CHP'li Emir: 200 bin doz aşı kayıp

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sokağa çıkma yasağında vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altında bulunanlar hariç) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlar hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçilere gidip gelebiliyor.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Neyzen Tevfik 1.Dünya Savaşı'nda iki gözünü kaybeden bir tanıdığıyla konuşuyormuş.

Tanıdığı:

-"Durumu nasıl görüyorsun Tevfik'ciğim?" diye sormuş Neyzen Tevfik'e.

Neyzen tam "Karanlık!" diye cevap verecekken vazgeçmiş.

-"Sizin gördüğünüz gibi." diye cevap vermiş.

Ben de aynen sizin gördüğünüz gibi görüyorum durumu.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek." demiş Albert Camus...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Gıdada ve giyimde mevsimine göre alışveriş yapın. Sebze ve meyve alışverişinde mevsim dışındaki ürünleri almak isterseniz, marketlerden dondurulmuş gıda ya da konserve ürünlerinden satın alabilirsiniz. Ancak bu zaman zaman yapacağınız bir işlem olsun. Çünkü mevsiminde sebze ve meyve ile beslenmek daha sağlıklı ve tasarrufludur."

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Bir erkek çocuk sahibi olup kocasına da bir mirasçı bırakmak gibi bir misyon edinen Hindistanlı Omkari Panwar, 70 yaşında ikizlerini doğurarak dünyanın en yaşlı annesi oldu. 2008’de biri kız biri erkek olan 907 gramlık premature ikizlerini dünyaya getirdi."

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Korsanların kaçırdığı 15 Türk denizci serbest bırakıldı!

Nijerya açıklarında korsanlar tarafından kaçırılan 15 Türk gemici serbest bırakıldı. Nijerya'da, 15 Türk gemici sağlık kontrolünden geçirilecek. Gemicilerin sağlık durumunun iyi olduğu belirtiliyor. (BirGün)

Emekli askeri hâkim Üçok: Genelkurmay, astsubay ataması dahi yapamayacak

Emekli askeri hâkim Ahmet Zeki Üçok, 6 Şubat 2021 tarihinde yayımlanan 70 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne dikkat çekerek, "Genelkurmay, astsubay ataması dahi yapamayacak" değerlendirmesini yaptı. Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin'e konuşan Üçok, "Bu kararnamenin 15'inci maddesine göre bundan sonra Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı sadece Uzman Çavuşların ve Uzman Er/Erbaşların tayin ve atamasını yapabilecekler. Subay ve astsubayların tayinleri bundan böyle Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak. Biliyorsunuz general/amiral atamaları zaten Cumhurbaşkanı tarafından yapılıyordu. Genelkurmay'a kalakala bir tek uzman çavuşlar kaldı" dedi. (kaynak:soL TV)

 Uzay yolculuğuna ‘ramak’ kala: 9 üniversitenin profesör ortalaması 5 buçuk

Türkiye’nin uzaya çıkacağını söyleyen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘üniversitelerde profesör yok’ eleştirilerine yanıt vererek, RTE Üniversitesi’nde 100’den fazla profesör olduğunu ifade etti. Ancak YÖK’ün son istatistiklerine göre, Türkiye’de 8 üniversitede 10 veya altında profesör bulunurken, 1 üniversitede ise hiç profesör bulunmuyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan (RTE) Üniversitesi’ndeki fakülte ek bina açılışında konuştu. Erdoğan bazı üniversitelere gelen ‘profesörleri yok’ eleştirilerine sert çıktı ve RTE Üniversitesi’nde 100’den fazla profesör olduğunu söyledi. Aynı konuşmada son günlerde tartışılan uzay konusuna da değinen Erdoğan, “Türkiye uzaya da gidecek, küresel ve bölgesel lider de olacak” ifadelerini kullandı.

