Öğretmenler aşı randevusu alamadı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıldönümünde paraya kıymış, Avustralya'da tatil yapmaya karar vermişler. Uçağın penceresinden saatlerdir okyanusu seyrediyorlarmış. Sessizliği pilotun anonsu bozmuş:

- "Sayın yolcularımız! Korkarım size kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere. Acil iniş yapmak zorundayız. Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız. Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak."

Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yapmış, kimsenin burnu bile kanamamış.

Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini tutup endişeyle gözlerine bakmış:

- "Mona, bu ay kredi kartı borcunu ödemiş miydin?"

- "Hayır sevgilim, unutmuşum." demiş karısı. "Kızdın mı?"

Adam endişeyle yine sormuş:

- "Araba kredisinin taksitini ödemiş miydin?"

- "Özür dilerim canım, onu da ödememiştim." demiş karısı.

Yaşlı adam karısının ellerini bırakmış ve kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarılmış.

- "Aferin." demiş.

Karısı şaşkın, korkarak sormuş:

- "Sen iyi misin tatlım?"

Yaşlı adam cevap vermiş:

- "Hiç olmadığım kadar. Çünkü bankacılar bizi kesin bulur!"

Günün Sözü” 47 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 96. doğum günü olan Amerikalı yazar Flannery O'Connor'ın "İyi İnsan Bulmak Zor" adlı kitabından olsun bugün de...

"Şu akıl sır ermez dünyada güvenilecek tek bir Allah'ın kulu yok. Kimse de istisna değil, hem de hiç kimse."

"Hiçbir şeyin içindeki bir hiçliğin ortasındaydı sanki, orada dinleniyor ve bekliyordu, zamandan bol bir şeyi de yoktu."

"Eee, artık hiçbir şey eskisi gibi değil bayan," dedi adam. " Dünya çürüdü çürüyecek."

Mevsimler olmasa zamanın, ışık olmasa sıcağın nasıl çekilmez olacağını, ruhun selamete ermesi ihtimali olmasa insanın halinin nice olacağını anladığını hissediyordu.

Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

Büyük kardeşlerin IQ'su, genellikle küçük kardeşlerden daha yüksektir.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Buca'da Nazım Hikmet Parkı'na saldırı: Nazım heykelinin mermerlerini kırdılar

İzmir'in Buca ilçesinde usta gazeteci Bekir Coşkun'un heykeline zarar verilmesinin ardından bu kez de Nazım Hikmet Parkı saldırıya uğradı. Buca'da Yenigün Mahallesi'nde bulunan Nazım Hikmet Parkı kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildi. Oyun ve oturma gruplarına zarar verilirken, Nazım Hikmet Heykeli'nin ön kısmındaki mermerler söküldü. Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, Menderes Mahallesi'nde henüz açılışı bile yapılmayan Bekir Coşkun Heykeli'nin ardından yaşanan bu ikinci saldırıyı manidar bulduğunu söyledi. Sosyal medya hesabından 'Bu vandallık bitsin artık" başlığı ile açıklama yapan Kılıç, "Çocuklarımızın gelişimine destek sunmak için hizmette olan Yenigün Mahallesi Nazım Hikmet Parkı’ndaki oyun ve oturma gruplarına kimliği belirsiz kişi veya kişilerce zarar verildiğini üzülerek öğrendik. Hizmete açmayı planladığımız Bekir Coşkun Parkı’nda yer alan Bekir Coşkun heykeline yapılan saldırının ardından bu saldırının da yapılmasını ve zamanlamasını manidar buluyorum. Sevgi kenti Buca’mızda artık bu tip vandallıklara ve kamu malına zarar verme olaylarına geçit vermemek için topyekün bir tavır içinde olmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Çünkü bu kent hepimizin, bu kentte hep birlikte yaşıyoruz. Daha öncede söylediğimiz gibi halkımıza özellikle de çocuklarımıza daha yaşanabilir bir Buca sunma kararlılığımız bu menfur saldırılarla engellenmeye çalışılmak istense de, hizmet azmimiz ve kararlılığımızdan asla ödün vermeyeceğiz'' ifadelerini kullandı.

Vakfa devredilmişti, CHP'li belediye harekete geçti

Bursa’da Mudanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü binası Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından geçen yıl Mazbut Bahram Vakfı’na devredildi. Sözcü'den Halil Ataş'ın haberine göre, Mudanya Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 6 Kasım 2020 tarihinde belediyeye ait taşınmazı Mazbut Bahram Vakfı'na devrettiğini dile getiren CHP’li Mudanya Belediye Başkan Hayri Türkyılmaz, hukuksuz devir işlemine karşı geçtiğimiz yıl idare mahkemesinde dava açtıklarını söyledi. Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine de tapu iptali talebi ile mülkiyet davası açtıklarını kaydeden Türkyılmaz, “5737 sayılı Kanunun 30.maddesinde ‘Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun hazine, belediye, özel idarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları Mazbut Vakfı'na devrolunur.' denmektedir. Mazbut Bahram Vakfı aktif bir vakıf değildir. Resmi kayıtlara göre 1163 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz Mudanya Belediyesi'nin ilk hizmet binasıdır. Belediye binası  1340 yılında istimlak edilerek 1341 yılında esaslı bir tamir olmuştur” ifadelerini kullandı. 27 Eylül 2008 tarihli Vakıflar Yönetmeliği kapsamında Zabıta Müdürlüğü binasının vakıf kültür varlığı olduğuna ilişkin araştırma yapılmaksızın tescil işlemi yapılmasının mevzuata aykırı olduğuna vurgu yapan Türkyılmaz, “Türkiye genelinde benzer örneklerini gördüğümüz mazbut vakıflara hukuksuz devirlerin bir örneğini Mudanyamızda yaşadık. Belediye  Başkanlığı adına kayıtlı binamızın hukuksuzca ne olduğu belirsiz bir vakfa hukuksuzca devredilmesine asla izin vermeyeceğiz. Mudanyamızın ve Mudanyalıların hakkını daha önce de olduğu gibi korumaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kadıköy’deki Boğaziçi eylemlerine katılan 2’si tutuklu 23 kişiye dava açıldı

