Mehmet Ceyhan'dan aşının ilk dozunu yaptıranlara kritik uyarı

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Bir gün ünlü şair Enverî, Belh çarşısından geçerken bir kalabalık görmüş. Kalabalığı yarınca bir de ne görsün, adamın biri onun kasidelerini kendi adına okuyor ve halk da alkış tutuyor. Yaklaşıp adama sormuş:
- "Kimin şiirlerini okuyorsun sen?"
- "Enverî'nin." demiş adam.
- "Enverî'yi tanır mısın?" diye sormuş Enverî.
- "Ne diyorsun sen? Enverî benim." demiş adam.
Enverî gülerek:
- "Çalınmış şiir duymuştum, ama çalınmış şair duymamıştım hiç!" demiş.

“Günün Sözü” 13 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 94. doğum günü olan değerli yazar ve eleştirmen Fethi Naci'nin "Türk Romanında Ölçüt Sorunu" adlı kitabından olsun bugün de. Saygıyla, sevgiyle anıyorum. Ruhu şad olsun.

Acı, aşılamaz. Acıya dayanabilmenin tek yolu acıyı çalışmaya, bir şeyler yaratmaya dönüştürebilmektir.

Şuraya da "Hayata Daha Pozitif Bakmanın Yolları"ndan birini bırakayım:

Başarılı insanlara bir bakın. Herhangi nedenden dolayı başarısız olduklarında bunu kabullenir ve tekrar çalışmaya başlarlar. Negatif insanların yaptığı gibi başarısızlıkları için bahane bulmaya çalışmaz ya da “denedim olmadı” diyerek kolaya kaçmazlar. Bu nedenle, siz de başarısızlıklarınızı kabullenmeyi öğrenin ve her başarısızlığınızdan sonra yere daha sağlam basmaya çalışın.

Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

"Uyanık olduğumuzda beynimiz küçük bir ampulü çalıştıracak kadar elektrik üretmektedir."

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:
 
İçişleri Bakanlığı'ndan, sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin hatırlatma: Haftasonu nereler açık olacak?
Koronavirüs ile mücadelede kontrollü normalleşme döneminde illerin risk durumlarına göre hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması devam edecek. İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin hususlar hatırlatıldı.
Bu kapsamda düşük (Mavi) risk grubunda yer alan Şırnak'ta ve orta risk (Sarı) grubunda yer alan Batman, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Uşak, Van'da hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması, hafta içinde olduğu gibi 21.00-05.00 saatleri arasında olacak.
Yüksek risk (Turuncu) grubunda yer alan Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Bingöl, Burdur, Denizli, Hatay, Kahramanmaraş, Kars, Kırşehir, Manisa, Tunceli'de hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması, cuma 21.00-cumartesi 05.00 saatleri arasıyla cumartesi günü saat 21.00'de başlayıp pazar gününün tamamını kapsayıp pazartesi günü saat 05.00'te bitecek şekilde uygulanacak.
Çok yüksek risk (Kırmızı) grubunda yer alan Adıyaman, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Bayburt, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Yalova, Yozgat, Zonguldak'ta ise hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması, cuma günü saat 21.00'de başlayıp cumartesi ve pazar günlerinin tamamını kapsayıp pazartesi günü saat 05.00'te bitecek şekilde olacak.

*Sokağa çıkma kısıtlamasının uygulama biçimine göre cumartesi ve/veya pazar günü market, bakkal, manav, kasap ve kuru yemişçiler 10.00-17.00 saatleri arasında açık olacak. Yine belirtilen süre içerisinde marketler, bakkallar, manavlar, kasaplar ve kuru yemişçiler telefonla ya da online olarak aldıkları siparişleri teslim edebilecek.
*Cumartesi ve pazar günü ekmek üretiminin yapıldığı fırın veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri açık olacak.
*Lokanta, restoran, pastane ve tatlıcı tarzı iş yerleri, cumartesi veya pazar günü 10.00-20.00 saatleri arasında paket servis faaliyetlerine devam edebilecek. Online sipariş firmaları da cumartesi ve pazar günü 10.00-24.00 saatleri arasında siparişleri teslim edebilecek.

Açıklamada, kısıtlama uygulanan günlerde vatandaşların temel ihtiyaç malzemelerine ulaşmaları noktasında herhangi bir zorlukla karşı karşıya kalmamaları için tüm tedbirlerin alındığı vurgulandı.

