Covid-19 geçiren kalp hastaları soruyor: Bize niye hidroksiklorokin ilacını kullandırdınız?

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.
 
Bugün Ramazan Bayramı'nın 1.günü.
Ramazan bayramı 13 Mayıs Perşembe günü yani bugün başlıyor, 15 Mayıs Cumartesi günü sona eriyor. Ramazan Bayramı tatili 9 gün olacak ancak sokağa çıkma yasağı kapsamında yer alacak.
Tüm Müslümanların bayramını kutluyorum.
Huzurlu bir bayram geçirmenizi diliyorum.
 
Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:
 
Adam, karanlık ve fırtınalı bir gecede, yol kenarında otostop çekiyormuş. Fırtına o kadar şiddetliymiş ki, bir metre ilerisi zor görülüyormuş. Birden yaklaşan bir otomobil fark etmiş, otomobil bizimkinin önünde durmuş. Adam kendini arabaya atmış ve hemen kapıyı kapatmış, sürücüye döndüğü anda irkilmiş.
Bakmış, direksiyonda kimse yok. Araba yavaşça hareket etmeye başlamış. Adam şoka girmiş, yola bakmış ve ileride bir viraj görmüş. Dua etmeye başlamış. Viraja girmek üzereyken, direksiyonda bir elin belirdiğini ve arabanın virajı döndüğünü görmüş. Kafayı sıyırmak üzereymiş, sonraki birkaç virajda da aynı el arabayı yönlendirmiş. Adam donup kalmış. Cesaretini toplamaya çalışmış ve kendini arabadan dışarı atıp, en yakın kasabaya doğru koşmaya başlamış. Kasabaya girdiğinde hâlâ şoktaymış. Bir bara dalmış ve iki kadeh tekila isteyip, ağlayarak olanları oradakilere anlatmaya başlamış. Ortalığı bir sessizlik kaplamış. Bir saat kadar sonra, aynı bara iki kişi girmiş. Girenlerden biri bizim elemanı görür görmez yanındakine dönmüş ve şöyle demiş:
-"Bak Pepe, biz arabayı iterken binen herif buydu işte!.."
 
“Günün Sözü” olarak Stephen Hawking'in bir sözünü paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.
 
“Zeka değişime ayak uydurabilme becerisidir.”
 
“Günün Kitap Alıntıları” olarak 124 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 181. doğum günü olan Fransız yazar Alphonse Daudet'nin kitaplarından alıntılar paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.
 
"Ah! Yüreklerimiz ne kadar güçsüz! Bunu söylemesi zor ama sanırım nefret aşkı öldüremiyor!.."
 
"Her şeyin yolunda gitmesi için düzen şarttır."
 
"Zavallıcık, kendini o kadar yüksekte görünce, bir türlü dünyaya sığamaz olmuştu."
 
"Kitaplar benim sevgili dostlarım, gerçek yol gösterenlerimdir. Çünkü ikiyüzlülük etmeden, bana görevlerimi anımsatırlar."
 
"Pusu, avcının belirsizlik içinde bekleyişidir. Ben en çok pusunun güneş batarken olanını severim."
 
Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:
 
Bir köstebek, sadece bir gecede 90 metre tünel kazabilir.
 
Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
YİK Üyesi Cemil Çiçek, Sedat Peker’in açıklamalarıyla ilgili olarak savcıları göreve çağırdı
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi ve 23. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videolar da dahil olmak üzere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
DW Türkçe'ye konuşan ve ‘şeffaflık’ üzerinde duran Çiçek, “Bunlar aslında sadece bugünün sorunları değil, 100 yıllık tarihimize baktığımızda, dönem dönem daha görünür hale gelen bu sorunlara kaynak teşkil eden nedenleri, üç kayıt dışılık başlığı altında toplamak mümkün. Birincisi kayıt dışı ekonomi, ikincisi kayıt dışı siyaset, üçüncüsü de kayıt dışı din” dedi. Çiçek, Peker'in sosyal medyada yayımladığı videolardaki iddialarına ilişkin ise “Binde biri bile doğruya felaket ve sıkıntıdır” dedi. “Binde birken önünü alamazsanız, bu yüzde bir, sonra onda bir olur sonra bir bakarsınız ki bütün vücudu kaplamış” ifadesini kullanan Çiçek, Türkiye’nin bu konuda yeteri kadar tecrübe sahibi olduğunu belirterek, ‘gereğinin yapılması’ çağrısında bulundu. Söz konusu iddiaların araştırılması gerektiğini vurgulayan Çiçek, savcılara seslenerek şunları kaydetti:
“Videoları seyreden, gazetede okuyan ilgili savcı ya da savcıların harekete geçip gereğini yapmaları lazım. Devlete güveni sağlamak açısından bu gereklidir. Bu boyuttaki iddiaları savcılar araştıracak, gerçek neyse ortaya çıkartacaktır. Suç teşkil eden bir şey varsa, evvela yargı makamlarının harekete geçmesi lazım. Bu bahsedilen konular şikayete bağlı suçlar değil. Ceza hukukumuzda şikayete bağlı suçların sayısı Avrupa Birliği süreciyle alakalı olarak azaltılmıştır. Savcılar, bu iddialar hakkında haberdar oldukları an itibariyle, bu iddialarla ilgili soruşturma başlatmaları gerekiyor. Basında yeteri kadar yer buldu, görmüşlerdir. Suç varsa iddianame tanzim edilir, suç yoksa takipsizlik kararı verir. İddialar doğru değilse de elbette biz gereğinin yapıldığını görür, 'yalanmış esası yokmuş' deriz. Ama yargının görevini yerine getirmesi gerekir.”
 
