Erdoğan açıkladı: Kısa çalışma ödeneği uygulaması Haziran’a kadar devam edecek

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

 Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

 Adamın biri çok delikanlı geçinirmiş. Bir gün kabız olmuş. Eczaneden ishal ilacı almayı delikanlılığına yedirememiş. Geçer ümidiyle 2 gün beklemiş, geçmemiş, 4 gün beklemiş, geçmemiş. 1 hafta beklemiş, kabızlığı geçmemiş. Artık dayanamamış ve eczaneye gitmeye karar vermiş. Eczane kapısından utana sıkıla girmiş:

- "Şey beyefendi, ben hastayım. Tuvalete gidiyorum fakat yapamıyorum." demiş.

Eczacı:

- "Bunda utanacak ne var? Size hemen bir ilaç vereyim, geçirir. Ama dikkat edin çok kuvvetli bir ilaçtır, birden fazla içmeyin." demiş.

Adam eczaneden koşar adım çıkmış. Yolda dayanamamış ve 1 haftanın verdiği sıkıntıyla iki üç tane ilacı mideye indirmiş. Yolda giderken biri adama:

- "Buralarda eczane var mı?" diye sormuş.

Adam cevap vermiş:

- "Sarı çizgiyi takip et."

 “Günün Sözleri” olarak 44 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 122. doğum günü olan Rus yazar Vladimir Nabokov'un "Lolita" adlı kitabından alıntılar paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

 "Gene de, boşa çıkacağını bildiğim umutlar beslemiyorum."

 "İçinde yaşadığım bu boşluğun beni ansızın çıkagelen bir deliliğin özgürlüğüne itivereceğinden korkuyordum."

 "Onu seviyordum,anlıyor musunuz? İlk bakışta, son bakışta, her, evet her bakışta aşktı bu."

 "Biliyor musun, ölmenin en korkunç yanı insanın bütün bütüne tek başına olması."

 Şuraya da "Hayata Daha Pozitif Bakmanın Yolları"ndan birini bırakayım:

 İş ya da özel hayatınızda fark etmez; kendinize gerçekçi hedefler seçin ve o hedefler doğrultusunda ilerleyin. İnişler, çıkışlar, taşlara takılıp düşmeler ya da birdenbire bambaşka bir yere gitmeler... İnsan hayatında her şey mümkün. Yeter ki siz hedefinizi gerçekçi temeller üzerine kurun.

 Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

 18 Şubat 1979 tarihinde Sahra Çölü'ne kar yağmıştır.

 Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 Elektrik şirketlerine 3 milyar lira pandemi desteği verilecek, parası halktan toplanacak!

Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliği Değişiklik Taslağı'na göre, bugüne kadar elektrik alım ve doğalgaz temin garantileriyle devlete kolay yoldan elektrik satıp bol para kazanan ancak garanti süreleri biten elektrik santrallerine halkın cebinden pandemi yardımı yapılacak.

Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre, hazırlanan taslağa göre destek mekanizması dışında kalan “yap-işlet” santralleri ile yaşı 13 yıldan büyük ve ithal kömür ve doğalgaz kullanan santraller 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren yardım mekanizmasına dahil edilecek. Yardımları almak isteyen santral sahiplerinin, düzenleme resmen yayımlandıktan sonra 15 gün içinde başvuru yapmaları yeterli olacak. 

Şirketlere ödenecek pandemi yardımı parası, sistem işletmecisi olan kamuya ait Türkiye Elektirik İletim Anonim Şirketi'nin (TEİAŞ) gelir tavanına eklenecek. Gelir tavanındaki harcamalar ise elektrik faturaları aracılığıyla halka yansıtılacak. Bu harcamalar daha önce iletim sistemi kullanım bedeli olarak faturalarda görünüyordu ancak halk tepki göstermesin diye bu harcamalar dağıtım giderlerinin içine konulduğu için artık faturalarda yer almıyor. Dolayısıyla şirketlere aktarılacak paraları halk faturasının içinde “gizli zamla” ödeyecek ancak patronlara yardım yaptığının farkında bile olamayacak.

Elektrik üreten şirketlere kapasite mekanizması adı altında 2018 yılından bu yana destek ödemeleri yapılıyor. Bu yolla 2018 yılında 1.4 milyar, 2019 yılında 2 milyar, 2020 yılında ise 2.2 milyar lira ödendi. Bu yıl 2.6 milyar lira ödeme planlanmıştı. Ancak pandemi yardımı işin içine girince toplam ödemenin 3 milyar liraya yaklaşması bekleniyor. Yardımın 4 ithal doğalgaz, 1 de ithal kömür santrali için yapılması planlanıyor.

Cumhurbaşkanı onayladı! 6 rektör ataması ve Hatipoğlu kararı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 6 üniversiteye rektör atadı. Cumhurbaşkanlığının rektör atamalarına ilişkin kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre Bartın Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Orhan Uzun, Bayburt Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Harun Çiftçi, Iğdır Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, İbn Haldun Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Atilla Arkan, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper atandı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Üyeliğine ise Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu seçildi.

 AKP'li yetkili bayram sonrasını işaret etti: 5 bakan daha koltuğuna veda edecek!

Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, görevden alındı. Pekcan’ın yerine ise Mehmet Muş atandı. Ticaret Bakanlığı yaptığı açıklamayla, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın eşinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirketten dezenfektan alımı yapıldığını kabul etmişti. Cumhurbaşkanı atama kararına göre; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ikiye ayrıldı, yerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kuruldu. Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevine Derya Yanık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na da Vedat Bilgin atandı. Kararla Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da görevinden alınmış oldu. Bakanlık bir önce çalışma ve aile konularına odaklı iki farklı bakanlığın birleştirilmesinden oluşuyordu. Dün geceki revizyonla birlikte bakanlıklar yeniden ayrılmış oldu. Reuters'ın haberine göre; AKP'ye yakın kaynaklar bayram sonrasına en az 4-5 bakanlıkta daha değişiklik olabileceğini ve normal şartlarda seçime kadar bu yeni kabine ile devam edilebileceğini belirtiyorlar. "Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tek başına çok büyüktü ve çoktandır bölünmesi yönünde bir karar vardı; ikisi aynı anda tamamlanmış oldu. Çalışma Bakanı'nın değişmesi yönünde bir genel kabul de vardı" diyen aynı yetkili sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bayram sonrası beklenen değişikliğin yapılması gibi bir beklenti var. Genel olarak Albayrak’ın bakanlığa dönmesi beklenmiyor. Ama dört-beş bakanlıkta değişiklik beklentisi hakim" iddiasında bulundu. AKP’ye yakın bir kaynak da Pekcan’ın yaptığının herkesi zora sokan bir davranış olduğunu belirterek, yeni gelen Bakanın da Berat Albayrak'a yakın olduğunu vurguladı. Aynı kaynak, "Kabine değişiklik beklentisi (bu değişim ile)bitmedi. Kabine ile ilgili genel bir beklenti halen var. Cumhurbaşkanı zamanlamasını ayarlıyordur. Çünkü beklenti oluşunca medyada yer alınca, isimler verilince yapacaksa da bekletiyor" dedi. 