Şentop'un 'Pişman ederim' sözlerine CHP'den Ali Öztunç’tan yanıt
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP Kahramanmaraş Kadın Kolları’nın düzenlediği toplantıda konuştu. Öztunç, TBMM Genel Kurulu’nda muhalefet vekillerinin oyları ile reddedilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun Teklifi’nin AKP'nin itirazı üzerine yenilenmesinin ardından AKP ve MHP oylarıyla kabul edilmesini eleştirdi. “Dün TBMM’de bir darbe yaşandı” diyen Öztunç, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un, kanun teklifinin reddedildiğini ve usule aykırı olarak yeniden oylandığını söyleyen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’e “Pişman ederim” demesine tepki gösterdi. Öztunç, “TBMM Başkanı’nın görevi milletvekilinin haklarını savunmaktır, sarayın haklarını savunmak değildir. Bugüne kadar çok Meclis Başkanı geldi geçti. Hiçbiri oranın iradesini gidip başkasına teslim etmedi. Mustafa Şentop gelmiş geçmiş en beceriksiz Meclis Başkanı olarak tarihteki yerini almıştır. TBMM Başkanlığı makamı kabadayılık makamı değildir. Hiçbir milletvekiline parmak sallayamazsın. Pişman olunacaksa da sen olacaksın” diye konuştu. Tartışmalara neden olan kanun teklifi ile ilgili de bir değerlendirme yapan Öztunç ilginç bir örnek verdi:
“Bu saatten sonra kızınızı istemeye geldiklerinde artık yeni bir kural var: Dünür adaylarınıza diyeceksiniz ki ‘bana sabıka kaydını göster.’ Ya da siz bir yere kız istemeye gittiğinizde diyeceksiniz ki ‘Sabıka kaydınız var mı? yedi sülalenizin…’ Öyle bir yasa getiriyorlar ki; devlet memuru olmak için yapılacak arşiv araştırmasında, birinin gelininin, teyzesinin oğlunun, torununun, yeğeninin GBT’sine bakacaklar. Böyle bir şey olur mu ya? Suç kişisel değil midir? Kendi kokocularına gelince bireysel oluyor, vatandaşa gelince suç bütün sülaleyi kapsıyor. Kendi çocuklarının kokain partileri yaptığı ortaya çıkmadı mı? Allah o çocuğa da şifa versin. Linç edilmiş güya...”

Boğaziçi eylemlerine katıldıkları için tutuklanan Şilan ve Anıl tahliye edildi
Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Melih Bulu'ya yönelik protestolara katıldıkları için tutuklanan öğrencilerden Şilan Delipalta ve Anıl Akyüz'ün ilk duruşmaları bugün görüldü. Duruşmada savcının tahliyelerini talep ettiği öğrenciler serbest bırakıldı. 

 
Korona haberlerine gelince:
 
