İstanbul’da yeni corona tedbirleri

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Yüz yaşına merdiven dayamış çift, tesadüfen aynı günlerde ölmüş ve cennete gitmişler. Onları kapıda bir melek karşılamış. Onları nefis bir göl manzarasına sahip villalarına götürmüş. Harika bir mutfak ve termal su fışkıran jakuzileri varmış.

Yaşlı adam:

-"Bu bize kaça mal olacak?" demiş meleğe.

Melek:

-"Burası cennet. Ev sizin" demiş.

Dolaşmaya çıkmışlar. Göl kenarında harika bir tekne onları bekliyormuş.

Melek:

-"Ne zaman isterseniz dolaşabilirsiniz" demiş.

Adam gene sormuş:

-"Kaça bu tekne?"

-"Bedava" demiş melek. "Burası cennet!.."

Ordan kulüp binasına gitmişler. Kuş sütü dahil her şey olan bir açık büfe, en güzel içecekler...

Adam gene dayanamamış:

-"Yiyip içmek kaç para peki?" diye sormuş meleğe.

-"Dedim ya" demiş melek "Burası cennet. Her şey sizin ve bedava."

-"Peki, düşük kolesterol büfesi nerde?" diye sormuş bu defa adam...

-"İşte burası işin en iyi kısmı. Burada istediğiniz her şeyi istediğiniz kadar yiyebilirsiniz, ne şişmanlarsınız, ne de size dokunur." demiş melek.

O an yaşlı adam çıldırmış. Şapkasını masaya öfkeyle vurmaya başlamış. Karısı ve melek onu sakinleştirmeye çalışırken, adam karısına bağırmış:

-"Eğer senin o brokolili, karnabaharlı, ıspanaklı, avokadolu illet sağlık yemeklerin olmasaydı, buraya yıllar önce gelebilirdik."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Bir insanı melek diye sevmek budalalıktır. İnsanları, bütün pislikleri, hırsları ve zayıflıkları ile sevebilmek kahramanlıktır." demiş Sabahattin Ali...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Soğanları buzdolabında saklarsanız filizlenmezler ve uzun ömürlü olurlar"mış.

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

Bir insanın vücudunda 7,62 cm uzunluğunda çivi yapabilecek miktarda demir bulunmaktadır.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 Boğaziçili akademisyenlerden açıklama

Rektörlük binası önündeki sırt dönme eylemlerine 50'inci günlerinde de devam eden Boğaziçili akademisyenler, atanmış rektör Bulu'yu ve yardımcılarına yönelik istifa çağrılarını yineledi. Akademisyenler, tutuklu ve ev hapsinde bulunan öğrencilerin de serbest bırakılmasını istedi. Öte yandan, öğrencilerin bir süredir kaldırılan çadırlarını yeniden kurmaya çalışmaları sırasında ise güvenlik görevlileriyle aralarında kısa süreli bir arbede yaşandı. Kısa süreli itiş-kakışın ardından öğrenciler yeni nöbet çadırını kurdu. Nöbetlerine devam eden Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, "Rektör Melih Bulu, Rektör Yardımcıları Gürkan Kumbaroğlu, Naci İnci, Fazıl Önder Sönmez ve atanmış Hukuk Fakültesi Dekanı Selami Kuran’ın istifasını bir kez daha talep ediyoruz." diyerek bir kez daha istifa çağrısında bulundular. Akademisyenler açıklamalarında ise, "Tüm bu utanç verici koşullar altında 2020-2021 Öğretim Yılı Bahar Dönemine başlıyoruz. Her türlü dayatmaya rağmen demokratik ve özerk üniversite mücadelemizi ilk günkü kararlılığımızla sürdürüyoruz. Üniversitemizin özgür ve eleştirel düşünceye dayalı eğitim ve araştırma standartlarından asla taviz vermeyeceğiz." ifadelerine yer verdi.

Akademisyenlerin açıklaması şöyle:

"Bugün 12 Mart Cuma. Nöbetimizin 50. günündeyiz. Üniversitemiz bileşenlerinin iradesini hiçe sayan, temel hak ve özgürlükleri ihlal eden uygulamalara karşı koymak, özerk ve demokratik üniversiteyi savunmak amacıyla yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. 12 Mart askerî müdahalesinin 50. yılındayız. Üniversitemiz polis ablukası altında. Kampüsümüze basın alınmıyor. Öğrencilerimiz hukuksuz bir şekilde taciz ve tehdit ediliyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, ev hapsinde tutuluyor. Her biri alanında saygıdeğer bilim insanları olan hocalarımız hedef gösteriliyor, asılsız ithamlarla ve nefret söylemleriyle karşı karşıya bırakılıyor. Üniversitemizin demokratik ve katılımcı işleyişinin teminatı olan kurul ve komisyonlarımız, atanmış rektörlük tarafından işlevsiz hale getiriliyor. Tüm usullere uygun olarak yapılan seçimler tanınmıyor, seçimle belirlenen dekan ve enstitü müdürlerimizin görevlendirmeleri yapılmıyor. Demokratik seçimler askıya alınırken, keyfî ve otoriter yöntemler seçim süsü verilerek dayatılmak isteniyor, üniversitemizin gelenekleri ve kolektif iradesi yok edilerek tüm yetkinin tek bir kişiye, atanmış rektöre bırakılması hedefleniyor. Tüm bu utanç verici koşullar altında 2020-2021 Öğretim Yılı Bahar Dönemine başlıyoruz. Her türlü dayatmaya rağmen demokratik ve özerk üniversite mücadelemizi ilk günkü kararlılığımızla sürdürüyoruz. Üniversitemizin özgür ve eleştirel düşünceye dayalı eğitim ve araştırma standartlarından asla taviz vermeyeceğiz. Öğrencilerimizin çoğulcu, eşitlikçi ve katılımcı bir ortamda öğretim görmelerini sağlayamaya devam edeceğiz. Tüm bu değerlerimizi tehdit eden atanmış Rektör Melih Bulu, Rektör Yardımcıları Gürkan Kumbaroğlu, Naci İnci, Fazıl Önder Sönmez ve atanmış Hukuk Fakültesi Dekanı Selami Kuran’ın istifasını bir kez daha talep ediyoruz. Tutuklu ve ev hapsinde bulunan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını ve üniversitemizi kuşatan polis ablukasının kaldırılmasını talep ediyoruz.

Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz."

Öğrencilerin bir süredir kaldırılan çadırlarını yeniden kurmaya çalışmaları sırasında ise güvenlik görevlileriyle aralarında kısa süreli bir arbede yaşandı. Kalabalık bir grup ellerindeki çadırı rektörlük önüne kurmak için hareket ederken karşılarında güvenlik güçlerini buldu. Güvenlik güçleri çadırın kurulmaması için öğrencilere engel olurken, aralarında sözlü tartışma ve itiş kakış yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından güvenlik güçleri geri çekildi ve öğrenciler çadırlarını kurdu. (Cumhuriyet)

'Türkiye, en fazla gazeteciyi cezaevine yollayan ülke'

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), gazeteci ölümleriyle ilgili  raporunu açıkladı. Mart 2021 itibarıyla dünya çapında en az 229 gazetecinin cezaevinde bulunduğuna işaret edilen rapora göre Türkiye, "dünyada en fazla gazeteciyi cezaevine gönderen ülke" oldu. Yayımlanan rapora göre, en az 67 medya çalışanının cezaevinde bulunduğu Türkiye'yi hapisteki 23 gazeteciyle Çin, 20 kişiyle Mısır, 16 kişiyle Eritre ve 14 kişiyle Suudi Arabistan izledi. Ayrıca IFJ Genel Sekreteri Bellanger verilere ilişkin, "Demokrasi adını hak eden hiçbir ülke, ifade özgürlüğü aracılarını hapse atamaz" değerlendirmesinde bulundu. Meksika son 5 yılda 4'üncü kez gazeteci cinayetlerinde ilk sırada yer alırken, 14 gazetecinin öldürüldüğü Meksika'yı 10 cinayetle Afganistan, dokuz cinayetle Pakistan ve sekiz cinayetle Hindistan izledi. Filipinler ve Suriye'de de dörder gazeteci cinayete kurban gitti. Nijerya ve Yemen'de üçer gazeteci öldürülürken diğer cinayetler Irak, Somali, Bangladeş, Kamerun, Honduras, Paraguay, Rusya ve İsveç'te gerçekleşti. IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger gazeteci ölümlerine ilişkin ise "Meksika'da suç baronlarının zalim hükümranlığı, Pakistan'da aşırılıkçıların uyguladığı şiddet, Hindistan ve Filipinler'de sertlik yanlılarının hoşgörüsüzlüğü, medyada kan akmaya devam etmesinde rol oynadı" ifadelerini kullandı. (GerçekGündem)

HDP A Haber'i RTÜK'e Şikayet Etti: RTÜK A Haber'e Ceza Verir mi?

HDP, partinin Esenyurt binasına yapılan polis baskınıyla ilgili haberde, "HDP il binasında PKK sığınağı” başlığını kullanan A Haber’i RTÜK’e şikayet etti. A Haber'in HDP ile ilgili yayınlarda RTÜK mevzuatına ve anayasaya aykırı göre suç işlediğini savunan HDP yönetiminin RTÜK'e verdiği şikayet dilekçesinde şu iddialar yer aldı:

