Çilingirler uyardı: 7 Mayıs’tan itibaren anahtarınızı evde unutmayın,

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Bugün Hıdırellez.
Hıdırellez dün akşam başladı.
Bugün ikindi ezanında da bitecek.
Yani dileklerinizi gül ağacına asmak, evrene göndermek, niyet etmek için ikindi ezanına kadar vaktiniz var daha.
Ben kendim, çocuklarım, ailem, dostlarım ve tüm insanlar için en hayırlısını ve sağlık diliyorum.
Sizlerin de dilekleriniz gerçek olur inşallah...

Bugün gülümsemeyelim güne başlarken:
Bugün 6 Mayıs...
Bugün dileklerin gül ağacına, gençlerin darağacına asıldığı gün...
Bugün Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin 49.yılı...
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 1968 kuşağının ve gençlik hareketinin önde gelen isimleriydi. Devrimciydiler, devlete baş kaldırmışlardı. Başka bir dünya yaratmak için yola çıkmışlardı. Ancak 12 Mart rejimi için onlar sadece birer "terörist"ti. 6 Mayıs 1972 günü sabaha karşı da Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde idam edildiler.
Ruhları şad olsun.
Anılarına ve ruhlarına gelsin Can Baba'nın bu şiiri...

MARE NOSTRUM

En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

#CanYücel


“Günün Sözü”nü değil de bugün "Günün Mektubu"nu paylaşmak istiyorum:

Deniz Gezmiş’in babasına yazdığı son mektup…

“Baba,
Mektup elinize geçtiğinde ben aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye’de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara’da 1969’da ölen arkadaşım Taylan Özgür’ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul’a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım.

Oğlun Deniz Gezmiş. Merkez Cezaevi”

Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Kuzey Marmara Otoyolu'na 2 milyar lira 'garanti' ödemesi yapıldı

Kuzey Marmara Otoyolu'nu işleten ortaklığa, araç geçişleri sözleşmede öngörülen sınırların altında kalması nedeniyle (2020 yılı için) 2 milyar 150 milyon lira garanti ödemesi yapıldığı belirtildi. Garanti ödemesi yapılan bir diğer proje de Ankara-Niğde Otoyolu oldu. Bu projeyi üstlenen işletmeciye de (2020 yılı için) 150 milyon lira dolayında garanti ödemesi yapıldığı belirtiliyor. Habertürk'ün haberine göre, şirketlere yakın kaynaklar, ödemenin geçen hafta yapıldığını ifade etti. Karayolu bakım-onarım ve yapımını üstlenen diğer müteahhitlere de bayram öncesinde biriken alacaklarına karşılık da bir miktar ödeme yapılabileceği belirtiliyor. Tutar henüz netleşmedi. Yükleniciler, 1-2 milyar lira aralığında bir ödemenin beklendiğini kaydetti. Müteahhitlerin, Karayolları’ndan 14-15 milyar lira alacağı olduğu kaydediliyor.

