Buzla Bahar Arasında

Günlerin tekdüzeliğini bozan kitaplar yetişiyor insanın imdadına. Bir durumu dönüştürmenin süreci, onun yıkımını ve yeni durumun oluşmasını sağlar. İçsel bir devrim mi söz konusu olan? Kişiye göre farklı mı, harareti, coşkusu, sarsıntısı? Bilmem ama benim için kitaptan kitaba geçerlilik kazanıyor zaman ve atmosfer değişiklikleri. Bu satırları yazdıran da yeni bir kitap; ‘Buzla Bahar Arasında’ (*)…

Varoluş serüveninin, uç bir noktasında ve elbette uçlarda bir kitap yazmış, yazarOlcay Kasımoğlu’ (**). Uçlarda dediğimin diğer bir anlamı konuyu anlatış biçimi. Yani tiyatro oyuncularına verilen talkım, “Grotesk” bir çalışmadır. Yazılı metnin, ‘sinopsis’in içine girebilmektir. Bu kitapta ‘Kasımoğlu’ kendisini konuya dâhil ederken şaşırtan bir biçimde bu “Grotesk” yaklaşıma kendini de yaklaştırıyor. Kısaca tam bir konsantrasyon…

Felsefeden kaynak alan biraz da alaysı tepki biçemi! Tüm bunların ötesinde, yazım düzenine koyduğu matematiksel kurgu ve anlatım biçimine göre, daha birçok oylumlu ürün vereceğinden, şahsım adına gayet emin oldum. Ancak okur ne der bilmem… Bu nedenle okura şiddetle bu kitabı salık verir, okumalarını istirham ederim…

“…Dönüp baktığımızda öğretmen olmak isteyen doktor olmuş, doktor olmak isteyen birisi öğretmen

olmuştur. Herkes başkasının işini yapıyor. Kendine uymayan kalıpların içerisinde acı çekiyor. Günü bitirmeye çalışıyor, gün sayıyor, emekli olmanın düşüyle bir ömür heba ediyor. Hırsların çemberinde ruhunu zehirliyor. Oysa yaşamın bize çizdiği yol özgürlük ve güzelliklerle dolu. Buna karşı durarak bir ömrü heba etmeye değer mi?” (***).

Kasımoğlu’nun satır aralarında gizlenmiş bazı kelime nüansları var. Derinlemesine bakınca hissediliyor. Yaşamı, romanına düşürdüğü kahramanlarınca sorgulatılıyor, irdeliyor. Bu bağlamda da okunası bir kitap olmuş ‘Buzla Bahar Arasında’… Sert iklimin yarattığı koşullar nedeniyle, buz tutan bir soğuk ve baharın verdiği ılıman sıcaklık da yaşayan insanları doğayla buluşturuyor!

Yazar; insan bilincinin şavkıması, öyküsel ve duygusal gücün ve de ölümsüzlük arayışının simgelerinden biridir kesinkes. Bilinç denen şey hayatın dönüşümlerini algılayıp iyi okuyabilme, iyi gözlemleyebilme dinamosu mu? Sonrasında iyi aktarabilme… Yoksa başka bir uyanıklık hali mi, o yönlendirici ‘refleks’ ? Yaşamakla yaşananı anlamlı kılmak arasında, ince ayarlı nakış belleten? ‘Hayat’ adına elbette…

www. haberhurriyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?