyükşehir belediye başkanı yok, emniyet müdürü yok, garnizon komutanı yok. Neyi kutluyoruz? Pandemi  döneminde Filistin'de ölenler için gıyabi cenaze namazı  kılanlar nerede acaba? Şunu unutmasınlar ki; millî bayramlarını kutlamayanlar, dini bayramlarını kutlayacak yer bulamazlar. Şehitlerini anacak cami bulamazlar. Hepsini kınıyorum.
– Cumhurbaşkanımız duyuyor mu acaba? Vali burada Cumhurbaşkanı'nın temsilcisidir. Eğer, Kurtuluş  Savaşı'nın başlama gününü kutlamaya gelmiyorsa onu da kınıyorum. İçişleri Bakanını da kınıyorum. Utanç tablosudur bu.  Fatma Şahin çok bir şey yapmış gibi Ankara'ya sefer düzenliyor. Gel  burada 19 Mayıs'ı kutla Fatma Şahin. Tahmazoğlu (Şahinbey Belediye Başkanı)  yasaklı günde gıyabi namaz kılacağına, gel burada Atatürk'ü an.
– Gaziantep halkından özür diliyorum. Onları, bu yönetime,  muhtaç  bıraktığımız için utanıyorum. Sayın vali, sayın kaymakam, Kurtuluş Savaşı olmasaydı, ne sen vali, kaymakam, ne sen Fatma Şahin, Tahmazoğlu belediye başkanı olamazdınız. Hepinizi kınıyorum. İşin tuhaf tarafı burada il başkanları da yok.  AK Parti İl Başkanı, neyin peşindesin?
 
Törenlerle kutlandı: Samsun'da 19 Mayıs coşkusu
Samsun'da, Atatürk'ün kurtuluş mücadelesini başlatmak için silah arkadaşlarıyla birlikte Bandırma Vapuru'yla 19 Mayıs 1919'da kente gelişi ve 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 102'nci yıl dönümü törenlerle kutlandı. Samsun'un İlkadım ilçesindeki Anıt Park içinde bulunan Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan tören, Tütün İskelesi önündeki Kurtuluş Yolu’nda devam etti. Törene, Vali Zülkif Dağlı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Bangladeş Ankara Büyükelçisi Mosud Mannan ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sporcular katıldı. Sporcu gençlerin gösterileri ve şiirler okunmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milli mücadeleyi başlatmak üzere Samsun’a çıkışını temsilen Türk bayrağı, askerler tarafından karaya çıkarılarak deniz subayı tarafından izcilere teslim edildi. İzci gençler bayrağı öperek teslim aldı. Ankara'dan bisikletle Samsun'a yola çıkan AFAD Gençlik ve Spor Kulübü'nden 19 bisikletçi getirdikleri Türk bayrağını Vali Zülkif Dağlı'ya teslim etti. Tören daha sonra sona erdi.  (DHA)
 
Nevşehir'de 102 genç tarihi kalede dev Türk bayrağı açtı
Nevşehir'de, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında, gençlerin taşıdığı dev bayrak tarihi Nevşehir Kalesi'nde dalgalandırıldı. Nevşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Gençlik Yürüyüşü'nde, dev Türk bayrağı Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 102'nci yılı dolayısıyla 102 genç tarafından Damat İbrahim Meydanı'ndaki belediye binasından Nevşehir Kalesi'ne kadar ellerde taşındı. Tarihi kalede surların arasında açılan uzunluğu 22 metre, eni 15 metre ebadındaki bayrak, güzel görüntü oluşturdu. Belediye Başkanı Mehmet Savran gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm gençlerin bayramını kutladı. Ülkenin geleceğinin bugünün gençlerince şekillendirileceğini vurgulayan Savran, "Bugün, bir milletin dirilişinin, emperyalizme karşı kazandığı zaferin başlangıç tarihi. Yüce Önder Atatürk’ün Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı harekatını başlatmasını anıyoruz. Dev bayrağımızı belediye binamızdan kaleye kadar çıkardık. Bu büyük günde bugünün anlamını idrak etmek için bu tür etkinliklerin yapılması gerektiğini düşünüyorum." dedi.
 
