Prof. Ceyhan açıkladı: Koronavirüsü atlatanlara kötü haber

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

 

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

 

Adamın biri sinemaya gitmiş. Tam sinemada film başlarken önüne saçını kazıtmış biri oturmuş ve sinemanın ışıkları bu saçını kazıtmış adamın kafasına vurmuş. Yansımadan adam bir türlü filmi izleyememiş. İçinden "şunun ensesine bi tane yapıştırayım" diye düşünmüş, sonra "Oğlum, adam iri yarı, beni parçalar" deyip vazgeçerken yanına Temel oturmuş. Adam Temel'e dönüp;

- "Şu kafasını kazıtmış adamın ensesine bir tane vur, sana 10 TL vereceğim" demiş. Temel de teklife dayanamamış, adamın ensesine bir tane yapıştırmış ve:

- "Ula Hasan, sen burada mıydın?" demiş. Adam dönüp;

- "Ne Hasan'ı kardeşim?" deyince Temel de;

- "Pardon kardeşim, karıştırdım" demiş ve adam önüne dönünce yanındaki adamdan 10 TL.yi almış.

Adam dayanamamış ve Temel'e dönüp;

- "Kardeş, bir tane daha yapıştır, sana 20 TL vereceğim" demiş. Temel bir tane daha adamın ensesine vurmuş ve:

- "Hasan sensin be, yeme beni" demiş. Adam dönüp;

- "Hasan değilim kardeşim be!" deyip kalkmış, ön koltuklardan birine oturmuş.

Temel'in yanındaki adam artık filmi bırakıp kafasını kazıtan adamı aramaya başlamış ve bulur bulmaz hemen Temel'e dönüp;

- "Bak kardeşim, işte oraya oturmuş. Git ensesine bi tane daha vur, sana cebimdeki tüm parayı vereceğim" demiş. Temel hemen kafasını kazıtmış adamın arkasına geçip ensesine bir tane yapıştırmış ve şöyle demiş:

- "Ula Hasan, burada mıydın? Ben de yarım saattir arkadaki adamı sen sanıp ensesine vuruyorum."

 

Günün Sözleri” olarak 28 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 101. doğum günü olan şair ve yazar Sabahattin Kudret Aksal'ın kitaplarından alıntılar paylaşmak istiyor ve saygıyla, sevgiyle anıyorum. Ruhu şad olsun.

 

"Mutsuz bir kadındı o, hem de gerçek bir mutsuz, yüreğini saran bu ağır duygunun bir nedene bağlı olduğuna inanmıyordu da ondan. Balığın suda yüzüşü gibi, o da, mutsuzluğun doğasında yüzüyordu."

 

"Ah bu gerçekleşmemiş istekler, niyetler ne zaman nasıl tepeceği belli olmayan bir ukde gibi siner insanın içine."

 

"Düşüncelerim yüzümden anlaşılmasın diye geceleri hep karanlıkta düşünüyorum."

 

"Çocukluğumuzu unuttuğumuz, dünyaya çocuğun gözleriyle bakmayı küçümsediğimiz gün zenginliklerimizi de yitirmişiz."

 

"Yükünü boşaltmış gemiler sanırdık kendimizi, bir güvercin baygın düşerdi önümüze."

 

"İç konuşmasını sürdüren kişi başkasıyla konuşur mu, elbette konuşmayacaktı."

 

 

Şuraya da "İç Huzuru ve Mutluluğu Yakalamanın Yolları"ndan birini bırakayım:

 

Bir çocuğa baktığınızda; mutluluk, kahkaha, doğallık, iç huzuru ve samimiyet görürsünüz. Siz de fiziksel ve ruhsal bütünlüğünüzü en az bir çocuğunki kadar güçlü kılmak istiyorsanız, yaşınız kaç olursa olsun oyun oynamayı hayatınızdan eksik etmemelisiniz. Ayrıca oyun oynarken vücudunuzda gerçekleşen kimyasal tepkimeler, bağışıklık sisteminizi ve hafızanızı korur.

 

Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

 

Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.

 

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 

Sağlık Bakanı Koca 23 Nisan'da koltuğunu torununa mı verdi?

Türkiye 23 Nisan'da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın torunu olduğu belirtilen çocuğun koronavirüs salgınına dair mesajını dinledi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından saat 16.15'te bir açıklama yapacağını duyurdu. Mesaj salgına dair yeni bir açıklama yapılacağı şeklinde bir merak uyandırırken televizyonlar da bakanın açıklama yapacağını son dakika haberi olarak verdi. Bakan Koca saat 16.15'te bir çocuğun 23 Nisan mesajını yayımladı. A Haber daha sonra çocuğun Bakan Koca'nın torunu olduğunu duyurdu. "Açıklama yapacağım" diye mesaj paylaşarak merak uyandıran Bakan Koca'nın salgın boyunca yinelediği "maske, mesafe, hijyen" uyarılarını bugün de torunu olduğu belirtilen çocuk aracılığıyla aktarması tepkiye yol açtı. Koca'nın torunu olduğu belirtilen çocuğun okuluna gidememekten yakınması ve okuluna gidebilmesi için sırası gelenlerin aşı olmaları tavsiyesinde bulunması dikkat çekti.

 

AKP'nin bakanlarına yargı yok! İşte Ruhsar Pekcan'ın bakan olmasaydı alacağı ceza

Sahibi olduğu kendi şirketinden yönettiği bakanlığına dezenfektan sattığını itiraf edip görevden alınan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, hiçbir ceza almadan şirketlerinin başına döndü. Oysa Pekcan bakan değil de kendi döneminde denetlediği herhangi bir kooperatifin başkanı olsaydı, aynı suçtan 2 yıl hapis yatmak zorunda kalabilecekti. Üstelik binlerce liralık para cezasına da çarptırılacaktı.

 

Yürürlükteki 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59'uncu maddesine 1988'de eklenen fıkra hükmüne göre, kooperatiflerin başkan, yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren herhangi bir ticari muamele yapamıyor. Ticari alışverişi yasaklayan bu maddeye aykırı hareket eden, yani kooperatife kendi şirketinden ya da başkasının şirketi üzerinden mal veya ürün satanlar kanun gereği 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılıyor. Türkiye'deki tüm kooperatifler denetim ve idari yönden Ticaret Bakanlığı'na bağlı faaliyet gösteriyor. Bu nedenle kooperatif yöneticilerinin kanuna aykırı şekilde kendi şirketleri üzerinden kooperatiflerle ticari ilişki sürdürüp sürdürmediğini Ticaret Bakanı koltuğunda bulunan iradenin denetleyip ortaya çıkarması gerekiyor. Ancak kooperatif başkan, yönetici ve memurlarına getirilen bu ticaret yasağı ve ağır cezası, denetim otoritesinin başındaki bakan için uygulanmıyor.

