Arife ve Bayram günü şehit aileleri sokağa çıkmadan muaf tutulacak

 
Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.
 
Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:
 
İki arkadaş resim sergisini gezerken bir tablonun önünde durmuşlar. Biri:
-"Şuna bak!.." demiş "Güneşin doğuşunu ne güzel canlandırmış."
Arkadaşı düzeltmiş:
-"İmkânı yok, mutlaka güneşin batışıdır."
-"Belki öyledir. Ama nasıl oluyor da bu kadar kesin konuşabiliyorsun?" demiş arkadaşına adam.
Arkadaşı cevap vermiş:
-"Ressamı tanırım, sabahları on birden önce kalkmaz."
 
“Günün Sözü” olarak 18 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 114. doğum günü olan Amerikalı sinema oyuncusu Katherine Hepburn'ün bir sözünü paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.
 
"Ne istiyorsanız onu yaparsanız, en azından bir kişiyi memnun etmiş olursunuz."
 
“Günün Kitap Alıntıları” olarak 16 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız felsefeci, yazar Selahattin Hilav'ın kitaplarından alıntılar paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.
 
"Hiçbir şey kendisiyle özdeş kalamaz; her şey değişir ve gelip geçer."
 
Acı, insan varoluşunun temel olgusudur."
 
"Gerçek mutluluk dıştaki varlıklara gereksinim duymak; onlara bağlanmak değil, kendi kendine yetebilmektir."
 
"Felsefe sürekli bir 'hayır' deyiş aracılığı ile 'evet'i bulmaya çalışmaktır."
 
 
Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:
 
Dünyada kişi başına bir milyon karınca düşmektedir.
 
Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
İçişleri Bakanlığı'ndan flaş bayram genelgesi! Şehit aileleri muaf tutulacak
İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine “Şehit Ailelerinin Kabristan Ziyaretleri” konulu genelge gönderdi.
Genelgede, “ülkemizin bütünlüğü” ve “milletimizin birliği” için canlarını feda ederek şehadet şerbetini içen aziz şehitlerin aileleri için dini bayramlar vesilesiyle gerçekleştirdikleri şehitlik ziyaretlerinin özel zamanlar olduğu belirtildi. Devlet olmanın temel sorumluluğu şehit ailelerinin bu haklı taleplerine, salgınla mücadele tedbirlerini de göz önünde bulundurarak karşılık vermek ve onların gönül rahatlığıyla şehitleriyle buluşmalarını sağlamak olduğu ifade edilen genelgede, şu hususlar belirtildi:
*Şehit aileleri, Arife ile Ramazan Bayramı’nın birinci gününde şehitlik ziyaretleri açısından sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulacak.
*Bayram öncesinde valilik/kaymakamlıklar tarafından ilgili kurumlarla koordineli şekilde tüm şehit mezarlarının bakım/onarım çalışmaları ile temizlik işleri tamamlanacak.
*Şehit aileleri kabristan ziyaretlerine kendi istek ve imkanları doğrultusunda belirtilen günlerde diledikleri zamanda gidebilecek.
*Vali ve kaymakamların koordinasyonunda il/ilçe emniyet müdürlükleri veya jandarma komutanlıkları tarafından illerinde/ilçelerinde bulunan şehit aileleri ile önceden irtibat sağlanacak ve gerekli durumlarda şehit ailelerinin kabristan ziyaretleri için ulaşım aracı ve refakatçi personel görevlendirmesi yapılacak.
*Din görevlilerince şehitliklerde dua okunması için valilik/kaymakamlıklar tarafından il/ilçe müftülükleri ile gerekli koordinasyon sağlanacak.
*Şehit ailelerinin, şehitlik ziyaretlerinin huzur içerisinde gerçekleştirilebilmesi için vali ve kaymakamlar ile kolluk birimlerince gerekli hassasiyet gösterilecek.
 
İkizdere’ye giden bakan köylülerin tepkisiyle karşılaştı, alandan ayrıldı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İşkencedere Vadisi’nde yapılacak olan taş ocağı için açılan yol çalışmalarını yerinde inceledi. İkizdere’ye AKP’lilerden oluşan heyetle gelen Bakan Karaismailoğlu köylülerle görüştü ancak tepkilerle karşılaştı. Köylüler doğalarının tahrip edilmesine tepki gösterirken bakanın, “2 sene dolmadan çıkıp gideceğiz” sözlerini sarf ettiği duyuldu. Köylüler ise, “Çocuklarımız dahi burada oynayamıyor, siz olsaydınız burada yaşayabilir miydiniz? Biz taş ocağını istemiyoruz” diye tepki gösterdi. Bakanın “Hepinize teşekkür ederim” demesinin ardından köylülerin tepkileri katlanarak artmaya devam etti, uğultular yükseldi. “Taş ocağına hayır, vadimize dokunmayın” sloganları atılmaya başlandı. Bakan Karaismailoğlu tepkiler üzerine arkasını dönüp korumaları eşliğinde makam arabasına binerek alandan ayrıldı. Bakanın ayrılışıyla kalabalıktan yuhalama sesleri yükseldi. Köylüler, “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Bakana tepkiler İkizdere’nin farklı noktalarında devam etti. Bakanın araç konvoyuyla geldiği yolun üstünde bazı köylüler nöbet tuttu. Bakan Karaismailoğlu kendisini bekleyen bölge halkıyla görüşmeden vadiden ayrıldı. Bakan, İkizdere ilçe merkezinde basın açıklamasında bulundu. Köylüler ile uzlaşma sağlayamayan Bakan Karaismailoğlu, “Köylülerle istişarelerimiz devam ediyor. İnşallah bölgeyi fazla rahatsız etmeden, bu bölgede eğer etkilenecek 10 tane ağaç varsa yerine 100 tane ağaç dikeceğiz” açıklaması yaptı. Bakanın ’10 ağaç kesip 100 tane ağaç dikeceğiz’ açıklamaları da ayrıca tepki çekti. Taş ocağına karşı çıkan 7 kişilik bir grupla görüştüğünü de söyleyen Bakan Karaismailoğu, vatandaşlara iş, daha çok ağaç, daha az tahribat vaatleri verdi ancak halkın itirazlarını dinlemeden arabasına binerek gitti. Saatlerce bekleyen bazı köylüler ise, Bakan Karaismailoğlu ile görüşemediklerini ileri sürdü. Köylü bir kadın, “Sabahtan beri bekliyoruz. Donduk. Yazık günah değil mi bize? Hiç muhatap bile olmadı bizimle. İki kelime edemeden bindi arabasına gitti” dedi. Başka bir kadın da “Muhatap olmadı bizimle. Sözümüzü bile dinlemedi. Zaten bizi korumaları bastırdı. O da çıktı gitti. Konuşamadık” diye  tepki gösterdi. Bakan Karaismailoğlu’nun çok sayıda araç ve korumayla İkizdere’ye gelmesi dikkat çekti. Bakanı bekleyen köylülerin önünde güvenlik güçleri bekledi. CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “Devletin tüm imkanları millete hakaret edenleri korumak için kullanıyor. Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cengiz İnşaat İkizdere’de rahat inşaat yapabilsin diye koruma ordusuyla Rize’ye geldi” diyerek tepki gösterdi.
 