İkizdere'nin MHP'li belediye başkanı: Cumhur İttifakı'na zarar veremem, işi 'erk'ine bıraktık
Son bir aydır ülke gündeminde İkizdere’nin İşkencedere Vadisi’ne yapılması planlanan taş ocağına karşı İkizderelilerin mücadelesi yer alıyor. Gazete Duvar'dan Gençağa Karafazlı, İkizdere’nin MHP’li Belediye Başkanı Hakan Karagöz ile bölgede yaşanan gelişmeleri ve İkizdere kurulacak taş ocağı konusundaki düşüncelerini sordu. Hakan Karagöz, "Bu saatten sonra benim belediye başkanı olarak Hakan Karagöz olarak söyleyeceğim her söz, yazacağım her yazı, yapacağım her eylem öncelikle partime, ilçeme ve Cumhur İttifakı'na zarar verir" ifadesini kullandı. 
*İkizdere’de yaşananları MHP’ye rapor olarak sundunuz mu?
Olaylar başlamadan önce Rize il başkanını aldım, buraya getirdim. İnsanlar ile konuşturdum. İlçe başkanımı da getirdim. Ben defalarca gittim hâlâ gidiyorum, insanlarımızın dertlerini sorunlarını dinliyoruz. Burada şöyle bir durum vardı. Daha önce hülle ile üçkâğıtçılık ile elde edilen sahte belgelerle bir ruhsat alındı. Gürdere Köyü Derneği ve yurttaşlar Rize İdare Mahkemesi’ne dava açtı ve ruhsat iptal oldu. Dolayısıyla bir güvensizlik ortamı oluştu. Daha sonra vali bey, bakan bey ve milletvekilleri de bu yapılan eksikliğin farkına varıp kabul ettiler. Tabi bu arada alan boş kaldı. HDP milletvekili, CHP milletvekili, İYİ Parti milletvekili herkes bu alanı doldurmaya çalıştı. HDP milletvekilleri bunu aldılar meclis gündemine getirdiler. İYİ Parti ve CHP de bunun üstüne atladı. Belli gruplar, “bozguncu gruplar” diyeyim, bu işin içine dahil oldu. Bunların hepsini biz başkanımıza söyledik. Ben bunu sözlü olarak genel başkan yardımcımız Sadır Durmaz’a söyledim. Milletvekilimize, Arzu Erdem’e de söyledim. Bana ‘Aman başkan senin seçmenindir. Sen onların dertlerini dinle aracılık yap ama Cumhur İttifakı’na zarar verecek bir şey yapma’ dediler.
*AK Parti yöneticileri ile bu olayları konuştunuz mu?
Aslında bizim kızdığımız şeylerden biri AK Parti Rize Milletvekili Muhammet Avcı. Buradan geliyor, geçiyor ama Petrana’da (köy) durup insanları dinlemiyor. Bu insanlar bir şeylere oy veriyorlar. Ne oluyor, burada bir dinlemek lazım. Yaşam alanlarına müdahale edildiğini söylüyor insanlar. Niye dinlemiyoruz bunu? Ben bunu dinliyorum. Hatta bir açıklamam sonrası AK Parti yöneticileri bana açıkça saldırdı. Ben ittifakın gereği sustum ve şunu da söyledim “Orada taş ocağı 75 yıl işletilecek diye belge var masamda, isterseniz göstereyim dedim.” Benim sosyal medya hesaplarıma bakarsanız, bütün bunları hep biz söyledik. Biz bir farkındalık yarattık, yapılan yanlışlığı biz dile getirdik ve işi erkine teslim ettik.
*Erk kimdir?
Erk, validir, kaymakamdır, bakandır, milletvekillerimizdir. Bu saatten sonra benim belediye başkanı olarak Hakan Karagöz olarak söyleyeceğim her söz, yazacağım her yazı, yapacağım her eylem öncelikle partime, ilçeme ve Cumhur İttifakı'na zarar verir.  O yüzden devlet yetkilileri bu toplantıları yapmaya başladılar. Zaten bölündü işin açıkçası. Yani köylü de ikna oldu buna.
*Yetkililerin söylediklerine inanıyor musunuz?
Yani cumhurbaşkanımız da bu işe dahil oldu. Şimdi ‘gidin bakın, bu insanları biz neden mağdur ediyoruz, başka bir alternatif yok mu noktasında bir araştırın’ dendi. Maden Tetkik Arama'dan üç ekip geldi. Araştırdılar, tutanak tuttular. Bu kalitede çevrede başka bir rezerv olmadığını beyan ettiler. Onlara inanmak zorundayım.
*Taş ocağı kapandıktan sonra oraların rehabilite edileceğine inanıyor musunuz ?
Devlet yetkilileri, bakanı, vekili ve genel müdürü, altyapıdan sorumlu genel müdürü geldi. Ankara’da da üç tane ayrı toplantı yapıldı. Onlar diyorsa “yok”, biz buna inanmak zorundayız. On tane ocak var. Onunun toplam rezervi 5 milyon ton. Onların alacağı 16 ile 20 milyon ton. İki yılda alacaklar. Bir yıl da rehabilitesi var ve buradan tamamen çıkacaklar. Burayı rehabilite edecekler, yeşillendirecekler, örnekleri var mı, onu da bilmiyorum. Devlet erkanı bize bunu söylediği zaman ben oradan elime sopayı alıp jandarmaya “yalan söylüyorsunuz” diyemem. Partimin çizgisinin dışına çıkamam.
*Yaşananlar karşısında sustuğunuz söyleniyor. Bu suçlama doğru mu?
Sonuçta ben ilçemi geliştirmek istiyorum. Bütün planlarım, projelerim devlet gücü ile yapılan projeler. Ben de bir yere kadar işin açıkçası... “Haa başkan ilçeni sattın mı” dersen, hayır, asla. Böyle bir şey yok, olamaz. Ben İkizdere halkının yanında onlara hizmet etmeye devam edeceğim. Devlet “13 hektarlık bir alanda 16 milyon ton alacağım ve ondan sonra bu bana lazım” diyor.
*Hülle ile ruhsat aldılar dediniz, nasıl yaptılar bunu?
Başka bölgeden, İspir’den tıraş bir alanın fotoğrafını çekip koydular dosyaya ve ruhsat aldılar. Tabi insanlar uğraşıp dava ettiler ve iptal oldu.
*Bu aşamada neler olacak?
Gelinen noktada bilgilendirmede eksik kaldıkları için, ne derlerse herkes inandı. Şu anda köylünün büyük bir kısmı, muhtar dahil oraya gitmiyor. Bize, “devletimize inandık yapacak bir şey yok. Orada taş alınacak madem” diyorlar. İki yıl alınacak, ondan sonra da bir yıl rehabilite edilecek. Mecbur biz de inanmak durumunda kaldık. Yoksa çok büyük mücadeleler verilecek, orada insanlar ölecek.
*“İnsanlar ölecek” derken neyi kast ediyorsunuz?
Şimdi dışarıdan dahil oldular. HDP milletvekili ve HDP grubunun bu işe müdahil olması… Orman yakan insanlar bunlar. Ermeni tasarısına imza atan insanlar geliyor, İkizdere’yi savunuyor. “Savunmasın beni o zaman, devlet gelsin alsın burayı” diyor İkizdereliler. Böyle bir durum var.
 