Usta sanatçı Erol Keskin son yolculuğuna uğurlandı
Hayatını kaybeden usta sanatçı Erol Keskin, Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Önceki gün yaşamını yitiren 89 yaşındaki usta sanatçı Erol Keskin için Şehir Tiyatroları Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. 2013’te 17. Afife Tiyatro Ödülleri kapsamında Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’ne layık görülen Keskin için düzenlenen törene Erol Keskin’in eşi Suna Keskin, kardeşi Cengiz Keskin, sanatçı dostları ve öğrencileri katıldı. Törende Keskin’in Türk bayrağına sarılı tabutu sahneye çıkartıldı. Ardından sahneye çıkanlar Keskin’i anlattı.
Eşi Suna Keskin “Erol Keskin, Türk Tiyatrosu’nun ahlâkıydı. Benim 60 yıllık eşim, arkadaşım, hocamdı. İnanın çok acı, çok kıymetliydi, çok değerliydi bunu sadece ben söylemiyorum. Son on yıldır ne yazık ki çok rahatsızdı. 10 yıldır ben, çok önemli çok değerli bir aktörle hayatımın en zor ama en güzel rolünü oynadım” dedi.
Kardeşi Cengiz Keskin, “Onun böyle sanat camiası tarafından yad edilmesi ve anılması sevindirici bir olay. Allah rahmet eylesin, yeterince yaşamış bir kişi olarak yolu açık olsun” dedi.
Erol Keskin'in 62 yıllık dostu Göksel Kortay, “Tiyatroya birlikte başladık ve o günden bu yana hiç ayrılmadık. 40 yıldır da komşuyuz. Aynı apartmanda altlı üstlü oturuyoruz. Eşi, benim kardeşim gibi en yakın arkadaşım. Her akşam onlar bana gelir, ben onlara giderdim. Aşırı donanımlı bir bilgi hazinesiydi. Hepimizin hayran olduğu bir oyunculuğu vardı” ifadelerini kullandı.
Cenaze törenine katılan Erol Keskin’in sahne arkadaşı Füsun Erbulak ise “Erol Keskin’le çok oyunda oynadım. Onunla turnelerde çok çok eğlendim. O hem ciddiydi hem de çok komikti. O ciddiyetiyle de çok komik bir insandı. Çok kültürlü, görgülü, bilgili bir insandı” diye konuştu.
Keskin’in cenazesi, buradaki törenin ardından son yolculuğuna uğurlanmak üzere Teşvikiye Camii’ne getirildi. Teşvikiye Camii’nde yapılan cenaze namazının ardından Keskin’in tabutu, alkışlar eşliğinde mezarlığa uğurlandı. Usta sanatçı, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
EROL KESKİN KİMDİR?
1931 yılında İstanbul’da doğan Erol Keskin, çok sayıda tiyatro oyunu ve sinema filminde oyuncu, rejisör, senarist olarak görev almıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda genel sanat yönetmenliği de yapmış olan Erol Keskin, 1966 ve 1967 yıllarında Antalya Altın Portakal Film Festivali en iyi senaryo ödüllerinin; 2001’de 20. İstanbul Film Festivali, 12. Orhan Arıburnu Ödülleri ve 23. Siyad Türk Sineması Ödülleri’nde en iyi erkek oyuncu ödüllerinin sahibidir. Bunların yanında 2004 yılında 8. Afife Tiyatro Ödüllerinde yılın en başarılı erkek oyuncusu seçilmiştir. 2013’te ise 17. Afife Tiyatro Ödülleri kapsamında Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’ne layık görülmüştür. (İHA-DHA)
 