Ekrem İmamoğlu'ndan 'kendinizi siz mi şikayet ettiniz' sorusuna yanıt

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurum tarafından geçtiğimiz günlerde satın alınan Fatih’teki Bulgur Palas da incelemelerde bulundu. İnceleme gezisinin ardından gazetecilerle bir araya gelen İmamoğlu, medya mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İmamoğlu hakkında, Fatih Sultan Mehmet Han’ın türbesine yaptığı ziyarette elleri arkasında yürümesiyle ilgili başlatılan ön incelemeyle ilgili soruya, “Bu tarz gülünç işlerle karşılaşıyoruz. Alıştık artık; ama yapmasınlar bunu. Devletimizin, milletimizin itibarını bu şekilde aşağıya çekmesinler. Bir şekilde devletin yetkili birimleri onlar, imza atıyorlar. Attıkları her imzada, binlerce yıllık devlet geleneğinin temsilcileri olduklarını unutmasınlar. Öyle hareket etsinler” yanıtını verdi.
İmamoğlu'nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
“Fatih Sultan Mehmet Han’ın türbesinde ellerinizi arkadan bağladığınız bir görüntü üzerine, bir ön soruşturma açıldı ve sizden de ifade istendi. Konuya ilişkin yorumlarınızı merak ediyoruz. Nasıl savundunuz kendinizi?”
- Savunmaya ihtiyaç duymadım açıkçası. Tabii ki yazılı bir savunma verdik. Arkadaşlarım detaylarını size paylaşırlar. Ama orada da duygularımı belli etmek zorunda da kaldım. Elbet hukuki birkaç cümle de vardır arkadaşlarımın eklediği; ama bu kadar absürt bir kavram, bu kadar kötü bir -soruşturma başlangıcı diyelim- sürecin ortaya konması, çok kötü bir ortam. Yani o kadar absürt ki, benim izlediğim ve incelediğim kadarıyla bu sabah, bu süreci başlatanın sahibi tam olarak. İş, bakanlıktan başsavcılığa, başsavcılıktan CİMER'e kadar gitti.
“Siz mi şikayet ettiniz kendinizi? Böyle iddialar var.”
- Absürtlük devam ediyor; yaratıcı, yaratıcı. Zaten gazetecilerin de tartışma biçimi çok acı. Ne yapalım şimdi? Bu soruşturma sürecini başlatan akla, buraya imza atan, onay veren, imza atan akla şunu soruyorum: O zaman şöyle bir durum doğdu artık. Birini elleri arkasında gezerken gördüğünüzde, hakaret etti diye başvurabilirsiniz ve bu karşılık bulur. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bir mezarlıkta, bir anıtın önünde eli arkada, rahmetli dedem eli arkada yürümeyi severdi. Bu bir alışkanlıktır yokuş yerlerde. Anlatayım işin ergonomisi açısından. Karadeniz’de rampa bir yerde yürürken, insanlar 90 derece duramaz. Bir eğimle yürürsünüz. Eğimle yürüdüğünüz zaman; -Karadeniz doğa bilgisi vereyim size- elinizi arkaya attığınızda bu size hem bir güç hem de merkezi bir denge yaratır. Karadenizliler bilir. Bu şekilde siz, o rampayı, güç yokuşları daha kolaylıkla çıkarsınız. Bu aslında bir güvencedir. Orada sizi güvenceye alır. Benim de o günkü geleneksel tavrımdan dolayı yaptığım yürüyüş biçimi üzerinden, böyle bir anlam çıkarabilmek ve bu anlamın oraya taşınması, bu anlam üzerinden soruşturma başlatma becerisinin ortaya konması müthiş yaratıcı. Benim dualarım yetmedi bu insanlara. ‘Allah akıl versin’ duasını yaklaşık iki buçuk senedir yapıyorum. Hâlâ da devam ediyorum; ama yetmedi. İstanbul’da herkes çıksa, inadına böyle yürümeye başlasa ne olacak? Herkes hakkında suç duyurusunda mı bulanacağız? Ne kadar saçma? Kamu yöneticilerinin akıl tutulması, geçen söyledim bu tarz insanlar milli bir spor, ata sporu geliştirdiler. Onların tek derdi Ekrem İmamoğlu’yla mücadele… Onların ata sporu bu.
“İfadeyi kime yolladınız?”
- Cevabımızı, bize tayin olunan müfettişe sunduk.
“Aynı inceleme kapsamında, HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ederek suçluyu övdüğünüz iddiası da vardı.”
- Ben, planlanmış bir Güneydoğu gezisinde, nikahını kıyma sözünü verdiğim bir genç delikanlının Batman’daki düğününe gittiğim bir gezide, o dönem Türkiye Cumhuriyeti kanunları ve yasalarına göre seçilmiş bir belediye başkanını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ait bir belediye başkanını, seçilmiş bir belediye başkanını ziyaret ettim. Ayrıntıya baktığınız zaman görmeniz gereken değerli bir detay var orada. Ziyaret ettiğimde, kayyumla ilgili fikrimi beyan ettim. Sadece orada değil, her yerde ettim. Hala da söylerim. Milletin iradesine karşı durulan her hususla ilgili açıklamamı yaptım, yapmaya da devam ederim. Ben, demokrasiye inanan bir insanım. Toplumun özgürlük duygularına inanan biriyim. Ayrıca bir detay daha var. Bunu ıskalamayın. Ben, oraya gittiğimde belediye başkanına, eşimle beraber bir Mustafa Kemal Atatürk portresi hediye ediyorum. Portreyi hediye ederken de bu portreyi belediye başkanlık makamının en güzel duvarına asmanızı arzu ediyorum diyorum. O da “Siz seçin, en güzel duvarı gösterin” oraya asacağım diye cevap veriyor. Bu kadar. Diyarbakır ilçe binasında bu kadar güzel, bu kadar milli, bu kadar değerli bir sohbeti yapıyoruz, çıkıyoruz. Buradan da bir arayış içinde olmak bir acizlik aslında; ama bunları yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.
“Çok sık ifadeniz isteniyor. Bu tarz içerik açısından sizleri şaşırtan ifade talepleri var mı?”
- İnsan hatırlamak bile istemiyor. Az önce örnek verdiniz ya, “Cimer’e sizin tarafınızdan şikayet edildi anlayışı”, bu aynı anlayış işte. Bin yıl düşünsek böyle bir şey aklımıza gelmez. Ya da milyon kere evrak imzalasam, orada bulunan yetki insanların yerinde olsam, böyle bir süreci başlatmam. Derim, “Hadi canım.” Böyle bir süreci başlatmam. Dolayısıyla, o kadar komik şeylerle karşılaşıyoruz ki. Karşılaşmaya devam edeceğiz. Bu aşamadan sonra görünüyor ki öyle. Ben şunu fark ettim: Milletimiz ilk diyaframdan güldü. Kahkahalarla güldü, espriler müthişti. Bu kararı verenlerle dalga geçtiler. İnanılmazdı; her yaştan insan, sanatçısından öğrencisine, ilkokul öğrencisine kadar insanlar güldüler buna. Bu tarz gülünç işlerle karşılaşıyoruz. Alıştık artık; ama yapmasınlar bunu. Devletimizin, milletimizin itibarını bu şekilde aşağıya çekmesinler. Bir şekilde devletin yetkili birimleri onlar, imza atıyorlar. Attıkları her imzada, binlerce yıllık devlet geleneğinin temsilcileri olduklarını unutmasınlar. Öyle hareket etsinler. “Bugün neyi kurtarıyoruz değil, biz, hangi devletin, hangi milletin birere yöneticisiyiz” diyerek imza atsınlar. Binlerce yıllık devlet geleneği. Öyle ya da böyle. Öyle bir devlet geleneği olmasaydı, 110 sene önce böyle bir binayı, böyle bir iş insanı yapamazdı. Onlar hep böyle bir yapının, geleneğin, büyüklüğün bir izi aslında. Bunu hissederek görevlerini yapsınlar. Israrım ve duam bu.