İmamoğlu'ndan Erdoğan'ın kayıp atlarla ilgili sözlerine yanıt
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında yürütülen 'el bağlama' ve 'HDP'li belediyeyi ziyaret etme' konulu incelemelerle ilgili yeni açıklamalar yaptı. Bu gibi suçlamalarla, 'kendisine cumhurbaşkanlığı adaylığının ve sonrasında seçimi kazanmasının yolunun açıldığı değerlendirmeleri yapıldığını' hatırlatan İmamoğlu, "O zaman gidin bunu, 'bence suçlu' diyeni araştırın, bunları o yapıyor çünkü" dedi. Fox TV'de Çalar Saat programında İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtlayan İmamoğlu, Diyarbakır'da HDP'li belediyeye ziyareti ile ilgili başlatılan inceleme için de açıklama yaptı. İmamoğlu, "Ben gittiğim her ilde belediyeyi ziyaret etmek isterim. AK Partili belediyeler de dahil hepsinden randevu isterim. Orada da gittik. Kayyum konusunda da benim tutumum bellidir. Bugün de bellidir. Hatta bir de Atatürk portresi hediye ettik. 'En güzel duvarınıza asarsanız seviniriz' dedik. 'Duvarı siz seçin, birlikte asalım' dediler" şeklinde konuştu. İmamoğlu, kayıp atlarla ilgili olarak da konuştu. AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik sözlerine de değinen İmamoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye çağrıda bulunduğu açıklamasında şunları kaydetti:
"1179 atı teslim aldık. 860'ını sahiplendirdik. Kime? Tarım Bakanlığı'nın da işbirliğiyle beraber bize başvuran kurum ve kuruluşlara sahiplendirdik. Bu atları satın alan biz Tarım bakanlığı ile işbirliği yaptık, sonra bütün nakliyesini her şeyini biz üstlendik. Bu götürüp teslim ettiğimiz atların hepsine çip takıldı. Biz takmadık bakanlık taktı. Çip bizim tarafımızdan değil, Tarım Bakanlığı tarafından takip ediliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız soruyor nerede o atlar diye. Sayın Pakdemirli bir açıklama yapsana. Kayıp at varsa bunu bulacak olan Tarım Bakanlığı. Dörtyol'da bir olay ortaya çıktı. Bunlar çipliydi. Takibi onlar yapacak biz değil. Tarım Bakanlığı'na ait sorumluluk nerede, hangi ilçeye verilmişse o ilçenin tarım müdürlüğünde. Dönüp dönüp 'Ekrem İmamoğlu atlar nerede?' Allah'tan korkun."
Geçtiğimiz günlerde AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da "81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası" programı'nda, kendisine yöneltilen soruları yanıtlamıştı. Erdoğan, bir gencin sorusu üzerine Adalar'daki atlarla ilgili şunları söylemişti:
"Her şeyden önce adalardaki atların bir canlıya yakışmayacak şartlarda çalıştırılması ve muhafazası uzunca bir süredir bizim de gündemimizdeydi. Bu konuda eski büyükşehir belediye başkanımız rahmetli Kadir Topbaş ve Mevlüt Uysal çeşitli çalışmalar yapmışlardı ancak bu hazırlıklar uygulanamadan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yönetim değişti. Ardından da hâlâ ne olduğuna dair tatmin edici bir açıklama yapılamadığı müessif hadise yaşandı. Hayvan hakları konusunda ortalığı toza dumana katanların bu hususta hiç ses çıkarmamaları da ayrı bir ikiyüzlülük örneğidir. Hadi konuşsanıza, niye konuşmuyorsunuz? Sesinizi çıkarsanıza niye çıkarmıyorsunuz? Bu işin ideolojik boyutu olamaz. Hayvanlara acımanın ideolojik boyutu tam aksine olması lazım. Nedir? O hayvanı seveceksin ve onların bu ıstıraptan kurtulması için ne gerekiyorsa yapacaksın. Bize haber geldi, İçişleri Bakanım beni aradı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da yanındaydı. Ben dedim ki, 'Ne gerekiyorsa yapalım.' Söyledikleri burada elektrikli araçlar kullanabilir miyiz? Hayırlı olsun, kullanın yeter ki bu hayvanlar bu ıstırabı çekmesin. İstanbul'un atlarına dahi sahip çıkıp hesabını veremeyenlerin diğer konularda neler yaptıklarını düşünmek dahi istemiyoruz. Hiç şüphesiz tüm bu olup bitenleri İstanbul halkı ile milletimiz görüyor, değerlendiriyor günü geldiğinde bunların hesabı sandıkta feraset sahibi tüm İstanbullular tarafından sorulacaktır, ben buna inanıyorum."
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Erdoğan'a yanıt vermişti.
İmamoğlu, "Keşke bana "Neden elini arkadan bağladın?" incelemesi yerine Adalar'daki atlarla ilgili inceleme başlatsaydınız. Geçmişten bugüne yaşanan fayton zulmünü yıllarca kimlerin görmezden geldiği, kimin çözüm ürettiğiyle ilgili tüm süreçlerin inceleneceği bir soruşturma talep ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
 
Meral Akşener’den İstanbul Sözleşmesi mesajı: Vazgeçmeyeceğiz
Cumhurbaşkanı kararnamesiyle bir gecede çıkıldığı duyurulan ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin (İstanbul Sözleşmesi) imzalanmasının 10. yılı dolayısıyla sosyal medyada #İstanbulSözleşmesi10yaşında paylaşımları yapıldı.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de sosyal medya hesabından videolu paylaşımda bulundu. Kamera karşısına geçen Akşener, “Gözlerinizi kapattığınızda nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?” diye sordu, kadınlar “Devleti yönetenlerin öldürülen kadın sayısıyla övünmediği, anayasal haklarımızı çiğnemediği, bir gecede hiçe sayılmadığımız bir Türkiye” diye yanıtladı. Akşener, videonun sonunda “Bunların hiçbiri aslında hayal değil. Böyle bir Türkiye mümkün. Bir şey değişir ve her şey değişir. Bir zihniyet değişir ve tüm hayatımız değişir. Yeter ki inanalım. Kadınlar, çocuklarımızı ve ailemizi koruyabiliriz. Mutlu ve huzurlu bir Türkiye’yi hep birlikte kurabiliriz. Kadınları, çocuklarımızı ve ailemizi korumak için yeniden; ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!’ diyebiliriz. Yeter ki vazgeçmeyelim, biz vazgeçmeyeceğiz” mesajını verdi.
 