Normalleşmenin şartları oluşmadı
‘Kontrollü normalleşme’ dönemine ilişkin yayımlanan genelgelere hekimler tepkili. Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Parkları, sahilleri kapatıp AVM’leri açarak iktidarın ne hedeflediğini anlamak kolay değil” açıklaması yaptı. Mersin Tabip Odası’ndan yapılan açıklamada ise bir ay içerisinde yeni bir pikin yaşanmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.
TTB Pandemi Çalışma Grubu’ndan yapılan açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü’nün, önlemleri kaldırmanın ön koşulu olarak açıkladığı maddelere dikkat çekildi. Bu maddeler şöyle:
*Hastalık bulaşının kontrol altına alınması.
*Sağlık sisteminin her olguya test yaparak pozitifleri ayırıp tedavi edebilmesi, her temaslı kişiyi izleyebilmesi.
*Hastalık bulaşı için yüksek risk taşıyan mekânlarda riskin en az düzeye indirilmesi.
*Okullar, işyerlerinde koruyucu önlemlerin alınması.
*Yeni olguların gelişinin yönetilmesi.
*Toplumun yeni normal konusunda eğitilmesi ve güçlendirilmesi.
Açıklamada, kademeli normalleşmenin başladığı 17 Mayıs günü itibarıyla, bu koşulların hiçbirinin Türkiye’de sağlanmadığına dikkat çekildi. Hükümetin yanlışta ısrar ettiğine vurgu yapılan açıklamada, ‘kademeli normalleşme’ye ilişkin şu eleştiriler yer aldı:
“Virüsün bulaşma saati ve günü olmamasına rağmen hafta sonu ve geceleri kısıtlama uygulayarak; parkları, sahilleri kapatıp AVM’leri açarak iktidarın ne hedeflediğini anlamak kolay değil. Aşı olmadığı için cezalandırılan 65 yaş üstü yurttaşlar genelgeyle eve kapatılırken, aşı sıralamasına dahi konulmayan ve asıl riskli grup olan emekçiler her gün kalabalık ulaşım araçlarıyla gittikleri kapalı, havasız, kalabalık mekânlarda çalışmak zorunda bırakılıyor. Aşısız bir halde risk altında çalıştırılanların yanı sıra bir de açlıkla karşı karşıya kalanlar, bu sürede hiçbir geliri olmayanlar bulunuyor. Çıkarılan genelgeler toplum sağlığını öncelemiyor.”
TTB, acilen yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
*Yaz sonuna kadar hızla en az 55-60 milyon yurttaşın iki doz aşısı tamamlanmalı. Günde 1,5-2 milyon doz aşı yapılmalı.
*Etkin bir filyasyon uygulanmalı, her vakanın temaslıları ve olası vakalar tespit edilip karantinaya alınmalı. Test stratejisi yeniden planlanmalı.
*Kapalı alanların iyice havalandırılması, insanların kapalı alanlarda toplanmasının önlenmesi ve bu alanlarda kalış süresinin kısaltılması sağlanmalı.
*Park, bahçe, sahil, ormanlık gibi açık alanlarda insanlar kurallara uyarak bulunabilmeli.
*Yazılı, görsel ve sanal ortamda topluma yönelik sağlık eğitimleri yapılmalı.
*Pandemiye yönelik bilgiler şeffaf şekilde paylaşılmalı.
 
Mersin Tabip Odası da dün düzenlediği basın toplantısında, ‘kademeli normalleşme’ programını eleştirdi. Hekimler, şu ifadeleri kullandı:
“Günlük vaka sayılarının 10 binin üzerinde olduğu, günlük ölümlerin 250’ye yakın olduğu, aşılamada yüzde 12’lerde kalındığı bir ortamda bu salgınla baş edebilmek mümkün değil. En fazla bir ay içerisinde başka bir pik ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz. Sağlık Bakanlığı’na ve hükümete bir kez daha sesleniyoruz: Algıyı değil, salgını yönetin. Ekonomiye ve turizme değil, insana ve sağlığa öncelik verin.”
 
Tekel Bayileri İsyanda: Alkollü İçki Satmak Yasak, Hibe Desteği Yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salgın nedeniyle işlerine ara veren iki grup esnafa bir defaya mahsus 3 ve 5 bin lira hibe desteği verileceğini söylemişti. Özgür Aybaş, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda tekel bayilerine devlet desteği hibe yardımı verilmemesine isyan etti. Aybaş paylaşımında, ''Tekel bayilerine devlet desteği hibe yardımı neden yok? Çünkü 7 bakanlığın bütçesine eş değerdir alkolden alınan vergi. Tekel bayileri ve alkollü sektörlerden alınan vergilerle dağıtılıyor bu hibeler. Esnafa alkol satışını yasaklat, dükkanları kapattır, desteğe gelince size yok. Vay be'' ifadelerini kullandı.
 