Boğaziçi Üniversitesi'ne Prof. Dr. Melih Bulu'nun atanmasını protesto etmek için 2 Şubat'ta Kadıköy'de yapılan eyleme katıldıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 2'si tutuklu, 23 kişi hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Kadıköy Kaymakamlığı tarafından Kadıköy bölgesinde açık alanlarda toplantı, miting, yürüyüş, oturma eylemi, açık hava toplantısı, basın açıklaması, bildiri dağıtma gibi etkinliklerin 2 Şubat'tan itibaren 7 gün süreyle yasaklanmasına karar verildiğinin belirlendiği anlatıldı. Sosyal medyadan yapılacağı tespit edilen izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin engellenmesi için önlemler alındığı saat 17.30 sıralarında Kadıköy İskele Meydanı önünde yaklaşık 50 kişilik grubun gösteri yapmak istediklerinin belirlendiği kaydedildi. Dağılmaları gerektiği yönünde ihtar yapıldığı, grubun dağılmayarak sloganlar attığı ve yürümeye başladığı aktarılan iddianamede kolluk görevlileri tarafından müdahale edilerek grubun dağılmalarının sağlandığı belirtildi. Ezgi E., Mehmet Ş. ve Şilan D.’nin kolluk görevlilerine taş gibi maddeler atarak mukavemette bulunduklarının öne sürüldüğü iddianamede, eyleme katılan diğer kişilerin de ‘dağılın' ikazına rağmen dağılmayarak, fiziki olarak direnmek ve görevlilerin görevlerini yerine getirmesini engelleyecek şekilde hareket etmek suretiyle mukavemette bulundukları aktarıldı. Olaylar sırasında eyleme katılan bazı kişilerin taş ve sopalarla, tekme atarak kolluk birimlerine ait araçlara zarar verdiğinin belirlendiği ve bunların yürüyüşün yapıldığı bölgelerden temin edilen görüntü kayıtları ile sabit olduğu kaydedildi. İfadelerinde Boğaziçi Üniversitesine rektör atamasını ve öğrencilerin gözaltına alınması ile ilgili olarak basın açıklaması yapılacağını sosyal medyadan duyduklarını, Anayasal demokratik haklarını kullanarak basın açıklaması yapılacak ortama gittiklerini, herhangi bir uyarı yapılmadan gözaltına alındıklarını, suç işlemediklerini üzerlerine atılı suçlamaları da kabul etmediklerini söyledikleri belirtildi. Savcılık aralarında tutuklu Şilan D. ve Anıl A.’nın da bulunduğu 23 kişinin “toplantı ve yürüyüşlere silah ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hale getirerek katılma”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından 6 aydan 7 yıla kadar değişen oranlarda cezalandırılmasını talep etti.

Korona haberlerine gelince:

Birinci doz aşı durma noktasına geldi! Öğretmenler aşı randevusu alamadı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen hafta yaptığı açıklamada, 60-65 yaş grubundaki yurttaşlar için aşılama sürecinin başlayacağını söylemişti; ama bu süreç hâlâ başlayabilmiş değil.

Birgün'den Oktay Evsen'in haberine göre; Diğer yandan 24 Şubat’ta öğretmenler için aşı sürecini başlattıklarını duyuran Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un bu sözlerinin üzerinden bir ay geçti; ancak milyonlarca öğretmen aşı randevusu dahi alamadı. Sağlık Bakan Koca, geçen hafta yaptığı açıklamada “Gelecek haftadan itibaren 60-65 yaş grubunun aşılarına başlanacak. Yaşınız 60-65 arasındaysa lütfen telefon mesajlarınızı dikkatle takip edin” ifadelerini kullanmıştı. Ancak, 60-65 arasındaki yaklaşık 4 milyon yurttaşa henüz mesaj gönderilmedi. 2 Mart’ta başlayan yüz yüze eğitimde ise üç hafta geride kalırken koronavirüs salgınına karşı aşılanabilen öğretmenlerin oranı yüzde 10’a bile ulaşmadı. 1,2 milyon öğretmen ile eğitim personelinden yalnızca 80 bini aşı olabildi.

KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ülke genelinde aşı talebiyle basın açıklamaları düzenledi. Eğitim-Sen Samsun Şubesi’nin açıklamasında, “Gelinen aşamada köylerde çalışan öğretmenlerin bir bölümü dışında eğitim emekçilerinin çok büyük bölümüne hâlâ aşı yapılmamıştır. Öte yandan bulaş riski yüksek yaş grubundaki ortaokul ve lise öğrencileri de yüz yüze sınava çağrılarak virüsün yayılmasına adeta davetiye çıkarılmıştır” denildi. Eğitim-Sen Konya Şubesi’nin düzenlediği basın açıklamasında ise “Okullardaki tablo daha da ağırlaşmadan yüz yüze sınavlar okullardaki tüm emekçilerin aşılanması tamamlanana ve gerekli önlemler alınana kadar ertelenmelidir. Toplum sağlığı için, eğitim hakkı için, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı için aşı istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında yapılan kitlesel aşılamalarda birinci doz aşı uygulaması durma noktasına geldi. Son bir haftada yalnızca 138 bin birinci doz aşı yapıldı. Son 7 günde yapılan günlük ortalama birinci doz aşı sayısı ise 19 bin 776 oldu. Buna karşılık eldeki aşılar, çoğunlukla ikinci doz aşılamanın tamamlanması için uygulanıyor. Son bir haftada yapılan ikinci doz aşılama sayısı 1 milyon 692 bin 177. Buna göre son bir haftada günlük ortalama 241 bin 739 ikinci doz aşı yapıldı. Ayrıca Türkiye’de hâlâ 2 milyon 625 bin 427 kişi, ikinci doz aşılama için sırada. Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son haftada 100 bin nüfusa göre vaka sayısı en çok artan ve azalan illeri açıkladı. Buna göre, bir önceki haftaya göre 100 binde vaka görülme oranı en çok artan iller Kastamonu, Çankırı, Yalova, İstanbul ve Erzincan. En çok azalan iller ise Sinop, Gümüşhane, Mersin, Kırıkkale ve Burdur.

