Marketlerde çok sayıda ürünün satışına yasak geldi

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Fadime Temel'e seslenmiş:
-"Temel, şu kuzuyu kes de sana akşama nefis yemekler yapayum.."
-"Niçun? diye sormuş Temel.
Fadime öfkelenmiş:
-"Evliliğimizin onuncu yılı daaa…"
Temel umursamaz bir şekilde cevap vermiş:
-"Benim hatamı kuzu niye çeksun da?"

“Günün Sözü” olarak 138 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 203. doğum günü olan Alman düşünür Karl Marx'dan bir söz paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

Cehalet; ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtır.

“Günün Kitap Alıntıları” olarak 76 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 126. doğum günü olan yazar Mahmut Yesari'nin kitaplarından alıntılar paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

"Mehtaba bile hasret çekenlerin gözünü, elbette güneş rahatsız eder."

"İnsanlara, bütün açıklığı ve acılığı ile içini dökmenin hem doğru hem de faydası olmadığını görmüş, anlamıştı."

"Gelen günlerin biri, giden günlerden bir tanesini olsun beraber getirmedi, getirmiyor ve getirmeyecek."

 "İnsana, kendisinden başka yakın dost; insanın kendisinden başka yakın düşmanı yok."

"Gurur, kuvvetli insanların hakkıdır; zayıflara yaraşmaz. Sonunda palyaço olursun."

"Bugünler de geçecek. Geçecek ama ben benden geçmeden geçse."

Şuraya da evde kapalı kaldığımız günlerde kafayı yememek için bir web sitesi önerisi bırakayım:

Bu web sitesi sayesinde farklı evlerin pencerelerinden sokağa bakın. Şu an hanginiz hangi evin penceresinden nereye bakıyor?
* Web sitesi: window-swap.com

Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

Erkeklere yıldırım çarpma olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
Bakanlık 'kadın cinayeti' verilerini açıkladı, sosyal medyada tepki yağdı!
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek imzasıyla 19 Mart’ta feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Temmuz’da sona ereceğine ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda, “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin Türkiye Cumhuriyeti bakımından sona erme tarihinin 1 Temmuz 2021 olarak tespit edilmesine karar verilmiştir” ifadeleri kullanıldı. İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Temmuz’da sona ereceğine ilişkin kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından İçişleri Bakanlığı, ''Nisan ayında 17 kadın aile içi şiddet ve kadına karşı şiddet nedeniyle yaşamını yitirdi'' açıklamasını yaptı. 

Cumhuriyet'ten Ökkeş Taşkın'ın haberine göre; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün İstanbul Sözleşmesi feshedilmeden önce 34 kadının, feshedildikten sonra 25 kadının hayatını kaybettiği açıklamaya tepki gösterdi. “Bir ayda 25 kadının öldürülmesi devlet için övünülecek bir şey midir” diyen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, bu durumdan gurur duyulmaması gerektiğini dile getirildi. Açıklamada ayrıca, Emniyet’in verilerinin manipülasyona açık olduğu “Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yaptığı paylaşımdaki ‘hayatını kaybetti’ ifadesi, ölen kadınların erkek şiddetiyle mi öldürüldüğünü, şüpheli bir şekilde mi öldüğünü, doğal sebeplerden mi öldüklerini netçe belirtilmediğinden dolayı manipülasyona sebep olmaktadır” sözleriyle ifade edildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıklaması şöyle:
''Kamu kurumları veri açıkladıklarında hep aynı soruları soruyoruz: Kadın cinayeti verilerini neye göre tutuyorsunuz? Nasıl oluyor da kamu kurumlarının verilerinin detaylarını öğrenemiyoruz? Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yaptığı paylaşımdaki ‘hayatını kaybetti’ ifadesi, ölen kadınların erkek şiddetiyle mi öldürüldüğünü, şüpheli bir şekilde mi öldüğünü, doğal sebeplerden mi öldüklerini netçe belirtilmediğinden dolayı manipülasyona sebep olmaktadır. Bu husustaki bir diğer tartışma konusu da, devlet bir ayda kadın cinayetleri yüzde 26 azaldı diyerek 25 kadının öldüğünü söylüyor. Bir ayda 25 kadının öldürülmesi devlet için övünülecek bir şey midir? Bir ayda 25 kadının öldürülmesi az bir sayı mı? Kadınlar her gün meydanlarda ‘Ölmek istemiyoruz’ diye haykırırken, hayatta kalabilmek için mücadele ederken İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından 25 kadının ‘hayatını kaybetmesi’ gurur duyulacak bir şey gibi açıklanamaz''

Yeni kararla İstanbul Sözleşmesi’nin sona erme tarihi 1 Temmuz olarak açıklandı. Ancak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin ardından kadın cinayetlerinin azaldığını duyurmuştu. Soylu’nun sosyal medyada yaptığı değerlendirmeyi Anadolu Ajansı, “Bakan Soylu: İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin ardından kadın cinayetleri yüzde 26 azaldı” başlığıyla servis etmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) de Soylu'nun açıkladığı tabloyu paylaştı, sildi. Yeniden paylaşım yapılan EGM hesabından daha sonra şu mesaj servis edildi; "Kadına her türlü şiddetin birine dahi tahammül edemeyiz. Bunun için var gücümüzle çalışıyoruz. Defalarca yalanlamamıza rağmen teşkilatımıza yönelik aynı iftirayı devam ettiriyorlar. Suç duyurusunda bulunuyoruz. İstanbul sözleşmesi öncesi ve sonrası rakamlar'' diyerek Soylu'nun açıklaması paylaşıldı.