Avrupa Birliği'nden flaş 'aşı pasaportu' kararı
AFP'nin bildirdiğine göre, Avrupa Birliği, iki doz koronavirüs aşısı tamamlanan ziyaretçilere kapılarını açma kararı aldı. AFP haber ajansının kaynaklarına dayandırdığına göre, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri sınırlarını tamamen aşılanan ziyaretçilere açma konusunda uzlaştı. Kaynaklar, AB üye devletlerinin, corona virüse karşı tamamen aşılanmış yolculara bloğun sınırlarının yeniden açılması konusunda anlaştıklarını söyledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçen ayın sonunda The New York Times'a verdiği demeçte,  Avrupa İlaç Kurumu (EMA) onaylı aşıları yaptıranların AB ülkelerine seyahatinin ve serbest dolaşımının mümkün olacağını ifade ederek "27 üye devletin tümü, EMA tarafından onaylanan aşıları yaptıran herkesi koşulsuz olarak kabul edecektir” demişti. AB'nin ilaç düzenleyicisi tarafından şimdiye dek Pfizer /BioNTech, Moderna, Johnson & Johnson ve AstraZeneca/Oxford'un aşıları onaylandı. EMA'nın Sinovac ve Sputnik V aşılarına ilişkin incelemesi sürüyor.
 
 
"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle 2 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız İtalyan şair Nanni Balestrini'nin bir şiirini paylaşmak istiyorum. Saygıyla, sevgiyle anıyorum. Ruhu şad olsun.
 
 
Tape Mark
 
Başım omzuma bastırılmış, onların dönüşünü
seyrediyorum, güneşten otuz kez daha parlak
yavaş yavaş kımıldatıncaya kadar parmakları ve gelirken meydana
çoğunluğu şeylerin, bulutun doruğunda,
dönüyor hepsi köklerine ve çalışarak yakalamaya
giriyorlar bilinen mantar biçimine.
 
 
Saçları dudakları arasında, dönüyor hepsi köklerine,
göz kamaştıran ateş küresinde, onların dönüşünü
seyrediyorum, yavaş yavaş kımıldatıncaya kadar parmakları
ve çiçeklenmesine karşın şeylerin, giriyorlar
bilinen mantar biçimine yakalamaya
çalışarak gelirken meydana çoğunluğu şeylerin.
 
 
Göz kamaştıran ateş küresinde, onların dönüşünü
seyrediyorum varınca stratosfere gelirken meydana çoğunluğu
şeylerin, başları omuzlarına basılırmış
güneşten otuz kez daha parlak, dönüyor hepsi
köklerine, saçları dudakları arasında
giriyorlar bilenen mantar biçimine.
 
 
Kımıltısız yattılar konuşmadan, otuz kez
daha parlak güneşten, dönüyor hepsi
köklerine, başları omuzlarına bastırılmış,
giriyorlar bilinen mantar biçimine yakalamaya
çalışarak ve çiçeklenmesine karşın şeylerin
hızlıca yayılıyorlar, saçları dudakları arasında.
 
 
Gelirken meydana şeylerin çoğunluğu, göz kamaştıran
ateş küresinde, dönüyor hepsi köklerine,
hızlıca yayılıyorlar, yavaş yavaş kımıldatıncaya kadar parmakları
varınca stratosfere ve kımıltısız
yattığı zaman konuşmadan, otuz kez
daha parlak güneş yakalamaya çalışarak.
 
 
Dönüşlerini seyrediyorum, yavaş yavaş kımıldatıncaya
kadar parmakları, göz kamaştıran ateş küresinde,
dönüyor hepsi köklerine, saçları dudakları arasında
ve otuz kez daha parlak güneş
kımıltısız yattılar Konuşmadan, hızlıca
yayılıyorlar doruğu yakalamaya çalışarak.
 
 
#NanniBalestrini
(Çeviren: Bedrettin Cömert)
 
 
Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:
 
Dünya Metroloji Günü
20 Mayıs 1875 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu'nun da yer aldığı 17 ülke tarafından imzalanan "Metre Konvansiyonu" ölçüm bilimi olarak adlandırılan metrolojide yeni bir çağ açtığı için 20 Mayıs tarihi her yıl "Dünya Metroloji Günü" olarak kutlanmaktadır. Metroloji, 20 Mayıs 1875'de Paris'de Metre Konvansiyonu'nun imzalanmasından sonra bir bilim dalı olarak kabul görmeye başlamıştır. Uluslararası alanda bilimsel, teknolojik ve ticari faaliyetlerde paralelliğin sağlanması amacı ile SI (Uluslar Arası Birim Sistemi) kabul edilmiş olup seviyesine ve sahasına bakmaksızın ölçme ile ilgili her türlü faaliyet, bir bilim dalı olan metroloji kavramı ile tanımlanmıştır. (Metre Konvansiyonu: "Doğru ve güvenilir bir ölçme sistemi, ölçme organizasyonu ve farklı seviyeleri belirlemek, ülkeler arasındaki farklı uygulamaları ortadan kaldırmak ve aynı fiziksel büyüklüğü aynı birimle veya eşleştirilebilir birimlerle ölçmeyi sağlayacak kararlar almak ve bunları uygulamak üzere 1800'lü yılların ortalarında kurulan ve bugün içinde farklı bir çok komitenin yer aldığı,yaklaşık 50 yi aşkın ülkenin üye olduğu konvansiyondur.")
 
