Bu hafta sonu vergi borcu ödemeye gidenlere muafiyet var

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sokağa çıkma yasağında vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altında bulunanlar hariç) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlar hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçilere gidip gelebiliyor.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Kilisenin kapısında iki dilenci ayrı ayrı dileniyormuş. Biri temiz, nur yüzlü, diğeri pasaklı, karanlık suratlı, insanların yüzüne bakmaktan kaçındıkları cinsten biriymiş.

Temiz, nur yüzlü olanının önünde bir yazı varmış:

"Ben yoksul bir Hıristiyanım, lütfen yardım edin."

Karanlık suratlı olanın da önünde bir yazı varmış:

"Bütün varlığını kumarda ve zinada kaybetmiş bir Yahudiyim. Paraya ihtiyacım var."

Pazar ayininden çıkanların hepsi öfkeyle Yahudi dilencinin önünden geçip, nur yüzlü Hıristiyan dilenciye sadaka veriyorlarmış. Haftalarca böyle sürüp girmiş bu iş. Sonunda kilisenin papazı Yahudi dilenciye acımış. Yanına yaklaşıp:

-"Bak, haftalardır avuç açıyorsun burada. Tek kuruş sadaka toplayabilmiş değilsin." demiş. "Seni gören hiddetleniyor, parayı diğer dilenciye veriyor. Şu önündeki yazıyı kaldırsan. Yahudi olduğunu söylemesen, kumarı ve zinayı falan işe karıştırmasan. Üç beş de sen kazanırsın, karnın doyar."

Yahudi dilenci gülümsemiş, diğer dilenciye dönüp şöyle demiş:

-"Bre Salomon, işittin mi? Papaz bize ticaret öğretiyor."

(Fıkrayı bana ileten Fahri Kalın abime çok teşekkür ediyorum.)

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Ve insan, karşısına çıkan her engeli aşmış, her düşmanı yenmiş. Yalnız bir tanesinin üstesinden gelememiş. Evet, yalnızca kendisini yenememiş. İnsanlık nasıl da nefret ediyor kendi kendisinden." demiş John Steinbeck...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Tavuğu haşlarken suyuna 1 diş sarımsağı soymadan atın. Daha lezzetli olduğunu göreceksiniz."

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"İnsan kalbinin yarattığı basınç, kanı 10 metre yüksekliğe fışkırtmaya yeterlidir. Kalbimizin attığını hissetmemiz de bundan. Tüm vücuda kanı dağıtabilmek için böyle yüksek bir basınç ve buna dayanacak kadar sağlam bir organ gerekiyor."muş.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

İçişleri'nden flaş hafta sonu kararı

Vergi borcu ödemesi/yapılandırmasında son tarih 1 Mart olduğu için, bu hafta sonuna özel vergi daireleri açık olacak. İçişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlıkları arasında yapılan görüşmeler kapsamında vergi borcu ödemesi ve yapılandırmasında son tarih olan 1 Mart Pazartesi günü vergi dairelerinde yoğunluk yaşanmaması için vergi dairelerinin hafta sonunda da açık olması için 81 il valiliğine genelge gönderildi. “Vergi ve Borç Yapılandırma” konulu genelgede, vergi ve diğer bazı borçların yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler içeren 7256 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandıran vatandaşların peşin veya taksitler halinde ödeyebilecekleri son tarihin 1 Mart 2021 Pazartesi günü olduğu belirtildi. Genelgede Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılandırma kapsamında vergi borçlarını hafta sonu ödemek isteyen vatandaşların gelen talepler dikkate alınarak sokağa çıkma kısıtlamasının uygulanacağı 27 ve 28 Şubat Cumartesi ve Pazar günlerinde vergi dairelerinin açık bulundurulmasına karar verildiği ifade edildi. Yapılandırma kapsamında olan diğer kamu idarelerinin de kurumlarınca uygun görülmesi halinde aynı tarihlerde açık bulunabileceği belirtildi. Bu çerçevede ödemenin son tarihi olan 1 Mart günü yoğunluk yaşanmaması ve vatandaşların kanunun getirmiş olduğu imkânlardan azami ölçüde yararlanılabilmesi amacıyla 27 ve 28 Şubat Cumartesi ve Pazar günlerinde güzergah ve muafiyet sebebiyle sınırlı olacak şekilde vatandaşlar, yapılandırılan borçlarını ödemek üzere vergi daireleri ile diğer kamu idarelerine gidebilecek. Ödeme yapmak isteyen vatandaşlar, sokağa çıkma kısıtlamasından yapılandırılan borcun ödemesini yapmak üzere sokağa çıktıklarını gösterir belgeyi (borç yapılandırmasına ilişkin başvuru dilekçesi, ödeme planı vb.) yanlarında bulundurmak ve istenildiğinde ibraz etmek kaydıyla muaf olacak. Ödemelerin yapılacağı vergi daireleri ile kamu idarelerinde görevli personel ise kurum kimliklerini ibraz etmek kaydıyla sokağa çıkma kısıtlamasından istisna olacak. (İHA)

AKP’li kum çetesinin hırsızlığı Meclis'e taşındı: 'İstifaya davet ediyorum'

Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinde binlerce kamyon kum hırsızlığı yapan 20 kişilik çete operasyon sonucu geçtiğimiz hafta yakalanmıştı. “Orman arazisini kazma, alma, satma ve değişik yerlere stoklama ile çevreye, doğaya, ormana ve ekolojik dengeye zarar vermek” suçlamasıyla gözaltına alınanlar arasında AKP’li belediye meclis üyeleri ile ilçe yöneticileri de bulunuyor.

CHP Antalya Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Rafet Zeybek konuyu verdiği soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, Kaş ilçesinde yaşanan kum hırsızlığı ve bu hırsızlığa AKP’li meclis üyelerinin de karıştığı iddialarını ve sürecin hangi aşamada olduğunu soruldu. Zeybek, önerge ile birlikte yaptığı yazılı açıklamada "Kaş’ta siyasilerin karıştığı rantın, talanın ve yağmanın önüne bu sefer yargı geçti. İsmi geçen AKP’li meclis üyelerini istifaya davet ediyorum, çünkü siyasi etik bunu gerektirir" dedi. AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamayla 2020’yi turizmde "Patara Yılı" ilan etmişti. Ardından Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan 20 Ağustos 2020’de antik kenti ve ünlü kumsalı ziyaret etmişti.(Sözcü)