 

Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre, Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkan Vekili Sinan Vargı, bakanlığın denetimindeki kooperatiflere uygulanan cezanın o denetimden sorumlu bakana uygulanmamasının büyük bir hukuksal çelişki olduğunu söyledi. Vargı, “Bakan da olsa devlet memuru da olsa etik olarak bu büyük yanlışın bütün kamu görevi yapanlara örnek olmasını umuyoruz” dedi. Bakanlığına kendi şirketinden dezenfektan sattığını itiraf eden Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın görevden alınmasının yetmeyeceği, ayrıca cezalandırılması da istenmişti. CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Ruhsar Pekcan'ın görevini kötüye kullandığını, bu nedenle Yüce Divan'da yargılanması gerektiğini ileri sürdü. CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak da, “Görevini kötüye kullandığı açıkça ortaya çıkan Ruhsar Pekcan'ın görevden alınması yetmez, hem yargılanmalı hem de devletin kasasından kazandığı o paraları geri ödemesi gerekmektedir” talebinde bulundu.

 

Merkez Bankası Başkanı: Rezervler kaybolmadı yer değiştirdi

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, TRT Haber, CNN Türk, A Haber ortak canlı yayınında bankanın rezervleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kavcıoğlu 2020 yılında pandemi krizinin dünyayı kötü etkilediğini belirterek "Bugün rezerv konusu tartışılırken, o günkü şartları değerlendirmemiz ve o günkü şartlara bakmamız gerekiyor. Merkez Bankası ile ilgili konuşurken özen göstermek gerek" ifadesini kullandı. Bankanın rezervlerinden "reel sektörün ihtiyacı"nın karşılandığını belirten Kavcıoğlu "o rezervler sadece yer değiştirdi" ifadesini kullandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yapıldığı belirtilen protokole ilişkin ise Kavcıoğlu "tamamen hukuki dayanağı var" dedi. Kavcıoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

- 2020 yılında dünyanın yaşadıkları, ülkelerin dışarıdan aldığı destekler, İtalya, İspanya, ABD, Yunanistan bu ülkelere bakın çok zor zamanlar geçirdi. Türkiye'de sosyal yardımlar ve sağlık yardımları çok ciddi düzeyde sağlandı. Tabii ki bir sıkıntı içinde geçirdik ancak yapılanları göz ardı edemeyiz. '128 milyar tartışması'na bu açıdan bakmak lazım. Merkez Bankası olarak belirlenen rakamlar nettir ve doğrudur.

- 2020 sonunda tüm taleplere cevap veren Türkiye, reel sektör ve bankacılık anlamında planlarını uyguladı. Türkiye’de rezerv 90’lı yıllardan sonra birikmeye başlıyor. Sermaye ve döviz girişlerinin artmasıyla.

- Bu talebi karşılayabilmeniz için piyasada bir arz oluşmuyorsa bazı adımlar atmanız lazım. Gelemezse ne oluyor, Merkez Bankası devreye giriyor. 2018'in Ağustos ayında kurun nerelere gittiğini, 2020'de nasıl olduğunu görüyoruz. 2,5 yıllık bir periyottaki kur atakları, dış politikadaki olaylar kurun belli bir seviyeye gelmesine sebep oluyor. Süreci böyle değerlendirmek daha doğru olur.

- Bugün rezerv konusu tartışılırken o günkü şartları göz önüne getirmemiz gerekir. 2020'ye girdiğimizde dünyada da gelişmiş ülkelerde de doğrudan ve portföy yatırımlarının azaldığını görüyoruz. Türkiye'nin de buradan aldığı pay ister istemez azalmış görünüyor.

- 2019'da biz pozitif cari fazla verdik. Merkez Bankası olarak verdiğim rakamlar nettir ve doğrudur. Merkez Bankası ile ilgili konuşurken özen göstermek gerek.

- 2020 sonu itibarıyla reel sektörün döviz pozisyon açığı 208 milyar dolardan 157 milyar dolara indi. Bu, rezervlerden ya da Merkez Bankası'nın yaptığı bu işlemlerden karşılandı. Sizin bu talepleri bir şekilde karşılamanız lazım. Karşılamazsanız, o zaman oluşacak şeylerle Türkiye yüzleşecektir, karşı karşıya kalacaktır.

- 2020 sonunda Türkiye bütün bu taleplere cevap vermiştir. Hem reel sektör yurtdışı borçlarını ödemiştir, bankacılık finansal borçlarını ödemiştir, kendi ithalat borçları dahil varlıklarını artırmıştır.

- Rezerv konusuna geldiğimizde, Türkiye'de 83-84'ten sonra rezerv birikmeye başlıyor. 2020'ye geldiğinde 15-20 milyar rezervi var. Daha sonra 30 milyara kadar oluşan rezerv var. Piyasada oluşan talep ve kurun sağlıklı bir dengede oluşması için de yapılan işlemler var.

- Hazine'nin MB'deki hesaplar kullanılarak döviz alım satımıyla piyasa arzının dengelenmesi 2017'de. Televizyonlarda bu işlemlerin 2019 seçimlerinden önce yapıldığı söyleniyor. Değil. MB dalgalı kura geçtikten sonra döviz alım ihaleleri 2016'ya kadar yapıyor, 2016'dan sonra bunu bırakıyor.

- Protokolün tamamen hukuki dayanağı var. Merkez Bankası'nda hukuki bir dayanağı olmayan hiçbir işlem yapılmaz. Bugüne kadar yapılmamıştır, bundan sonra da yapılmaz. Bu protokol dahilinde, 2017 Şubatından itibaren yapıldı. 2020'de yapılmasının nedeni de pandemi şartları. Bu işlemler gizli yapıldı, protokol açıklanmadı, rakamlar verilmiyor. Peki siz bu rakamları nereden biliyorsunuz? Biz bu rakamları açıklamadık.

- Dünyada en şeffaf veri açıklayan merkez bankalarından biri TCMB'dir. Günlük olarak açıklanır. Analitik bilanço okumasını bilen herkes buradan bu rakamları alır. Bizim analitik bilançomuzda o veriler günlük yayınladığı için zaten orada var. Gizlenen saklanan bir şey yok.

