Ecevit'e olan tepkiler...

Konumuz 104 Amiral’in gece yarısı mektubu, bildirisi, duyurusu, önerisi veya basın açıklaması…

Adı her neyse…

Bu metinden ismi olan 10 emekli amiral ifadesi alınmak üzere  göz altında…

2 amiral ise yaşı büyük olduğu için nezarete atılmadı ifade için davet gönderildi…

Tüm bunlar anlatılırken “Ecevit’e bir esnafın fırlattığı “daktilo” gündeme getirildi. Aslında o da daktilo değil yazar kasaydı…

Olayı şöyle bir hatırlatsak mı acaba…

 

2001' yılında dolar 1.20 lirayken, dönemin başbakanı Bülent Ecevit'e yazar kasa fırlatarak ülkenin ekonomisini protesto eden Ahmet Çakmak, bu nedenle yeniden hem siyasetin hem de sosyal medyanın gündemine geldi.

O günleri anlatan Çakmak, yıllar önce Sözcüde yayınlanan bir röportajında diyor ki;  “Eylemi yaptıktan sonra bütün herkes yardım etmek istedi. Bülent Ecevit'in iyiliğinden başka bir şey görmedim. MHP'li Mehmet Şandır ne ihtiyacımız varsa gönderiyordu. O günlerde derdini anlatan insanlara sahip çıkan bir devlet anlayışı vardı. Ancak bugün öyle değil” dedi.

Sadece, bu demokratik sert tepkiye verilen demokrat tepkiyi anlatmak için bu olayı hatırlattık o kadar…

Burada anahtar cümle MHP….

 

Oysa Ecevit’e karşı yapılan ilk eylem bu değildi.

1979 yılında TÜSİAD gazetelere verdiği tam sayfa 4 ilanla Ecevit iktidarını devirmişti.

O günler daha sonra bir kitapta toplandı ve  yayınlandı. TUSİAD’ın başkanlarından 2017 yılında kaybettiğimiz Feyyaz Berker’in  sağlığında gazetecilere verdiği bilgiye göre; ilanlar Nejat Eczacıbaşı'nın Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan aldığı özel izinle yayımlanmaya başlamadan önce Ecevit'e de gitmiş ve kendisine bilgi verilmiş.

 

Peki bu ilanlar neden yayınlanmıştı. O günkü  kimi belgelere göre; ABD başkanı Carter’ın baş danışmanı Brzezinski’nin talimatı ile TÜSİAD bu ilanları hazırlamış ve yayınlamıştı.

Bu iddia ile TÜSİAD’ın yayınladığı paralı ilanlara bağlantısı nedeni yüzünden Brzezinski adı Türkiye’de siyasi tartışmalarda uzun süre gündemde kalmıştı.

Olayı şöyle bir arşivlerden alıntılarla gazete sayfalarına yansıyan satırlarla  hatırlayalım;

 27 Nisan 1979 ve 6 Haziran 1979, Türkiye’nin genç özel sermayesinin kurduğu patronlar kulubü diye adlandırılan Türk Sanayici ve İşadamları Derneği TÜSİAD’ın Türkiye’nin kaderini değiştirdiği dönemin başlangıç tarihleri olarak hatırlanır. Dönemin Ecevit iktidarını ‘pazar ekonomisinden giderek uzaklaşan politikalar’ nedeniyle sert eleştiren TÜSİAD, bu iki tarihte gazetelere ilan verir. Toplam yedi ilanın dördü gazetelerde yayımlandı.
Yabancı sermaye karşıtı olarak eleştirdikleri iktidarı, artan enflasyonu ve artan işsizliğin altını çizen TÜSİAD’ın bu ilanlarını üç bilim adamı kaleme almış. Emre Gönensay, Memduh Yaşa ve Nevzat Yalçıntaş’ın yazdığı ilanlar Manajans tarafından ilan metnine çevrilir.
Nejat Eczacıbaşı’nın Sıkıyönetim Komutanlığı’ndan aldığı özel izinle ilanlar yayımlanmaya başlamadan önce dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e de ilanlar gider. Fakat Ecevit,ilanlar için hiçbir şey söylemez.

Berker, “Dört ilanın sonunda bu ilanlar durduruldu. Ecevit, benim okuldan arkadaşım ve çok sevdiğim bir insan. Rahşan Hanımla da okuldan tanışırım, yakın bir dostluğumuz var. Bülent beyin bu ilanları daha evvel gördüğünü, okuduğunu, biliyoruz.” diye anlatıyor o günleri

 Peki, TÜSİAD bu ilanları niye vermişti. Güngör Uras  o günleri şöyle kronolojileştirmişti;

- 12 Mayıs: TÜSİAD‘ın ilk ilanı “Gerçekçi Çıkış Yolu” başlıklı ilanı yayımlandı.
- 13 Mayıs: Başbakan Ecevit, Gönen ve Orhaneli’de yaptığı konuşmalarda iş çevrelerinin tutumunu eleştirerek “Yeterli yardım ve kredi sağlama eşiğine gelmişken içimizden bıçaklanıyoruz. Kendi kendimizi yabancılara haksız yere jurnal ediyoruz” dedi.
- 14 Mayıs: TÜSİAD’ın ilanı için savcılığa başvuracağını söyleyen Başbakan Ecevit, “Bu devlet, işadamlarının muhtırasıyla hükümet kurmaz, bu memlekette ancak halkın dediği olur” dedi.