Kimler hangi aşıyı yaptırmalı? BioNTech aşısı da Sinovac aşısı da ağır hastalığı ve ölümleri engelliyor
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşı sırası gelen yurttaşların randevu alırken istedikleri aşıyı seçebileceklerini açıkladı. Prof. Dr. İsmail Balık, "Klinik gözlemlerimize göre, eğer alerjik bünyeniz varsa mRNA aşısı yerine tercihiniz varsa alerjik bünyelerde daha az yan etki yapan inaktif aşı olan Sinovac aşısını yaptırabilirsiniz" dedi.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, toplumsal bağışıklığın sağlanması için Covid-19 aşılamasında, vatandaşların hangi aşıya erişirse o aşıyı yaptırmasının hayati önem taşıdığını belirterek, "Çünkü, hangi aşı olursa olsun net olarak gösterildi ki aşılar, ağır hastalığı ve ölümleri engelliyor" dedi. İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği Başkanı olarak da görev yapan Balık, Covid-19 salgınında toplumsal bağışıklığın sağlanmasında etkili olan aşılar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Şu anda dünyada Covid-19 virüsünde görülen mutantlara bağlı tekrar vaka artışları yaşandığına işaret eden Balık, İngiltere mutantının başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede kendini yaygın olarak gösterdiğini söyledi. Balık, salgınla mücadelede bireysel tedbirlerin büyük önem taşıdığını ve küresel anlamda yaygın aşılanma ile bu mücadelenin kazanılabileceğine dikkati çekti. Aşılama ile ağır hasta ve ölüm oranlarının ciddi şekilde düştüğünün altını çizen Balık, en kısa süre içinde dünya genelinde aşılama ile salgının kontrol altına alınabileceğini ifade etti. Şu an kullanımda olan aşıların mutant virüsler üzerine etkisine de değinen Balık, "Aşılar, bu İngiliz mutantından etkilenmiyor, bu iyi bir haber. Şu anda yapılan aşıların tümü bu mutanta karşı da etkili" dedi. Aşıların salgını kırma ve vaka sayılarını hızla azaltmada çok etkili olduğunun İngiltere ve İsrail'de görüldüğünü aktaran Balık, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İngiltere, kısa bir zaman öncesine kadar Avrupa'da en fazla vakanın görüldüğü ülkeydi, ancak üç gündür Londra'da hiç ölüm görülmediği açıklandı. Hızlı bir şekilde salgın orada azaldı. İsrail'de ise neredeyse hiç vaka görülmez hale geldi. Neden? Çünkü, bu aşılanma ile sağlandı. Aşıyla toplumsal bağışıklığı sağladılar. Salgınlarda nüfusun yüzde 60'tan fazlasını aşılarsanız, bir kısmı da hastalığı doğal yoldan geçirdiği için bağışıklık kazanmış olacağından salgın o ülke için sorun olmaktan çıkar. Türkiye'de aşı temininde sorun yaşanmazsa, Sayın Bakanımızın da açıkladığı gibi haziran sonuna kadar nüfusun önemli bir kısmı aşılanmış olacak ve sonbahara salgından uzaklaşmış olarak girmiş olacağız."
Prof. Dr. Balık, Türkiye'de bugüne kadar Sinovac firmasına ait CoronaVac aşısının yapıldığını, BioNTech aşısının da ülkeye geldiğini söyledi. Yurttaşların iki aşıdan birini tercih edebileceklerini ifade eden Balık, şunları kaydetti:
"Ankara Üniversitesi olarak her iki aşının da Faz 3 çalışmalarına katıldık. Vatandaşlarımız, hangi aşıya erişirse o aşıyı yaptırmalı, bu çok önemli. Çünkü, hangi aşı olursa olsun net olarak gösterildi ki aşılar, ağır hastalığı ve ölümleri engelliyor. İngiltere'de sadece BioNTech yapılmadı, Astra-Zeneca da yapıldı. Bizim kullandığımız Sinovac aşısının yapıldığı ülkelerde de ölüm oranlarının ciddi oranda azaldığı görüldü. Bu veri bize de yansıdı, öyle ki Türkiye'de de artık 60 yaş üstünde ağır vakaları görmez hale geldik. Şu anda daha çok 40-60 yaş arasında. O nedenle, hangi aşıyı buluyorsak o aşıyı mutlaka yaptıracağız."
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın vatandaşlara şu an iki aşıdan birini yaptırabileceklerine yönelik seçenek sunduğunu belirten Balık, her iki aşı üzerine üniversitede yaptıkları klinik gözlemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
"Klinik gözlemlerimize göre, eğer alerjik bünyeniz varsa mRNA aşısı yerine tercihiniz varsa alerjik bünyelerde daha az yan etki yapan inaktif aşı olan Sinovac aşısını yaptırabilirsiniz. Çünkü, çalışmalarda sadece BioNTech değil diğer mRNA aşılarının daha çok reaksiyon yaptığı gözlendi. Ayrıca, mRNA aşıları, inaktif aşılara göre daha güçlü bağışıklık yanıtı yapıyor, immün sistem üzerine uyarıcı etkisi daha fazla olduğu için. Dolayısıyla, bağışıklık yanıtı zayıf olabilecek bünyeye sahip olanlar, mRNA aşısını tercih edebilir. Bunlar kim dersek, obezitesi bulunanlar, böbrek yetmezliği, şeker hastalığı olanlar, kanser tedavisi görenler veya çeşitli hastalıkları nedeniyle bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar, eğer seçenekleri varsa mRNA aşısı olan BioNTech aşısını tercih edebilirler. Ancak yine onlarda da inaktif aşının çalıştığını, işe yaradığını söylememiz lazım. mRNA aşıları tek dozdan bir hafta sonrasından itibaren bağışıklık oluşturmaya başlıyor, inaktif aşılar ise ancak ikinci dozdan 15 gün sonra belirgin bağışıklık oluşturuyor."
Balık, kanser tedavisi tamamlanmış olanların tedavileri bittiğinden bağışıklık sistemlerinin toparlanmış olacağını belirterek, "Dolayısıyla bu kişiler için iki aşı arasında bir farklılık görülmez" dedi. Prof. Dr. Balık, "İleri yaştaki kişilerde de mRNA aşıları, daha etkin görülüyor ama onlarda bazı yan etki ihtimali daha fazla oluyor" diye konuştu. İki aşıyı yan etkileri açısından değerlendiren Balık, şunları söyledi:
"BioNTech aşısı, yan etki olarak daha fazla kendini gösteriyor. Bunlar, aşı yerinde ağrı, şişlik, ateş, vücut kırgınlığı gibi belirtiler BioNTech aşısında daha fazla görülüyor ama bunların hiçbiri risk oluşturmuyor, kişiyi ağır hastalık geçirme ve ölüm riskinden koruyor. İnaktif olan Sinovac aşısında ise bu tip yan etkiler ya olmuyor ya daha az gözüküyor."

