Perşembenin Öyküsa: İMZABANK

SAHİBİ KIRTASİYECİ

Gittim bankaya.

Üç imzalık bir belge için.

Bekliyordum oturarak…

Üç dakika sonra banka görevlisi kalktı yerinden.

Çağırdı bir beyi ortadaki yüksek sehpaya.

Kalktı bey yerinden. İmzaladı verilen beş belgeyi.

Her birine dörder kez imza. ‘Okudum anladım’lar dışında.

Geldi sıra 80 yaşlarındaki bir hanım nineye.

Bir sürü şey söyledi görevli bayana…

Geçti masasına görevli bayan.

Yazdı bilgisayara iki dakika kadar. Döndü sağına.

Bekledi. Aldı çıktılarını… Saydı tek tek. Döndü soluna.

Kalktı masasından… Döndü masanın köşesini.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya.

Çağırdı 80 yaşlarındaki hanım nineyi.

Kalktı zorlanarak yerinden 80 yaşlarındaki hanım nine.

Durdu önce kalktığı yerde. Attı ilk adımı zorlanarak.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzalatmadan önce açıklıyordu nerenin imzalanacağını…

İmzalıyordu eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki beşer yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

Geçti masasına görevli bayan.

Yazdı bilgisayara iki dakika kadar. Döndü sağına.

Bekledi. Aldı çıktılarını… Saydı tek tek. Döndü soluna.

Kalktı masasından… Döndü masanın köşesini.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya.

Çağırdı 80 yaşlarındaki hanım nineyi.

Kalktı zorlanarak yerinden 80 yaşlarındaki hanım nine.

Durdu önce kalktığı yerde. Attı ilk adımı zorlanarak.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzalatmadan önce açıklıyordu nerenin imzalanacağını…

İmzalıyordu eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzaladı eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

* * *

Başlamıştı yüzü dönmeye kırmızıya…

Geçti masasına görevli bayan.

Yazdı bilgisayara iki dakika kadar. Döndü sağına.

Bekledi. Aldı çıktılarını… Saydı tek tek. Döndü soluna.

Kalktı masasından… Döndü masanın köşesini.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya.

Çağırdı 80 yaşlarındaki hanım nineyi.

Kalktı zorlanarak yerinden 80 yaşlarındaki hanım nine.

Durdu önce kalktığı yerde. Attı ilk adımı zorlanarak.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzalatmadan önce açıklıyordu nerenin imzalanacağını…

İmzalıyordu eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzaladı eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

* * *

Başlamıştı değişmeye ninenin rengi sarıya…

Geçti masasına görevli bayan.

Yazdı bilgisayara iki dakika kadar. Döndü sağına.

Bekledi. Aldı çıktılarını… Saydı tek tek. Döndü soluna.

Kalktı masasından… Döndü masanın köşesini.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya.

Çağırdı 80 yaşlarındaki hanım nineyi.

Kalktı zorlanarak yerinden 80 yaşlarındaki hanım nine.

Durdu önce kalktığı yerde. Attı ilk adımı zorlanarak.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzalatmadan önce açıklıyordu nerenin imzalanacağını…

İmzalıyordu eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzaladı eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

* * *

Olmuştu bir saat…

Tamı tamamına altmış dakika.

Oturdu kalktı on iki kez hanım nine.

Kalktım ayağa. Baktı görevli bayan.

Dedim. “Bayandan sonra ben varım. Ama çişim geldi.

Banka dışına tuvalet aramaya çıkıyorum.

Döndüğümde sırada başkası varsa, araya girebilir miyim?”.

Şaşkın değildi görevli bayan durumu bildiğinden…

O da oturup kalkmıştı 12 kez 80 yaşlarındaki hanım nine gibi.

* * *

Çıktım bankadan. Sordum sağdaki dükkâna en yakın tuvaleti. Gittim. Giderdim çaysız ihtiyaç molasını. Döndüm bankaya.

Sürüyordu banka görevlisi bayanla 80 yaşlarındaki hanım nine aynı mesaisi emme basma tulumba gibi…

Banka görevlisi bayanın yüzü kırmızıya 80 yaşlarındaki hanım ninenin yüzü griye dönüyordu…

* * *

Geçti masasına görevli bayan.

Yazdı bilgisayara iki dakika kadar. Döndü sağına.

Bekledi. Aldı çıktılarını… Saydı tek tek. Döndü soluna.

Kalktı masasından… Döndü masanın köşesini.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya.

Çağırdı 80 yaşlarındaki hanım nineyi.

Kalktı zorlanarak yerinden 80 yaşlarındaki hanım nine.

Durdu önce kalktığı yerde. Attı ilk adımı zorlanarak.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzalatmadan önce açıklıyordu nerenin imzalanacağını…

İmzalıyordu eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

Vardı ortadaki yüksek sehpaya yalpalaya yalpalaya...

Verdi banka görevlisi altı belgeyi imzalaması için.

İmzaladı eli titreyen 80 yaşlarındaki hanım nine.

Her belgedeki onar yeri. ‘Okudum anladım’lar dışında.

* * *

Ve. Ve yarım saat daha geçti. Hep aynı nakaratı çalıyordu takılmış plak…

Görevli bayan bilgisayara yazıyor… Alıyor çıktıları… Getiriyor sehpaya…

80 yaşlarındaki hanım nine kalkıyor… Yürüyor… Varıyor sehpaya… Atıyor imzaları…

Dönüyor masasına görevli bayan…

Dönüyor koltuğa 80 yaşlarındaki hanım nine…

* * *

Ve yüzü bembeyaz olarak çöktü koltuğa 80 yaşlarındaki hanım nine.

Ve İmzabankspor imzalarla 80 yaşlarındaki hanım ninenin tansiyonuna karşı 1098 – 0 öndeydi…

80 yaşlarındaki hanım nine 90 dakikalık maçın sonunda sıfırı tüketmiş gibiydi. Belki de 18’inden sonra 1098 imza atmamıştır…

Koltukta bekleyen bir bey bitiverdi oracıkta. Seslendi: “Acil servis doktoruyum. Çabuk yarım bardak suya üç çay kaşığı tuz atıp getirin.”.

Çağırdı beni 18 kez nakaratı sürdüren banka görevlisi bayan. Anlattım. Bir dakika sonra getirdiği belgeye üç imza attım.

Çıkarken bankadan “Geçmiş olsun” dedim hanım nineye. Yanıtı tarihi İskenderiye Feneri’nin depremde yıkılmasından beterdi:

Sağolun. Ama imzalar bitmedi.”.

Maçın kaç sıfır biteceğini bekleyemezdim. Başladım eve dönerken düşünmeye…

40 yıl önce İtalya’ya gittiğimde bankaların beşer saat çalıştığını öğrendim. Turistler için merkezi yerdeki şubeler açıktı. Döviz bozdurmak için. Şaşırmamıştım… İtalyanlar herşeyi kolay uygulanabilir duruma getiren anlayışta.

Düşündüm muhasebeci ve gazeteci olarak… Bilgi işlem çağındayız. İnternet’ten hangi işlemlerin yapılacağının bilgileri gibi tıklansa. Telefon, elektrik aboneliği gibi. Gerek kalır mıydı bankaya gelmeye…

At imzayı internet şubesinden. Veya gelinir şubeye birkaç imza için.

Daha önemli işlerle uğraşır banka görevlileri…

***

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder

# banka, imza

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?