İtalya'nın yarıdan fazlası karantinaya girdi

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Cimri Kayserili ölümü yaklaşınca oğullarını yanına çağırmış. Üç oğluna da vasiyette bulunmuş:

-"Ben ölünce hepinizin mezarıma tek tek birer milyar koymanızı istiyorum." demiş oğullarına.

Adam öldükten sonra sırayla 1. ve 2. oğlu babalarının mezarına gitmişler ve birer milyar parayı mezara koymuşlar. Onlardan sonra babası gibi parayı seven 3. oğlu mezara gelmiş ve mezardaki paraları alıp yerine babası adına bir 3 milyarlık çek koymuş.

Bugün “Günün Sözü” 23 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Pertev Naili Boratav'dan gelsin. Ruhu şad olsun.

"Kendi kendisiyle alay edemeyen, olgun insan olamaz." demiş Pertev Naili Boratav "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

Bulaşıklarınızın parlamasını istiyorsanız limon kabuklarını çöp yerine bulaşık makinenize atın göreceksiniz bulaşıklarınız daha da parlayacaktır.

Bir de ilginç bir bilgi vereyim sizlere:

2010 yılında Japonya'da yaşanan 8,9 şiddetindeki depremde sadece 1 kişi hayatını kaybetti. O kişi de camdan atlayan bir Türk vatandaşıydı.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Ekonomi Uçuyor: Türkiye'de 10 Bin TL'den Az Kazananlar Artık Yoksul Sayılıyor

DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası'nın yayınladığı, Açlık ve Yoksulluk Sınırı Şubat Raporu'na göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 681 lira olmuş durumda. Açlık sınırı üzerinden hane halkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 9 bin 274 lira olarak gerçekleşti. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarının 8 bin 939 liraya ulaştığına işaret edildiği görülüyor. Yayınlanan rapora göre, 2003 yılının şubat ayında 4 kişilik bir aile, günlük minimum 13,47 liraya sağlıklı beslenebilirken, bugün ancak 89,37 liraya sağlıklı beslenebilmekte. Buna göre 18 yıllık zaman zarfında açlık sınırı 6,63 kat arttı. Aynı dönemde enflasyondaki artış ise 5,38 kat oldu. Açlık sınırındaki artış genel enflasyonda yaşanan artıştan daha fazla oldu. (medyafaresi)

Amasra Belediyesi'nden suları kaynatın uyarısı: 103 kişi hastanelik oldu

Bartın'ın Amasra ilçesinde karın ağrısı, mide bulantısı ve ishal vakalarının artması üzerine içme suyu şebekesinden numune alındı. 103 kişi, ishal ve mide bulantısı şikayetiyle Amasra Devlet Hastanesi'ne başvurdu. 6 bin 600 nüfuslu ilçede 103 kişi, perşembe gününden itibaren ishal ve mide bulantısı şikayetiyle Amasra Devlet Hastanesi'ne başvurdu. Hastaneye başvuranların büyük bölümü, serum tedavisinin ardından taburcu edilirken İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Ekiplerce şehre suyun geldiği bölgeden ve su isale hattından numune alınarak laboratuvara gönderildi. İlçede mahalle çeşmeleri de belediye ekiplerince kapatıldı. Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ishal vakalarındaki artış nedeniyle belediye ve sağlık ekiplerince tüm su kaynaklarında gerekli kontrollerin yapılmaya başlandığını bildirdi. Çakır, "Konuyla ilgili net bir bulguya rastlanana kadar özellikle mahallelerimizdeki çeşme sularımızın kullanılırken kaynatılması büyük önem arz etmektedir" uyarısında bulundu. (Cumhuriyet)

