Bekleyen Derviş, muradına erememiş

Gerilimler, ötekileştirmeler, hukuk katliamları, garip icraatlar… Enteresan bir ülkede yaşıyoruz.

Verilen sözler, bir türlü yerine getirilmeyen vaatler, gece yarısı sürpriz kararnameler, seçim manevraları derken, her yeni güne “acaba bugün hangi şokla uyanacağız” diye başlar olduk.

Bugün, ne hikmetse bir türlü çıkmayan, çıkarılamayan yasalardan ve en hayati konuda yıllardır önlem alınmamasından söz edeceğim…

Bunun yanında, toplumun önemli bir kesiminin beklediği yasalar lafta kalırken, duyulduğunda tebessümle karşılanan ilginç düzenlemelerden de bahsedeceğim…

Bildiğiniz gibi, yeni hükümet sisteminde jet gibi kararlar alabiliyoruz…

Bir gecede Boğaziçi Üniversitesi’ne hukuk fakültesi kurabiliyor, İstanbul Sözleşmesi’ni rafa kaldırabiliyoruz. Ayasofya’ya bir “baş imam” atıyoruz. Hemen her konuda “uzman” olan bu baş imam, ekonomiden, döviz kurundan, İstanbul sözleşmesinden, laiklikten sürekli dem vuruyor. Deyim yerindeyse hiç susmuyor. O kadar çok konuşuyor ki, artık AKP çevrelerinden bile eleştiri alıyor.

Görevini “layıkıyla” yapmayan Merkez Bankası Başkanı’nı bir anda görevden alabiliyoruz.

O derece hızlıyız…

LAFTA KALANLAR

Bu kadar icraat jet hızıyla yapılırken bir de nelerin lafta kaldığına bakalım:

Hayvan severler, yıllardır hayvan hakları yasasının çıkmasını bekliyor. “Çıktı, çıkacak”, “İnşallah Meclis’te”, “Bu ay, en geç iki ay içinde” şeklinde yıllardır açıklamalar yapılıyor.

En son açıklamayı 3 Şubat’ta AKP’li Özlem Zengin yaptı. Üstelik tarih vererek “İki hafta içinde Meclis’e geliyor” dedi…

İnandınız mı?

Bence inanmadınız. Çünkü o iki hafta da geçti ve ortada hala yasa masa yok.

“Ha bugün, ha yarın” a devam…

YIL 2018…

Hürriyet gazetesinden bir haber:

“Meclis gündemine bu ay gelecek, sebze ve meyve piyasasında revizyon niteliğindeki yeni hal yasası ile fırsatçılığın önüne geçilecek, hallerin altyapısı yenilenecek ve modernizasyonu sağlanacak.”

Hatırlayın… Rahip Brunson krizinin yaşandığı günler.

Patates soğanın fahiş fiyatlara çıktığı, devletin tanzim satışta patates soğan sattığı dönemler…

Bu haber hükümetin 100 gün eylem planı kapsamında çıkıyor, insanlar umutlanıyor.

Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Hal yasası bu ay Meclis’e gelecek” diyor.

Aradan 3 yıl geçiyor. Ortada yasa var mı? Yok.

Ortada ne var? Pazar artıklarını toplayan yurttaşlar, çöp kutularında yiyecek arayanlar, dramatik görüntüler var.

YIL 1999

Marmara depreminden sonra gözlerin çevrildiği İstanbul’da vatandaşlar yıllardır korku içinde yaşıyor.

Uzmanlar 7 ve üstü depremin kesin olduğunu ısrarla vurguluyor.

Aradan geçen 22 yılda elle tutulur hiçbir önlemin alınmadığına dehşet içinde şahit oluyoruz.

Uzmanlar, İstanbul’daki büyük deprem sonrası ulusal güvenliğimizin tehlikeye girebileceği konusunda uyarıyor, ama dinleyen kim?

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, “Stratejik sektörler ve sanayi İstanbul ve civarında yoğunlaşıyor. Risk çok büyük. Özellikle savunma sanayi ile ilgili sektörlerin dağıtılması gerekiyor” demişti.

Bir süre önce kaybettiğimiz kent bilimci Prof. Ahmet Vefik Alp de “ülkeler yardım bahanesiyle ülkemize gelip çökebilirler. Bir daha geri gönderilmeleri çok zordur. Hele ki terör, ekonomik kriz, kitlesel ayrışma ve sınır ötesi savaş hali varsa çöküntü kaçınılmazdır. Çaresizlik egemen olur” diyerek durumun vahametini gözler önüne sermişti.

Peki 22 yıldır ne yapıldı? Bildiğiniz gibi çoğunlukla konuşuldu.

Bu konuşmacıların en sonuncusu Çevre Bakanı Murat Kurum’du.

Geçtiğimiz günlerde bir kitap dolduracak uzunlukta bir açıklama yaparak “Onu yaptık, bunu yaptık, şu tarihe kadar şu kadar konutu dönüştüreceğiz” gibi beylik laflar etti. Lafların en önemlisi şuydu:

“Depremle mücadele terörle mücadele kadar önemlidir.”

Bu lafların ne kadarının gerçekleşeceğini, hayvan hakları ve hal yasalarına bakarak tahmin edebilirsiniz…

Yine de enseyi karartmayalım. Hiçbir şey yapmıyorlar demeyin…

Parası olan için güzel düzenlemeler de yapılıyor.

Hükümet, yeni binalarda her daireye 1 araçlık otopark yapılmasını zorunlu kılan düzenlemeyi, müteahhitlerin itirazı üzerine bir türlü çıkaramayınca “zengin-fakir” ayrımına gitti.

Sözcü’den öğrendiğimiz yeni yönetmeliğe göre parası ancak küçük dairelere yeten dar gelirli aileler 1 araçlık otoparkı 3 daire arasında dönüşümlü kullanacak. Parası olup büyük daire alanlar ise 2 araçlık otopark alanına sahip olacak.

Beğendiniz değil mi?

Kentsel dönüşüm, hayvan hakları, hal yasası… Çok beklersiniz daha…

Baydu Can

26 Mart 2021

[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?