- Bilançodan görüldüğü kabul edildiği zaman bu sefer kimlere satıldı demeye başladılar. Dünyada bu şekilde bir veri açıklama söz konusu değil. Merkez bankası bireylere dolar satmıyor. Düşük kurdan döviz satmak mümkün değil. Yapmak isteseniz dahi yapamazsınız. Merkez Bankası dünyanın en şeffaf merkez bankalarından biridir. Gizli kalsaydı, biz kimseye 128 rakamını söylemedik. Bu arkadaşlar bu sayıyı nereden aldılar? Kafa karıştırmak için algı operasyonu yapıyorlar.

- Böyle bir şey söz konusu olamaz, yapmak isteseniz de yapamazsınız. Merkez Bankası'nın veri açıklama konusunda şeffaflığı dünyadaki en iyi merkez bankalarından bir tanesiyiz. Bu kadar şeffaf bir bilançomuz var ve günlük oradan her şeyi izleme şansınız var.

- Bankaların, piyasaların ihtiyacı olan TL'yi Merkez Bankası karşıladı. 'Merkez Bankası'nın kaybolan rezervleri' diyorsunuz ya, o rezervler sadece yer değiştirdi. Merkez Bankasının rezervleri varlık ve yükümlülük olarak yer değiştirdi. TCMB'nin rezervlerinden çıkarak bankaların DTH'larına döviz olarak giden parayı, bankaların TL ihtiyaçlarını karşılamak için TCMB dövizleri hesaplarına alıyoruz ve piyasaya TL veriyoruz.

- Döviz işlemlerinin sonucunda vatandaşın, yurt dışı yatırımcısının, reel sektörün burnu kanamadan 2020 pandemi krizi atlatılmıştır.

 - Merkez Bankası hiç iyi olmadığı kadar iyi durumda. Bizim önümüzdeki hedefimiz rezervlerimizi daha da güçlendirmek. Altın rezervlerimizi bir iki yıla kadar 80 tona çıkarmayı hedefliyoruz. Şu an 90 milyar dolar brüt rezervimiz var. Altın rezervlerimiz çok güçlüdür. Türkiye'de rezervlerin yapısı değişmiştir. Türkiye'nin yıllardır 120 ton olan altını bugün 720 tondur. Altın rezervimizin tümü Merkez Bankası'ndadır. Türkiye’de hem rezervleri kalıcı hale getireceğiz hem de üretimi, ihracatı finanse eden bir sistemi daha iyi bir şekilde uygulayacağız. 

- Merkez Bankası uzun süredir kâr ediyor. 2018-2019-2020’de Merkez Bankası kâr etmiştir. Türkiye’de hem rezervleri kalıcı hale getireceğiz hem de üretimi, ihracatı finanse eden bir sistemi daha iyi bir şekilde uygulayacağız.

- Böyle bir para varmış gibi konuşuluyor. Halkı yanlış yönlendirmek doğru değil. Merkez Bankası en saygın kurumlardan bir tanesi.

- Türkiye'nin yüzde 5 enflasyon hedefi var ve bu hedefi tutturana kadar sıkılaşmaya devam edeceğiz. Bireysel kredilerle ilgili tedbirler alacağız. Faize karşı olmayan var mı? Yüksek faizden memnun olan kim var? Negatif faizden bahsediyorsak veya yükselen bir enflasyonda farklı şeyler konuşuyorsak bu başka bir şey. Bizim piyasaya verdiğimiz mesaj çok net. İlk gün saat 10'da basın bildirisi açıkladım, aynı mesajları verdim.

- Kripto para düzenlemesinde ödemeleri yasaklamadık. Ödeme kuruluşlarının aracılık etmesini yasakladık.

- Kripto para konusunda 2 hafta içinde düzenleme yapılacak. Daha geniş bir düzenleme üzerinde çalışılıyor. Altyapısı oluşturulacak.

- Müthiş bir para trafiği var kripto parayla dışarıya bizi rahatsız eden. Paralar gidiyor mu geliyor mu, giden paranın nereye gittiği belli değil.

- Rezervler konusunda iş dünyası da taraf olmalı.

 

Bakan Yanık’ın sözleri sosyal medyada tepki çekti

Yeni atanan Aile Bakanı Derya Yanık, 23 Nisan dolayısıyla makamında ağırladığı 10 yaşındaki çocuğa ‘Ramazan sebebiyle' çikolata ikram etmediğini söyledi. Yanık, çocuğun ramazandan sonra, kaldığı koruma evinden yine misafir olarak geleceğini, çikolata ikramını o zaman yapacağını söyledi. Yanık'ın, çocuğa çikolata ikram etmemesi ve koruma evinde kaldığını söylemesine sosyal medyadan büyük tepki geldi. O tepkilerden bazıları şu şekilde:

SÖZCÜ gazetesi yazarı Çiğdem Toker: “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın, 10 yaşındaki konuğuna, Ramazan gerekçesiyle çikolata vermediğini söylemesi, çocuğun koruma altında oluşunu açık etmesi dipsiz kötülüktür. Bakanın konumu, o çocuğu herkesten daha çok korumasını gerektiriyordu.”

SÖZCÜ gazetesi yazarı İsmail Saymaz: “Bir Aile Bakanı ve Sosyal Hizmetler Bakanı düşünün ki, 23 Nisan'da makama oturacak çocuğun koruma altında olduğunu cümle aleme ilan ediyor. Ramazan ayı diye el kadar çocuğa çikolata vermiyor.”

Saadet Parti'li Ali Aktaş: “10 yaşındaki yetim çocuğa Ramazan diyerek çikolata ikram etmeyi dini değerlere aykırı zanneden derin çapsızlıktan bu ülkeyi kurtarmak zorundayız.”

CHP'li Banu Özdemir: “Henüz 10 yaşında bir çocuğa çikolata ikram etmemeyi olağan sayan bu hanımefendi aile bakanımız. İzlerken utanıyor insan.”

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer: “Bir Bakan, hem de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı 23 Nisan'da makama oturacak çocuğun koruma altında olduğunu herkese ilan etmekle kalmıyor, Ramazan ayı diye küçücük çocuğa çikolata bile ikram etmiyor. Yazık!”

Şair-yazar Nevzat Çelik: “Koruma evinde kalan bir çocuğa Ramazan sonrası çikolata vereceğini vadeden yeni bakan! Bu nasıl bir acımasızlık?”

Avukat Celal Ülgen: “'Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler' diyen anlayıştan çocuğa çikolata vermeyi bile erteleyen anlayışa geçmek… Bu düzen değişecek…”

“Halk olarak Derya Yanık'ın maaşını ödeyeceğimize o parayla ülkedeki tüm çocuklara çikolata almalıyız! Üstelik ifşasız!”