Fındık tomurcuklarını don vurdu, rekoltede düşüş bekleniyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, geçtiğimiz günlerde yüksek kesimli bölgelerde görülen don olayının açan fındık tomurcuklarına ciddi zarar verdiğini belirterek, “Bu da fındık rekoltesini önümüzdeki hasat döneminde olumsuz şekilde etkileyecektir. Bunu artık gözden kaçıramayız” dedi. Bu yıl, Ordu ve çevresinde kış mevsiminde etkili olan sıcak ve güneşli hava, fındık ve diğer tomurcukların erken açmasına neden oldu. Geçtiğimiz günlerde etkili olan kar yağışı sonrası, bazı bölgelerde görülen buzlanma ise özellikle 200-500 rakım yükseklikteki fındıklara ciddi zararlar verdi. Bu bölgelerde yapılan hasar tespit çalışmalarında, yüzde 30 ile yüzde 80 arasında hasar olabileceği belirtildi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, görülen bu doğa olayı sonrası rekoltede düşüş olacağının kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Bölgemizde sulamaya dayalı tarım olmadığı için, bu aylarda kar ve yağmur yağışına ihtiyacımız vardı. Yaklaşık 2 hafta önce yağan kar iyi oldu ancak eksilere inen hava sıcaklığı bölgemizde 200 metreden 500 metreye kadar tomurcukların patladığı bölgede don riski ile kalınmasına neden oldu. Biz de Ziraat Odaları olarak baktığımız alanlarda ön tespit yaparak, 200 ile 500 rakıma kadar don olayının olduğu görüldü. Bunun devamında 12-13 gün geçince, TARSİM sigortalarını yaptıran üreticilerimiz, gerekli müracaatlarını yaptı. Yapılan tespitlerde, bu bölgelerde yüzde 30 ile yüzde 80 arasında hasar tespitleri ortaya çıktı. Bu da fındık rekoltesini önümüzdeki hasat döneminde olumsuz şekilde etkileyecektir. Bunu artık gözden kaçıramayız” dedi. Alanlarda erken patlayan tomurcukların, kurumalar ve dökülmeler ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Soydan, “Bu süreçte sigorta yaptıran üreticilerimiz muhakkak acentelerine başvursunlar. TARSİM ekipleri alandalar ve aldığımız bilgiye göre şuanda önemli zararlar var. Ekipler de bu zararı doğru bir şekilde tespit etmeye çalışıyorlar” diye konuştu. Soydan, Ordu ve Giresun bölgesinde 50 binden fazla TARSİM müracaat poliçesinin olduğunu, bunların 20 binden fazlasının ise hasarlarla ilgili müracaatlar olduğunu ifade ederek, “Bölgemizde önemli bir zarar olduğu görülüyor, sıcaklar arttıkça erken açan yapraklar kurumaya gidecek, etkilenmeyenler ise büyümeye devam edecek” uyarısında bulundu. (İHA)

Korona haberlerine gelince:

 Sağlık Bakanı ‘ilkbahar’ dediği aşılama takvimini ‘sonbahar’a erteledi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşılanma sürecinin nisan, en geç mayıs ayında biteceğini açıklamıştı ancak son yaptığı açıklamada nüfusun 50 milyonluk kısmının aşısının sonbahardan önce yapılmasının planlandığını söyledi. “Hani aşılama sürecini Nisan en geç mayıs ayında bitirecektin Sayın Fahrettin Koca!” diye soran Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşı konusunda 15 gün içerisinde iki farklı açıklama yapması güvensizliğe ve aşı tereddüdüne yol açmaktadır. Sağlık Bakanı bir an önce güven kaybına yol açan bu açıklamaları terk ederek gerçekleri kamuoyuyla paylaşmalıdır” dediler. Dr. Demir ve Dr. Kılıç, yaptıkları açıklamada koronavirüs salgınının insan hayatını ve toplumsal yaşantıyı tüm ciddiyetiyle tehdit etmeye devam ettiğini anımsattılar. “Fikri takip ile gerçekleri meslektaşlarımıza ve halkımıza aktarmaya devam ediyoruz. Hani aşılama sürecini nisan en geç mayıs ayında bitirecektin Sayın Fahrettin Koca!” diyen Demir ve Kılıç “Aşılama sürecinin en geç mayıs ayında biteceğini açıklayan Sayın Bakan 15 gün sonra fikir değiştirerek aşılama sürecinin bu kez sonbahara kaldığını söylemiştir. Ancak sonbahardan sonra virüsün yayılma hızının düşeceğini ve vaka ve kayıp sayılarının azalacağını belirtmiştir. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşı konusunda 15 gün içerisinde iki farklı açıklama yapması güvensizliğe ve aşı tereddüdüne yol açmaktadır. Sağlık Bakanı bir an önce güven kaybına yol açan bu açıklamaları terk ederek gerçekleri kamuoyuyla paylaşmalıdır” açıklamasını yaptılar. Vaka sayılarının giderek yeniden arttığı bu dönemde yapılan aşı sayısının azalması ve aşı uygulama sürecinin uzamasının, insanları önlenebilir bir hastalıktan kaybetmeye devam etmesi anlamına geldiğini söyleyen Demir ve Kılıç “Yeterli aşı tedariki yapılamaz ise sonbahara kadar yaşamını yitirecek vatandaşlarımızın sorumlusunun salgını yönetemeyen AKP iktidarı ve Sağlık Bakanının olacağı aşikârdır. Kim doğru söylüyor? AKP Genel Başkanı mı yoksa Sağlık Bakanı mı?” diye sordular. (Cumhuriyet)

Ahmet Davutoğlu: Hakları ödenmez deme, öde!

Gelecek Partisi, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayınladığı videoda hükümete sağlık çalışanları için çağrıda bulundu. Gelecek Partisi, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayınladığı videoda AKP’nin salgına rağmen düzenlediği ‘lebaleb’ kongrelerden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ‘Her vaka hasta değildir’ açıklamalarını içeren salgın sürecini sağlık çalışanının gözünden yansıttı. Gelecek Partisi’nin videosunda “Salgında işini en iyi sağlık çalışanları yaptı, şimdi sıra yapmayanlarda” denilerek şu çağrılar yapıldı:

*Sağlık çalışanlarının özlük hakları iyileştirilsin.