Özelleştirilen tank palet fabrikasında hisse devri
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait tank palet fabrikasını özelleştirme yoluyla alan BMC’nin çoğunluk hissesinin Tosyalı Holding’e satışında işin imzaya kaldığı belirtildi. Sözcü’nün haberine göre, Katar ordusunun yüzde 49,9’luk hissesine sahip olduğu şirkette toplamda yüzde 50,1’lik hisseye sahip olan Ethem Sancak ve Talip Öztürk’ün, hisselerinin tamamını çelik üreticisi Tosyalı Holding’e satmak üzere yaptıkları görüşmelerde son aşamaya geldikleri öne sürüldü. BMC Sanayi ve Ticaret AŞ’de Ethem Sancak’ın yüzde 25, Talip Öztürk’ün yüzde 25,1’lik hissesi bulunuyor. Satış gerçekleşirse, Sancak ve Öztürk BMC’den tamamen çıkmış olacak.
Defence News’ten Burak Ege Bekdil’e konuşan kıdemli bir BMC yetkilisi, tarafların anlaşmaya yakın olduklarını, son detayları görüştüklerini dile getirdi. Haberde, BMC’nin 2020’de 533 milyon dolar ciro elde ettiği belirtildi. 2014 yılında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) 751 milyon TL’ye (o dönem 360 milyon dolara eşitti) Ethem Sancak’a sattığı BMC’nin yüzde 49,9’unu aynı yıl Katar ordusu 300 milyon dolar bedelle satın almıştı. Nisan 2018’de Altay Tankı ihalesini alan BMC’ye 2019 yılında Sakarya’da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait Tank-Palet Fabrikası özelleştirilerek 25 yıllığına BMC'ye devredilmişti. 
 
ABD'den BM Güvenlik Konseyi'nin Kudüs açıklamasına engel
BM Güvenlik Konseyi, İsrail'in Doğu Kudüs'te Şeyh Cerrah Mahallesi'ndeki Filistinli ailelerin zorla tahliyesiyle başlayan ve tırmanan gerginliği görüşmek için ikinci kez kapalı oturumda toplandı.
Konsey, oturumunda İsrail ve Filistin'in " tam ölçekli bir savaşa doğru sürüklendiği" uyarısı yapan BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland'dan Doğu Kudüs'te artan gerginlik ve son gelişmeler hakkında brifing aldı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, BM Güvenlik Konseyi, Doğu Kudüs'teki gerginlik ve Gazze'deki hava saldırılarından derin endişe duyan ve çatışmalara derhal son verilmesi çağrısında bulunan ortak bir açıklama yapmak istedi ancak konseyin açıklaması ikinci kez ABD tarafından engellendi. Diplomatik kaynaklar, ABD'nin, BM Güvenlik Konseyi'nin yapmak istediği açıklamanın gerginliği azaltmaya yardımcı olmayacağı gerekçesiyle açıklamayı engellediğini söyledi. Uluslararası barış ve güvenliği sağlamakla sorumlu BM'nin en güçlü organı Güvenlik Konseyi, son yıllarda veto gücüne sahip ülkeler Rusya'nın Suriye'de, Çin'in Myanmar'da, ABD'nin ise İsrail-Filistin sorunun çözümündeki yanlı tutumları nedeniyle hiçbir somut adım atamıyor ve meşruiyetini kaybetmekle eleştiriliyor.
İşgal altındaki Doğu Kudüs, Şeyh Cerrah Mahallesi'nde yaşayan Filistinlilere yönelik zorunlu tahliye nedeniyle gergin günlere sahne oluyor. İsrail polisinin Mescid-i Aksa'daki saldırıları da kutsal kentteki gerilimi tırmandırıyor. İsrail polisinin Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah'tan çekilmemesi üzerine Filistinli direniş grupları, İsrail'e çok sayıda roket fırlattı. Bunun üzerine İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne yönelik "Surların Muhafızı" adıyla askeri operasyon başlatıldığını duyurdu. İsrail saldırılarında 14’ü çocuk, 5'i kadın olmak üzere 56 Filistinlinin şehit olduğu, yaralı sayısının ise 335’e çıktığı kaydedilmişti. Filistin direniş örgütleri de Gazze Şeridi çevresindeki İsrail kent ve bölgelerini roketlerle vurmuştu. İsrail polisi, Gazze Şeridi'nden atılan roketler nedeniyle 6 kişinin öldüğünü, 200 kişinin yaralandığını bildirmişti
 