“Yeni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık 10 yaşındaki bir çocuğa ‘Ramazan' nedeniyle bir şey ikram etmediklerini ve çay çikolata haklarını sonra kullanacaklarını söylüyor. Biz nereye düştük arkadaş, böylesi bir dönemi hak etmek için ne yaptık?”

“Tweetlerinde FETÖ’yü öven ve Adnan Oktar ile fotoğrafı ortaya çıkan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, 23 Nisan için bir araya geldiği yetiştirme yurdunda kalan 10 yaşındaki çocuğa Ramazan ayında olduğu gerekçesiyle çikolata ikram etmeyi uygun bulmadı.”

“Aile Bakanı Derya Yanık, henüz 10 yaşındaki çocuğa Ramazan gerekçesiyle çikolata ikram etmeyi uygun görmedi. 10 yaşında çocuk!”

 

Yanık, 23 Nisan dolayısıyla makamında ağırladığı 10 yaşındaki çocuğu yanına alarak, “Tabi Ramazan olduğu için bir şey ikram edemedik. Biraz önce sözleştik biz; Ramazan’dan sonra, koruma evinde kaldığı beş arkadaşıyla beraber bize misafir olarak gelecek. Çikolata ve çay hakkımızı o zaman kullanacağız” ifadelerini kullanmıştı.

 

Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un, girişimde bulunarak kaymakamlığını sağladığı isim FETÖ’den açığa alındı

Mehmet Muş’un bakan olarak atanması ile birlikte eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a gönderdiği, “Wikileaks” tarafından kamuoyuna açıklanan elektronik postaları yeniden gündeme geldi. Muş’un, bu e-postalar arasında kaymakamlık sınavına gireceğini belirterek “değerlendirilebilir” önerisinde bulunduğu kişiye ilişkin Albayrak ile yazışmaları dikkat çekti.

Muş, 10 Eylül 2010’da, Albayrak’a, “Fehmi Likoğlu (Kaymakamlık Mülakat)” konu başlığıyla e-posta gönderdi. Likoğlu’nun özgeçmişini de e-postaya ekleyen ve “daha önce Fehmi Likoğlu ile ilgili mesaj attığını” belirten Muş, “Bu arkadaş Trabzon Sürmeneli abi, bizim köyden. Çok sağlam bir arkadaş. Kaymakamlık yazılı sınavını geçti. 23 Eylül Perşembe günü de sözlü mülakata girecek. Sıra numarası 117. Eğer siz de uygun görürseniz abi, değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı. Albayrak, bir yıl sonra, 20 Eylül 2011’de ise Likoğlu’nun durumunu öğrenmek için “Ne oldu bu arkadaşın durumu?” ifadesinin yer aldığı bir e-posta gönderdi. E-postayı aynı gün yanıtlayan Muş, Likoğlu’nun görevden aldığını kaydederek “Şu an farklı ilçelerde, birer hafta süreyle görevlendiriliyor. Daha sonrasında da dil için yurtdışına gönderilecekmiş. Bilginiz dahilinde olsun abi. Yapmamız gereken herhangi bir şey var mı Berat Abi?” dedi.

 

Sürmene İmam Hatip Lisesi mezunu olan ve Maliye Bakanlığı Kocaeli Defterdarlığı ile dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda çalışan Likoğlu, 2010’da açılan kaymakam adaylığı sınavını kazanarak Balıkesir Burhaniye ve Erzurum’daki stajlarının ardından “dil öğrenmek için bir yıl süreyle Amerika Birleşik Devletleri’ne” gitti. 2011-2013 yılları arasında Kayseri Yeşilhisar, Niğde Ulukışla ve Ordu İkizce ilçelerinde kaymakam vekilliği görevlerinde bulunan Likoğlu, 3 Eylül 2014’te Zara Kaymakamı olarak görevlendirildi. Ancak Likoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından, 1 Eylül 2016’da FETÖ’den açığa alındı. Likoğlu’nun, halihazırda gayrimenkul danışmanlığı yaptığı öğrenildi.

 

Thodex'in kurucusunu defalarca programa çıkaran TGRT, kayıtları sildi

2 milyar dolarla kaçtığı belirtilen Faruk Fatih Özer’in, TGRT ekranlarında sık sık boy göstererek reklamını yaptığı görüntüler yeniden gündem oldu. Birkaç gündür para transferlerinde sorun yaşanan kripto para platformu Thodex’in internet sitesi kapatıldı. Yatırımcıların hesaplarına ulaşımı kesildi. Sayılarının yaklaşık 391 bin olduğu tahmin edilen mağdurların avukatlarından Oğuz Evren Kılıç, Thodex’in kurucusu olan Koinex adlı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Fatih Özer’in İstanbul Havalimanı’ndan yurtdışına çıkış yaptığını tespit ettiklerini belirterek, “Bir kaç gündür para transferlerinde sorun yaşandığını Özer’in avukatı bize iletti. Son olarak site tamamen kapatıldı. Mağdurlar arasında panik başladı. Bulundukları illerde cumhuriyet savcılıklarına suç duyuruları yapıyorlar” dedi. Thodex’in CEO’su Faruk Fatih Özer’in sosyal medya hesaplarını kapattığı görülürken, TGRT ekranlarında sık sık boy gösterdiği görüntüler yeniden gündeme geldi. Hem TGRT hem de TGRT EU’da reklamını yapan Özer’in, pandeminin kripto para sistemini olumlu etkilediğinden uzun uzun bahsettiği görüldü. Thodex’in patronu Özer, 9 Aralık 2020 tarihinde TGRT Haber’de bir programa konuk olduğunda “2020 yılı birçok yeniliği barındırdığı bir yıl oldu bizim için. İnsanlar şunun değerini daha fazla anladılar. Kripto paranın hem taşınması, hem bir yerden bir yere aktarılması tamamen bana bağlı. Herhangi bir sisteme, ülkeye, finans kuruluşuna bağlı olmadan siz istediğiniz yere bu kripto paranızla seyahat edebilir veya bunu istediğiniz ülkeye aktarabilirsiniz” açıklamasında bulunmuştu. Öte yandan büyük vurgunun ortaya çıkmasının ardından TGRT, Özer’in yer aldığı videoları YouTube’dan apar topar kaldırdı.

Korona haberlerine gelince:

 

Koronavirüs Bilim Kurulu'nda deprem! Hangi isim ayrılık kararı aldı?