Mehmet Ceyhan'dan aşının ilk dozunu yaptıranlara kritik uyarı
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, tek doz aşının sakıncalarını anlattı. Ceyhan, "'Tek doz yeterli oluyor' diye sonuç yoksa elinizde iki doz yapılması gereken aşıyı tek doz yapıp bırakmak virüse 'ben sana bu silah ile saldıracağım, sen de tedbirini al' demek. Siz virüsü öldüremiyorsunuz; ama aşı ile tanıştırıyorsunuz. Virüsün mutasyon mekanizması budur zaten, virüs kendini sizin silahınızdan korumaya çalıştığı için mutasyona uğruyor. Siz eğer öldürmeyecek kadar bağışıklık sağlıyorsanız, bakteri ya da virüs kendinde değişiklik yaparak sizin kullandığınız ürüne dirençli hale geliyor. Tek doz aşı yaptıranlar kendilerini aşısız gibi düşünsün, tedbirlerini ona göre alsın" diye konuştu. Prof. Dr. Ceyhan, tek doz aşının yetersiz olduğunu verdiği örnekle şöyle anlattı:
"Geçen hafta iki yakınım birinci dozu yaptırmışlardı, ikinci dozu bekliyorlardı. Koronavirüse yakalandılar, birisini kaybettik, biri de yoğun bakımda. Tek doz aşılamanın herhangi bir şekilde korumadığı gibi topluma da ciddi zararları var. Elinizde 3 milyon doz mu var, 'biz bunu yapalım, arkası mutlaka gelir' düşüncesi son derece yanlış. Bu 3 milyon dozu 1,5 milyon kişiye yapacaksınız. Pandemi aşılamasına mümkün olduğu kadar kısa sürede başlanıp, bitirilmesi lazım. Aşılama yapılınca belli bir oranda da olsa toplumun korunduğu zannediliyor, bu yanlış bir bilgi. Bizim hedefimiz yüzde 60 bağışıklık oluşturmak. O halde demek ki yetişkinlerin çok yüksek oranda aşılanması lazım. Aşının pandemiyi etkilemesi için hedefinize ulaşmanız lazım. 'Yaz gelecek, 25 milyon kişiyi aşılarsak yazı rahat geçiririz' düşüncesi hem yanlış hem de tehlikeli. İnsanları yazın önlemsiz davranmaya teşvik ediyoruz. Halbuki biz, yazın 50-60 milyon doz aşımız olsa 20-25 milyon kişiyi aşılayabileceğiz. Bu, toplumun tedbirlerinde hiçbir gevşemeye yol açmamalı. Daha çocuklar aşılanmadı. Toplumun yüzde 20'si öyle gidiyor zaten. Aşılamayı toplumda yüzde 60'lara çıkarmadıkça, 'yarısını yaparak rahatlayalım' son derece yanlış."
Prof. Dr. Ceyhan, çok fazla mutasyon gerçekleştiğini belirterek, "İngiltere mutasyonu orijinal mutasyona göre 1,5 kat daha fazla bulaşıyor. En çok bulaştırıcı olan Brezilya mutantı, 1,8 kat daha fazla bulaşıyor. Yeni mutasyonların Türkiye'ye girişini engellemek lazım. İller arasında mutantlarda Karadeniz çok belirgindi, seyahat kısıtlaması yapılmadı, bütün Türkiye'ye yayıldı. Şimdi her yerde mutant virüs var, vakalar her yerde artıyor. Bu mutasyonlar devam edecek, belki bunlardan daha bulaşıcı mutant virüs çıkacak, bunların yerini alacak. Biz sadece belirtileri olup da test yaptığımız vakaları biliyoruz, geniş çapta tarama yapmadığımız için belirtisiz geçirenleri bilmiyoruz, buna okullar da dahil. Okullarda çocukların yüzde 90-95'i belirtisiz geçiriyor, tarama testi yaparsanız belki orada belirti veren çocuk yok; ama 5-10 tane pozitif vaka görebilirsiniz" ifadesini kullandı.