Bill Gates, neden iPhone yerine Android telefonları tercih ettiğini açıkladı

Dünyanın en başarılı iş insanlarından Bill Gates, Clubhouse'da katıldığı bir sohbette neden bir iPhone yerine Android telefon tercih ettiğini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre bazı Android telefonların Microsoft uygulamalarını ön yüklü olarak sunması, Gates'in işini kolaylaştırdığı için ünlü iş insanı yanında bir Android telefon taşımayı tercih ediyor. Teknoloji devi Microsoft’un kurucusu Bill Gates, şimdilik sadece iOS platformunda kullanılabilen Clubhouse adlı uygulamayı sıklıkla kullanan iş insanlarından birisi oldu. Genellikle gündem ve kendi hayat tarzı ile ilgili konuşan Gates, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir sohbette dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gates, bahsi geçen Clubhouse sohbetinde neden iPhone yerine Android işletim sistemine sahip akıllı telefon kullandığını açıkladı. Gates’e göre Android telefonlarda ön yüklü olarak gelen Microsoft uygulamaları, Gates’in işini bir hayli kolaylaştırıyor ve ünlü milyarder bu yüzden iPhone kullanmaktan çekiniyor. Bill Gates, söz konusu Clubhouse sohbetinde gazeteci Andrew Ross Sorkin’in sorularını yanıtladı. Gelen sorulardan biri, sadece iOS platformunda kullanılan Clubhouse’a katılan Gates’in Android dışında sürekli olarak bir iPhone kullanıp kullanmadığıydı. Ünlü milyarder, dünyadaki her şeyi yakından takip edebilmek için bir iPhone’a sahip olduğunu, ancak yanında sadece Android işletim sistemine sahip akıllı telefon taşıdığını dile getirdi. Gates’in açıklamasında şu ifadeler de yer aldı; "Birçok Android işletim sistemine sahip akıllı telefon üreticisi, Microsoft yazılımına sahip uygulamaları ön yüklü bir şekilde sunuyorlar. Yazılımın işletim sistemi ile nasıl bağlantılı olduğu konusunda çok daha esnekler.” (GerçekGündem)

Korona haberlerine gelince:

TTB: Test sayısı yüzde 28 düştü, vaka sayısı yüzde 50 arttı

Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Şubat 2021” sonuçlarını bir basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu. Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve Dr. Alican Bahadır ile TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, Kol Sekreteri Dr. Sibel Uyan ve kol üyesi aile hekimleri katıldı. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sağlık Bakanlığı’nın şeffaflıktan yoksun yaklaşımı nedeniyle sahadan veri almak zorlaşmışken “Aile Hekimliği Pandemi Anketi”nin bu ihtiyacı gideren önemli bir çalışma olduğunu belirtti. Test sayılarının son bir ayda yüzde 28 oranında düştüğüne, buna karşın vaka sayısının giderek arttığına dikkat çeken Korur Fincancı, bu koşullarda bir açılma tartışmasının yürütülemeyeceğini dile getirdi. Dr. Ali İhsan Ökten yeni vaka sayısının kısa sürede yüzde 50’lik artışla 6 bin 500’ten 9 bin 500’e yükseldiğini ve test sayısının da düştüğünü vurguladı.

“Aile Hekimliği Pandemi Anketi Şubat 2021” sonuçlarını ise Dr. Emrah Kırımlı paylaştı. Ankette şu sonuçlar dikkati çekti:

"Aile hekimi başına düşen Covid-19 hasta sayısı ortalaması 2,93’e, izlemde olan hasta sayısı ortalaması 6,06’ya düştü. Fakat bu, sonbahardaki deneyimlerinden de hareketle tedbirlerin esnetilebileceği bir düşüş anlamına gelmemeli. Aile hekimlerinin yüzde 59’u vakaları ve temaslıları izlem sayısının düştüğünü söylerken, yüzde 30’u artış bildirdi. Aile hekimleri aşılama sırasında karşılaştıkları bazı sorunları şöyle sıraladı: Aşı tedariğinin çok plansız olması ve bazı hastaların ikinci doz aşı için gelip geri dönmek zorunda kalması, aşı randevu sisteminin çok sorunlu olması ve bazen aynı saat içinde 10 randevu dahi verilebilmesi, bazı hastaların nasıl randevu alacağını bilememesi, randevu alma odalarına da ihtiyaç duyulması, aile sağlığı merkezlerinde riskin artması, aile hekimlerinin iş yükünün artması fakat ek ödemelerini alamaması, basında yeterli açıklama ve bilgilendirme yapılmaması."

Aralık ve Ocak ayında aile sağlığı merkezlerinde Covid-19 geçiren sağlık çalışanı oranı yüzde 68 iken, bu oran Şubat ayında yüzde 75’e yükseldi. Aile hekimlerinin çoğunluğu cerrahi maske, N95/FFP maske, eldiven, siperlik ve yüzey temizleyici gibi koruyucu ekipman destekleri için “yetersiz” veya “çok yetersiz” yanıtı verdi.(BirGün)

Öğretmenlerin koronavirüse karşı aşılanma süreciyle ilgili detaylar belli oldu

Yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında, öğretmenlerin öncelikli aşılanacak gruplara dahil edilmesinin ardından köy okullarında görevli olanlardan başlanan aşılamaya yüz yüze eğitime geçiş sıralamasına göre devam edilecek. "Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi" kapsamında öğretmenlerin öncelikli gruplara dahil edilmesinin ardından Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan liste Sağlık Bakanlığına gönderildi. 24 Şubat'ta ilk olarak Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile Çorum'un Sungurlu ilçesindeki Arifegazili İlkokulunda görev yapan öğretmenler, Kovid-19 aşısının birinci dozunu yaptırdı. Öğretmenlerin aşılanması, yüz yüze eğitime geçiş sürecindeki sıralamaya göre sürdürülecek. Bu kapsamda, ülke genelinde 15 Şubat'ta yüz yüze eğitime geçen köy okullarındaki öğretmenlere Kovid-19 aşısı uygulanmaya başladı. Köy okullarıyla aynı tarihte yüz yüze eğitime başlayan anaokullarındaki öğretmenlerin aşılanmasına da başlanacak. Aşılamaya ilkokul ile 8'inci ve 12'nci sınıf öğretmenleriyle devam edilecek. Normalleşme süreci kapsamında, ilkokullar ile 8'inci ve 12'nci sınıflarda 1 Mart Pazartesi yüz yüze eğitime başlanacağı için aşılamaya buralarda görev yapan öğretmenlerle devam edilecek. Çok programlı Anadolu liseleri, güzel sanatlar ve spor liselerinin tüm sınıfları da uygulama derslerini 1 Mart'tan itibaren yüz yüze yapmaya başlayacak. Bu kapsamda yüz yüze eğitime katılan ilgili alanların öğretmenleri de aşılamada öncelikli olacak. Yüz yüze eğitime başlanacak ilkokul ve ortaokul kademesindeki özel eğitim okulları ile diğer okullar bünyesindeki özel eğitim sınıfları öğretmenlerine aşılamada öncelik tanınacak. Öğretmenlerin aşılanması Mart boyunca aralıksız sürdürülecek. Sağlık Bakanlığının Sinovac firmasıyla yaptığı sözleşme kapsamında, yeni Kovid-19 aşılarının Mart ayında Türkiye'ye ulaşmasıyla aşılama daha da hızlandırılacak. Öğretmenler de diğer vatandaşlar gibi kendilerine aşı sırasının gelip gelmediğini, aralarında boşluk olacak şekilde "AŞI", "T.C. kimlik numarası" ve "T.C. kimlik seri numarasının son 4 hanesi"ni yazdıktan sonra 2023'e kısa mesaj (SMS) göndererek sorgulayabiliyor. Aşı sırası gelenler, "mhrs.gov.tr" ve "enabiz.gov.tr" siteleri, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve e-Nabız mobil uygulamaları ile "Alo 182" hattı üzerinden randevu oluşturabiliyor. (AA)