Kılıçdaroğlu: Ruhsar Pekcan'ın görevden alınması güzel ama yeterli değil

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın eşinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirketten Ticaret Bakanlığı'na dezenfektan alındığını kabul etmesinin ardından görevden alınmasıyla ilgili olarak, "Güzel, ama yeterli değil. Devletin uğradığı zararın da mutlaka telafi edilmesi lazım. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyiz" dedi.

ANKA’da yer alan habere göre, Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da Beylikdüzü Belediyesi'nin toplu açılış ve temel atma törene katıldı. Kılıçdaroğlu, törenin ardından, Ruhsar Pekcan'ın görevden alınmasıyla ilgili soruyu yanıtladı. İstifa etmesi ya da görevden alınmasının doğru bir karar olduğunu, ancak yetmeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Gereğinin de ayrıca yapılması lazım. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyiz. Eğer görevden ayrıldıysa biliyoruz hangi gerekçe ile ayrıldığını, alındığını, istifa ettiğini ama devletin uğradığı kaybın mutlaka telafi edilmesi lazım" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Mersin Çamlıyayla'da dağıtılmak istenen Atatürk'ün 'Nutuk' eserinin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nce "kötü örnek olacağı" gerekçesiyle yasaklanması ile ilgili soru üzerine de şu değerlendirmeyi yaptı:

"Yeni bir şey yaşıyoruz herhalde. Gazi Mustafa Kemal'in TBMM'de okuduğu ve kitap olarak basılan, uzun yıllardır okunan, bundan sonraki kuşaklarında okuyup ibret alacağı bir kitabı hangi gerekçe ile yasaklarlar? Bunlar akıllarını yitirdiler. Öyle anlaşılıyor. Yahu bu ülke bağımsızlık savaşı, bağımsızlık mücadelesi verdi. Nutuk da Samsun'a çıkışla başlıyor zaten. Olaylar bütün ayrıntıları ile anlatılıyor. Çocuklarımız kendi ülkelerinin bağımsızlığını nasıl sağlandığını bilmeyecek de neyi bilecek. Nutuk’u hangi akılla hangi mantıkla yasaklarlar? Bildiğim kadarıyla dağıtan Ülkü Ocakları, herhalde bunun hesabını sayın Bahçeli'nin sorması lazım. O Nutuk’u dağıtan ülkü ocaklarının çocuklarını gözlerinden öpüyorum. Güzel bir şey yapmışlar, dağıtmaya başlamışlar, dağıtmaya başlayın dağıtın ben her türlü desteği size vereceğim sayın Bahçeli ne yapacak onu merak ediyorum."

Erdoğan açıkladı: Kısa çalışma ödeneği uygulaması Haziran’a kadar devam edecek

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm sektörler için geçerli olmak üzere nisan, mayıs ve haziranı kapsayacak şekilde kısa çalışma ödeneği uygulamasına devam etme kararı aldıklarını söyledi. Erdoğan, Turizm Haftası dolayısıyla turizm sektörü temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, milletin evinde turizm sektörünün temsilcileriyle verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdiklerini belirtti. Toplantıda, turizm sektörünün sorunlarını, beklentilerini gözden geçirdiklerini, sektörel kazanımları nasıl daha ileri götürebileceklerini ele aldıklarını aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Toplantımız esnasında sektör temsilcilerimizin talepleri doğrultusunda tüm sektörler için geçerli olmak üzere nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayacak şekilde kısa çalışma ödeneği uygulamasına devam edilme kararı aldık. Ayrıca turizm sektöründe mayıs sonu sona eren KDV indirimlerinin haziran sonuna kadar devam etmesinin de yararlı olacağını değerlendirdik ve bu konuda karar aldık."

Kuşadası jeotermal şirketine karşı ayaklandı

Kuşadası'nın Değirmendere bölgesinde açılmak istenen dört  jeotermal kuyusuna karşı olduklarını duyuran Kirazlı, Soğucak, Caferli, Çınar ve Yaylaköy sakinleri ile sivil toplum kuruluşları ortak hareket etme kararı aldı. Kuyular için başvuran şirketin çıkan suyu seracılıkta kullanacağını belirtmesinin inandırıcı olmadığına vurgu yapılan açıklamada, bölgede eko tarıma dayalı başta zeytin, üzüm, şeftali, kayısı, erik, kiraz olmak üzere her türlü meyve ve sebze üretildiğini, seracılığa gereksinim olmadığı belirtildi. Karacasu’da sera amaçlı diye başlatılan ancak sondajdan sonra, jeotermal enerji santraline dönüştürülen örneklere dikkat çekilen açıklamada, tarım alanının ortasında bir termal işletmenin yeraltı sularının tuzlanmasına ve bor oranının artmasına neden olacağını, böylece bölgenin tarım alanı olma vasfını kaybedeceği dile getirildi. Muhtarlar, tarımsal kooperatifler ve derneklerin ortak açıklamasında, “Açılması düşünülen 2 kuyunun tam ortasından Değirmendere geçiyor. Açılması düşünülen jeotermal kuyu noktalarının her tarafı zeytinliklerle kaplı olduğundan bu alanda zeytincilik kanununa göre de böyle bir tesisin kurulması zaten mümkün değildir. Bu nedenlerle hangi amaçla olursa olsun, bu bölgede açılacak termal kuyuların şirket dışında halka hiçbir fayda sağlamayacağı, aksine geleceklerini tehdit edip zarara uğratacağı apaçık ortadadır. Bölge halkı olarak bu kuyuların açılmasını istemiyoruz. Tüm yaşam savunucularını bu kuyuların açılmaması için tavır almaya ve bizlere destek olmaya çağırıyoruz” denildi.

