İzmir depreminin ardından birçok soru cevapsız kaldı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Temel cuma günü ölmüş.

Karısı Fadime kocasına öteki dünyada ne yapacaklarını öğrenmek için hocaya gitmiş.

Hoca sormuş:

-"Temel içki içer miydi?"

Fadime:

-"İçerdi." demiş."Ama cuma günü öldü."

Hoca:

-"Temel kumar oynar mıydı?"

-"Oynardı. Ama cuma günü öldü." demiş Fadime.

Hoca:

-"Temel'in çapkınlığı var mıydı?" demiş.

-"Vardı. Ama cuma günü öldü. Kocama ne yaparlar?" demiş Fadime.

Hoca kızmış ve Fadime'ye:

-"Cumayı bilmem, ama cumartesi anasını ağlatırlar." demiş.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Ne de olsa ruhlar da denizler gibidir; derinlik ancak derinliklere yanıt verir." demiş Charles Dickens...

(Sözü bana ileten Fahri Kalın abime çok teşekkür ediyorum.)

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Ununuzun daha uzun ömürlü olması için kavanozunun içine bir tane defne yaprağı koyun."

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

Bizim yiyeceklerin bozulmaması için kullandığımız buzdolabını Eskimolar yiyeceklerinin donmaması için kullanmaktadır.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

İzmir depreminin ardından birçok soru cevapsız kaldı

İzmir’de 30 Ekim tarihinde meydana gelen 6,9 büyüklüğündeki depremin ardından 4 ay geçerken süreçte yaşananların ardından birçok soru cevapsız kaldı. İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen 6,9 büyüklüğündeki depremin üzerinden 4 ay geçti. Bu sürede binaların durumundan yeni yapılacak binalara, depremzedelere verilecek destek gibi birçok konuda belirsizlik devam ediyor. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, İzmir Mimarlık Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyerek, yaşanan süreçte birçok sorunun cevapsız kaldığını belirtti ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu soruları cevaplaması çağrısında bulundu. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) dönem sekreteri Aykut Akdemir ve İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel tarafından yapılan açıklamada, “Depremin üzerinden dört ay geçmiştir. Bu dört ay içinde iki rezerv alan ilan edilmiş ve 7 proje bölgesinde ihaleler yapılmaya başlanmıştır. Ancak uygulamalar halen belirsizdir. Depremde zarar gören yapılar sadece Bayraklı’da değildir. Kentin farklı yerlerinde ağır hasar almış yapılar için süreç devam etmektedir. Rezerv kelimesinin anlamı Türk Dil Kurumu sözlüğünde ‘Yedek- saklanmış biriktirilmiş’ olarak açıklanmaktadır. Bayraklı bölgesinde yıkılmış apartmanların olduğu bölgeler "rezerv alan" ilan edilmiştir. Oysa TDK’deki sözcük anlamı ile bile bağdaşmayan bir yaklaşım ile bu alan "rezerv alan" ilan edilmiştir. Depremin üzerinden dört ay geçip temel atma törenleri yapılırken aklımızda yanıtlanmamış pek çok soru vardır. En basitinden kaç konut ağır hasarlı, kaç konut yerinde dönüşmektedir, kaç konuta rezerv alanda yer verilecektir? Bayraklı Şehir Hastanesi yanına 5 bin konut yapılacağı söylenmiştir. 5 bin konuta ihtiyaç olduğu nereden bilinmektedir? Zaten yapıların büyük çoğunluğu yerinde dönüştüğüne göre 5 bin konuta neden ihtiyaç duyulmuştur?” ifadeleri kullanıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın cevaplamasını istenilen sorulardan bazıları şu şekilde:

>> Depremde hasar almış yapıların bulunduğu özel mülkiyete tabi olan arsalar "rezerv alan" ilan edilmiştir. "Rezerv alan" tarifine göre bu alan "rezerv alan" ilan edilebilir mi?

>> Depremde yıkılan ve hasar gören alanın yerinde dönüşüm yapılması gereken alan olması gerekirken bu bölgenin "rezerv alan" ilan edilmesinin yasal dayanağı ve kriteri nedir?

>> İzmir şehrini ilgilendiren 1/100000 ve 1/25000 planlar yapılırken, planın bütünlüğü ilkesi sebebi ile proje alanı için İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine hiç danışılmış mıdır? İdareniz tarafından orta hasarlı olduğu halde yıkılmış bina var mıdır? Eğer yıkıldı ise hangi dayanak ile yıkılmıştır? Diğer orta hasarlı binalarla ilgili uygulamanız ne olacaktır?

>> Yedi proje alanı hangi kriterlere göre oluşturulmuştur, projelerin hazırlanmasında mülk sahiplerinin görüş ve önerileri neden alınmamıştır? Projeler neden hiç askıya çıkarılmadan ihale edilmiştir? Proje alanından çıkmak isteyen maliklere neden izin verilmemektedir?