Ekrem İmamoğlu’nun sözleri sonrası John Kerry: Şaşırdım
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, C40 Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu'nun (C40 Cities) düzenlediği çevrimiçi toplantıya katıldı. ABD'nin desteğiyle gerçekleştirilen “Yeşil ve Adil İyileşme Çabalarını İyileştirmek” konulu sanal toplantıya katılan dünyanın 21 farklı şehrinin yerel yöneticileri, ABD Başkanlığı İklim Özel Elçisi, eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'e çeşitli sorular yöneltti. Toplantının açılış konuşmasını yapan Los Angeles Belediye Başkanı ve C40 Başkanı Eric Garcetti, pandemi ve iklim değişikliği konularında ulusal hükümetlerin daha azimli ve iş birliği içinde olmaları gerektiğine vurgu yaptı. Garcetti'nin ardından söz alan Milano Belediye Başkanı ve C40 Küresel Belediye Başkanları COVID-19 İyileşme Görev Gücü Başkanı Giuseppe Sala ise yeşil ve adil iyileşmeye olan ihtiyaçlar ile şehirlerin somut eylemleri konulu bir konuşma gerçekleştirdi.
ABD Başkanlığı İklim Özel Elçisi Kerry de konuşmasında, iklim değişikliği üzerinde durdu ve bu konuda şehirlerin rolüne dikkat çekti. Konuşmaların ardından katılımcı belediye başkanları, 2 dakikalık süre içerisinde, konuşmalarını gerçekleştirdi ve Kerry'e birer soru yöneltti.
Konuşmasında; COVID-19, iklim eylem planı ve atık-enerji yönetimi konularına değinen İmamoğlu, şunları söyledi:
* COVID-19 pandemisinin yıkıcı sonuçlarını gözlemlediğimiz bu günlerde, yakın gelecekte en az onun kadar yıkıcı sonuçlar doğurması beklenen iklim değişikliği konusunu göz ardı etmemek gerekmektedir.
* Bu konuda, Türkiye'nin C40 üyesi tek şehri İstanbul adına, C40'ın vizyonundan faydalanmaktan ve bu vizyonu üye olmayan şehirlere yaymaktan gurur duyuyoruz.
* Önümüzdeki süreçte, C40 bünyesinde daha aktif olarak yer almak ve C40 liderliği içerisinde çok daha güçlü pozisyonlarda temsil edilmek arzusundayız.
* İstanbul'un iklim eylemlerinden kısaca bahsetmek isterim. Birincisi; sürdürülebilir toplu ulaşım.
* İstanbul, raylı sistemler inşasında dünyada ilk 5 şehir içerisinde yer almaktadır. Bu çerçevede, EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) ile ‘Yeşil Şehir Aksiyon Planı' mutabakatına imza attık.
* Bu anlaşma ile 25.5 kilometrelik yeni metro ağı inşa sürecimiz başlayacaktır. Bu kapsamda, düşük vasıflı iş gücüne istihdam sağlayacağız.
* Atık yönetimi ve enerji yönetimi üzerinde durduğumuz diğer önemli konudur. İnşa ettiğimiz Atık Yakma ve Enerji Üretim tesisi ile 16 milyonluk nüfusun ürettiği atıkların yüzde 17'sinden kurtulmayı sağlayacağız.
* Enerji tüketiminde ise yenilenebilir kaynakların payını 2024 itibariyle yüzde 18'e çıkaracağız. Yağmur tünelleri ve diğer alt yapı projeleri ile İstanbul'un bugün ve gelecekte daha dirençli bir şehir olması için sürekli bir şekilde çalışıyoruz.
İstanbul olarak, ABD'nin iklim değişikliği konusuna güçlü bir şekilde eğildiğini görmekten dolayı memnun olduklarını vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi:
* Bunun tüm ulusal hükümetler için de bunun bir örnek teşkil etmesini ümit etmekteyiz. Elimizde mevcut olan tüm yöntemleri ve araçları kullanıyoruz, ancak tüm belediyelerin bu bağlamda eşit şansa sahip olmadığını söylemeliyiz.
* Örneğin, 16 milyonluk bir şehirde etki yaratmak büyük bir mücadele gerektiriyor, özellikle de ulusal ve uluslararası mali desteğin mevcut olmadığı durumlarda.
* İstanbul'un önemli iklim değişikliği inisiyatifleri var ancak ulusal ölçekte planlar üzerinde yapılan değişiklikler tüm sürece zarar verebilir.
* Bu sebeple, iş birliği içinde bulunmamız ve tüm ilgili mali ve siyasi yöntemleri kullanarak planların gerçekleştirildiğine emin olmamız çok önemli.
İmamoğlu'nun ardından tekrar söz alan Kerry, Türkiye'den sadece İstanbul'un C40 bünyesinde yer almasına şaşırdığını belirterek, “Bizim daha çok insanı, daha çok şehri masaya getirebilmemiz lazım. Böylece sesimizi daha fazla yükseltebiliriz” dedi. Kent yönetimlerinin ve hükümetlerin hesap verebilir olmasının önemine dikkat çeken Kerry, bunun temel bir politika olduğuna vurgu yaptı.
 