Şair Abdullah Nefes toprağa verildi

Dün akşam yaşamını yitiren sosyalizm mücadelesinin emektarlarından şair ve yazar Abdullah Nefes'in cenaze töreni Ankara'da Karşıyaka Mezarlığı'nda pandemi nedeniyle sınırlı sayıda katılımla yapıldı. Törene ailesi ve yoldaşları katıldı. Hayatı boyunca örgütlü olarak sosyalizm mücadelesinin içinde bulunan, mücadeleye 1963 yılında TİP’te başlayan Nefes, uzun yıllardır TKP üyesi olarak mücadelesini sürdürüyordu. Nefes'in yaşamını yitirmesi sonrası partisi TKP'den bir açıklama geldi. "Sosyalizmi ve şiiri yurt edinmektir Abdullah Nefes. Yaşamını, yaptıklarını, yürüdüğü yolu, bulunduğu yeri, varmak istediği yeri politik bilinci ve şiiriyle ölçmektir" denilen açıklamada, "Edebiyatın ve partili mücadelenin içinde geçmiş, ardında kuşağının önemli, değerli şiirlerini bırakmış, dopdolu bir ömre yoldaş olmanın onurudur bize kalan" ifadesi kullanıldı. TKP tarafından yapılan açıklama şöyle:

"Yoldaşımız, bir mücadele ve edebiyat kuşağının önemli temsilcisi, şair ve yazar Abdullah Nefes’i, Abdullah Ağabey’imizi kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz.

Bütün zorluklara, geri düşüşlere, kimi zaman kırgınlıklara rağmen örgütlü olmakta ısrardır Abdullah Nefes.

60’lı yılların başında TİP ile başlayan partili mücadeleyi yirmi birinci yüzyılda TKP’de, tüm aklı, yüreği ve bedeninin olanca gücüyle sürdürmüş bir ömürdür.

Seksen yaşına değerken, Parti Tarihi çalışması için tüm bilgi birikimini heyecanla partisine sunmaktır.

Edebiyata, şiire, sanata adanmış olmaktır Abdullah Nefes.

Roman, hikâye, şiir okumayan, sergi gezmeyen, tiyatroya gitmeyen, sinema izlemeyen, düzenli konser takip etmeyen bir komünist iyi bir komünist olamaz iddiasıdır.

Siyasi bilinci estetik ile donatmak, estetiği mücadele için kuşanmaktır.

Sosyalizmi ve şiiri yurt edinmektir Abdullah Nefes.

Yaşamını, yaptıklarını, yürüdüğü yolu, bulunduğu yeri, varmak istediği yeri politik bilinci ve şiiriyle ölçmektir.

Kültür sanat alanında kimi zaman ortaya çıkan çürütücü ilişkilerin dışında, karşısında durmaktır.

Sevmektir Abdullah Nefes. Dünyayı, yurdunu, insanı, işçi sınıfını, doğayı, ailesini, dostlarını, yoldaşlarını…

Ağabeydir.

Her yaştan yoldaşının bir merhaba ile masasına, evine konuk olduğu, yazdıklarını okuttuğu, okuduklarını paylaştığı, fikrini aldığı dosttur.

Hırçın olmak demektir bazen de. Ve biliriz ki bu hırçınlık, gecikmiş Türkiye devrimini görmeye ömrünün yetmemesinden, o gecikmede önce kendi eksiklerimizi, kusurlarımızı görüp üzerine gitmek isteğindendir.

'Tamam,

Geçmeli ama

Bir yolda, bir duvarda, bir yaprakta

İzi kalmalı.'

dediği bir ömrü paylaştık.

Edebiyatın ve partili mücadelenin içinde geçmiş, ardında kuşağının önemli, değerli şiirlerini bırakmış, dopdolu bir ömre yoldaş olmanın onurudur bize kalan.

Anısı mücadelemizde yaşayacak."

Abdullah Nefes kimdir?

20 Ekim 1941 yılında Ilgaz’da dünyaya gelen Nefes, üniversite eğitimini Ankara’da DTCF’de ve Hukuk Fakültesi’nde aldı.

Genç yaşından itibaren çok sayıda şiir kaleme aldı.

İlk şiirleri ve hikayeleri Varlık, Dost, Yeşil, Ilgaz, Çağrı, Yelken, Evrim, Dönem, Elif, Edebiyat ve Eleştiri, Sanat Emeği gibi dergilerde yayımlandı.

1964 yılında Sosyal Adalet Dergisi ve yayınlarında yazı işleri müdürlüğü yaptı.

1966 yılında Dönüşüm Dergisi'nin sahibi olarak sorumlu yazı işleri müdürlüğünü üstlendi.

1969 yılında Ser Yayınları'nın kuruluşunda yer aldı.

Türkiye İşçi Partisi’ne üye olan Nefes, daha sonra Ankara’da parti yöneticiliği görevleri de üstlendi.

1971 yılında tutuklanan Nefes, üç yıl tutuklu kaldı.

Mücadelesini çıkardığı çeşitli dergiler ve kurduğu yayınevleri ile de sürdüren Nefes, Türkiye Yazarlar Sendikası’nda da uzun yıllar yöneticilik görevlerinde bulundu.

1990 yılında üç kitap gerekçe gösterilerek DGM’de yargılandı.

Yaşamı boyunca çok sayıda kitaba imza atan Nefes, birçok araştırma ve derleme kitabı da çıkardı. 

Abdullah Nefes, Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’ne de uzun yıllar çeşitli düzeylerde katkı sunarak emek verdi.