>> Deprem tüm Bayraklı genelinde etkili olmuş ve toplamda 652 bina ağır hasar almışken, yedi proje alanının neye göre hangi kriterler dikkate alınarak seçildiği bilinmemektedir. Proje alandaki binalar hangi bilimsel kriterler gözetilerek 7269 ve 6306 sayılı kanunlara tabi kılınmıştır? Tüm bunların nedeni rant bölgesi olan lokasyonlarda anayasadaki mülkiyet hakkına aykırı olarak 6A maddesine işlerlik ve uygulama alanı kazandırmak mıdır?

>> 6306 kentsel dönüşüm 6/A maddesi, vatandaşa ait tapuların hazineye devredilmesini vatandaşın mülkünde idarenin istediği gibi tasarrufta bulunmasını sağlamaktadır. Bu durum mülkiyet hakkına ve anayasaya aykırı değil midir? Proje alanında binaların bir kısmı 7269 sayılı yasadan bir kısmı ise 6306 sayılı yasanın 6A maddesinden yıkılmıştır. Ancak daha sonra tüm tapulara 7269 ve 6306 sayılı yasa şerhi işlenmiştir. Bu yasa hükümleri hangi kriterlere göre işletilecektir?

>> Depremde toplam 652 ağır hasarlı bina tespiti yapılmışken, proje alanlarındaki binalar acilen yıkılmıştır. Halen ağır hasarlı olup yıkılmayan kaç bina vardır?

>> 30 Ekim 2020 tarihinde yaşanan deprem sonrası Bayraklı Şehir Hastanesi bölgesinde orman vasfı dışına çıkarılarak ve alanın sit statüsü yeniden düzenlenerek bir kısmı tamamen doğal sit statüsü dışına çıkarılmak sureti ile alelacele “rezerv alanı” belirlenmesi hangi bilimsel dayanaklarla yapılmıştır?

>> İzmir’de 1995 yılında meydana gelen sel felaketi sonucu yitirdiğimiz 65 vatandaşımızın 58’i Laka Deresi Havzası’ndan gelen sellere kapılarak hayatını kaybetmesi sonrasında harcanan kamu kaynakları yapılan binlerce km. teras, ağaçlandırma yapılan alanın yeniden konut alanına çevrilmesi yeni felaketlerin kapısını açmayacak mıdır?

Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı, kadınlar ayakta alkışladı

CHP'nin bugünkü TBMM Grup Toplantısı renkli anlara sahne oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu iktidarın kadın hakları konusundaki tutumunu eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Bizde yüzde 30 cinsiyet kotası var. Bir kanun teklifi hazırladık bunun Siyasi Partiler Yasası’na girmesi için. Siyasi Partiler Yasası’na girsin ki her siyasi parti zorunlu olarak bunu uygulasın. Kadın örgütleri ile görüştük. 'Neden yüzde 50 yapmıyorsunuz?' dediler. Yüzde 50 olarak hazırladık ama tabii listenin sonlarında değil” dedi. Bu sözleri kadın üyeler ayakta alkışladı. Kılıçdaroğlu da “Beyler kalkmıyor, dikkatinizi çekerim” ifadelerini kullandı. O anlar salonda gülüşmelere yol açtı. Kılıçdaroğlu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tatil olması gerektiğine yönelik sözleri de alkışlarla karşılandı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından kadın hakları konusunda öne çıkanlar şöyle:

* Çalışmak, üretmek, kazanmak çok güzel bir şey. Ayrı bir saygıdır. Bunu yaratmak sosyal devletin temel görevidir.

* Bir bakanın söylemi, ‘Kadınlar çalışıyor diye işsizlik artıyor' bu kişi bakanlık yapıyor. 21. yüzyılda bakanlık yapıyor.

* Kadını insan olarak görmüyor, üreten kişi olarak görmüyor. İkinci sınıf vatandaş olarak görüyor. Bunu da kadınların asla unutmaması lazım. Kadınlar eşitlik istiyorlar.

* Madem 83 milyonun yarısı erkek yarısı kadınsa onlar da siyasette eşitlik istiyorlar. Eğer bu ülkede kendisi oy kullanma hakkına sahipse, kendisinin seçilme hakkı var ama önüne konulan engeller var bu engellerin kalkması lazım. (Sözcü)

Ankara Gar katliamı davası yarın

İŞİD’in 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı’nda gerçekleştirdiği canlı bomba saldırılarına ilişkin firari sanıklar yönünden görülen davaya yarın Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, katliamın aydınlatılması için gerekli adımların halen atılmadığına dikkat çekti. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e, “Katliamla ilgili soruşturmaya ait 9 klasör evrakın soruşturmayı yürüten savcılar tarafından saklandığı iddiaları doğru mudur?” diye sordu. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, IŞİD’in 10 Ekim 2015 tarihinde Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi öncesinde Ankara Tren Garı’nda gerçekleştirdiği canlı bomba saldırılarına ilişkin firarı 16 sanıklı davaya yarın devam edilecek. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, firari sanıkların bulunması için etkin soruşturmanın yürütülmediğini açıklayarak, “Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 yıldır süren hukuk mücadelesinde, yalnızca katliamı örgütleyenlerin peşine düşmedik. Aynı zamanda IŞİD’in katliamlar gerçekleştirecek ortamı nasıl bulduğu, hangi olanaklardan yararlanarak hareket ettiği, üye ve yöneticilerinin nasıl yakalanamadıkları sorularının cevapları için de emek harcadık, harcıyoruz” dediler. Avukatlar yaptığı yazılı açıklamada, mahkemenin “yasak alanlara girmekten çekindiğine” dikkat çekilerek şunlar belirtildi:

“Gelinen aşamada, neredeyse hiçbir talebimizi kabul etmeyen bir mahkeme ve mahkemenin müzekkerelerine cevap vermeyen kamu kurumlarıyla karşı karşıyayız. Bu nedenle, gerçeklerin üzerinin bir kez daha kapatılmak istenmesinden kaygılıyız. Son olarak, başından bu yana yargılamayı sürdüren heyet ile duruşma savcısının ‘dağıtılması’ ve bugün yaklaşık 300 klasörü bulan davanın sorumluluğunun dosyayı hiç bilmeyen yeni bir heyete ve savcıya teslim edilmesi de kaygılarımızı arttırıyor. Türkiye tarihinin ilk ‘insanlığa karşı suç’ iddianamesinin davası olma özelliğini de taşıyan bu yargılamada, karşımızda duran dirence rağmen, büyük emeklerle önemli eşikler atladık. Gerek kamuoyunun takibi gerekse davanın katılanlarının örgütlü mücadelesinin de katkısıyla pek çok belgeyi ve olayı gün yüzüne çıkarabildik. Ne var ki önümüzde hâlâ uzun, zorlu bir yol ve karanlığı aydınlatma görevi var.”

Avukatlar firari sanıklara ilişkin dosyada yer alan bilgilerle ilgili bir video hazırlayarak, paylaştı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği soru önergesinde, dava dosyasında 9 klasörün savcılar tarafından saklandığı iddiasını gündeme getirdi. Tanrıkulu önergesinde, şu sorulara yanıt istedi:

*10 Ekim Ankara Katliamının üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiş olup yargılamanın devam ettiği Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/287 E. Sayılı dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, katliamla ilgili soruşturmaya ait 9 klasör evrağın soruşturmayı yürüten savcılar tarafından saklandığı iddiaları doğru mudur?

*Katliam öncesi dönemde hakkında iletişime müdahale tedbiri uygulandığı anlaşılan Yakub Şahin’le ilgili ayrıca yine katliam öncesinde bir de ihbar bulunduğu ve bütün bunlara rağmen katliamdan önce Yakub Şahin hakkında gerekli işlemleri yapmadığı iddia edilen Gaziantep’teki kamu görevlileri ve özellikle Gaziantep Emniyet Müdürlüğü sıralı amirleri hakkında açılan idari ve adli bir inceleme ya da soruşturma var mıdır?

*Soruşturma yoksa, katliam failleri hakkında zamanında gerekenleri yapmayan ve böylece katliamın meydana gelmesinde sorumlulukları bulunan kamu görevlileri hakkında tarafınızdan idari ve adli soruşturma başlatılacak mıdır?

*10 Ekim 2015 günü Emek, Demokrasi ve Barış Mitingine yapılan saldırı sonrasında katliamla ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan “Ön İnceleme Raporu” belirtilen katliam failleri hakkında katliam öncesi alınan iletişime müdahale tedbirlerine dayanak olan adli makamların ve emniyetin elindeki bilgi ve belgeler nelerdir?

*Haklarında iletişime müdahale tedbirleri uygulanan katliam faillerinin buna rağmen katliamı gerçekleştirdikleri gerçeği karşısında, yukarıda belirtilen müfettiş raporunda, uygulanan iletişime müdahale tedbirleriyle ilgili katliamın önlenmesi konusunda bildirim eksikliği bulunup bulunmadığı hususu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ayrıca araştırılmış mıdır? Araştırılmışsa, akıbeti nedir?

Ankara, Altındağ ilçesinin Ulus semtindeki Ankara Garı kavşağında düzenlenen Barış Mitingine 10 Ekim 2015'te, saat 10:04 civarında intihar saldırısı düzenlendi. Olay yerinde 69 kişi, toplam 103 kişi ve iki saldırgan hayatını kaybetti. Saldırıyla ilgili iddianame 13 Temmuz 2016'da kabul edildi. 36 kişi hakkında dava açan savcılığın iddianamesinde, saldırı talimatını, İslam Devleti (IŞİD) Türkiye sorumlusu İlhami Balı'nın verdiği ifade edildi. İddianamede, Suruç saldırısını da aynı kişilerin organize ettiği belirtildi. İddianamede, Balı'nın da aralarında bulunduğu 14 sanık hakkında "birden çok kasten öldürme" suçundan 100'er kez ağırlaştırılmış müebbet, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet ile kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçlarından 5 bin 83 yıldan 7 bin 820 yıla kadar hapis cezaları istendi. Saldırıyla ilgili dava, 7 Kasım 2016'da başladı ve sürüyor.

Sanatçılardan Rasim Öztekin paylaşımları: 'Ustamızı kaybettik'

Usta oyuncu Rasim Öztekin'in dostları ve meslektaşları, ölüm haberinin verdiği üzüntüyü sosyal medya hesaplarından dile getirdi. Öztekin'in kavuğu teslim ettiği Şevket Çoruh da "Ustamızı kaybettik. Çok üzgünüm" dedi.