*Döner sermaye payları adil bir şekilde ödensin.

*Covid’den vefat eden sağlık çalışanları şehit kabul edilsin.

Videoyu sosyal medya hesabından paylaşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Sağlık çalışanları görevini yaptı, sıra yapmayanlarda! Hakları ödenmez deme: Öde!” ifadelerine yer verdi.

Almanya ve İtalya'da AstraZeneca'nın koronavirüs aşısının kullanımı geçici olarak askıya alındı.

Almanya Sağlık Bakanlığı, Paul Ehrlich Enstitüsü'nün tavsiyesi doğrultusunda aşının kullanımının ihtiyati tedbir olarak askıya alındığını duyurdu. İtalya da aşının kullanımını geçici olarak durduran ülkeler arasına katıldı. İtalya'da daha önce aşının belirli bir parti sevkiyatının kullanımı durdurulmuştu.

Endonezya Sağlık Bakanlığı da AstraZeneca'nın koronavirüs aşısının yan etkileri üzerine incelemelerin devam etmesi nedeniyle aşının kullanımının ihtiyaten askıya alındığını açıkladı. Son olarak Hollanda Sağlık Bakanlığı aşının kullanımını iki haftalığına askıya aldığını bildirmişti.

Oxford Üniversitesi ile AstraZeneca'nın geliştirdiği aşının kan pıhtılaşmasına yol açtığına yönelik iddialar üzerine aralarında Danimarka, Norveç ve İrlanda'nın da olduğu 10'un üzerinde ülke aşının kullanımını askıya aldığını duyurmuştu.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bazı ülkelerin, Oxford-AstraZeneca aşısının kullanımını askıya aldığının farkında olduklarını, bu aşıya ilişkin incelemelerinin sürdüğünü belirtmişti.

DSÖ Sözcüsü Margaret Harris de "AstraZeneca, kullanılan diğer aşılar gibi mükemmel bir aşıdır. Kullanılmaması için hiçbir neden yok. Ölümlerle ilgili verileri inceledik. Bugüne kadar aşılamadan kaynaklandığı kanıtlanmış bir ölüm olmadı" ifadesini kullanmıştı.(soLTV)

İtalya'nın yarıdan fazlası karantinaya girdi

İtalya'da yaklaşık 42 milyon kişinin karantina altına alınacağı 2 haftalık süreç bugün başladı. İtalya'da hükümetin artan koronavirüs vakaları nedeniyle aldığı yeni tedbirler çerçevesinde 10 bölgede zorunlu haller dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanıyor. Lombardiya, Lazio, Veneto, Puglia, Campania, Marche, Emilia-Romagna, Piemonte, Friuli Venezia Giulia, Molise bölgeleri ve Trento kentinde kırmızı bölge uygulaması 6 Nisan'a kadar geçerli olacak. Sardunya Adası hariç ülkenin geri kalanında, turuncu bölge uygulaması geçerli olacak. Turuncu bölgede yaşayanlar, bulundukları kent sınırlarında kalmak koşuluyla 05.00 22.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecek. Sardunya Adası'nda ise tedbirlerin en az düzeyde olduğu beyaz bölge uygulaması devam ediyor. Okullarda kırmızı bölgelerde uzaktan eğitime geçilirken, turuncu bölgelerde yüzde 50 ila 75 arasında yüz yüze eğitime devam edilecek. 6 Nisan'a kadar sürecek kısıtlamalar dahilinde restoranlar sadece paket servisi yapabilecek. 2-5 Nisan tarihleri arasında kutlanacak Paskalya Bayramında ise tüm ülkede kırmızı bölge kısıtlamaları geçerli olacak.

İHA'nın haberine göre Milano’nun en turistik bölgesi olan Duomo Meydanında bir mobil dondurma dükkanı işleten Alessia, karantina kararına tepki gösterdi. Bir yıldır işlerinin oldukça kötü gittiğini belirten işletmeci, “Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Bir an evvel normale dönmek istiyoruz.” dedi. David adlı İtalyan ise herkesin hemfikir olmamasına rağmen artan vaka sayıları nedeniyle kararın kaçınılmaz olduğunu savundu. İtalya'da yoğun bakım ünitelerinde kritik oran olarak kabul edilen yüzde 30 doluluk oranı geçtiğimiz hafta aşılmıştı. Yoğun bakımda tedavi gören Covid-19 hastası sayısı pazar günü 3 bini aşmıştı. İtalya Sağlık Yüksek Kurulu, cuma günü yapılan haftalık salgın değerlendirmesinde bulaşma endeksi Rt değerinin ülke çapında son bir hafta içinde 1,06'dan 1,16'ya yükseldiği açıklamıştı. (BirGün)