Korona haberlerine gelince:

Soylu ve Erbaş katıldı: Koronavirüs tedbirlerine uyulmayan bir ‘ayrıcalıklılar’ cenazesi daha

Nur cemaati kurucu lideri Said Nursi’nin öğrencilerinden olarak nitelendirilen Hüsnü Bayramoğlu’nun cenazesinde yine koronavirüs tedbirlerine uyulmadı. Bayramoğlu'nun cenazesi İstanbul'da bulunan Eyüpsultan Camisi'nden kaldırıldı. Cenaze namazına yakınlarının yanı sıra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü de katıldı.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da dua edip konuşma gerçekleştirdi. Korona virüsü salgınında birçok rekorun kırıldığı bu günlerde Bayramoğlu'nun tabutu, cami avlusundan birlerce kişinin omzunda taşındı. İçişleri Bakanı Soylu da tabutu taşıyanlar arasındaydı. Cenazenin toprağa verileceği Eyüpsultan Mezarlığı'ndaki defin sırasında mezar başında onlarca kişi de cenazeye toprak atmak için birbiriyle yarıştı.

 İstanbul İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi son olarak 1 Aralık 2020 günü toplanmış ve bu toplantıda “Cenaze namazlarının vefat edenlerin yakınları dahil en fazla 30 kişi ile kılınmasına” karar verilmişti. Daha sonraki il hıfzısıhha kararlarında cenazelerle ilgili alınan kararda güncellemeye gidilmedi.

 CHP'li İlhan'dan Bakan Koca'ya: Kontrolsüz Sürü Bağışıklığına Devam mı?

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, koronavirüs salgınında mutant virüslerin bulaşıcılık süresinin 10 günden fazla sürdüğüne dair çalışmalara dikkat çekerek Covid-19 ile mücadele rehberlerinin güncellenmesi gerektiğini belirtti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın yanıtlaması istemiyle konuyla ilgili soru önergesi veren İlhan, şu ana kadar yapılan çalışmaların mutant virüslerin bulaşıcılığının daha erken görüldüğünü ve yapılan bazı çalışmalarda bulaştırma süresinin 13,3 gün şeklinde daha uzun sürdüğünün tespit edildiğini dile getirdi. Türkiye’de hastalığı geçirenlerin 10 günde işe başlatıldığını hatırlatan İlhan, ancak hastalığın bulaşma süresinin 14 güne ulaşması karşısında bu sürenin değiştirilmesinin zaruret arz ettiğine dikkat çekti. Salgının seyrinin aynı şiddette devam etmesine rağmen ölüm sayılarında daha da artış olduğunun gözlemlendiğine dikkat çeken İlhan, "Günü kurtaran, anlık, kalıcı etkiler yaratmayan kurallarla planlamalar yapılmamalı" diyerek Sağlık Bakanına şu soruları yöneltti:

“Salgınla mücadelede uygulanan protokoller ve izolasyon gün sayısını mevcut mutant virüsün bulaş süresinin uzunluğunu dikkate alarak değiştirme yönünde Bakanlıkça bir çalışmanız var mıdır?

Vaka sayıları her geçen gün artarak rekor üstüne rekor kırarken üstü örtük bir şekilde uygulamakta olduğunuz kontrolsüz sürü bağışıklığı uygulamasını devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?”

 TTB: Aşı yok, randevu yok, algı yönetimi var

TTB Merkez Konseyi, 55 yaş için aşılamanın başlandığı duyurusu yapıldıktan sonra aşı randevu sisteminin kapatıldığını, aşılama risk grubuna dahil edilen yurttaşların ne 182'den ne de Aşıla mobil uygulamasından randevu alamadığını açıkladı. Sahadaki hekimler ve tabip odalarından Türkiye'nin tüm bölgelerinde aşı aksamasının olduğu, yurttaşların 3 Mayıs öncesine randevu alamadığı bilgilerinin geldiğini belirtti. Aşı takviminin ve aşıların tedarikinin nasıl planlandığına dair daha sürecin başında yönelttikleri, sık sık tekrarladıkları sorulara hâlâ yanıt verilmediğini belirten TTB Merkez Konseyi, “Sağlık Bakanlığı, pandeminin başından bu yana olduğu gibi yine salgın yerine algıyı yönetmektedir. Elde yeterli aşı bulunmadığı aşikâr olmasına rağmen yeni yaş gruplarına randevu açmış, duyurusunu yapmış ve ardından aşı randevu sistemini kapatmıştır” ifadelerini kullanarak risk grubunda alındığını ve aşılanacağını öğrenen vatandaşların Aile Sağlığı Merkezleri'ne, sağlık kuruluşlarında yaşanan sıkıntıların sorumluluğunu sağlık çalışanlarında aradığını dile getirdi. Sağlık Bakanlığı'nın kötü yönetiminin sağlıkta şiddet olarak karşılarına çıktığını belirten TTB, kamuoyuna şu duyuruyu yaptı:

* Bizler tüm vatandaşlarımızın bir an önce aşılanmasını istiyoruz ve bunun için canla başla çalışıyoruz. Aşıda ve randevuda yaşanan problemlerden aksaklıklardan sağlık çalışanları sorumlu değildir.

* Sağlık Bakanlığı'na çağrımız; algı yönetmek yerine, toplumsal bağışıklığın sağlanabilmesi için vatandaşlarımızın hakkı olan aşıyı, çalışma koşulları nedeniyle yüksek risk barındıran emekçileri de bir an önce öncelikli grupta değerlendirerek, daha fazla gecikmeksizin temin etmesidir.

Hem pozitif hem de risksizler!

Covid-19’a yakalanan ve testi pozitif çıkan bir yurttaşın HES uygulamasında risksiz gözüktüğü ortaya çıktı. BirGün'e konuşan yurttaş bu durumda olan birçok kişinin riskli görünmedikleri için HES kodu sorgulaması yapan yerlere girebileceğini, toplu taşıma araçlarına binebileceğini belirterek, tehlikeye dikkat çekiyor. Covid-19’a yakalanan ve PCR testleri de pozitif çıkan birçok yurttaş, Sağlık Bakanlığı’nın Hayat Eve Sığar uygulamasına göre “risksiz” durumda. Bu duruma anlam veremeyen birçok yurttaş, skandalı sosyal medyada ifşa ediyor. BirGün’ün ulaştığı bir yurttaş da tüm ailesinin Covid-19’a yakalanmasına, 15 Nisan’da sonucu açıklanan PCR testlerinin pozitif çıkmasına rağmen HES uygulamasında risksiz göründüklerini anlatıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen yurttaş, bu durumda olan birçok kişinin riskli görünmedikleri için HES kodu sorgulaması yapan yerlere girebileceğini, toplu taşıma araçlarına binebileceğini belirterek, tehlikeye dikkat çekiyor. Skandalı sosyal medyada dile getiren yurttaşların paylaşımlarından bazıları şöyle:

*HES kodum risksiz gösteriyor ama test sonucum pozitif. Bulaşıcılık yok ama dışarıya çıkamıyorum, saçmalık üstüne saçmalık.