Erdoğan'dan kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin açıklama

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin açıklamada bulundu:

"Bizim bir Bilim Kurulumuz var. Pazartesi günü çalışmalar Kabine'ye gelecek ve mutasyonun hangi illerde hangi durumda olduğunu Sağlık Bakanımız sunumunu yapacak; ona göre bizler de “Nasıl tedbirler alabiliriz, kafelerle ilgili nasıl adım atarız?” bunların kararını Pazartesi günü Kabine toplantısında alacağız." (soLTV)

BioNTech CEO'su Uğur Şahin'den 'üçüncü doz' açıklaması

Dünya çapında 2.5 milyondan fazla insanın ölmesine sebep olan koronavirüs salgını ile ilgili dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Pfizer ve BioNTech’in geliştirdiği koronavirüs aşısı ile ilgili üçüncü doz aşının denemelerinin yapılacağı duyuruldu. Yapılan açıklamada üçüncü doz aşının Kovid-19’un mutasyona uğramış versiyonuna karşı koruma sağlamasının beklendiği belirtildi. Sözcü'nün haberine göre, Pfizer’ın CEO’su Albert Bourla, “Şu anki veriler aşımızın mutasyona uğramış virüse karşı koruma sağladığını gösteriyor. Fakat aşı üzerine eklemeler yapılarak yeni mutasyona karşı bağışıklık sağlanması olası” dedi. BioNTech’in kurucusu ve CEO’su olan Uğur Şahin ise, “Koronavirüs aşısına ekleme yapma stratejisi gelecekteki yeni zorluklara çözüm olacaktır. Farklı senaryolara karşı hazırlıklı olmak istiyoruz” diye konuştu. (GerçekGündem)

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Şairi” olarak 62 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Hüseyin Siret Özsever'i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Hüseyin Sîret Özsever, Mart 1872’de İstanbul’da doğdu. Asıl adı Hamdullah Siret olan şairin adını Tevfik Fikret, Hüseyin Siret’e çevirmiştir. Babası Zaptiye Nezareti mektupçularından Sü­leyman Mazhar Bey, annesi ise Fatma İclâl Hanım’dır. İki yaşında babasını kaybeden Sîret, ilköğrenimine Aksaray’daki Taş Mektep’te başladı. Kısa bir süre sonra Mülkiye İdadîsi’ne girdi. Hastalığı sebebiyle buradan alınarak Fransız Frerler Okulu'na verildi.

Okulu bitince Nafiâ Nezareti Tercüme Odası’nda işe başladı. II. Abdülhamid'in siyasetine karşı olduğu için Hısnımansur'a (Adıyaman) tahrirat katibi tayin edildi (1897); fakat bir İngiliz gemisiyle Kahire'ye, Mahmud Celaleddin Paşa'nın daveti üzerine oradan Paris'e gitti ve Jön Türklere katıldı. Fransa’da Osmanlı hürriyet perveran cemiyeti’nin yayın organı olan “Osmanlı” gazetesini yayımlamıştır. Paris'teyken İstanbul hükümeti tarafından idama mahkûm edildi. Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar yurda dönemeyen Sîret, Mondros Mütarekesi’nden sonra yurda döndü ve Gazi Osman Paşa Sultanîsi’nde edebiyat öğretmenliğinin yanı sıra Hariciye Nezareti’nde mektupçuluk görevlerinde bulundu. İstanbul Hükûmeti’nin düşmesi üzerine devlet görevleri sona ermiş olduğundan Darüşşafaka’ya geçerek orada uzun yıllar Edebiyat öğretmenliği yaptı. Sonrasında, uzun yıllar kendi köşesinde yalnız kaldı.

Hüseyin Sîret Özsever, 27 Şubat 1959 tarihinde, 87 yaşındayken, İstanbul'da hayata veda etti.

Servet-i Fünûn topluluğunun hayattan en son ayrılan temsilcisidir. Hüseyin Sîret, şiire Mülkiyede öğrenci olduğu yıllarda ilgi duymuştur. O yıllarda Namık Kemal hayranıdır. Okulda dönemin genç şairleriyle tanışmış, öğretmenle­rinden Mizancı Murat Bey’in çıkardığı Mizan’ı yakından takip etmiştir. Vezinli ve kafiyeli söz söylemeyi, Rıza Tevfik’ten öğrenmiştir. Şairin o dönemde hayran ol­duğu bir başka şahsiyet Mülkiye’de hoca olan Recaizade Mahmut Ekrem’dir. Şiir denemelerine 17 yaşında başlar. İlk şiirlerini 1894’ten sonra Mektep dergisinde yayımlar. Aynı yıl, yenilik yanlılarının toplandığı  Malûmat  dergisine de şiirler gönderir. Bu dergide yayımlanan şiirlerinden bazıları, “Sevgilime”, “Gazel”, “Güzelsin” başlıklarını taşır. Söz konusu yıllarda çıkan ilk şiirlerinde Hüseyin Sîret, biçim ve dil bakımından Divan şiirine uyar; ancak yer yer yeni imgeler kullandı­ğı da görülür. Hüseyin Sîret’in 1894’ten itibaren ilk şiirlerinin çıktığı bir başka dergi de Maâ­rif’tir. Şair bu dönemdeki şiirlerinde eski ile yeni arasında durmaktadır. Ancak şiir­lerini Mektep, Malûmât, Maârif gibi yenilik yanlısı şairlerin toplandığı dergilerde yayımlaması onun, başlangıçtan itibaren yeniliğe açık olduğunu gösterir.  Hüseyin Sîret, çocuk denecek bir yaşta iken şiirle uğraşmaya başlamış olmasına rağmen, ancak 1896 yılında Servet-i Fünûn'a yazmaya başladıktan sonra tanınmıştır. Hüseyin Sîret, 1896 yılında Servet-i Fünûn‘a geçer. “Dürdâne-i Garâm”, bu dergi­nin 25 Eylül 1896 tarihli 289. sayısında yayımlanmış ilk şiiridir. Başlangıçta şiirlerinin altında “Sîret” imzası var­ken, daha sonra “Hüseyin Sîret” imzasını kullanır.