En çok vaka görülen illerde uyarılar yapılırken, otobüslerle AKP kongresine gittiler

En çok vaka görülen illerden Kastamonu ve Samsun'da yeni tedbir açıklanırken, iki kentten de insanlar otobüslerle AKP kongresine taşındı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, 1 haftada vaka sayısı en çok artan 5 il arasında açıkladığı Kastamonu'da ve her 100 bin kişide 508,97 vaka ile ülke genelinde en yüksek vaka sayısına sahip il olan Samsun'dan AKP kongresine otobüslerle gidilmesi dikkat çekti. Lebaleb dolu kongrede Erdoğan illeri tek tek selamlarken "evde kalın" uyarıları yapılan iller "Cana can katar her yanın, ne güzelsin sen Kastamonu, hoş geldin." "İlelebet sönmeyecek istiklal meşalemsin Samsun, hoş geldin" denilerek selamlandı. Son 1 hafta içinde vaka sayısı en çok artan illerden Kastamonu'da yeni tedbir kararları açıklandı. İl genelinde toplu taziye kabulü ile taziye ziyaretleri yasaklandı. Uzun ve önemli hastalık geçiren kişilerin ikametlerine dönüşü sonrası yapılacak hasta ziyaretleri pandemi sonrasına ertelendi. Kararlara ilişkin yapılan açıklamada "Cenaze yakınlarına ait adreslerin Kastamonu Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü, muhtarlar ve din görevlilerince en seri şekilde kolluk kuvvetlerine bildirilmesine, muhtarlarca Covid-19 salgını açısından bulaş kaynağı oluşturacak olan ev ziyaretleri ve ev oturmalarının tespit edilmesi halinde buna ait bilgilerin kolluk kuvvetlerine bildirilmesine, apartman ve site yöneticileri vasıtasıyla apartman ve site gibi toplu hayatın sürdürüldüğü kalabalık ikamet yerlerinde, ortak kullanım alanlarında kalabalık oluşturacak bir şekilde kullanılmasının engellenmesine, marketlerde en az 1 asıl, 1 yedek Covid-19 denetim görevlisinin belirlenmesine, denetim görevlilerinin isimlerinin market girişinde görülebilecek bir yere asılmasına, müşterilerin markete girmeden önce el dezenfektanı/en az yüzde 70 alkol içeren kolonya kullanmalarının sağlanmasına, marketin içerisinde de müşterilerin kullanması için değişik yerlere yeterli miktarda el dezenfektanı konulmasına, tedbirlere ilişkin takibin market yönetimince yapılmasına, ihlal tespit edilmesi durumunda işletme ve ihlal edenlere yönelik gerekli cezai işlemlerin yapılmasına, marketlere girişlerde görevlilerce ateş ölçümü uygulamasının devamına, vücut ısısı 38 derece ve üzerinde olanların tespiti halinde ivedi bir şekilde sağlık teşkilatıyla irtibata geçilerek ilgililerin sağlık tesislerine yönlendirmesinin yapılmasına karar verildi" denildi. Kentteki vaka artışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Avni Çakır, "Yaptığımız analizlerde vakalarımızın çok ciddi kısmının bu cenazelere yönelik taziye ziyaretlerinden kaynaklandığını tespit ettik. Ziyaretlerde 1 kişinin 30 kişiye virüs bulaştırdığı kayıtlarımızda mevcut. Öte yandan hasta ziyaretleri de ilimizde yaygın bir şekilde halen yapılıyor. Bu tür ziyaretlerde de ne yazık ki çok ciddi virüs yayılımlarının olduğunu tespit ediyoruz. Biz, bir yandan lokantalara, kafeteryalara, okullara yoğunlaşmışken, öte yandan herkesin normal sanmış olduğu bu tür ziyaretler aslında bizim yoğun olarak odaklandığımız diğer alanlardan çok daha fazla virüsün yayılmasına neden olduğunu gördük. Bu tür davranışlar aylardır ekmek teknesinin açılmasını bekleyen esnaflarımıza da dolaylı olarak zarar veriyor" dedi. Vali Çakır, kentin kırmızı renge 10 gün önce geçtiğini belirterek, "Eğer duyarlılığımız üst seviyede olursa biz bu vakaları durduracağız; ama vatandaşlarımız, sanki virüs ortadan kalkmış ya da 'bana bir şey olmaz' fikriyle, rahat ve serbestçe hareket ederse maalesef biz bu vaka artışlarıyla bir süre daha uğraşacağız. Zaten biliyorsunuz biz, kızardık. Hatta kırmızıya 10 gün önce geçtik. Muhtemelen açıklanacak yeni renklendirmelerde biz, artık yüksek riskli iller kategorisinde yer alacağız. Böyle giderse biz, vatandaşlarımızın destekleriyle bunları yapamıyorsak mecburen kısıtlamalarla bunları yapmaya çalışacağız. O yüzden önümüzdeki haftalarda daha katı kısıtlamaların gelmesi kaçınılmaz. Kırmızı kategorideki illerde yapılacak kısıtlamalara ek olarak ilave tedbirler bizler tarafından gelebilir. Bunu açıkça söylüyorum. Şu anda hastanemizde vaka sayılarımızda ve yatış oranlarımızda bir artış var. Vaka sayılarımızda artış devam ederse daha sert kısıtlamalarında gelmesi kaçınılmaz" diye konuştu. Vali Çakır, sürecin iyi gitmediğini belirterek, "Bu artışı biz, bu ve önümüzdeki hafta durduramazsak maalesef bunun yansımaları hem esnafımıza, hem sosyal hayatımıza hem de sağlık kuruluşlarımıza çok ciddi olur. Ben, buradan tüm vatandaşlarımızın zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmamalarını rica ediyorum. 2 hafta sabredelim. Çünkü bu hastalık, önünü kestiğimiz anda yönünü aşağıya doğru çeviriyor. O zaman daha kontrollü bir şekilde serbestleşiriz" ifadesini kullandı. Haftalık verilere göre; Samsun, her 100 bin kişide 508,97 vaka ile ülke genelinde en yüksek vaka sayısına sahip il olarak açıklandı. Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, “İl olarak vaka artış trendimizin zirvesine doğru adım adım ilerliyoruz ve yoğun bakım doluluğunda yüzde 70’in üzerinde rakamlara doğru tırmanıyoruz” dedi. Oruç, “Bu artışın hastanelerimizde oluşturduğu yük gün geçtikte artıyor. Son haftaya ait Covid-19 verilerini de dikkate alarak bir projeksiyon yaptığımızda, il olarak vaka artış trendimizin zirvesine doğru adım adım ilerlediğimizi ve yoğun bakım doluluğunda yüzde 70’in üzerinde rakamlara doğru tırmandığımızı görüyoruz. Samsun’da halen 17 ilçemizin 12’sinde vaka artışı sürüyor. İl olarak insidans hızımız yüz binde 508 ama 19 Mayıs ilçemizde bu oran yüz binde 837, Asarcık ilçemizde 766, Bafra ilçemizde 642, Terme ilçemizde 606, İlkadım ilçemizde ise yüz binde 599. Her ilçemiz kendi içinde koronavirüse karşı büyük bir mücadele gösterdiği gibi, etrafına hastalığı yeniden yayma riski nedeniyle de aynı zamanda çevresi için bir risk unsuru haline geliyor” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul: Salgın, 3'üncü dalganın üst sınırına gidiyor