Günün Yazarı olarak 55 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Emin Türk Eliçin'i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Emin Türk Eliçin, 21 Mart 1906 tarihinde, Genezin (Özkonak), Avanos, Nevşehir'de dünyaya geldi. Hali vakti yerinde, bağnaz olmayan bir hocanın dokuz çocuğundan biridir. Babasının yönlendirmesi ile 7 yaşında hafız oldu ve Nevşehir’e din eğitimi için yollandı. Fakat Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan, yeni eğitime inanan babası onu Niğde Muallim Mektebi’ne kaydettirdi. Emin Türk, zamanın koşulları gereği, Niğde, Ankara, Konya ve İzmir’de okudu, son olarak 1927 yılında İzmir Muallim Mektebi’ni çok parlak bir öğrenci olarak bitirdi. Bu idealle, 1927’de öğretmen ordusuna katıldı.

Ankara Çubuk İlköğretim Okulu’nda göreve başladı. Bu okulda 7 yaşındaki çocuk ile 17 yaşındaki genç aynı sınıfta okumaktaydı ve dolayısıyla birçok problemler doğmaktaydı. Bürokrasinin Osmanlı’dan kalma hantallığı sürmekte, ağanın, eşrafın sözü geçmekte, öğretmen hiçe sayılmaktaydı. Babasının konumundan güç alıp Emin Türk’e hakaret eden 17 yaşında bir ağa çocuğunu sınıftan atmak zorunda kaldığı için öğrencinin hatırlı babası tarafından “Muallim bey, muallim bey, 15 gün sonra sen burada yoksun.” sözleriyle sınıfta öğrencilerinin önünde tehdit edildi. Ağa tarafından tehdit edilen Emin Türk, gerçekten de 15 gün sonra Kayseri’ye, Zincidere Yatılı Öksüzler Okulu’na sürgün edildi. Yeni okulda göreve başladıktan kısa süre sonra müdürün okulu kendi çiftliği gibi yönettiğine tanık oldu. Buradaki birçok öğretmen müdürün baskılarına boyun eğerken, o müdürü eleştirdi. Milli Eğitim kural ve ilkelerini savundu, uygulatmak için uğraş verdi. Giderek müdürle ipler iyice gerildi.

Okumaya başladığı “Resimli Ay” dergisinden etkilendi, kendini ona doğru çeken bir şeylerin olduğunu düşünüp yaz tatilinde İstanbul’a gitti. "Resimli Ay" dergisini ziyarete gittiğinde Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel ve Nazım Hikmet'le tanıştı. Sabiha Hanım'ın "Dergimizde yayımlamak için bir yazınız yok mu?" sorusuna "Yok" demeye utandığı için o güne kadar yayımlamak düşüncesiyle bir tek satır bile yazmadığı halde o gece otelde kaleme sarılıp kendisini tutuklatıp mahkemeye götürecek olan “Köyümde Neler Gördüm” yazısını yazdı. Ertesi gün yazı beğenildi ve dergide basıldı. Bu arada, Emin Türk, Selim Sırrı Tarcan’ın yönettiği jimnastik kursuna girdi ve oradan diploma aldı. Resimli Ay, Yeni Edebiyat, Fikirler, Yağmur ve Toprak, Yeni Ufuklar, Ataç, Eylem, Yeni Tanin ve Gerçek dergilerindeki yazılarıyla tanındı. İlk yazısı olan ve "Resimli Ay" dergisinde yayınlanan “Köyümde Neler Gördüm” makalesinden dolayı Emin Türk, Sabiha Sertel ve yazı işleri müdürü Behçet Bey mahkemeye verildi. Emin Türk “35 gün” tutuklu kaldı.Sabiha Sertel ve Emin Türk etkin savunmalarıyla beraat ettiler. Artık maarif camiasında solcu bir aydın olarak ünlü ve mimliydi. Bu arada, Adana’ya Beden Eğitimi öğretmeni olarak atandı. Katıldığı bir öğretmen topluluğunda Nazım Hikmet’ten şiirler okudu ve büyük coşku ile alkışlandı. Fakat haber Ankara’ya isyana teşvik girişimi olarak ulaştı, Eliçin açığa alındı ve öğretmenlik mesleği sona erdi.