CHP’den çarpıcı kapanma raporu: Vefat sayısı yüzde 441 arttı
Tam kapanmaya geçilen 26 Nisan’dan 1 Mayıs’a dek Türkiye’nin her bir saatte 11 yurttaşını Covid-19 nedeniyle kaybettiğine dikkat çekildi. 1 Mart ile 1 Mayıs’ın vefat sayıları karşılaştırıldığında yüzde 441 artış yaşandığını vurgulayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi’nin hazırladığı raporda, aşıdaki tedarik sıkıntısının rakamlara yansıdığı belirtildi. İlgezdi, “25 Nisan-1 Mayıs arasında ilk doz aşısı yapılan yurttaş sayısı yüzde 35 azaldı” dedi.
İlgezdi, partisinin MYK’sine sunduğu raporda, Türkiye’de Covid-19 salgınının seyrine yönelik şu verilere yer verdi: 
- 1 Mart’ta 1215 olan ağır hasta sayısı, 2 ayda yüzde 190 artarak 3 bin 525’e ulaştı. 
- 1 Mart’ta 69 olan günlük vefat sayısı, 1 Mayıs’ta yüzde 441 artışla 373’e ulaştı.  
- Türkiye’nin aşı tedarikinde yaşadığı sıkıntı, 25 Nisan-1 Mayıs arasında yapılan ilk doz aşılarla ortaya çıktı. Geçen hafta yalnızca 637 bin 816 kişiye ilk doz aşı yapıldı. Bu sayı, 17-24 Nisan haftasında 980 bin 533 idi.
- 25 Nisan-1 Mayıs haftasında ilk doz aşısı yapılan yurttaş sayısı, bir önceki haftaya oranla yüzde 35 azaldı.
- Türkiye, haftada 637 bin kişi aşılayabilirken Almanya’da günlük aşılanma sayıları ortalama 800 bin civarında.
- Sağlık Bakanlığı’nın 17-24 Nisan haftası için illerde 100 binde haftalık vaka sayılarına göre, “çok yüksek risk” seviyesindeki illerin toplam nüfusu 82 milyona çıktı.
İlgezdi, “‘Kapanma’ adı altında çalışan nüfusun yüzde 61’ini sokağa döken ve muaf tutan bir ‘kısıtlama’ anlamsız ve yetersiz kalıyor” değerlendirmesinde bulundu.