BirGün'de yer alan habere göre; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji öğretim üyesi Prof. Dr. Alpay Azap’ın "Halen yürütmekte olduğu Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanlığı faaliyetlerine daha fazla zaman ayırabilmek amacıyla" Bilim Kurulu üyeliğinden istifa ettiği öğrenildi. Bilim Kurulu resmi bir devlet görevlendirmesiyle oluşturulmadığı için Azap'ın istifası, kuruldan ayrılma bilgisini Sağlık Bakanı'na bildirmesi ve kurulun iletişim kanallarından ayrılmasıyla gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre Azap, Ekim ayından bu yana da Bilim Kurulu toplantılarına katılmıyor ve iletişim kanallarındaki tartışmalara da dahil olmuyordu.

 

Korona hastasını fatura kesebilmek için yeşil bekleme alanına aldılar

İstanbul Avcılar’da koronavirüs tanısı konulan Kıymet Karabulut Taşdan (61), kullandığı ilaçların alerji yapması üzerine 112 Acil Servis ambulansı ile evinin yakınında bulunan özel bir hastanenin aciline kaldırıldı. Diğer hastaların bulunduğu alanda bekletildiğini ve tedavinin ardından kendisine 388 TL fatura kesildiğini anlatan Taşdan, “Doktor durumumun acil olmadığını söyleyerek yeşil bekleme alanına aldı. Amaç şu. Kırmızı alanda tedaviye alırlarsa fatura kesemeyecek. Yeşil alana alarak fatura kestiler. Yeşil alan odasında müdahale edildi. Korona olmama karşın diğer hastaların arasında bekletildim. Diğer hastalar riske atıldı. Acil götürüldüğüm için yanımda para da yoktu. Faturayı pazartesi ödemem şartıyla hastaneden taburcu edildim. Hani korona hastalarından para alınmıyordu” diye isyan etti. 

Bir hafta önce koronavirüs tanısı konulan Taşdan, başına gelenleri gazetemize anlattı. Taşdan, korona teşhisi konulduktan sonra beş gün ilaçlarını kullandığını, son gün vücudunun tamamında alerjiler meydana geldiğini anlatarak “Tüm vücudum kabardı, kızardı ve kaşınmaya başladı. Bunun üzerine önce ilçe sağlığı aradım, sonra aile hekimimi aradım, fotoğraflarımı attım. İyileşmeyince aile hekimim ‘Hiç bekleme, 112’yi ara, hastaneye götürsünler’ dedi. 112’yi arayınca Avcılar’da evime de yakın olan özel hastaneye götürüldüm” dedi. Taşdan şöyle devam etti: “Serum taktılar, ilaç verdiler, çıkış işlemleri için faturayı ödemem gerektiğini belirterek diğer hastaların olduğu alana gönderdiler. Bağıra bağıra ‘Covid hastasıyım, beni burada tutmanız doğru değil’ dedim. ‘Bir sürü insanı riske attınız’ dedim. Bağırarak korona hastası olduğumu söyleyince insanlar dağıldılar. Yanımda yalnızca kimliğim vardı, ayağımda terliğim ve pijamamla hastaneye gitmiştim. Müşahede, serum, ilaç parası 388 TL kesilmiş, ödemeyedim çünkü yanımda hiçbir şey yoktu. Kimliğimi alıkoymak istediler."

 

Prof. Ceyhan açıkladı: Koronavirüsü atlatanlara kötü haber

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, hastalığı geçirenlerin bağışıklık seviyelerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Prof. Dr. Ceyhan, "Şu yanılgıdan kurtulmamız lazım; hastalık istenilen düzeyde bağışıklık sağlamıyor. 'Ben hastalık geçirdim' deyip buna güvenmeyin. Bizim yatan hastalarımız içinde 3'üncü defa enfeksiyon geçirenler çok var. Mutant virüs bazı şeyleri de şüphe ile karşılamamıza neden oldu, bildiğimizi sandığımız şeyleri. Bunlardan bir tanesi de geçirilen hastalığın 6 ay koruması. Hastanemizde hastalıktan 2 ay sonra tekrar hastalık geçiren kişiler var. 'Şu kadarı hastalık ile bağışıklık kazanır, şu kadarını da ben aşılarım' diye hesap yaparsak; Hindistan bunu yaptı, büyük bir patlama yaşadı. Aşı ve tedbiri birlikte yürütmeden vaka sayısının azalması mümkün değil. Biz '6 ay bekleyin' diye söylüyorduk, mutant virüs ile ortaya çıkan vakalarda daha erken hastalanmalar olduğunu görüyoruz; aşıyı da belki 6 ay sonra değil, daha erken sürede yapmamız gerekecek" diye konuştu. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, tedbirler ile birlikte vaka sayılarında azalma yaşanıp yaşanamayacağına ilişkin, "Halkın kurallara ne kadar uyduğu önemli. Orada bir iyiye gitmeyi ben gözlemlemiyorum açıkçası. Aşılama hızımız ilk başta gayet iyiydi, şimdi günde 30 binlere kadar düştü, bu hızla devam ederse Türkiye'nin istediğimiz düzeyde aşılanması yıllar alır. Aşı kararsızlığını biz zaten bekliyorduk, bunun çok önceden tedbirinin alınması lazımdı" dedi. Prof. Dr. Ceyhan, önlemlerin gevşetilmesi ile vakalarda büyük bir patlama yaşanabileceğine dikkat çekerek, "Bu önlemler ile vaka sayısı azalıyor gibi çıkar ve önlemler kaldırılırsa eğer ya da halk gevşetirse önlemleri, bir süre içerisinde büyük bir patlama yaşayabileceğimizden korkarım. Bunlar daha sonra riski artıran yaklaşımlar. Biz günde 30 bin aşılama ile aşının etkisini gözlemleyemeyiz açıkçası. Önlemlerin daha sıkı olması lazım, halkın bu önlemlere daha sıkı sarılması lazım. Artık ucunda ışığın göründüğü tüneldeyiz. Ne kadar erken toplumun yüzde 70-75'ini aşılayabilirsek o kadar çabuk kurtulacağız salgından" diye konuştu.

 

Almanya'dan Hindistan kararı!

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, Hindistan'da koronavirüs vaka sayısındaki endişe verici artış nedeniyle pazar gününden itibaren Hindistan'dan yapılan uçuşlarda yalnızca Almanların ülkeye girişine izin verileceğini duyurdu. Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn yaptığı açıklamada, "Aşılama kampanyamızı tehlikeye atmamak için Hindistan ile yolcu trafiğimizi önemli ölçüde kısıtlamamız gerekiyor. Bu nedenle pazar gecesinden itibaren Hindistan'dan yapılan uçuşlarda yalnızca Almanların ülkeye girmesine izin verilecektir" ifadelerini kullandı. Yoğun bakım ünitelerinin dolduğu ve hastanelerde oksijen sıkıntısının yaşandığı Hindistan'da sağlık sistemi çökme noktasına geldi.