Dersim Katliamı'nın 84. yıl dönümünde siyasi partilerden ve kurumlardan tepki
Üzerinden 84 yıl geçen Dersim Katliamı resmi belgeler olmasına rağmen aydınlatılmadı. Resmi rakamlara göre, o dönem 16 bin kişi, resmi olmayan rakamlara göre ise 70 binin üzerinde kişi katledildi, on binlerce kişi sürgün edildi. Katliama ilişkin açıklama yapan siyasi partiler ve kurumlar, katliamın aydınlatılması talebini yinelediler.
Emek Partisi (EMEP) Dersim il örgütü yaptığı yazılı açıklamada on binlerce insanın kadın, erkek, çocuk, yaşlı, demeden öldürüldüğünü, yine on binlerce insan sürgün edildiğini, toprağından edildiğini, kız çocuklarının evlatlık verildiğini, erkek çocuklarının da YİBO’larda asimilasyon politikasının araçları haline getirildiği belirtilerek “Dersim Katliamını, katliam başlamadan önce özellikle Osmanlı’dan bu yana başlayan bir süreç olarak değerlendirmek gerekiyor. O günden bugüne Dersim bir ‘çıbanbaşı’ olarak görülmüştür. Bölgeye gönderilen müfettişlerin yazdığı raporlarda da Dersim’in tedip ve tenkil yoluyla bastırılması vurgusu yapılmıştır.” denildi.EMEP’in yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı Erdoğan 2011 yılın da ‘Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve literatürde böyle bir şey varsa ben özür dilerim.’ demişti. Ama şimdiye kadar devlet adına özür dilemek bir yana katliamla ilgili hiçbir adım atılmadı. Yeri geldiğinde muhalefeti sıkıştıracak siyasi bir malzeme olarak kullanıldı.” denilerek şu çağrılarda bulunuldu:
*Resmi Özür dilensin!
*Dersim 1937.38.39 sürecine dair bütün arşivlerin ve hakikatin tamamı kamuoyuyla paylaşılsın!
*Katledilenlerin yakınlarının onurlarını, itibarlarını ve haklarını iade eden resmî bir açıklama yapılsın!
*Kayıpların (çocuk-kadın-yaşlı) nerede oldukları araştırılsın, öldürülenlerin kimliklerinin tespiti için araştırma yapılsın!
*Katledilenlerin naaşları bulunsun, naaşlar tanımlansın yeniden defini için gerekli işlemler yapılsın!
*Dersim ismi ve eski yerleşim yeri isimleri iade edilsin!
*Seyit Rıza ve idam edilenlerin mezar yerleri ortaya çıkarılsın!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) il örgütünce yapılan açıklamada “Bugüne kadar denenen tüm baskı ve katletme politikaları ile çözülemeyen Dersim sorunu, halen kan ile çözülmek isteniyor. Dilimiz, inancımız ve coğrafyamız üzerindeki yasaklar hala devam etmektedir.” denildi.  Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “84 yıl önce yaşanmış bu kanlı tarihle yüzleşilebilmesi için resmi özür dilenmesi, 15 Kasım 1937 tarihinde idam edilen Seyid Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması, 1937-38 yıllarında ne kadar insanın katledildiğine dair arşivlerin açılması, kamuoyunda “Dersimin kayıp kızları” olarak bilinen, evlatlık verilmiş çocuklarla ilgili belgelerin açılması, sürgüne gönderilen insanlarımızın akıbetine dair belgelerin açıklanması ve Dersim isminin resmi olarak tekrar iade edilmesi ile ancak mümkün olabilir.”

Dersim Barosu yönetim kurulu da yaptığı yazılı açıklamada bugüne kadar devletçe herhangi bir resmi eylem ve işlemde bulunulmadığı hatırlatılarak “Bu durum insanlık vicdanını en az Tedip / Tenkil süreci ve sonrasında meydana gelenler kadar incitmiştir.” denildi. Açıklamanın devamında bir dizi talep sıralanarak “Dersim 1937-38-39 süreci ve sonrasında meydana gelen ihlâllerin doğru bir anlatımının uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk çalışmalarına yönelik dokümanlara dâhil edilmesini Avukatlık Kanunu’nun 76. ve 95. maddeleri hükümleri çerçevesinde talep ediyoruz” denildi.  

Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu’nun (ADEF) ortak yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve hükümetlerinin Dersim Tertelê’siyle bir an önce zaman kaybetmeden durup yüzleşmesi çağrısında bulunarak “Türkiye toplumu Dersim travmasından kurtulmalıdır. Dünya devletleri ve insanlık ailesi de Dersimlilerin bu çığlığına kulak vermelidir. Dersim Tertelesi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devleti evvela hiçbir günahı ve suçu olmadığı halde buna maruz kalan Dersimlilerden, sonra Türkiye toplumundan ve insanlık ailesinden resmi olarak özür dilemelidir. Dünyada pek çok örneği vardır; bu sebeple kurumsal olarak TBMM geçmişte yaptığı bu büyük hatayı bir kanunla düzeltmeli ve çıkarılacak bu yeni kanunla taleplerimizi yerine getirmelidir” denildi.

Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) yaptığı açıklamada aradan 84 yıl geçmesine rağmen inkârın ve asimilasyonun tüm boyutlarıyla devam ettiğine dikkat çekilerek “Mevcut sistem dünün referansları üzerinden hala yol alıyor. Kürt halkının talepleri söz konusu olduğunda, Ankara partileri anında ‘ulusal’ zırha bürünüyorlar. Dilimize, inancımıza ve coğrafyamıza saygı gösterilmiyor hala. Halkımızın en temel yurttaşlık hakları dahi söz konusu olunca ‘devletin bekası’ gibi soyut bir kavram ile çıkılıyor karşımıza. Dün insanlarımıza suç sayılan değerler bu günde bizlere suç sayılmaktadır” denildi.

Alankentliler: Taş ocağı istemiyoruz!
Ordu Kabataş ilçesi Alankent Mahallesi’ndeki taş ocağı alanına giden halk, tepki göstermeye devam ediyor. Alankent Belediyesi tarafından işletilen taş ocağında yaklaşık sekiz yıldır herhangi bir çalışma olmamıştı. Kabataş Alankent Mahallesi Alanbaşı Küme Evleri Mevki’nde Alankent Belediyesi tarafından işletildiği dönemde patlamalardan kaynaklı zarar gördüklerini belirten Alankent Alanbaşı Mahalle halkı, taş ocağının yeniden faaliyete getirilmek istenmesine tepki gösteriyor. Ordu Çevre Derneği’yle taş ocağı alanında toplantı yaptıktan sonra sık sık alanda toplanarak tepkilerini dile getiren Alankentliler, “Daha önce belediye tarafından işletilen taş ocağının bu kadar zararlı olacağını düşünemedik” diyerek aynı sıkıntıları yaşamak istemediklerini belirttiler. Alanbaşı Muhtarı Veli Altuntaş, mahalleliler olarak taş ocağına karşı olduklarını vurgulayarak, "Sokağa çıkma yasağı gelene kadar mahalle halkı her gün taş ocağı alanına gelerek tepki gösteriyordu. Yediden yetmişe hiçbirimiz istemiyoruz. Patlama olduğunda başımıza taş yağıyor. Artık istemiyoruz. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Gazetelerde, televizyonlarda haber oldu halkın tepkisi. Yetkililerden beklentimiz, mağduriyetimizi görmeleri ve taş ocağını iptal etmeleri" dedi. Taş ocağının eskisi gibi patlamalı olacağını belirten Mustafa Yabul, "Taş ocağı mahallenin üzerinde yer alıyor. Patlama yapıldığında taşlar mahalleye geliyor. Hem evler zarar görüyor hem de can güvenliğimiz tehdit altında oluyor. Artık korku içinde yaşamak istemiyoruz" dedi. Musa Akçil ise "Taş ocağı yapılan yer bizlerin çocukluğunun geçtiği yerdi. Oyunlarımızı burada oynardık. Piknik yapardık. Hayvanlarımızı burada otlatırdık. Ormanın ortasında, fındık bahçelerimizin içinde böyle bir taş ocağı istemiyoruz. Tozdan fındıklar, meyveler, sebzeler zarar görüyor. Patlama nedeniyle mahalleliler olarak korkuyoruz" diye konuştu. Hasan Yüksel de suya dikkat çekerek, "Taş ocağının bulunduğu yerde mahallemizin su deposu bulunuyor. Patlama nedeniyle depo da zarar görecek, su kaynağın da kaybolacak. Susuz kalacağız. Hatta patlama nedeniyle sularımız kirlenebilir. Yaşamımız için en önemli kaynak olan sudur. Suyumuzun korunması için de bu taş ocağı olmamalı. İstemiyoruz" dedi. Hacı Yabul da tepkili olduklarını söyleyerek, "Buraya sık sık gelip tepkimizi gösteriyoruz. Alankentliler olarak birlik içindeyiz. Hiçbirimiz onay vermiyor. Yetkililer sesimizi duysun, taş ocağı iznini iptal etsin. Taş ocağı ruhsat alanı içinde özel araziler bulunuyor. Hiçbirimiz arazilerimizi satmayacağız. Taş ocağı istemiyoruz. Geleceğimizi yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Hakkımızı korumak için her yolu deneyeceğiz" dedi. Ordu Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Coşkun Özbucak da "Toprağına, suyuna, ormanına, tarım arazisine, kısacası geleceğine sahip çıkan halkın talebi önemli. Taş ocağı istemiyorlar. Gördükleri zararın neler olduğunu onlar biliyor. Kimi para kazanmak için yaşam alanlarını yok ederken halk ise, geleceklerini tehdit eden taş ocağına karşı mücadele veriyor. Durum bu kadar net. Halk istemiyor, taş ocağı iptal edilmeli, alan düzeltilerek kullanılabilir duruma getirilmelidir" dedi.