40 yaş ve üzeri avukatlar öncelikli Kovid-19 aşı programına dahil edildi
Türkiye Barolar Birliğinin(TBB) sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Avukatlar, 40 yaş ve üzeri olmak üzere öncelikli aşı programına tanımlanmıştır. Randevular hemen alınabilir. 40 yaş altı, süreç içerisinde tanımlanacaktır." ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya desteklerinden dolayı teşekkür edildi.

Çilingirlerden uyarı: 7 Mayıs’tan itibaren anahtarınızı evde unutmayın, kapıda kalabilirsiniz
Yurttaşların 7 Mayıs’tan itibaren anahtarlarını evlerinde unutmaması gerekiyor. Çünkü İçişleri Bakanlığı’nın muafiyet listesinde çilingirler yer almadığı için onlara yardıma gelecek kimse yok. Ankara Anahtarcılar ve Çilingirciler Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Hazinedar, “7 Mayıs’tan sonra vatandaşımız kapıda kalmamaya özen göstersin, anahtarcı bulamayabilir” diye uyardı.
İçişleri Bakanlığı, 17 Mayıs’a kadar sürecek “ tam kapanma” döneminde sokağa çıkma yasağından muaf olacak meslekler listesinde çilingirler yok. Şimdilik yurttaşın talebine geçici olarak aldıkları ellerindeki belge ile yanıt veren çilingirler, genelgeye 95.29.04 sayılı NACE kodları eklenmezse 7 Mayıs’tan sonra sokağa çıkamayacak. Çünkü e-Devlet’ten muafiyet belgesi NACE kodlarına göre alınabiliyor ve onların meslek muafiyet tanımına alınmadı.
Yasaktan muaf tutulmamalarının yurttaşı mağdur edeceği uyarısında bulunan Ankara Anahtarcılar Kilitçiler ve Çilingirciler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Hazinedar, ANKA Haber Ajansı'na İçişleri Bakanlığı’nın genelgesinde muaf olanlar listesine kendilerinin de eklenmesi gerektiğini söyledi. “Dışarıda kalan vatandaşlar bu süreçte anahtarcı bulmakta güçlük çekti” diyen Hazinedar, polisinden askerine birçok kişinin “tam kapanma” döneminde kapıda kalabileceğini hatırlatarak, “Kamuda çalışan personel evinden çıkarken anahtarını içeride unutabiliyor, kilidi arızalanabiliyor” dedi.
Hazinedar, NACE kodları olmadığı için e-Devlet’ten muafiye belgesi alamadığı için sokağa çıkamadığını belirterek, “Vatandaşın mağduriyetine cevap veremiyoruz. Ya arka sokaklardan vatandaşa ulaşacağız ya da vatandaş 155’i arayıp yardım isteyecek” diye konuştu. Markete giden bir kişinin bile anahtarını evinde unuttuğu için çilingire ihtiyaç duyabileceğini kaydeden Hazinedar, 7 Mayıs 2021 tarihinden sonra yurttaşlara hizmet veremeyebileceklerini söyleyerek, “7 Mayıs en son gün. 7 Mayıs’tan sonra vatandaşımız kapıda kalmamaya özen göstersin, anahtarcı bulamayabilir” diye vurguladı.

