Berlin’de giyotinle idam edilen Tatar şair Musa Celil

(MUSA JALİL HAKKINDA)

Berlin’de giyotinle idam edilen Tatar şair Musa Celil

Faşizme karşı mücadelede hayatlarını feda eden isimler arasında Lenin ödülü sahibi tek Tatar yazar olan Musa Celil de var.

Sosyalizmin doğuda bir güneş olarak doğmasına tahammül edemeyen Hitler faşizmi, başta Sovyetlerdeki işçi sınıfı iktidarı olmak üzere bütün insanlığın başına bela oldu. Avrupa ülkeleri; Çekoslovakya, Polonya, Fransa, Danimarka, Norveç, Yugoslavya, Yunanistan, vb. faşist Hitler ordusu tarafında işgal edilmeye başlandı. Avrupa bir uçtan diğer uca kan gölüne döndü.

Bu korkunç tehlike adım adım Sovyetlerin kapısına doğru kanlı bir yolda ilerliyordu. Öyle ki faşist işgal ordusu Moskova kapılarına dayandı. Böylesi bir zamanda eli silah tutan herkes yurt savunması için gönüllü olarak göreve yazıldı. Musa Celil de, 1942 Şubatı’nda cepheye gitti.

ŞAŞIRIYORUM İÇİMİ DOLDURAN YAŞAM SEVİNCİNE’

Musa Celil’in hayalinde büyük edebi eserler vermek vardı. Mobait cezaevi günlerinde boş durmadı. Bulabildiği kâğıt parçalarına el yazısıyla şiirler karaladı. Celil esaret döneminde, toplam 117 sayfa olan 87 şiir yazdı. O şiirlerinden bir kıta:

‘’Görüyorum yeniden dünyanın zengin ışığını, Can verici soluğunu duyuyorum mutluluğun. Şaşıyorum içimi dolduran yaşam sevincine Sanki yeni başlıyorum yaşamaya.’’ Faşistler izleri yok ediyor

LENİN ÖDÜLÜ SAHİBİ TEK TATAR YAZAR

1945 büyük zaferden sonra Kızıl Ordu mensubu bir asker rastlantı sonucu Moabit zindanı hücresinde Musa Celil’in notunu buldu. Celil, “Kırk ölümden döndük, boyun eğmedik“ diye başlayan kısa notta kendisiyle ilgili  bilginin halkına ulaştırılmasına istemekteydi.

‘Aus dem Moabiter Heft’ diye ünlenen şiirleri birçok dile çevrildi. Celil, 1956‘da Lenin Ödülü’nü layık görülen tek Tatar yazar oldu.

FAŞİST SALDIRGANLIĞA KARŞI CEPHEYE

Sosyalizmin doğuda bir güneş olarak doğmasına tahammül edemeyen Hitler faşizmi, başta Sovyetlerdeki işçi sınıfı iktidarı olmak üzere bütün insanlığın başına bela oldu. Avrupa ülkeleri; Çekoslovakya, Polonya, Fransa, Danimarka, Norveç, Yugoslavya, Yunanistan, vb. bir bir faşist Hitler ordusu tarafında işgal edilmeye başlandı. Avrupa bir uçtan diğer uca kan gölüne döndü.

Bu korkunç tehlike adım adım Sovyetlerin kapısına doğru kanlı bir yolda ilerliyordu. Öyle ki faşist işgal ordusu Moskova kapılarına dayandı. Böylesi bir zamanda eli silah tutan herkes yurt savunması için gönüllü olarak göreve yazıldı. Musa Celil de, 1942 Şubatı’nda cepheye gitti.

ESİR DÜŞTÜ

Bütün dünya halkları ve dünya basını faşizme karşı direnişle yakından ilgileniyordu. SSCB’nin her yerinde her şart altında faşizme karşı kahramanlık destanları yaratırcasına bir direniş söz konusu idi. Musa Celil 26 Haziran 1942’de Volhov’da yaralı olarak işgalcilere esir düştü.