“A HABER logosuyla yayın yapan kuruluşun 08.03.2021 tarihinde saat 21:00’da yayınlanan “Memleket Meselesi” isimli programda Halkların Demokratik Partisi hakkında bir gizli tanık ifadesine dayanarak bilgi ve belgeden yoksun iftira ve isnatlarda bulunulmuştur. 'HDP il binasına PKK sığınağı' başlığı ve alt yazısıyla sunulan programda, Sunucu’nun ‘HDP’nin İstanbul il binasının altında PKK’nın bir sığınağının olduğu ile ilgili gizli tanık ifadelerinin bulunduğunu biliyorduk. Arkadaşlar onları görsel olarak hazırladılar. HDP İstanbul il binasında PKK sığınağı. Bir gizli tanığın ifadesinden söz ediyoruz’ şeklindeki sözlerinden sonra gizli tanığın bu yöndeki ifadelerine yer verilmiştir. HDP’nin logosu ekrana yansıtılarak sunulan programda, program konuğu Mehmet Metiner, ‘Yani bu bilinen bir şey. Bunu konuşmak ayıp. Zaman kaybı. Gençler dağa çıkmışsa, çıkartılmışsa bakınız, bir, belediyelerin oluşturduğu Kültür Merkezleri, iki, HDP’nin il ve ilçe binaları. Yani sadece Esenyurt’daki HDP binası değil Türkiye’nin her yerindeki ilçe binaları bu şekildedir. İstanbul İl Binasında bu tür yerlerin olduğunu herkes bilir zaten. Gizli Tanığa gerek yok ki, bu bilinen bir şey’ şeklinde suçlama ve hakaret içerikli, hedef gösterici sözler sarf etmiştir. Sunucunun bu konuşmaya ‘Teşekkür ederiz’ şeklindeki ifadesinden sonra diğer konuşmacı Onur Erim, ‘Mehmet Beye katılıyorum. Sonuçta HDP PKK’nın şehirde, Mecliste, Türkiye’de olan maalesef resmileşmiş kolu’ diyerek, suçlamaları sürdürmüştür. Konukların HDP’yi hukuki bilgi ve belgeden yoksun suçlayıcı, karalayıcı sözleri karşısında program sunucusu Haktan Uysal da, müdahale etmek yerine ‘Evet, doğru, teşekkür ederiz’ şeklindeki ifadeler kullanarak, karalama kampanyasına yayıncı kuruluş adına destek vermiştir. Hakkında mesnetsiz suçlamalarda bulunulan HDP’ye ise hiçbir şekilde söz hakkı verilmemiştir. Bir yayın kuruluşunun, kendisini yargının yerine koyarak, parlamentonun üçüncü büyük partisi olan HDP hakkında suçlayıcı, karalayıcı, hedef gösterici içerikte yayın yapması, yayıncılık faaliyeti ve gazetecilik meslek etiğiyle bağdaşır bir durum değildir. İktidar partisinin emrindeki emniyet birimlerinin siyasi karalama kampanyası olarak servis yaptığı, gerçeklikten yoksun iddia ve suçlamaları ekranlarına taşıyan yayın kuruluşu, hem RTÜK mevzuatı hem de yasa ve Anayasa açısından açıkça suç işlemiştir.” (medyafaresi)

Nihat Hatipoğlu'na, Rektörlükten sonra 4 dekan vekilliği birden!

Yaptığı programlardan aldığı maaş ve yorumları ile gündeme gelen ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hatipoğlu; Tıp, Güzel Sanatlar ve Mimarlık, İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler ile İslami İlimler fakültelerinin dekanlıklarını vekâleten yürütüyor. Cumhuriyet'ten Sefa Uyar'ın haberine göre, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun, üniversitedeki 4 fakültenin dekanlığını yaptığı ortaya çıktı. Toplam 8 fakültenin bulunduğu 2018 yılında kurulan üniversitede, diğer 4 dekanlığı ise yalnızca 2 isim yürütüyor. Diş Hekimliği ile Sağlık Bilimleri fakültelerinin dekanlığını Prof. Dr. Zeynep Güngörmüş, Hukuk ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri fakültelerinin dekanlığını Prof. Dr. Osman Bilgin yapıyor. Rektör ile 8 fakültenin dekanlarının yer aldığı 9 kişilik yönetim kurulu, sadece 3 kişiden oluşuyor. AKP’nin her ile bir üniversite kampanyası ile açılan üniversiteler, akademik seviyeleri ve eski AKP’li rektörler nedeniyle sık sık gündeme geliyor. Üniversitelerdeki fakültelere, farklı alanlardaki kişilerin vekaleten atanması, bir kişinin birden fazla fakültenin dekanlığını yapması da tepki çekiyor. Daha önce “adrese teslim kadro” iddiaları ile de gündeme gelen üniversitenin rektörlüğünü yapan Hatipoğlu, 11 kişilik senatoda da 5 kişilik görev yürütüyor. Cumhuriyet'in ulaştığı üniversite yetkilileri, toplam 799 öğrencinin eğitim gördüğünü söylerken, kurulan fakültelere dekan vekili atanması gerektiğini ancak “üniversite yeni kurulduğu için akademik yapılanmasını henüz tamamlamadığını, bu nedenle de üniversitede Rektör Hatipoğlu dahil bulunan 3 profesörün imza yetkisi açısından dekan vekilleri olarak görevlendirildiğini” kaydetti. Yetkililer, “ek olarak yürütülen dekan vekilliği görevleri nedeniyle bu isimlerin herhangi bir ücret almadığını” söyledi. Üniversitede, fakültelerin öğretim üyesi kadrosu dikkat çekiyor. Üniversite kadrosu bulunan bir profesörün Gaziantep Üniversitesi’nde görevlendirildiği için üniversitede Rektör Hatipoğlu dahil toplam 3 profesör bulunuyor. Buna göre;

- Tıp Fakültesi’nde 8 öğretim üyesi bulunuyor. Ancak bu öğretim üyeleri arasında profesör, doçent ya da yardımcı doçent yok; tamamı doktor unvanına sahip.

- İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde, üniversitenin internet sitesine göre öğretim üyesi bulunmazken, YÖK Akademik’e göre yalnızca bir öğretim üyesi var. Söz konusu öğretim üyesinin, Gaziantep Üniversitesi’nde görevlendirildiği öğrenildi.