Vaka sayılarında Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı risk haritasında görülen artışı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoli Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, DHA'ya değerlendirdi. Hastalığın en önemli bulaş yolunun damlacık olduğunu vurgulayan Ertuğrul, "İnsanlar arasında damlacıklar aracılığıyla bulaşıyor. Damlacıkların yayılabilmesi için de insanların harekete geçmesi, hareket halinde olması gerekiyor. Şu anda tüm illerimizde insan hareketliliği en üst seviyeye taşınmış durumda. Özellikle kısıtlamaların azalması, bazı yerlerde tamamen kalkmasıyla beraber insan hareketliliği gerçekten çok çok arttı. Buna bağlı olarak da virüsün yayılımı arttı. En son açıklanan verilere baktığımızda Samsun 100 binde 500'ün üzerine çıktı, İstanbul 100 binde 250'nin üzerine çıktı. Ve kırmızıya dönüşen illerimizin sayısı gerçekten çok ciddi derecede arttı. Bu, hastalığın şu anda artık üçüncü dalganın üst sınırına doğru gittiğini gösteriyor bize" dedi. Salgınla mücadelede en başında yapılması gerekenlerin şimdi yapılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Ertuğrul, "Vaka sayılarını düşürebilmek amacıyla çok ciddi bir kısıtlamaya, hatta kapanmaya gitmemiz gerekebilir. Olguların çok olduğu yerlerden geçişlerin, yani iller arası geçişlerin de sınırlandırılması artık düşünülmeye başlanmalı. Ve hatta bir adım daha atıp, belki de uluslar arası giriş çıkışların da kısıtlanması, kontrol altına alınması belki de durdurulması gerekiyor.

Çünkü salgında başarılı olan ülkelere baktığımızda birçok ülke bunu bu şekilde yaptı. Bu kısıtlamalar veya tam kapanma dediğimiz şeyi gerçekleştirirken bir yandan da çok hızlı bir şekilde özellikle ileri yaş ve risk grubundaki insanları aşılamamız gerekiyor. Yani biran önce onları bağışık hale getirmeliyiz ki daha sonraki süreçte onlar için bir risk oluşmasın" diye konuştu. Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'deki vaka artışını da değerlendiren Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, "Tekirdağ ve Trakya'nın bir özelliği aslında önemli bir sanayi bölgesi olması. Evet tarımsal hizmetler de çok yoğun ama Çerkezköy gibi, Çorlu gibi bölgelerde ciddi bir sanayi sektörü var. Ve buralarda çok ciddi sayıda insan çalışıyor. Ve bu insanlar işlerine mecburen toplu taşıma araçlarıyla, servislerle gidip geliyorlar. İşyerlerinde çok yakın mesafede çalışmak zorunda kalabiliyorlar. Bir kere bunların önlemlerinin alınması gerekiyor. Yani insanlar işlerine gidip gelirken yoğun, tıklım tıklım otobüslerde, toplu taşıma araçlarında değil daha korunaklı, daha seyrek bir biçimde gidip gelebilmeli. Çalışma koşulları Covid-19'a göre yeniden planlanmalı, programlanmalı. Arada sosyal mesafenin olabileceği, insanların birbirinden ayrılabileceği, maskenin mutlaka takıldığı ortamların olması gerekiyor" dedi. Vatandaşların alınan tedbirlere uyması gerektiğini vurgulayan Ertuğrul, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gündelik yaşam içerisinde insanların ev ziyaretlerini artık durdurmaları, taziyeymiş, kutlamaymış, günmüş, bunları tamamen iptal etmeleri, gün toplantıları, altın günleri bunların hepsinin iptal olması gerekiyor. Çünkü şu anda özellikle bu bölgedeki sorunlardan bir tanesi de mutant virüs dediğimiz İngiltere varyantı. Kendi hastanemizde de bunu görüyoruz, artık yavaş yavaş bu virüsün hakim olmaya başladığını fark ediyoruz. Bu şu anlama geliyor; Çok daha hızlı ve çabuk bulaşıyor bu virüs.

O nedenle kapalı ortamlarda insandan insana geçişi çok daha kolay. Mutlaka hem çalışma ortamlarını hem gündelik yaşam ortamlarını bu bulaşı engelleyecek şekilde dizayn etmemiz, şekillendirmemiz gerekir."   

