Perşembenin Yazarı: ÇALIKUŞU

REŞAT NURİ

Bir yazar.

25 Kasım 1889’da doğar roman, öykü ve tiyatro yazarı Reşat Nuri Güntekin.

13 Aralık 1956’da yapıtlarından yoksun bırakarak gider okurlarını...

Üsküdar ilçesinde dünyaya gelir İstanbul’un. Askeri tabip Nuri Bey’dir babası. Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım annesidir. Tek çocuk olarak büyür, çok genç yaşta dünyadan ayrıldığı için kız kardeşi Reşide.

Öğrenimi boyunca birçok il gezer Reşat Nuri, babası askeri doktor olduğundan. İlk öğrenimine Çanakkale'de başlar.

Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesi vardır babasının. Kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç olur. Çocukken Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı okur. Udi yaşamına iz bırakır. Yöneltir yazmaya...

İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim görür. Sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’ne. 1912'de tamamlar Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde yüksek öğrenimini. Bitirir yirmi üç yaşında öğrenimi.

Ünlenir Çalıkuşu’nun 1922’de Vakit Gazetesi’nde yayımlanmasıyla.

Kelebek mizah dergisini çıkarır Mahmut Yesari'yle (1923-1924).

1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmenidir ve müdürdür.

Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi.

Edebiyat, felsefe dersleri okutur. Fatih Vakıf Mektebi müdürüdür sonra.

1927’de Hadiye Hanım ile evlenir.

1931'de maarif müfettişidir. Dil Heyeti'yle birlikte çalışır.

Anadolu’yu baştan başa dolaştırır müfettişlik. Yakından görür ve tanır ülkenin gerçeklerini.

Çanakkale milletvekilidir TBMM'de 1939 - 1946'ya kadar.

1941’de tek çocuğu kızı Ela dünyaya gelir.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkarır 1947'de. Güntekin daha sonra Müfettişlik görevine geri döner. Paris’e gider 1950'de; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilcisidir ve öğrenci müfettişidir. Paris kültür ataşeliği yapar.

İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyesidir emekli olunca.

Akciğer kanseri teşhisi konulur. Londra’ya gider tedavi için. Hastalığı

7 Aralık 1956'da hastalığı son noktayı koyar Reşat Nuri Güntekin romanlarına. Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilir 13 Aralık 1956’da. Çalıkuşu adı verilir Levent’te oturduğu sokağa. Reşat Nuri Güntekin denir İstanbul Kadıköy’de bir orta okuluna ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna, İstanbul Fatih'te bir tiyatro sahnesine ve İzmir’de Karabağlar Belediyesi çocuk kütüphanesine.

Anadolu insanının yaşantısını, sorunlarını, kişisel duygularını, inançlarını süssüz, yapmacıksız, konuşulan Türkçe'nin tüm yalınlığı ve açıklığıyla dile getiren bir yazardır.

Cemal Nimet takma adıyla yazdığı "Harabelerin Çiçeği" adlı romanı ve "Eski Ahbap" adlı öyküsüyle başlar yazın yaşamı 1918'de.

Kazanır asıl ününü Çalıkuşu romanıyla. Romanın merkezine, Anadolu'da yaşamayı seçen idealist, aydın Türk kadınını yerleştirir. Romanı "İstanbul Kızı" adıyla oyun olarak yazar. Olanak vermez savaş koşulları sahnelemeye. Yayımlar roman olarak.

Geniş yer verir insan sevgisine yapıtlarında. İyimserdir.

Müfettişlikle adım adım gezdiği Anadolu bir büyük elmastır işlenecek. Gözlemlemiştir kendine özgü tipleri. Görmüştür geleneklerle görenekleri. Tanığıdır toplumsal sorunların. Bir etkin biçimde anlatır izlenimlerini. Sahneleme teknikleriyle insanların duygularını.

Türk edebiyatında gerçekçi romana yönelimin ilk örneklerinden olan bu roman; dili, anlatımdaki rahatlığı, duygusal yanlarıyla uzun yıllar güncelliğini koruyan bir yapıt olmuş; "Yaprak Dökümü", "Dudaktan Kalbe" ve "Akşam Güneşi" romanları gibi, bu yapıtı da sinema ve televizyon filmi olarak uyarlanmıştır.

İki döneme ayrılır romanları. İlk dönemde yansıtır Cumhuriyet’in toplumsal sorunlarını.