17 Mayıs’tan sonra 3 aşamalı normalleşme senaryosu
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bugün yaptıkları açıklamalarla bayram sonrası normalleşme adımlarından söz etti. Erdoğan “İnşallah, salgını kontrol altına almış olarak bayram sonrasında kontrollü bir şekilde normalleşme adımlarını atıyoruz” derken, Soylu daha temkinli konuşarak “17 Mayıs günü ne olacağını, nasıl, ne şekilde olacağını vatandaşımızla paylaşırız" ifadelerini kullandı. Bu açıklamaların ardından normalleşme planının nasıl işleyeceği yeniden merak edilmeye başlandı. CNN Türk’ün haberine göre ilk etapta İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerden gidenlerin nasıl döneceği masada. Yeni formül üzerinde çalışılıyor. Gidenlerin bölüm bölüm mü kentlere döneceği tartışılıyor.
Pazartesi sonrası uygulanacak planlamada ilk etapta kafeler, restoranlar ve lokantalar açılıyor, saat 20.00'ye kadar açık olacak
Sokağa çıkma kısıtlaması artık 19.00'da değil eskisi gibi 21.00'den sonra olacak.
Cumartesi günleri ise sokağa çıkma kısıtlaması kaldırılacak. İlk etapta sokağa çıkma kısıtlamasının pazar günleri sürmesi bekleniyor.
Kulislere göre bu sene okullar açılmayacak, yani uzaktan eğitim devam edecek. Her şey yolunda giderse okulların en erken Eylül, Ekim döneminde eğitime başlaması bekleniyor.
Planlamanın ikinci aşamasındaki belirlenen tarih ise 31 Mayıs. İkinci aşama adımlarının bu tarihte başlaması bekleniyor.
Bu dönemde kafe, restoran, lokanta gibi iş yerleri 22.00'de kapanmaya başlanacak ancak kapalı alanlar kullanılamayacak. Dışarısı ise yüzde 50 oranla kullanıma açık olacak.
Daha küçük işletmeler, kahvehane ve çay ocağı gibi yerler için valilik üzerinden izin çıkarılacak. Örnek olarak işletmelerin kapılarının önüne masa atarak çalışmasına izin verilebilecek. Bu dönem pazar günü de sokağa çıkma kısıtlaması da olmayacak.
Üçüncü aşama için işaret edilen tarih Temmuz ayında, hayatın neredeyse normale döndürülmesi hedefleniyor.
Düğünler belirli kısıtlamalarla yapılabilecek. Nargileciler ve gece kulüplerinin ise açılması beklenmiyor.
Kafe ve restoran gibi yerler ise 23.45'e kadar açık olacak ama yine de kapalı alanlar kullanılamayacak. Dışarısı ise yüzde 50 oranında kullanılabilecek.
 
Bugünden itibaren geçerli olacak! Yeme-içme yerleri ve sipariş çalışma saatlerinde kritik değişiklik
Yeme-içme yerleri ile çevrim içi yemek sipariş firmalarının çalışma saati perşembe gününden itibaren saat 01.00'e kadar olacak. Vatandaşlar, Ramazan Bayramı süresince araç kullanmamak şartıyla ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuru yemişçi ve tatlıcılardan 10.00-17.00 saatlerinde, fırınlar ile bunların ekmek satan bayilerinden ise gün boyunca temel gıda ihtiyaçlarını karşılayabilecek. NTV'nin aktardığına göre; Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde alınan karar doğrultusunda, Kovid-19 ile mücadele kapsamında 29 Nisan saat 19.00'da uygulanmaya başlanan ve 17 Mayıs 05.00'te sona erecek tam kapanma dönemi devam ediyor. Tam zamanlı sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığı bu dönemde bakkal, market, manav, kasap, kuru yemişçi ve tatlıcılar, 10.00-17.00 saatlerinde hizmet verebiliyor. Ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bunların sadece ekmek satan bayileri için saat sınırlaması bulunmuyor. İçişleri Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, arife günü ile Ramazan Bayramı'nın idrak edileceği 13, 14 ve 15 Mayıs'ta söz konusu iş yerlerinin çalışma şekillerinde değişiklik yapılmayacak. Bakkal, market, manav, kasap, kuru yemişçi ve tatlıcılar 10.00-17.00 saatlerinde, ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bunların sadece ekmek satan bayileri ise gün boyunca hizmet vermeye devam edecek. Vatandaşlar, temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak üzere bu iş yerlerinden ikametlerine en yakın olanlara araç kullanmamak şartıyla gidip gelebilecek. Söz konusu iş yerleri, aynı saatler arasında siparişlerini adreslere paket servis şeklinde de ulaştırabilecek. İçişleri Bakanlığının ilgili genelgesi gereği yeme-içme yerleri ile çevrim içi yemek sipariş firmalarının çalışma saatinde 13 Mayıs Perşembe günü (yarın) itibarıyla değişikliğe gidilecek. Ramazan Bayramı'nın birinci gününe kadar 24 saat esasına göre paket servis şeklinde hizmet verebilecek bu iş yerleri ile firmalar, ramazanın sona ermesiyle saat 01.00'e kadar paket servis yapabilecek.
 
İki doz koronavirüs aşısı olanlara 'güvenli turizm' kartı
Kimlik kartında kişinin olduğu aşının adı ve yapıldığı tarih ile Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Güvenli Turizm’ logosu bulunuyor. Aşı kimliğinin üzerinde, kişinin adı-soyadı, doğum tarihi, T.C kimlik numarası ve isteğe bağlı olarak pasaport numarası da yer alıyor. Kart üzerinde bulunan karekod okutulduğunda sistem e-Nabız’a yönlendiriyor ve ekranda kişinin İngilizce-Türkçe bilgileri yer alıyor.
 