İkizdereliler bilgilendirme toplantısını terk etti
İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat tarafından yapılacak olan taş ocağının yol yapımı devam ederken, proje karşı çıkan ve ormanları ve canlıları korumaya çalışan köylüler için bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Altyapı Geliştirme Müdürlüğü Genel Müdürü Yalçın Eyigün’ün katıldığı toplantıda gergin anlar yaşandı. Taş ocağı inşaatına karşı günlerdir mücadele eden halkı ikna etmek adına düzenlenen toplantıda bir vatandaş, “Buranın altında da üstünde de köyler var. Dinamitler patlatacaksınız, heyelanlar olacak. Üstünde bir tane daha taş ocağı var. Başka bir taş ocağı daha var. Projede dağıtım dosyasının adresinde Cengiz İnşaat görünüyor. Bakanlığı Cengiz İnşaata mı bağladınız. Bu devlet Cengiz inşaattan mı ibaret? ” diye haykırdı. İkizdereliler, karşı çıktığı projenin inatla yapılmak istendiğini belirterek tepkilerini dile getirdi. Taş ocağı yolu dışında ağaçlara dokunulmadığını söyleyen Müdür Eyigün’e bir katılımcı, “Yüz yıllık ağaçları yok ettiniz” diye cevap verdi. Devamlı bölgede olduğunu söyleyen müdüre bir köylü ise “Yalan söylüyorsun, bir gün bile yoktunuz. Artık dereden su içemiyoruz, marketten alıyoruz” diye konuştu. Bakanlık yetkilisi bölgede bulunan suyun nasıl korunacağı ile ilgili toplantı yaptıklarını ve proje hazırladıklarını söylemesi üzerine öfkelenen köylüler, “Bozduktan sonra toplantı yapıyorsunuz. Gerek kalmadı. Dere yok orada artık. Dereyi 2 operatör çöp haline getirdi. Doğayı, dereyi öldürdünüz” diye karşılık verdi. Toplantıya katılan İkizdere köylülerinin avukatı Yakup Okumuşoğlu, bölgede dere kalmadığını ifade ederek, “Dereyi çöp haline getirdiler. İki tane kepçe operatöründen başka kimse yok. Mühendis bile gönderilmemiş. Keşke gelip derenin halini görseydiniz. Bizi kandırmakla işlerin yürümeyeceğini anlardınız” dedi. Toplantının İşkencedere Vadisi’nde yapılmasını isteyen ve müdüre tepki gösteren İkizdereliler toplantı salonunu terk etti.

Haftalık vaka sayıları açıklandı: Tam kapanma vakaları düşürdü mü?
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından haftalık yüz binde vaka sayısını açıkladı.
Fahrettin Koca'nın açıklaması şöyle oldu:
"İllerimizde bir haftada 100.000 nüfusa karşılık gelen vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini ekte bulabilirsiniz. Tedbir ve kısıtlamalar bu haritayı her gecen gün daha iyi bir tabloya çevirecek."
Haftalık vaka sayılarına göre; İstanbul, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkal ve Kocaeli haftalık vaka sayısının en fazla görüldüğü iller oldu. Koca'nın açıkladığı haritaya göre; İstanbul 100 bin kişide 532,02 ile yine zirvede yer aldı. 

Türkiye aşılamayla Kovid-19'da 'toplumsal bağışıklık' için yüzde 25 hedefine yaklaştı
Kovid-19 ile mücadele kapsamında "Toplumsal bağışıklık" stratejini benimseyen Türkiye'de, yaklaşık 9 milyon 600 bin kişinin ikinci doz aşısını yaptırması, 5 milyona yakın kişinin ise hastalığı geçirmesiyle yüzde 25 hedefine yaklaşıldığı bildirildi.

Marketlerde çok sayıda ürünün satışına yasak geldi
Marketlerde yurttaşların "zorunlu temel ihtiyaçları" olarak tanımlanan ürünlerin dışında herhangi bir ürün satışına izin verilmemesi kararı alındı.
İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgeye göre, 7 Mayıs Cuma gününden itibaren marketlerde (zincir ve süper marketler dahil) temel gıda ve temizlik ürünlerinin yanı sıra sadece hayvan yemi, mamaları ile kozmetik ürünleri (parfümeri ve makyaj malzemeleri hariç) satılabilecek.
Daha önce getirilen içki satışı yasağının yanı sıra marketlerde (zincir ve süper marketler dahil) elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, zücaciye vb. ürünlerin satışına izin verilmeyecek.
Bu esaslar doğrultusunda Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 27'nci ve 72'nci maddeleri uyarınca İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararları ivedilikle alınacak.