*Eşimin dün Covid-19 testi pozitif çıktı. HES uygulamasında o riskli ben risksiz görünüyorum. Telefon açıp ben düzeltirdim bu durumu. İstesem AVM AVM gezerdim. Hatta parti kongresine bile gidebilirdim.

*Ben ikinci kez pozitif çıktım ama sistemde risksiz gözüküyorum yani karantinada değilim. Bu saçma değil mi? Ben tabii 3-4 gün bekleyip tekrar test yaptırıp öyle dışarı çıkacağım.

 İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Recep Koç, yurttaşların karşılaştığı bu tür sorunların sıklıkla yaşandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Covid-19 test sonucu bazen 6-7 saatte belli oluyor bazen de iki gün sonra. İki gün sonra belli olan kişi, aile hekimlerinin izlem listesine üçüncü gün düşüyor. Testlerin yapıldığı bazı laboratuvarlarda aksamalar oluyor. Bazı özel hastaneler test sonucunu Sağlık Bakanlığı’na geç bildiriyor. Test sonucu Sağlık Bakanlığı’na geç bildirildiği zaman da HES kodu uygulamasına geç düşüyor. Pozitif olanların temaslı bildirdikleri kişiler de HES kodu içine giriyor ve riskli görünüyor. Ancak, örneğin bir evde 4 kişi var ve test yaptıran bir kişi aynı evde yaşadığı kişileri temaslı olarak bildirmezse onlar otobüse binip işlerine gidebiliyor."

"Bu nedenle HES kodu gerekli ama yeterli değil" diyen Koç, filyasyonda yaşanan sıkıntıya da dikkat çekti: "Sağlık Bakanlığı aylardır filyasyonun yüzde 99,9 olduğunu bildiriyor. Filyasyon bulaşı kaynağından kurutmaktır. O zaman şunu soruyoruz: Virüsü kaynağından kurutup yüzde 99,9 filyasyon yapıyorsanız bu salgın neden pik yaptı? Hastalara gidip ilaç vermek, 'Evde misiniz?' diye sormak filyasyon değildir. Bir ailenin, apartmanın izole edilmesi filayasyondur. Güney Kore’de, Çin’de, Tayvan’da böyle yaptılar ve virüsün kaynağını kuruttular. Şu an Türkiye'de ev içi ve apartman içi bulaşlar çok yüksek.”

 ‘Tam kapanma olmaz ise tüm Çanakkale Covid olacak’

CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Çanakkale'nin vaka artışında Türkiye birincisi olmasını Meclis Genel Kurulu'nda değerlendirdi. Özgür Ceylan, Çanakkale’de 12 Mart Cuma günü itibarıyla 581 olan haftalık toplam vaka sayısının, 16 Nisana gelindiğinde 5 bin 215’e çıktığını belirterek, “Artış oranı yüzde 800 gibi korkunç bir rakamdır. Artışın bu hızda seyretmesi durumunda bir ay sonra bütün Çanakkale Covid geçirmiş olacaktır” dedi. Sağlık Bakanlığı’nın verilerini değerlendiren Özgür Ceylan, “Çanakkale’de yüz binde 962, İstanbul’da ise yüz binde 920 hasta bulunuyor. Çanakkale nüfusu İstanbul’un 28’de 1’i. Kentte çok acil tedbirler alınmalıdır. Gelinen nokta Çanakkaleliler için gerçekten kritik düzeydedir” diye konuştu. Türk Tabipleri Birliği'nin, İl Pandemi Kuruluna katılması ve önerilerinin dikkate alınması gerektiğini savunan CHP’li Ceylan, “Hastanelerimiz tıka basa dolu, yeterli sağlık çalışanı yok, önlemler derhâl alınmalıdır. Çanakkale’de sosyal destekleri de kapsayan tam kapanmaya acilen geçilmesini beklemekteyiz. Bu tablonun sorumlularının kente ve kendilerine yapacakları en hayırlı iş istifadır” ifadelerini kullandı.

 Koronavirüse yakalanan iki kadın cenazeye katıldı: 25 kişi karantinada

Vakfıkebir'de rahatsızlanan İ.A.’nın koronavirüs testi pozitif çıktı. Mutasyonlu virüse yakalandığı belirlenen İ.A., ekiplere eşi F.A. dışında kimseyle temaslı olmadığını söyledi. 5 gün sonra İ.A.’nın farklı köyde yaşayan annesi A.A. ile kız kardeşi N.A. da rahatsızlandı. Taksi ile hastaneye giden anne ve kızın yapılan koronavirüs testleri de pozitif çıktı. Tedaviye alınan ikili, taksiciden başka kimseyle temaslı olmadıklarını öne sürdü. Filyasyon ekiplerinin ulaştığı taksi şoförü, anne ve kızın aralarında cenazeye katıldıkları yönünde konuşma yaptıklarını söyledi. Cenazeye katıldıkları belirlenen anne ve kızın temas ettiği 25 kişi test yapılarak takip altına alındı. Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Usta, koronavirüs hastalarının temaslı kişileri gizlemesinin toplum sağlığı açısından büyük risk olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Temaslıların gizlenmesi halinde sonuçlarının neler olacağını bu vakada görmüş oluyoruz. Bir vatandaşımız pozitif çıkıyor ama ailesiyle temaslı olduğunu gizliyor. Birkaç gün sonra eşi pozitif çıkınca yine temaslı olduğu kişileri gizliyor. Bu vatandaşlarımızın birkaç gün sonra annesi ve kız kardeşi de rahatsızlanarak hastaneye taksiyle gidiyor ve taksiciden başka kimseyle temaslı olmadıklarını söylüyor. Ekiplerimiz taksicinin beyanlarından yola çıkarak koronavirüs pozitif çıkan anne ve kardeşin cenazeye başsağlığına gittiklerini belirliyor. Temaslılar gizlendiği için bulaş halkası da böyle genişliyor. Cenazeye katılan herkes filyasyona dahil ediliyor fakat üzerinden 5 gün geçtiği için virüs yayılabileceği her alana yayılıyor. Filyasyon ekiplerimiz büyük özveriyle adeta hafiyelik yaparak iz sürüyor ancak gelin görün ki virüse yakalananlar temaslı oldukları kişileri gizlediği sürece bu savaşı kazanamayız. Temaslı olan kişilerin özellikle söylenmesini tüm vatandaşlarımızdan istirham ediyoruz.”