Bütünüyle bozulan insani ilişkileri ve ahlak yapısını ikinci dönemde yansıtır.

Biçemi gerekçidir. Tek boyutludur kahramanları. Konuşma dili egemendir.

Mizahi dille yazar öykülerini. Aşkı, yalnızlığı, özveriyi, dostluğu, ihaneti işler.

Öykü, roman ve oyunlarında kendi adının yanı sıra "Hayrettin Rüştü, Mehmet Ferit, Sermet Ferit" gibi takma adlar kullanır.

Gözlemlediği canlı tipleri işler romanlarında. Akıcı İstanbul Türkçesi ile yazar. Öykülerinde mizah, oyunlarında bazan öğretici unsurlar ağır basar. Yabancı yapıtları çevirir ve uyarlar.

Hikmet Feridun’a yazma yöntemini özetle şöyle açıklar romancılığının sırlarını: "Konu ilkel biçimde aklıma gelir. Hiçbir zaman, hemen konunun planını yapıp yazmaya başlamam. Zihnimde bir kenara atarım. Çok kez aradan birçok yılın geçtiği de olur. Roman ve öykü yazarken konunun önce belkemiği gelir.

Bu bir olay olur. Bazan beni ilgilendiren bir olay. Genellikle de ilgilendiğim insan tipi. Böylece iki adım atılmış olur. Konu ilkeldir. Hemen yazmaya başlamam. Francala hamuru gibi kendi kendine kabarmalı. Bu arada konuya notlar eklerim. Atarım, çıkarırım. İçeriği düzeltirim. Tipleri geliştiririm... Sonunu saptamadan başlamam.”.

Güçlü gözlemciliğini yansıttığı” bütün romanlarının tiyatro senaryoları olduğunu söyler Reşat Nuri. Okurlar böylelikle sahnedeki oyunu izleyen seyirci durumundadır.

Okur romanlarındaki sahnelerde; basit konuşma diliyle psikolojik çözümlemeleri, olumlu-olumsuz görünümleri, yanlış algılanan batılı değerleri, batıl inanışları, bozulan insani değerleri ve ahlak yapısını mizahi dille ince esprilerle tiplerin acımasızca eleştirilmeleriyle gerçeğinde olduğu gibi izler…

YAPITLARI

ROMAN

Çalıkuşu (1922)

Gizli El (1924)

Damga (1924)

Dudaktan Kalbe (1925)

Akşam Güneşi (1926)

Bir Kadın Düşmanı (1927)

Yeşil Gece (1928)

Acımak (1928)

Yaprak Dökümü (1930)

Kızılcık Dalları (1932)

Gökyüzü (1935)

Eski Hastalık (1938)

Ateş Gecesi (1942)

Değirmen (1944)

Miskinler Tekkesi (1946)

Harabelerin Çiçeği (1953)

Kavak Yelleri (ölümünden sonra 1961)

Son Sığınak (ölümünden sonra 1961)

Kan Davası (ölümünden sonra 1962)

ÖYKÜ

Gençlik ve Güzellik (1919)

Roçild Bey (1919)

Eski Ahbap (1919)

Tanrı Misafiri (1927)

Sönmüş Yıldızlar (1928)

Leyla ile Mecnun (1928)

Olağan İşler (1930)

OYUNLAR

Hançer (1920)

Eski Rüya (1922)

Ümidin Güneşi (1924)

Gazeteci Düşmanı-Şemsiye Hırsızı-İhtiyar Serseri (Üç oyun birarada, 1925)

Taş Parçası (1926)

Hülleci (1926)

Bir Köy Hocası (1928)

Babür Şah'ın Seccadesi (1931)

Bir Kır Eğlencesi (1931)

Ümit Mektebinde (1931)

Felaket Karşısında-Gözdağı-Eski Borç (Üç oyun birarada, 1931)

İstiklal (1933)

Vergi Hırsızı (1933)

Bir Yağmur Gecesi (1943)

Balıkesir Muhasebecisi (1953)

Tanrıdağı Ziyafeti (1955)

Yaprak Dökümü (ölümünden sonra 1971)

Eski Şarkı (ölümünden sonra 1971)

GEZİ

Anadolu Notları (ilk cildi 1936; ikinci cildi 1966)

EĞİTİM

Dil ve Edebiyat: Türk Kıraati (1930)

Fransızca-Türkçe Resimli Büyük Dil Kılavuzu (1935)

***

Murat B. Tepebaşılı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?