İstanbul Sözleşmesi'nin feshi hukuka uygun mudur?

Ülkemizde oldukça tartışma yaratan İstanbul Sözleşmesi; 19 Mart 2021 tarihli ve “3718” sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, 20 Mart 2021 tarihli ve “31429” sayılı Resmi Gazetede yayımlanması üzerine feshedilmiştir.

19 Mart 2021 tarihli ve “3718” sayılı Cumhurbaşkanı Kararında; “ Türkiye Cumhuriyeti adına 11/5/2011 tarihinde imzalanan ve 10/2/2012 tarihli ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ nin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3 üncü maddesi gereğince karar verilmiştir.” ifadesine yer verilmiştir.

Peki sözleşmenin, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedilmesi, gerçek bir feshin sonuçlarını doğuracak mıdır?

İdare Hukukunda idari işlemlerin yapılması sürecinde bir takım ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkelerin bir kısmı mevzuatta yer almamakla birlikte, içtihatlarla ortaya konulduğundan, idari birimler tarafından uygulanmaktadır.

Bu ilkelerden önemli bir tanesi de, yetki ve usulde paralellik ilkesidir.

Usulde paralellik ilkesi, bir idari işlemi yapmaya yetkili olan makamın o idari işlemi kaldırma ya da geri alma konusunda da, işlemin yapılışındaki usulle yetkili olmasıdır.

Bu bakımdan, “usulde paralellik ilkesi” gereğince, onaylanması Kanunla uygun bulunan bir milletlerarası sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nden, Cumhurbaşkanı Kararıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti taraf olmaktan çıkarılamaz!

Zira; Anayasa’nın 90. maddesi, “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.” hükmünü,

Anayasa’nın 87. maddesi, “Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, (…) milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmaktır.” hükmünü içermektedir.

Görüldüğü üzere Anayasa’nın 87. ve 90. Maddeleri uyarınca, milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olup, TBMM ‘nin yetkisindedir. Hukukumuza göre, bir kanun, Cumhurbaşkanı kararnamesi ile değiştirilemeyeceği gibi, yürürlükten de kaldırılamaz.

Bununla birlikte, yine Anayasa’nın 104. Maddesi ile Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrası, “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” hükmünü içermektedir.

İstanbul sözleşmesi ile de şiddet mağdurlarının hakları düzenlendiğinden, sözleşmenin esasen temel haklar ve kişilik hakları ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile açıkça düzenlenmiş olan bu konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacağını tekraren belirtmek isteriz.

İlaveten, Anayasamızın 104’üncü maddesinin 17’nci fıkrasının daha ilk cümlesinde “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir” denmektedir. Oysa ki, uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi, sadece yürütme yetkisi alanında olan bir konu değil, aynı zamanda TBMM’nin onay şartına bağlandığından, yasama yetkisinin alanında da bulunmaktadır.

Cumhurbaşkanının yasama yetkisine ilişkin bir konuda da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisi yoktur.

Bu sebeplerle, 19 Mart 2021 tarihli ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın hukuki sonuç doğurmayacağını düşünmekteyiz.

Nitekim, başta barolar olmak üzere birçok meslek kuruluşlarınca Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin feshedilmesine ilişkin “19 Mart 2021 tarihli ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın” Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması talepli olarak Danıştay’a başvuru yapılmıştır.

Bahse konu Cumhurbaşkanı Kararı, Anayasanın 90. maddesi uyarınca kanun hükmünde sayılan uluslararası sözleşmeden idari tasarrufla çekilmeye yönelik bir karar olduğundan “yok hükmündedir”.

Bu bakımdan, kararın Resmi Gazetede yayımlanmış olması kesinlikle sözleşmenin feshedildiği anlamına gelmemektedir. Zira, Anayasa’nın 125. maddesi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, hükmünü amirdir.

Hali hazırda bir yargı denetiminden geçmeden, usule aykırı olduğunu düşündüğümüz İstanbul Sözleşmesinin cumhurbaşkanı kararı ile feshinin kesin olmadığını ve hukuki sonuçlarını doğurmayacağını tekraren belirtmek isteriz.

Av. Çiler Nazife Koşar[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?