Çocuk Gelişimciler Günü
"Çocuk Gelişimi ve Eğitimcileri Derneği"nin (ÇGEDER) kuruluşunun 15. yılı olan 20 Mayıs tarihi, 2018 yılındaki dernek genel kurulunda “Çocuk Gelişimciler Günü” olarak ilan edilmiştir.
Nice eğitimleri sabırla çocuklarımıza aktaran, ebeveynlerin yönlenmesini sağlayan çocuk gelişimcilerin günü kutlu olsun.
 
Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?
 
20 Mayıs 325 - Roma İmparatoru II. Konstantin, ilk Ekümenik Konsil'in İznik'te düzenlenmesini sağladı.
20 Mayıs 1481 - II. Beyazıt, Osmanlı Padişahı oldu.
20 Mayıs 1622 - Osmanlı İmparatorluğu'nda isyancılar, ordu ve yönetimde yenilik taraftarı olan Padişah II. Osman'ı tahttan indirip öldürdü. Öldürülen ilk padişah olan Genç Osman'ın yerine, I. Mustafa ikinci kez tahta çıkarıldı.
20 Mayıs 1795 - Fransa'da kadın kulüpleri kurulması yasaklandı.
20 Mayıs 1861 - Amerikan İç Savaşı: Kentucky eyaleti iç savaşta tarafsız olduğunu ilan etti. Bu tarafsızlığı 3 Eylül'de Güney Orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky, Kuzey'e katılacaktır.
20 Mayıs 1873 - ABD'de Levi Strauss ve Jacob Davis, bakır perçinlerin kullanıldığı ilk blue jean'in patentini aldılar.
20 Mayıs 1878 - II. Abdülhamit'i devirmek ve Çırağan Sarayı'nda tutulan V. Murat'ı tahta çıkarmak amacıyla, Çırağan Baskını'nı düzenleyen gazeteci Ali Suavi öldürüldü.
20 Mayıs 1883 - Endonezya'daki Krakatoa yanardağı faaliyete geçti. Volkanın son ve en büyük püskürmesi 26 Ağustos'ta gerçekleşecektir.
20 Mayıs 1891 - Sinema tarihi: Thomas Edison'un "kinetoscope" adlı film gösterme cihazının bir prototipinin tanıtımı yapıldı.
20 Mayıs 1896 - Paris Operası'nın (Palais Garnier) 6 ton ağırlığındaki avizesi, seyirci kalabalığının üzerinde düştü ve bir kişi öldü. Yazar Gaston Leroux, gotik romanı Operadaki Hayalet'i 1909 yılında bu olaydan esinlenerek yazdı.
20 Mayıs 1902 - Küba, ABD'den bağımsızlığını kazandı, Tomás Estrada Palma ülkenin ilk Başkanı oldu.
20 Mayıs 1919 - İngiliz Muhipleri Cemiyeti kuruldu.
20 Mayıs 1920 - İlk hemşire okulu, Amiral Bristol Hemşire Mektebi hizmete girdi.
20 Mayıs 1928 - Türkiye'de uluslararası rakamlar kabul edildi.
20 Mayıs 1928 - Afganistan Kralı Emanullah Han ve Kraliçe Süreyya Türkiye'ye geldi. Bu ziyaret, bir hükümdarın ilk resmî Türkiye ziyaretiydi ve benzeri görülmeyen törenlerle karşılama yapıldı.
20 Mayıs 1932 - Amelia Earhart, Atlantik Okyanusu'nu uçakla tek başına ve hiç durmadan geçeceği yolculuğuna Newfoundland'dan başladı. Ertesi gün İrlanda'ya iniş yaptığında bunu başaran ilk kadın pilot unvanını almış oldu.
20 Mayıs 1932 - Avusturya Şansölyeliği'ne Hristiyan Sosyalist lider Engelbert Dollfuß seçildi.
20 Mayıs 1933 - Türk Hava Yolları kuruldu.
20 Mayıs 1941 - II. Dünya Savaşı: Alman paraşütçüleri Girit adasını işgal etti.