Türk tiyatro ve sinemasının usta oyuncusu Rasim Öztekin, pazar günü geçirdiği kalp krizinin ardından dün (8 Mart) hayatını kaybetti. Öztekin, pazar günü öğle saatlerinde arkadaşlarıyla mesajlaştıktan sonra fenalaşmış, 62 yaşındaki usta oyuncunun kalp krizi geçirdiği açıklanmıştı. Usta oyuncunun ölüm haberi tüm Türkiye'yi olduğu gibi dostlarını ve meslektaşlarını da derinden üzdü. Meslektaşları Öztekin'in ölüm haberinin verdiği üzüntüyü sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla dile getirdi. Rasim Öztekin geçtiğimiz eylül ayında sağlık sorunları nedeniyle kavuğunu Şevket Çoruh’a teslim etmişti. Çoruh, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Ustamızı kaybettik. Çok üzgünüm" dedi.

Rasim Öztekin, kavuğu Şevket Çoruh’a teslim gerekçesini açıkladığı yazısında kalp rahatsızlığından bahsetmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:

"Geleneksel Türk Tiyatrosunun simgesi Kavuk’u dört yıl önce ustam Ferhan Şensoy’dan teslim aldım. Kavuğu aldığım yaz, kalp yetersizliğinin yanına ciddi ritm problemleri de eklenince doktorum canlı performansı yasakladı. Kalbim, Kavuklu olarak tiyatro yapmama izin vermedi. Aslında bir bakıma kalp hastalığı nedeniyle çok sevdiğim tiyatrodan malulen emekli oldum. Projeyi, senaryosunu, çalışma koşullarını seçebildiğim, yorulduğumda dinlenebildiğim sinema ve dizi projelerinde yer alarak sanatın içinde bir şekilde var olarak moral buldum. Durum böyle iken, kavuğu çok bekletmeden bir tiyatrocu kardeşime devretmeye karar verdim. Büyük özverilerle ‘Baba Sahne’yi’ kuran, zorlu koşullarda tiyatro yapmaya ve tiyatroyu yaşatmaya çalışan Şevket Çoruh’a Türk Tiyatrosu’na bugüne kadar yaptığı ve yapacağı katkılardan dolayı kavuğu devredeceğim."

Usta sanatçının ölümünün ardından yapılan paylaşımlar şöyle:

Demet Akbağ: Çok canım yanıyor… Rasim Öztekin Ne çok sevinç, ne çok anı, ne çok hüzün… Ah arkadaşım, ah yol arkadaşım, çok üzgünüm…

Cem Yılmaz: Rasim Abimizin mekanı cennet olsun. Başımız sağ olsun. Tüm sevenlerine başsağlığı dilerim.

Can Yılmaz: Beraber çalışma şansı bulduğumuz, Türk sinema ve tiyatrosunun usta oyuncusu abimiz, Rasim Öztekin maalesef vefat etti. Kendisini tiyatro sahnesinde izlemiş şanslılardanım. Rasim abimize Allah'tan rahmet, ailesine ve sanat camiasına başsağlığı dilerim. Güle güle Bob Marley Faruk.

Orhan Aydın: Seni kaybetmek büyük kahır canım kardeşim… Toprağına kır çiçekleri tohumları serpeceğim.

Selçuk Yöntem: Sevgili Rasim ruhun mutlu olsun. Nur içinde yat. Tiyatro seni çok özleyecek.

Yılmaz Erdoğan: Tiyatroya gözümü açtığım gün tanıdığım, hep hayran olduğum, hep çok sevdiğim Rasim Ağbi'yi sonsuzluğa uğurladık. Çok üzgünüm. Mekanı cennet olsun.

Mert Fırat: Oynadığı her rolu kendine yakıştıran, karakterin sözünü kendi sözü yapan canım usta bir tek ölümü kendine yakıştıramadın. Gözümüz yaşlı kalbimiz yaptıklarınla dolu, naif gülüşünü ve bir de külliyatı miras bıraktın bize… Rasim Öztekin Mekanın cennet olsun…