- İslami İlimler Fakültesi’nde görev yapan öğretim üyeleri arasında profesör, doçent ya da yardımcı doçent bulunmuyor.

- Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, dekanlık görevini yürüten Güngörmüş dışında profesör bulunmuyor.

- Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde, dekanlık görevini yürüten Bilgin dışında profesör yok.

- Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, Hukuk Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesi’nde ise hiç öğretim üyesi bulunmuyor. Bu fakültelerin, öğrenci kabulüne başlamadığı öğrenildi. (GerçekGündem)

Yargı'dan AKP'li Göksu'yu üzecek haber

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçimleri kazanmasının ardından en çok Yunan medyasının sevindiğini ifade eden Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun söylemlerini haberleştiren medya kuruluşlarına karşı açtığı soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. İBB Başkanı İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının ardından konuşan AKP’li Göksu, İmamoğlu'nun kazanmasına en çok Yunan medyasının sevindiğini iddia ederek İmamoğlu'nun nereli olduğunu iftar programına katılan yurttaşlara sormuştu. Vatandaşlardan “Trabzon” cevabını alan Göksu “E hesap başka” demişti. Konuyu haberleştiren yerel medya kuruluşlarına karşı Göksu’nun açtığı dava ise sonuçlandı. Söz konusu haberlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği ifade edilen kararda, “Basın Kanunu’nun 3. maddesinde basının özgür olduğu, bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama, eser yaratma haklarını içerdiği, basın özgürlüğünün ancak başkalarının haklarının korunması amacıyla sınırlanabileceğinin belirtildiği, bir haberin hukuka uygun sayılabilmesi için gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, haber verme hakkı kapsamında yer alması gerektiği” ifade edilerek, “Dosya içeriği ve mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; şikâyete konu ve haberlerin içeriğinde suç unsuru bulunmadığı” tespit edildi. Yazıların polemik yaratacak nitelikte olup basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmesi gerektiği kanaatine varıldı. Bu gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.

Gazete Esenler’de söz konusu haberi yapan ve Göksu’nun şikâyetçi olduğu Gazeteci Hasan Gürsoy, BirGün’e yaptığı açıklamada, “Daha önce de Göksu bazı haberlerimizden dolayı bizi şikâyet etmişti, onlardan da bir şey çıkmadı. Bizi şikâyet ettikten sonra kendimiz de bir şey çıkmayacağını biliyorduk ve söylemiştik. Tabii ki sevinçliyiz, mutluyuz. Kamuoyunu doğru bilgilendirdiğimiz için haberimizin her zaman arkasında durmuştuk. Haberimize getirilen erişim engelinin kaldırılması için zaten dilekçemizi de vermiştik. Geç bir karardı, bir buçuk yıllık bir süreçte suç duyurusu reddedildi. Ancak yine de mutluyuz ve sevinçliyiz” dedi.(BirGün)

Korona haberlerine gelince:

İstanbul’da yeni corona tedbirleri: 15 Mart’tan itibaren geçerli olacak

İstanbul İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi bugün Vali Yardımcısı Niyazi Erten başkanlığında toplandı. Toplantıda corona virüsü salgınıyla mücadele kapsamında yeni kararlar alındı. 15 Mart’tan itibaren geçerli olacak yeni kararlar şu şekilde açıklandı:

1- Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının girişlerinde HES kodu kontrollerinin yapılması zorunluluğu olacak.

2- Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm resmi/özel okul ve kurumlara girişlerde; Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında sağlanan entegrasyon ile oluşturulan ve Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) üzerinden ve ayrıca anlık olarak SMS yolu ile risk durumu takibi yapılan öğretmen, öğrenci ve personeller dışında kalan kişiler ve ziyaretçilerin HES kodu kontrolleri yapılacak.

3- Sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler, kooperatifler ve kat malikleri tarafından düzenlenecek genel kurul dâhil kişilerin bir araya gelmesine neden olan her türlü etkinliklerin (kişi başına 8 metrekare alan bırakma ve aynı anda bulunabilecek azami kişi sayısı 300'ü geçmemek üzere) girişlerinde HES kodu kontrolleri yapılacak.

4- Kahvehane, kıraathane, internet kafe, internet salonu, elektronik oyun salonları, bilardo salonu, dernek lokali, lunapark, tematik parklar, berber, kuaför, güzellik salonu güzellik merkezleri, hamam, sauna ve masaj salonu, kaplıca, nikâh salonu, düğün salonu, tiyatro vb. kültürel aktivite yerleri, kütüphane, spor salonları ve spor merkezlerinin girişlerinde HES kodu kontrollerinin yapılması zorunlu olacak.

5- Kaymakamlar ve ilgili kurumlarca yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesine ve mağduriyete neden olunmamasına, alınan kararlara uymayanlara Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilmesine ve konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun 195′ inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemler yapılacak. (DHA)

Hürriyet'in eski müdürü koronavirüse yakalandı! Durumu kritik

Hürriyet gazetesinin uzun yıllar Yazı İşleri Müdürlüğü ve Yayın Koordinatörlüğü'nü yapan Seçkin Türesay'ın koronavirüse yakalandığı ve durumunun ağır olduğu öne sürüldü. Hürriyet'in eski Brüksel, Moskova ve Paris Temsilcisi Muammer Elveren, gazetenin efsanevi Yazı İşleri Müdürü Seçkin Türesay'ın koronavirüse yakalandığını ve entübe edildiğini duyurdu.