1896-1898 yılları arasında Edebiyat-ı Cedide topluluğunda yer alan şair, bu dönemde dil, şekil, tema ve sanat anlayışı bakımından Edebiyât-ı Cedîde’nin ortak özelliklerini sürdürür. Şiirlerinin çoğunda aşk, kadın, tabiat ve özlem gibi bireysel temaları işler. İlk şiirlerinde Tevfik Fikret'in tekniği ve Cenap Şehabettin'in duygusallığı göze çarpar. Fikret'le Cenap'ta olduğu gibi, Sîret'in kişiliğinde de, Servet-i Fünûn'un etkin yılları olan, 1896 ile 1901 arasında hızlı bir gelişme göze çarpar. Ancak, bu gelişmede, onun üzerinde Fikret'in büyük bir etkisi olduğu inkâr edilemez.

Şair, sürgün olduğu Adıyaman’dan, 1901’in son günlerinde Paris’e kaçmıştır. Bu yıldan sonra yazılarının bir kısmını 1902’de “Anadolu Mektupları” başlığı altında Jön Türklerin yayın organı olan ve Cenevre’de basılan Osmanlı Gazetesi’nde yayım­lar. 1903’ten itibaren ise bazı yazıları, Şûrâ-yı Ümmet’te çıkar. Bu arada Sîret’in ilk kitabı Leyâl-i Girîzân da 1904’te Paris’te basılır. 39 şiirin yer aldığı bu şiir kitabını Yahya Kemal pek başarılı bulmaz. 1908’de Meşrutiyet’in ilanı üzerine şair, yurda döner ve şiirlerini Âşiyân, Servet-i Fünûn, Resimli Kitap ve Rübab gibi dergilerde yayımlar. Şiire 1890’lı yıllarda başlayan, kısa süre sonra Edebiyat-ı Cedîde’ye katılan ve ar­dından Avrupa’ya kaçan Sîret, Cumhuriyet’ten sonra da şiir yazmayı sürdürür. Bu dönemde şiirlerini Servet-i Fünûn ve İçtihad dergilerinde yayımlar.

Biçimde gösterdiği titizlik ve anlatım özellikleri bakımından, onun düzeyine erişememekle birlikte Sîret, Fikret'in peşindedir. O da, Fikret gibi, nazmın tekniğine ve dile titizlikle bağlıdır. "Sanat, sanat içindir." ilkesine bütünüyle sadık kaldığı için, onda, şiirin içeriği, genellikle bireysel bir manzara gösterir.

Ona göre şiir, duygu ve hayal demektir. Cenap gibi yaratıcı ve zengin olmaktan çok, Fikret gibi zarif ve sevimli bir hayal gücüne sahip bulunan şairin, hislerinde sürekli bir hüzün ve elem sezilir. Bunun, yaradılışındaki özelliklerin olduğu kadar, hayatının karışık ve çok çileli geçmesiyle de yakın ilgisi bulunduğu kesindir. Dil ve anlatımda Servet-i Fünûnculardan pek ayrılmayan Hüseyin Sîret, sonraları dilde belli bir duruluğa yönelmiştir. Aruzun yanında hece ölçüsünü de kullanmıştır. 1900'de Adıyaman'a sürüldükten sonraki şiirlerinde Ömer Senih takma adını kullandı. Son şiirlerinde hece ölçüsünü denedi; dilde sadeliği benimsedi.

Servet-i Fünûn şairleri içinde duygusal yönü ve lirizmi en belirgin şair olarak tanınmıştır. Hüseyin Sîret, Türk edebiyatında daha çok bir ‘özlem ve gurbet’ şairi olarak tanınır. Çünkü ömrünün 15 yılını vatandan ve yakınlarından ayrı, gurbette geçir­miştir. Şair, aşk, kadın, tabiat ve gurbet temalarının yanı sıra, az da olsa bazı şi­irlerinde vatan sevgisi, toplumdaki zavallı insanlara acıma duygusu, ölüm ve in­tihar gibi temaları da işlemiştir. Şiirlerinde tabiat daha çok, bir fon olarak göze çarpar. Eski şiirin hemen hemen hiç etkisinde kalmadan, yeni şiirin sınırları içine girip yerleşme olanağını bulmuştur. Esas itibariyle Hüseyin Sîret, bir hüzün ve melâl şairidir. Şiirlerinin hemen hep­sinde, gözyaşı, ayrılık, özlem ve hüzün vardır. İlk eşi Berrin Hanım’ın ölümü üze­rine yazdığı “Ölümünden Sonra” adlı şiiri zamanında çok beğenilmiştir.

Bazı şiirleri bestelenmiş olup bunlar arasında en bilineni Şükrü Tunar tarafından bestelenen "Geçti Sevdalarla Ömrüm, İhtiyar Oldum Bugün" adlı şiiridir.

YAPITLARI:

Şiir:

Bağbozumu (Yeni tarza yönelik şiirleri, 1828)

Leyâl-i Girizân (Kaçan Geceler, Servet-i Fünûn dönemi şiirleri,1910)

Kıvılcımlı Kül (son şiirleri, 1937).

Diğer kitapları:

Üstâdın Şiiri (1937)

Kargalar (1939)

İki Kaside (1942)

Bir Mektubun Cevabı ve Hüseyin Avni Ulaş’a (1948)

Sizlerle iki şiirini paylaşarak Hüseyin Siret Özsever'i anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

Boğaziçi Notları

...

II

Akşamın rengi soldu gün gideli,

Batı maziye açtı bir dehliz;

Yaşlı bir levha şimdi mavi deniz

Abanoz gölgelerle çerçeveli.

Özlerdim pek şu köhne sayfiyeyi;

Orda oğluyla münzevi Ekrem;

Komşu gitmiş Sezai, bir görsem,

Onların hali belki benden iyi.

Bir gün elbet bu ayrılık bitecek.

Mevsimin son zamanı yaklaşıyor

Kargalar ufka bir çelenk taşıyor,

Bu bahar son baharım olsa gerek.

#HüseyinSiretÖzsever

Adadan Dönerken

Bırakıp gidiyorum Adayı ilkteşrinde,

Sen yeşil bir kıyısın, ben dalgayım enginde;

Gözyaşlarım dolaşır yorulmuş eteğinde,

Ben ağlarım.. Uzaktan iniltimi dinlensin.

Mevsim yaprak dökümü, hep ağaçlar üşüyor,

Yaprak sanma, her daldan soluk bir ah düşüyor,

Düşünceli dağlara karaltılar üşüyor.

Yol üstünde geç vakit böyle kimi beklersin?

Baş ucundaki yıldız sönük gece kandili;

Su geçen beyaz bulut yaşlı hicran mendili,

Rüzgar atmış havaya, onu al da sevgili,

Derdinle ağlayanın gözyaşını silersin.

Sanırsın dertli ishak garib garib öttükçe,

Bir kırık dal altından ney üfler hazan gece,

Beyaz atkı omzunda meh-tab dinler sessizce..

Ayrılık akşamıdır hazan gibi inlersin..