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Hıdırellez Bayramı
İnanışa göre peygamber olan Hızır ile İlyas, her yıl 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece bir gül ağacı altında buluşmaktadır. Hızır peygamberin karada darda kalan kişilere yardım ve kılavuzluk ettiğine ve aynı zamanda bolluk getirdiğine, İlyas peygamberin de suların koruyucusu olduğuna inanılmaktadır. Bolluk ve bereketi simgeleyen kişiler oldukları için onların buluştuğu gün ayaklarını bastığı her yerin yeşerdiği, temas ettikleri her şeyin bereketlendiği ve şifa dağıttıkları kabul ediliyor. Dilek dileyenlerin gül dalına, ağaçlara bez bağlaması, hastaların çimenler üzerinde yuvarlanması, o gecenin suyuyla yıkanıp arınmaları bu inanıştan kaynaklanıyor.
Baharın habercisi olarak kabul edilen Hıdırellez, dünyanın farklı yerlerinde Ağrice, Altı Mayıs, Aya Yorgi, Aziz George, Bahar Bayramı, Ederlez, Eğrice, Eğrilce, Hederlez, Hıdrellez, Hiderlez, Hızır ile İlyas, İderlez, İlk Yaz, Mantifer, Mar Curcos, Ruz-ı Hızır (Hızır Günü) isimleriyle de anılıyor. Hıdırellez'i bayram olarak kutlayan Romanlar ise bu güne "Kakava" ismini veriyor.
Hıdırellez için farklı kutlama gelenekleri bulunuyor. Hıdırellez gelenekleri arasında en yaygın olanı gül ağacı altına dilek dilemektir. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdırellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır'ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdeleye bağlayıp gül ağacına asarlar. Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler. Hızır'ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler. Ondan sonra yaktıkları ateşin üstünden atlarlar.
Hıdırellezde baht açma törenleri de oldukça yaygın olarak uygulanan geleneklerimizdendir. Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”, Denizli ve çevresinde “bahtiyar”, Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”, Erzurum'da “mani çekme” adı verilir.
Hıdırellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denildiği de olur. Hıdırellez zamanı baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugün kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