 

 

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle sevgili kardeşim Aziz Nayır'ın bir şiirini paylaşmak istiyorum:

 

BİR GÜNLÜĞÜNE

 

Bütün denizlerinden geçtim İstanbul

sen de bir isyana düş bir günlüğüne

.

sokaklarında kağıt toplayan

çıplak ayaklı binlerce çocuk

düşünme ökselenir zaten yaşam dediğin

yoksulun düşleri bile yoksul

.

bir piktogram olsam dayanmazdı yüreğim

üşürken ağlayan çocuğun iç çekişi olurdum

hayatın bin türlü emojisi var

boş ver biz kırmızı kalplerle serinleyelim

.

bir polis şeridiyle ayıracaklar düştüğüm yeri

düştüğüm yer hem plaza manzaralı

bir şeyler bırakmak lazım çocuklara

kanamasın gözleri diye güneşe

kol kola bir gülüş bırakmak lazım

.

bütün sokaklarından geçtim

genelevler, karakollar, mezar yerleri

kaldırım taşlarından örülmüş hayatlar

alıp atılıyordu hafriyat kamyonlarına

.

sorsan ne uzun bir zaman kelebeğe gün

sen de bir kasırgaya düş bir günlüğüne

hey İstanbul, vay İstanbul, oy İstanbul

asi mahallerin barikatları

körelsin gözlerin bir günlüğüne

bizim için

 

#AzizNayır

 

 

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

 

Ebeveyn Yabancılaşma Farkındalık Günü

25 Nisan günü dünyanın birçok ülkesinde “ Dünya Ebeveyne Yabancılaşma Farkındalık Günü” olarak kutlanmaktadır. “Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu”nun, genelde boşanma sürecinde veya boşanma sürecinden sonraki yıllarda ebeveynlerin arasında çıkan çatışmalarda, bilinçli veya bilinçsiz, çocukların algılayamayacakları duygusal taciz ve beyin yıkanmasıyla ortaya çıkmaktadır. Babalar bu konuda daha mağdur durumdadır. Bu konuya dikkat çekmek için tüm dünyada böyle bir günün kutlanması kararlaştırılmıştır.

 

Türkiye İstatistik Günü

25 Nisan Türkiye’de “Türkiye İstatistik Günü” olarak kutlanmaktadır. Yeni kurulan Cumhuriyetin önemli devlet kurumlarından olan ve bugünkü adıyla Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ismiyle faaliyet gösteren Devlet İstatistik Enstitüsü’nün kuruluşu olan 25 Nisan 1962 tarihinden dolayı bu gün #TürkiyeİstatistikGünü olarak kabul edilmiştir.

 

Dünya Sıtma ile Mücadele Günü

“Dünya Sağlık Örgütü” sıtma konusunda farkındalığın artırılması için 2001 yılından itibaren 25 Nisan'ı "Dünya Sıtma ile Mücadele Günü" olarak ilan etmiştir.

 

DNA Günü

25 Nisan #DNAGünü olarak da kabul görmüştür. 25 Nisan 2003'te İnsan Genom Projesi'nin (HGP) tamamlandığının duyurulmasından sonra Amerika'da o yıl ilk kez kutlanmıştır. Dünya çapında çok yaygın olmamakla birlikte 2003'ten beri her yıl bugün "DNA Günü" veya "Dünya DNA Günü" olarak kutlanmaktadır.

 

Karanfil Devrimi (Portekiz)

Portekiz'de ise 25 Nisan günü #ÖzgürlükGünü (Dia da Liberdade) adıyla kutlanır. Bugün Portekiz’de resmî tatil olup tüm işyerleri kapalıdır. 24 Nisan 1974 gecesi Eurovision şarkı yarışmasında Portekiz’i temsil eden parçanın çalınmasıyla ordu içinde, sömürgelerdeki savaştan ve 40 yıllık tek adam rejiminden bıkmış bir grup yüzbaşının organize ettiği ordu, yönetime el koyduğunu açıklamıştır. Buraya kadar her şey sıradan bir askeri darbe gibi geliştiyse de, ilan edilen sokağa çıkma yasağına aldırmayan milyonlarca kişi bu darbeyi desteklemek için sokaklara dökülünce işin rengi değişmiştir. Lizbon çiçek pazarından aldıkları yüzbinlerce karanfili askerlerin silahlarının namlularına ve tanklara takan halkın fotoğrafları dünya basınında geniş yankı uyandırmış ve bu kansız darbe “Karanfil Devrimi” ismini almıştır. Bu devrim sonucunda Batı Avrupa'nın en uzun süren diktatör yönetimi olan Estado Novo olarak anılan ve Salazar'la başlayan sıkıyönetim son bulmuştur. Avrupa'daki son diktatörlüklerden biri yıkılmış ve bütün Portekiz sömürgeleri bağımsızlıklarına kavuşmuştur. Günümüz Portekiz demokratik rejiminin temelleri de gene 25 Nisan 1974 yılında atılmıştır. İşte bu sebeplerden 25 Nisan ülke tarihi için çok önemlidir. 1966 yılında “Salazar Köprüsü” olarak açılan Lizbon’ un ilk asma köprüsü de 1974 yılında “25 Nisan Köprüsü” adını almıştır.

 

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

 

25 Nisan 1719 - Daniel Defoe'nun ünlü romanı, Robinson Crusoe yayımlandı.

25 Nisan 1859 - Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.

25 Nisan 1901 - New York, otomobillere plaka uygulamasını zorunlu hale getiren ilk eyalet oldu.

25 Nisan 1915 - İngiliz - Fransız kuvvetleri, Çanakkale'ye çıkarma harekâtı başlattı. Kara savaşları başladı.

25 Nisan 1915 - Seddülbahir Muharebeleri başladı.

25 Nisan 1915 - Arıburnu Muharebeleri başladı.

25 Nisan 1925 - Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.

25 Nisan 1926 - İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini "Şah" ilan etti.

25 Nisan 1945 - 46 ülkeden gelen delegeler, Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak olan Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldiler.