AKP'den tepkiler üzerine talimat: Koronavirüs olduğunuzu sosyal medyada paylaşmayın
AKP'nin büyük kongre sonrası partililer arasında artan koronavirüs vakaları nedeniyle teşkilatlara, "Koronavirüs olduğunuzu sosyal medyada açıklamayın" talimatı gönderdiği iddia edildi. Ajansmuhbir'in haberine göre koronavirüs vakalarının artması AKP'de paniğe neden oldu. Sosyal medyada büyük tepki çeken durum sonrası AKP Genel Merkezi'nden teşkilatlara "koronavirüs olduğunuzu sosyal medyada paylaşmayın" talimatı gitti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda AKP'nin 7. Olağan Büyük Kongresi'ne katılan ve koronavirüse yakalanan bazı AKP'lileri gösteren tweetleri derlemişti. Adıgüzel, paylaşımında etiketlediği Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya "Lebaleb dolu AKP kongreleri yüzünden virüs tüm Türkiye’de yeniden yayıldı dediğimizde bu konuyu gündemde tutmayalım diyordunuz. Bakın teşkilatınızdan bir çok kişi pozitif çıkmış belki bir geçmiş olsun demek istersiniz @drfahrettinkoca" diye seslenmişti.


"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle yeni (31 Mart 2021) yayımlanan 3. şiir kitabım Hayal Anım'dan bir #YalanBey ve bir de #HayalHanım şiiri paylaşmak istiyorum. Kitabı satın almak isteyenler birkaç gün sonra internet sitelerinden temin edebilecekler. İmzalı almak isteyenler de mail adresimden ([email protected]) bana ulaşsın lütfen...

YALAN BEY (16)
“Keşke beni biraz anlasaydınız”


Yaralı bir ömürden çıkıp gelmiştim
Siz beni hiç anlamadınız Yalan Bey
Yüreğime kimse sevgi ekmedi
Ne annem, ne babam, beni görmedi


Çocuk muyum, hüzün müyüm, bilmedim
Zor yolları aşıp geldim Yalan Bey
Şefkat mi, güven mi, aşk mı, sevgi mi
Sözlükten öğrendim bunca terimi


Ben size gelirken baharlarla geldim
Sizi sevseydim belki iyileşirdim
Çiçekti yüreğim, çiçektim kendim
Yine koptum, yine soldum Yalan Bey


Hep sizde kalmayı ne çok istemiştim
Keşke sevdiğiniz gibi sevebilseydim
Ben kalacağınıza hiç güvenemedim
Mutlak gitmeliydiniz siz de Yalan Bey


Bitmeyen bir aşk var mıydı Yalan Bey?


HAYAL HANIM (16)
“Keşke beni biraz sevseydiniz”


Yaralı bir serçeydiniz size rastladığımda
Avucuma kondunuz Hayal Hanım
Okşadım, öptüm, sardım yaralarınızı
Yine de görmediniz beni Hayal Hanım


Çocuktunuz, hüzündünüz, aşktınız
Bilseniz yüreğime nasıl aktınız
Şefkatle, sevgiyle, aşkla baktınız
Siz yakıp bıraktınız beni Hayal Hanım


Gözlerinizde mis kokulu baharlar vardı
Çiçek vardı, huzur vardı, can vardı
Ömürdünüz, hayattınız, sevdaydınız siz
Hayal Hanım, siz aşkı yalan bellediniz


Hep bende kalmanızı ne çok istedim
Beni benim gibi sevmenizi bekledim
Yoksa sizi bırakıp gider miydim hiç
Siz canımda candınız Hayal Hanım


Geçmeyen yara yapmışlar Hayal Hanım...