20 Mayıs 1946 - Türkiye, UNESCO Antlaşması'nı onayladı.
20 Mayıs 1948 - Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, Millî Eğitim Bakanlığı denetiminde imam hatip kursları açılmasına karar verdi.
20 Mayıs 1953 - Amerikalı Jacqueline Cochran, North American F-86 Sabre ile uçarak dünyada süpersonik hızla uçan ilk kadın oldu.
20 Mayıs 1955 - Akis dergisi Yazı İşleri Müdürü Cüneyt Arcayürek tutuklandı.
20 Mayıs 1955 - Karadeniz Teknik Üniversitesi, 6594 sayılı kanunla Trabzon'da kuruldu. KTÜ, Türkiye'nin İstanbul ve Ankara illeri dışında kurulan ilk üniversitesidir.
20 Mayıs 1956 - ABD, uçaktan atılarak yapılan ilk hidrojen bombası denemesini, Pasifik Okyanusu'nda bulunan Bikini Atolü'nde yaptı.
20 Mayıs 1963 - 20 Mayıs 1963 ayaklanması: Bazı ordu birlikleri, Ankara'da Talat Aydemir'in yönetiminde yeniden ayaklandı. Olayların ardından üç büyük ilde sıkıyönetim ilan edildi.
20 Mayıs 1964 - İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi dışında, üniversite ve yüksek okullara girişte merkezi sınav sistemi getirildi.
20 Mayıs 1971 - Anayasa Mahkemesi, Millî Nizam Partisi'nin kapatılmasına karar verdi.
20 Mayıs 1971 - Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği kuruldu.
20 Mayıs 1974 - THKP-C davasından yargılanan ve iki yıldır tutuklu olan sinema sanatçısı Yılmaz Güney genel aftan yararlanarak tahliye oldu.
20 Mayıs 1980 - Québec'te yapılan halk oylamasında halkın %60'ı, eyaletin Kanada'dan ayrılması ve bağımsız kalması yönünde Meclis'e verilen teklifi reddetti.
20 Mayıs 1983 - AIDS'e yol açan HIV virüsünün keşfedilmesiyle ilgili ilk makaleler, Science dergisinde Luc Montagnier ve Robert Gallo tarafından ayrı ayrı yayımlandı.
20 Mayıs 1983 - Anavatan Partisi (ANAP), Turgut Özal başkanlığında kuruldu.
20 Mayıs 1983 - Büyük Türkiye Partisi (BTP), emekli Orgeneral Ali Fethi Esener başkanlığında kuruldu.
20 Mayıs 1983 - Halkçı Parti, Necdet Calp başkanlığında, sosyal demokratlar tarafından kuruldu.
20 Mayıs 1990 - Millî Savunma Bakanı Safa Giray, Türk Hava Kuvvetleri'nden, 17'si subay, 97'si astsubay olmak üzere, 114 kişinin irticai örgütlerle ilişkileri olduğu için ordudan atıldığını açıkladı.
20 Mayıs 1990 - Romanya'da, Ion Iliescu Cumhurbaşkanı seçildi.
20 Mayıs 2000 - Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde geleneksel Mayıs şenlikleri dolayısıyla denize açılan iki teknenin alabora olması sonucu 38 kişi boğuldu, 15 kişi de yaralandı.
20 Mayıs 2003 - Yazar Orhan Pamuk, “Benim Adım Kırmızı” adlı romanıyla dünyanın en büyük edebiyat ödüllerinden biri olan Uluslararası IMPAC Dublin Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
20 Mayıs 2013 - The Doors grubunun klavyecisi ve kurucusu Ray Manzarek, safra kanalı kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.
 
