Verdiği yanlış, vermediği doğru

 
Koca sezon boyunca bu ligin kahrını çeken, yükünü omuzlayan hakemler var iken.
Hem de çoğu çok iyi hakem, gelecekleri de parlak.
Peki ne diye 1.Lig Play-Off 1.kademe maçlarına illa ki FİFA hakemi verirsiniz ki.
Ne oluyor yani, ağızlarıyla kuş mu tutuyorlar.
Maçı yöneten kokart değil ki, kard (card-kalp)
Biliyorum, amacınız 'günü kurtarmak' ve 'FİFA verdik daha ne istiyorsunuz' deyip sıvışmak.
Her geçen gün gözümden daha fazla düşen, ümidimi kestiğim Arda Kardeşler ile Abdülkadir Bitigen'i verdiler.
Başka bulamadılar.
'Bizim bu maçta ne işimiz var' diyorlar bakışlarıyla, tavırlarıyla, duruşlarıyla.
Bitigen, İzmir'deki diğer maçı, Antalyaspor - Beşiktaş kupa finalini bekliyordu, garanti.
Play-Off'la idare etti işte.
'Daha ne istiyorsunuz ben geldim' havasında.
O da babası sayesinde buralara gelenlerden.
Verdiği yanlış, vermediği doğru.
Gösterdiği kırmızı yanlış, vermediği (sonradan VAR'ın verdiği) penaltı doğru.
Kırmızı kart yanlış bence, taban çok kalktı, tamam.
Ayağın orda ne işi var o da tamam.
Ama kasti tekme değil ki.
Kaldı ki omuza değdi, arkadaşının emeğini gasp eden futbolcu kafasını tutarak attı, kendini yere.
Bizim anlı şanlı FİFA hakemine yutturdu, yedirdi.
Hakem aldatmaya yönelik hareketin, ta kendisi.
Çak diye çıkardı kırmızı kartı.
3 büyüklerinden birine çıkar da alnından öpeyim.
Altınordu'dan atması kolay, salla gitsin.
Atılan melek, hocalar melek.
Peki o kendini yerlere atan ne yaptı, formasının sıyırdı, omuzunu gösterdi.
Hani kafana gelmişti tekme.
Öyle olsa kafasını tutmaya vakti bile olmaz ki.
Verdiği bu karar yanlış.
Gelelim penaltıya.
Tekrarı filan ekrana gelmeden penaltı dedim.
Ama Bitigen, o meşhur kollarını sağa sola savurma hareketini yaptı yine.
'Ben gördüm kesinlikle penaltı değil' dedi resmen, çok emin kendinden.
Kulağına seslendiler, 'Bi bak istersen' dediler o da 'sizi mi kıracağım hocalarım' edasında gitti.
Baktı, baktı, verdi.
VAR'a gidince vermemek olur mu ?
Onlar verdi ben de verdim deyip kendini garantiye alma yolunu seçti, akıllı çocuk.
Kolları nasıl 'penaltı yok' diye salladıysa, verirken de şak diye muhteşem parmak işaretini yaptı.
FİFA olmak iyi hakem olmak demek değil.
Bir de küçümsemeseler maçı.
Ey MHK, hem Süper Lig'e çıkaracağınız hakemi de seçmek olursunuz, FİFA vermek de neyin nesi.
İsim saymaya gerek yok, adaletsiz sıralamak, yazmak istemem.
Finale kadar 4 maçı, bu ligin kahrını, yükünü çekenlere verebilirdiniz.
Iskaladınız.
2'si gitti 2'si kaldı.
Finali zaten Allah'ın izni Cüneyt Çakır'a verirsiniz.
Fırat Aydınus'a vermek gerekirdi, oysa.
Altay ile Altınordu deplasmanda oynayacakları maçlarda ilk 30 dakika 1-0 öne geçerlerse, finale kalırlar.
Sevinirim.
Kesin 1 İzmir takımı çıkacak.
Üzülürüm.
1'i de çıkamayacak.
İki ucu mavi boncuklu değnek.
Hangisi çıksın, hangi kalsın ?
Sabırsızlıkla bekliyorum.
Haydi İzmir'im Süper Lig'e.
Kaldı 180 dakika.
Ya sabır...
 
www.haberhurriyeti.com / Metin AYDINOĞLU / [email protected]
 
 
 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Aydınoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?