Şoray Uzun: Sevgili ustamızı, canımız abimizi, çok güzel bir insanı Rasim Öztekin’i kaybettik maalesef.. Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum.. Başımız sağ olsun.. Bundan sonra bir yanımız hep eksik.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği bağışçısı, geleneksel Türk Tiyatrosu ustalarının kavuğunu devralmış ve taşımış oyuncu Rasim Öztekin'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Adli Tıp, Doğan Cüceloğlu'nun ölüm nedenini belirledi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu'nun (83) evinde ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Cüceloğlu'nun otopsi raporunu savcılığa sundu. Raporda, Cüceloğlu'nun kesin ölüm nedeni, "aort yırtılmasına bağlı doğal ölüm" şeklinde belirlendi. Öte yandan, Cüceloğlu'nun eşi Yıldız Cüceloğlu'nun evden çıktığını belirttiği 13.30 ile temizlik görevlisi M.Ç.'nin eve geldiğini söylediği 14.00 arasındaki sürede, evin çevresini gösteren güvenlik kamerası kayıtlarının incelendiği öğrenildi. AA'nın haberine göre Görüntülerin ifadelerle uyumlu olduğu, herhangi bir şüpheliye ve şüpheli bir duruma rastlanmadığı bildirildi. Psikolog ve yazar Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu 16 Şubat'ta, Beşiktaş Akatlar'daki evinde ölü bulunmuştu. Şüpheli ölüm üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında yapılan ilk incelemelerde, saat 14.00 sıralarında eve gelen temizlik görevlisi M.Ç.'nin Cüceloğlu'nu yerde yüzüstü gördüğü, eve gelen ekipler ve cumhuriyet savcısının Cüceloğlu'nun sırtüstü vaziyette ve üzerinde çarşaf örtülmüş şekilde buldukları belirtilmişti. Doğan Cüceloğlu'nun bir gözünün altında düşmeye bağlı olduğu değerlendirilen bir ize rastlanmıştı. Savcılık, Doğan Cüceloğlu'nun eşi Yıldız Cüceloğlu'nun evden ayrıldığını ifade ettiği 13.30 ila temizlik görevlisinin eve geldiği 14.00 arasındaki zaman diliminde, evi gösteren güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesini istemişti. Olay yerinde alınan ilk ifadelerde ise Cüceloğlu'nun eşi Yıldız Cüceloğlu'nun, saat 13.30'da evden çıktığını, bilinen bir rahatsızlığı olmayan eşinin 2 yıl önce kalp ameliyatı geçirdiğini anlatarak, temizlik görevlisine de güvendiklerini söylediği öğrenilmişti.

NASA, Mars’tan yeni fotoğraf paylaştı

18 Şubat'ta Mars'a iniş yapan Perseverance keşif aracı, Kızıl Gezegen Mars'ta ilk sürüşünü gerçekleştirmesi ardından toplamda 70 metrelik sürüş mesafesine ulaştı. NASA, aracın çektiği yeni bir görüntüyü de paylaştı. 18 Şubat'ta Mars'a iniş yapan ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) keşif aracı Perseverance, Kızıl Gezegen'de yaşam belirtileri aramaya devam ediyor. Uzay aracı, o günden beri, iniş yaptığı Jezero Krateri'nden görüntüler yollamaya devam ediyor. 4 Mart Perşembe günü ilk sürüşünü yapan araç, şimdiye kadar toplamda 70 metre sürüş gerçekleştirdi. NASA, aracın 70 metrelik sürüşünü, Mars’tan yeni bir fotoğrafla birlikte paylaştı. Perseverance, ABD'nin Florida'daki Cape Canaveral Uzay İstasyonu'ndan fırlatıldıktan sonra yaklaşık 7 aylık ve 470 milyon kilometrelik yolculuğun ardından 18 Şubat'ta Mars'a inmişti. Uzay aracı, o günden beri, iniş yaptığı Jezero Krateri'nden görüntüler gönderiyor. Jezero, Kızıl Gezegen'in ekvator çizgisinin biraz kuzeyinde bulunan ve çarpma etkisiyle oluşmuş 49 km çapında bir krater. Araç, Mars'ta kalışı süresince, gezegenin jeolojik yapısını, geçmişte ikliminin nasıl olduğununu inceleyecek, kaya örnekleri toplayacak ve geçmiş yaşam izlerini araştıracak. Üzerindeki ekipman sayesinde mikroskobik görüntü elde edebilen Perseverance'ın elde ettiği veriler Dünya'ya gönderilerek değerlendiriliyor.

Korona haberlerine gelince:

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a güldüren aşı yanıtı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine "Sıran geldiğinde aşı olacaktın, neden gidip oldun?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, “Yalan söyleyenler utanır, ben yalan söylemedim, asla öyle bir laf da etmedim. ‘Sen vatandaş Kemal’im diyordun, sıram gelirse aşımı olacağım diyordun, neden gidip aşı oldun?' diyor. E sıram geldi de ondan aşı oldum. Allah akıl fikir versin ne diyeyim, işte bu zihniyet ülkeyi yönetiyor” dedi. Türkiye’ye corona virüsü aşısının ilk geldiği günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca genel başkanları “topluma örnek olmak için” aşı olmaya davet etmişti. Bu çağrıya olumsuz yanıt veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise aşı için sırasını bekleyeceğini açıklamıştı. 72 yaşındaki Kılıçdaroğlu, 70 yaş üstüne yapılmaya başlanmasının ardından 12 Şubat günü aşısını oldu.

'Çok yüksek riskli' Sinop'ta yeni kararlar peş peşe geldi: Okullardan çıkış yasak

Sağlık Bakanlığınca açıklanan verilere göre, haftalık 100 bin nüfusa karşılık gelen koronavirüs vaka sayısı 314,15'e yükselen Sinop'ta, İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından bazı ek tedbirler alındı. Buna göre; il ve ilçe girişlerinde 24 saat süreyle HES kodu sorgulaması yapılacak. Ayrıca öğrenciler okulda bulundukları süre içerisinde okul dışına çıkamayacak.

