Bizim din adamları bu duaya ne der acaba?

Ülkelerini işgal eden ve kendileri üzerinde soykırım gerçekleştiren beyazlara karşı direnen son Kızılderili Reisidir Oturan Boğa…

Siu kabilesinin şefi 1834-1890 yıllarında yaşamış, işgalci güçlere karşı verdiği savaşla tarihe adını şerefle yazdırmıştır.

Batılı işgalciler tarafından vahşi olarak nitelendirilen, aşağılık görülüp horlanan Kızılderili Oturan Boğa’nın yaptığı DUA’yı sizlerle paylaşmak istedim…

Buyurun ibretle okuyun…

Ve bir şeyleri sorgulayın, en azından beyninizin içinde…

***

Ey Yüce Ruh! Sesini rüzgârlarda duyduğum… Ve nefesi bütün dünyaya can veren. 

Duy beni!

Ben küçük ve âcizim.

Gücüne ve bilgeliğine ihtiyacım var.

Bana güzelliklerle yürümeyi...

Gözlerimin, kırmızı -mor günbatımlarını hep fark edebilmesini nasip et.

Ellerimi, yarattıklarına saygılı eyle,

Kulaklarımı senin sesine keskin eyle.

Bana, insanlara öğrettiklerini idrak edebilecek hikmet ver.

Her bir taşta ve yaprakta sakladığın dersleri öğrenmemi nasip et.

Kardeşlerimden daha büyük olmak için değil…

En büyük düşmanım-kendimle mücadele edebilmem için kuvvet ver.

Her daim, huzuruna tertemiz ellerle…

Ve kaçırmayacağım gözlerle gelmeye beni hazır eyle ki…

Hayatım günbatımları gibi nihayet bulduğunda…

RUHUM HUZURUNA UTANMADAN GELEBİLSİN. 

Fikret Kalmuk / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

04

Abdurrahim Çokgüngör - 1*Fikret bey kuyumuza bir taş atmadı çünkü o sağduyu sahibi. Manevi gözümüzün önüne bir sır koyup nedense cevabını din adamlarından istemiş. Aslında o vicdanında hatta kalbindeki imanın bir kıvılcımı ile bir cevap bulmuş. Bulmasına bulmuş ama o kıvılcımı nasıl aleve döndürürüm hesabı içinde. O zaman açtırma kutuyu gösterme inciyi denmez. Dua nedir? Dua kime yapılır, ama kim tarafından? Dua aslında ubudiyetin yani kulluğun büyük sırrıdır. Hatta ruhu hükmündedir. Duanın bütün alemlerdeki canlı cansız bütün varlıkları kapsayan 3 çeşidi var. Biz konumuzla ilgili olan duanın üzerinde duralım. Dua biri hayat ve şuur sahiplerinin istidat gereği, diğeri şuur sahiplerinin ihtiyaç sebebiyle yaptığı olmak üzere iki çeşittir. Siu Kabilesi reisinin duası daha çok fıtri yani doğuştan gelen ihtiyaç üzere yapılan bir duadır. Vicdan ve kalbinin sesine uyarak yaptığı bir duadır. O da kamil insan olma duasıdır. Daha doğrusu hakiki insan olma duasıdır. Bu ne anlama gelir? İnsan bu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilirken ona çök önemli kabiliyetler verilmiş ve buna bağlı olarak çalışması için de büyük teşviklerin yanında ona dehşetli tehditler edilmiş. Ve o insan bu dünyaya geldiğinde artık kademe kademe bir kulluk vazifesini yapmaya başlar. Öncelikle görmeden bilmeden bir kulluk ve düşünmesi var. Bunun devamında sanki Yaradanı görür ve duyar gibi bir kulluğa terfisi ve duası olur. “Ben kimim, nereden gelip nereye gidiyorum? Ne olacağım?”

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Şubat 02:13
03

Abdurrahim Çokgüngör - 2*İşte bu aşamada kızılderili reisi gibi dua ederek Yaradana sığınıyor. Bir nevi ahsen-i takvimi talep ediyor. Yani fıtratına yani yaradılışına uygun ahsen-i takvim üzere olmak istiyor. Bu konuda Allah’tan yardım istiyor. Çünkü esfel-i safilin olan dünya hayatı onu tatmin etmiyor. Bir manada hayvan türü bir hayattan ruhunun istediği en güzel yaratılışı ve yücelerin yücesine yükselmenin ihtiyacı içinde yalvarıyor. İlahi rahmeti yardıma çağırıyor. Ne ile, dua ile. İşte bu aşamada Müslüman din adamlarından bu davranışın yorumlanması isteniyor. Çünkü Sui Kabilesi’nin reisinin sanki bir Hak dini mensubu veya benzeri gibi dua ediyor. Vahşi bilinirken yaptığı dua insanı hayrete düşürüyor. Hakiki bir inanan gibi münacaatta bulunuyor. Peki bu adam bu duayı, yani Hak dine uygun veya çok benzeyen insan-ı kamil olmak için bir dua şeklini nasıl öğrenmiş olabilir? Bu meçhul değil. Ama izahı günümüzde tam bilinemiyor. Dini eğitim eksikliği sebebiyle. Bilen biliyor ama çoğunluk ya yanlış ifade ediyor veya akla erdiremiyor. İnsan fıtratı üzerine, yani ahsen-i tavkim üzere yani bütün varlıkların en üstünü, hatta Allah’ın dünyada manevi bir halifesi olarak yaratılmış olmanın haysiyetiyle Sui Kabilesi Reisinin nasıl dua edebiliyor? Bu mümkün mü? Elbette. İki sebepten dolayı. İlki bir Hak dini veya onun gelenek-göreneğine mensubu ise mümkündür. Diğeri ise insanın yaratılışına ve ruhundaki İlahi hediyeler olan letaif-i Rabbanilere sahip olması sayesinde. O da şu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Şubat 02:10
02