25 Nisan 1946 - İstanbul - Ankara hattında, yataklı tren seferleri başladı.

25 Nisan 1946 - Türkiye Garanti Bankası kuruldu.

25 Nisan 1952 - Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fuad Köprülü, Yunanistan'a resmi ziyarette bulundu.

25 Nisan 1953 - Cambridge Üniversitesi'nde iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular.

25 Nisan 1957 - Muğla'nın Fethiye ilçesinde 7,1 büyüklüğünde bir deprem oldu: 67 kişi öldü.

25 Nisan 1962 - Anayasa Mahkemesi kuruldu.

25 Nisan 1967 - "Kadınlar I-ıh derse" adlı oyunun sahnelenmesinin yasaklanması üzerine, 11 Nisan'da açlık grevine başlayan sanatçı Lale Oraloğlu ağırlaşarak hastaneye kaldırıldı.

25 Nisan 1968 - Andre Malraux'nun Türkçeye çevrilen "Umut" adlı kitabı "komünizm propagandası" yapıldığı gerekçesiyle toplatıldı.

25 Nisan 1974 - Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla, Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi.

25 Nisan 1975 - Batılı ünlü iş adamlarının katıldığı Bilderberg toplantısı Çeşme'de yapıldı.

25 Nisan 1975 - Portekiz'de Kurucu Meclis seçimlerini, Mario Soares'in liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.

25 Nisan 1976 - Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk Parlamento seçimlerini, Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.

25 Nisan 1983 - Pioneer 10, Plüton'un yörüngesini aştı.

25 Nisan 1986 - İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, "muzır neşriyat" kapsamına alınan "Playboy" dergisinin "poşete konulmasına" karar verdi.

25 Nisan 1990 - 6 Nisan'da ölüm orucuna başlayan Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) yöneticileri, Nabi Yağcı ve Nihat Sargın ölüm oruçlarına ara verdiler.

25 Nisan 1990 - ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.

25 Nisan 2000 - TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin Genel Başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i Cumhurbaşkanlığı'na aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu.

25 Nisan 2001 - Filipinler'in eski Devlet Başkanı Joseph Estrada, ülkesinin 80 milyon dolarını hortumlamak suçlamasıyla, Manila'daki evinde yakalanarak tutuklandı.

25 Nisan 2001 - Merkez Bankası'na özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi.

25 Nisan 2005 - Bulgaristan ve Romanya'nın, Avrupa Birliği'ne girişi için müzakereler başladı.

25 Nisan 2005 - Japonya'da tren kazası: 107 ölü.

 

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

 

25 Nisan 32 - Otho, Roma İmparatoru (ö. 69)

25 Nisan 1599 - Oliver Cromwell, İngiliz siyaset adamı ve asker (İngiltere'de mutlakiyetçiliğe karşı ayaklanmanın önderi) (ö. 1658)

25 Nisan 1657 - Tökeli İmre, Macar Kralı (Osmanlı Devletine sığınan) (ö. 1705)

25 Nisan 1725 - Philipp Ludwig Statius Müller, Alman zoolog (ö. 1776)

25 Nisan 1815 - Mirza Şirazi, İslam alimi (ö. 1895)

25 Nisan 1823 - Sultan Abdülmecit, Osmanlı'nın 31. Padişahı (ö. 1861)

25 Nisan 1824 - Gustave Boulanger, Fransız klasik figür ressamı ve doğa bilimci (ö. 1888)

25 Nisan 1874 - Guglielmo Marconi, İtalyan mucit, fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1937)

25 Nisan 1888 - Chojun Miyagi, Japon sporcu ve karateci (ö. 1953)

25 Nisan 1900 - Wolfgang Pauli, Avusturyalı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1958)

25 Nisan 1906 - Frank H. Netter, Amerikalı ressam ve tıp doktoru (ö. 1991)

25 Nisan 1917 - Ella Fitzgerald, Amerikalı şarkıcı (ö. 1996)

25 Nisan 1920 - Sabahattin Kudret Aksal, Şair, öykücü ve oyun yazarı (ö. 1993)

25 Nisan 1921 - Karel Appel, Hollandalı ressam ve heykeltıraş (ö. 2006)

25 Nisan 1927 - Albert Uderzo, Fransız çizgi roman sanatçısı ve senarist (ö. 2020)

25 Nisan 1936 - Leonel Sánchez, Şilili futbolcu.

25 Nisan 1937 - Marilyn B. Young, Amerikalı tarihçi ve akademisyen (ö. 2017)

25 Nisan 1940 - Al Pacino, Amerikalı oyuncu.

25 Nisan 1941 - Bertrand Tavernier, Fransız film yönetmeni, prodüktör, senarist ve oyuncu (d. 2021)

25 Nisan 1945 - Özdemir Özok, Hukukçu (ö. 2010)

25 Nisan 1947 - Johan Cruyff, Hollandalı futbolcu ve teknik direktör (ö. 2016)

25 Nisan 1948 - Péter Andorai, Macar oyuncu (ö. 2020)

25 Nisan 1959 - Burhan Öçal, Perküsyon sanatçısı ve oyuncu.

25 Nisan 1960 - Ramón Vilalta, Katalan kökenli mimar.

25 Nisan 1965 - Édouard Ferrand, Fransız siyasetçi (ö. 2018)

25 Nisan 1968 - İdris Bal, Akademisyen ve siyasetçi.

25 Nisan 1969 - Renée Zellweger, Amerikalı oyuncu ve Akademi Ödülü sahibi.

25 Nisan 1970 - Jason Lee, Amerikalı oyuncu.

25 Nisan 1981 - Felipe Massa, Brezilyalı Formula 1 pilotu.

25 Nisan 1986 - Raïs M'Bolhi, Cezayir asıllı Fransız futbolcu.

25 Nisan 1986 - Daniel Andrew Sharman, İngiliz oyuncu.

25 Nisan 1988 - Laura Lepistö, Fin buz patencisi.

25 Nisan 1989 - Aysel Teymurzade, Azeri şarkıcı.

25 Nisan 1995 - Ellen Benediktson, İsveçli şarkıcı ve şarkı yazarı.

25 Nisan 1996 - Allisyn Ashley Arm, Amerikalı oyuncu.

25 Nisan 1998 - Satou Sabally, Gambiya asıllı Alman profesyonel basketbolcu.

 

Bugün kimler ölmüş derseniz?

