Ekranlar huni taktı

Televizyon dizilerinde, önceleri kim daha kötü, kim daha entrika beceriklisi, kim daha düzenbaz, hilekar, sahtekar, iftiracı önemsenirdi. Senaryoların yılan hikayesine dönmesi bu aşağılık beceriler meziyetmiş gibi ortaya dökülerek başarılırdı.

Şimdilerde durum değişti anlı şanlı psikiyatrist/yazar hanım kişinin eserleri bir bir dizi olmaya başladıktan sonra ortalık tam bir açık hava tımarhanesine döndü... Şimdi bu imzayı taşımayan dizilerde de birer ruh hastası bulmak mümkün...

Zaten dört dizi doktor gözetiminde ruh bozuklukları kliniği şeklinde Kırmızı Oda, Doğduğun ev kaderindir, Masumlar Apartmanı ve son olarak da Camdaki Kız...

Ama ya diğer iddialı diziler... Masumiyet'te aile boyu iki taraflı ruh hastaları boy gösteriyor. Sadakatsiz covid arası verdi ama (başta Burak Sergen tüm hastalara acil şifalar) orada da en az iki üç ruh hastası var. Kağıt Ev başlar başlamaz bir kız çocuğunun küçük yaşta nasıl bir ruh hastası olabileceğini bize gösterdi...

Tarihi dizilerdeki kötü yürekli insanlar adeta masum kaldı. Mafya ve yöresel dizilerdeki yarı cahil biraz kriminel insanların adeta utanmaktan yanakları kızarıyor... Sahtekar, düzenbaz ve şerefsizler adeta delilerin yanında masumları oynuyor...

Peki bu hastaların kötü örnek olmaması, bu örneklerin sayılarının azaltılabilmesi için yapılacak bir şey yok mu?

Var tabii ki...

Kırmızı oda girişine koyduğu açıklama ile bir parça bu konuda üzerine düşeni yapmaya çalışıyor... Ama örneğin RTÜK daha fazlasını yapabilir... Bu tip dizilerin reklam sürelerini artırarak, eklediği sürenin önemli bir bölümünü dizide geçen sorunun tedavisini özendirmek ve ailelere düşen görevi hatırlatmak için açıklayıcı bilgi olarak kullandırabilir... Reklam süreleri uzayacağı için kanal ve yapımcı da, bu tedavi çalışmalarını hakkıyla yapmak konusunda daha istekli olacaktır...

Şimdilik biz Kırmızı Oda'nın açılışındaki metni paylaşarak tüm anne babaların dikkatini çekmeye çalışalım:

Bir çocuk dünyaya geldiğinde onun en iyi tanıdığı duygu korkudur, ölüm korkusu... Eğer onu kucağına alan anne hayatla barışıksa, huzurluysa, bebeğini çok seviyor ve onu bağrına basıyorsa bu korku giderek azalmaya başlar ve zamanla yerini derin bir huzura bırakır. Dünyadan ve yaşamaktan korkmayan sevildiğini ve onaylandığını bilen insanlar, hayatları boyunca şiddetten uzak dururlar.

Mealen; bebek bu tür hastalıklara doğduğu anda açıktır deniyor... Ve yine mealen ekleniyor: Onu bu hastalıklardan koruyacak annesinin huzurlu bir ortamda olması gerekir. Yani kocası, kaynanası, anası gibilerinin de bu ortamın huzurlu ve sevgi dolu olmasına katkısı şarttır. İşte ruh sağlığına ihtiyaç duyan çocukların yaşaması gereken ortamla ilgili basit bir çerçeve... Biraz zor görünüyor değil mi tedavi ve tedbir kısmı?..

Magazin Hürriyetçisi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Magazin hürriyetçisi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?