Çapa Dekanı Tükek: Üçüncü dalganın içine girmiş bulunuyoruz

24 gün önce başlayan kademeli normalleşme uygulamalarının faturası ağır oldu. Çapa ve Cerrahpaşa dekanları üçüncü dalganın içine girildiğini belirterek hastanelerde iş yükünün arttığını ifade etti. 1 Mart’tan itibaren il bazında önlem alınmasını öngören 'kademeli normalleşme' uygulamasının başlamasıyla koronavirüs vaka sayıları da artışa geçti. Türkiye genelinde dün toplam vaka sayısı 26 bini geçti, 39 şehir kırmızıya boyandı. İstanbul'da son haftalarda Çapa ve Cerrahpaşa’da yatarak tedavi olanların sayısındaki artış nedeniyle Covid-19 hastaları için yeni servisler açıldı. Ortaya çıkan tabloyu değerlendiren İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, artışı test pozitiflik oranında da hissettiklerini belirterek Milliyet'ten Mert İnan'a şunları söyledi:

“Test pozitiflik oranı yüzde 4-5 seviyesinden yüzde 10-15’e çıkmış durumda. Üçüncü dalganın içine girmiş bulunuyoruz. Vatandaşlarımız dikkat etmedikleri takdirde nisan ayının ilk haftasından sonra vaka sayılarının 30 bini geçeceği görülüyor. Normalleşmenin başladığı 1 Mart’a kadar 15-20 yatarak tedavi gören Covid-19 hastamız varken şu an için 50 yatağımız dolmuş durumda. Artan hasta yoğunluğu nedeniyle ilave 80 yatak daha açmış durumdayız. Sağlık çalışanları üçüncü kez aynı tabloyu yaşamaktan dolayı gerçekten tükenmiş durumdalar. Bir ve ikinci dalgadaki gibi nöbet listeleri hazırlamaya başladık. Türkiye’deki virüs yükünün yarısını İngiliz varyantı oluşturuyor. Vaka, ölüm ve yatan hasta sayısındaki artış nedeniyle endişeliyiz. 65 yaş üzerindeki vatandaşların yüzde 30’luk diliminin aşılanmadığı ve bu kişilerin de büyük kısmının aşı kararsızlığı yaşadığı belirtiliyor. Aşı kararsızlığını gördükçe umutsuzluğa kapılıyoruz.”

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sait Gönen de yatan hasta sayısındaki artış nedeniyle ek servis açtıklarına dikkat çekerek, şunları dedi:

“Endişe etmemiz gereken ölüm sayılarındaki artış. Şu an için ülke genelinde İngiliz varyantı yaygın ve varyant virüs daha hızlı bulaşıyor. Birçok sağlık çalışanı tam hasta yükü azaldı derken, üçüncü dalgayla karşılaştığından tükenmişlik hissi yaşıyorlar. En büyük umudumuz aşılamanın hızlanması ve havaların ısınıp insanların kapalı alanlardan açık havaya çıkmaları. Yetişkinlerdeki vaka artışının yanı sıra çocuklarda hafif artış olduğunu görmekteyiz. İstanbul sokakları ve kapalı yeme, içme mekanları sürekli dolu halde. Bu görüntülerle pandemiyi kısa zamanda atlatmamız çok zor.”

Fenerbahçe'de vaka sayısı 5'e yükseldi

Fenerbahçe'de 1 futbolcunun daha koronavirüs testinin pozitif çıktığı açıklandı. Böylece takımda test sonucu pozitif çıkan oyuncu sayısı 5'e yükseldi. Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, "Yaşanan vakalar sonrası dün kontrol amaçlı yapılan PCR testleri neticesinde bir oyuncumuzun daha sonucu pozitif çıkmıştır. Futbolcumuz izolasyona alınmış olup tedavisine başlanmıştır" denildi.

Son vakayla birlikte takımda Covid-19 test sonucu pozitif çıkan oyuncu sayısı 5 oldu. Fenerbahçe'de,  Beşiktaş maçı sonrası semptom göstermesi sebebiyle PCR testi uygulanan ve pozitif çıkan 1 futbolcunun ardından tüm takıma pazartesi günü uygulanan testlerde 3 oyuncunun daha sonucu pozitif çıkmıştı.

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle 107 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Fransız şair Frederic Mistral'ın bir şiirini paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

MİRÈİO'DAN

Provence'lı bir kız anıyorum.

Gençliğimin aşklarında.

Crau ovasında, denize doğru buğdaylarda,

Büyük Homeros'un alçak gönüllü öğrencisi olarak,

Onu izleme istiyorum. Sadece

Köylü bir kız olduğundan

Crau'nun dışında çok az bahsetmişler ondan.

Alnı, yalnız gençliği ile göz kamaştırıcı

Ne altın tacı, ne Şam kaftanı vardı,

Fakat istiyorum ki onun şanı yükselsin

Tıpkı bir kraliçeninki gibi

Ve hor görülen güzel dilimiz onu okşasın

Ey çobanlar ve çiftçiler, çünkü şiirimi yalnız size söylüyorum.

Sen, vatanımın yüce Tanrısı,

Ki çobanlar arasında doğmuşsun,

Sözümü ateşle doldur, güç ver bana!

Biliyorsun: Yeşillik içinde

Güneşte ve jalede

İncirler olgunlaşınca

Tamamını toplamak için meyvelerin

Kurt gibi aç olan gelir.

Fakat budaklarını kestiği ağaçta

Hırslı insana elini atmak fırsatı vermeyen

Sen mutlaka yükseklere bir dal koydun.

Körpe güzel bir filizdir o

Misk kokan ve bakire bir fidedir.

Altın sikke gibi olgun bir meyvedir,

Göklerin kuşları doymak için ona konar.

Ben şu küçücük dalı görürüm

İçimi kıpırdatır onu tazeliği!

Görürüm: Sabah rüzgârında

Gökte sallanmakta olduğunu ölümsüz yapraklarının ve meyvelerinin....

Ey, Güzel Allah'ım, ey Dost.

Provence dilimizin kanatlarının üstünde

Kuşların dalını koparmak fırsatı ver bana!