 "Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle dün toprağa verdiğimiz değerli şair Abdullah Nefes'in, hepimizin Nefes hocasının bir şiirini paylaşmak istiyorum. Huzurla uyu Nefes hocam...

Bir Yaz Daha

 Gidiyor bir yaz daha

Fotoğraflar, gölgesiyle çoğalan

Görkemli ceviz ağaçları

Ve ölen arkadaşlarla.

 Bir yaz daha sarartıyor

Gönlümün ekinlerini.

Geçip gidiyor

Daraltarak

Geçmişle geleceğin arasını.

 Bir yaz daha götürüyor

Ömrümün en zor parçasını.

Ben hala sıkılgan bir çocuk

Ben hala acemisi aşkların.

Çağıltılı suların

Okşuyorum sırtını.

 Bir yaz daha yakıyor

Yakıyor dorukları

Ve ömrümün yoldaşlarını.

Gövdemleşen o sızı

Habire diriltiyor kendini.

 

Bu yaz da dağlarımı özlüyorum

Yüreğime dağılacak dağlarımı.

Karınca kümbetlerini, pürenleri

Sarıçam rüzgarlarını

Geceyi yırtan alazları

Karpuz çatlatan sularını.

Bulutlara dağılmış bu özlem

Boşalan bir yağmur gibi toprağa

içimin sancısını dinlendirecek.

 

Bir şey vardı

O suyun bana

İlk baktığı yerde.

Akıcı, berrak ve arındıran.

Sanki geleceğim oradaydı.

 

Bir şey vardı

Elim ceviz kabuklarıyla kararmış

Sesim kendi sesimken.

Kuşların diliyle söyleşerek

O yazlardan

Bugüne kalan.

 

Bir şey vardı

Beni benzersiz yapan.

Hani bir gün,

Köstebek yuvalarını

Gürgenlerin uç yeşillerini

Doğranmış bir ağacın dibindeki filizi

Sezdiğim gün.

Bütün yazlarda geçiyor o gün.

  

Bunlar, hepsi beraber belki de

Geçen her yazda vardı.

Durmadan yanan her yazda.

Bizi biraz da genizde bırakan

Biçilmiş ot kokusu gibi.

 

Dumanı hala kor

Her yazda.

  

#AbdullahNefes

(Temmuz 1993/1997 & Nedir ki Ömür)

  

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

 Hakkari'nin Kurtuluş Günü:

22 Nisan 1918 tarihi Hakkâri'den Rus ve Ermeni birliklerinin geri çekildiği tarihtir. Hakkari ilinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

 

Dünya Günü

22 Nisan tüm dünyada “Dünya Günü” olarak kutlanmaktadır. Bu günün fikir babası Amerikalı barış aktivisti John McConnell’dır. John McConnell bu fikri ilk olarak 1969 yılında ABD'nin San Fransisco kentinde düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansı'nda ortaya attı. McConnell'ın amacı, yaşamı ve dünyanın güzelliğini kutlayarak gezegenin karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmekti. İlk kutlamalar sadece ABD'de Wisconsin Senatörü Gaylord Nelson'un desteği ve özellikle güneş enerjisi kullanımının yaygınlaşmasına yönelik çabalarıyla bilinen çevreci Denis Hayes'in organizatörlüğünde 22 Nisan 1970'de yapıldı. 1990'dan itibaren ise ABD'yi aşan ve uluslararası çapta kutlanan bir güne dönüştü. Kutlamalar kapsamında çeşitli etkinlikler ve konferanslar düzenlenmektedir. 200'e yakın ülkedeki kutlamaları Washington merkezli Earth Day Network organize etmektedir. İklim değişikliğine karşı küresel çapta verilen mücadelede tarihi bir dönüm noktası olarak görülen Paris İklim Anlaşması da Dünya Günü'nün kutlandığı 22 Nisan 2016'da imzalanmıştır.

 

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

 

22 Nisan 1370 - Fransa Kralı V. Charles'ın emriyle Bastille Kalesi'nin yapımına başlandı.

22 Nisan 1912 - SSCB Komünist Partisi'nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.

22 Nisan 1920 - İtilaf Devletleri, Osmanlı Hükûmetini Paris'te toplanacak olan Barış Konferansı'na davet etti.

22 Nisan 1924 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.

22 Nisan 1933 - Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı İmparatorluğu borçlarının tasfiyesi sağlandı.

22 Nisan 1940 - Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda, 1042 metre derinlikte petrol bulundu.

22 Nisan 1947 - Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.

22 Nisan 1952 - Beşiktaş, Brezilya'nın Corinthians futbol takımını İstanbul'da 1-0 yendi.

22 Nisan 1962 - Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi.

22 Nisan 1962 - Millî Savunma Bakanlığı, aralarında Yarbay Talat Turhan'ın da bulunduğu beş subayın, "Genç Komünistler Ordusu" imzalı bildiri dağıttıkları gerekçesiyle gözaltına alındığını açıkladı.

22 Nisan 1970 - Dünya Günü ilk kez kutlandı.

22 Nisan 1970 - Türkiye Gazetesi kuruldu.

22 Nisan 1972 - THKO davası sanıkları Nahit Töre ve Osman Bahadır müebbet hapse mahkûm oldu.

22 Nisan 1973 - Hakkâri İl Radyosu yayına başladı. Böylece, Türkiye Radyoları'nı yurt düzeyinde dinleyemeyen bölgenin kalmadığı açıklandı.

22 Nisan 1974 - Türkiye'nin iki büyük akümülatör fabrikasından EAS'ta 90, Mutlu'da 79 gündür süren grevler, Devlet Bakanı İsmail Hakkı Birler'in aracılığıyla sona erdi.