 

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle 48 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız değerli şair Arkadaş Zekai Özger'in bir şiirini paylaşmak istiyorum. Saygıyla, sevgiyle anıyorum. Ruhu şad olsun.

BİR GÜN SEVİŞMEYİ BANA


kandan
ve ceninden bir gün daha
başlarken
bir dalı kanatıyorum tırnaklarımla
ağzı açılmamış bir güle dokunuyorum


geceden kalma bir şeyle oynuyor kalbim
bugün biraz daha yorgun başlıyorum


sabah
yeni doğmuş çocuk çirkin ve sisli
vurdukça ilk ışıkları penceremden içeri
kımıldaşır içimin ölü dolu coşkusu
güneş bir ürkekliği gizliyemez
ne de olsa çözülmez yüreğimin kuşkusu
gün, o sevecen çığırtkan
beni yeni bir oyuna çağırıyor


yalnızlık yenilmeyen gladyatör
bana eski bir ölümü anımsatıyor


sabah
taşıyarak bir celladı odama
aşkımın ve bırakılmışlığımın celladını
hüznümle ve çirkinliğimle yargılamadan beni
tanıdığım bir ölümle tehdit ediyor
yalnızlık her sabah öldürüyor beni


çözerek gecenin ipliğini hızımla
hüznümü ve yalnızlığımı sarıyorum sabaha


adi bir etiketi yamayarak üstüne
boyna genişliyen bir orospu gibi
genişledikçe küçülen bir orospu gibi
aşksızlığım küçültüyor beni
korkum ve çirkinliğim utandırıyor beni
gecikilmiş bir aşkı yaşamıya
cinayet tek kurtuluşsa bir yanlışlıktan
önce acıya direnmesini öğrenmeliyim


eskitilmiş bir kurşunla kaplıyorum yüreğimi
acıya ve aşka hazırlıyorum


hergün yeniden yaşamak
boşalan bir birikimi kocamış acılarla
uzuyan bir ölümü bitimliyen vücudum
yani istek. o hep tiksinç görünen
çirkin ve güzel orospu. yeniyetme
bir çırpınışın yorgunluğu yüreğimde
o hep güzel görünen bana
çirkin ve güzel orospu
vücudum. seni seviyorum


acıyla büyütüyorum aşkımı
bir gün bana sevişmeyi öğreticek.

#ArkadaşZekaiÖzger


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

İstanbul Ahırkapı Hıdırellez Şenlikleri
Ahırkapı semti, 2000 yılından beri Hıdrellez kutlamalarının merkezine dönüşmüş durumda. Kutlamalar bu yıl Korona virüs önlemleri doğrultusunda yine yapılamayacak.

Dünya Ebeler Günü
Ebelik mesleğinin önemine dikkat çekmek için, dünyada ve ülkemizde her yıl 5 Mayıs “Dünya Ebeler Günü” olarak kutlanır. 
Tüm dünyada aile sağlığını korumak ve yükseltmek için çalışan ve yüklendikleri bu önemli misyon ile toplum için vazgeçilmez olan ebelerin bu özel günlerini kutluyoruz.

Cinco de Mayo
“Cinco de Mayo” 1862 yılında Meksika ordusunun, III. Napolyon komutasındaki Fransız ordusuna karşı Puebla'da elde ettiği zaferin kutlandığı bayramdır. ABD ve Meksika'da kutlanır. Meksika'nın Puebla eyaleti kutlamaların merkezini oluşturmaktadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

