Perşembenin Öyküsü: UNUTMAK

DAHA BUNAMADIM

Adı Berrak.

8 yaşında.

İlkokul ikinci sınıfta.

8-A öğrencisi.

Okulun 100 kuruluş yıldönümü…

Her sınıftan bir öğrenci eğitimin önemini anlatan şiir okuyacak…

Gelir sırası…

Çıkar kürsüye.

Başlar okumaya…

O sıra gelir müdür yardımcısı yanına.

Ciddileşir birden Berrak:

- Öğretmenim! Benim adım Berrak. Daha bunamadım. Ben unutmam.

- Kızmana gerek yok Berrak herkes unutabilir. Ben de unutuyorum…

- Öğretmenim… Geçtiğimiz yıl kayda gelmiştim. O sıra müdürümüz aradı telefonla. Konuştunuz. Sonra ne demiştiniz Pelin öğretmene?

- Ne demiş olabilirim Berrak?

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Şu bunak herif emekli olup gidemedi bir türlü. Haftaya müfettiş gelecekmiş. Dört gündür sabah akşam anımsatıyor. Sanki ben bunadım.

- Bakar müdür şaşırarak.

- Müdür bey. Çocuk işte! Uyduruyor. Susar mısın Berrak!

- Pelin öğretmenin yanıtını da unutmadım.

- Ben ne demiş olabilirim Berrak?

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Ne mi dediniz? “Bunak herif okula arabasıyla geldiğini unutuyor. Taksi tutup dönüyor.”.

- Uyduruyor müdür bey. Her akşam okuldan ilk çıkan benim. Böyle bir şeyi söylemem olanaksız!

- Öğretmenim hayır! Yalan söylüyor! Pelin öğretmene kantinci söylemiş.

Anında araya girer kantinci.

- Müdür bey bunun söylediği kuyruklu yalan. Son ders başladığında kantini kapayıp okuldan gidiyorum. Uyduruyor. Böyle bir yalanı nasıl söylerim!

Daha da kızar Berrak:

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Sen de yalancısın! Çırağına her akşam ne diyorsun unuttun mu!

- Ne demiş olabilirim?

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Şunu diyorsun; “Sabah gelir gelmez akşamdan kalan simitleri börekleri ısıtmayı unutma. Bunak müdür de anlamıyor nasılsa.”.

- Saçmalıyorsun kızım! Olur mu öyle şey!

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Çaycı sana: “Bunak müdür akşam taksiyle eve dönüyor” demedi mi?

Şimşek hızıyla ses gelir çaycıdan…

- Müdür bey bu kız uydurup duruyor. Çay ocağı okulun içinde. Otoparkla da işim olmaz. Boş arabalara çay götürecek kadar kafayı yemedim.

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Sana sağa sola laf taşıyan temizlikçi Maral teyze geçtiğimiz yıl kasımın ilk haftası pazartesi 11.00’de söyledi. Unuttun mu!

Seslendi o sıra kaynanasıyla gösteriyi izleyen Berrak’ın annesi:

- Berrak yeter ama! Bu kadar yeter! Daha ne kadar uyduracaksın! Gel yanıma! Gına getirme!

- Anneciğim… Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam!

Sen değil miydin üç yıl önce; “Kaynanam hep gına getiriyor…” diyen?

Bağırır kaynanası…

- Neee? Gelinim diye bağrıma basıyorum! Ne gınası getiriyormuşum sana!”.

- Babaanne. Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! İki yıl önce telefonda arkadaşına

 “Şu lanet geline her sarılışımda kaktüsü kucaklamış gibi oluyorum” demedin mi!

- Anne!!!!!!! Bu ne demek oluyor şimdi?

- Babaanne altı yaşına girdiğimin ertesi günü. Demiştin babama: “Sende akıl yok oğlum. Şu kaktüsün kızına o kadar oyuncak alınır mı?”. Babaanne. Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam!

- Neee! Kaktüsün kızı mı! Söyle oğluna bu akşam eve gelmesin. Pılını pırtını toplar sana gönderirim! Yarın da boşanmak için mahkemeye veriyorum.

Seslendi müdüre en ön sırada oturan müfettiş;

- Müdür bey artık Berrak’ın gösterisini bitirelim mi?

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Okula başladığımın beşinci günü. Okulu teftişe gelmiştin. Ne demiştin yardımcına? Unuttun mu? “Müdür söyledi. Eşinin dedesi bu okulun ilk mezunlarındanmış. Sonra babası. Eşinin salaklığı da onlardan gelirmiş.”.

Bir hışımla ayağa kalkıp bağırdı eşi:

- Salak ha! Seni boşayacağım herif! Kurtulacaksın Salak’tan!

- Ama şekerim… Bir tanem… Bacak kadar çocuğun sözüyle mi boşayacaksın beni? Salak mısın?

- Eve de gelme! Salağın boşanma davasına gelirsin ancak!

Seslendi Berrak’a işlerin kötüye sardığını gören müdür:

- Berrak sana teşekkür ederiz. Sırada öteki gösteriler var. Toplantı sürüyor… Bekletmeyelim…

- Demin öğrenciyi susturmadığınızı söylemediniz mi! Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Okulun başladığı gün ne demiştiniz Çetin öğretmene?

- Ne demişim çocuğum? Öğretim yılı açılıyor. Herkese bir şey söylerim. Hepsini aklımda mı tutacağım?

- Benim adım Berrak! Daha bunamadım! Ben unutmam! Demiştiniz ki; “Eee Çetin… Okul başladı. Eğitim bahaneli meyhane, poker günlerimiz başladı.”.

- Berrak bugün okulumuzun 100’üncü kuruluş yıldönümü. Sırada başkaları da var. Hem bu kadar yalan yeter çocuğum.

Çınladı o sıra salonda müdürün eşinin gür sesi:

***

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?