Frederic MISTRAL

(Çeviren : Jean-Louis MATTEI)

 

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Oltu'nun Kurtuluş Günü:

25 Mart 1918 tarihi Erzurum'un Oltu ilçesinden Rus ve Ermeni birliklerinin geri çekildiği tarihtir. Oltu ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Manisa Mesir Macunu Festivali

Kültürel ve geleneksel çeşitli uygulamaları içeren ve baharın başlangıcı olarak kabul edilen Nevruz haftasında (21-24 Mart) kutlanan "Mesir Macunu Festivali" Manisa’da yaklaşık 400 yıldır devam etmektedir. Şifalı bir yiyecek olduğu kabul edilen mesir macununun ortaya çıkışı tarihsel bir öyküye dayanır. Kanunî Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Manisa’da nedeni anlaşılamayan bir hastalığa yakalanır. Bu hastalığa çare için Sultan Cami Medresesi’nin başhekimi Merkez Efendi, 41 çeşit bitki ve baharatın karışımından oluşan bir macun hazırlar. "Mesir macunu" ismiyle günümüze kadar ulaşan bu şifalı karışım, Hafsa Sultan’ı kısa sürede sağlığına kavuşturur. Yardımsever kişiliğiyle bilinen Hafsa Sultan, iyileşmesini sağlayan mesir macununun her yıl Nevruz haftasında halka dağıtılmasını ister. Küçük kâğıtlara sarılan macun, Sultan Camisi’nden halka saçılır. O günden bu güne her yıl aynı dönemde Sultan Camisi etrafında toplanan halka, şenlikler yapılarak mesir macunu dağıtılır. Mesir macunu, kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel bilgiler doğrultusunda hazırlanmaktadır. Mesir macununun içeriğinde anason, çörekotu, hardal tohumu, hindistancevizi, kakule, karabiber, karanfil, kimyon, kişniş, ravent, safran, sakız, tarçın, vanilya, yenibahar, zencefil, havlıcan, portakal kabuğu, sinameki, rezene gibi bitki ve baharatlar bulunur. Macunu yapan aşçıbaşı, baharatların ve bitkilerin tazeliğini kontrol eder, malzemelerin oranlarını belirler, pişirme ortamını ve ekipmanını gözden geçirir. Aşçıbaşı, hazırlık aşamalarında yanında bulunan çıraklarına bilgi ve deneyimlerini sözlü ve uygulamalı olarak sürekli aktarır ve böylece geleneksel bilginin devamlılığını sağlar.

Festival etkinlikleri her yıl mesir macununun dua okunarak karılması ve pişirilmesiyle başlar. Festival süresince saçılmak ve dağıtılmak üzere en az üç ton mesir macunu hazırlanır. Mesir macunu temizlik, el mahareti, deneyim ve sabırlı olma gibi nitelikler taşıyan en az 14 kadın tarafından küçük, renkli ve parlak kâğıtlara sarılarak paketlenir. Şifa dilekleri ve edilen dualarla karılıp pişirilen macun, Sultan Camisi minaresi ve kubbelerinden halka saçılır. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen binlerce kişi, atılan macunları yere düşmeden havada yakalayabilmek için birbiriyle yarışır. Festival programı süresince mesir karma ve dağıtma törenlerinin yanı sıra geleneksel mesir korteji yürüyüşü, yemek yarışması, halk konserleri, çocuklara yönelik eğlenceler, tiyatro ve halk oyunları gösterileri gibi etkinlikler yer alır.

Türkiye’nin hemen her bölgesinden gelen katılımcıları buluşturan Mesir Macunu Festivali toplumsal barış ve kaynaşmaya önemli bir destek vermektedir. Manisa’da festival için gelen yerli ve yabancı misafirlere yönelik hazırlıklar yapılır ve ülkemizin konukseverlik geleneğinin bir örneği olarak mesir macununun gelen yabancı misafirlere ve komşu illere dağıtılmasına özen gösterilir.

Festivalin gerçekleştirildiği mekân, yüzyıllardır festivale ilişkin geleneksel bilgi ve becerilerin aktarıldığı ve sürdürüldüğü ortam olan Sultan Camii ve Külliyesi’dir. Yeni nesil, güncel etkinliklerle birlikte yeniden yaratıp yaşattıkları festival uygulamalarını geniş bir katılımla bu mekânlarda sürdürmektedir. Geleneksel mirasların yaşayabilirliğinin güvence altına alınmasında miraslara ilişkin kültürel mekânların korunması büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda Mesir Macunu Festivalinin gerçekleştirildiği kültürel mekân, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1988 yılında SİT alanı ilan edilmiştir. Mesir Macunu Festivali, Kültür ve Turizm Bakanlığınca ekonomik olarak desteklenmekle birlikte Festivale ilişkin araştırma, tespit ve envanterleme konularında çalışmalar devam etmektedir.

Her yıl düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Festivali Fotoğraf Yarışması, festivalin tanıtımına katkı sağlarken, yerel ve ulusal medyada Mesir Macunu Festivali ile ilgili haberler geniş yer bulmaktadır.

“Mesir Macunu Festivali” 2012 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi’ne ülkemiz adına kaydettirilmiştir.

Dünya Kölelik ve Transatlantik Köle Ticareti Kurbanlarını Anma Uluslararası Günü

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 17 Aralık 2007'de (Karar A / RES / 62/122) 25 Mart'ı "Kölelik ve Transatlantik Köle Ticareti Kurbanlarını Uluslararası Anma Günü" olarak kabul etti. Bu anmanın amacı, transatlantik köle ticaretinin sürdüğü 400 yıla ve bunun dünyadaki uzun vadeli sonuçlarına odaklanmaktır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

25 Mart 1655 - Satürn'ün en büyük uydusu Titan, Christiaan Huygens tarafından keşfedildi.

25 Mart 1752 - İngiltere'de yılın ilk günü. İngilizlerde 1 Ocak ile başlayan ilk yıl 1752'dir.

25 Mart 1807 - Birleşik Krallık Parlamentosu, köle ticaretini yasakladı.

25 Mart 1811 - Percy Bysshe Shelley, "Tanrıtanımazlığın Gerekliliği" adlı makalesinden dolayı Oxford Üniversitesi'nden atıldı.

25 Mart 1821 - Yunanistan, Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.

25 Mart 1912 - Ahmet Ferit Tek, Türk Ocağı'nı kurdu.

25 Mart 1918 - Alman güdümünde, Belarus Halk Cumhuriyeti kuruldu.

25 Mart 1918 - Oltu'nun kurtuluşu.

25 Mart 1924 - Yunanistan'da cumhuriyet ilan edildi.

25 Mart 1929 - İtalya'da faşist yönetim, genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı.

25 Mart 1935 - Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu As Başkanlığı'na seçildi.

25 Mart 1936 - Saatlerin doğru olarak ayarlanabilmesi için İstanbul Rasathanesi'nce hazırlanan iki bildiriyi, Bakanlar Kurulu onayladı.

