İnsanoğlu barıştan yana değil, savaştan yana!

Dostluk, arkadaşlık, akrabalık, hemşerilik ve kardeşlik toplumsal bağların önde gelenleridir. İlke ve ülkü birliği de gücü artıran ilişki değerleridir. İnsan yaşamını süsleyen, çekilmesini sağlayan durumların dayanışmayla güç kazandığı gerçeği yanlarını mutlu eden bir özgün kazanımdır. Herkesle aynı ilişki, aynı bağ kurulamıyor. Kişilik özellikleri aynı oluşumları engelliyor…

Toplumsal yaşamın gel-gitleri, aydınlık ve karanlıkları, katlanabilir ve dayanılmaz durumları, beklenenleri ve beklenmeyenleri doğal evreler olarak “ömür” denilen süreci doldurur. Bu süreç içinde, üst paragrafta belirttiğim toplumsal bağlarla kendileriyle birlikte olduklarımız bize güç ve kıvanç verir. Yaşamımızda kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz, komşularımız, tüm karşılıklı sevgi, saygı ve güven bağlarıyla ilişki kurduklarımız, meslektaşlarımız zamanı renkli, çekici ve tatlı kılan gönül ateşlerimizdir.

Farklı düşünceler, farklı yaklaşımlar, farklı inançlar insanın varlığı kadar doğaldır ve hatta gereklidir. Çünkü “… Fikirlerin çarpışmasından hakikatin ışığı doğar…” . Fakat itirazın dile dökülüş biçiminde hakaret varsa, suçlama varsa, ötekileştirme varsa bu gayri insanidir, gayri ahlakidir. Tartışma bilmeyen, ötekine söz hakkı tanımayan bir toplum “hakikat ışığıyla” buluşabilir mi?

Yıllar önce Hiroşima adlı Japon kentine bir atom bombası atıldı. Bir anda 120 bin insan öldü. Bu kadarla kalmadı bombanın verdiği zarar, gün gün, yıl yıl arttı ölüler, hastalar, kurbanlar… Üstelik yıllarca da sürüp gidiyor 6 Ağustos sabahı Hiroşima göklerinde patlayan bombanın yarattığı acı… Bunu gidip gözünüzle görmelisiniz Hiroşima’da, Nagazaki’de ey bugünkü dünyanın önde gelen politikacıları! Oysa ABD başkanlarından biri bile Hiroşima’ya gitmedi. Niye gitmezler? Niye dünyada temelli bir barışın kurulmasında öncülük yapmak istemezler?

Dünyanın tüm nüfusuna oranla, insanların cebinden silahlanmaya karşı binlerce dolar çıkıyor… Evet, her birimiz insanlığın yok olmasına hizmet ediyoruz! Hastalıklar, salgınlar, iç savaşlar… Dünya nüfusu her yıl artıyor. Her yıl bireyin yaşaması için elde ettikleri azalıyor. Her yıl savaş korkuları daha yaygınlaşıyor. Yöresel çekişmeler, savaşlar bir türlü sona ermiyor, erdirilmiyor. Demek ki, ne Hiroşima, ne Nagazaki, ne de Birinci, İkinci dünya savaşları ders olmuş, olabilmiş. İnsanoğlu barıştan yana değil, savaştan yana! Doğasında var kan dökücülük, acımasızlık… Ne yapmalı da “gerçek insan”ı yaratmalı, bu yazgıyı değiştirmeli?

“… Kapıları çalan benim / kapıları birer birer / Gözünüze görünemem / Göze görünmez ölüler / Hiroşima’da öleli / Oluyor bir on yıl kadar / Yedi yaşında bir kızı / Büyümez ölü çocuklar…”

Nazım Hikmet’in bu şiirini okurken, bu düşünceleri de düşledim!

www. haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?