6 Mayıs 1536 - İngiltere Kralı VIII. Henry, ülkedeki bütün kiliselerde İngilizce İncillerin bulundurulmasını emretti.
6 Mayıs 1877 - Sioux Kızılderililerinin şefi Crazy Horse (Çılgın At), ABD birliklerine Nebraska'da teslim oldu.
6 Mayıs 1889 - Eyfel Kulesi ziyaretçilere açıldı.
6 Mayıs 1889 - Osmanlı Devleti'nin de katıldığı, Uluslararası Paris Fuarı başladı.
6 Mayıs 1927 - İstanbul Radyosu ilk yayınına, Sirkeci'deki Büyük Postane binasının bodrum katında başladı.
6 Mayıs 1930 - Hakkâri'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde, 2514 kişi öldü.
6 Mayıs 1936 - Ankara'da Türkiye'nin ilk konservatuvarı olan Ankara Devlet Konservatuvarı kuruldu.
6 Mayıs 1937 - Dünyanın en büyük zeplini olan Hindenburg, havalandıktan kısa süre sonra alev aldı ve yanarak yere çakıldı. 36 kişinin öldüğü kazadan sonra bu taşımacılık yönteminden vazgeçildi.
6 Mayıs 1940 - John Steinbeck, The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri) adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.
6 Mayıs 1972 - Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi.
6 Mayıs 1976 - Kuzeydoğu İtalya'nın Friuli bölgesinde meydana gelen depremde 989 kişi öldü.
6 Mayıs 1983 - Batı Almanya'da Stern dergisinin bulduğu Adolf Hitler'in günlüklerinin sahte oldukları ortaya çıktı.
6 Mayıs 1988 - Norveç'te bir yolcu uçağı düştü: 36 kişi öldü.
6 Mayıs 1994 - Manş Denizi’nin altından İngiltere ile Fransa'yı denizden birbirine bağlayan Manş Tüneli açıldı.
6 Mayıs 1996 - Eski CIA Başkanı William Colby'nin cesedi, güney Maryland'da bir nehirde bulundu.
6 Mayıs 1996 - Anayol Hükümeti Adalet Bakanı Mehmet Ağar, cezaevleri genelgesi yayımladı. "Mayıs Genelgesi" adıyla anılan düzenleme, cezaevlerinde tepkiyle karşılandı. Siyasi tutuklu ve hükümlüler, 20 Mayıs'ta açlık grevine başladı. 12 kişi öldü. 27 Temmuz'da anlaşmaya varıldı.
6 Mayıs 2001 - Suriye'ye yaptığı bir gezi sırasında bir camiyi ziyaret eden Papa II. Jan Pol, bir camiye ayak basan ilk Papa oldu.
6 Mayıs 2002 - Jean-Pierre Raffarin, Fransa Başbakanı seçildi.
6 Mayıs 2002 - Hollandalı politikacı Pim Fortuyn, bir suikast girişimi sonucu öldürüldü.
6 Mayıs 2004 - Dünyada en çok izlenen 4 televizyon dizisinden biri olan Friends bitti. Son bölümünü ABD'de 2 milyon kişi izledi.
6 Mayıs 2019 - YSK (Yüksek Seçim Kurulu), AK Parti'nin olağanüstü itirazını değerlendirerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline karar verdi. Ekrem İmamoğlu'nun mazbatası iptal edildi. Yenilenecek seçim tarihi olarak 23 Haziran 2019 belirlendi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