Anadolu’dan sözcük derleme konusunda radyo duyuruları yapıldığında Emin Türk öğretmenliğine son verilmiş olan 26 yaşında bir genç olarak hemen köyüne dönüp köy evinin damına kurduğu çadırda altı ay çadır hayatı yaşayarak annesi ve yöre halkından sözcük derledi. Ankara’da Milli Eğitim Bakanı bu gencin 900 sözcük derlediği kitapçığı önemsedi ve 1933 ilkbaharında Türk Dil Kurumu’nda mümeyyizliğe tayin edildi. Kısa sürede Cemiyet üyeleri Besim Atalay, Ahmet Cevat Emre, Kazım Nami Duru, Hasan Ali Yücel ile dostluklar kurdu. Asker oluncaya kadar bir yandan folklorla uğraştı, bir yandan da sıkı bir şekilde okumaya devam etti. Askerliğini İstanbul’da yedek subay olarak yaparken, eline geçen boş zamanını Almancasını ilerletmeye ayırdı. Emin Türk, eline ilk para geçtiği yıllardan beri önce kardeşleri ile başlayarak, köyünün yetenekli çocuklarını Ankara’da okutma uğraşı içinde oldu. Suat Taşer, daha sonra eşi olan Asiye Özdemir (Eliçin), İbrahim Erden bunlar arasındadır.

1935 başlarında kendi olanaklarıyla Almanya’ya tahsile gitti. Goethe Enstitüsü’nde dil eğitimi gördü, bu arada siyasal bilgilere devam etti. Nazi hocalarla cüretli tartışmalara girdi. 1937’de hem ortamın iyice kötüleşmesi, hem de parasızlık nedeniyle yurda geri döndü. Aynı yıl Nazi Almanya’sından kaçan ve Ankara Devlet Konservatuvarı’nda hocalık yapan Karl Erbert’e Sabahattin Ali’yle birlikte, oyun seçimi, sahneleme ve çeviri konularında asistan tayin edildi. 8 yıl bu görevde bulundu. 1944’te Asiye Eliçin ile evlendi. Ve üç ay sonra siyasi baskılar nedeniyle dönemin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevine son verildi.

Artık uzun işsizlik yılları başlamıştı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Dünya Klasikleri Dizisi’ne yaptığı 4 ciltlik “Yeşil Heinrich” çevirisinden sonra  “Ölümsüz Ülkeye Doğru” adlı kitabı çevirdi, ama yeni Milli Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer tarafından uzun süre bekletildikten sonra geri çevrildi. Geçimlerini, Etel, Edip Ekinci ve Çorumlu İbo takma adlarıyla gazetelere yazdığı yazı, yaptığı çeviriler ve Asiye Özdemir Eliçin’in terziliğiyle elde ettikleri gelirle sürdürmeye çalıştılar.

1951’de bir buçuk yıl Yozgat’ta tarımla uğraştılar. Bir mevsim ürün aldıktan sonra ağanın ve ortaklarının çıkar oyunları yüzünden çiftliği bırakıp Ankara’ya, bir yıl sonra İstanbul’a, oradan da Samsun’a gittiler. Burada liman inşaatını yapan Türk-Alman firması RAR’da 6 yıl mütercim olarak çalıştı. Emin Türk bu yıllarda Almanya’dan birçok değerli kitaplar getirdi. Bunlardan yararlanarak “Tarih Taraması”nı hazırladı. 1960 sonrası İstanbul’a döndüler. Göreceli bir özgürlük ortamı vardı. Fakat bu göreceli özgürlüğe rağmen Emin Türk yazılarını yayınlatmada güçlüklerle karşılaştı. Yeni Tanin Gazetesi’nde yayınlanmaya başlayan yazıları, gazete patronunun sakıncalı görmesi nedeniyle kısa bir süre sonra durduruldu. Şükran Kurdakul’un çıkarttığı Eylem Dergisi’nde yazmaya başladı. Bu yazı dizisi ise 1965’de mahkemelik oldu. Bilirkişi olan Sulhi Dönmezer’in “Yazarın dilinin altında bir şey var ama açıklamak istemiyor.” kehaneti ile yazının yayını durduruldu.

Yargılama sürerken, “Kahrolan kuşağın güçle direnen örnek aydınlarından biri” olan Emin Türk Eliçin, ardında çileli ve zorlu bir yaşam öyküsü bırakarak, kafasındaki tüm birikimleriyle 16 Mart 1966’da “sanık” olarak İstanbul'da yaşama veda etti. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Ölümünden 4 yıl sonra bu yazılar beraat etti ve kitap halinde basıldı.

Emin Türk Eliçin’in ölümünden sonra bütün emeli eşinin adına bir vakıf kurarak onun eserlerini, felsefesini, yapıtlarını yaşatmak ve onurlu bir geçmişi yeni genç kuşaklarla buluşturmak olan eşi Asiye Özdemir Eliçin, 16 Haziran 1994’de Emin Türk’ün 28. ölüm yılında zorluklarla bir araya getirdiği birikimiyle (ETEV) “Emin Türk Eliçin Kültür ve Sanat Vakfı”nı kurdu. Vakfın kuruluşunda çok sayıda aydın, yazar bilim insanı görev aldı.