WhatsApp’ın sözleşme için uzattığı süre bitiyor: 15 Mayıs’tan sonra kullanıcıları neler bekliyor?
Anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın güncellediği gizlilik sözleşmesi için 15 Mayıs’a uzatılan süre bitiyor. Gizlilik sözleşmesini kabul etmeyenlerin hesaplarındaki işlevsellik azaltılıp, sınırlı kullanım olacak. Şirketten yapılan ilk açıklamada bu tarihten sonra yeni gizlilik sözleşmesini kabul etmeyenlerin hesaplarının önce askıya alınacağı ardından silineceği yönündeydi. Ancak son yapılan yazılı açıklamada, hesabının askıya alınmayacağı dile getirildi. Şirketin son yaptığı açıklamaya göre 15 Mayıs’tan sonra sözleşmeyi onaylamayan kullanıcıları bekleyen sorunlar:
*15 Mayıs'tan sonra hiç kimsenin hesabı silinmeyecek ya da fonksiyonları kaybolmayacak. Bir süre daha sürekli olarak sözleşme hatırlatması yapılacak.
*Sözleşme uyarısı bir süre sonra kalıcı hale gelecek ve halen onaylamamış kullanıcıların hesaplarında işlevsellik azaltılacak.
*Sohbet listenize erişemeyeceksiniz. Ancak size yapılan telefon ve video aramalarını yanıtlayabileceksiniz.
*Eğer WhatsApp bildirimleriniz açıksa size gelen mesajlara yanıt verebileceksiniz ya da kaçırdığınız aramaları siz başlatabileceksiniz.
*Sınırlı kullanım birkaç hafta sürecek eğer halen kabul etmediyseniz WhatsApp'ı kullanamayacaksınız.
 
Yok olduğu düşünülen Anadolu parsı, Cudi eteklerinde görüldü
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü 3'üncü Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Şırnak Şube Müdürlüğü ve Ekoiz Çevre Danışmanlık firması yükleniciliğinde yürütülen ve Şırnak ilinin biyoçeşitlilik araştırması kapsamında kurulan fotokapanlarla, soyu tükendiği düşünülen Anadolu parsına ait üç fotoğraf elde edildi. Proje kapsamında elde edilen sonuçlar ve parsın Türkiye'de yaşadığına dair bilimsel makale, Prof. Dr. Ahmet Karataş, Dr. Şafak Bulut ve Dr. Burak Akbaba'dan oluşan ekip tarafından yayımlandı. Üç akademisyenle Şırnak DKMP Şube Müdürü Orhan Kalay ve DKMP uzmanları Cengiz Koç ve Edip Çevik'in de katıldığı çalışmalar kapsamında, Şırnak'ta birçok noktaya kurulan fotokapanlardan elde edilen binlerce görüntü içinden, 3 Anadolu parsı fotoğrafı da çıktı. Prof. Dr. Karataş, Dr. Bulut ve Dr. Akbaba'nın 5 Mayıs 2021'de Almanya'da Zoology in the Middle East dergisinde yayımlanan makalesinde, Anadolu parsının son yıllarda elde edilen en belirgin ve ilk canlı fotoğrafları da bulunuyor. Makalede, şu bilgilere yer verildi:
"Parsın (Panthera pardus) 20'nci yüzyılın sonlarına doğru Türkiye'de soyu tükenmiş veya yok olma eşiğinde olduğu düşünülüyordu. Bununla birlikte, son 20 yılda Türk-Irak sınır bölgesinden yerel halk tarafından öldürülen parslar bildirildiği gibi, türün hayatta kalıp kalmadığını öğrenmek için bu bölgelerde arazi araştırmaları yaptık. 2018 ve 2019 yıllarında Türkiye'nin güneydoğusundaki Mardin, Siirt ve Şırnak illerinde 150'den fazla yerde fotokapan denen otomatik çekim yapan kameralar kuruldu. Bunlardan ikisinde ve muhtemelen aynı bireye ait üç pars fotoğrafı elde etmeyi başardık. Temmuz ve Aralık 2018 ve Kasım 2019'da çekilen fotoğraflar, Cudi Dağı'nın kuzey yamaçlarındaki iki farklı yerden. Önceki kayıtlarla birlikte, bu gözlemler Türk-Irak sınır bölgesinde küçük bir pars popülasyonunun hayatta kaldığını göstermektedir. Cudi Dağı, Türkiye, Irak ve İran arasında hareket eden parslar için bir koridor görevi görebilir. Kayıtlarımız, Türkiye'de ve doğal ortamda canlı bir parsa ait olduğu gibi, ülkemizde parsın varlığını sürdürdüğüne dair kanıtlar içermektedir."
Uzun yıllar sonra parsın Anadolu'da yaşadığını ortaya koyan bu ilk fotoğrafların fotokapanlarla çekildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Karataş, "Binlerce fotokapan görüntüsü içinde peş peşe çekilmiş serileri saymaz isek Anadolu parsının 3 görüntüsü bulunuyor. Şırnak DKMP Müdürlüğü ile birlikte Şırnak ilinin biyoçeşitlilik çalışmaları sırasında ortaya çıkan bir ekip çalışması" dedi.
Anadolu Parsı'nın varlığına ilişkin yıllardır çalışmalar yaptıklarını ve Türkiye'nin her yerini gezdiklerini söyleyen Prof. Dr. Ahmet Karataş, "Rastgele fotokapanlar kuruluyor ve ne var ne yok envanter çalışmaları yapılıyor. Aynı bölgede sırtlan, porsuk gibi diğer türler de çıktı. Envanter çalışması sırasında binlerce fotokapan görüntüsü içinde bunlar da denk geldi. Anadolu parsı bilim dünyasında ilk defa 1856 yılında İzmir'in Nif Dağı'nda vurulan bir örnekle tanıtılıyor. O günden beri, yani yaklaşık 160 yıldan fazladır Türkiye'de bu hayvanın varlığını biliyoruz" dedi. 1974'te Ankara Beypazarı'nda vurulan ve MTA'da doldurulmuş olarak sergilenen Anadolu parsını hatırlatan Prof. Dr. Karataş, “Ondan sonra 1976'da Kuşadası Dilek Yarımadası Milli Parkı'nda vuruluyor ve o gün bugündür hep bir efsane gibiydi. Hem basın hem de sosyal medya üzerinde birçok fotoğraf yayımlandı. Bazısı post olarak yerde yayılmış haldeydi. Ama büyük kısmı spekülatif görüldü" diye konuştu. Giresun, Tunceli, Erzincan, Artvin, Bitlis gibi illerden sürekli bu gibi post veya ölü bireylere ait görüntüler geldiğine işaret eden Prof. Dr. Karataş ama bunların ispatını yapmanın çok zor olduğunu vurguladı. En son Diyarbakır'da 5-6 yıl evvel Çınar ilçesinde vurulan parsı hatırlatan Prof. Dr. Karataş, “O zaman başladı dedikodular, sosyal medyada 'Bu bizim mi, İran'ın mı, Kafkasya'nın mı?' Zaten ne zaman böyle ilginç bir şey bulunsa hemen 'yurt dışından gelmiştir' yaklaşımı söz konusu oluyor. Yani bizim doğamızda 1850'li yıllara kadar aslanın yaşadığını bile söylüyoruz. 1900 başlarında üç tür ceylanımız var ve daha nice hayvan türünün yaşadığını biliyoruz. Bugün ceylan iki tür kaldı. Anadolu'da yaşadığına dair çita, aslan hep bilimsel yayınlarda geçiyor. Ama bir kısmı bunların soyu tükenmiş bir kısmı ceylanda olduğu gibi varlığını sürdürüyor. Bizde bir şey görüldüğünde yani illa kökenini yurt dışına dayandırmak gerekmiyor" dedi.
Dr. Burak Akbaba ise Şırnak'ın, bozulmamış doğal yapısı sayesinde, özellikle ekolojik gereksinimleri yüksek olan büyük memeli türler için farklı birçok ekosistem yapısında çeşitli habitat tiplerine ev sahipliği yaptığına dikkat çekti. (DHA)
 