6 Mayıs 1574 - X. Innocentius, Roma papası (ö. 1655)
6 Mayıs 1668 - Alain-René Lesage, Fransız yazar (ö. 1747)
6 Mayıs 1756 - Everard Home, İngiliz cerrah (ö. 1832)
6 Mayıs 1758 - Maximilien Robespierre, Fransız devrimci (ö. 1794)
6 Mayıs 1856 - Robert Peary, Kuzey Kutbu'na ilk kez ayak basan Amerikalı kâşif (ö. 1920)
6 Mayıs 1856 - Sigmund Freud, Avusturyalı psikiyatrist (ö. 1939)
6 Mayıs 1861 - Motilal Nehru, Hint aktivist (ö. 1931)
6 Mayıs 1868 - Gaston Leroux, Fransız gazeteci ve yazar (ö. 1927)
6 Mayıs 1871 - Victor Grignard, Fransız kimyager ve Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1935)
6 Mayıs 1872 - Ahmet Cemal Paşa, Osmanlı asker ve siyaset adamı (ö. 1922)
6 Mayıs 1895 - Rudolph Valentino, İtalyan asıllı Amerikalı sinema oyuncusu (ö. 1926)
6 Mayıs 1902 - Max Ophüls, Alman asıllı Fransız sinema yönetmeni ve yazar (ö. 1957)
6 Mayıs 1908 - Necil Kazım Akses, Senfonik müzik bestecisi (ö. 1999)
6 Mayıs 1912 - Ellen Preis, Avusturyalı eskrimci (ö. 2007)
6 Mayıs 1915 - Orson Welles, Amerikalı yönetmen (ö. 1985)
6 Mayıs 1929 - Paul Lauterbur, Amerikalı bilim adamı (ö. 2007)
6 Mayıs 1935 - Efkan Efekan, Sinema oyuncusu (ö. 2005)
6 Mayıs 1949 - Sezer Güvenirgil, Oyuncu ve şarkıcı.
6 Mayıs 1952 - Christian Clavier, Fransız oyuncu, yönetmen, yapımcı ve senarist.
6 Mayıs 1953 - Tony Blair, İngiltere Başbakanı.
6 Mayıs 1955 - Süheyl Batum, Hukukçu ve siyasetçi.
6 Mayıs 1958 - Haluk Ulusoy, İş adamı ve spor yöneticisi.
6 Mayıs 1961 - George Clooney, Amerikalı sinema oyuncusu.
6 Mayıs 1971 - Doğanay, Şarkıcı.
6 Mayıs 1992 - Byun Baek-hyun, Güney Koreli şarkıcı ve Exo müzik grubu üyesi.
6 Mayıs 1993 - Kim Dasom, Güney Koreli şarkıcı, Sistar grubunun üyesi ve oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