3 sınavda gözetmenlik yapan öğretmenin testi pozitif çıktı: 34 öğrenci karantinada

Eskişehir’de 3 farklı sınavda gözetmen olarak görev yapan öğretmenin koronavirüs testinin pozitif çıkması üzerine 34 öğrenci evlerinde karantinaya alındı. Tepebaşı ilçesine bağlı Batıkent Mahallesi’ndeki Şehit Murat Tuzsuz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görevli bir öğretmene yapılan Covid-19 testi pozitif çıktı. DHA'da yer alan habere göre öğretmenin gözetmen olarak katıldığı 3 sınava giren 34 öğrenci, tedbir amacıyla evlerinde karantinaya alındı. Eskişehir Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı filyasyon ekipleri tarafından okuldaki diğer öğretmenlere de Covid-19 testi yapıldı. Okul 10 gün süreyle tatil edildi. Okulun internet sitesinden yapılan açıklamadı, “Okulumuz 11 Mart 2021 perşembe günü itibariyle 10 gün karantinaya alınmıştır. Uzaktan eğitim aksatılmadan devam edecektir. Sınavlar ikinci bir duyuruya kadar iptal olmuştur. İşletmeye giden öğrencilerimiz de 10 gün staja gitmeyecektir” denildi.(BirGün)

Günün Şairi” olarak 19 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 106. doğum günü olan Melih Cevdet Anday'ı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Melih Cevdet Anday, 13 Mart 1915 tarihinde Çanakkale'de doğdu. Doğumundan kısa bir süre sonra ailesiyle İstanbul'a geldi ve çocukluğu Kadıköy Bahariye'de geçti. Ortaokula kadar İstanbul'da eğitim gördü. Babasının işi nedeniyle Ankara'ya taşınmalarının ardından liseyi Gazi Lisesi'nde tamamladı. Lisede okuduğu sırada, Orhan Veli Kanık ve Oktay Rifat ile tanıştı. Liseyi bitirdikten sonra bir süre Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kaydoldu. Ancak Devlet Demiryolları'nda memur olarak çalıştığı için öğrenimine devam edemedi. Çalıştığı kuruluş tarafından sosyoloji öğrenimi görmek için Belçika'ya gönderildi.

"Ukde" isimli şiiri 1936'da Varlık Dergisi'nde yayımlandı. Bunun ardından şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem, Yön gibi dergilerde yayınlandı. Anday, eserlerinde kendi adı haricinde şu takma adları da kullanmıştır: Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu. Orhan Veli ve Oktay Rifat ile birlikte 1941 yılında "Garip" isimli şiir kitabını çıkardı. Hasan Âli Yücel'in tavsiyesi ile Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü'ne memur olarak atandı. 1946 seçimleriyle birlikte bakanlığın el değiştirmesi sonrasında önce yeniden askere alındı ve daha sonra Konya'ya atandı. Ancak bu atama daha sonra geri alındı. Anday, bir süre sonra bu görevinden ayrılarak İstanbul'a döndü.

1953-1955 yılları arasında Akşam Gazetesi'nin edebiyat ve sanat sayfasını hazırladı. Fikirleri sebebiyle işten çıkarıldı. Doğan Kardeş Yayınları'na geçti ve çeviriler yaptı. Buradaki görevinden de aynı sebeple ayrılmak zorunda kaldı ve 1958'den itibaren; Tercüman, Büyük Gazete, Yeni Tanin ve İkdam'da kendi adıyla ve çeşitli takma adlarla denemeler ve makaleler yazdı, tefrika romanlar yayınladı. 1960'ta Nadir Nadi'nin desteğiyle Cumhuriyet gazetesinde köşe yazıları yazmaya başladı. Bu gazetedeki yazılarını 1997'ye kadar sürdürdü.

1956'da yayınladığı "Yan yana" isimli şiir kitabı, 142. maddeye aykırı olduğu gerekçesiyle 1964'te yasaklandı. Anday gerek şiir kitaplarıyla, gerekse daha sonraları yöneldiği roman ve tiyatro alanlarındaki yapıtlarıyla birçok ödül alan Anday, İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde diksiyon, özel bir tiyatro okulunda mitoloji dersleri verdi. 1964-1969 yılları arasında TRT'de yönetim kurulu üyeliği, 1979-1980 yıllarında da Paris'te eğitim müşavirliği görevlerinde bulundu.

Solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi'ne kaldırılan Melih Cevdet Anday, 28 Kasım 2002'de 87 yaşındayken hayata veda etti. Büyükada mezarlığında toprağa verildi.

Lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı ile Türk şiirindeki yenilenmeyi başlatmıştır. Kolları Bağlı Odysseus ile kendine özgü felsefi şiir akımını başlatmış, Garip Akımı'ndan ayrılmıştır. UNESCO'nun Courrier dergisi, 1971 yılında onu Cervantes, Dante, Tolstoy, Unamuno, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıklamıştır.