#haticenayır ("Hayal Anım" kitabından / Mart 2021)


Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Karabük’ün Kuruluş Yıldönümü (3 Nisan 1937)
Karabük, 1937 yılına kadar, Safranbolu’ya bağlı Öğlebeli Köyü’nün 13 hanelik bir mahallesiydi. 1935 yılında açılan Ankara-Zonguldak demiryolunun üzerinde yer alıyordu. Demiryolu ile taşıma imkanının varlığı ve kömür yataklarının yakınlığı nedeniyle, burada bir demir çelik fabrikası kurulması kararlaştırıldı. 3 Nisan 1937’de Atatürk’ün talimatıyla, İsmet İnönü, hâlâ Karabük’ün en önemli geçim kaynağı olan Karabük Demir Çelik Fabrikası’nın temellerini attı. Karabük merkez olmasına rağmen, Safranbolu ilçesi tarihsel evleri sebebiyle ismini daha çok duyurmuştur. Bunun yanında Türkiye’nin ilk demir çelik fabrikasının bulunduğu Karabük merkezinde, bu fabrika sayesinde geniş bir iş sahası oluşturularak Karabük’ün gelişimi sağlanmıştır. Karabük, kurulan demir çelik fabrikası ve yan sanayilerle hızla gelişmiş ve büyük bir kalkınma örneği yaratmıştır. Ayrıca il genelinde tekstil sanayi özellikle hazır giyim sektöründe gelişmiştir. Karabük, adını üzerinde yaşadığı coğrafi ortamdan almıştır. “Kara” ve “Bük” sözcükleri, kara çalılık yer anlamında, Karabük adının oluşumuna kaynaklık yapmıştır. Bu topraklarda yaşayan Türkmen toplulukları, "Karabük cemaati" adını bu biçimde almışlardır. Türkiye’de 14 yer ve mevki adının bugün Karabük şeklinde geçmesi, cemaatlerin bu topraklardan diğer yerlere göç ettiği görüşünü kuvvetlendirmektedir. Karabük, 6 Haziran 1995’te, Çankırı’nın Ovacık ve Eskipazar ilçeleri ile Zonguldak’ ın Yenice, Safranbolu ve Eflani ilçelerinin birleştirilmesiyle Türkiye’nin 78. ili oldu. Karabük’ün futbol takımının ismi Kardemir Karabükspor’dur. Bugün Türkiye’nin en büyük demir çelik firmalarının kuruluş yerleri Karabük’tedir. Şehirde ayrıca ülkenin en büyük sanayi kuruluşlarından Kardemir bulunmaktadır.
Bu arada ben de Karabük doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Karabük'te okudum. 1978 yılında üniversiteye gitmek için ayrıldım doğduğum kentten.
Doğduğum büyüdüğüm kent Karabük'ün kuruluş yıldönümü Karabük'üme ve tüm Karabüklü hemşehrilerime kutlu olsun.

Çaldıran'ın Kurtuluş Günü:
3 Nisan 1918 tarihi Van'ın Çaldıran ilçesinden Rus ve Ermeni birliklerinin geri çekildiği tarihtir. Çaldıran ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Saray'ın Kurtuluş Günü:
3 Nisan 1918 tarihi Van'ın Saray ilçesinden Rus ve Ermeni birliklerinin geri çekildiği tarihtir. Saray ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