 

25 Nisan 1077 - I. Géza, 1074-1077 yılları arasında Macaristan kralı (d. 1040)

25 Nisan 1185 - Antoku (aslı adı Tokihito), Japonya'nın geleneksel veraset düzenine göre 81. imparatoru (d. 1178)

25 Nisan 1342 - XII. Benedictus; doğum adı Jacques Fournier, 20 Aralık 1334 tarihinden Nisan 1342'deki ölümüne kadar görev yapmış olan papa (d. 1285)

25 Nisan 1472 - Leon Battista Alberti, İtalyan ressam, şair ve filozof (d. 1404)

25 Nisan 1566 - Louise Labé, Fransız şair (d. 1524)

25 Nisan 1644 - Chongzhen, Çin'in Ming Hanedanı'nın 16. ve son imparatoru (D. 1611)

25 Nisan 1667 - Pedro de Betancur, Hristiyan azizi ve misyoner (d. 1626)

25 Nisan 1744 - Anders Celsius, İsveçli gök bilimci (d. 1701)

25 Nisan 1800 - William Cowper, İngiliz şair ve hümanist (d. 1731)

25 Nisan 1820 - Constantin François de Chassebœuf, Fransız filozof, tarihçi, doğubilimci ve politikacı (d. 1757)

25 Nisan 1840 - Simeon Denis Poisson, Fransız matematikçi ve fizikçi (d. 1781)

25 Nisan 1878 - Anna Sewell, İngiliz roman yazarı (d. 1820)

25 Nisan 1914 - Géza Fejérváry, Macar general (d. 1833)

25 Nisan 1928 - Pyotr Vrangel, Rus korgeneral (Karşı devrimci Beyaz Ordu'nun liderlerinden) (d. 1878)

25 Nisan 1941 - Salih Bozok, Asker, Atatürk'ün yaveri ve Milletvekili (d. 1881)

25 Nisan 1956 - Paul Renner, Alman grafik tasarımcısı ve eğitmen (d. 1878)

25 Nisan 1972 - George Sanders, İngiliz aktör (d. 1906)

25 Nisan 1976 - Sir Carol Reed, İngiliz film yönetmeni ve yapımcısı (d. 1906)

25 Nisan 1982 - W.R. Burnett, Amerikalı romancı ve senaryo yazarı (d. 1899)

25 Nisan 1988 - Clifford Donald Simak, ABD doğumlu yazar (d. 1904)

25 Nisan 1990 - Dexter Gordon, Amerikalı caz saksafoncusu (d. 1923)

25 Nisan 1995 - Ginger Rogers, Amerikalı aktris ve dansçı (d. 1911)

25 Nisan 1996 - Saul Bass, Amerikalı grafik tasarımcısı ve Oscar sahibi film yapımcısıdır (d. 1920)

25 Nisan 2001 - Michele Alboreto, İtalyan yarış pilotu (d. 1956)

25 Nisan 2002 - Ahmet Uğurlu, Türkiye'de ilk televizyon tüpü imalatı yapan "Uğurgül" fabrikalarının kurucusu olan sanayici (d. 1930)

25 Nisan 2002 - Lisa Lopes, Amerikalı şarkıcı (d. 1971)

25 Nisan 2003 - Lynn Chadwick, Britanyalı heykeltıraş (d. 1914)

25 Nisan 2006 - Jane Jacobs, Amerikalı-Kanadalı kadın gazeteci, yazar ve aktivist (d. 1916)

25 Nisan 2009 - Beatrice Arthur, Amerikalı aktris ve şarkıcı (d. 1922)

25 Nisan 2011 - Osman Durali, Bulgaristan göçmeni güreşçi (d. 1939)

25 Nisan 2011 - Güven Sazak, İş adamı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı (d. 1935)

25 Nisan 2012 - Louis le Brocquy, İrlandalı ressam (d. 1916)

25 Nisan 2012 - Paul Lawrence Smith, Amerikalı oyuncu, komedyen ve seslendirme sanatçısı (d. 1936)

25 Nisan 2013 - Virginia Gibson, Amerikalı şarkıcı, dansçı ve oyuncu (d. 1925)

25 Nisan 2014 - Tito Vilanova, İspanyol futbolcu ve teknik direktör (d. 1968)

25 Nisan 2015 - Dan Fredinburg, Amerikalı bilişimci ve bilgisayar mühendisi (d. 1981)

25 Nisan 2015 - Otakar Krámský, Çek otomobil yarışçısı (d. 1959)

25 Nisan 2016 - Samantha Schubert, Malezyalı aktris ve eski güzellik kraliçesi olan model (d. 1969)

25 Nisan 2017 - Philippe Mestre, Fransız merkez sağ siyasetçi. 1927)

25 Nisan 2017 - Yelena Rjevskaya, Sovyet yazar (d. 1919)

25 Nisan 2017 - Munyua Waiyaki, Kenyalı siyasetçi ve hekim (d. 1925)

25 Nisan 2018 - Şöhret Abbasov, Özbek aktör, film yönetmeni, senarist ve film yapımcısı (d. 1931)

25 Nisan 2018 - Michael Anderson, İngiliz film yönetmeni (d. 1920)

25 Nisan 2018 - Abbas Attar, İranlı fotoğraf sanatçısı (d. 1944)

25 Nisan 2018 - Edith MacArthur, İskoç kadın oyuncu (d. 1926)

25 Nisan 2019 - Robbert de Graaf, Hollandalı erkek bisiklet yarışçısı (d. 1991)

25 Nisan 2019 - John Havlicek, Amerikalı eski profesyonel basketbol oyuncusu (d. 1940)

25 Nisan 2019 - Larry Jenkins, Amerikalı siyahi oyuncu, film yapımcısı, yönetmeni ve senarist (d. 1955)

25 Nisan 2019 - Faty Papy, Burundili millî futbolcu (d. 1990)

25 Nisan 2020 - Alan Abel, Amerikalı müzisyen, eğitimci ve mucit (d. 1928)

25 Nisan 2020 - India Adams, Amerikalı kadın şarkıcı, dublaj sanatçısı ve oyuncu (d. 1927)

25 Nisan 2020 - Erin Babcock, Kanadalı hemşire ve siyasetçi (d. 1981)

25 Nisan 2020 - Ricardo Brennand, Pernambuco eyaletinde Brezilyalı iş insanı, mühendis ve sanat koleksiyoncusu (d. 1927)

25 Nisan 2020 - Ricardo Divila, Brezilyalı motor sporları tasarımcısı (d. 1945)

25 Nisan 2020 - Henri Kichka, Belçikalı yazar ve soykırımdan kurtulan kişilerden (d. 1926)

25 Nisan 2020 - Robert Mandell, Amerika doğumlu İngiliz şef (d. 1929)

25 Nisan 2020 - Gunnar Seijbold, İsveçli serbest basın fotoğrafçısı ve müzisyen (d. 1955)

 

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

 

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Pazar.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

 

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?