Bize niye bu ilacı kullandırdınız?
Sağlık Bakanlığı’nın kalp rahatsızlığı bulunan Covid-19 hastalarında hayati tehlike yaratan ve birçok yan etkisi olan hidroksiklorokin ilacını 1 yıl sonra tedavi rehberinden çıkarması, ilacı kullanan yurttaşların tepkisini çekti. Öte yandan hidroksiklorokin içeren Plaquenil isimli ilacı kullananlarda ne gibi hastalıklar görüldüğü ve bu ilaç sebebiyle ölen kişilerin olup olmadığı bilinmiyor. İlacı kullanan bazı kişilerde hiçbir yan etki görülmezken, bazıları Covid-19’u atlattıktan sonra kalple ilgili yaşadıkları sağlık sorunlarını bu ilacı kullanmalarına bağlıyor.
Selma Düzgün adlı bir yurttaş ise oğlunu bu ilaç yüzünden kaybettiğini ileri sürüyor. Kalp ve şeker hastalığı olan 28 yaşındaki Erol Düzgün, geçen ay yaşamını yitirdi. Düzgün’ün annesi Selma Düzgün, Covid-19’a yakalandıktan sonra oğluna Plaquenil isimli ilacın verildiğini ve oğlunun 1 hafta içinde hayatını kaybettiğini belirtiyor. Düzgün, “Oğlumun hiçbir belirtisi yoktu. Hatta testi pozitif çıkınca bile şaşırmıştık. İki kere hastaneye gittik, bizi iki kere eve yolladılar. Oğlumun kalbi ve şekerinin olduğunu ısrarla belirtmeme rağmen kimse dinlemedi. İlacı kapıya getirdiler; muayene etmeden, oğlumun yüzünü bile görmeden hemen ilaca başlattılar” diye konuşuyor. “Benim oğlum öldü, bundan sonra ilacı kaldırsalar ne olacak” diyen Düzgün, şöyle devam ediyor: “Oğlum ilacı içtikten sonra fenalaşmaya başladı ve durumu daha da kötüleşince hastaneye kaldırıldı. Sonrasında yoğun bakıma alındı. Kalp krizi geçirdi ve 2 kere kalbi durdu. Bunun hesabını kim verecek? Soruyorum, oğlumu kim getirebilir? Olan gencecik oğluma ve onun durumundaki diğer insanlara oldu.”
İlacı kullanan kişilerden İlhan Aşkar da, iki abisiyle beraber Covid-19’u atlattıklarını ve Plaquenil ilacını kullandıklarını belirtiyor. Aşkar, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bir abim bu ilacı 3 gün evde kullandı, daha sonra hastaneye kaldırdık ve 3 günü yoğun bakım olmak üzere toplam 10 gün hastanede yattı. Daha sonra iyileşti. Diğer abime ise aynı anda hem Plaquenil hem de Favimol verdiler. O evde atlattı; ancak herhangi bir sağlık sorunu yaşamadı.” Aşkar, bilim insanlarının “faydası yok hatta yan etkisi var” dediği bir ilacın neden kullandırıldığını anlamadığını söylüyor: “Eğer ilaç söylenildiği gibi etkili değilse hatta yan etkileri varsa demek ki ben Covid-19’u kendi kendime atlattım. Hatta bir de sağlık problemlerim ortaya çıktı. Hastalığı atlattıktan hemen sonra tolere edilebilir bir kalp ritmi bozukluğum vardı. Maalesef sonraki süreçte bu bozukluk daha ciddi bir düzeye geldi. İlaçların yan etkisi mi yoksa Covid-19’dan dolayı mı bilmiyorum; ama virüse yakalanmadan önce böyle bir sorunum yoktu.”
Ömer Faruk ise şunları söylüyor: “Covid-19’u çok ağır geçirdim. Bana Plaquenil verdiler ve o dönemde durumum kötü olduğu için kullandım. Şimdi ise kalbimde ritim bozukluğu var. Daha önceden böyle bir sağlık problemim yoktu.”
İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, bu ilacın kalpte ritim bozukluğuna neden olabileceğini belirterek, “İlaç herkeste bu etkiyi göstermez ama böyle bir yan etkisi var. Bu etkiye bağlı ritim bozukluğunun ölümcül etkileri de olabiliyor. Ölüm çok nadir görülen bir durum. Ancak bu ilacı kontrolsüz bir şekilde ve insanların hikâyelerini öğrenmeden herkese verirseniz bir risk doğabilir” diyor
 
Sinovac'ın gerçek yaşam sonuçları açıklandı: İşte ölümden ve yoğun bakımdan koruyuculuk oranı
Koronavirüse karşı Çin’de geliştirilen ve aralarında Türkiye, Ukrayna, Macaristan, Brezilya, Tayland ve Meksika gibi onlarca ülkede kullanılan Sinovac’ın geliştirdiği CoronaVac isimli aşı ile ilgili çarpıcı bir araştırma yayınlandı. Endonezya’nın başkenti Cakarta’da görevli 25.374 sağlık çalışanının ikinci doz aşı olduktan 28 gün sonra elde edilen verileri incelendi. Araştırmanın sonuçlarını Endonezya’nın Saplık Bakanı Budi Gunadi Sadikin yaparkeni “28 gün sonra aşının ölümden koruyuculuk oranı yüzde 100 olarak belirlendi. Aşı olduktan sonraki 7 gün içinde hastaneye yatış oranı da yüzde 96 seviyesine ulaştı” dedi. Araştırmanın Şubat ayının sonunda gerçekleştiğini aktaran Sadikin, “Çalışanlarda hastalığın bulaşmasına karşı yüzde 94’lük bir koruma sağlandı. Sağlık çalışanları arasında hastaneye yatış ve ölüm bazında çok çok büyük bir düşüş tespit ettik” dedi.
Bu sonuçlar CoronaVac’ın geçen aylarda duyurduğu üçüncü faz test sonuçlarının bir hayli üstünde çıktı. Verilere göre Brezilya’da gerçekleşen araştırmada Sinovac’ın aşısının etkisinin yüzde 50’nin biraz üzerinde olduğu belirlenmiş ve bu durum aşı olan ülkelerde büyük tepki çekmişti.
CoronaVac isimli aşıyı geliştiren Sinovac’ın CEO’su Yin Weidong da Bloomberg’e açıklamalarda bulundu. Yin Weidong, “Gerçek hayattan elde edilen veriler ve bilimsel veriler bize daha mantıklı karar vermeyi sağlayacaktır. Partnerlerimize ve hükümetlere aşının verilerini paylaşacağız” dedi. (Sözcü)
 
 
"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle 5 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 102. doğum günü olan değerli yazar, şair Vedat Türkali'nin bir şiirini paylaşmak istiyorum. Saygıyla, sevgiyle anıyorum. Ruhu şad olsun.
 