ESERLERİ:

Şiir:

Garip (1941, Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte)

Rahatı Kaçan Ağaç (Ölmez Eserler, 1946)

Telgrafhane (Yeditepe, 1952)

Yan yana (Yeditepe, 1956)

Kolları Bağlı Odysseus (Yeditepe, 1962)

Göçebe Denizin Üstünde (Cem, 1970)

Teknenin Ölümü (Sander, 1975)

Sözcükler (İş Bankası, 1978, toplu şiirler)

Ölümsüzlük Ardında Gılgamış (Ada, 1981)

Tanıdık Dünya (Adam, 1984)

Güneşte (Adam, 1989)

Yağmurun Altında (Adam, 1995)

Sözcükler (Everest Yayınları, 2007, Bütün Şiirleri) ISBN 978-975-289-470-9

Şiir Çevirileri:

Annabel Lee - Edgar Allan Poe

Atlının Türküsü - Federico Garcia Lorca

Ben de - Langston Hughes

Bir Zenci Kızın Türküsü - Langston Hughes

Çayhane - Ezra Pound

Gece. Şehir Uyumuş. - Aleksandr Blok

Hürriyet - Paul Éluard

Kanun - Wystan Hugh Auden

Pan Öldü - Ezra Pound

Şiir Sanatı - Paul Verlaine

Roman Çevirisi:

Buz Sarayı (1973 - Tarjei Vesaas)

Ölü Canlar (1982 - Gogol)

Babalar ve Oğullar (1983 - Turgenyev)

Roman:

Zifaftan Önce (1957 - Murat Tek adıyla)

Yağmurlu Sokak (1959 - Murat Tek adıyla)

Dullar Çıkmazı (1962 - Murat Tek adıyla)

Bir Gecede Üç Erkek (Murat Tek adıyla)

Aylaklar (Remzi, 1965)

Gizli Emir (Bilgi, 1970)

İsa'nın Güncesi (Hürriyet, 1974)

Raziye (Altın, 1975)

Meryem Gibi (Simavi, 1991)

Birbirimizi Anlayamayız (Simavi, 1992)

Deneme ve diğer kitapları:

Doğu, Batı (Ataç, 1961)

İngiliz Edebiyatından Denemeler (Oluş,1964)

Konuşarak (Dönem, 1964)

Gelişen Komedya (Çan, 1965)

Sovyet Rusya (Gerçek, 1965)

Yeni Tanrılar (Çağdaş, 1974)

Sosyalist Bir Dünya (Çağdaş, 1975)

Dilimiz Üstüne Konuşmalar (TDK, 1975)

Maddecilik ve Ülkücülük (Sander, 1977)

Anadolu'da ve Sosyalist Ülkelerde (Çağdaş, 1977)

Yasak (Çağdaş, 1978)

Paris Yazıları (Adam, 1982)

Açıklığa Doğru (Adam, 1984)

Akan Zaman, Duran Zaman (Adam, 1984)

Sevişmenin Güdüklüğü ve Yüceliği (Çağdaş, 1990)

Yiten Söz (Adam, 1992)

Aldanma ki (Remzi, 1992)

Geleceği Yaşamak (Adam, 1994)

İmge Ormanları (Adam, 1994)

Şiir Üzerine Yazılar:

Anlamın Anlamı

Çağlar Geçiyor

Şiir Üzerine

Şiirin Vazgeçilmez Üç Dönemi

Şiirin Anlamı

Uzun Şiir - Kısa Şiir

Yarın Düşüncesi

Tiyatro Oyunu:

İçerdekiler (1965)

Mikadonun Çöpleri (1967)

Yarın Başka Koruda

Dikkat Köpek Var

Ölüler Konuşmak İster

Müfettişler (1972)

Ölümsüzler (1984)

ÖDÜLLERİ:

1970 TRT Roman Armağanı (Gizli Emir ile)

1973 TDK Çeviri Ödülü (Buz Sarayı ile)

1976 Yeditepe Şiir Armağanı (Teknenin Ölümü ile)

1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (Sözcükler ile)

1981 İş Bankası Büyük Ödülü (Ölümsüzlük Ardında Gılgamış ile)

1984 Enka Sanat Ödülleri (Mansiyon - Ölümsüzler ile)

1991 TÜYAP Onur Ödülü

2000 Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü

Sizlerle iki şiirini paylaşarak Melih Cevdet Anday'ı anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

AĞULU MANTAR

Yağmur bir adım ötemizde

Kabarmış ağulu mantar

Sessizliktir ateşin yanındaki kütük

Suyun ışık değmiş kabuğu

Sen tane tanesin sevgilim

Denizim ben batık aşklarla dolu

#MelihCevdetAnday

SEVİNCİN YARISI

Kuşlar yağmur yağdırır da

Yağmur güneşi vururdu ya

Ben sana gelirdim

Sevincin yarısı ağzımda

Zambağa birikir sabahlar

Ovalar atlara binerdi

Kulesine koşuşunca deniz

Cebimde geceden yıldızlar

Arılarla ballarla kanımda

Yüreğim avuç olurdu da

Sonra çeşme de olurdu ya

Mutsuz dönüşler ayında

Ben sana gelirdim

#MelihCevdetAnday

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Pasinler'in Kurtuluş Günü:

13 Mart 1918 tarihi Erzurum'un Pasinler ilçesinden Rus ve Ermeni birliklerinin geri çekildiği tarihtir. Pasinler ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Hopa'nın Kurtuluş Günü:

13 Mart 1921 tarihi Artvin'in Hopa ilçesinden Gürcü birliklerinin geri çekildiği tarihtir. Hopa ilçesinin 100. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

13 Mart 624 - Bedir Muharebesi gerçekleştirildi.

13 Mart 1781 - Güneş sisteminin yedinci gezegeni olan Uranüs, Alman kökenli İngiliz gök bilimci, William Herschel tarafından keşfedildi.

