Çernobil kazası ve ölüm

26 Nisan 1986’da ‘Çernobil Nükleer Enerji Santrali’nde meydana gelen kaza sonucunda oluşan nükleer serpinti, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu pek çok ülkeyi etkilemiştir. Sonuçları itibariyle çevresel problemlerin sınır aşan niteliğini gösteren bir örnek olan Çernobil kazası, ağırlıklı olarak insan sağlığı ve çevreyle ilgili problemlere yol açmıştır. Ekonomik ve dış politikaya dair yansımalarıyla birlikte uluslararası bir sorun halini alan bu kaza, kısa sürede siyasi bir krize dönüşmüştür. Kazanın öğrenilmesinden sonra etki altında kalan ülkelerin birbirinden farklı acil durum ve kriz yönetimi süreçleri söz konusu olmuştur.

Patlama gece geç saatlerde istasyonda elektrik kesintisi testi simülasyonu yapıldığı sırada meydana geldi. Denemeler sırasında kritiklik kazası yaşandı. Su buharı çok kuvvetli bir patlamaya sebep oldu ve ardından yangın çıktı. Dokuz gün boyunca devam eden yangın yukarı yönlü hava akımı yaratarak atmosfere ciddi oranda nükleer füzyon maddesi ve kül gönderdi. Atmosfere karışan radyoaktif madde Sovyetler Birliği'nin batısına ve Avrupa'ya kadar ulaştı.

Buhar sebepli patlama nedeniyle Çernobil Nükleer Santrali'nde bir kişi olay yerinde yaşamını yitirdi, bir kişi de aşırı radyasyona maruz kaldığı için yaşamını kaybetti. Çernobil Faciası'ndan birkaç gün sonra 134 çalışan hastanelere sevk edildi. Birkaç gün içinde hastanelere sevk edilen 28 itfaiyeci aşırı miktarda radyasyona maruz kaldığı için hayatını kaybetti. Ayrıca 14 kişi radyasyon sebepli kanserden dolayı hayata gözlerini yumdu. Çernobil Faciasının etkileri 1996 yılına kadar ciddi anlamda hissedildi. 2011 yılında bile Çernobil Faciası sebebiyle olumsuz etkilenen 15 çocuk, tiroit kanseri sebebiyle yaşamını yitirdi. Çernobil Faciasının etkilerinin araştırılması günümüzde bile devam etmektedir. Türkiye'nin Karadeniz kıyılarındaki illerinde yaşayan bazı vatandaşlar, Çernobil Faciasının ardından yaşadıkları bölgelerde kanser vakalarının arttığını söylüyor.

Bu hafta bu konuya değinmemin sebebi bu acı nedeniyle, yazıyı hazırladığım günlerde ölenleri anma ve yıldönümüydü. Geçen hafta ‘Hiroşima’ da atılan bombanın yarattığı etkiyi, yıllarca insanların unutamadığı ve bilhassa yaşayanlarında yaşamını yitirdiğinden söz etmiştim.

Yeryüzünde bulunan ülkelerin vazgeçemediği silahlanma ve silah olabilecek girişimlerde bulunmaları… Bu elbette duyguları törpülenmemiş nice vicdan sahiplerini üzer. Yarattığı sarsıntı ise yıllarca insana adeta yapışır kalır.

Ölüm… Ölüm o kadar yakın ki! Ölüm gündelik ekmeğimiz. Ölüm sabah akşam birlikte yaşadığımız. Daha ilk adımda yaşamdan koparılanlar, ölüm denen bir gerçeği hiç mi hiç bilmeden gidenler de var! Ya onlar? Beşikte, sokakta, evde bu güzel yaşamı yeni yeni öğrenmeye, anlamaya çalışırken bir bir, ya da topluca bu dünyadan koparılanlar!

Ölüm; bir dost, er geç kavuşulacak bir sevgili gibi görünüyor. Ama yaşamlarının ilk adımlarında canavarca kıyımlara kurban gidenler için ölüm hiç de bir dost, bir sevgili değil.

www. haberhurriyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?