 

#HüseyinSiretÖzsever

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Çaykara'nın Kurtuluş Günü:

27 Şubat 1918 tarihi Trabzon'un Çaykara ilçesinin Türk ordusu tarafından Rus ve Ermeni işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Çaykara ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Şavşat'ın Kurtuluş Günü:

27 Şubat 1921 tarihi Artvin'in Şavşat ilçesinin Türk ordusu tarafından Gürcü işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Şavşat ilçesinin 100. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Dünya Kutup Ayıları Günü

Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri nedeniyle yaşam alanları değişen, yok olan, alışkanlıkları bozulan bunun sonucu olarak da nesli bu yüzyıl içinde tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan kutup ayıları hakkında farkındalık yaratmak için, her yıl 27 Şubat 'Dünya Kutup Ayıları Günü' olarak kutlanmaktadır.

Bugüne özel, kutup ayıları hakkında çok bilinmeyen 9 gerçeği paylaşayım sizlerle öyleyse:

Kutup ayıları aslında beyaz değildir. Kutup ayılarının aslında derileri siyah (burunlarına bakın) ve tüyleri renk pigmentine sahip değil, yani şeffafdır. Bu tüyler ışığı yansıtarak beyaz görünmelerini sağlamaktadır. 

Büyük beyaz köpekbalığından daha güçlü ısırabilir. 1235 birim olarak ölçülen ısırma kuvvetleriyle kutup ayıları, büyük beyaz köpekbalığı, Bengal kaplanı ve Afrika aslanından daha güçlü bir ısırığa sahiptir. Bunun ne demek olduğunu gözümüzde canlandırabilmemiz için kendi ısırma kuvvetimizin yalnızca 162 birim kuvvetinde olduğunu düşünmemiz yeterli.

Atlar kadar hızlı koşabilir. Kutup ayıları saatte 40 kilometre hızla koşabilir. Bu da bir yarış atıyla yarışabilecekleri anlamına gelmektedir.

Gece görüş gözlükleriyle görülemez. Kalın yağ katmanları ve meşhur kürkleri, kutup ayılarının karlarla kaplı Kuzey Kutbu’nda sıcak ve rahat olmalarını sağlar. Ama aynı zamanda onları gece görüş gözlüklerinden de saklar. Kutup ayıları sıcağı çok iyi bir şekilde izole ederek kızılötesi ışıkta neredeyse tamamen görünmez hale gelirler.

Üç göz kapağı vardır. Üçüncü göz kapağı gözlerine ulaşan UV miktarını azaltır ve böylece onları kar körlüğünden korur. Yaşadıkları yeri düşünürsek bu epey işlerine yarıyor olmalı!

Su içmezler. Kuzey Kutbu’nda bulunan içilebilir suların çoğunluğu, tahmin edebileceğiniz gibi donmuş durumdadır. Bu bizim için sorun oluşturabilir, ama kutup ayıları için asla! Çünkü onların su içmelerine gerek yok, ihtiyaçları olan suyu yağ yakımı sırasında gerçekleşen kimyasal tepkime ile elde edebilirler.

Islanmazlar. Kutup ayılarının kürkleri iki katmanlıdır. Kutup ayıları okyanusta yüzerken, dış katmandaki kürk, iç katmandaki kürkü ıslanmaktan korur. Sudan çıktıklarında vücutlarını hızlıca bir sallamaları güne kaldıkları yerden devam etmeleri için yeterlidir.

Dilleri mavidir.

Rekortmen bir kutup ayısı 9 gün boyunca yüzdü. Bir kutup ayısı, 9 gün boyunca hiç durmadan 687 km yüzerek, bugüne kadar en uzun süre yüzen kutup ayısı oldu (Bu hiç durmadan 232 saat ediyor)

Dünya Ressamlar Günü

27 Şubat, 2005 yılından beri "Dünya Ressamlar Günü" olarak kutlanmaktadır. Birçok ressam için her ne kadar geç kalınmış ve unutulmuş bir gün olarak nitelense de Türkiye'de ve dünyada birçok ressam bu özel günü çeşitli etkinliklerle kutlamaya devam etmektedir.

Ben de ressamlarımızın bu özel gününü kutluyor ve yaşadıkları süreçte değerlerinin bilindiği günler diliyorum.

 

2.Cemrenin Suya Düşmesi

Halk takvimi ve inanışına göre, Kasım günlerinin 100. gününden 5 gün sonra cemrelerin düşmeye başlamaktadır.(*) Vatandaşlar arasında kıştan bahara geçişin sembolü olan cemrelerin, toplamda üç tane olduğuna inanılmaktadır. "Ateş", "kor" anlamına gelen cemrenin her yıl Şubat ayı sonunda başlayan takvime göre birincisinin havaya (19-20 Şubat), ikincisinin suya (26-27 Şubat), üçüncüsünün de (5-6 Mart) toprağa düştüğü kabul edilmektedir. "Cemre düşmesi", "Bahar Bayramı" olan Nevruz'un yaklaştığına da işaret etmektedir. Birinci cemrenin gelişiyle birlikte bahar için geri sayım başlamaktadır. Toprağa, havaya ve suya düşen cemreler tamamlandığında ise baharın gelişi de tamamlanmış olmaktadır. "Cemre düşmesi" ayrıca hayvancılıkla uğraşanlar için soğuk nedeniyle dışarıya çıkartamadıkları hayvanlarının otlaklara kavuşma zamanının yaklaştığını, tarımla uğraşanlar için de toprağın işlenme dönemine gelindiğini ifade etmektedir.

(*) Eskiden yıl Kasım ve Hızır günleri olmak üzere ikiye ayrılırdı. 180 gün süren Kasım günlerine, Kasım ayının sekizinci günü girilirdi. Hızır günleri ise 186 gün sürerdi. Kasım'ın kırk altısında "Kırk" anlamına gelen Erbain; seksen altıncı günü ise "Elli" anlamına gelen Hamsin girerdi. Kasım'ın ilk doksan günü kışın en şiddetli günleriydi. Erbain ve Hamsin aylarıyla beraber kışın en şiddetli günleri yaşanmış olurdu. Kasım'ın doksanı halk arasında "kantar ağdı" şeklinde ifade edilirdi. Yani Kasım'ın ilk doksan günü geçtikten sonra kantar yaza doğru ağmış olurdu. Kasım'ın yüzüncü günü halk arasında "Geldik yüze, çıktık düze", yüz ellinci günü ise "Yüz elli, yaz belli" sözleriyle karşılanırdı. Kasım'ın yüz beşinde (19–20

Şubat) ilk cemre havaya, yüz on ikisinde (26–27 Şubat) ikinci cemre suya, yüz on dokuzunda (5–6 Mart) üçüncü cemre toprağa düşerdi. Bu şekilde bu tarihlerden itibaren sırasıyla hava, su, toprak ısınmış olurdu.