Resimli Ay, Yeni Edebiyat, Fikirler, Yağmur ve Toprak, Yeni Ufuklar, Ataç, Eylem, Yeni Tanin ve Gerçek dergilerindeki yazılarıyla tanındı. Resimli Ay dergisindeki ilk yazısı “Köyümde Neler Gördüm” ve Yeni Edebiyat’ta yayınlanan “Irgat Hasan ile Bacısı Şefika” adlı öyküsü yüzünden açılan davalarda aklandı. Dünya Mizahından Seçmeler (1971) adlı bir çeviri yapıtı da vardır.

ESERLERİ:

Türk İnkılabı ya da Şark ve Garp (1940)

Yeşil Heinrich- Gottfried Keller (Çeviri, 1947)

Varoluşçuluk- Jean Paul Sartre (Çeviri, 1962)

Freud ve Öğretisi- Stefan Zweig (Çeviri, 1965)

Yahudi Sorunu- Jean Paul Sartre (Çeviri, 1965)

Demir Ökçe- Jack London (Çeviri, 1966)

Ansiklopedik Tarih Taraması- Yüzyıllar Boyu İleri Geri Kavgası (1967)

Asya’nın Avrupa’ya Öğrettiği- Franz Altheim (Çeviri, 1967)

Ölümsüz Ülkeye Doğru- Amazon- Alfred Döblin (Çeviri, 1968)

Kemalist Devrim İdeolojisi (1970)

Dünya Mizahından Seçmeler (Çeviri, 1972)

Kemalizm ve Türkiye (2004)

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle değerli şair Behçet Necatigil'in bir şiirini paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

Ölü Çizgi

Bir zehir

Birikir odalarda,

Almaz ki veresin rüzgâra

Rüzgâr deli değil.

Birden yayılır kanda

Kararır dört yan.

Bir çöküntü başlar yaşamanda

Her şeyin değersizleştiği an.

Deniz mi bu, geçilmez

Aşılmaz dağ mı?

Tam bana göre, uyuşuk

Miskinlik gibi var mı?

Nedir seni saran bu sis

Yok dünyalarda tat.

Kuvvetsiz

Böyle daha rahat.

Yaşamışım kaç para

Mezar taşları neci?

Deli gibi sarılsam da hayata

Kalacak nesi var ki?

Kitaplar seslenir, yüksekten, mağrur:

- Gel bize, kurtul, gel!

Almanızla bırakmanız bir olur,

Böyle daha güzel.

Sokaklar seslenir, akpak, temiz:

- Hadi gel, avunursun!

Bütün sokaklardan iğrenirsiniz,

Avunmak şöyle dursun.

#BehçetNecatigil

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Horasan'ın Kurtuluş Günü:

16 Mart 1918 tarihi Erzurum'un Horasan ilçesinden Rus ve Ermeni birliklerinin geri çekildiği tarihtir. Horasan ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Dünya Vicdan Günü

Her yıl 16 Mart olarak kabul edilen "Dünya Vicdan Günü" ile tüm insanlığın ortak değeri olan vicdan duygusuna ve vicdanın önemine vurgu yapılmaktadır. 16 Mart Dünya Vicdan Günü, 2003 yılında yaşanan üzücü bir olaya dayanmaktadır. Bu gün, Rachel Corrie ismiyle bir arada anılmaktadır. 1979 yılında ABD Washington’a bağlı Olympia şehrinde dünyaya gelen Rachel Aliene Corrie, üniversitede öğrenciyken bir kardeş şehir projesi kapsamında Gazze’ye gider. Şehirde El Aksa İntifadası devam ediyordur. Burada, İsrail Ordusu’nun Filistinlilerin evlerini yıkmasına şiddet dışı eylemlerle engel olmaya çalışan Uluslararası Dayanışma Örgütü (ISM) aktivistleriyle tanışan Corrie; geldikten 2 ay sonra 16 Mart 2003’te, 2 İsrail buldozerine karşı 8 ISM aktivistiyle birlikte direnirken öldürülür. Ölümünden önce parlak, fosforlu ve turuncu bir yelek giyen ve megafon kullanan Rachel Corrie, öldürüldüğü esnada Filistin’deyken tanıştığı dostu eczacı Samir Nasrallah’ın ailesinin evini yıkmaya çalışan İsrail buldozerinin karşısında duruyordur. Buldozer tarafından 2 kez ezilmesi sonucu kafatası kırılmış, kaburgaları parçalanmış ve akciğerleri delinmiştir.

Rachel Corrie'yi ölümünün 18. yıldönümünde saygıyla anıyorum. Ruhu huzur bulsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

M.Ö.16 Mart 597 - Babil Sürgünü: Yehuda Krallığı'nın Babilliler tarafından fethedilmesi sonucu Yahudiler Babil'e sürüldü.