Test de azalıyor aşılama oranı da!
İktidarın ‘tam kapanma’ dediği ancak uzmanların ‘genişletilmiş kısıtlamalar dönemi’ diye adlandırdığı kısıtlamaların 11’inci günü geride kaldı. Ancak, bu süreçte yaygın test ve aşılama yapılması gerekirken hem günlük test sayılarında hem de günlük aşılama sayılarında büyük oranda düşüş var. Günlük Covid-19 test sayısı 20 Nisan’da 322 binlerde iken 20 günde yüzde 38 oranında azalarak 9 Mayıs’ta 197 binlere kadar geriledi. Günlük aşılama oranı ise sadece bir haftada yüzde 87 düştü. 3 Mayıs’ta toplam 432 bin Covid-19 aşısı yapıldığı belirtilirken 9 Mayıs’ta sadece 55 bin doz aşı yapıldı. Günlük test ve aşılama oranındaki düşüşü BirGün’e değerlendiren Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz, şunları söyledi: “Biz kısmi kısıtlamalar dönemine test stratejimizi değiştirerek, yaygın test yaparak ve aşılamayı arttırarak girebilseydik bu kısıtlamadan daha fazla faydalanabilirdik. Ancak, bu ikisi de olmadı. 12 -18 Nisan haftasında günlük ortalama test sayımız 311 bindi. Fakat, 3-9 Mayıs haftasında günlük ortalama test sayımız 235 bine düştü. Bunun da temel sebebi, yalnızca belirtileri olana ve bazı temaslılarına test yapılması. Bu salgının başından beri değişmiyor. Türkiye test stratejisini gözden geçirmeli. Yaygın test için de kapasitemiz var.” Farklı testler kullanılarak testin yaygınlaştırılabileceğini belirten Yavuz, “Örneğin ABD’de yaygın tarama için acil kullanım onayı alan ve hızlı sonuç veren antijen testlerinin de kullanılabileceği belirtildi” dedi. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaygın test yaparak yayılımı artıracağını düşündüğümüz gruplarda vakayı yakalamaya çalışmamız lazım. Avrupa’nın bir kesimi de bunu yapıyor. Farklı gruplarda taramaları yaygınlaştırmış durumdalar. Çok fazla insanla teması olan ve bu anlamda yayılım açısından risk oluşturacak gruplarda yaygın test yapıyorlar. Elbette bunu yaparken aşılamanın da hızlanması gerek. Türkiye’nin geçen yıl haziran ayındaki açılmasında, 2 Haziran’da 786 vaka vardı. 1 Haziran’da çok hızlı bir şekilde açıldığımız için bu düzey korunamadı. Son bir haftada ise günlük vaka ortalamamız 22 bin civarında. Önümüzdeki dönem bu oran düşse bile çok yüksek bir noktadan başlayacağız gevşeme dönemine. Mutasyon tehlikesinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Açılma veya gevşeme dönemi, gelecek aylarımızı belirleyecek.”
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerilerinin Türkiye’de uygulamadığını ifade eden Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala ise şunları kaydetti: “2020 yılının Mart ayında DSÖ bu salgınla baş edebilmek için yapılacak en önemli şeyin test politikasını doğru saptamak olduğunu ifade etti. DSÖ, hastalık bulgularını gösterenlere test yapılması gerektiği belirtildi ve Türkiye bunu yapıyor. DSÖ bulgu gösterenlerle temas eden herkese test yapılması gerektiğini de belirtti; ancak Türkiye bunu yapmıyor.”
Prof. Dr. Pala, DSÖ’nün ayrıca sağlıkçılar, güvenlik görevlileri veya gıda işletmelerinde çalışanlar gibi risk gruplarına periyodik test yapılmasını önerdiğini ama Türkiye’nin bu uyarıyı da dikkate almadığını kaydetti.
 
Cezaevlerinde semptom gösterenlere test yapılmadığı iddiası Meclis gündemine taşındı.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle üç ayrı soru önergesi veren CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, özellikle Bakırköy ve Silivri’deki cezaevlerine ilişkin vahim iddiaların olduğuna dikkat çekti. Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda revirin bile olmadığını, mahpusların hastalıklarını kendilerinin tespit edip ilaç temin ettiğini belirten Aydoğan, “Silivri’de de Covid testi yaptıranlara test sonuçları verilmemiş.Tutuklu ve mahkûmların sağlık haklarının korunması öncelikle devletin görevidir” dedi.
 