BAŞAK BURCUNDA DOLUNAYIN BURÇLARA ETKİSİ

Bugün saat 10.17'de Başak burcunda dolunay gerçekleşiyor. Sizlerle Astrolog Seçkin İlbuğa'nın kaleminden bu dolunayın burçlara etkisini paylaşmak istiyorum:

Koç

Rutin işleriniz ve çalışma ortamınızda, yeni bir düzenleme yapmalısınız. Çalışma ortamınız ve ilişkilerinizde dengenin sağlanması için buna ihtiyacınız var. İçsel restleşmeyi ‘’Yaptıklarım fedakârlık mı yoksa bana ait sorumluluklar mı?’’ noktasında yaşayabilirsiniz. Hatta iş arkadaşlarınızla yola devam etmek isteyip, istemediğiniz konusunda bir sorgulama yaşamanız da muhtemeldir. İş konusunda uzun zamandır yeni atılımlarda bulunmak istiyorsunuz. Belki dolunay, sizi bu adımı atmaktan alıkoyan şeyi bulmanızı sağlayabilir. Esas mesele sorumlulukların sınırı ya da fedakârlıklar değil; neyi, kimle yapmak isteyip istemediğiniz olabilir. Ayrıca beslenmenizi ve sağlığınızı ihmal etmemenizde fayda var.

 

Boğa

Aşk hayatınız, çocuklar ve eğlenceli faaliyetler, dolunayın önünüze sereceği başlıca konular olacaktır. Dolunay, yeni insanlarla, yeni ilişkiler kurmanıza fırsat tanıyabilir. Çocuklarınızın yaşamında önemli değişikliklerin gündeme gelmesi de beklenen etkilerdendir. Organizasyonlara katılmak, sosyal ortamlarda bulunmak, dernek vb. çalışmalara zaman ayırmak konularında gerilebilirsiniz. Aslında bireysel öncelikleriniz ile toplumsal çalışmalar arasında sıkışıp kalmadınız. Doğrusu, duygularınızı ve iç dünyanızı görmezden gelmek için saklandığınız gönüllü çalışmalar, artık kendinizle yüzleşmeniz konusunda baskı yaratıyor. Kendinizi, duygularınızı sevin ve kabul edin; her şeyin yoluna girdiğini göreceksiniz. Neden daha görünür olmayasınız? Sahne sizin. 

 

İkizler

Dolunay aile, yuva gibi kök değerlerinizi ele almanızı sağlayacak bir enerji taşıyor. Aile hayatınız ve yaşam ortamınızla ilgili bazı değişiklikler gündeme gelebilir. Bu dönem, taşınmaz malların alım satımı konusunda sizi destekleyecektir. Daha çok iç dünyanıza yönelip, duygu ve düşüncelerinizi gözden geçirmek isteyebilirsiniz; ancak toplum tarafından bilinirliğinizi ve itibarınızı arttıracak bir dolunay söz konusu. Bir süredir koşulsuz efor harcadığınız çok sayıda konunun (iş, aşk) olumlu geri dönüşlerini almaya hazır olun. Bu da duygu ve düşüncelerde kaybolmak yerine daha fazla iş ve mesai demek olabilir. Üzülmeyin, hasat zamanlarında çalışmak bereket getirir. Hak edişleri al, ama çalışmaya devam et. Formül çok basit aslında; çalış ve kazan, kazan ve yine çalış.

 

Yengeç

Yakın çevre ya da eğitim için iletişimde olduğunuz kişiler ile aranızdaki ilişkinin değerlendirilmesi gerekebilir.  Yeni planlar neticesinde seyahatlerin gündeme gelmesi de muhtemeldir; ancak dolunay enerjisini yeni idealler ve hedefler belirlemek, hatta yeni eğitimlere başlamak için değerlendirin. İçinde bulunduğunuz durumu ve ortamı değiştirmek için yeniliklere kapınızı açmalısınız. Bildik ve tanıdık düzeni devam ettirerek güvende hissetmek istiyorsunuz, ancak ruhunuzun arzusu bu değil. Kendinizi sözlü ya da yazılı ifade etmek ve sosyal medya paylaşımlarıyla yetinmek yerine, hayatınızı yeniden yazın lütfen. Dolunay konunuz iletişim, ancak önce özün arzularına kulak vermelisiniz. Başaracaksınız, inanıyorum.

 

Aslan

Dolunayda kaynak-öz kaynak ve değer-öz değer konularında bol bol düşünün. Yaşamınızı daha keyifli bir hale getirmek için para kazanma koşullarınızı geliştirmeniz gerekiyor. Maddi konularda yeteneklerinizi daha fazla sergileyebileceğiniz yenilikçi adımlar atabilirsiniz. Dolunayın genel etkisi sizi bu konuda harekete geçirmek yönündedir. Başkalarına verdiğiniz destekler, hasat döneminde katlanarak size geri döner. Siz şimdilik kendi kaynaklarınıza güvenerek ilerlemeyi tercih edin. Daha çok kazanmaya başlayacağınıza göre daha çok çalışmaya hazırlıklı olun. Kutuplaşmanın yaşanacağı konu, size ait olan maddi değerleri paylaşmakta gösterdiğiniz cömertliğin karşılığını alıp alamadığınızdır. Bu sorgulama bazı ilişkilerinizin bitmesine sebep olabilir.

 

Başak

Soru şu; kendinizi yaşamınızın merkezine yerleştirmeyi başarabildiniz mi? Duygusal ilişkiniz veya ortaklarla yapılan işlerle o kadar uğraştınız ki kendinizle ilgili pek çok şeyi ertelediniz. Dolunay beden sağlığınızı, fiziksel görünüşünüzü ilgilendiren konularda sizi sorgulamaya itecektir. Bireysel yaşamınızla ilgili uzun zamandır alıp, uygulayamadığınız kararlara güncelleme getirmelisiniz. Ön planda olduğunuz, fark edileceğiniz işlere başlamadan önce kendinizi, stratejilerinizi yenilemeniz öz güveninizi tazeleyecek. Yeniay doğasında geçecek olan bu dolunay, yeteneklerinizin taçlandığı şahane bir dönemin başlangıcı olsun. Güçlü ortaklıklar, başarılı ilişkiler adaletle tesis edilir. Adalet teraziniz ise vicdanınızdır. 

 

Terazi

Dünya’nın daha güzel bir yer olmasını yaşamınız boyunca önemsediniz. Pek çok kaygı ve korkunuz, kendinizden çok diğer insanlarla ilgili oldu. Şimdi inzivaya çekilip fiziksel ve duygusal yorgunluklarınızı dindirmek istiyor olabilirsiniz, çünkü uzun zamandır isteklerinizi ve arzularınızı bastırıyorsunuz. Şimdi bu baskıyı yürüyüş, spor gibi basit uğraşlarla dağıtma zamanı. Sağlığınıza dikkat edip yeni dünya inşa edilirken kolları sıvamak için enerji depolayın. İş ortamı veya iş arkadaşlarınızın sizi tetiklemesine izin vermeyin. Bazı kişilerle yolları ayırmak ve korkularınızdan arınmak için dolunay döneminde destekleneceksiniz. Özgürleşmenin önündeki en büyük set, bağları kesememektir. Gereksiz bağlardan ve bağımlılıklardan kurtulduğunuz, esaretle değil, cesaretle ilerlediğiniz bir dolunay olsun.     