Abdurrahim Çokgüngör - 3* Lütfen dikkatle okuyunuz. İnsan kainatın çekirdeğidir. İnsanın da çekirdeği olan manevi bir melekesi vardır ki adına kalb denir. Bu kalp göğsümüzdeki yürek değildir. İnsan ruhuna derç edilen bu kalp Peygamberlerde vahyin yeri ve de manen terakki etmiş insanların ilham yeridir. İnsanoğlunun ise çekirdeği kabul edilen kalbin iki bağlantı merkezi vardır. Yani iki letaif-i rabbani daha. Vicdanı ve akıl. Bunlar bildiğimiz biyolojik organlar değil. Ruhun manevi uzuvları. Kalb imanın yeri olarak imanla donatılarak süslendirilmiş. Kalbin yanında bir de yine imanın yeri olan vicdan yer alır. Vicdan iki alemin yani içinde olduğumuz alem ile gayb yani bilinmeyen alemin kesiştiği noktadır. İşte bu vicdan her iki alemden (Kur’an’ın ve diğer kitapların haber verdiği alem ile yaşadığımız kainatımızdan) gelecek hakikatleri anlayacak bir yaratılışa sahiptir. Onun diğer özelliği kalbin duygu ve hislerinin ortaya çıktığı yerdir. Kalbin his alanı. Akıl ise kalbden çıkan manaların düşünüldüğü ve mantıkla tartıldığı yerdir. Günah işlenmesi halinde zamanla vicdan da kalb de kararır ve işlevini yerine getiremez hale gelir. Yani vicdan iyi ve kötüyü ayırt edemez duruma düşer. Zulmü şefkatten, tevazu zilletten, iyiyi kötülükten ayırt edemez. Ama aczi ve fakirliği sebebiyle vicdan daima Allah’ı arar. Öyle ki akıl Cenab-ı Allah’ı unutsa ve de inkar etse bile vicdan daima onun düşünür ve ona yönelir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Şubat 02:05
01

Abdurrahim Çokgüngör - 4*Gün gelir kişi vicdanın sesini uyar. Ve kalbinin açtığı pencerenin yardımı ile iman eder. Kalbte bir anda iman nuru parıldayıverir. Çünkü kalb ebedi aşk için yaratılmıştır. Her tarafa bakar ve görür. Bir kumandan gibi hareket eder. Kalp kainatın yaradanının isimlerinin (esma) en cami ayinesi, hayatın ekseni ve makinesi. Vicdanın penceresi. Ebedi ve sonsuz bir bekadan başka hiçbir şeye razı olmaz. İşte bu latif organlar insana ebed-i hayatı ve onun sahibi Allah’ı his ve düşünce ile buldurur, kişi de bilir ve itaat eder. Burada cay-ı dikkat konu şu. Hak dinlerin ulaşamadığı coğrafyadaki insanların kalb-vicdan sesine uyarak ilhama nail olunca olan nedir? Hz. İbrahim (as) örneğini yaşar. Onun vicdan-kalb-akıl üçlemesi ile önce ayı, sonra güneşi, yıldızları İlah olmadıklarını anlar. Ve kalb gelen ilham ile de Allah’ı bulur. Buradaki sır kalbin sesinin dinlenmesi. Vicdanın çağrısına uyulması. Hz. İbrahim gibi kalbindeki sezgiyle Allah’ı araması. Eğer Siu Kabilesinin reisi böyle inanarak ve duasının hakikatine ererek dünyadan ayrılmışsa kurtuluş ehlinden olarak ebedi alemde vaad edilen makamını bulur. Evet insan her yıl bütün hücrelerinin iki kez yenilenmesi sırasında 2 kez ölüp dirilirken ondan baki kalan nedir? Ruh değil mi? Ruhlardaki letaif-i Rabbaniyenin sesine uyarak insan bulduğu hakikate bağlı kalırsa hak dini mensubu gibi ebedi hayatta yerini alır. Kurtuluş ehli olarak.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Şubat 02:02
05

fikret kalmuk - @Abdurrahim Çokgüngör 01 nolu yoruma cevabı: Sayın Çokgüngör

Yorumlarınız ve ve verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim ve de "eyvallah" derim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Şubat 11:53


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?