 
İSTANBUL
 
"Sis" şairine ithaf edilmiştir.
 
 
Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri
 
 
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul
 
 
Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
 
 
Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
 
 
Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerin gayrısına yaşamak yok
 
 
Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen 
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir
 
 
Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez
 
 
Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde
 
 
Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakaklarımın ağrısı
 
 
Bir kadın yoldaş tanırdım
Bir kardeş karısı
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı
 
 
Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
Ve bir kuruşa Yenihayat satan
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanıtını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize layıksın
 
 
#VedatTürkali
 
 
Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:
 
Ramazan Bayramı:
Ramazan Bayramı ya da Şeker Bayramı, İslam âleminde, oruç tutma ayı olan Ramazan'ın ardından üç gün boyunca kutlanan dinî bayramdır. Hicri takvime göre onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır. Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir.
 
Dünya Peyzaj Mimarları Günü
Her yıl 13 Mayıs günü “Dünya Peyzaj Mimarları Günü” olarak kutlanmaktadır.
Peyzaj Mimarlığı, yapıların içinden çıkarak onları çevreleyen kenti ve tüm kırları; kentteki sokakları, meydanları, caddeleri, toprağı, taşın soğukluğunu, bir kentin siluetinden, kentin dışına doğru seyrederken etrafımızı çevreleyen bozkırları, ormanları, gölleri, denizleri, bastığımız toprağın ve taşın altındaki bitki köklerini, su canlılarından, kentlerin oluşturduğu bölgelerden ülkemizi, oradan evreni kucaklayan bir meslek dalı olarak soluk alıp veren vermeyen her zerreyi kapsamaktadır.
Kendi savunmasını yapamayan ve avukatı bulunmayan tüm varlıkların da sesi, aklı ve yüreği olan peyzaj mimarlarının Dünya Peyzaj Mimarları Günü’nü kutluyorum.
 
Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?
 
13 Mayıs 1277 - Karamanoğlu Mehmet Bey, Konya şehrini Karamanoğulları topraklarına kattı ve Türkçeyi resmî dil ilan etti.
13 Mayıs 1846 - ABD Kongresi, sınır devriyelerine baskın yapılmasını gerekçe göstererek, Meksika'ya savaş ilan etti.
13 Mayıs 1888 - Brezilya'da kölelik kesin olarak kaldırıldı. Yasanın çıkmasında; kölelik karşıtı eylemlerin yanı sıra, köle sahibi olmanın, yeni gelen Avrupalı göçmenleri çalıştırmaktan daha masraflı olmasının da etkisi vardı.
13 Mayıs 1915 - Çanakkale'de, Binbaşı Ahmet Bey komutasındaki Muavenet-i Milliye Muhribi, HMS Goliath zırhlısını torpilleyerek batırdı.
13 Mayıs 1919 - İzmir'in işgal edileceğine ilişkin Venizelos'un beyannamesi, Aya Fotini Kilisesi'nde Yunan Albay Mavrudis tarafından yerli Rumlara okundu.
13 Mayıs 1920 - Trakya-Paşaeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti, 9-13 Mayıs tarihleri arasında, 217 üye ile toplanan ve bölge ile ilgili net kararların alındığı "İkinci (Büyük) Edirne Kongresi"ni yaptı.
13 Mayıs 1929 - İran'ın Horasan bölgesinde deprem oldu: Yaklaşık 3000 kişi öldü.
13 Mayıs 1940 - Birleşik Krallık Başbakanı Winston Churchill ünlü konuşmasını yaptı: "Size kan, ter ve gözyaşından başka vadedecek bir şeyim yok."
13 Mayıs 1949 - Yazar Rıfat Ilgaz, Cumhurbaşkanı'na hakaretten üç yıl, Mısır Kralı ve İran Şahı'na hakaretten yedi ay, Aziz Nesin de Mısır Kralı ve İran Şahı'na yayın yoluyla hakaretten yedi ay hapis cezası aldı.
13 Mayıs 1950 - Ereğli Kömür İşletmeleri'nde Türkiye'nin ilk siyasal grevi yapıldı.
13 Mayıs 1955 - Türkiye Demir Çelik İşletmeleri ile Türkiye Selüloz ve Kağıt İşletmeleri (SEKA) kuruldu.
13 Mayıs 1958 - Velcro, marka olarak tescillendi.
13 Mayıs 1965 - Batı Almanya, İsrail'i tanıdı. Karar nedeniyle dokuz Arap ülkesi, Batı Almanya ile ilişkisini kesti.
13 Mayıs 1975 - Başbakan Süleyman Demirel, Vural Önsel adlı bir kişinin saldırısına uğradı. Demirel'in burun kemiği kırıldı.
13 Mayıs 1979 - Başbakan Bülent Ecevit, iş çevrelerinin Hükümet'e karşı tutumunu eleştirerek, "yeterli yardım ve kredi sağlama eşiğine gelmişken bıçaklanıyoruz. Kendimizi yabancılara haksız yere jurnal ediyoruz." dedi.
13 Mayıs 1981 - Papa II. Jean Paul, Mehmet Ali Ağca tarafından Roma'da vurularak yaralandı.
13 Mayıs 1994 - Eski İstanbul Su ve Kanalizasyon İşletmesi (İSKİ) Genel Müdürü Ergun Göknel, klor yolsuzluğu davasında 8 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
13 Mayıs 1996 - DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in, dolandırıcılıktan yargılanan Selçuk Parsadan'a örtülü ödenekten 5,5 milyar lira verdiği iddia edildi.
13 Mayıs 1997 - İçişleri Bakanlığı, 1993'te öldürülen Uğur Mumcu'nun ailesine, 9,5 milyar liralık maddi tazminat ödedi.
13 Mayıs 1998 - Memur Sendikaları Yasa Tasarısı'nı protesto eden memurlar hakkında, adli tarihin en geniş kapsamlı soruşturması açıldı.
13 Mayıs 2000 - Ankara Sincan'da tarlaya bırakılmış halde çok miktarda patlayıcı ve silah ele geçirildi. Patlayıcı ve silahların, yasa dışı Tevhid Selam örgütü mensubu Necdet Yüksel tarafından bırakıldığı belirlendi. Yüksel, Ahmet Taner Kışlalı'nın aracına bomba koyduğunu da itiraf etti.
13 Mayıs 2007 - Fenerbahçe, kuruluşunun 100. yılında şampiyonluğa ulaştı.
13 Mayıs 2009 - Beşiktaş, Fenerbahçe'yi 4-2 yenerek Türkiye Kupası'nı kazandı.
13 Mayıs 2010 - MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, tarihte ilk kez Tüsiad'ı ziyaret etti. Ziyaret, basında "Tarihi Buluşma" olarak nitelendirildi.
13 Mayıs 2014 - Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen bir madende çıkan yangın sonucunda, 301 maden işçisi hayatını kaybetti, 80 işçi yaralandı.
 