25 Mart 1941 - Yugoslavya Krallığı, Mihver Devletleri’ne katılma kararı aldı.

25 Mart 1944 - Heykeltıraş Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara'nın yaptıkları Barbaros Hayreddin Paşa Anıtı törenle açıldı.

25 Mart 1947 - Illinois'teki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada, 111 kişi öldü.

25 Mart 1949 - Sovyet Hükûmetinin kararıyla; Litvanya, Estonya ve Letonya'dan 92.000 kişi sürgün edildi.

25 Mart 1950 - Devlet Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı Ankara'da düştü; 15 kişi öldü. Bu olay Türk sivil havacılık tarihinin ilk kazası oldu.

25 Mart 1951 - Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı.

25 Mart 1951 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu açıldı.

25 Mart 1957 - Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu'nun kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı.

25 Mart 1959 - Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde yayımlanan "Menderes'in Kalesi" başlıklı yazısında, Fuad Köprülü'ye yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada, bir yıl hapse mahkûm oldu. Büyük Doğu dergisi de bir ay süreyle kapatıldı.

25 Mart 1960 - Güney Afrika Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler feshedildi.

25 Mart 1960 - İtalya'da Fernando Tambroni Başbakan oldu.

25 Mart 1961 - Adalet Bakanlığı, idam cezalarının cezaevi bahçelerinde infaz olunması hakkında karar aldı.

25 Mart 1962 - EOKA'lılar Kıbrıs'ta iki camiye bomba attı.

25 Mart 1968 - Şair Metin Demirtaş, Türk Solu dergisinde yayımlanan "Guevara" adlı şiirinde, komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı.

25 Mart 1972 - Cumhuriyet Halk Partisi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen ve Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından onaylanan idam kararlarının iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. İnfaz Savcılığı, dosyayı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'na gönderdi. Üç gün sonra Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi idamların infazına karar verdi.

25 Mart 1975 - Suudi Arabistan Kralı Faysal, akli dengesi bozuk olan yeğeni Prens Faysal bin Musad tarafından Riyad'da öldürüldü.

25 Mart 1982 - Ankara Sıkıyönetim Savcılığı, Halkevleri hakkında kapatılma istemiyle dava açtı.

25 Mart 1982 - Tutuklu İsmail Beşikçi, cezaevinden yazdığı bir mektup nedeniyle 10 yıl ceza aldı.

25 Mart 1984 - Yerel seçimler yapıldı. Anavatan Partisi (ANAP), yüzde 41,5 oy oranı ile 54 ilde Belediye Başkanlığı aldı. Sosyal Demokrat Parti (SODEP), yüzde 23,4 oy oranı ile ikinci, Doğru Yol Partisi (DYP), yüzde 13,2 oy oranı ile seçimlerden üçüncü parti olarak çıktı. İlk kez seçime katılan Refah Partisi (RP) ise, yüzde 4,4 oy oranıyla sonuncu parti oldu.

25 Mart 1986 - 14. Strasbourg Film Festivali'nde Muammer Özer'in "Bir Avuç Cennet" ve Ali Özgentürk'ün "Bekçi" isimli filmleri ikinciliği paylaştı.

25 Mart 1986 - İşkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan "Nokta" dergisine dava açıldı.

25 Mart 1988 - İstanbul'daki Metris Askeri Cezaevi'nden 29 tutuklu ve hükümlü kaçtı.

25 Mart 1990 - New York'un Bronx semtindeki bir kulüpte çıkan yangında 87 kişi öldü.

25 Mart 1992 - Kozmonot Sergei Krikalyov, Mir Uzay İstasyonu'nda 10 ay kaldıktan sonra dünyaya döndü.

25 Mart 1994 - Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde evci çıkan dört kız öğrenciden birinin, Emniyet yetkilileri tarafından yakalanarak bekaret kontrolüne gönderilmesi, kadınlar tarafından protesto edildi.

25 Mart 1996 - Türkiye'de Emek Partisi kuruldu.

25 Mart 1998 - Manisalı Gençler Davasında, Yargıtay'ın bozma kararından sonra beş tutuklu genç tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.

25 Mart 1999 - Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip BM'ye bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu.

25 Mart 2009 - Büyük Birlik Partisi'nin kiralamış olduğu ve içerisinde BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu dahil, 6 kişinin bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ta düştü. 3 gün sonra ulaşılan helikopterde, 6 kişinin de hayatını kaybettiği belirtildi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