13 Mart 1840 - Osmanlı İmparatorluğu'nun resmî takvimi olarak Rumi Takvim, kullanılmaya başlandı.

13 Mart 1881 - Rus Çarı II. Aleksandr, Narodnaya Volya adlı örgütün gerçekleştirdiği bombalı bir suikast sonucunda öldü.

13 Mart 1899 - Mustafa Kemal, '1283' yaka numarasıyla Kara Harp Okulu'nun piyade sınıfına yazıldı.

13 Mart 1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.

13 Mart 1919 - Kâzım Karabekir, Erzurum'da 15'inci Kolordu Komutanlığına atandı.

13 Mart 1926 - Mustafa Kemal Paşa'nın Falih Rıfkı Atay ve Mahmut (Soydan) beylere anlattığı hayat hikâyesi ve hatıralarının kısaltılmış şekli, Milliyet gazetesinde (Bugünkü Milliyet'le aynı değildir. 1935'ten itibaren Tan adıyla yayınlanan gazete) yayımlandı.

13 Mart 1933 - Almanya'da Joseph Goebbels, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı oldu.

13 Mart 1940 - Finlandiya'nın teslim olması ile Kış Savaşı bitti.

13 Mart 1954 - Dien Bien Phu Muharebesi başladı.

13 Mart 1955 - Fenerbahçe-Galatasaray futbol maçında taraftarlar tribünde çatıştı, bir kişi öldü.

13 Mart 1983 - Beylerbeyi'nde restorasyonu süren tarihi İsmail Hakkı Efendi Yalısı, gece çıkan yangında kül oldu. Yalının yanındaki 205 yıllık Beylerbeyi Camii'nin kubbesi de tamamen hasar gördü.

13 Mart 1992 - Erzincan'da Richter ölçeğine göre 6.8 şiddetindeki depremde 653 kişi öldü.

13 Mart 1994 - İstanbul Boğazı'nda iki Rum gemisinin çarpışması sonucunda yangın çıktı. 15 denizcinin öldüğü, 17 denizcinin de kaybolduğu kaza sonucu denize yayılan petrol çevre kirliliğine yol açtı.

13 Mart 1996 - Efes Pilsen basketbol takımı Koraç Kupası'nı aldı.

13 Mart 1996 - İskoçya'nın Dunblane kasabasındaki Dunblane İlkokulunda okulu basan silahlı bir kişi, 3 dakika içinde sınıf öğretmeni ve 5-6 yaşlarındaki 16 çocuğu öldürdü. Saldırıdan sonra saldırgan, kendi kafasına kurşun sıkarak yaşamına son verdi.

13 Mart 2006 - ABD'de 11 Eylül saldırılarının tek sanığı olan Fas asıllı Fransız Zekeriya Musavi davasında tanıkların yalan söylemeye yönlendirildiği ortaya çıktı. Yargıç, tanıklıkları iptal etti ve duruşmayı askıya aldı.

13 Mart 2013 - Vatikan'da yeni Papa belli oldu. Katolik dünyasının 266. Papası, Arjantinli Kardinal Jorge Mario Bergoglio oldu. I. Francis ismini seçen Kardinal, 1000 yıldır Avrupa dışından seçilen ve Latin Amerikalı olan ilk Papa'dır.

13 Mart 2014 - Birleşik Krallık'a bağlı İngiltere ve Galler'de eşcinsel evlilik yasası yürürlüğe girdi.

13 Mart 2016 - Ankara Güvenpark'ta bomba yüklü araçla intihar saldırısı düzenlendi. Patlamada ölen kişi sayısı 37 olarak açıklandı. Saldırıdan önce sabah saatlerinde ülke genelinde Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) yapıldı.

13 Mart 2020 - COVID-19 pandemisi nedeniyle Türkiye'de yüz yüze eğitime ara verildi, uzaktan eğitime geçildi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

13 Mart 1615 - XII. İnnocentius, Katolik Kilisesi'nin 242. Papası (ö. 1700)

13 Mart 1741 - II. Joseph, (1765-1790) döneminde Kutsal Roma-Germen imparatoru (ö. 1790)

13 Mart 1764 - Charles Grey, Britanyalı siyasetçi (ö. 1845)

13 Mart 1800 - Mustafa Reşit Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimât'ın mimarı ve devlet yöneticisi (ö. 1858)