 

Akrep

Kurduğunuz sosyal bağlar sayesinde kazancınızın artacağı, yeni gruplar ve organizasyonlar içinde bulunacağınız bir dolunay geliyor. Daha fazla sahnede olacağınız, yaptığınız işlerin geniş ağlara yayılabileceği bir dolunay olacağını söyleyebiliriz. Yeni yaratımlara, projelere başlamak, var olan işleri genişletmek iş ve sosyal yaşamınızı olukça hareketlendirecektir. Akrepler yeraltını sever, ancak dolunay tepeye çıkmak konusunda sizi yüreklendirebilir. Bazı kişilerle ve ortamlarla uzun zamandır yolların ayrılması gerektiğinin bilincindesiniz. Özgün ve özgür yaratımların desteklendiği bu dönemde, attığınız adımlar geleceğinizi şekillendirir.

 

Yay

Bir süredir hem aile içinde hem iş-meslek konularında ağır ilerleyen ve sizi tutan bir enerjiyle iç içeydiniz. Aslında hedeflerinize ulaşmak için terk edilmesi gereken davranışlar ve kişilerle ilgili oldukça fazla yol kat ettiniz. Tek yapmanız gereken, kararları uygulama ve sizi bağlayan duygu durumuyla yeniden yüzleşmektir. Statünüz kadar, yerleşik düzeniniz ve ev ortamınız da hedeflerinizle bir uyum içermeli. Toplum önündeki tanınırlığınızın kaderi bir plan olduğunu unutmadan, hareket kabiliyetinizi ve yeteneklerinizi aktive edin. Dolunay hiç açığa çıkmamış yönlerinizi keşfetmenizi de tetikleyebilir. Yetenek ve yeterliliklerinizi ortaya çıkarırken, yaşanması normal olan direnç ve iç çatışmayı yönetin. Dolunay boyunca, kendinize parlamaya hazır olduğunuz konusunda telkinlerde bulunun. 

 

Oğlak

Geçtiğimiz aylarda yaşadıklarınız, yepyeni bir yaşam görüşü kazanmanıza sebep olmuş olmalı. Fikren ya da fiziken uzaklara gitme arzunuz varsa tam zamanı. Çevre ya da günlük hayatın içindeki ufak tefek değişiklikler, yeniden dünyaya gelmiş gibi hissetmenize yardımcı olabilir. Tamamlanması ya da sonlandırılması gereken pek çok konuyu zaten geride bırakmış olmalısınız, ancak şarj olmak istiyorsanız, iletişimde olduğunuz kişi, ortam, iş vb. her alanda bazı değişiklikler yapmalısınız. Yeni bir dil, eğitim, ticaret alanı ya da iş meslek konusu ile ilgili gelen önerileri değerlendirin. Enerjinizi ve çalışma azminizi yeni bir ideale yoğunlaştırın, aksi halde kendinizi tekrar etmekten sıkılacağınıza eminim.

 

Kova

Bir süredir bunaldığınız borçlar ve alacaklar konusu nihayet çözüme ulaşıyor olabilir. Tıkanıklık yaşadığınız, yorulduğunuz konularda yeteneklerinizi kullanmanız gereken bir dolunay olduğundan yukarıda bahsetmiştik. Yaşadığınız sorunlar maddi kaynaklı olduğuna göre kazancınızı arttıracağınız yeni işler ve yöntemler keşfetmelisiniz. Siz yeni keşifler, orijinal projeler konusunda zaten isteklisiniz. İstikrarlı bir şekilde maddi konuları merkeze alın ve kazancınızın artmasını hedefleyin. Öncelemeniz gereken konulardan biri maddi-manevi kişisel bir alan yaratmak olsun. Basit kişisel tasarruflar ya da yatırımlar yapmayı deneyebilirsiniz. Ortak haklar ve kazançlar konusunda zaten destekleneceksiniz.

 

Balık

İkili ilişkilerinizde ve ortaklıklarınızda daha uzlaşmacı davranmayı başarabileceğiniz bir dolunay. Anlaşmalar, sözleşmeler ya da mahkemeye konu olmuş pek çok alanda kişisel tutumunuzu gözden geçirin. Birlikte hareket edilen durumlarda başta oldukça istekli olup sonrasında yolları ayırmayı seçen siz olabilir misiniz? Netleştirilmesi gereken konu, bireysel haklarınız ile ortak haklar ve kullanımlar konusunda ne kadar objektif olduğunuzdur. Gerçekten destekleneceğiniz bu dolunayda ilişki ve ortaklıklarda adaletinizi kaybetmeden ilerleyin. Evlilik, ilişki ve ortaklık konularında bağımlı tutumları yenin, geride kalması gerekenleri terk edin ve yeniye merhaba deyin.

Tüm sorunlarınızın çözümünü bulduğunuz, bulduğunuz çözümleri kolaylıkla uygulamaya koyduğunuz muhteşem bir dolunay diliyorum.

#AstrologSeçkinİlbuğa

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

27 Şubat 1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.

27 Şubat 1693 - İlk kadın dergisi "The Ladies' Mercury" Londra'da yayımlandı.

27 Şubat 1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.

27 Şubat 1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi, İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.

27 Şubat 1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.

27 Şubat 1880 - Haydarpaşa-İzmit Demiryolu işçileri greve çıktı.

27 Şubat 1900 - Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi (Labour Party) kuruldu.

27 Şubat 1933 - Reichstag Yangını: Olayın ardından yayımlanan bir kararnameyle, Naziler diktatörlüklerinin temellerini atmış oldular.

27 Şubat 1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi "Belkıs", Haliç'te törenle denize indirildi.

27 Şubat 1942 - II. Dünya Savaşı: Japon İmparatorluk Donanması ile Müttefik Deniz Kuvvetleri arasında, Cava Deniz Muharebesi gerçekleşti. Muharebe, Japon zaferiyle sonuçlandı ve Hollanda Doğu Hint Adaları, Japon İmparatorluğu tarafından ele geçirildi.

27 Şubat 1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletindeki bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.

27 Şubat 1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.

27 Şubat 1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunan rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.

27 Şubat 1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi ve Juan Bosch Devlet Başkanı oldu.

27 Şubat 1964 - Coca-Cola'nın Dünya üzerindeki 1916. fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.

27 Şubat 1971 - TRT bir açıklama yaparak; parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.

27 Şubat 1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan, 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan, Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.

27 Şubat 1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından, "Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto" mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'daki mitingler saldırıya uğradı.

27 Şubat 1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur" dedi.

