Atatürk Türk Gençliğine Çok Güveniyordu…


‘’Milletin bağrında, temiz bir nesil

yetişiyor.. Bu eseri ona bırakacağım

Gözüm arkada kalmayacak ‘’ ATATÜRK

Sabahın erken saatlerinde bir gemi yaklaşıyor Karadeniz’de. Dalgalanan denizin inadına inat, sağlam basıyor tekne. Bazen dalıyor, bazen çıkıyor burnu. O inanç yüklü geminin yolunu gözlüyor Anadolu. Samsun limanında, bu gemiden bir kahraman iniyor. Umut saçan, yüreklere azim ve güven aşılayan altın yeleli arslan; Hoş geldin Atam !

Yürekler sevinç kaplı. Heyecandan küt küt atıyor. Gemiden, gözleri çakmak çakmak, vatan aşkıyla dolu Atam bakıyor. O, karaya ayak basar basmaz, dağ taş sarsılıyor. Bütün Anadolu , kurtarıcısına selam duruyor; MERHABA !

Ata’nın sesi de yankılanıyor,

Merhaba güzel yurdum, Anadolum merhaba!

Karasabanı bırakıp, silahına sarılan, çarığını giyen. Çepkenine mermileri dizen gençler gürlüyor; Merhaba atam.

Sönmekte olan ocaklar, yeniden parlayacaklar. Ocaktaki sönük alev birden harladı. Önce, koyu siyah bir duman çıktı bacadan. Griye döndü duman, ardından.

‘’Hasta Adam (!)’’ canlandı. Küllerinden yeniden doğan Türk milleti şahlandı. Bandırma Vapuruyla gelen umut bütün ülkeye yayıldı.

MİLLİ MÜCADELENİN BAŞLANGICI

Milli mücadelenin asıl başlangıcı olarak, birçok olay gösterilebilir. Hepsi de ayrı ayrı değer taşır. Ancak, bu başlangıcın Atatürk tarafından da ‘’ 19 Mayıs’’ olarak dillendirilmesi, bu tarihin Milli Mücadelenin fiili olarak başlangıcı kabul edilmesini sağlamıştır.

19 Mayıs, Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin başladığı gündür. Kendi ifadesiyle, 19 Mayıs Atamızın doğum günüdür. Türk milleti de Atasıyla birlikte yeniden doğmuştur.

Onun için ulu önderimiz, Samsun’a çıkarak; kurtuluş ve kuruluş mücadelesini başlatmıştır. Tek dayanağı milletidir. Çocuklara ve gençlere çok güvenmektedir. Bu güvenle, ülkenin geleceğini gençlere emanet etmiş, izleyecekleri yol hakkında da, geçliğe hitabesinde öğütler vermiştir:

‘’Ey Türk Gençliği,

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet, muhafaza ve müdafa etmektir.

Mevcutiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün İstiklal ve Cumhuriyeti müdafa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâit çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler……..

Ey Türk istikbalinin evladı!

İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur ! ‘’

Oğuzhan KAVAKLI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kavaklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?