Bugün kimlerin doğduğuna gelince:
 
20 Mayıs 1664 - Andreas Schlüter, Alman mimar ve heykeltıraş (ö. 1714)
20 Mayıs 1743 - François-Dominique Toussaint L'Ouverture, Haiti Devriminde yer almış Haitili devrimci önder ve yönetici (ö. 1803)
20 Mayıs 1799 - Honore de Balzac, Fransız romancı (ö. 1850)
20 Mayıs 1806 - John Stuart Mill, İngiliz düşünür, filozof ve politik ekonomist (ö. 1873)
20 Mayıs 1822 - Frédéric Passy, Fransız ekonomist ve Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 1912)
20 Mayıs 1851 - Emile Berliner, Alman asıllı Amerikalı mucit (ö. 1929)
20 Mayıs 1860 - Eduard Buchner, Alman kimyacı ve Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1917)
20 Mayıs 1882 - Sigrid Undset, Norveçli romancı ve 1928 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1949)
20 Mayıs 1883 - I. Faysal, Irak Kralı (ö. 1933)
20 Mayıs 1884 - Leon Schlesinger, Amerikalı film yapımcısı (ö. 1949)
20 Mayıs 1886 - Ali Sami Yen, Spor adamı (ö. 1951)
20 Mayıs 1887 - Sermet Muhtar Alus, Gazeteci ve yazar (ö. 1952)
20 Mayıs 1901 - Max Euwe, Hollandalı Dünya satranç şampiyonu (ö. 1981)
20 Mayıs 1908 - James Stewart, Amerikalı aktör (ö. 1997)
20 Mayıs 1913 - Mualla Gökçay, Ses sanatçısı ve Klasik Türk Müziği yorumcusu (ö. 1991)
20 Mayıs 1915 - Moşe Dayan, İsrailli general ve siyasetçi (ö. 1981)
20 Mayıs 1921 - Wolfgang Borchert, Alman yazar (ö. 1947)
20 Mayıs 1924 - Cavid Erginsoy, Fizikçi ve bilim adamı (ö. 1967)
20 Mayıs 1929 - James Douglas, Amerikalı sinema oyuncusu (ö. 2016)
20 Mayıs 1938 - Sabih Kanadoğlu, Hukukçu.
20 Mayıs 1943 - Albano Carrisi, İtalyan şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu.
20 Mayıs 1944 - Joe Cocker, İngiliz rock ve blues sanatçısı (ö. 2014)
20 Mayıs 1945 - İnci Gürbüzatik, yazar ve yapımcı.
20 Mayıs 1946 - Cher, Amerikalı şarkıcı.
20 Mayıs 1961 - Tilbe Saran, Tiyatro ve sinema oyuncusu, seslendirme sanatçısı.
20 Mayıs 1966 - Mirkelam, Türk pop müziği şarkıcısı.
20 Mayıs 1966 - Ahmet Ak, Millî güreşçi.
20 Mayıs 1972 - Erkan Aydoğan Oflu, Oyuncu (ö. 2011)
20 Mayıs 1979 - Aysun Kayacı, Model ve oyuncu.
20 Mayıs 1980 - Juliana Pasha, Arnavut şarkıcı.
20 Mayıs 1992 - Enes Kanter, Millî basketbolcu.
20 Mayıs 1996 - Michael Brown, Amerikalı genç (ö. 2014)
 
Bugün kimler ölmüş derseniz?
 