27 Şubat 1982 - Barış Derneği'nin 44 yöneticisi tutuklandı. İstanbul Barosu Başkanı Avukat Orhan Apaydın, Türk Tabibler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Erdal Atabek de tutuklananlar arasındaydı. Barış Derneği'nin yöneticileri gizli örgüt kurmak, yönetmek, suç sayılan fiili övmek, komünizm ve bölücülük propagandası yapmakla suçlanıyorlardı. Başkanlığını eski Büyük Elçilerden Mahmut Dikerdem'in yaptığı Barış Derneği yöneticileri tutuklu olarak yargılanacaklar.

27 Şubat 1985 - Bazı Ege illerindeki okulların, "Devrim" olan adları değiştirildi.

27 Şubat 1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.

27 Şubat 1993 - İnsan Hakları Derneği Elâzığ Şubesi Başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.

27 Şubat 1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.

27 Şubat 1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan millî futbolcu Tanju Çolak, "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle Mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

27 Şubat 1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk Devlet Başkanı oldu.

27 Şubat 2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.

27 Şubat 2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.

27 Şubat 2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.

27 Şubat 2008 - İstanbul'da tersane işçileri, taşeron ve güvencesiz çalışma koşullarından dolayı art arda gelen işçi ölümleri nedeniyle, Liman, Tersane Gemi Yapım-Onarım İşçileri Sendikası'nın (LİMTER-İŞ) çağrısıyla üretimden gelen gücünü kullanarak greve çıktı. Tuzla tersaneler bölgesindeki iki günlük greve yüzde 70 katılım sağlanırken, birçok tersanede işler durdu. DİSK de Tuzla'da "Ya Sendika Ya Ölüm" sloganıyla 24 saatlik oturma grevi ile destek oldu. Grev sonrasında tersane patronları, işçilerin taleplerini kabul etti.

27 Şubat 2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.

27 Şubat 2020 - İdlib saldırısı: İdlib'te Suriye Hükûmeti tarafından Türk konvoyuna saldırı sonucu 33 asker öldü, 32 asker yaralandı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

27 Şubat 1807 - Henry Wadsworth Longfellow, Amerikalı şair (ö. 1882)

27 Şubat 1867 - Irving Fisher, Amerikalı ekonomist (ö. 1947)

27 Şubat 1898 - Ömer Faruk Efendi, son Osmanlı halifesi II. Abdülmecit'in oğlu ve bir dönem Fenerbahçe Başkanı (ö. 1969)

27 Şubat 1902 - John Steinbeck, Amerikalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1968)

27 Şubat 1912 - Lawrence Durrell, Hindistan doğumlu İngiliz yazar (ö. 1990)

27 Şubat 1927 - Şeref Bakşık, Siyasetçi (ö. 2019)

27 Şubat 1929 - Djalma Santos, Brezilyalı eski futbolcu (ö. 2013)

27 Şubat 1932 - Elizabeth Taylor, İngiliz-Amerikalı oyuncu (ö. 2011)

27 Şubat 1934 - Ralph Nader, Amerikalı politikacı, tüketici hakları savunucusu ve avukat.

27 Şubat 1939 - Kenzo Takada, Japon-Fransız moda tasarımıcısı, iş adamı ve film yönetmeni (ö. 2020)

27 Şubat 1942 - Robert H. Grubbs, Amerikalı kimyacı ve Nobel Kimya Ödülü sahibi.

27 Şubat 1944 - Ken Grimwood, Amerikalı yazar (ö. 2003)

27 Şubat 1947 - İsmail Gülgeç, Karikatürist (ö. 2011)

27 Şubat 1953 - Yolande Moreau, Belçikalı oyuncu.

27 Şubat 1954 - Güngör Bayrak, Şarkıcı ve oyuncu.

27 Şubat 1957 - Adrian Smith, İngiliz gitarist.

27 Şubat 1962 - Adam Baldwin, Amerikalı oyuncu.

27 Şubat 1965 - Ahmet Mahmut Ünlü, Din adamı.

27 Şubat 1967 - Volkan Konak, Şarkıcı.

27 Şubat 1974 - Mevlüt Miraliyev, Azeri judocu.

27 Şubat 1981 - Josh Groban, Amerikalı lirik bariton.

27 Şubat 1982 - Amedy Coulibaly, Fransız suçlu (ö. 2015)

Bugün kimler ölmüş derseniz?

27 Şubat 1644 - Zekeriyazade Yahya, Divan şairi ve Şeyhülislam (d. 1553)

27 Şubat 1706 - John Evelyn, İngiliz yazar (d. 1620)

27 Şubat 1892 - Louis Vuitton, Fransız bavul ve çanta üreticisi (d. 1821)

27 Şubat 1914 - Tayyareci Fethi Bey, İlk Osmanlı pilotlarından olan asker (d. 1887)

27 Şubat 1914 - Tayyareci Sadık Bey, İlk Osmanlı pilotlarından olan asker (d. ?)

27 Şubat 1915 - Nikolay Yakovleviç Sonin, Rus matematikçi (d. 1849)

27 Şubat 1936 - Ivan Pavlov, Rus fizyolog ve Nobel Tıp veya Fizyoloji Ödülü sahibi (d. 1849)

27 Şubat 1939 - Nadezhda Konstantinovna Krupskaya, Rus devrimci ve Lenin'in eşi (d. 1869)

27 Şubat 1947 - Cemal Nadir Güler, Karikatürist (d. 1902)

27 Şubat 1959 - Hüseyin Siret Özsever, Şair (d. 1872)

27 Şubat 1959 - Nikolaos Trikupis, Yunan asker (d. 1868)

27 Şubat 1961 - Selahattin Adil, Asker ve siyasetçi (d. 1882)

27 Şubat 1966 - Gino Severini, İtalyan ressam (d. 1883)

27 Şubat 1989 - Konrad Lorenz, Avusturyalı etoloji uzmanı (d. 1903)

27 Şubat 1993 - Lillian Gish, Amerikalı sinema ve tiyatro oyuncusu (d. 1893)

27 Şubat 1997 - Kingsley Davis, Amerikalı toplum ve nüfus bilimci (d. 1867)

27 Şubat 1998 - George H. Hitchings, Amerikalı hekim, Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (d. 1905)

27 Şubat 2001 - Jale İnan, Arkeolog (d. 1914)

27 Şubat 2002 - Semahat Geldiay, Zoolog (d. 1923)

27 Şubat 2006 - Milton Katims, Amerikalı viyolacı ve orkestra şefi (d. 1909)

27 Şubat 2011 - Necmettin Erbakan, Siyasetçi (d. 1926)

27 Şubat 2014 - Aaron Allston, Amerikalı yazar ve oyun programcısı (d. 1960)

27 Şubat 2015 - Leonard Nimoy, Amerikalı oyuncu, yönetmen, müzisyen ve fotoğrafçı (d. 1931)

27 Şubat 2015 - Natalia Revuelta Clews, Kübalı sosyaelit (d. 1925)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cumartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?