Tapuyu Bozdurmak: Tapu İptali ve Tescil Davası ya da Tasarrufun İptali Davası

Tapu satışı sırasında yapılmış hileli, yetkisiz, ya da geçersiz bir işlemin tespit edilmesi halinde,
tapunun iptaline yönelik hukuki işlem başlatılabilir, buna halk arasında “tapuyu bozdurmak”
denmektedir. Hukuken açılması gereken dava “Tapu İptali Ve Tescil” davası, “Tasarrufun İptali
Davası” ya da “Kadastro Tespitine İtiraz Davası” olabilir.

Tapu Bozdurma Nedenleri ve Süresi


Tapu iptali ve tescil davası birçok farklı sebeple açılabilen bir davadır. Bu sebeple genel olarak tapu
iptali ve tescil davalarında zamanaşımı süresi şu kadardır demek doğru olmayacaktır.
Örneğin tapu satışı sırasında hile iddiasına dayanarak, söz konusu işlem ya da fiilin
öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde dava açılması gerekmektedir.
Yolsuz tescil nedeni ile açılan tapu iptali ve tescil davaları ya da muvazaa (örneğin mirasçıdan mal
kaçırma amaçlı yapılan satış) nedeni ile açılan tapu iptali ve tescil davaları ise herhangi bir
zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye bağlı değildir. Aynı şekilde, birine bir taşınmaz üzerinde
tasarrufta bulunma yetkisini veren bir vekaletname verilir, fakat o kişi bu temsil yetkisini kötüye
kullanır ve taşınmazı kötü niyetle bedelinin çok çok altında hatta bedelsiz satarsa; vekilin
vekaletname veren kişinin yararına ve iradesine uygun davranışta bulunma yükümlülüğünü ihlal
etmiş olması sebebiyle açılan tapu iptali ve tescil davaları da böyledir.
Örneğin köye kadastro geldiğinde kötü niyetle başkası adına yazdırılmış bir yer olabilir. Bu tip
kadastro tespiti yapılarak edinilen tapulara 10 yılı içerisinde dava açılarak itiraz edilebilir.
Tasarrufun iptali davası amacının mevcut tapu kaydını iptal ettirmek olması açısından benzer
görünse de teknik olarak apayrı bir davadır. Tasarrufun iptali davasının tasarrufun gerçekleştiği
tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir. Uygulamada daha çok borçlu
ve alacaklılar arasında gündeme gelmektedir. Borçlunun mal kaçırmak için sattığı gayrimenkulleri
ve araçlarının satışını iptal ettirmek amacı ile açılmaktadır. Tasarrufun iptali konusu olan ve üçüncü
kişi elinde bulunan mal, bu davanın alacaklı tarafından kazanılması durumunda üçüncü kişiden
alınarak alacaklıya verilmez. Yani bir tapu iptali ve tescil davasında olduğu gibi, üçüncü kişi
elindeki tapu iptal edilerek yer alacaklı adına tapuya tescil edilmez. Buradaki yöntem, üçüncü
kişinin elindeki taşınmazın ya da aracın haciz ettirilerek sattırılması ve o satış bedelinden
alacaklının alacağına kavuşturulmasıdır.

Tapu İptal Davası Açılamayacak Durumlar


Tapuya tescil işleminden sonraki 10 yıl boyunca, elindeki taşınmazın tapusunu devretmeden
kesintisiz ve davasız bir şekilde elinde bulunduran kişi aleyhinde; tescil işleminde usulsüzlük tespit
edilse dahi iptal davası açılamaz. Ancak eğer o tapu aleyhinde daha önce herhangi bir iptal davası
açılmışsa siz de açabilirsiniz.
Yine başka bir durum olarak, miras bırakan sağken miras muvazaası nedeniyle tapu iptal davası
açılamaz.
Ayrıca diyelim ki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptınız. Buna genelde uygulamada
müteahhitlerle ya da inşaat şirketleriyle alıcılar arasında ya da doğrudan satıcı kişi ile alıcı kişi
arasında yapılan “taşınmaz satış sözleşmesi” başlıklı sözleşmeler örnek verilebilir, ancak bunların
çoğu aslında hukuken geçerli değildir. Eğer noterde düzenleme şeklinde yapıldıysa “taşınmaz satış
vaadi sözleşmesi” olarak geçerli olabilir. Zira vaat değil gerçek taşınmaz satış sözleşmeleri resmi
şekilde tapuda yapılmadıkça geçerli değildir. Dolayısıyla müteahhitle yaptığınız resmi şekilde
olmayan sözleşmeden sonra müteahhit taşınmazı başkasına satarsa, elinizde geçerli bir sözleşme
olmadığı için tapu iptal davası açamazsınız.

Yıllardır kullanılan bir yerin tapusunu almak


Bir gerçek kişi adına tapuya kayıtlı olmayıp devlet hazinesine ait görünen yerlerde, taşınmazı
kullanan gerçek kişi en az 20 yıldır kullanıyorsa taşınmaza ücreti karşılığında öncelikli olarak sahip
olabilir. Kanunda ve doktrinde buna kazandırıcı zamanaşımı veya malik sıfatıyla zilyetlik gibi
isimler verilmektedir. Bu şekilde yapılan bir tescil işlemi aleyhinde iptal davası açılamaz. İlk olarak
öğrenilmesi gereken nokta, 20 yıldır kullanılagelen taşınmazın devlet hazinesine mi yoksa özel bir
şahsa mı ait olduğudur. Eğer o yer devlete değil de bir özel şahsa ait bir yerse, başka birisi
tarafından izinsiz kullanımı işgal olarak nitelendirilir ve üzerinden kaç yıl geçerse geçsin tapu iptal
davası açılabilir. Bunun tek istisnası o yerin hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kişiye ait olmasıdır.
Ayrıca biliniz ki Yargıtay yerleşmiş içtihatlarında; mirasçılar arasında yukarıda belirtilen
yöntemlerle zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyeti kazanılamayacağını belirtmektedir.

Av. Aylin Beliz Yıldırım / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aylin Beliz Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?