22 Nisan 1975 - Barbara Walters, American Broadcasting Company adlı yayın kuruluşu ile, beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.

22 Nisan 1976 - İsrail Başbakanı İzak Rabin'in eşi bir Amerikan bankasındaki yasa dışı hesabından dolayı hapse girdi. Bunun üzerine Rabin görevinden istifa etti. Şimon Peres görevi devraldı.

22 Nisan 1983 - Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler'in Günlükleri'ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.

22 Nisan 1985 - Sabah Gazetesi kuruldu.

22 Nisan 1987 - Dil Derneği kuruldu.

22 Nisan 1992 - Meksika'nın ikinci büyük şehri Guadalajara'da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı ve 15000 kişi de evsiz kaldı.

22 Nisan 1993 - TGRT TV yayın hayatına başladı.

22 Nisan 1994 - Ruanda Soykırımı: Ruanda'da Hutu ve Tutsi kabileleri arasındaki çatışmalarda son iki hafta içinde 100 bin kişinin öldüğü bildirildi.

22 Nisan 1995 - Rauf Denktaş, üçüncü kez Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.

22 Nisan 1997 - Peru'nun başkenti Lima'da Japon elçiliğinde dört aydır 72 kişiyi rehin tutan Tupac Amaru gerillalarına karşı operasyon düzenlendi, lider Néstor Cerpa Cartolini dahil 14 gerilla ve bir rehine öldürüldü.

22 Nisan 1999 - Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, 18 Nisan seçimlerinde Parti'nin aldığı sonuç nedeniyle görevinden istifa etti. Türkiye'de seçim yenilgisinden sonra istifa eden ilk lider oldu.

22 Nisan 2004 - Kuzey Kore'de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.

 

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

 

22 Nisan 571 - Muhammed, Son peygamber, Arap sosyal, dinî ve siyasi lider ve İslam'ın kurucusu

22 Nisan 1451 - I. Isabel, Kastilya ve León Kraliçesi (ö. 1504)

22 Nisan 1658 - Giuseppe Torelli, İtalyan besteci (ö. 1709)

22 Nisan 1724 - Immanuel Kant, Alman filozof (ö. 1804)

22 Nisan 1757 - Josef Grassi, Avusturyalı ressam (ö. 1838)

22 Nisan 1766 - Anne Louise Germaine de Staël, İsviçreli yazar (ö. 1817)

22 Nisan 1799 - Jean Louis Marie Poiseuille, Fransız doktor (ö. 1869)

22 Nisan 1854 - Henri La Fontaine, Belçikalı hukukçu (ö. 1943)

22 Nisan 1870 - Vladimir İlyiç Lenin, Sovyetler Birliği'nin kurucusu (ö. 1924)

22 Nisan 1891 - Nicola Sacco, İtalyan göçmeni Amerikalı anarşist (ö. 1927)

22 Nisan 1899 - Vladimir Nabokov, Rus yazar (ö. 1977)

22 Nisan 1903 - Daphne Akhurst, Avustralyalı tenisçi (ö. 1933)

22 Nisan 1904 - Robert Oppenheimer, Amerikalı fizikçi (ö. 1967)

22 Nisan 1906 - Eddie Albert, Amerikalı aktör (ö. 2005)

22 Nisan 1909 - Spiros Markezinis, Yunan siyasetçi (ö. 2000)

22 Nisan 1914 - Michael Wittmann, Alman asker (Kara Baron lakaplı II. Dünya Savaşı'nda tank komutanı) (ö. 1944)

22 Nisan 1916 - Yehudi Menuhin, Amerikalı keman virtüözü (ö. 1999)

22 Nisan 1923 - Aaron Spelling, Amerikalı sinema ve TV dizileri yapımcısı (ö. 2006)

22 Nisan 1923 - Bettie Page, Amerikan model (ö. 2008)

22 Nisan 1930 - Şarık Tara, İnşaat yüksek mühendisi ve Enka Holding Fahri Başkanı (ö. 2018)

22 Nisan 1937 - Jack Nicholson, Amerikalı oyuncu.

22 Nisan 1943 - Duygu Aykal, Balerin ve koreograf (ö. 1988)

22 Nisan 1946 - Nicole Garcia, Fransız yönetmen ve yazar.

22 Nisan 1946 - Yusuf Sezgin, Sinema, dizi oyuncusu ve yönetmen.

22 Nisan 1946 - John Waters, Amerikalı yönetmen, aktör, stand-up komedyen, yazar, gazeteci, görsel sanatçı ve sanat koleksiyoncusu.

22 Nisan 1951 - Paul Carrack, İngiliz şarkıcı, şarkı yazarı, besteci.

22 Nisan 1957 - Donald Tusk, Polonyalı siyasetçi.

22 Nisan 1959 - Musa Uzunlar, Oyuncu.

22 Nisan 1960 - Tatiana Thumbtzen, Amerikalı oyuncu, model ve dansçı.

22 Nisan 1962 - Anne Aasheim, Norveçli yazar (ö. 2016)

22 Nisan 1965 - Fikret Kuşkan, Oyuncu.

22 Nisan 1966 - Jeffrey Dean Morgan, Amerikalı oyuncu.

22 Nisan 1972 - Anna Falchi, Fin-İtalyan oyuncu ve model.

22 Nisan 1974 - Shavo Odadjian, Ermeni asıllı Amerikalı bas gitarist.

22 Nisan 1976 - Zeynep Mansur, Şarkıcı ve yazar.

22 Nisan 1980 - Nicolas Douchez, Fransız kaleci.

22 Nisan 1981 - Sezin Akbaşoğulları, Oyuncu.

22 Nisan 1982 - Kaká, Brezilyalı futbolcu.

22 Nisan 1984 - Amelle Berrabah, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı.

22 Nisan 1984 - Michelle Ryan, İngiliz oyuncu.

22 Nisan 1986 - Amber Heard, Amerikalı aktris.

22 Nisan 1990 - Richard Colson Baker ya da bilinen sahne adıyla Machine Gun Kelly (kısaltması MGK), Amerikan rap sanatçısı.

22 Nisan 1990 - Shelvin Mack, Amerikalı profesyonel basketbolcu.

22 Nisan 1993 - Ryu Hwa-young, Güney Koreli şarkıcı ve eski T-ara üyesi.

 

Bugün kimler ölmüş derseniz?

