Pandemide Borçlar ve İflaslar

Küresel borçlar, 2020 yılında 281 trilyon dolara yükselirken; TÜRKİYE’nin toplam borcu 1 trilyon 281 milyar dolara çıktı.

Gelişen ülkeler arasında borcun milli gelire oranı en çok artan ülke ÇİN, daha sonra da TÜRKİYE oldu. TÜRKİYE’ de toplam borcun milli gelire oranı % 138,2 ‘ den % 174’ e yükseldi.

TÜRKİYE, aynı dönemde iflas sayısı artışında ise dünyada birinci sırada yer aldı. Neden mi? Ekonomideki kırılganlığının temel sebeplerinden biri, pandemide şirketlere yapılan destekler kredilerle sınırlı kaldı ve bu da iflasları beraberinde getirdi.

Dünya geneline baktığımız zaman 2021 yılında da ülkelerin yarısının finansal krizden bu yana gördüğü en yüksek seviyelerle rekor kıracak olması dikkat çekiyor. Temel istisnalar AMERİKA, JAPONYA ve ALMANYA olacaktır. Politika yapıcıları artık hassas bir süreci ölçü ve dengeyle yönetmek zorundalardır. Daha güçlü başlangıç koşullarına sahip olduğu, karantina önlemlerinin daha kısa ve daha az katı olduğu, ekonominin daha erken açıldığı ve daha büyük mali canlandırma önlemlerinin alındığı Almanya diğer ülkelere göre bu krize karşı daha dayanıklı olacaktır. Ancak, iflasların 2019 yılında tarihi olarak en düşük seviyeye gerilediği bu ülke için de 2021 yılı sonunda iflaslarda yeniden %12 artış beklentisi söz konusudur.

Şirketlerin Brexit nedeniyle krizden önce zaten faaliyetlerinin ve marjlarının darbe aldığı ve karantina önlemlerinin de daha uzun ve katı olduğu İngiltere’de ise iflaslar 2021 yılına kadar yeniden %43 oranında artarak 2009 seviyesinin altında kalacaktır.

Büyük ölçekli iflasların domino etkisi yarattığı AMERİKA’ da ise borsaya kote edilmiş şirketlerin iflaslarındaki artışlar dikkat çekicidir. Büyük çaplı şirketlerin iflası, tedarik zincirleri üzerinde baskı yaratmaktadır. Bu durumdan, sadece bu şirketlerin tedarik kesintisine uğrayan ve hızla (maliyetli) alternatifler bulmak zorunda kalan müşterileri değil, ödeme alamadıkları için finansal risk altında kalan ve bu yüzden uzun ve pahalı yasal prosedürlere başvurmak zorunda kalan kendi tedarikçileri de etkilenmektedir.

Şirketlere sağlanan mevcut desteğin arttırılması veya uzatılması kısa vadede iflasları sınırlayabilecekken, orta ve uzun vadede zombi şirketlerin artmasına neden olarak iflas risklerini arttırabilir.

Fırtına öncesi sessizlik mi?

Karantina önlemleri döneminden çıkış şirketlerin likiditesi üzerinde daha fazla baskı yaratmaktadır. Çünkü ticari faaliyetlerin yeniden başlaması işletme sermayesi gereksinimini arttırmaktadır. Ancak, Covid-19 şokunun iflaslara dönüşmesini erteleyen üç etkenden söz edebiliriz. Bu üç etken iflasların önemli bir kısmını 2020 yılı sonuyla 2021 yılının ilk yarısı arasındaki döneme ertelemektedir.

Şirketlerin likidite krizine girmesini önlemek için hükümetlerin devreye soktuğu birçok acil durum müdahalesi: vergi ertelemeleri, devlet kredileri ve garantileri, ücret sübvansiyonları ve borç moratoryumları.

Karantina önlemlerinin özellikle çok fazla dijitalleşmemiş iş mahkemeleri üzerindeki etkisi: Bu durum resmi iflas kayıtlarında duraksamalar ve gecikmelere neden oldu ve birikmiş işleri çözme konusunda sınırlı kapasiteye sahip ülkelerin istatistiklerinde belirgin bir baz etkisi yarattı.

İflas başvurusunda bulunmadan önce şirketlere zaman ve esneklik kazandırmak için tasarlanmış geçici iflas rejimi değişiklikleri; Belirli koşullar altında iflas başvurusu yapma yükümlülüğünün askıya alınması, başvuru sürelerinin uzatılması, bir şirkete karşı belirli alacaklı eylemlerini önlemek için moratoryum ilan edilebilmesi, iflasın devreye girmesini gerektiren ve tasfiye başvurusuna yolu açan ödenmemiş borç eşiği sınırının yükseltilmesi vb. geçici değişiklikler. Almanya, Fransa ve İngiltere gibi başlıca Avrupa ülkeleride geçici değişiklikler konusunda özellikle aktif davranırken daha küçük ülkelerde de aynı uygulamaların devreye sokulduğu görüldü. Ancak, iflas çerçevelerinde geçici olarak gidilen bu değişikliklerin hiçbirinin yürürlükten kalkış zamanı aynı değil. Haliyle bu da doğal gidişatlarına izin verilmeleri mi gerektiği konusunda bir tartışma yaratmaktadır.

Serra Aytaç[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?