13 Mart 1889 - Albert William Stevens, Amerikalı asker, baloncu ve ilk hava fotoğrafçılarından (ö. 1949)

13 Mart 1898 - Henry Hathaway, Amerikalı sinema yönetmeni ve aktör (ö. 1985)

13 Mart 1899 - John H. van Vleck, Amerikalı fizikçi ve Nobel Ödülü sahibi (ö.1980)

13 Mart 1910 - Kemal Tahir, Roman yazarı ve düşünür (ö. 1973)

13 Mart 1911 - L. Ron Hubbard, Amerikalı yazar (ö. 1986)

13 Mart 1915 - Melih Cevdet Anday, Şair, tiyatro oyunu, roman, deneme ve makale yazarı (ö. 2002)

13 Mart 1916 - İsmet Bozdağ, Araştırmacı ve yakın tarih yazarı (ö. 2013)

13 Mart 1916 - Mario Ferrari Aggradi, İtalyan siyasetçi, eski bakan (ö. 1997)

13 Mart 1919 - Mualla Eyüboğlu, Türkiye'nin ilk kadın mimarlarından (ö. 2009)

13 Mart 1926 - Doğan Avcıoğlu, Gazeteci, yazar ve siyaset adamı (ö. 1983)

13 Mart 1939 - Macit Flordun, Tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 1996)

13 Mart 1942 - Mahmut Derviş, Filistinli şair (ö. 2008)

13 Mart 1942 - Scatman John, Amerikalı şarkıcı (ö. 1999)

13 Mart 1943 - Şevket Altuğ, Tiyatro ve sinema sanatçısı.

13 Mart 1944 - Erkan Yücel, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (ö. 1985)

13 Mart 1945 - Anatoli Fomenko, Rus matematikçi ve Yeni Kronoloji'nin yazarlarından.

13 Mart 1950 - Haşim Kılıç, Hukukçu.

13 Mart 1950 - William H. Macy, Amerikalı sinema ve tiyatro oyuncusu.

13 Mart 1957 - Enver Öktem, Sendikacı ve siyasetçi (ö. 2017)

13 Mart 1960 - Jorge Sampaoli, Arjantinli teknik direktör.

13 Mart 1962 - Seyhan Erözçelik, Şair (ö. 2011)

13 Mart 1967 - Andrés Escobar, Kolombiyalı millî futbolcu (ö. 1994)

13 Mart 1968 - Ercan Saatçi, Müzisyen ve yapımcı.

13 Mart 1971 - Günay Karacaoğlu, Dizi ve sinema oyuncusu.

13 Mart 1973 - David Draiman, Amerikalı müzisyen.

13 Mart 1982 - Hande Katipoğlu, Oyuncu.

13 Mart 1982 - Gisela Mota Ocampo, Meksikalı kadın siyasetçi (ö. 2016)

13 Mart 1983 - Erkan Veyseloğlu, Basketbolcu.

13 Mart 1985 - Emile Hirsch, Amerikalı oyuncu.

13 Mart 1985 - Taner Sağır, Halterci.

13 Mart 1992 - Kaya Scodelario, İngiliz oyuncu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

13 Mart 1808 - VII. Christian, Danimarka ve Norveç kralı (d. 1749)

13 Mart 1881 - II. Aleksandr, Rus Çarı (d. 1818)

13 Mart 1900 - Catherine Wolfe Bruce, Amerikalı yardımsever ve gökbilimci (d. 1816)

13 Mart 1901 - Benjamin Harrison, Amerikalı politikacı (d. 1833)

13 Mart 1901 - Fernand Pelloutier, Fransız işçi önderi ve teorisyen (Anarko-sendikalist hareketin temsilcisi) (d. 1867)

13 Mart 1906 - Susan B. Anthony, Amerikalı kadın hakları savunucusu (d. 1820)

13 Mart 1915 - Sergei Vitte, Rus politikacı (d. 1849)

13 Mart 1938 - Cevat Çobanlı, Kurtuluş Savaşı komutanlarından (d. 1870)

13 Mart 1938 - Nikolay Buharin, Sovyet siyasetçi (d. 1888)

13 Mart 1952 - Ömer Rıza Doğrul, Siyasetçi, gazeteci ve yazar (d. 1893)

13 Mart 1970 - Adalet Cimcoz, Dublaj sanatçısı ve yazar (d. 1910)

13 Mart 1975 - İvo Andriç, Sırp yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1892)

13 Mart 1977 - Hikmet Onat, Ressam (d. 1882)

13 Mart 1989 - Emin Fahrettin Özdilek, Asker ve politikacı (d. 1898)

13 Mart 1994 - Cihat Burak, Ressam (d. 1915)

13 Mart 1996 - Krzysztof Kieślowski, Polonyalı sinemacı ve yönetmen (d. 1941)

13 Mart 2000 - Nevzat Eren, Tıp doktoru (d. 1937)

13 Mart 2006 - Maureen Stapleton, Amerikalı oyuncu (d. 1925)

13 Mart 2008 - Mehmet Gül, Hukukçu, siyasetçi ve iş adamı (d. 1955)

13 Mart 2009 - Andrew Robert Patrick Martin, Kanadalı profesyonel güreşçi (d. 1975)

13 Mart 2010 - He Pingping, Dünyanın en kısa boylu insanı (d. 1988)

13 Mart 2010 - Jean Ferrat, Fransız şarkıcı ve şarkı sözü yazarı (d. 1930)

13 Mart 2012 - Michel Duchaussoy, Fransız oyuncu (d. 1938)

13 Mart 2019 - Beril Dedeoğlu, Akademisyen, yazar ve siyasetçi (d. 1961)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cumartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?