Aranızda utanan var mı?

65 günde 67 kadının öldürüldüğü bir ülkede, ki bu sayı muhtemelen sosyal medya’ya düşmediği için daha fazla, 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlamak kadar utanç verici bir şey olamaz. Ben şahsen insan olarak utanıyorum.

Abuk sabuk insanların tv kanallarında abuk subuk konuşmalar yapmasından da utanıyorum.
Her yerde ‘’KADINA ŞİDDETE HAYIR’’ diye bağırılan bir ülkenin tv kanallarında yayınlanan dizilerde, yarı çıplak kadınları cinsel obje olarak gösterip, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmasına göz yumanlardan da utanıyorum.

Böyle saçma sapan senaryo yazıp, kendisini yazar sanan insanlara da, topluma nasıl bir mesaj verdiklerinin bilincinde değillerse yazıklar olsun.
Saat gecenin 3’ü. Canım vatanımda sabahın 5’i. Uyuyamadım. Sinirimden uyuyamadım. Boşa koysam dolmuyor, doluya koysam almıyor.

Bu nasıl bir kabustur, neden bir türlü uyanamıyoruz anlamak mümkün değil.
Ama şunu söylemeliyim, canım vatanım için kırılasıca elleri ile bu senaryoyu kim yazıyorsa çok iyi yazıyor. Sistematik olarak dipsiz bir kuyuya hapsedildik, kendimizi yeşil çayırlarda piknikteyiz sanıyoruz.
Ve bu sanı doğrultusunda her şeye alıştırıldık.

En yürek yakan şehit haberlerine alıştırıldık mesela. Haberin geldiği saatlerde ‘’Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez’’ modundayız, dizilerin başladığı saniye ‘’ayyy bugün ne olacak çok merak ediyorum’’ modunda.

Reyting rekorlarına bakın bakalım kim ölüyormuş kim kalıyormuş görün.
Kadın cinayetlerine alıştırıldık. Hatta öyle alıştırıldık ki şiddeti görünce müdahale etmek yerine telefonlara sarılıp çekim yapmaya başladık. Kimseye kızgın değilim bu konuda. İnsanlar haklı, ben olsam ben de müdahale etmem. İşin ucunda 12 yıl hapis cezasına çarptırılmak var.
Hadi siviller için bu böyle ya polisler.

Ah benim kadersiz, kimsesiz poliscanlarım. Yemin ederim şamar oğlanını geçtiler. Bazen keşke bakan filan olsaymışım, ne güzel hiç bir şeyden habersiz yaşardım diyorum. Ama bazı şeylerden haberiniz olunca eğer insani duygular taşıyorsanız, görmezden, duymazdan gelip hayatı ‘’MIŞ’’ gibi yaşayamıyorsunuz. Canınız acıyor.

Çağımızın belası hastalıktan bini aşkın poliscan sessiz sedasız can verdi. Kimsenin ruhu bile duymadı. Son 2 ay’da 12 polisin intihar haberi geldi, gelmeye de devam ediyor ama yine kimse duymadı, sessiz sedasız , sevdiklerini sevenlerini bırakıp gittiler AİLEVİ NEDENLER!! yüzündenMİŞ öyle diyor EGM.

Kadınlar Günü’nden başlayıp, poliscanlara nasıl geldi konu diye merak ediyorsunuzdur.
Aydın’da 92 yaşında bir nineye tecavüz eden bir mahlukatın tutuklanması sırasında kopasıca ellerindeki üç hilal dövmesi görünüyor diye poliscanlara soruşturma açmışlar diye duydum. Yok artık devenin nalı dedim. Ama devenin zaten nalı olmaz bunu unuttum. Ben yine de araştırayım, dengesizin biri ortaya böyle bir saçmalık atmıştır ben de buna alet olmayayım dedim. Keşke demeseymişim. Bakın araştırma sonunda ne buldum ‘’ İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, “Aydın’da, 92 yaşındaki bir kadının canice işlenen bir cinayet sonrasında hayatını kaybetmesinin ardından, failin adliyeye kelepçeli bir şekilde götürülmesi esnasında elindeki dövme görüntüsünün yansıması ile ilgili olarak herhangi bir ihmal ya da kasıt bulunup bulunmadığının soruşturulması için; Bakan onayı ile, bir Mülkiye Başmüfettişi ve bir Polis Başmüfettişi görevlendirilmiştir” Bu satırları defalarca okudum. Aklımda deli sorular oluştu.

Cinayet varsa, hayat zaten kaybedilmiştir ‘’bir cinayet sonrasında, hayatını kaybetmesinin ardından’’, diye şarkı sözü filan mı yazmak istediler acaba? ‘’Failin elindeki dövme görüntüsünün yansıması’’ nasıl oluyor bunu da çok merak ettim, ya yansıma nedir bilmiyorlar ya da laf ola torba dola’dan yola çıkıyorlar.

Dövme adamın sırtında olsa, kelepçeliyken görünse belki kasıt aranır. Dövme adamın elinin üzerinde, eller kelepçeli nasıl bir ihmal olabilir mesela, ya da nasıl bir kasıt olabilir?

Eğer poliscanlar o sembolü kapatsalardı yemin ederim bu sefer’de ‘’vay sen bizim sembole karşı mısın’’diye yine soruşturma açarlardı. Çünkü o soruşturma ya açılacak, ya açılacak. Kaçarı yok.

Şaka bile olamayacak bu durum için, canım babama kötü söz kullanmama doğrultusunda verdiğim söz nedeniyle susma hakkımı kullanıyorum.

Böyle canavar ruhlu bir caniyi yakaladı diye, kendi polisine soruşturma açan tek kuruluş, benim benim içişleri bakanlığıdır sanırım. Ya el insaf demekten yıldım artık. Allah aşkına, bakın her fırsatta sığındığınız yüce Rabbimin adını veriyorum Allah aşkına bir durun artık. Görevi gereği suçluyu yakalayan polise hangi akla hizmet soruşturma açıyorsunuz, ya da bunu hangi insafa sığdırabiliyorsunuz bari onu açıklayın.
Aynı, Aleyna Çakır’a tecavüz edip öldüren cani gibi, bir partiye mensup olduğu için dokunulmazlığı olduğunu sanan, orasına burasına sizin siyasi partinizin sembolünü dövme yaptırdığı için ayrıcalık tanınan bu şeref yoksunlarını koruduğunuz sürece

KADINA ŞİDDET

BİTMEZ, BİTİREMEZSİNİZ.

Poliscanlar artık nefes almaktan korkar oldu, gözünün üzerindeki kaştan tedirgin olur hale geldi. Zaten elinde her telefon olan açık arama derdinde. Sürgündü, soruşturmaydı, kıdem durdurma cezasıydı poliscanları, canından bezdirip sonra AİLEVİ nedenler diye basın bildirisi vermenizden, dayısı olanarı koruyup kollamanızdan bıktık artık. Poliscanların maruz kaldığı bu durumlardan dolayı Sizi bilmem ama ben utanıyorum. Ben resmen insanlığımdan utanıyorum.
Bakın çok açık ve net söylüyorum, eğer o poliscanların açığa alındığını, sürgün yediğini, herhangi bir ceza aldığının haberini de duyarsak işte o haber bardağı taşıran son damla olur ve bunun yolu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gider. Hani o her istediğini yaptığınız Avrupa Birliği’ne, Kadına şiddeti, tecavüzü partileri için hoş görme çabasındalar diye yazarım bu konuyu.
Poliscanları sessiz buldunuz diye bu kadar tepinmeyin üzerlerinde, eğer kenara çekilirlerse Allah korusun fena düşersiniz.
Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?