Altın Kelebek mi, altın tırtıl olmasın?


Ülkede bu denli çok dertli bir ortam varken magazin yazısı yazmak hiç kolay olmuyor açıkcası... Bir de, bu eğlence sektörünün renkli dünyasına projektör tutarken nesillerin ve yaş gruplarının bakış açılarına göre duyarlı olmak da başka bir güçlük... Ben yazıyorum Müjdat Gezen onlar diyor Kerem Bursin... Ama biz yine kendi penceremizden gözlemleri sıralamaya devam edelim...

Yine ekranlardan yansıyanlar, yine toplumu yakından etkileyen dizi sanatçılarını mercek altına almak, gündemin çerçevesini belirliyor.

Ruhsal bozuklukların dizi kahramanlarını şekillendirmesi öne çıkan bir olgu... Ama bu, psikiyatri kökenli senaryolarla da sınırlı değil... Son örnek Masumiyet dizisi... Oldukça güçlü oyuncu kadrosunun yanı sıra her bölümde yeni bir zanlı, sürpriz bir suçlu motifi üretilen hikaye, diziyi daha beğenilir kılıyor... İzlemeyenler için Hülya Avşar, Mehmet Aslantuğ ve Deniz Çakır'ın bu hikayede buluştuğunu söylemek sanırım ilginin bir nedenini de açıklıyordur...
Gelelim ruhsal bozukluklara... İlk dört bölümde iki ana karakter, bir kızın annesi, diğer kızın babası dışında hemen herkesi hasta ruhlu olarak yorumlamak mümkün... Tabii en sapkını da sanki zengin evin şımarık çocuğu İlker yani Serkay Tütüncü... Hülya Avşar'ın can verdiği İlker'in annesi rolü de epey tepki çekecek nitelikte... Yani Avşar artık yeni bir Aliye Rona adeta... Kötü insan nasıl olunurun simgesi gibi...

Art arda bir çok dizi izleyip bunları yabancı platformlardaki muadilleri ile karşılaştırınca da; insan ister istemez kendine niye yerli bir Altın Küre yok diye sormadan edemiyor. Şimdi birilerinin “Altın Kelebek var ya” dediklerini duyar gibi oluyorum. Ama yok yok, o Altın Küre muadili sayılamaz... Yeni Türkiye'nin değişen değerleri ile o da kıblesine göre ödül verir düzeye erdi... Yani o artık Altın Tırıtıl belki de... Bizim dediğimiz şöyle dünyadaki benzerleri gibi sanata, sanatçıya göre ödül vereni... Yani kanala göre, yapımcıya göre, hatta nabza göre şerbet vermeyeni...

Ne mi bize böyle ödülü çağrıştırdı? Başta Ezgi Mola'nın, Binnur Kaya'nın ve yeni dizideki Deniz Çakır'ın performansları... Daha onlarcası da var...

Ama bir yeni televizyon ödül organizasyonu yapılırsa mutlaka, yılın antipatikleri diye de bir dal olmalı... Bu dal için, yılın adaylarının başında Serkay Tütüncü, Caner Cindoruk ve Hatice Şendil sayılabilir... Bunlar hangi dizi de hangi rolde onu da siz bulun...

Veda etmeden yine aspor'dan bir kaç cümle yazalım... Gerçekten grubuna yakışmayacak kadar iyi yayın yapan bu kanalın, Süper Lig'in yayıncı kuruluşu ile garip bir ilişkisi var... Hem her fırsatta yayıncı kuruluşun ne denli yetersiz ve başarısız olduğunu vurguluyorlar... Sonra, maçların ardından bu kanalla neredeyse paralel yayın yapıp, telif ödemeden röportajları aktarıyorlar... Yani durumları senle de olmuyor, sensiz de aşkları gibi... Tepişerek sevişenlerden...

Magazin Hürriyetçisi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Magazin hürriyetçisi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?