Faşistler yenilginin ayak seslerini duymaya başlamışlardı. Bunun için savaş esirlerinden oluşturdukları lejyonerlerle kaleyi içten fethetmeyi düşlüyorlardı. Musa Celil başından itibaren Polonyalı partizanlarla ilişkiye geçti ve bilinçli olarak böyle bir lejyoner taburunda yer aldı. Şubat 1943’te doğuya gönderilen birinci lejyoner taburu Belaruslu partizanların saflarına katıldı. Faşistler bu olay üzerine çılgına dönerek taburun peşine düştü. 10 Haziran 1943‘te Musa Celil ve 12 arkadaşı tutuklandı. Musa Celil, Moabit zindanında en ağır işkencelere uğradı.

1944 yılı Şubat ayında Celil ve yoldaşlarının yargılanması başladı. Yargılama aslında bir aldatmacadan başka bir şey değildi.

Musa Celil ve aralarında çocuk kitapları yazarı Abdullah Aliş’in de bulunduğu on bir yoldaşı 25 Ağustos 1944‘te Berlin/Moabit cezaevinde giyotinle idam edildi.

ŞAŞIRIYORUM İÇİMİ DOLDURAN YAŞAM SEVİNCİNE’

Musa Celil’in hayalinde büyük edebi eserler vermek vardı. Mobait cezaevi günlerinde boş durmadı. Bulabildiği kâğıt parçalarına el yazısıyla şiirler karaladı. Celil esaret döneminde, toplam 117 sayfa olan 87 şiir yazdı. O şiirlerinden bir kıta:

‘’Görüyorum yeniden dünyanın zengin ışığını, Can verici soluğunu duyuyorum mutluluğun. Şaşıyorum içimi dolduran yaşam sevincine Sanki yeni başlıyorum yaşamaya.’’ Faşistler izleri yok ediyor

LENİN ÖDÜLÜ SAHİBİ TEK TATAR YAZAR

1945 büyük zaferden sonra Kızıl Ordu mensubu bir asker rastlantı sonucu Moabit zindanı hücresinde Musa Celil’in notunu buldu. Celil, “Kırk ölümden döndük, boyun eğmedik“ diye başlayan kısa notta kendisiyle ilgili  bilginin halkına ulaştırılmasına istemekteydi.

‘Aus dem Moabiter Heft’ diye ünlenen şiirleri birçok dile çevrildi. Celil, 1956‘da Lenin Ödülü’nü layık görülen tek Tatar yazar oldu.

MUSA CELİL’İN BU GÜZEL VE GÖRKEMLİ YAŞAMINI AKTARDIKTAN SONRA…

Hayatın bir anlamda membaı çelişkidir. Ve bu düşüncelerimin doğrultusunda… Kavram, realitenin katmanlarına gizlenmiş duyu-düşün enerjisinin göstergesidir. Daha, daha çarpışmadır, çatışmadır kişioğlu için. Duyuş-düşünüş sürecindeki amansız bir soru üretme döngüsü… (Yeter ki kısır döngüye düşmesin kişi). Her an, o an, rüya an, karşısına dikilen doğru’nun esriğiyle boğuşma zorunluluğu ki sonrayı belirlemektedir sanki “… Hak ve medeniyet için, vatan için, ekmek ve şarap için…” Bir başka söylevinde değerli ozan, “… Can verici soluğunu duyuyorum mutluluğun…” …

Tataristan’ın bu büyük vatan şairi ‘Celil’in yarattığı söylem, tereddütsüz bir çağrıştırma-yansıtma hızı yaratıyor okurda.

Ayrıca, böylesine görkemli bir yurtsever aydının, her yıl olduğu gibi bu yılda ve ölüm yıldönümünde Tataristan Yazarlar Birliği tarafından anılacağını düşünüyorum…

Mustafa Gökçek / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?