Coronalı hastalarda kullanılan bir ilaç daha tartışmaya açıldı
Bilim insanları bir yıldan bu yana Covid-19 hastalarına verilen Hidroksiklorokin’den sonra Favipiravir ilacını da sorgulamaya başladı. Türk Tabipler Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, Favipiravir ilacı kullandığı için karaciğer testleri bozulan ve ciddi yan etkileri olan hastaların görüldüğünü söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün kullanılmama tavsiyesi verdiği, TTB ile uzmanlık derneklerinin 12 ay boyunca uyarmasına rağmen Covid-19 hastalarında kullanılan Hidroksiklorokin'den sonra, Favipiravir de tartışılma konusu oldu. Pandemi Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, dünyada sık kullanılan Favipiravir ile ilgili literatürde bir kafa karışıklığının olduğunu söyledi.
Kılınç, “Uygulamada bu ilacı kullandığı için karaciğer testleri bozulan ve ciddi yan etkileri olan hastaları görüyoruz. Dolaysıyla bu anlamda yeni rehbere  baktığımızda 50 yaş üstü ve başka hastalıkları olan hastalarda kullanılsın gibi bir tanımlama var. Bunu kullanılan ilaca olan güvenin az olduğunu gösteren bir işaret gibi kabul edebiliriz” dedi. Başka bir sorunun da kan sulandırıcı ilaçlarla ilgili yaşandığını söyleyen Kılınç, “Çok gereksiz ve ihtiyacı olmayan hastalarda çok yaygın şekilde kullanılıyor. Hem atardamardaki pıhtılaşmayı engelleyen ilaçlar ile toplardamardaki pıhtılaşmayı önleyen ilaçlar birlikte kullanılıyor. Bunun sonucunda da hastalarda beklenmedik, durduğu yerde hayatını kaybetmesine sebep olan ciddi kanamalar ortaya çıkıyor” diyerek birçok yerden bu mesajları aldıklarını kaydetti. Kan sulandırıcı ilaçların tedavilerde mutlaka kullanılması gerekiyorsa, hastane koşullarında uygulanması gerektiğini kaydeden Kılınç,  “Tedavilerde ihtiyaç varsa hastane koşullarında uygulanmalı, evde hiçbir şekilde Covid-19 hastasına bu tedaviler önerilmemeli. Ya da hastalar taburcu olurken, doktor uygun görüyorsa uygulanan doz ve süre olarak hekim tarafından belirlenerek önerilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
İngiltere'de koronavirüs ölümleri sıfırlandı!
İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda'da, bugün açıklanan verilere göre son 24 saatte Covid nedeniyle ölen kimse olmadı. Galler'de ise bugün Covid nedeniyle ölenlerin sayısının dört olduğu duyuruldu.
 
 
"Günün Şiiri" köşemizde sizlerle bugün 53. doğum günü olan şair A.Galip'in bir şiirini paylaşmak istiyorum. Nice mutlu, huzurlu, sağlıklı yıllar diliyorum değerli şaire...
 
HÜZÜN
 
 
YANKI
 
I
 
Silemediğim bir sırrı tarihin
Avuçlarımda bir damla civa
Anı ve yankı olarak kaldı bende
 
II
 
Anıların yankılanmayacağı
Sığınaklar aradım
Issızlıklar
Unutuluş
Göç ettiğim her mekana
Geç ulaştım
Tüten ocaklar
İzi belli çadır yerleri
Kurtulamadığım aynı döngü
Biriken ürperti
Canhıraş çığlıklar
 
III
 
Bütün sırlarımı
Görünmez bir mürekkeple
Boynumdaki hamaylıya yazdım
Sanki yalnızca dilsizler
Bir sırrı saklarmış gibi
Dilimin ucunda biriken ürpertiyi kestim
Kül bastım yarama
Ve yeniden bir göçe dönüştüm
 
IV
 
Bana çöl sessizliğinin dilini
Sabrın alfabesini öğreten
Rüzgar tanrıçası
Boynumda koparıp hamaylımı
Kırık bir ok olarak veda etti
 
V
 
Gözlerinden dokunamıyorum sana
Göçmen kuşlar uçuyor gözlerinde
Gözlerinde ayrılıklar yankılanıyor
Ayrılık hüznü
Hüzün aşkı örtüyor
 
VI
 
Giden birinin ardından
Kırık bır ok atılmaz
Direndin
Vakit doldu ey kalbim
 
VII
 
Aah...
 
 
A. Galip
 
 

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

 
Dünya Hemşireler Günü
Her yıl 12 Mayıs günü “Dünya Hemşireler Günü” olarak kutlanır. Ülkemizde 1964’ten beri kutlanmaktadır. Dünya Hemşireler Günü olarak bu günün seçilmesinin sebebi; modern hemşireliğin kurucusu olarak tarihe geçmiş bir isim olan Florence Nigthingale’nin doğum günü olmasıdır. 12 -18 Mayıs tarihleri de “Hemşirelik Haftası” olarak kutlanmaktadır.
Gece gündüz demeden sağlığımız için çalışan, hayatımız ve sağlığımız için emek harcayan, insan hayatının kutsallığından ödün vermeksizin, her türlü özveri ve gayretle mesleğini icra etmeye çalışan tüm hemşirelerimizin “Dünya Hemşireler Günü” kutlu olsun.
 
Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?
 