Valilikten yapılan açıklamada, İl Hıfzıssıhha Kurulunun Vali Ömer Karaömeroğlu başkanlığında toplandığı belirtildi. Kurul toplantısında, kent genelinde salgınla mücadele kapsamında bazı ek tedbirlerin alındığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimiz genelinde binaların önü ve girişlerinde iki veya daha fazla kişinin bir arada oturarak ya da ayakta durarak sohbet etmesi, çay ve sigara içilmesi gibi sosyal mesafenin ihlal edildiği kalabalığa sebep olabilecek ayaküstü sohbetlerin yapılmaması için, Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından gerekli uyarıcı bilgilendirmenin yapılmasına karar verilmiştir. Kurulumuzca ayrıca il ve ilçe girişlerinde 24 saat süreyle HES kodu sorgulaması yapılmasına, öğrencilerin de okulda bulundukları süre içinde okul dışına çıkmamaları karara bağlanmıştır."

Açıklamada ayrıca, vaka sayılarının azaltılmasına yönelik kent genelinde ilgili kuruluşlarca çeşitli yöntemlerle bilgilendirmeler yapılmasına ve kolluk kuvvetlerince denetimlerin sıklaştırılmasına karar verildiği kaydedildi. (AA)

Ücretsiz izin ve işten çıkarma yasağı uzatıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla, ücretsiz izin ve işten çıkarma yasağı iki ay daha uzatıldı. Turizm sektörü de dahil olmak üzere, şirketlerin bir süredir talep ettiği ücretsiz izin ve işten çıkarma yasağı Cumhurbaşkanı kararıyla iki ay daha uzatıldı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, 4857 sayılı İş Kanunu’nda işçilerin iş akitlerinin feshedilmesinin önüne geçilmesine yönelik düzenlemeyi içeren geçici 10’uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen süreler, 17 Mart’tan itibaren 2 ay daha uzatıldı. İş Kanunu’na 16 Nisan 2020’de eklenen geçici madde ile iş veya hizmet sözleşmelerinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilmesi yasaklanmıştı. Ayrıca geçici maddede işverene, çalışanlarını 3 aylığına ücretsiz izne ayırmasına ilişkin düzenlemeye de yer verilmişti. Cumhurbaşkanı kararı ile söz konusu işten çıkarma ve ücretsiz izne ayırılmasına ilişkin düzenlemelerin süresi, 17 Mart’tan itibaren 2 ay daha uzatıldı. 2020 yılı nisan ayında başlanılan nakdi ücret desteği uygulaması ile 2021 yılı için günlük 47,70 TL ödeme yapılıyor. Nakdi Ücret Desteği, bir ay içerisinde en fazla 30 gün olmak üzere işçinin kendisine ödeniyor. Geçtiğimiz aylarda nakdi ücret desteği ve işten çıkarma yasağı ile ilgili karar verildiğinde ayrıca kısa çalışma ödeneği için de düzenleme yapılıyordu. 19 Şubat 2021 tarihinde alınan kararla koronavirüs ile mücadele kapsamında iş yerlerinde uygulanan kısa çalışma ödeneğinin süresi, 31 Mart 2021 tarihine kadar uzatılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şubat ayında yaptığı açıklamada kısa çalışma ödeneğinin mart ayı sonunda kaldırılacağını açıklamıştı. Bu nedenle bugün Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, kısa çalışma ödeneğinin uzatılmasıyla ilgili bir ifade yer almadı. Başta turizm olmak üzere, sektörlerin kısa çalışma ödeneğinin uzatılması, aksi taktirde çok sayıda insanın işini kaybedeceği konusunda 'uyarı' yapmıştı. Uzmanlar, uygulamanın kalkması ile birlikte, işsiz sayısında artış olabileceği uyarısı yapıyor.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

"Günün Şiiri" köşemizde sizlerle 22 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Salâh Birsel'in bir şiirini paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

Bir Şairin Ölümü

Kimse inanmaz

Benim hafif-makineliyle öldüğüme

Veya ayrıldığıma dünyadan

Benim de başkentte bi odam

Şiir kitaplarım

Üniversitede adım

Ve arkadaşım vardı

Ünüm de olurdu

Yaşasaydım

#SalâhBirsel

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Ardeşen'in Kurtuluş Günü:

10 Mart 1918 tarihi Rize'nin Ardeşen ilçesinin Türk ordusu tarafından Rus ve Ermeni işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Ardeşen ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Pazar'ın Kurtuluş Günü:

10 Mart 1918 tarihi Rize'nin Pazar ilçesinin Türk ordusu tarafından Rus ve Ermeni işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Pazar ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

10 Mart 1864 - Ulysses S. Grant, Amerikan İç Savaşı sırasında, Abraham Lincoln tarafından Kuzeyli Birlik (Union) Genel Komutanlığı'na tayin edildi.

10 Mart 1876 - Graham Bell ile yardımcısı Thomas Watson, ilk telefon görüşmesini yaptılar.

10 Mart 1910 - Hollywood'da çekilen ilk film olan In Old California gösterime girdi.

10 Mart 1919 - Çin'de kölelik kaldırıldı.

10 Mart 1919 - Ali Fethi Okyar İngilizler tarafından tutuklandı.

10 Mart 1919 - Osmanlı İmparatorluğu'nda Ahmed Tevfik Paşa hükûmeti düştü yerine Damat Ferit Paşa hükûmeti kuruldu.

10 Mart 1920 - Yunanistan başbakanı Venizelos'un da katıldığı toplantıda, İstanbul'un resmi işgaline ve Kuvâ-yi Milliye öncülerinin tutuklanmasına karar verildi.