20 Mayıs 794 - Æthelberht, Doğu Anglia kralı ve Hristiyanlar için bir aziz (d. ?)
20 Mayıs 1277 - XXI. İoannes, Lizbon doğumlu Portekizli papa (d. 1215)
20 Mayıs 1506 - Kristof Kolomb, Cenovalı denizci ve kâşif (d. 1451)
20 Mayıs 1550 - Ashikaga Yoshiharu, Ashikaga şogunluğunun 12. şogunu (d. 1511)
20 Mayıs 1622 - II. Osman, Osmanlı'nın 16. Padişahı (d. 1604)
20 Mayıs 1834 - Marquis de Lafayette, Fransız aristokrat (Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda İngiliz sömürgeciliğine karşı Amerikalıların yanında savaşan) (d. 1757)
20 Mayıs 1878 - Ali Suavi "Sarıklı İhtilalci", Gazeteci ve yazar (d. 1839)
20 Mayıs 1880 - Károly Alexy, Macar heykeltıraş (d. 1823)
20 Mayıs 1835 - II. Hüseyin Bey, Tunus Beyi (d. 1784)
20 Mayıs 1896 - Clara Schumann, Alman piyanist ve besteci (d. 1819)
20 Mayıs 1942 - Hector Guimard, Fransız mimar (d. 1867)
20 Mayıs 1958 - Varvara Stepanova, Rus ressam ve desinatör (d. 1894)
20 Mayıs 1958 - Frédéric François-Marsal, Fransız siyasetçi (d. 1874)
20 Mayıs 1970 - Hermann Nunberg, Polonyalı psikiyarist (d. 1884)
20 Mayıs 1974 - Jean Daniélou, Kardinal ilan edilen Fransız Cizvit patrolog (d. 1905)
20 Mayıs 1975 - Barbara Hepworth, İngiliz heykeltıraş ve sanatçı (d. 1903)
20 Mayıs 1989 - John Hicks, İngiliz iktisatçı (d. 1904)
20 Mayıs 1996 - John Pertwee, İngiliz oyuncu (d. 1919)
20 Mayıs 2000 - Jean Pierre Rampal, Fransız flüt virtüözü (d. 1922)
20 Mayıs 2000 - Malik Sealy, Amerikalı basketbolcu (d. 1970)
20 Mayıs 2002 - Stephen Jay Gould, Amerikalı paleontolog (d. 1941)
20 Mayıs 2005 - Paul Ricoeur, Fransız filozof (d. 1913)
20 Mayıs 2009 - Lucy Gordon, İngiliz manken ve oyuncu (d. 1980)
20 Mayıs 2009 - Oleg Yankovski, Rus oyuncu (d. 1944)
20 Mayıs 2011 - Randy Savage, Amerikalı profesyonel güreşçi (d. 1952)
20 Mayıs 2012 - Robin Gibb, Birleşik Krallık doğumlu şarkıcı ve söz yazarı (d. 1949)
20 Mayıs 2012 - Eugene Polley, Amerikalı bilim insanı ve mucit (d. 1915)
20 Mayıs 2013 - Ray Manzarek, Amerikalı müzisyen (d. 1939)
20 Mayıs 2013 - Zach Sobiech, Amerikalı pop şarkıcısı (d. 1995)
20 Mayıs 2014 - Barbara Murray, İngiliz oyuncu (d. 1929)
20 Mayıs 2015 - Mary Ellen Trainor, Amerikalı oyuncu (d. 1952)
20 Mayıs 2017 - Recep Adanır, "Baba Recep" lakaplı futbolcu (d. 1929)
20 Mayıs 2017 - Albert Bouvet, Eski Fransız profesyonel bisiklet yarışçısı (d. 1930)
20 Mayıs 2017 - Emile Degelin, Belçikalı film yönetmeni ve romancı (d. 1926)
20 Mayıs 2017 - Victor Găureanu, Rumen eskrimci (d. 1967)
20 Mayıs 2017 - Syed Abdullah Khalid, Bangladeşli heykeltıraş (d. 1942)
20 Mayıs 2017 - Nataliya Şahovskaya, Sovyet Rus kadın çellist (d. 1935)
20 Mayıs 2017 - Aleksandr Volkov, Rusya Federasyonu'na bağlı Udmurtya cumhurbaşkanı (d. 1951)
20 Mayıs 2018 - Jaroslav Brabec, Çek atlet (d. 1949)
20 Mayıs 2018 - Billy Cannon, Eski Amerikan futbolcusu (d. 1937)
20 Mayıs 2018 - Patricia Morison, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı (d. 1915)
20 Mayıs 2019 - Nanni Balestrini, İtalyan deneysel şair, yazar ve görsel sanatlar sanatçısı (d. 1935)
20 Mayıs 2019 - Sandy D'Alemberte, Amerikalı hukukçu, akademisyen, siyasetçi ve eğitimci (d. 1933)
20 Mayıs 2019 - Andrew Hall, İngiliz oyuncu ve tiyatro yönetmeni (d. 1954)
20 Mayıs 2019 - Niki Lauda, Avustralyalı Formula 1 pilotu (d. 1949)
20 Mayıs 2020 - Syed Fazal Agha, Pakistanlı siyasetçi (d. 1946)
20 Mayıs 2020 - Denis Farkasfalvy, Macar-Amerikan Katolik rahibi, sistersiyen keşişi, ilahiyatçı, yazar ve çevirmen (d. 1936)
20 Mayıs 2020 - Shaheen Raza, Pakistanlı politikacı (d. 1954)
20 Mayıs 2020 - Gianfranco Terenzi, San Marino'nun naibi (d. 1941)
 
Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.
 
Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Perşembe.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...
 
Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?