Bugün 23 Nisan, Neşe doluyor insan…

‘’Küçük hanımlar, küçük beyler!

Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz. ‘’ K.ATATÜRK

Atamızın işte bu öngörü ve beklentilerinden dolayı 23 Nisan, çocuklara adanmış bir bayramdır. Bu bayramı en çok Türk milleti hak ettiği içinde dünyada ‘’Çocuk Bayramı’’ sadece Türk çocukları tarafından kutlanmaktadır. Diğer milletlerin çocukları, ancak ülkemizdeki törenlere katıldıklarında böyle bir bayramdan haberdar olur.

23 Nisan, Ana vatan Türkiye’de ve yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nde ‘’Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’’; Kosova

Cumhuriyeti’nde ‘’Kosova Türkleri Milli Bayramı’’ olarak kutlanmakta, Kosova’da da çocuklarla ilgili programlar düzenlenmektedir.

BİR BAŞKA AÇIDAN

23 Nisan’ın Atamızın , bu günü bayram olarak çocuklara armağan etmesinin yorumunda ; ‘’Savaş sırasında , yetim ve öksüz kalan yoksul çocukları, bir bahar şenliği ortamında sevindirme’’ amacı da vardır. Onlara güvenimizi de, her 23 Nisan’da çocukları yönetim makamlarına oturtmakla gösteriyoruz. Bu gelenek 1933’de Atatürk’le başlamış, bu güne kadar kesintisiz devam etmiştir.

‘’Çocuklar, geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir’’ diyen Atatürk, ‘’Çocuk sevgisi, insan sevgisi için bir ihtiyaçtır’’ sözüyle de çocuğu sevginin de merkezine oturtup; vazgeçilmez bir ihtiyaç ve insan sevgisinin de kaynağı olarak işaret etmiştir.

BİR ÇOCUĞUN GÖZLERİNİN İÇİNE BAKIN

PauloCoelho, çocuğun her zaman öğrenen değil, bazen öğreten de olabileceğini hatırlatıyor:

‘’Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz, bir çocuğun gözlerinin içine bakın. Çünkü, bir çocuğun, bir yetişkine öğretebileceği her zaman üç şey vardır; Nedensiz yere mutlu olmak,

Her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve

Elde etmek istediği her şey için, var gücüyle dayatmak.’’

Çok doğru. Mutlu olmak için, mutlaka bir neden mi olmalıdır. İnsanlar, mutluluğuna mani olacak şeyler olmadığında da mutlu olamaz mı ? Bir çocuk gibi sebepsiz de tebessüm edemez mi ?

Ayrıca oyuncakları arasındaki çocuğun, uğraşacak mutlaka bir oyun vardır. ‘’ Dünya, bir oyun bahçesidir’’ demez miyiz hep. Hangi yaşta olursak olalım, bizi de meşgul edecek bir oyun vardır elbet. Hayatın elinde bir oyuncak olmadan..

Çocuğun dayatmacı yönüyse bir azim işaretidir. Büyüklere , bir şeyi elde etmenin yolunun ısrardan ve asla vazgeçmemeden geçtiğini öğretir bir nevi…

ÇOCUKLUĞUMA GERİ DÖNEBİLSEM

Çocukluk, ah çocuklar…Hep mutludurlar. Küçücük şeylerden mutlu olur ve mutlu ederler. Onun için yazar,’’Bir sabah uyandığımda kapı çalsa. Gelen çocukluğum olsa ve hep bizde kalsa’’ diyor. Friedrich Nietzsche, bu isteği, içimizdeki çocukla açıklıyor :

‘’Yetişmiş her insanın içinde, oynamak isteyen bir çocuk vardır’’

Evet, o içimizdeki çocukla neler neler yapmak isteriz. Durup dururken,

birden hoplamak, zıplamak gelir içimizden. Koşmak, delice koşmak, haykırmak avazımızın yettiği kadar… Gözlerimizi yumup sevdiklerimize sımsıkı sarılmak isteriz.

Çocukluğumuzda yaptığımız bütün yaramazlıklar geçer gözlerimizin önünden. Hepsine de birer bahane bulup gülümseriz. Küstüğümüz,

Barışmam diye inat ettiğimiz insanları affederiz. ‘’Şimdiki aklım olsa…’’ der, geçmişi yeniden yorumlarız.

Birden, elimizden düşen bastonumuzun, yerde çıkardığı sesle irkiliriz. Günü yaşar, dünü hayal etmeye devam ederiz. ‘’ Ah keşke ‘’ deriz Ah keşke…

İlkokul sıralarında söylediğimiz şiirler gelir aklımıza:

‘’Baharın mutlu günü

Yurdumun kutlu günü,

Neşelerin düğünü,

Güzel 23 Nisan…

İnanarak yürekten

Hız aldık Atatürk’ten

Bizi ona yükselten,

Bir el 23 Nisan…’’

Geleceğimizi minicik ellerine emanet ettiğimiz çocuklarımızı yılda bir defa ansak da, her gün yaşarız. ‘’Çocuk, itaat etmek kadar, lider olmak içinde eğitilmelidir’’ diyen John Dewey haklıdır. Bir ağacı nasıl budarsak öyle şekillenir. Ve ülkenin en karanlık günlerinde şimşek gibi çakıp Mustafa Kemal olur, çıkıverir.

‘’Bugün 23 Nisan

Neşe doluyor insan

Kapımız çalıp, çocukluğumuz gelse de, sakın dışarı çıkmayın. İçinizdeki çocukla yetinin. Çocuklarımız, onlara bayram hediye eden Atamıza minnettar. Evin içinde de olsa,biraz daha hoşgörüyle davranalım onlara.Biz, içimizdeki çocukla meşgul olurken onlar çocukluklarını yaşasın…

Oğuzhan KAVAKLI 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kavaklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?