10 Mart 1939 - Büyük Temizlik toplanan Tüm Birlik Komünist Partisi (Bolşevik) 18. Kongresi başladı. Kongrede Bolşevik Parti Marşı partinin yeni marşı olarak belirlendi.

10 Mart 1944 - Yunan İç Savaşı: Ulusal Kurtuluş Siyasi Komitesi Ulusal Kurtuluş Cephesi tarafından kuruldu.

10 Mart 1945 - Tokyo Büyük Bombardımanı.

10 Mart 1952 - Küba'da Fulgencio Batista önderliğinde askerî darbe.

10 Mart 1956 - Kıbrıs Başepiskoposu III. Makarios'un, 9 Mart günü sınır dışı edilmesinden sonra Kıbrıs'ta ayaklanmalar başladı.

10 Mart 1956 - ABD'nin Florida eyaletinden Fas'a giden ve iki adet nükleer başlık kapsülü taşıyan uçak Akdeniz üzerinde kayboldu, uçağın enkazı ise bulunamadı.

10 Mart 1969 - Amerikalı siyahi lider Martin Luther King'in katili James Earl Ray, 99 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

10 Mart 1971 - Bir gün önceki başarısız askeri darbe teşebbüsünün ardından, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç'ın Başkanlığında toplanan "Genişletilmiş Komuta Konseyi" toplantısında, "Olayları önlemede Hükümetin yetersiz kaldığı" ifade edildi ve 12 Mart günü Hükûmete muhtıra verilmesi kararı alındı.

10 Mart 1972 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkındaki idam kararlarını, 53 red, altı çekimser, 238 kabul oyuyla onayladı.

10 Mart 2000 - Diyarbakır 1 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, kapatılan Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ı, halkı ırk ve din farklılığı gözeterek, kin ve düşmanlığa açıkça tahrik ettiği gerekçesiyle bir yıl hapisle cezalandırdı.

10 Mart 2004 - Yargıtay Birinci Ceza Dairesi, yedi TİP'li öğrenciyi öldürdüğü için yedi kez idam cezasına çarptırılan Haluk Kırcı'nın cezasının, 48 ayı hücrede olmak üzere müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmesine ilişkin kararı onadı.

10 Mart 2004 - Kostas Karamanlis Yunanistan başbakanı oldu.

10 Mart 2005 - Garri Kasparov satranç turnuvalarına katılmayacağını açıkladı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