25 Mart 1259 - II. Andronikos, Bizans İmparatoru (ö. 1332)

25 Mart 1296 - III. Andronikos, Bizans İmparatoru (ö. 1341)

25 Mart 1347 - Siena'lı Katerina, Dominik Tarikatı'nda çalışan ama rahibe olmayan bir üyesi ve mistiktir (ö. 1380)

25 Mart 1479 - III. Vasili, Moskova Büyük Knezi (ö. 1533)

25 Mart 1593 - Jean de Brébeuf, Cizvit misyoner (ö. 1649)

25 Mart 1611 - Evliya Çelebi, Osmanlı gezgin ve yazar (ö. 1682)

25 Mart 1614 - Juan Carreño de Miranda, İspanyol ressam (ö. 1684)

25 Mart 1699 - Johann Adolph Hasse, Alman besteci (ö. 1783)

25 Mart 1767 - Joachim Murat, Fransız asker ve Napoli Kralı (ö. 1815)

25 Mart 1783 - Jean-Baptiste Paulin Guérin, Fransız portre ressamı (ö. 1855)

25 Mart 1835 - Adolph Wagner, Alman ekonomist ve politikacı (ö. 1917)

25 Mart 1864 - Alexej von Jawlensky, Rus ressam (ö. 1941)

25 Mart 1867 - Arturo Toscanini, İtalyan orkestra şefi (ö. 1957)

25 Mart 1867 - Gutzon Borglum, Amerikalı heykeltıraş (ö. 1941)

25 Mart 1873 - Rudolf Rocker, Alman anarko-sendikalist (ö. 1958)

25 Mart 1881 - Béla Bartók, Macar besteci (ö. 1945)

25 Mart 1886 - I. Athenagoras, İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin 268. Patriği (ö. 1972)

25 Mart 1887 - Chūichi Nagumo, Japon asker (ö. 1944)

25 Mart 1899 - Burt Munro, Yeni Zelandalı motosiklet yarışçısı (ö. 1978)

25 Mart 1901 - Ed Begley, Amerikalı aktör (ö. 1970)

25 Mart 1905 - Albrecht Mertz von Quirnheim, Alman asker (ö. 1944)

25 Mart 1906 - A.J.P. Taylor, İngiliz tarihçi (ö. 1990)

25 Mart 1908 - David Lean, İngiliz yönetmen (ö. 1991)

25 Mart 1911 - Jack Ruby, Amerikalı gece kulübü işletmecisi (Lee Harvey Oswald'ı öldüren kişi) (ö. 1967)

25 Mart 1914 - Norman Ernest Borlaug, Amerikalı tarım bilimci (ö. 2009)

25 Mart 1920 - Melih Birsel, Mimar (ö. 2003)

25 Mart 1921 - Simone Signoret, Fransız sinema oyuncusu (ö. 1985)

25 Mart 1925 - Flannery O'Connor, Amerikalı yazar (ö. 1964)

25 Mart 1925 - M. Sunullah Arısoy, Şair ve yazar (ö. 1989)

25 Mart 1928 - Jim Lovell, Amerikalı astronot.

25 Mart 1929 - Tommy Hancock, Amerikalı müzisyen (ö. 2020)

25 Mart 1934 - Gloria Steinem, Amerikalı feminist, gazeteci ve kadın hakları savunucusu.

25 Mart 1941 - Hüseyin Aktaş, Atlet (ö. 2012)

25 Mart 1942 - Aretha Franklin, Amerikalı R&B şarkıcısı (ö. 2018)

25 Mart 1944 - Ayla Dikmen, Türk Hafif Müziği sanatçısı (ö. 1990)

25 Mart 1944 - Demir Karahan, Sinema ve dizi oyuncusu.

25 Mart 1945 - Mehmet Keskinoğlu, Şair, tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı (ö. 2002)

25 Mart 1946 - Daniel Bensaïd, Fransız filozof ve Troçkist (ö. 2010)

25 Mart 1947 - Elton John, İngiliz pop/rock şarkıcısı, beste yazarı ve piyanist.

25 Mart 1952 - Dursun Karataş, Devrimci önder (ö. 2008)

25 Mart 1962 - Marcia Cross, Amerikalı sinema oyuncusu.

25 Mart 1965 - Avery Johnson, Amerikalı basketbol oyuncusu ve koçu.

25 Mart 1965 - Sarah Jessica Parker, Amerikalı sinema oyuncusu.

25 Mart 1965 - Stefka Kostadinova, Bulgar atlet.

25 Mart 1966 - Jeff Healey, Kanadalı müzisyen (ö. 2008)

25 Mart 1972 - Phil O'Donnell, İngiliz futbolcu (ö. 2007)

25 Mart 1973 - Dolunay Soysert, Oyuncu.

25 Mart 1973 - Marcin Wrona, Polonyalı senarist ve yönetmen (ö. 2015)

25 Mart 1976 - Vladimir Klitschko, Ukraynalı boksör.

25 Mart 1977 - Darko Perić, Sırp aktör.

25 Mart 1980 - Bartók Eszter, Macar şarkıcı.

25 Mart 1980 - Muratcan Güler, Basketbolcu.

25 Mart 1982 - Danica Patrick, Amerikalı otomobil yarışçısı.

25 Mart 1987 - Kim Cloutier, Kanadalı top model.

25 Mart 1987 - Nobunari Oda, Japon buz patenci.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

25 Mart 1677 - Wenceslas Hollar, Bohemyalı-İngiliz oymacı (d. 1607)

25 Mart 1701 - Jean Renaud de Segrais, Fransız yazar (d. 1624)

25 Mart 1801 - Novalis, Alman yazar ve filozof (d. 1772)

25 Mart 1880 - Ludmilla Assing, Alman yazar (d. 1821)

25 Mart 1890 - John Turtle Wood, İngiliz mimar, mühendis ve arkeolog (d. 1821)

25 Mart 1914 - Frederic Mistral, Fransız şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1830)

25 Mart 1915 - Süleyman Efendi, Osmanlı jandarma komutanı (d. ?)

25 Mart 1918 - Claude Debussy, Fransız besteci (d. 1862)

25 Mart 1966 - Vladimir Minorski, Rus doğubilimci (d. 1877)

25 Mart 1973 - Edward Steichen, Amerikalı fotoğrafçı (d. 1879)

25 Mart 1975 - Faysal bin Abdül Aziz, Suudi Arabistan Kralı (d. 1903)

25 Mart 1976 - Josef Albers, Amerikalı ressam (d. 1888)

25 Mart 1976 - Şevket Süreyya Aydemir, İktisatçı ve tarihçi (d. 1897)

25 Mart 1980 - Roland Barthes, Fransız felsefeci ve gösterge bilimci (d. 1915)

25 Mart 1988 - Leyla Arzuman, Azeri kökenli Sovyet dans öğretmeni ve koreograf (Türkiye'de klasik bale eğitiminin temelini atan ve ilk özel bale okulunu kuran) (d. 1897)

25 Mart 1992 - Nancy Walker, Amerikalı aktris (d. 1922)

25 Mart 1995 - James Samuel Coleman, Amerikalı sosyolog (d. 1926)

25 Mart 2001 - Tekin Siper, Tiyatro sanatçısı (d. 1941)

25 Mart 2002 - Esmeray, Oyuncu, şarkıcı ve vokalist (d. 1949)

25 Mart 2006 - Richard Fleischer, Amerikalı film yönetmeni (d. 1916)

25 Mart 2007 - Andranik Markaryan, Ermenistan Başbakanı (d. 1951)

25 Mart 2009 - Muhsin Yazıcıoğlu, Siyasetçi (d. 1954)

25 Mart 2014 - Nanda, Hint oyuncu (d. 1939)

25 Mart 2017 - Giorgio Capitani, İtalyan film yönetmeni ve senarist (d. 1927)

25 Mart 2017 - Piers Dixon, İngiliz politikacı (d. 1928)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Perşembe.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?