'Türk'üm' dersen sorun oluyor!

Danıştay, daha önceki Danıştay'ın verdiği kararın aksine, Andımız'ı kaldırdı.
İlginç! Demek ki hukuk herkese göre aynı değil! Hatta mahkeme üyelerine göre bile.
Ya da bu hukuk adamlarımızın okudukları hukuk fakültelerinde dersler ayrı. Birinde herhangi bir karar hukuki oluyor, diğerinde olmuyor!
Karışık bir iş yani!
Biz 'Andımız'a dönersek... Burada asıl mesele 'Andımız' değil bence; başındaki ' Türk'üm' ve sonundaki 'Ne Mutlu Türk'üm diyene' sözleri.
Almanya'da 'Alman' olmak, Fransa'da 'Fransız' olmak, İngiltere'de 'İngiliz' olmak sorun değil, doğal!
Ama Türkiye'de 'Türk'üm' dersen sorun oluyor!
Hele de 'Ne mutlu Türk'üm diyene' dersen, hiç olmuyor!
Ne demek Türk olmakla mutlu olmak; bazı arkadaşlara göre mutsuz olmak gerekiyor!
Oysa diyor ki Anayasa'da;
- Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Irkçılık değil yani; farklı etnik kimliklerin eşit olabilmesi için koyulmuş bir madde.
Nedense bu olay bazı arkadaşlara batıyor!
İster batsın, ister batmasın!
Ben Atam'ın izindeyim. Ve 'Ne mutlu Türk'üm diyene'lerdenim.
Bu arkadaşlar nedir, söyleseler de bilsek bari.
'Andımız'ı mahkeme kararıyla kaldırabilirsiniz ama... Türklüğümüzü asla silemezsiniz.

Sebze ve meyve fiyatları neden ucuzlamıyor?

Herkes haklı olarak şikayetçi; neden bu kadar pahalı sebze ve meyve fiyatları?
Döviz çıkarken çıkıyor da, düşerken neden düşmüyor?
Halbuki bunun nedeni o kadar basit ki...
Döviz düştü diye mazot fiyatları düştü mü? Hayır! Aksine çıkıp, duruyor. Üretici tarlasını traktörle sürerken su mu yakıyor, motor? Mazotla çalışıyor!
Taşıyan kamyon da yine mazotlu! Bir de hep paralı yollardan ve köprülerden geçmeleri zorunlu.
Üzerlerinde vergiler var; onlar da düşmüyor.
İşçisi var, paketlemesi var, nakliyesi var. Gübresi var, ilaçları var.
Siz sebze meyve taşıyanlara ve üretenlere kamu yararı diyerek ucuz mazot verirseniz, köprü, oto yol ücretlerini indirirseniz; o zaman bekleriz ve haklı olarak isteriz ucuzlamasını.
Yoksa... Bu giderlerle biz daha çok pahalı yemeye devam ederiz.

Bilim Kurulu üyeleri susun artık!

Sürekli televizyonlarda Bilim Kurulu üyeleri konuşuyor.
Koronavirüs vakalarının artmasına hep bir bahaneleri var. Genelde suçlu olan vatandaş. Maske takmıyor, mesafe tanımıyor, sokakta dolaşıyor!
İyi güzel de... Parti kongrelerindeki o hınca hınç dolu salonlara neden kimse bir şey demiyor?
Normal vatandaşın cenazesi 30 kişiyle kaldırılırken; başka kimse camiye alınmazken... Normal olmayan vatandaşların iğne atsan yere düşmez kalabalıktaki cenazelerine neden bir şey söylenmiyor?
Geçen gün televizyonda izledim; 10 kişi halay çekiyordu. Spiker heyecanlı bir şekilde "Yapmayın, etmeyin, koronavirüse davetiye bu" diye bağırıyordu. Hemen peşinden parti kongresi görüntüleri geldi. Tıklım tıklım dolu salonla ilgili aynı spiker arkadaş tek kelime bile etmedi.
Sağlık Bakanımız da ikide bir vatandaşı uyarıp duruyor ama o da kongrelere bir şey demiyor.
Bir de bazı oteller... Onları gören vatandaş ne yapsın, madem öyle, işte böyle diyerek çıkıyor sokağa.
Tam bir saldım çayıra mevlam kayıra durumu var şu anda pandemiyle mücadelemizde...
Mevlam kayıracak mı, göreceğiz!
Vaka sayıları hızla artarken galibe güzel günleri de zor göreceğiz!

Gürel Yurttaş / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürel Yurttaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?