10 Mart 1628 - Marcello Malpighi, İtalyan biyolog (ö. 1694)

10 Mart 1794 - Henriette d'Angeville, İsveçli tırmanıcı (ö. 1871)

10 Mart 1844 - Pablo de Sarasate, İspanyol kemancı ve besteci (ö. 1908)

10 Mart 1845 - III. Aleksandr, Rus Çarı (ö. 1894)

10 Mart 1845 - Hallie Quinn Brown, ABD'de siyah kadınların örgütlenmesine öncülük eden eğitimci (ö. 1949)

10 Mart 1858 - Henry Watson Fowler, İngiliz bir öğretmen, sözlükbilimci ve yorumcu (ö. 1933)

10 Mart 1873 - Jakob Wassermann, Alman yazar (ö. 1934)

10 Mart 1876 - Ali Faik Ozansoy, Şair (ö. 1950)

10 Mart 1891 - Sam Jaffe, Amerikalı aktör (ö. 1984)

10 Mart 1898 - Zati Sungur, İllüzyonist (ö. 1984)

10 Mart 1903 - Bix Beiderbecke, Amerikalı müzisyen, caz tarihinin en özgün beyaz trompetçilerinden (ö. 1931)

10 Mart 1904 - Ralph Kronig, Alman fizikçi (ö. 1995)

10 Mart 1920 - Boris Vian, Fransız yazar ve müzisyen (ö. 1959)

10 Mart 1920 - Kenan Pars, Sinema oyuncusu (ö. 2008)

10 Mart 1927 - Jupp Derwall, Alman futbolcu ve teknik direktör (ö. 2007)

10 Mart 1930 - Galip Erdem, Gazeteci (ö. 1997)

10 Mart 1931 - Edip Günay, Müzikolog (ö. 2010)

10 Mart 1937 - Joe Viterelli, Amerikalı aktör (ö. 2004)

10 Mart 1940 - Chuck Norris, Amerikalı yapımcı ve oyuncu.

10 Mart 1940 - Defne Yalnız, Tiyatro ve sinema sanatçısı.

10 Mart 1943 - Fikret Ünlü, Siyasetçi (ö. 2019)

10 Mart 1950 - Abdurrahman Yalçınkaya, Hukukçu ve eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı.

10 Mart 1955 - Mehmet Necmettin Ahrazoğlu, Siyasetçi (ö. 2021)

10 Mart 1957 - Usame bin Ladin, El-Kaide örgütünün kurucusu (ö. 2011)

10 Mart 1958 - Sharon Stone, Amerikalı sinema oyuncusu.

10 Mart 1959 - Sinan Aygün, İş adamı ve siyasetçi.

10 Mart 1962 - Yaşar Alptekin, Manken, dansçı ve oyuncu.

10 Mart 1973 - John LeCompt, Amerikalı müzisyen.

10 Mart 1975 - DJ Aligator, İran asıllı Danimarkalı DJ ve prodüktör.

10 Mart 1975 - Sima Sarıkaya, Türk pop müzik yorumcusu, oyuncu, besteci.

10 Mart 1976 - Frantz Granvorka, Fransız voleybolcu.

10 Mart 1979 - Alexander Khuon, Alman oyuncu.

10 Mart 1981 - Monika Bejnar, Leh atlet.

10 Mart 1983 - Carrie Underwood, Amerikalı şarkıcı.

10 Mart 1986 - Grete Havnesköld, İsveçli sinema oyuncusu.

10 Mart 1986 - Gizem Yavuz, Basketbolcu.

10 Mart 1994 - Bad Bunny, Porto Riko'lu şarkıcı.

10 Mart 1997 - Belinda Bencic, İsviçreli tenisçi.

10 Mart 2001 - Alyssa Carson, Amerikalı astronot.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

10 Mart 1832 - Muzio Clementi, İtalyan besteci (d. 1752)

10 Mart 1861 - Taras Grigoroviç Şevçenko, Ukraynalı şair ve ressam (d. 1914)

10 Mart 1872 - Giuseppe Mazzini, İtalyan milliyetçisi, siyasetçi, avukat, aktivist, gazeteci, yazar ve mason (d. 1805)

10 Mart 1913 - Harriet Tubman, Siyahi Amerikalı kölelik karşıtı eylemci, Süfrajet, Sivil haklar eylemcisi ve Amerikan İç Savaşı sırasında Konfederasyon aleyhine çalışıp Birlik lehine casusluk yapmış hemşire (d. 1822)

10 Mart 1937 - Yevgeni İvanoviç Zamyatin, Rus yazar (d. 1884)

10 Mart 1938 - Mehmet Şükrü Koç, Hukukçu ve milletvekili (d. 1887)

10 Mart 1940 - Mikhail Bulgakov, Rus romancı (d. 1891)

10 Mart 1945 - Aleksandr Hatisyan, Ermeni siyasetçi ve gazeteci (d. 1874)

10 Mart 1963 - Naci Kasım, Saatli Maarif Takvimleri'nin kurucusu (d. 1884)

10 Mart 1965 - Jean Boyer, Fransız film yönetmeni ve şarkı sözü yazarıdır (d. 1901)

10 Mart 1966 - Frits Zernike, 1953 yılında kendi buluşu olan Faz kontrast mikroskobu ile Nobel Fizik Ödülü'nü kazanan Hollandalı fizikçi (d. 1888)

10 Mart 1980 - José Américo de Almeida, Brezilyalı yazar (d. 1887)

10 Mart 1985 - Konstantin Çernenko, Sovyet politikacı (d. 1911)

10 Mart 1986 - Ray Milland, İngiliz oyuncu (d. 1907)

10 Mart 1988 - Andy Gibb, Birleşik Krallık doğumlu Avustralyalı şarkıcı (Bee Gees topluluğu) (d. 1958)

10 Mart 1989 - Salim Ağırbaş, Baterist

10 Mart 1993 - Emil Galip Sandalcı, Gazeteci (d. 1922)

10 Mart 1996 - Marc de Jonge, Fransız aktör (d. 1949)

10 Mart 1998 - II. Karekin Kazancıyan, İstanbul Ermeni Patriği ve Türkiye Ermenileri Ruhani Başkanı (d. 1927)

10 Mart 1998 - Lloyd Bridges, Amerikalı oyuncu (d. 1913)

10 Mart 1999 - Salah Birsel, Şair ve deneme yazarı (d. 1919)

10 Mart 1999 - Oswaldo Guayasamín, Ekvadorlu ressam, heykeltıraş, grafik sanatçısı ve muralist (d. 1919)

10 Mart 2000 - Nim Chimpsky, maymun (d 1973)

10 Mart 2004 - Nesibe Zeynalova, Azeri oyuncu (d. 1916)

10 Mart 2008 - Kenan Pars, Sinema oyuncusu (d. 1920)

10 Mart 2010 - Corey Ian Haim, Kanadalı oyuncu (d. 1971)

10 Mart 2012 - Jean Henri Gaston Giraud, Fransız çizgi film yapımcısı, çizer ve yazar (d. 1938)

10 Mart 2013 - Metin Serezli, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, seslendirme sanatçısı (d. 1934)

10 Mart 2017 - Joan Elise Sledge, Amerikalı siyahi kadın pop-dans müziği şarkıcısı, yapımcı ve söz yazarıdır (d. 1956)

10 Mart 2017 - John Surtees, Britanyalı motosiklet ve otomobil yarışçısıdır (d. 1934)

10 Mart 2018 - Count Hubert James Marcel Taffin de Givenchy, Fransız moda tasarımcısı (d. 1927)

10 Mart 2018 - Nur Subaşı, Tiyatro ve seslendirme sanatçısı (d. 1942)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Çarşamba.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?