12 Mayıs 1621 - Piteå, İsveç'te şehir konumuna alındı.
12 Mayıs 1820 - Modern hemşireliğin kurucusu, Kırım Savaşı sırasında Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'nda da görev yapan İngiliz hemşire Florence Nightingale, İtalya'nın Floransa kentinde doğdu. Kendisine "Lambalı Kadın" adı takılmıştı.
12 Mayıs 1871 - Paris Komünü, ayrılık halinde kadınlara nafaka hakkı tanıdı.
12 Mayıs 1881 - Fransızlar tarafından işgal edilen Tunus'ta, Bardo Antlaşmasıyla Tunus Fransız Protektorası kuruldu.
12 Mayıs 1916 - İrlanda'nın Birleşik Krallık'den bağımsızlığını ilan eden Paskalya Ayaklanması'nın öncüsü ve İrlanda'nın ilk marksist işçi önderlerinden James Connolly kurşuna dizildi.
Japon İmparatorluğu'nda Tokkō adı verilen antikomünist "düşünce polisi" birlikleri, 1938
12 Mayıs 1925 - Japon İmparatorluğu'nda siyasi muhalefeti topluca bastırmak için, Barış Koruma Kanunu adlı antikomünist yasa yürürlüğe girdi.
12 Mayıs 1929 - İlk Tıp Bayramı, Haydarpaşa Tıp Fakültesi'nde kutlandı.
12 Mayıs 1940 - Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde, Tekirdağlı Hüseyin, altıncı kez başpehlivan oldu.
12 Mayıs 1947 - İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi'nde yetişen 10 sanatçının oluşturduğu, "Onlar Grubu" kuruldu.
12 Mayıs 1949 - Sovyetler Birliği'nin 11 ay süren Berlin ablukası kalktı.
12 Mayıs 1951 - Yıkıcı gücü, Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan bombaların 100 katı büyüklüğünde olan ilk hidrojen bombası denemesi, Büyük Okyanus'taki Eniwetok Atolü'nde yapıldı.
12 Mayıs 1965 - Doğu Pakistan'da (bugünkü Bangladeş) kasırga çıktı: 10 binin üzerinde insan öldü.
12 Mayıs 1965 - Sovyet uzay aracı "Luna 5", Ay yüzeyine çarptı.
12 Mayıs 1965 - Batı Almanya ile İsrail arasında diplomatik ilişki kuruldu.
12 Mayıs 1967 - CHP'den ayrılan Turhan Feyzioğlu ve arkadaşları, Güven Partisi’ni kurdu.
12 Mayıs 1967 - Pink Floyd grubu, Birleşik Krallık'ta "Queen Elizabeth Hall"da, Dünyada ilk "quadrofonik" rock konserini düzenledi. Quadraphonic sistemde ses, dört ayrı hoparlör grubuna, dört ayrı kanaldan gönderiliyordu.
12 Mayıs 1976 - Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Türkiye'de büro açma isteği kabul edildi.
12 Mayıs 1978 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'nca, liselerde okutulan ahlak dersi ve müfredat programları ile ders kitapları uygulamadan kaldırıldı.
12 Mayıs 1978 - Ankara'nın Dışkapı semtindeki YIBA Çarşısı, tüp patlaması nedeniyle yandı: 49 kişi öldü, 100 kişi yaralandı.
12 Mayıs 1979 - TÜSİAD, gazetelere "Gerçekçi Çıkış Yolu" başlıklı, Ecevit Hükûmeti'ni eleştiren tam sayfa ilan verdi.
12 Mayıs 1992 - Nelson Mandela, Uluslararası Atatürk Barış Ödülü'nü insan hakları aksatımları nedeniyle geri çevirdi.
12 Mayıs 1994 - Kayıp olan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan, başına iki kurşun sıkılmış halde ölü bulundu.
12 Mayıs 1998 - İstanbul'da, Hollanda ve Türk polisinin ortak çalışması sonucu, deniz yoluyla İtalya ve Hollanda'ya gönderilmek istenen, uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin'in amcasının oğlu Nizamettin Baybaşin'e ait 10 trilyon lira değerinde eroin ve afyon sakızı ele geçirildi.
12 Mayıs 1998 - Silahlı saldırıya uğrayan İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal, ağır yaralandı.
12 Mayıs 2001 - TBMM'de Türk Telekom'un özelleştirilmesine olanak sağlayan Telekom Yasası, 209 oyla kabul edildi.
12 Mayıs 2002 - Eski ABD Başkanlarından Jimmy Carter, Küba'ya gitti. Carter, 1959 devriminden beri Küba'yı ziyaret eden ABD Başkanlığı yapmış ilk siyasi şahsiyet oldu.
12 Mayıs 2005 - AİHM, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasında, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılama, uzun süre gözaltında tutma, idam cezası ile yargılamayı düzenleyen üç maddesini ihlal ettiğine karar verdi. Mahkeme, Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanmasını tavsiye etti.
12 Mayıs 2006 - Almanya'da Stern dergisinin her yıl verdiği "Basın ve Düşünce Özgürlüğü Ödülü", Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'e verildi.
12 Mayıs 2006 - Batı'nın, Hamas Hükümetine verdiği ambargo cezası, Filistin halkını açlıkla vurdu.
12 Mayıs 2005 - Taşucu'nda, Taşucu Atatürk Evi açıldı.
12 Mayıs 2008 - Çin'de Siçuan depremi: Yaklaşık 70000 kişi öldü.
12 Mayıs 2010 - Rusya ile Türkiye arasında vize anlaşması imzalandı.
 
Bugün kimlerin doğduğuna gelince:
 
12 Mayıs 1670 - II. August, Lehistan kralı (ö. 1733)
12 Mayıs 1806 - Johan Vilhelm Snellman, Fin yazar ve devlet adamı (ö. 1881)
12 Mayıs 1812 - Edward Lear, İngiliz sanatçı, illüstratör, müzisyen, yazar ve şair (ö. 1888)
12 Mayıs 1820 - Florence Nightingale, İngiliz hemşire ve hastane reformcusu (ö. 1910)
12 Mayıs 1820 - John Casey, İrlandalı geometrici (ö. 1891)
12 Mayıs 1842 - Jules Massenet, Fransız besteci (ö. 1912)
12 Mayıs 1855 - Anatoli Lyadov, Rus besteci (ö. 1914)
12 Mayıs 1906 - Samed Vurgun, Azeri şair (ö. 1956)
12 Mayıs 1907 - Katherine Hepburn, Amerikalı sinema oyuncusu (ö. 2003)
12 Mayıs 1910 - Dorothy Crowfoot Hodgkin, İngiliz kimyager ve Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1994)
12 Mayıs 1914 - Bertus Aafjes, Hollandalı şair (ö. 1993)
12 Mayıs 1918 - Julius Rosenberg, Amerikalı casus (ö. 1953)
12 Mayıs 1921 - Cor van der Hoeven, Eski Hollandalı millî futbolcu (ö. 2017)
12 Mayıs 1935 - Hüseyin Alp, Millî basketbolcu (ö. 1983)
12 Mayıs 1937 - George Carlin, Amerikalı komedyen (ö. 2008)
12 Mayıs 1940 - Abbas Abdulla, Azeri şair (ö. 2019)
12 Mayıs 1942 - Michel Fugain, Fransız şarkıcı ve besteci.
12 Mayıs 1961 - Rafael Aranda, Katalan kökenli mimar.
12 Mayıs 1966 - Çelik Erişçi, Müzisyen, şarkıcı ve besteci.
12 Mayıs 1966 - Stephen Baldwin, Amerikalı oyuncu, yönetmen, yapımcı ve yazar.
12 Mayıs 1968 - A. Galip, Şair, eleştirmen, yazar ve felsefeci.
12 Mayıs 1968 - Emin Gürsoy, Oyuncu.
12 Mayıs 1972 - Pınar Aylin, Şarkıcı.
12 Mayıs 1974 - Tolga Çevik, Komedyen ve oyuncu.
12 Mayıs 1976 - Turgut Tunçalp, Tiyatro ve sinema oyuncusu.
12 Mayıs 1977 - Onur Saylak, Oyuncu ve yönetmen.
12 Mayıs 1978 - Malin Akerman, Kanadalı model ve oyuncu.
12 Mayıs 1981 - Rami Malek, Amerikalı oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü sahibi.
12 Mayıs 1982 - Esra Erol, Sunucu ve TV programcısı.
12 Mayıs 1984 - Ceyda Sinan, Basketbolcu.
12 Mayıs 1990 - Melih Mahmutoğlu, Basketbolcu.
12 Mayıs 1992 - Malcolm David Kelley, Amerikalı oyuncu.
 