5 Mayıs 553 - İkinci İstanbul Konsili başladı.
5 Mayıs 1260 - Kubilay Han, Moğol İmparatoru oldu.
5 Mayıs 1494 - Kristof Kolomb, Jamaika adasına ayak bastı ve adaya "Santiago" adını verdi. Karaya çıktığı koyu ise, "Saint Gloria" olarak adlandırdı.
5 Mayıs 1762 - Rusya ve Prusya, aralarındaki Yedi Yıl Savaşı'nı sona erdiren Sankt-Peterburg antlaşması imzaladılar.
5 Mayıs 1809 - İsviçre'nin Aargau kantonu, Yahudileri vatandaşlık haklarından mahrum etti.
5 Mayıs 1821 - Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart, ikinci sürgün yeri olan Güney Atlantik Okyanusu'ndaki Saint Helena Adası'nda öldü.
5 Mayıs 1835 - Kıta Avrupası'nın ilk demiryolu hattı Belçika'da açıldı. (Avrupa'nın ilki ise İngiltere'deydi)
5 Mayıs 1862 - Cinco de Mayo kutlamaları: Meksika ordusu, III. Napolyon komutasındaki Fransız ordularını Puebla'da mağlup etti.
5 Mayıs 1865 - ABD'deki ilk tren soygunu, Cincinnati (Ohio) yakınlarında gerçekleşti.
5 Mayıs 1891 - New York'taki Carnegie Hall konser salonu, Pyotr İlyiç Çaykovski'nin misafir kondüktörlüğünde ilk açılışını yaptı.
5 Mayıs 1916 - Amerikan Deniz Piyadeleri, Dominik Cumhuriyeti'ni işgal etti.
5 Mayıs 1920 - Sacco ve Vanzetti, (Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti) soygun ve cinayet suçlamalarıyla tutuklandı. Amerikan adalet sisteminin ayıbı olarak tarihe geçen davalarından sonra 1927'de idam edileceklerdir.
5 Mayıs 1921 - Parisli ünlü modacı Coco Chanel, dünyanın en ünlü parfümlerinden biri olan Chanel No. 5'i piyasaya sundu.
5 Mayıs 1925 - Atatürk Orman Çiftliği'nin kuruluş çalışmalarına başlandı.
5 Mayıs 1925 - Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e suikast girişimi gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırılan Manok Manukyan idam edildi.
5 Mayıs 1936 - İtalyan birlikleri, Addis Ababa'yı (Etiyopya) işgal etti.
5 Mayıs 1947 - Belçika, İngiltere, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda, İsveç, İtalya, Lüksemburg ve Norveç; bir araya gelerek Avrupa Konseyi'ni kurdu. Türkiye, Avrupa Konseyi'ne Ağustos 1949'da katıldı.
5 Mayıs 1952 - Kibrit tekeli kalktı.
5 Mayıs 1954 - Paraguay'da askerî darbe gerçekleşti.
5 Mayıs 1955 - Batı Almanya, tam egemenlik hakkına kavuştu.
5 Mayıs 1955 - Türk Kadınlar Birliği'nin girişimiyle, her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. TKB, Nene Hatun'u yılın annesi seçti. Anneler Günü'ne ilişkin ilk resmi öneri, 1872'de Amerikalı Julia Howe'dan geldi.
5 Mayıs 1960 - Ankara'da öğrenciler 555K (beşinci ayın beşinde saat 17.00'de, Kızılay'da) koduyla bir gösteri yaptı.
5 Mayıs 1960 - Sovyetler Birliği, bir süredir kayıp olan ABD'ye ait casus uçağı, U-2'yi düşürdüğünü açıkladı. Soğuk Savaşı şiddetlendiren bu olaya, U-2 Krizi adı verildi.
5 Mayıs 1961 - Alan Shepard, ABD'nin uzaya gönderdiği ilk insan oldu.
5 Mayıs 1968 - Fransa'da, Vietnam Savaşı nedeniyle ABD karşıtı gösterilerde, altı öğrencinin tutuklanması üzerine Daniel Cohn-Bendit liderliğinde, 30 bin öğrenci barikatlar kurarak Paris'te ayaklandı; Sorbonne Üniversitesi kapatıldı.
5 Mayıs 1980 - Konstantin Karamanlis, Yunanistan Devlet Başkanı seçildi.
5 Mayıs 1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü. Sands, aynı zamanda Birleşik Krallık Parlamentosu'nun da bir üyesiydi.
5 Mayıs 1994 - Naim Süleymanoğlu, Çekya'da yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda, 64 kiloda dünya rekoru kırarak üç altın madalya aldı.
5 Mayıs 2000 - Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM'de yapılan oylamaların 3. turunun sonunda, oylamaya katılan 517 milletvekilinden 330'unun oyunu alarak Türkiye'nin 10. cumhurbaşkanı seçildi.
5 Mayıs 2005 - İngiltere'de yapılan genel seçimleri, Tony Blair'in başında olduğu İşçi Partisi üçüncü kez kazandı.
5 Mayıs 2007 - Kamerun'un Douala kentindeki Douala Uluslararası Havalimanı'ndan, Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitmek üzere havalanan Kenya Havayollarına ait Boeing 737-800 tipi yolcu uçağı düştü: 115 kişi öldü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