 

22 Nisan 296 - Caius, 17 Aralık 283'ten 296 yılındaki ölümüne dek Roma Piskoposluğu yapmış din adamı.

22 Nisan 455 - Petronius Maximus, Roma İmparatoru (d. 396)

22 Nisan 835 - Kūkai, Japonya'da Heian döneminde yaşamış Japon Budist keşiş, şair, mühendis ve sanatçı (d. 774)

22 Nisan 1559 - IV. İoannis Megas Komninos, 1429 yılından 1459 yılına kadar Trabzon İmparatorluğu'nun imparatoru (d. 1403)

22 Nisan 1699 - Hans Assmann Freiherr von Abschatz, Alman lirik şair ve tercüman (d. 1646)

22 Nisan 1782 - Anne Bonny, İrlandalı kadın korsan (d. 1702)

22 Nisan 1821 - V. Gregorios veya Patrik Gregorios, 1797-1798, 1806-1808 ve 1818-1821 arası üç kez Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi patriği olan dini lider (d. 1746)

22 Nisan 1833 - Richard Trevithick, İngiliz mucit ve maden mühendisi (d. 1771)

22 Nisan 1852 - Avram Petronijević, Sırp siyasetçi (d. 1791)

22 Nisan 1854 - Nicolás Bravo Rueda, Meksikalı asker ve siyasetçidir (d. 1786)

22 Nisan 1884 - Marie Taglioni, İtalyan balerin (d. 1804)

22 Nisan 1889 - İvan Lariоnоv, Rus besteci ve halkbilimci (d. 1830)

22 Nisan 1892 - Edouard Lalo, Fransız besteci (d. 1823)

22 Nisan 1908 - Henry Campbell-Bannerman, Birleşik Krallık Başbakanı (d. 1836)

22 Nisan 1908 - Mısırlı yargıç Kasım Emin, Aristokrat bir Osmanlı ailesinin ferdi olarak Mısır'da doğdu (d. 1863)

22 Nisan 1930 - Jeppe Aakjær, Danimarkalı şair ve yazar (d. 1866)

22 Nisan 1930 - John Peter Russell, Avustralyalı ressam (d. 1858)

22 Nisan 1933 - Henry Royce, İngiliz mühendis ve otomobil tasarımcısı (d. 1863)

22 Nisan 1937 - Arthur Edmund Carewe, Amerikalı Ermeni sahne ve sinema oyuncusu (d. 1884)

22 Nisan 1945 - Käthe Kollwitz, Alman ressam (d. 1867)

22 Nisan 1953 - Jan Czochralski, Almanya doğumlu Polonyalı kimyager. (d. 1885)

22 Nisan 1954 - Adolf Josef Lanz, Avusturyalı bir yayıncı ve gazeteci (d. 1874)

22 Nisan 1956 - Jan Šrámek, Çekoslovak Halk Partisinin ilk başkanıdır (d. 1870)

22 Nisan 1969 - Christina Montt, Şilili oyuncu (d. 1895)

22 Nisan 22 Nisan 1969 - Markian Popov, SSCB'nin Orgeneral'i (d. 1902)

22 Nisan 1977 - Atıf Kaptan, Sinema oyuncusu (d. 1908)

22 Nisan 1984 - Ansel Adams, Amerikalı fotoğrafçı (d. 1902)

22 Nisan 1989 - Emilio Gino Segrè, İtalyan fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1905)

22 Nisan 1990 - Albert Salmi, Amerikalı aktör (d. 1928)

22 Nisan 1991 - Feriha Tevfik, Türkiye'nin ilk güzellik kraliçesi (d. 1910)

22 Nisan 1994 - Berin Menderes, Türkiye'nin eski Başbakanlarından Adnan Menderes'in eşi (d. 1905)

22 Nisan 1994 - Richard Nixon, ABD'nin 37. Başkanı (d. 1913)

22 Nisan 2006 - Alida Valli, İtalyan aktris (d. 1921)

22 Nisan 2008 - Edward Lorenz, Amerikan matematikçi ve meteorolog (d. 1917)

22 Nisan 2011 - Mehmet Gedik, İnşaat mühendisi ve siyasetçi (d. 1953)

22 Nisan 2013 - Burhan Apaydın, Hukukçu (d. 1924)

22 Nisan 2013 - Vivi Bach, Danimarkalı oyuncu (d. 1939)

22 Nisan 2013 - Richard P. "Richie" Havens, Amerikalı folk müzik şarkıcısı ve gitarist (d. 1941)

22 Nisan 2014 - Abdul Kadir, Afgan siyasetçi (d. 1944)

22 Nisan 2015 - Tolgay Ziyal, Film yapımcısı ve yönetmen (d. 1939)

22 Nisan 2017 - Miguel Abensour, Politik felsefede uzmanlaşmış bir Fransız filozof (d. 1939)

22 Nisan 2017 - Sophie Lefranc-Duvillard, Fransız kadın kayakçı (d. 1971)

22 Nisan 2017 - Erin Moran, Amerikalı bir oyuncudur (d. 1960)

22 Nisan 2017 - Attilio Nicora, İtalyan kardinal (d. 1937)

22 Nisan 2017 - Witold Pyrkosz, Polonyalı aktör (d. 1926)

22 Nisan 2017 - Gustavo Rojo, Uruguaylı oyuncu ve film yapımcısı (d. 1923)

22 Nisan 2017 - Michele Scarponi, İtalyan bisiklet yarışçısı (d. 1979)

22 Nisan 2018 - Nino Khurtsidze, Gürcü kadın satranç oyuncusu (d. 1975)

22 Nisan 2019 - Heather Mary Harper, Kuzey İrlandalı opera sanatçısı (d. 1930)

22 Nisan 2019 - William "Billy" McNeill, İskoç futbolcu ve teknik direktör (d. 1940)

22 Nisan 2020 - Shirley Knight Hopkins, Amerikalı kadın tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (d. 1936)

22 Nisan 2020 - Annie Hausen (bilinen adıyla: Catherine Paysan), Fransız şair, senarist, eğitimci ve yazar (d. 1926)

 

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

 

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Perşembe.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

 

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?