Bugün kimler ölmüş derseniz?
 
12 Mayıs 705 - Abdülaziz bin Mervan, Mısır valisi (d. 649)
12 Mayıs 1003 - II. Sylvester, 2 Nisan 999'dan 1003'teki ölümüne kadar Papa olarak görev yapmıştır (d. 946)
12 Mayıs 1700 - John Dryden, İngiliz şair, eleştirmen, çevirmen ve oyun yazarı (d. 1631)
12 Mayıs 1859 - Sergey Timofeyoviç Aksakov, Rus yazar (d. 1791)
12 Mayıs 1884 - Bedřich Smetana, Çek besteci (d. 1824)
12 Mayıs 1897 - Willem Roelofs, Felemenk ressam, hakkak, litografisit ve tasarımcı (d. 1822)
12 Mayıs 1916 - James Connolly, İrlandalı marksist işçi lideri ve Paskalya Ayaklanması öncüsü (d. 1868)
12 Mayıs 1918 - Vasili Radlof, Rus doğu bilimci (d. 1837)
12 Mayıs 1919 - Tahsin Nahit, Şair ve oyun yazarı (Mîna Urgan'ın babası) (d. 1887)
12 Mayıs 1927 - Vilhelm Thomsen, Danimarkalı dil bilimci ve Türkolog (d. 1842)
12 Mayıs 1957 - Erich von Stroheim, Avusturya doğumlu film yönetmeni ve aktör (d. 1885)
12 Mayıs 1970 - Nelly Sachs, Şair, yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1891)
12 Mayıs 1972 - Arkadiy Plastov, Sosyalist gerçekçilik akımının öncülerinden olan Rus Sovyet ressam (d. 1893)
12 Mayıs 1973 - Monika Ertl, Alman belgesel yapımcısı ve yönetmeni, eylemci ve silahlı örgüt üyesi (d. 1937)
12 Mayıs 1985 - Jean Debuffet, Fransız ressam (d. 1901)
12 Mayıs 1994 - Eldar Hasanov, Azerbaycan Ulusal Kahramanı (d. 1965)
12 Mayıs 1995 - Giorgio Belladonna, İtalyan briç oyuncusu (d. 1923)
12 Mayıs 1999 - Saul Steinberg, Amerikalı karikatürist (d. 1914)
12 Mayıs 2001 - Alexei Tupolev, Sovyet uçak tasarımcısı (d. 1925)
12 Mayıs 2001 - Didi, Brezilyalı futbolcu (d. 1928)
12 Mayıs 2001 - Perry Como, Amerikalı şarkıcı (d. 1912)
12 Mayıs 2005 - Ömer Kavur, Film yönetmeni (d. 1944)
12 Mayıs 2005 - Selahattin Hilav, Felsefeci, yazar ve çevirmen (d. 1928)
12 Mayıs 2007 - Irena Sendler, Polonyalı Hümaniteryanist (d. 1910)
12 Mayıs 2008 - Robert Rauschenberg, Amerikan ressam, heykeltıraş, fotoğrafçı, baskıcı ve performans sanatçısı (d. 1925)
12 Mayıs 2011 - Harrison Chongo, Zambiyalı millî futbolcu (d. 1969)
12 Mayıs 2012 - Eddy Paape, Belçikalı çizgi roman yazarı (d. 1920)
12 Mayıs 2013 - Kenneth Waltz, Amerikalı siyasetçi (d. 1924)
12 Mayıs 2014 - Cornell Borchers, Litvanya doğumlu Alman oyuncu (d. 1925)
12 Mayıs 2014 - H. R. Giger, sürrealist ressam, heykeltıraş ve set tasarımcısı ve film yönetmeni (d. 1940)
12 Mayıs 2014 - Selim Sesler, Müzisyen ve klarnet virtüözü (d. 1957)
12 Mayıs 2015 - Cecil Jones Attuquayefio, Ganalı millî futbolcu ve teknik direktör (d. 1944)
12 Mayıs 2016 - Mike Agostini, Trinidad ve Tobagolu atletizm sporcusu (d. 1935)
12 Mayıs 2016 - Heyecan Başaran, Tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1927)
12 Mayıs 2016 - Susannah Mushatt Jones, Amerikalı en uzun yaşayan kişi (d. 1899)
12 Mayıs 2017 - Louis Boyer, Fransız fizikçi, bürokrat ve siyasetçi (d. 1921)
12 Mayıs 2017 - Mauno Koivisto, Finlandiya'nın dokuzuncu cumhurbaşkanı (d. 1923)
12 Mayıs 2017 - Henri Termeer, Amerikalı biyoteknoloji uzmanı, idareci ve girişimci (d. 1946)
12 Mayıs 2017 - Yu So Chow, Çinli aktris ve opera sanatçısı (d. 1930)
12 Mayıs 2017 - Oleksandr Zadorojniy, Ukraynalı siyasetçi (d. 1960)
12 Mayıs 2018 - Tessa Jowell, İngiliz İşçi Partisi üyesi kadın siyasetçi (d. 1947)
12 Mayıs 2018 - Antonio Mercero, İspanyol televizyon yönetmeni ve senarist(d. 1936)
12 Mayıs 2019 - Machiko Kyō, Japon aktrist (d. 1924)
12 Mayıs 2019 - Nasrallah Butros Sefir, Lübnanlı Hristiyan üst düzey din adamı (d. 1920)
12 Mayıs 2020 - Renée Claude, Kanadalı aktris ve pop şarkıcıs (d. 1939)
12 Mayıs 2020 - Morris Hood III, Amerikalı politikacı (d. 1965)
12 Mayıs 2020 - Astrid Kirchher, Alman fotoğrafçı sanatçısı (d. 1938)
12 Mayıs 2020 - Clarence Mini, Güney Afrikalı doktor, apartheid karşıtı aktivist, özgürlük savaşçısı, insan hakları aktivisti (d. 1951)
12 Mayıs 2020 - Michel Piccoli, Fransız sinema oyuncusu (d. 1925)
12 Mayıs 2020 - Ernest Vinberg, Sovyet-Rus matematikçi (d. 1937)
12 Mayıs 2020 - Mischa de Vreede, Hollandalı şair ve yazar (d. 1936)
 
Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.
 
Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Çarşamba.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...
 
Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?