16 Mart 1521 - Ferdinand Magellan, Filipinler'deki Homonhon adasına vardı.

16 Mart 1848 - Öğretmen Okulları Kuruldu.

16 Mart 1909 - Almanya millî futbol takımı, tarihinin en farklı mağlubiyetini İngiltere karşısında aldı: 9-0.

16 Mart 1914 - Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi, Şeyhülislam olarak atandı.

16 Mart 1920 - İtilaf Devletleri, İstanbul'u işgal etti.

16 Mart 1921 - SSCB, Ankara Hükümeti'ni resmen tanıdı; Moskova Antlaşması imzalandı.

16 Mart 1924 - Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun (3 Mart) kabulünden sonra medreseler kapatıldı.

16 Mart 1924 - Roma Antlaşması doğrultusunda İtalya, Rijeka'yı topraklarına kattı.

16 Mart 1926 - Robert H. Goddard, ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.

16 Mart 1930 - Küba millî futbol takımı, uluslararası arenada ilk maçını Jamaika karşısında yaptı ve 3-1 kazandı.

16 Mart 1932 - Ankara Demirspor kuruldu.

16 Mart 1935 - Adolf Hitler, Versay Antlaşması'nı iptal ettiğini açıkladı.

16 Mart 1939 - Hitler, Bohemya ve Morayva'yı Alman himayesine aldığını, Prag Kalesi'nde açıkladı.

16 Mart 1939 - Mısır Prensesi Fevziye Fuad ile İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi evlendi.

16 Mart 1945 - II. Dünya Savaşı: Küçük bir Japon direnişi kaldıysa da Iwo Jima Muharebesi sona erdi.

16 Mart 1964 - TBMM'de gizli yapılan olağanüstü toplantıda, Hükümete gerektiğinde Kıbrıs'a müdahale yetkisi verildi.

16 Mart 1968 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı Johnson, Vietnam'a 35.000 ila 50.000 asker daha göndermeye karar verdi.

16 Mart 1968 - Vietnam Savaşı sırasında My Lai katliamı gerçekleştirildi.

16 Mart 1971 - Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan, Sivas'a bağlı Gemerek'te jandarmayla girdikleri çatışma sonunda yakalandı.

16 Mart 1972 - Cumhuriyet Senatosu; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkındaki idam kararını onayladı.

16 Mart 1978 - 16 Mart Katliamı: İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde öğrencilere yönelik bombalı saldırıda 7 öğrenci öldü.

16 Mart 1978 - İtalya'da eski Başbakanlardan Aldo Moro, Kızıl Tugaylar tarafından kaçırıldı.

16 Mart 1979 - Çin-Vietnam Savaşı: Çin Halk Kurtuluş Ordusu ülkesine geri döndü. Savaş sona erdi.

16 Mart 1988 - Saddam Hüseyin'in emriyle Halepçe'ye zehirli gaz saldırısı yapıldı.

16 Mart 1993 - Avrupa Kulüpler Kupası'nda finale yükselen ilk Türk basketbol takımı Efes Pilsen, Yunanistan'ın Aris takımına yenilerek ikinci oldu: 50 - 48.

16 Mart 1994 - TBMM tarafından dokunulmazlıkları kaldırıldıktan sonra gözaltına alınan beşi DEP'li altı milletvekili, Türk Ceza Kanunu'nun 125'inci maddesine muhalefet ettikleri gerekçesiyle DGM'ye sevk edildi. Vatana ihanetle suçlanan milletvekilleri, tutuklanarak cezaevine konuldu.

16 Mart 1996 - Profesör İlhan Arsel'in "Biz Profesörler" adlı kitabının davasında Savcı Abdurrahman Yılancı, Hakim Yücel Yurdakul'u taraflılıkla suçlayarak reddetti. Savcının Hakimi reddetmesi Türk adliye tarihinde ilk kez gerçekleşti.

16 Mart 1999 - Kosova'daki Sırp güçlerine karşı, 70 gün sürecek hava harekâtı başlatıldı.

16 Mart 2003 - Rachel Corrie, İsrail tankları tarafından ezilerek öldürüldü.

16 Mart 2004 - Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun Karadon maden ocağındaki grizu patlamasında, 8 Çinli işçiden 5'i öldü, 3'ü yaralandı.

16 Mart 2005 - İsrail, Eriha'yı resmi olarak Filistin yönetimine devretti.

16 Mart 2014 - Kırım, tartışmalı bir referandumla Ukrayna'dan ayrılıp Rusya'ya geçmeyi kabul etti.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