5 Mayıs 1747 - II. Leopold, Kutsal Roma imparatoru (ö. 1792)
5 Mayıs 1793 - Robert Emmett Bledsoe Baylor, Amerikalı siyasetçi (ö. 1874)
5 Mayıs 1796 - Robert Foulis, Kanadalı mucit, inşaat mühendisi ve sanatçı (ö. 1866)
5 Mayıs 1800 - Louis Hachette, Fransız yayımcı (ö. 1864)
5 Mayıs 1811- John William Draper, Amerikalı bilim insanı, filozof, hekim, tarihçi, kimyager ve fotoğrafçı (ö. 1882)
5 Mayıs 1813 - Søren Kierkegaard, Danimarkalı filozof ve teolog (ö. 1855)
5 Mayıs 1818 - Karl Marx, Alman düşünür ve Marksizmin kurucusu (ö. 1883)
5 Mayıs 1846 - Henryk Sienkiewicz, Polonyalı romancı (Quo Vadis'in yazarı) (ö. 1916)
5 Mayıs 1864 - Nellie Bly, Amerikalı gazeteci (ö. 1922)
5 Mayıs 1873 - Leon Czolgosz, Amerikalı çelik işçisi ve anarşist (William McKinley'e suikast düzenleyen) (ö. 1901)
5 Mayıs 1877 - Georgiy Sedov, Ukraynalı-Sovyet kâşif (ö. 1914)
5 Mayıs 1884 - Mazhar Osman Usman, Ruh ve sinir hastalıkları uzmanı (ö. 1951)
5 Mayıs 1895 - Mahmut Yesari, Roman ve oyun yazarı (ö. 1945)
5 Mayıs 1900 - Paul Baumgarten, Alman mimar (ö. 1984)
5 Mayıs 1914 - Tyrone Power, Amerikalı sinema oyuncusu (ö. 1958)
5 Mayıs 1915 - Sami Güner, Fotoğraf sanatçısı (ö. 1991)
5 Mayıs 1917 - Pío Leyva, Kübalı müzisyen ve Buena Vista Social Club grubunun vokalisti (ö. 2006)
5 Mayıs 1919 - Hayri Esen, Tiyatro ve sinema oyuncusu ve seslendirme sanatçısı (ö. 1977)
5 Mayıs 1919 - Yorgo Papadopulos, Yunan cunta lideri (ö. 1999)
5 Mayıs 1925 - Perihan Altındağ Sözeri, Klasik Türk müziği yorumcusu (ö. 2008)
5 Mayıs 1929 - Ayhan Işık, Sinema oyuncusu (ö. 1979)
5 Mayıs 1930 - Stanford Shaw, Amerikalı tarihçi (ö. 2006)
5 Mayıs 1931 - Stan Anslow, İngiliz futbolcu (ö. 2017)
5 Mayıs 1931 - Alev Sururi, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (ö. 2013)
5 Mayıs 1944 - John Terry, Amerikalı aktör.
5 Mayıs 1944 - Christian de Portzamparc, Fransız mimar.
5 Mayıs 1946 - Aydın Menderes, Siyasetçi (Adnan Menderes'in oğlu) (ö. 2011)
5 Mayıs 1947 - Malam Bacai Sanhá, Gine Bissau Cumhurbaşkanı (ö. 2012)
5 Mayıs 1955 - Mehmet Terzi, Atlet ve spor yöneticisi.
5 Mayıs 1959 - Brian Williams, Amerikalı spiker.
5 Mayıs 1959 - Cengiz Kurtoğlu, Müzisyen, piyanist ve şarkıcı.
5 Mayıs 1961 - Şefika Kutluer, Flüt sanatçısı.
5 Mayıs 1966 - Sergey Stanishev, Bulgar politikacı ve Bulgaristan'ın 48. Başbakanı.
5 Mayıs 1967 - Levent Kazak, Senaryo ve oyun yazarı.
5 Mayıs 1969 - Ali Sabancı, İş adamı.
5 Mayıs 1970 - Mahmut Özer, Akademisyen.
5 Mayıs 1970 - Naomi Klein, Kanadalı gazeteci, yazar ve aktivist.
5 Mayıs 1975 - Fırat Tanış, Oyuncu ve müzisyen.
5 Mayıs 1977 - Jessica Schwarz, Alman oyuncu, seslendirme sanatçısı, sesli kitap konuşmacısı ve sunucu.
5 Mayıs 1978 - Santiago Cabrera, Şilili oyuncu.
5 Mayıs 1979 - Michael Albert Yobo, Nijeryalı futbolcu ve Joseph Yobo'nun kardeşi.
5 Mayıs 1980 - Anastasia Gimazetdinova, Özbek artistik buz patencisi.
5 Mayıs 1981 - Craig David, İngiliz şarkıcı.
5 Mayıs 1983 - Henry Cavill, İngiliz aktör.
5 Mayıs 1988 - Adele, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı.
5 Mayıs 1988 - Ulaş Tuna Astepe, Oyuncu.
5 Mayıs 1989 - Chris Brown, Amerikalı şarkıcı.
5 Mayıs 1990 - Martine Smeets, Hollandalı hentbolcu.
5 Mayıs 1991 - Andrea Klikovac, Karadağlı hentbolcu.
5 Mayıs 1991 - Robin de Kruijf, Hollandalı voleybolcu.
5 Mayıs 1996 - Jai Hindley, Avustralyalı bisikletçi.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