(Ancak ilan sahipleri ile ilgili yasal bir işlem yapılmadı)

- İstanbul’da benzin karneye bağlandı.
- 5 Haziran: OECD Türkiye’yi denetleme komisyonu kuruldu.
- 19 Haziran: Karneyle benzin dağıtımına başlandı.
- 13 Temmuz, Türkiye ile Yabancı Bankalar Konsorsiyumu arasında 838 milyon dolarlık yeni kredi ve borç erteleme anlaşması Londra’da imzalandı.
- 2 Ağustos: Renault ve Tofaş fabrikalarında parça yokluğundan üretim durdu.
- 27 Ağustos: ODTÜ’de jandarma ile çatışan 450 sol görüşlü öğrenci gözaltına alındı.
- 3 Ekim: Donanma’nın Savarona okul gemisi Heybeliada önlerinde yandı.
- 12 Ekim: Türkiye’nin Hollanda Büyükelçisi Özdemir Benler’in oğlu Ahmet Benler silahlı bir saldırı sonucu Lahey’de öldürüldü.
- 16 Ekim: 609 gün işbaşında kalan 3. Ecevit hükümeti istifa etti.

Yani Ecevit  bunca hengamenin sonunda, TÜSİAD ilanlarının ilk yayım tarihi olan 12 Mayıs’tan 5 ay sonra, 16 Ekim’de istifa etti.

 Yine hatırlatalım,  Ecevit’in savcılığa şikayetce bulunacağını açıklamasına rağmen ilanların yayımlanmasından sonra hiç kimse ifadeye çağırılmadı ve  göz altına alınan da olmadı…

 Peki bu ilanlarda ne vardı.

TÜSİAD’ın ilanlarında yine Güngör Uras’ın anlatımıyla neler vurgulandı?
* Gizli işgal ordusu (enflasyon) l Üretemiyoruz. Geleceğimizi yiyoruz.

*Tartışılan: Tüketim, Tartışılması gereken: Üretimdir, üretmezsek, neyi tüketeceğiz?

* Bir var olma sorunu: Üretkenlik

* Enflasyon? Durdurulabilir. Ekonomiyi, ekonomi kuralları yönetirse...

* Daha çok tüketip, daha çok tasarruf edilebilir mi?

* “Zannolunmasın ki ecnebi sermayeye hasımız” (Mustafa Kemal, 1923)

* Dünyanın en dışa bağımlı ülkesi İsviçre hakkında

* Verim düşüklüğünün acısını kim çeker? Zararını kim öder?

* Ne kadar çalışıyoruz?

* Borç hazinesi tükendi

* Kamu, gayri iktisadi teşekkülleri

* Pamuk, tütün, fındık ve buğday petrole karşı savaşıyor

* “Efendiler, kudretli bir Türkiye, iktisaden kuvvetli bir Türkiye’dir” (Mustafa Kemal, 1923)

* İşsiz milyonlar ve milyoner işçiler

* Ortak pazar (şimdiki AB)

 Bu ilanlarda partilerin politikacıların isimleri geçmiyordu, ilanlar sadece “ekonomik konularda kamuoyunu bilgilendirmeyi hedef almıştı. Ancak bellik ilanların tek hedefi iktidardı.

Tüm bunlara karşın ilanlar demokratik bir tepki olarak değerlendirildi


Yayımlanan dört ilanı özetleyelim:
1) Gerçek çıkış yolu
“Dünyanın bugünkü ekonomik gidişinde bunalım geçiren tek ülke Türkiye değildir. Ama bunalım karşısında kendine yardım etmeyen tek ülke de Türkiye olmamalıdır.”
2) Ulus bekliyor
“Yokluğu paylaşmak değil, bolluğu yaratmak istiyoruz. Ve bunun önündeki sorunların hürriyet ve demokrasinin nimetleri içinde çözümlenmesinden vazgeçemeyiz.”
3) Yokluğu paylaşmak mı? Bolluğu sağlamak mı?
“Engel, kısa vadeli politik kaygılarla ekonomiye yanlış yönde müdahale eden aşırı yasakçı ve aşırı devletçi zihniyettir. Sorunlarımıza ancak hür, demokratik, parlamenter rejim içinde ve Anayasamız çerçevesinde çözüm bulunacağına inanıyoruz.”
4) Refahın ve hürriyetlerin düşmanı: Enflasyon
“Enflasyon yenilemeyecek bir düşman değildir. Parasal bir olaydır. Para ise, nihayet suni bir araçtır. Gerçek olan üretimdir. Türkiye, doğal kaynaklarıyla, büyük işgücü ve sanayi potansiyeliyle, enflasyonu yenecek bütün imkânlara sahiptir. Yeter ki, doğru, cesur ve kararlı ekonomi politikaları uygulanabilsin.”

***

Ecevit’e karşı verilen bu ilanlar ki; bunlar dönemin en yüksek tirajlı gazetelerinde yayınlandı. Sadece  demokratik uyarı içerdiği varsayılıyordu.

Yabancı güçlerin desteği ağır bir inançla biliniyordu...

Herşeye rağmen bu tepki demokratik sayıldı ve karşı tepkisi de demokratik oldu…

Emekli Amirallerin gece yarısı basın bildirisi ise farklı algılandı.

En şaşırtıcı tepki ise 28 Şubat sendromunu henüz üstünden atamamış olduğu belli olan  -ki bu basın açıklaması 28 Şubat içeriği gibi bir tehdit içermiyordu- Meral Akşener’den geldi.

Akşener yıllardır ilmik ilmik ördüğü demokratik  görünümünü  bir “zevzek” sözcülüğü ile  bir saniyede kararttı…

Akşener’in iktidara “abartmayın” çağrısı sonuç vermiyor.

Çünkü abartmaya giden yolu bizzat kendisi açtı…

Mehmet Ayçan / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Aycan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?