3 Nisan 1043 - Günah Çıkartıcı Aziz Edward, İngiltere Kralı olarak taç giydi.
3 Nisan 1559 - İtalya Savaşı'nı bitiren barış anlaşması imzalandı.
3 Nisan 1879 - Sofya, Bulgaristan Prensliği'nin başkenti ilan edildi.
3 Nisan 1906 - Lumière Kardeşler, renkli fotoğrafı icat etti.
3 Nisan 1922 - Josef Stalin, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri oldu.
3 Nisan 1930 - Türkiye'de kadınlara, belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verildi.
3 Nisan 1937 - Türkiye'nin Demir-Çelik üreticisi Karabük Demir Çelik Fabrikası'nın temeli, Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatı ile dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından, Karabük'te atıldı.
3 Nisan 1948 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı Harry Truman, ekonomik yardımları içeren Marshall Planı'nı imzaladı.
3 Nisan 1954 - Adana'da, Türk Hava Yolları'na ait bir uçak düştü, 25 kişi öldü. Kazada; arkeolog, felsefeci ve siyaset adamı Remzi Oğuz Arık da 55 yaşında yaşamını yitirdi.
3 Nisan 1960 - Moskova'da Bolşoy Tiyatrosu'nda sahneye çıkan opera sanatçısı Leyla Gencer, Verdi'nin La Traviata adlı yapıtında büyük başarı kazandı.
3 Nisan 1963 - Türkiye'de 27 Mayıs, Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak ilan edildi.
3 Nisan 1975 - İnönü Üniversitesi, Malatya’da kuruldu.
3 Nisan 1981 - 1981 Kosova protestoları bastırıldı, birçok kişi yaralandı veya yaşamını yitirdi.
3 Nisan 1986 - IBM, ilk laptop bilgisayarlarını tanıttı.
3 Nisan 1992 - Ankara'nın Çankaya ilçesi Kaymakamlığı'na vekil olarak atanan Azize Düşer, Türkiye'nin ilk kadın kaymakamı oldu.
3 Nisan 1996 - Theodore Kaczynski yakalandı.
3 Nisan 2007 - Fransa'da hızlı tren, deneme sürüşünde saatte 574,8 km hıza erişerek dünya rekoru kırdı.
3 Nisan 2010 - Apple, iPad olarak adlandırılan tablet bilgisayarların ilk serisini piyasaya sürdü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

3 Nisan 1245 - III. Philippe, Fransa Kralı (ö. 1285)
3 Nisan 1639 - Alessandro Stradella, İtalyan besteci (ö. 1682)
3 Nisan 1770 - Teodoros Kolokotronis, Yunan mareşali (ö. 1843)
3 Nisan 1783 - Washington Irving, Amerikalı yazar, denemeci, biyografi yazarı ve tarihçi (ö. 1859)
3 Nisan 1881 - Alcide De Gasperi, İtalyan devlet adamı, politikacı ve İtalya Cumhuriyeti'nin ilk Başbakanı (ö. 1954)
3 Nisan 1893 - Leslie Howard, İngiliz aktör (ö. 1943)
3 Nisan 1894 - Neva Gerber, Amerikalı oyuncu (ö. 1974)
3 Nisan 1914 - Marie-Madeleine Dienesch, Fransız siyasetçi, büyükelçi (ö. 1998)
3 Nisan 1915 - İhsan Doğramacı, YÖK'ün ilk Başkanı, doktor ve akademisyen (ö. 2010)
3 Nisan 1918 - Mary Anderson, Amerikalı oyuncu, eski buz patencisi (ö. 2014
3 Nisan 1921 - Darío Moreno, Yahudi asıllı söz yazarı ve şarkıcı (ö. 1968)
3 Nisan 1922 - Doris Day, Amerikalı oyuncu ve yapımcı (ö. 2019)
3 Nisan 1924 - Marlon Brando, Amerikalı oyuncu (ö. 2004)
3 Nisan 1927 - Fethi Naci, Yazar ve eleştirmen (ö. 2008)
3 Nisan 1930 - Helmut Kohl, Alman siyasetçi ve devlet adamı (ö. 2017)
3 Nisan 1934 - Jane Goodall, İngiliz primatolog, etolog ve antropolog.
3 Nisan 1935 - Ahmet Yüksel Özemre, ilk Türk atom mühendisi, akademisyen ve yazar (ö. 2008)
3 Nisan 1948 - Jaap de Hoop Scheffer, Hollandalı siyasetçi.
3 Nisan 1958 - Alec Baldwin, Amerikalı oyuncu.
3 Nisan 1961 - Eddie Murphy, Amerikalı oyuncu ve komedyen.
3 Nisan 1962 - Sophie Moressée-Pichot, Fransız eskrimci ve modern pentatloncu.
3 Nisan 1962 - Taner Yıldız, Elektrik mühendisi ve siyasetçi.
3 Nisan 1963 - Criss Oliva, Amerikalı müzisyen (ö. 1993)
3 Nisan 1972 - Sandrine Testud, Fransız tenisçi.
3 Nisan 1978 - Ceynur, Şarkıcı.
3 Nisan 1978 - Matthew Goode, İngiliz oyuncu.
3 Nisan 1978 - Tommy Haas, Alman tenisçi.
3 Nisan 1982 - Cobie Smulders, Kanadalı oyuncu.
3 Nisan 1982 - Sofia Boutella, Fransız dansçı ve oyuncu.
3 Nisan 1982 - Fler, Alman şarkıcı.
3 Nisan 1985 - Jari-Matti Latvala, Fin Dünya Ralli Şampiyonası pilotu.
3 Nisan 1985 - Leona Lewis, İngiliz şarkıcı.
3 Nisan 1986 - Amanda Bynes, Amerikalı oyuncu.
3 Nisan 1990 - Ken Samaras, (bilinen adıyla: Nekfeu), Fransız rap şarkıcısı ve müzisyen.
3 Nisan 1991 - Heirī Kiyoko, Amerikalı oyuncu, şarkıcı-söz yazarı, müzisyen ve dansçı.
3 Nisan 1992 - Yuliya Efimova, Rus yüzücü.
3 Nisan 1998 - Paris-Michael Katherine Jackson, Amerikalı model ve oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