YÖK’ün istatistikleri ise eleştirileri doğruluyor. YÖK’ün son istatistiklerine göre 8 üniversitede 10 veya altında profesör bulunurken, 1 üniversitede ise hiç profesör bulunmuyor. Bu 9 üniversitedeki ortalama profesör sayısı 5 buçuk. O üniversiteler ve profesör sayıları şöyle:

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi: 6

Bayburt Üniversitesi: 6

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi: 1

Hakkari Üniversitesi: 7

Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi: 0

Kayseri Üniversitesi: 9

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi: 3

Tarsus Üniversitesi: 8

Samsun Üniversitesi: 10

Öte yandan Erdoğan’ın 100’den fazla profesörün bulunduğunu söylediği RTE Üniversitesi’nde ise 83’ü erkek 8’i kadın toplam 91 profesör bulunuyor. (BirGün)

İSKİ açıkladı: İstanbul'da barajlarda doluluk oranlarında son durum

Ocak ayı içerisinde kısa süreli etkili olan yağışlar susuzluk tehlikesi altında olan Megakent İstanbul'da yüzleri güldürdü. Şubat ayına mevsim normallerinin üzerinde sıcak havalar ile giren İstanbul'da buna rağmen barajların doluluk oranı her geçen gün artmaya devam ediyor. Barajların her geçen gün artan doluluk oranı İSKİ verilerine de yansıdı. 11 Şubat 2021 tarihinde İstanbul'a verilen su miktarı 2 milyon 735 bin metreküp oldu. 12 Şubat 2021 tarihi itibariyle içme suyu kaynaklarının doluluk oranı %45,48 olarak açıklandı.

Edirne badem ezmesi’ Coğrafi Tescil Belgesi işaretini aldı

Osmanlı saray mutfağından günümüze yansıyan, bölgede yetiştirilen bademlerle üretilen Edirne badem ezmesi, Coğrafi İşaret Tescil Belgesi'ni alarak, tescillendi. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, düzenlediği basın toplantısı ile Edirne badem ezmesinin Coğrafi İşaret Tescil Belgesi'nin alındığını belirterek, “Bildiğiniz gibi Edirne Badem Ezmesi ünü Türkiye'ye, dünyaya yayılmış bir ürünümüz. Şu anda yaklaşık 26 ülkeye ihracatı var. Bugün Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak tescil belgemiz, akşam geldi. Bugün de bu mutluluğu sizlerle paylaşmak istedik” dedi. Recep Zıpkınkurt, “2012 yılında Edirne Badem Ezmesinin coğrafi işaret anlamında tescillenmesi konusunda yaptığımız başvurunun sonucunu 2021 yılında aldık. Çok uzun bir süreç, bu süreçten bahsetmek istemiyorum. Ama sürece katkıda bulunan Trakya Üniversitesi, üreticilerimiz, Edirne tarihinde kitaplar yazan büyüklerimiz bizim bu çalışmamıza büyük bir ışık tuttular. Ve bugün bu mutlu sona ulaştık. Bu gurur tabi başta üreticilerimizin, bizlerin, Edirne'nin, bu onuru bize yaşattıkları için de badem ezmesi üreticilerine ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu. Edirne badem ezmesinin, Coğrafi İşaret Tescil Belgesi tanıtım toplantısına, kentte faaliyet gösteren üreticiler de katıldı. (İHA)

 Korona haberlerine gelince:

 65 yaş ve üzeri vatandaşların Kovid-19 aşılarının yapılmasına başlandı

Kovid-19 mücadele sürecinde 65 yaş ve üzeri vatandaşlar ile 60 yaş ve üzerindeki eşlerinin ilk doz aşılarının uygulanmasına başlandı. Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen "Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi"ne göre, 13 Ocak'ta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Kurul üyelerinin aşılanmasını takiben 14 Ocak'ta ülke genelinde aşılama çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında, bugünden itibaren 65 yaş ve üzeri vatandaşlar ile 60 yaş ve üzerindeki eşleri sisteme tanımlandı. Aşı hakkı tanınan ve randevularını alan vatandaşlar, belirlenen sağlık kuruluşlarında aşılarını olmaya başladı. Bu yaş gruplarına 28 gün sonra ikinci doz aşıları yapılacak. Öncelikli gruptaki vatandaşların aşılanması için randevular, "mhrs.gov.tr", "enabiz.gov.tr" siteleri, Merkezi Hekim Randevu Sistemi, e-Nabız mobil uygulamaları ile "Alo 182" hattı üzerinden alınabiliyor. (AA)

