Ey insanlık nerdesin?

 Kelimelerin yetersiz kaldığı bir yer var derler. Duygu ve düşüncelerinizi kelimelerle ifade edemezsiniz. Bazen, kelimelerin yetersiz kaldığı yer mecburiyettendir. Evirip, çevirirsiniz ama içinizdeki öfkeyi dile getiremezsiniz. Çünkü yazının içeriğine değil kullandığınız kelimelere takarlar kafayı, sonra al başına belayı. Canım babamın öğrettiği her şeyi aklımda tutarak, başıma bela almadan bir yazı yazmak istedim.

 Bana ‘’yazıyorsun değişen ne’’ diye soranlar oluyor. Değişen bir şeyin olmaması benim yazılarımla değil, yazılarımın muhatapları ile ilgili bir durum. Hep evimdeki köpeğimden örnek veriyorum. Yine vereyim. Dün yine kafesteki kuşumuzu rahatsız ediyordu,  ‘’ Sen bunu neden yapıyorsun ona, savunmasız minnacık bir kuşu rahatsız edince eline ne geçiyor, ben sana hiç mi terbiye veremedim’’ diye azarladım. Köpek dediğimiz varlık anladı ve utandı. Gitti koltuğun altına saklandı. Bir kaç saat sonra çıktı. Kafese en yakın koltuğa suratı bana dönük oturdu. Ses çıkarmadan. Yani köpek aklıyla yanlışı anladı ve ‘’haklısın artık onu rahatsız etmeyeceğim’’ dedi. Bu örnek aklınızın bir kenarında dursun, asla kızımı başkasıyla kıyaslamam ama, onun kadar aklı olmayanların olduğunu yazıyı okuyunca anlayacaksınız.

 Dün Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’nda görevli bir poliscan canına kıydı. Bakın Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire bu, önünden geçmek için bile belli özelliklere sahip olmanız gereken bir yer. Canına kıyan evlat 1993 doğumlu. Daha 28 yaşında. Herkesin özenle baktığı, orada görevlendirilmek için belirli özelliklere sahip olunması gereken yerde görevli. Ama canına kıydı.

Açıklama ışık hızıyla geldi ‘’ailevi nedenler’’. Yok, artık bu masala kimse inanmıyor açıklamayı yapan yetkili. Başka bir masal bulmanız gerekiyor. Çünkü siz olaya elinizi atmadan önce, evladın yazdığı veda notu medya’ya verildi. Gerçi ‘’yok böyle bir not, yalan haber’’ diyeceksiniz ama biz buna da kanmayacağız. Aynı Yalancı Çoban masalındaki gibi, pek olası değil ama gerçeği söylediğiniz gün bile biz, size inanamayacağız.

 Ne yazmış notunda poliscan

 “Personelini aşağılamak, tehdit etmek, meslekten etmek, küçük düşürmek, yalancı konumuna koymak en iyi yaptığınız iş olsa gerek. Her insanın bir gururu vardır ve ben o lafları kaldıramadım. Evet Coşkun B. ve Abdullah Ö. bina tesis ve kapılar size ait. Keşke yukarıda yazdıklarım yerine biraz da personele iyi davranıp hal hatır sormayı onları anlamayı deneseydiniz. Cenazeme M. Y. komiserim hariç hiçbir rütbelinin gelmesini istemiyorum.”

Ölümlü olay var, neden ve  isimler de mevcut, eee şimdi biz bunun ailevi nedenlerden olduğuna inanacak mıyız yani? Peki siz bu açık ihbar için ne yapacaksınız?

 Geçenlerde Müge Anlı’da izledim yanılmıyorsam, katılımcı bayan, Cumhurbaşkanı’nın sesini duyduğunu, özel hastanede doğum yaptığını anlattı. Ben uydurmadım canlı yayında söyledi.

 Vatandaşının sıkıntısını duyup, özel hastanede doğum yapmasını sağlayan Cumhurbaşkanı hadi diyelim, önceki intiharlardan haberdar değildi, kendi koruma ordusunun bir neferi intihar etti bundan da mı haberdar olmadı? Olduysa polis intiharları için verilen önergelere parti lideri olarak ‘’evet’’ demeyi düşünür mü çok merak ediyorum.

