1 Mayıs'ların üzerinden

01.05.1977… Tarihe geçen kanlı Pazar… Bu acı; 34 ölü ve yüzlerce yaralıyı içimizde yaşattı. Bu acının üzerinden de 44 yıl geçti.

Çeşitli sendika ve sol örgütlere mensup 98 kişi hakkında 14 yıl boyunca süren yargılamada kimse ceza almadı. Hiçbir devlet yetkilisinin yargılanmadığı ve zamanaşımına uğrayan dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşındı.

12 Eylül Davası'nda mahkeme, olayların öncesinde Intercontinental Oteli'ne yerleştikleri iddia edilen başka  ülkeden gelen ajanlarla ilgili MİT'ten ellerinde bulunan belgeleri istedi.

12 Mart 1971 askeri darbesi her ne kadar önünü kapamaya çalıştıysa da DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) işçilerin örgütlenmesi ve hak mücadeleleri konusunda çok önemli adımlar atıyordu. Özellikle otomotiv sektörünün de gelişmesiyle artan işçi kitleleri DİSK çatısı altında örgütleniyordu. Gençlikte de benzer bir durum vardı. Darbeyle dönemin devrimci kadrolarının büyük çoğunluğu yargılanıp ceza evlerine konulmuştu. 1974'teki afla cezaevlerinden çıkan bu kadro kendilerini heyecan ve şevkle bekleyen büyük bir gençlik kitlesiyle karşılaştı. Cezaevi sürecindeki tartışma, değerlendirme ve ayrışmaların da etkisiyle solda çok sayıda yepyeni siyasi örgüt doğdu. Örgüt sayısının artışıyla birlikte rekabet ve çelişkiler de hızla yükseldi.

DİSK 1976 1 Mayıs'ında Taksim'de başarılı ve kalabalık bir miting düzenlemiş, gerek işçilerin gerekse devrimci gençliğin katıldığı miting olaysız sona ermişti. DİSK 1977 1 Mayıs'ını çok daha görkemli bir mitingle yine Taksim'de kutlamaya karar vermişti. Türkiye'de var olan tüm siyasi parti ve hareketler de olabildiğince iddialı bir şekilde mitingde yer almaya hazırlanıyordu. 1 Mayıs 1977 mitingi Türkiye solunun görkemli bir gövde gösterisi olacaktı.

Miting günü henüz 19 yaşında bir işçi olan Doğan Ülgen, o günleri yansıtmaya çalıştığı bir kitap yayımladı. Kitapta içinde bulunduğu ruh halini şöyle anlatıyor: "Yani büyük bir beklentiyle gidiyoruz 1 Mayıs'a. Çünkü sol hareket yükseliyor, biz de onunla birlikte büyüyoruz. Hepimizde geleceği kurmaya doğru bir beklenti var 1 Mayıs'ta. (…) O dönemin kendine özgü yüksek bir ruhu vardı. Bütünüyle arkadaşları, beni etkileyen şey -öyle düşünüyorum- devrim durumudur. Devrim olacak... Yani biz kesintisiz bir şekilde iyilikler dünyasına geçeceğiz. 1 Mayıs onun bir adımı. Devrim deyince, işte şu üretim araçları şöyle olacak falan filan tartışmasının dışında bir şey bu. Çünkü bir şeye adanmışlık var o dönemde. Yani bir tür peygamber askeri insanlar. Bir davanın uğrunda gidiyorlar. Hangi gruba, hangi sekte bağlı olursa olsun o duyguyla gidiyordu.

www. haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?