16 Mart 1750 - Caroline Herschel, Alman-İngiliz astronom (ö. 1848)

16 Mart 1751 - James Madison, ABD'nin 4. Başkanı (ö. 1836)

16 Mart 1755 - Jakob Laurenz Custer, İsviçreli bitki bilimci (ö. 1828)

16 Mart 1789 - Georg Ohm, Alman fizikçi (ö. 1854)

16 Mart 1789 - Francis Rawdon Chesney, İngiliz general ve kaşif (ö. 1872)

16 Mart 1796 - Cincinnato Baruzzi, İtalyan heykeltıraş (ö. 1878)

16 Mart 1800 - Ninkō, Japonya'nın geleneksel veraset düzenine göre 120. imparatoru (ö. 1846)

16 Mart 1813 - Gaëtan de Rochebouët, Fransız siyasetçi (ö. 1899)

16 Mart 1839 - Sully Prudhomme, Fransız şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1907)

16 Mart 1907 - Arkadi Vasilyev, Sovyet yazar (ö. 1972)

16 Mart 1908 - Robert Rossen, Amerikalı yönetmen, senarist ve yapımcı (ö. 1966)

16 Mart 1909 - Nubar Terziyan, Ermeni asıllı Türk sinema sanatçısı (ö. 1994)

16 Mart 1911 - Josef Mengele, Alman (Nazi) doktor (ö. 1979)

16 Mart 1912 - Pat Nixon, ABD'nin 37. Başkanı Richard Nixon'ın eşi (ö. 1993)

16 Mart 1915 - Haldun Taner, Yazar (ö. 1986)

16 Mart 1926 - Jerry Lewis, Amerikalı aktör, komedyen ve şarkıcı (ö. 2017)

16 Mart 1927 - Vladimir Komarov, Rus kozmonot (ö. 1967)

16 Mart 1940 - Bernardo Bertolucci, İtalyan yönetmen (ö. 2018)

16 Mart 1943 - Murat Belge, Yazar, çevirmen, siyasi aktivist ve akademisyen.

16 Mart 1946 - Mustafa Alabora, Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve seslendirme sanatçısı.

16 Mart 1948 - Tomris İncer, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (ö. 2015)

16 Mart 1953 - Richard Matthew Stallman, Amerikalı özgür yazılım aktivisti ve GNU projesi ile Özgür Yazılım Vakfı'nın kurucusu.

16 Mart 1959 - Jens Stoltenberg, Norveçli ekonomist ve politikacı.

16 Mart 1965 - Mustafa Taşkesen, Bürokrat.

16 Mart 1967 - Lauren Graham, Amerikalı oyuncu.

16 Mart 1971 - Alan Tudyk, Amerikalı aktör.

16 Mart 1973 - Kutsi, Şarkıcı, besteci, oyuncu ve söz yazarı.

16 Mart 1976 - Gökcen Özdoğan Enç, Siyasetçi.

16 Mart 1980 - Bahri Tanrıkulu, Tekvando sporcusu.

16 Mart 1986 - Alexandra Daddario, Amerikalı oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

16 Mart 37 - Tiberius, Roma İmparatoru (d. MÖ 42)

16 Mart 455 - III. Valentinianus, Batı Roma İmparatoru (d. 419)

16 Mart 1736 - Giovanni Battista Pergolesi, İtalyan müzisyen (d. 1710)

16 Mart 1822 - Jeanne Louise Henriette Campan, Fransız eğitimci ve yazardır (d. 1752)

16 Mart 1913 - Tatyos Efendi, Osmanlı Ermenisi müzisyen (d. 1858)

16 Mart 1919 - Yakov Sverdlov, Yahudi asıllı Rus devrimci (d. 1885)

16 Mart 1929 - Kel Hasan Efendi, Tuluatçı (d. 1865)

16 Mart 1935 - John James Richard Macleod, İskoç hekim ve fizyolog (Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi ve İnsülini bulanlardan) (d. 1876)

16 Mart 1938 - Egon Friedell, Avusturyalı filozof, tarihçi, gazeteci, oyuncu, kabare sanatçısı ve tiyatro eleştirmeni (d. 1878)

16 Mart 1940 - Selma Lagerlöf, İsveçli Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ilk kadın yazar (d. 1858)

16 Mart 1944 - Mehmed Abdülkadir Efendi, II. Abdülhamid'in ve Bidâr Kadınefendi'nin oğlu (d. 1878)

16 Mart 1955 - Nicolas de Staël, Fransız ressam (d. 1914)

16 Mart 1957 - Constantin Brâncuși, Rumen heykelci ve çağdaş soyut heykelciliğin öncülerinden (d. 1876)

16 Mart 1966 - Emin Türk Eliçin, Yazar (d. 1906)

16 Mart 1988 - Erich Probst, Avusturyalı futbolcu (d. 1927)

16 Mart 1998 - Pertev Naili Boratav, Türk halk bilim araştırmacısı (d. 1907)

16 Mart 2000 - Thomas Ferebee, Amerikalı pilot (Atom bombası'nı atan Enola Gay uçağının bombacısı) (d. 1918)

16 Mart 2003 - Rachel Corrie, Amerikalı barış aktivisti (İsrail tankları tarafından ezilerek öldürüldü) (d. 1979)

16 Mart 2015 - Firuz Çilingiroğlu, Hukukçu ve Onursal Yargıtay Başsavcısı (d. 1924)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Salı.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?