 Bakın sayın yetkililer, eğer kişiliğinizi mevkilerinizden alırsanız, mevkileri kaybettiğiniz gün kişiliksiz kalırsınız. Öyle kişilik diyerek geçmeyin, kişilik içerisinde ahlak, namus, şeref , onur, haysiyet  gibi çok değerli olgular barındırır.

Bu durmak, bitmek bilmeyen intiharları araştırmak bir insanlık görevidir. ‘’Araştırmaya gerek görülmedi’’ dediğiniz yerde, insanlık ve kişilik sorgulaması yapmak da bize düşer bilin isterim.

 Bir de şu var, poliscanlar, canına kıymasa bile canlarından olacak pek çok olay yaşıyorlar bu görevlerinin bir getirisi. Ya da bu işin fıtratında var bu diyerek kulak çınlatayım. Ama öyle olaylar oluyor ki bu işin fıtratı ile değil, canınızı malınızı emanet ettiğiniz polise verdiğiniz değerle ilgili.

 12 Mart’ta Ankara’da atış eğitimi sırasında çok vahim bir durum yaşandı. Sarsılmaz’ın ürettiği  Sar9 tipi silahla atış talimi yaparken, atış mekanizması yerinden koptu ok gibi poliscanın göz altına saplandı.Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ışık hızıyla geçmiş olsun mesajı değil , yalanlama mesajı geldi. Neymiş efendim, kendi silahı ile atış yapmış, ismi geçen silahın bir kabahati yokmuş. Keşke intihar olaylarına da böyle jet hızı ile yanıt verip ‘’SORUMLULAR BULUNACAKTIR’’ diyebilme insanlığını gösterebilseydiniz.

 Hemen arkasından kaba bir tabirle tükürdüklerini yaladılar ve bu silahların kullanımının o meşhur cümle ile  2. bir emre kadar geçici olarak yasaklandığını yazılı bir belge ile birimlere yolladılar. Peki durum böyle ise,  yerli ve milli diye, doğuda görev yapan polislere Sar9 ve Girsan gibi silahları vermekle ne yapmak istiyorsunuz mesela, amacınız nedir  çok merak ediyorum.

 Neredeyse yaptığınız her uygulama insan haklarına aykırı ama nedense bunu size bir türlü anlatamadık.

Mesela kapı kapı  gezip evin önündeki ayakkabı sayısına göre ev sahibini uyarmak polisin görevi mi?

Ya da tam tersi bir olay.  Erzurum Emniyet Müdürlü’nde olduğu gibi, ruhsatsız silah yakalamak polisin görevi değil mi? Eğer polisin görevi ise, Erzurum Emniyet Müdürü bu silahları yakalayan arkadaşları neden açığa aldı anlatabilir mi?

 Hatay Dörtyol kaymakamı Ali Murat Kayhan mesela, hangi yetki ile, kendisinin karıştığı olay ile ilgili bilgilendirmeyen bir komiser yardımcısını görevden aldırabiliyor?

Polis görevi olmayan işlerde kullanılıyor, görevini yapınca soruşturma açılıyor, açığa alınıyor, sürgün yiyorsa kusura bakmayın ama biraz oturup kişiliği oluşturan olgular dediğim değerler üzerinde biraz düşünmeniz lazım gibi geliyor bana.

 Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demiyorum elbette, alıştık artık.

Ama bizi polis intiharlarına, polisi görmezden gelmeye alıştıramayacaksınız. Poliscan diye isimlendirirken polisin can olduğunu düşündüğümüz için böyle isimlendirdik. Yani bizi canlarımızdan vazgeçirmeye alıştıramayacaksınız.

 Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

 Beyhan Kozanoğlu Biçkin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

03

Vah Benim Teşkilatım - Soruşturma açılıp açılmadığı konusunda bilgilendirme yapabilirmisiniz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Mart 17:35
01

Ali Yildiz - Tebrikler size Sn. Beyhan Kozanoğlu hanım. Polisin hakkını, hukukunu ve dertlerini sizin kadar teşkilatı yönetenler vermiyor.? Böyle duyarlı ve kararlı tutumunuz için size teşekkür ederim.???

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mart 19:56


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?