Kendimle konuşmalar...

Tabii, hiç kimse yarın başına neler geleceğini bilemez ama, eh, istatistiki açıdan gelecekteki yaşam süremin geçmişte yaşadığım süreye göre daha az olduğunu söyleyebilirim sanırım...

Peki, geçen bölüm hakkında ne söyleyebilirim bugün?..

Hımmm, galiba öncelikle şu iki soruya yanıt vermem gerekiyor açık yüreklilikle:

1- Bugünden geçmişe baktığımda, yaşadığım hayattan memnun muyum?..

2- Daha henüz yolun başlarındayken, şu yaşadığım hayat anlatılsaydı bana, 'Evet, ben bu hayatı yaşamak istiyorum işte!' der miydim gerçekten?..

Düşününce, ikinci soru biraz havada kalıyor sanırım...

Çünkü, gençliğin o coşkun, taşkın, sınırsız hayallerle dolu yıllarında, hangimiz basit, mütevazi, sıradan bir yaşama evet derdik ki?..

Der miydik?..

(Öte yandan, hangimiz 'basit, mütevazi, sıradan' bir hayat yaşadık ki?.. Her hayat kendi içinde 'muhteşem bir hikaye' değil midir aynı zamanda?)

Ve birinci soruya gelince...

Nasıl bir yanıt verebilirim bu soruya?..

Sonuçta iyisiyle, kötüsüyle -bu satırları yazan!- ben yaşadım o hayatı... (Ki, ' iyi-kötü' olarak neyi kastetmekteyim, biliyor muyum sahiden?)

Belki -mesela!- diyebilirim ki; 'Çok fazla şeyler yapacak potansiyelim vardı, ama çoğunu yapamadım!'

Olabilir, o potansiyel kimlerde yok ki?.. Bazıları denk geliyor, yapıyor... Bazıları da -denk gelmiyor!- yapamıyor...

Koca bir hayat, sadece bir 'denk gelip-gelmeme' opsiyonu üstüne kurulur ve değerlendirilebilir mİ?..

Şöyle olsaydı böyle olurdu, böyle olsaydı şöyle olurdu...

Daha renkli, daha heyecanlı, daha neşeli, daha doyurucu, daha tatmin edici, daha, daha, daha...

Doğrudur, olurdu...

Ama, olmadı...

Olan bu işte!..

...

Doğrusu, aslolan; bundan sonrası, gelecek...

Yüzde yüz olmasa da, elimizde onu istediğimiz gibi (haydi, abartmayalım, istediğimize oldukça yakın diyelim!) kurgulama, oluşturma imkanımız var...

Hiç olmazsa, olası güzel bir hayatın hayalini kurabiliriz...

Çünkü, gelmedi henüz!..

Hâlâ tüm olasılıklara gebe...

Ve o hayatı yaşamak için bir şeyler yapabiliriz...

O gücümüz, potansiyelimiz var...

Olmalı!..

En azından denemek gerek...

Değil mi?..

...

Ve bana gelince;

Hayalperest ve hayallerini illa kelimelere dökmeye, paylaşmaya meyilli bir insanım ya...

Kendi romanımı yazsam mesela, bundan sonrası için nasıl bir hayat kurgulardım kahramanıma, işte öylesi bir hayat!..

Umarım...

Murat Hiçyılmaz / 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Meltem Şenlen - O zaman sıradaki roman kahramanın ile tanışalım.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 19:34


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?