Ekranlarda huniler tavan yaptı

Ekranlar huni taktı (https://www. haberhurriyeti.com/makale/7028150/magazin-hurriyetcisi/ekranlar-huni-takti) başlıklı yazımızda konu ettiğimiz ruh hastaları ile dolu diziler resmen gemi azıya aldı.

Ünlü psikiyatr yazar Gülseren Budayıcıoğlu imzasını taşıyanlar, bir nebze tedaviye özendirmeyi beraberinde getirse de senaristlerin rekabet amaçlı yarışa katılımlarında ortalık hastadan geçilmiyor. Narsist mi ararsınız, genetik öldürmeye meyilliler, obsesyonu tavan yapmış anneler neler neler... Kağıt Ev, Sadakatsiz ve Masumiyet'in yapımcılarına bir an evvel akademik tecrübesi olan danışmanlar öneriyoruz. Bu tür bozuklukların kabullenilmesi çağrışımını yapacak hikaye gelişimlerinden kaçınmak ve tümünde tedavinin gereğinin vurgulanması ve özendirilmesi gerekiyor.

Bir başka not da dizilerdeki zengin ailelerin veliahtları ile ilgili. Nedense babalar hep düşman sanki oğullarına. Onlarda donuk bakışlı, özellikle anlama güçlüğü çeken kişilermiş gibi bir izlenim vererek oynuyorlar sanki. Ya da inatlarına babaları ile birlikte izleyenleri de sinir etme derdindeler...

CANİLER

Zenginlerden söz açılmışken, dizilere bakılırsa ne kötüler, ne caniler çıkarmış onlardan da... Ağır yaralı genç kızı yolun kenarına atan bir holding patronu ve işbirlikçi avukatı... Oğlunun işlediği kazayı üstlenecek şoför için önce vicdanı sızlayan ve namus abidesi görünen, sonra kuzu kuzu kabullenen büyük iş adamı... Daha ötesinde bir akademisyen, hukuk profesörü ve avukat eşi... Birlikte kızlarının öldürdüğü günahsız kızın cesedini önce bahçeye gömüyorlar sonra oradan çıkarıp deniz kıyısına bırakıyorlar... Normal vatandaş haline şükretsin... Allah'tan onlar senaristlerin kalemlerin ucuna denk gelmiyor. Yoksa iplikleri pazara çıkmıştı alimallah.

Birkaç not da okurlardan... Diyorlar ki; Hani prime time'ın son düzlüğündeyiz saat gece yarısına yaklaşıyor... Dizilerdeki zor anlaşılır diyaloglara daha iyi kulak kabartmak için biraz fazla açtığımız ses düzeyi yüzünden evde adeta bir patlama oluyor. Ne o reklamlar başlamış... Nedir bu reklamlardaki desibel artışı? İnsanın reklam seyredesi varsa sıtkı sıyrılıyor... Niye değiştiriyorsun şu sesi? İlla ki kapatalım mı?

Bir de benzer örnekler Dominik'ten geliyor. Hani şu dünyadaki tüm ezilenleri uyutma programları var ya... Ne zaman ürün tanıtımı girse program içindeki sesler yükseliyor. Üstüne üstlük ne bir uyarı ne de bir not. Bu reklamdır diye... RTÜK ne diyor acaba, bu insanın akıl sağlığına ters davranışlara?

Magazin Hürriyetçisi /  / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Magazin hürriyetçisi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?