Bugün kimlerin doğduğuna gelince:
 
13 Mayıs 1638 - Richard Simon, Fransız katolik tefsirci, teolog, filozof ve tarihçi (ö. 1712)
13 Mayıs 1655 - XIII. İnnocentius, Katolik Kilisesi'nin 244. dini lideri (ö. 1724)
13 Mayıs 1699 - Sebastião José de Carvalho e Melo, Portekizli devlet adamı (ö. 1782)
13 Mayıs 1713 - Alexis Clairaut, Fransız matematikçi (ö. 1765)
13 Mayıs 1717 - Maria Theresia, Habsburg hanedanı İmparatoriçesi (ö. 1780)
13 Mayıs 1753 - Lazare Carnot, Fransız asker ve devlet adamı (ö. 1823)
13 Mayıs 1792 - Papa IX. Pius, Katolik Kilisesi dini lideri (en uzun süre hüküm süren) (ö. 1878)
13 Mayıs 1840 - Alphonse Daudet, Fransız yazar (ö. 1897)
13 Mayıs 1857 - Ronald Ross, İngiliz doktor ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 1932)
13 Mayıs 1869 - Mehmet Emin Yurdakul, Şair ve milletvekili (ö. 1944)
13 Mayıs 1880 - Enis Akaygen, Siyasetçi ve diplomat (ö. 1956)
13 Mayıs 1882 - Georges Braque, Fransız ressam ve heykeltıraş (ö. 1963)
13 Mayıs 1888 - Inge Lehmann, Danimarkalı sismolog (ö. 1993)
13 Mayıs 1894 - Ásgeir Ásgeirsson, İzlanda'nın 2. Cumhurbaşkanı (ö. 1972)
13 Mayıs 1907 - Daphne du Maurier, İngiliz hikâye, roman ve oyun yazarı (ö. 1989)
13 Mayıs 1919 - Pierre Sudreau, Fransız siyasetçi ve direnişçi (ö. 2012)
13 Mayıs 1919 - Vedat Türkali, Şair ve yazar (ö. 2016)
13 Mayıs 1922 - Beatrice Arthur, Amerikalı aktris ve şarkıcı (ö. 2009)
13 Mayıs 1927 - Herbert Ross Amerikalı aktör, koreograf, yönetmen ve yapımcı (ö. 2001)
13 Mayıs 1928 - Édouard Molinaro, Fransız film yönetmeni ve senarist (ö. 2013)
13 Mayıs 1937 - Roger Zelazny, Polonya asıllı Amerikalı yazar (ö. 1995)
13 Mayıs 1939 - Harvey Keitel, Amerikalı aktör.
13 Mayıs 1945 - Kathleen Neal Cleaver, Amerikalı hukuk profesörü ve Kara Panter Partisi aktivisti.
13 Mayıs 1950 - Stevie Wonder, Amerikalı şarkıcı ve besteci.
13 Mayıs 1954 - Recep Aktuğ, Şarkıcı ve oyuncu (ö. 2020)
13 Mayıs 1958 - Sibel Egemen, Ses sanatçısı.
13 Mayıs 1961 - Dennis Rodman, Amerikalı basketbol oyuncusu.
13 Mayıs 1967 - Chuck Schuldiner, Amerikalı gitarist ve vokalist (ö. 2001)
13 Mayıs 1972 - Defne Halman, Sinema ve tiyatro sanatçısı.
13 Mayıs 1978 - Mike Bibby, Amerikalı basketbol oyuncusu.
13 Mayıs 1980 - Sarp Akkaya, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.
13 Mayıs 1981 - Boncuk Yılmaz, Oyuncu ve İstanbul Kraliyet Tiyatrosu oyuncusu.
13 Mayıs 1985 - Oğuzhan Koç, Oyuncu ve şarkıcı.
13 Mayıs 1986 - Alexander Rybak, Norveçli şarkıcı.
13 Mayıs 1986 - Robert Pattinson, İngiliz aktör ve şarkıcı.
13 Mayıs 1987 - Candice Accola, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı.
13 Mayıs 1991 - Francisco Lachowski, Brezilyalı model.
13 Mayıs 1993 - Debby Ryan, Amerikalı aktris ve şarkıcı.
 
Bugün kimler ölmüş derseniz?
 