5 Mayıs 311 - Galerius (Gaius Galerius Valerius Maximianus), Roma İmparatoru (d. 250)
5 Mayıs 1306 - Konstantinos Paleologos, Paleologos Hanedanı'ndan Bizanslı prens (d. 1261)
5 Mayıs 1705 - I. Leopold, Habsburg Hanedanı üyesi ve Kutsal Roma İmparatoru (d. 1640)
5 Mayıs 1821 - Napolyon Bonapart, Fransız komutan (d. 1769)
5 Mayıs 1859 - Peter Gustav Lejeune Dirichlet, Alman matematikçi (d. 1805)
5 Mayıs 1883 - Eva Gonzalès, Fransız İzlenimci ressam (d. 1849)
5 Mayıs 1897 - James Theodore Bent, İngiliz kâşif, arkeolog ve yazar (d. 1852)
5 Mayıs 1900 - İvan Ayvazovski, Rus ressam (d. 1817)
5 Mayıs 1907 - Şeker Ahmet Paşa, Osmanlı ressam (d. 1841)
5 Mayıs 1921 - Alfred Hermann Fried, Avusturyalı Yahudi pasifist, yayıncı ve gazeteci (d. 1864)
5 Mayıs 1959 - Carlos Saavedra Lamas, Arjantinli akademisyen, politikacı ve Nobel Barış Ödülü sahibi (d. 1878)
5 Mayıs 1953 - Orhan Burian, Deneme ve eleştiri yazarı ve çevirmen
5 Mayıs 1973 - Arkadaş Zekai Özger, Şair (d. 1948)
5 Mayıs 1977 - Ludwig Erhard, Federal Almanya Şansölyesi (d. 1897)
5 Mayıs 1979 - Kemal Aygün, Bürokrat (d. 1914)
5 Mayıs 1981 - Bobby Sands, Kuzey İrlandalı siyasetçi ve Geçici İrlanda Cumhuriyet Ordusu üyesi (d. 1954)
5 Mayıs 1982 - Orhan Gündüz, Diplomat ve Türkiye'nin Boston Fahri Başkonsolosu
5 Mayıs 1992 - Jean-Claude Pascal, Fransız şarkıcı ve aktör (d. 1927)
5 Mayıs 1995 - Mikhail Botvinnik, Sovyet dünya satranç şampiyonu (d. 1911)
5 Mayıs 2002 - George Sidney, Amerikalı film yönetmeni (d. 1916)
5 Mayıs 2006 - Atıf Yılmaz Batıbeki, Yönetmen (d. 1925)
5 Mayıs 2010 - Umaru Musa Yar'Adua, Nijerya Cumhurbaşkanı (d. 1951)
5 Mayıs 2011 - Halit Çelenk, Avukat (d. 1922)
5 Mayıs 2011 - Dana Wynter, Alman asıllı Amerikalı oyuncudur (d. 1931)
5 Mayıs 2012 - Carl Johan Bernadotte, İsveç Kralı VI. Gustaf Adolf ile ilk eşi Connaught Prensesi Margaret'in dördüncü oğlu ve en küçük çocuğu (d. 1916)
5 Mayıs 2012 - George Knobel, Hollandalı eski teknik direktör (d. 1920)
5 Mayıs 2012 - Ali Uras, Tıp Profesörü, eski basketbolcu, eski Galatasaray ve TFF başkanı (d. 1923)
5 Mayıs 2013 - Hayri Sezgin, Millî güreşçi (d. 1961)
5 Mayıs 2016 - Romalı Perihan, Soprano, ressam, manken ve oyuncu (d. 1942)
5 Mayıs 2017 - Corinne Erhel, Fransız kadın siyasetçi (d. 1967)
5 Mayıs 2017 - Quinn O'Hara (doğum adı : Alice Jones), İskoçya doğumlu Amerikalı oyuncu (d. 1941)
5 Mayıs 2018 - Michele Castoro, Roma Katolik piskopos (d. 1952)
5 Mayıs 2018 - José María Íñigo, İspanyol radyo ve televizyon sunucusu (d. 1942)
5 Mayıs 2019 - Frank Brilando, Amerikalı eski erkek bisiklet yarışçısı (d. 1925)
5 Mayıs 2019 - Francisco Cabasés, Arjantinli eski profesyonel futbolcu (d. 1916)
5 Mayıs 2019 - Lewis A. Fidler, Amerikalı siyasetçi (d. 1956)
5 Mayıs 2019 - Norma Miller, Amerikalı kadın dansçı, koreograf, komedyen, yazar, oyuncu, şarkıcı, söz yazarı ve sanat yönetmeni (d. 1919)
5 Mayıs 2019 - Kadir Mısıroğlu, Yazar (d. 1933)
5 Mayıs 2019 - Celil Oker, Polisiye roman yazarı (d. 1952)
5 Mayıs 2019 - Barbara Perry, Amerikalı komedyen ve oyuncu (d. 1921)
5 Mayıs 2020 - Renee Amoore, Amerikalı kadın aktivist, fizikçi ve siyasetçi (d. 1953)
5 Mayıs 2020 - Brian J. Axsmith, Amerikalı paleobotanist, paleoekolog ve biyoloji profesörü (d. 1963)
5 Mayıs 2020 - Didi Kempot, Endonezyalı şarkıcı söz yazarı ve hayırsever (d. 1966)
5 Mayıs 2020 - William Antonio Daniels, sahne adı Kiing Shooter, rap müzik yapan Amerikalı müzisyen (d. 1992)
5 Mayıs 2020 - Diran Manoukian, Fransız çim hokeyi oyuncusu (d. 1919)
5 Mayıs 2020 - Ciro Pessoa, (bilinen sahne adıyla: Tenzin Chöpel), Brezilyalı şarkıcı, söz yazarı ve gitarist ve şair (d. 1957)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Çarşamba.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?