6 Mayıs 680 - Muaviye, Halife ve Emevi Hanedanının kurucusu (d. 602)
6 Mayıs 1709 - II. Alvise Mocenigo, Venedik Cumhuriyeti dükü (d. 1628)
6 Mayıs 1859 - Alexander von Humboldt, Prusyalı doğa bilimci ve kâşif (d. 1769)
6 Mayıs 1862 - Henry David Thoreau, Amerikalı yazar (d. 1817)
6 Mayıs 1862 - Pedro Gual Escandón, Venezuelalı avukat, politikacı, ve diplomattır (d. 1783)
6 Mayıs 1877 - Johan Ludvig Runeberg, Finlandiyalı şair (d. 1804)
6 Mayıs 1889 - Heinrich Gustav Reichenbach, Alman orkidolog (d. 1823)
6 Mayıs 1910 - VII. Edward, Büyük Britanya Kralı (d. 1841)
6 Mayıs 1932 - Paul Doumer, Fransa Cumhurbaşkanı (d. 1857)
6 Mayıs 1933 - Li Ching-Yuen, Çinli herbalist, savaş sanatçısı ve stratejist (d. 1677/1736)
6 Mayıs 1947 - Cafer Sayılır, Siyasetçi (d. 1888)
6 Mayıs 1951 - Henri Carton de Wiart, Belçika'nın 23'üncü Başbakanı (d. 1869)
6 Mayıs 1952 - Maria Montessori, İtalyan eğitimci (d. 1870)
6 Mayıs 1955 - Hüseyin Saadettin Arel, Besteci (d. 1880)
6 Mayıs 1963 - Theodore von Kármán, Macar fizikçi (d. 1881)
6 Mayıs 1970 - Feyhaman Duran, Ressam ve hattat (İbrahim Çallı kuşağı ressamlarından) (d. 1886)
6 Mayıs 1972 - Deniz Gezmiş, Sosyalist devrimci, öğrenci lideri ve siyasi aktivist (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun kurucusu) (d. 1947)
6 Mayıs 1972 - Hüseyin İnan, Sosyalist devrimci ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu kurucularından (d. 1949)
6 Mayıs 1972 - Yusuf Aslan, Sosyalist devrimci ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu kurucularından (d. 1947)
6 Mayıs 1972 - Fulbert Youlou, Kongolu siyasetçi (d. 1917)
6 Mayıs 1980 - Lola Cornero, Hollandalı film oyuncusu (d. 1892)
6 Mayıs 1992 - Marlene Dietrich, Alman asıllı Amerikalı aktris (d. 1901)
6 Mayıs 1993 - Ann Todd, İngiliz aktris (d. 1909)
6 Mayıs 1996 - Haluk Eczacıbaşı, İş adamı ve Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu emekli Üyesi (d. 1921)
6 Mayıs 2002 - Fayina Petryakova, Lviv Sanat Akademisi'nde etnoğrafya alanında profesör olan akademisyen (d. 1931)
6 Mayıs 2006 - Erdal Öz, Yazar ve yayıncı (Can Yayınları'nın kurucusu) (d. 1935)
6 Mayıs 2007 - Nükhet Ruacan, Caz sanatçısı (d. 1951)
6 Mayıs 2009 - Sima Eyvazova, Azerbaycanlı bir diplomat (d. 1933)
6 Mayıs 2012 - Lubna Agha, Pakistanlı/Amerikalı sanatçı (d. 1949)
6 Mayıs 2012 - Fehd el-Kuso, Yemenli İslamcı (d. 1974)
6 Mayıs 2012 - Yale Summers, Amerikalı oyuncu (d. 1933)
6 Mayıs 2013 - Giulio Andreotti, İtalyan Hristiyan Demokrat siyasetçi (1972-1992 arasında pek çok kez İtalya Başbakanı) (d. 1919)
6 Mayıs 2014 - Jimmy Ellis, Amerikalı ağır siklet boksör (d. 1940)
6 Mayıs 2015 - Errol Brown, Britanya asıllı Jamaikalı müzisyen ve şarkıcı (d. 1943)
6 Mayıs 2016 - Hannes Bauer, Alman caz müzisyeni ve tromboncu (d. 1954)
6 Mayıs 2016 - Patrick Ekeng, Kamerunlu millî futbolcu (d. 1990)
6 Mayıs 2016 - Margot Honecker, 1963-1989 yılları arasında Doğu Almanya Eğitim Bakanı (d. 1927)
6 Mayıs 2017 - Steven Holcomb, Amerikalı kızakçı (d. 1980)
6 Mayıs 2017 - Val Jellay, Avustralyalı karakter oyuncusu, şarkıcı, dansçı ve yazar (d. 1927)
6 Mayıs 2018 - Jack Chamangwana, Malavili millî futbolcu ve teknik direktör (d. 1957)
6 Mayıs 2018 - Paolo Ferrari, İtalyan oyuncu (d. 1929)
6 Mayıs 2019 - Pekka Airaksinen, Fin elektronik, caz müzisyeni ve besteci (d. 1945)
6 Mayıs 2019 - Max Azria, Tunuslu-Amerikalı moda tasarımcısı (d. 1949)
6 Mayıs 2019 - Anur Abu Bakar, Malezyalı futbolcu ve antrenör (d. 1971)
6 Mayıs 2019 - Gjermund Eggen, Norveçli eski kayakçıdır (d. 1941)
6 Mayıs 2019 - John Lukacs, Macar asıllı Amerikalı tarihçi (d. 1924)
6 Mayıs 2019 - Celil Oker, Polisiye roman yazarı (d. 1952)
6 Mayıs 2020 - Chrystelle Trump Bond, Amerikalı kadın dansçı, koreograf, sanat tarihçisi ve yazar (d. 1938)
6 Mayıs 2020 - Dmitri Bosov, Rus sanayici ve iş adamı (d. 1968)
6 Mayıs 2020 - Brian Howe, İngiliz rock şarkıcısı, gitarist ve söz yazarı (d. 1953)
6 Mayıs 2020 - Nahum Rabinovitch, Kanada doğumlu İsrailli Ortodoks haham ve posu (d. 1928)
6 Mayıs 2020 - Jacques Reymond, İsviçreli kayak antrenörü (d. 1950)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Perşembe.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?