M.Ö.13 Mayıs 34 -Gaius Sallustius Crispus, Romalı tarihçi (d. MÖ 86)
13 Mayıs 1782 - Daniel Solander, İsveçli botanikçi (d. 1733)
13 Mayıs 1809 - Molla Veli Vidadî, Azeri şair ve din adamı (d. 1709)
13 Mayıs 1832 - Georges Cuvier, Fransız bilim insanı (d. 1769)
13 Mayıs 1835 - John Nash, İngiliz mimar (d. 1752)
13 Mayıs 1871 - Daniel Auber, Fransız besteci (d. 1782)
13 Mayıs 1878 - Joseph Henry, Amerikalı fizikçi (d. 1797)
13 Mayıs 1884 - Cyrus McCormick, Amerikalı mucit ve tarım makineleri üreticisi (d. 1809)
13 Mayıs 1885 - Friedrich Gustav Jakob Henle, Alman hekim (d. 1809)
13 Mayıs 1904 - Gabriel Tarde, Fransız yazar, sosyolog, kriminolojist ve sosyal psikolog (d. 1843)
13 Mayıs 1916 - Sholom Aleichem, Ukraynalı Yidiş dili yazarı (d. 1859)
13 Mayıs 1921 - Jean Aicard, Fransız roman ve oyun yazarı, şair (d. 1848)
13 Mayıs 1930 - Fridtjof Nansen, Norveçli gezgin, bilim adamı, diplomat, Nobel Barış Ödülü sahibi (d. 1861)
13 Mayıs 1938 - Charles Edouard Guillaume, Fransız fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1861)
13 Mayıs 1939 - Mark Lambert Bristol, Amerikalı asker (d. 1868)
13 Mayıs 1956 - Aleksandr Fadeyev, Sovyet yazar (d. 1901)
13 Mayıs 1961 - Gary Cooper, Amerikalı sinema oyuncusu (d. 1901)
13 Mayıs 1974 - Jaime Torres Bodet, Meksikalı diplomat, yazar, eski UNESCO Genel Direktörü (d. 1902)
13 Mayıs 1975 - Marguerite Perey, Fransız fizikçi (d. 1909)
13 Mayıs 1980 - Erich Zepler, Elektronik mühendisi ve satranç kompozitörü (d. 1898)
13 Mayıs 1982 - Kara Karayev, Azeri besteci (d.1918)
13 Mayıs 1985 - Mildred Scheel, Almanya'nın eski first ladysi ve doktor (d. 1932)
13 Mayıs 1988 - Chet Baker, Amerikalı caz müzisyeni (d. 1929)
13 Mayıs 2001 - Jason Miller, Amerikalı aktör ve oyun yazarı (d. 1939)
13 Mayıs 2005 - Eddie Barclay, Fransız plak yapımcısı (d. 1921)
13 Mayıs 2008 - Saad el-Abdullah es-Salim es-Sabah, Kısa bir süre için 15 Ocak 2006 – 24 Ocak 2006 tarihleri arası Kuveyt emiriydi (d. 1930)
13 Mayıs 2009 - Achille Compagnoni, İtalyan dağcı ve kayakçı (d. 1914)
13 Mayıs 2009 - Norbert Eschmann, İsviçreli eski millî futbolcu (d. 1933)
13 Mayıs 2013 - André Bord, Fransız siyasetçi (d. 1922)
13 Mayıs 2013 - Joyce Brothers Amerikalı psikolog (d. 1927)
13 Mayıs 2015 - Nina Otkalenko, Rus atlet (d. 1928)
13 Mayıs 2016 - Rodrigo Espíndola, Arjantinli futbolcu (d. 1989)
13 Mayıs 2016 - Baba Hardev Singh, Hintli mistik ve guru (d. 1954)
13 Mayıs 2017 - John Cygan, Amerikalı oyuncu, komedyen ve seslendirme sanatçısı (d. 1954)
13 Mayıs 2017 - Bernard Bosson, Fransız merkez sağ siyasetçi, eski bakan (d. 1948)
13 Mayıs 2017 - Manuel Pradal, Fransız film yönetmeni ve senarist (d. 1964)
13 Mayıs 2018 - Edgardo Angara, Filipinli siyasetçi ve avukat (d. 1934)
13 Mayıs 2018 - Glenn Branca, Amerikalı besteci ve yazar (d. 1948)
13 Mayıs 2018 - Margaret Kidder, Kanadalı-Amerikalı oyuncu (d. 1948)
13 Mayıs 2018 - Baadur Tsuladze, Gürcü aktör, film yönetmeni, senarist ve yayıncı (d. 1935)
13 Mayıs 2019 - Unita Blackwell, Amerikalı insan hakları aktivisti, yazar ve siyasetçi (d. 1933)
13 Mayıs 2019 - Doris Day, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı (d. 1922)
13 Mayıs 2019 - Jörg Kastendiek, Alman siyasetçi (d. 1964)
13 Mayıs 2020 - Afwerki Abraha, Eritre diplomatı (d. 1949)
13 Mayıs 2020 - Anthony Bailey, İngiliz yazar ve sanat tarihçisi (d. 1933)
13 Mayıs 2020 - Gaetano Gorgoni, İtalyan siyasetçi (d. 1933)
13 Mayıs 2020 - Riyad İsmet, Suriyeli yazar, eleştirmen, tiyatro yönetmeni, eski Kültür Bakanı (d. 1947)
13 Mayıs 2020 - Shobushi Kanji, Japon sumo güreşçisi (d. 1991)
13 Mayıs 2020 - Chedli Klibi, Tunuslu siyasetçi (d. 1925)
13 Mayıs 2020 - Keith Lyons, Galli-Avustralyalı eğitimci, yazar ve spor bilimleri uzmanı (d. 1952)
13 Mayıs 2020 - Patrick Simon, Fransız politikacı, diş hekimi (d. 1956)
13 Mayıs 2020 - Yoshio, Meksikalı şarkıcı (d. 1959)
 
Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.
 
Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Perşembe.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...
 
Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?