3 Nisan 1287 - Papa IV. Honorius, (d. 1210)
3 Nisan 1582 - Takeda Katsuyori, geç Sengoku döneminde bir daimyō (d. 1546)
3 Nisan 1596 - Koca Sinan Paşa, Osmanlı padişahları III. Murad ve III. Mehmed'in saltanat dönemlerinde 5 defa olmak üzere toplam 8 yıl 5 ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamı (d. 1520)
3 Nisan 1617 - John Napier, İskoçyalı bir matematikçi (Logaritmanın bulucusu olarak bilinir.) (d. 1550)
3 Nisan 1624 - Kemankeş Ali Paşa, Osmanlı devlet adamı
3 Nisan 1680 - Shivahi Bhonsle, İlk Maratha İmparatoru (d. 1630)
3 Nisan 1682 - Bartolomé Esteban Murillo, İspanyol Barok ressamdı (d. 1618)
3 Nisan 1827 - Ernst Florens Friedrich Chladni, Alman fizikçi ve müzisyen (d. 1756)
3 Nisan 1862 - James Clark Ross, Britanyalı deniz subayı (d. 1800)
3 Nisan 1868 - Franz Adolf Berwald, İsveçli besteci (d. 1796)
3 Nisan 1882 - Jesse James, Amerikalı haydut (d. 1847)
3 Nisan 1897 - Johannes Brahms, Alman besteci (d. 1833)
3 Nisan 1943 - Conrad Veidt, Alman sinema oyuncusu (d. 1893)
3 Nisan 1950 - Kurt Weill, Alman besteci (d. 1900)
3 Nisan 1954 - Remzi Oğuz Arık, Arkeolog, yazar ve siyaset adamı (d. 1899)
3 Nisan 1956 - Erhard Raus, Nazi Almanyası'nda asker (d. 1889)
3 Nisan 1971 - Joe Michael Valachi, Amerikalı gangster (d. 1904)
3 Nisan 1975 - Eileen Mary Ure, İskoç oyuncu (d. 1933)
3 Nisan 1982 - Warren Oates, Amerikalı aktör (d. 1928)
3 Nisan 1990 - Sarah Vaughan, Amerikalı caz şarkıcı (d. 1924)
3 Nisan 1991 - Graham Greene, İngiliz yazar (d. 1904)
3 Nisan 2000 - Terence McKenna, Amerikalı yazar ve filozof (d. 1946)
3 Nisan 2014 - Régine Deforges, Fransız yazar ve sinema yönetmeni (d. 1935)
3 Nisan 2015 - Robert Louis "Bob" Burns, Jr, rock müzik grubu Lynyrd Skynyrd'ın ilk bateristi ve kurucularındandır (d. 1950)
3 Nisan 2015 - Kayahan, Türk pop müzik şarkıcısı, besteci ve söz yazarı (d. 1949)
3 Nisan 2015 - Shmuel HaLevi Wosner, Avusturya doğumlu İsrailli rahip ve din adamı (d. 1913)
3 Nisan 2016 - Cesare Maldini, İtalyan futbolcu (d. 1932)
3 Nisan 2017 - Renate Schroeter, Alman oyuncu (d. 1939)
3 Nisan 2018 - Lill-Babs, İsveçli şarkıcı (d. 1934)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba cumartesi.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?