CHP'li Emir: 200 bin doz aşı kayıp

CHP Milletvekili Murat Emir, Çin’den gelen 3 milyon aşının 200 bin dozunun kayıp olduğunu iddia etti. İlk aşılamanın 14 Ocak’ta başladığını belirten Emir, bugüne kadar 2 milyon 811 bin kişinin aşılanabildiğine dikkati çekerek, “200 bin doz aşı nerede? Yandaşlara mı yapıldı?” diye sordu CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Çin'den gelen 3 milyon aşıdan yaklaşık 200 bin dozunun halen yapılamadığını belirterek, "Aradan 27 gün geçti ve 3 milyon doz tamamlanamadı, bir yandan da günlerdir aşı yok. Bugün ise ikinci parti aşıların vurulmasına başlanıyor. Bu durumda yaklaşık 200 bin doz aşı arada kaynatıldı ve kayıp. Aşıların açıklanan tarihten daha önce getirildiğini ve nüfuzlu kişilere yapıldığını söylemiştik. İddiamızı doğrulayan bu istatistikle ilgili bakanlıktan açıklama bekliyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Bilim Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamaları değerlendiren CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, "Süreci şeffaf yürütmeyen Sağlık Bakanı, dünkü açıklamalarıyla bundan sonra daha da kapalı bir süreç yürüteceğini ilan etmiştir" dedi. İki ay önce ortaya attığı "Aşılar, nüfuzlu kişilere yapılıyor" iddiasının da aşı istatistikleriyle doğrulandığını kaydeden Emir, şunları söyledi:

"Dünya, hızla aşılama programlarında ilerlerken Türkiye, aşılamada çok geç kaldı ve bir aşıya mahkum edildiği için de her geçen gün daha da geriye düşüyor. Türkiye aşılamada geç kalırken Sağlık Bakanlığı da yine ilk günden itibaren yaptığı gibi, süreci şeffaf yürütmüyor. Sağlık Bakanı, dün yaptığı açıklamayla da sürecin bundan sonra daha da kapalı gideceğini ilan etmiştir. Sağlık Bakanı'nın bu sözlerinin altında, aşılama organizasyonunun sağlıklı bir şekilde yapılamaması, sürecin çok yavaş ilerlemesi ve en önemlisi ilk partiyle gelen 3 milyon doz aşının 200 bin dozunun ortadan kaybolması yatmaktadır. Bilindiği üzere Çin'den ilk partide 3 milyon aşı gelmiş ve bu aşıların sağlık çalışanları ile 75 yaş üstü vatandaşlara yapılacağı açıklanmıştı. İlk aşılamanın başladığı 14 Ocak'tan bu yana 27 gün geçti ancak aşılanan kişi sayısı bu sabah itibariyle 2 milyon 811 bine ulaşabildi" diyen Emir, "Sağlık Bakanı'nın günde 1.5 milyon kişinin aşılanabileceği açıklamasına göre 3 milyon doz aşının çoktan tamamlanmış olması gerekirdi. Bugün itibariyle de ikinci partiyle gelen 6.5 milyon doz aşı vurulmaya başlanıyor ancak daha ilk partiyi bitiremediler" ifadelerine yer verdi. Emir, "Aşılanacak kişiler bekliyor, aşı vuracak sağlık çalışanları bekliyor. 75 yaş üstü vatandaşlara aile sağlığı merkezlerinde aşılama için randevu veriliyor, ama ortada aşı yok. Bugün ise ikinci parti aşıların vurulmasına başlanıyor" diyerek "Bu durumda ilk partiyle gelen 3 milyon doz aşının yaklaşık 200 bin dozu nerede?" diye sordu. "Aşıların aslında açıklanan tarihten daha önce Türkiye'ye getirildiğini ve nüfuzlu kişilere AKP'lilere yapıldığını iddia etmiştik. Sağlık Bakanlığı, bu iddiamıza net bir yanıt verememişti. Şimdi 200 bin doz aşının kayıp olduğunu görüyoruz. İddiamızı doğrulayan bu istatistikle ilgili bakanlıktan açıklama bekliyoruz" diyen Emir şu soruları sordu:

*200 bin doz aşı nerede?

*Yoksa sırası gelmeyen yandaşlara, nüfuzlu kişilere mi yapıldı?

*Sağlık Bakanı, dünkü açıklamasında 'Bundan sonraki süreçte aşının gelişiyle ilgili ‘bugün şu kadar geldi, şu kadar gelecek’ gibi söylemekten yana değiliz' ifadesini kullandı. Bu açıklama ile, bundan sonra gelen aşıları öncelik sırasına uymadan, diledikleri gibi kullanabilmenin zeminini mi hazırlamaktadır?

Emir, "Kıt şekilde gelen aşının adaletli bir şekilde dağıtılması ve kamuoyunun bu süreci takip edebilmesi için Sağlık Bakanı'nı şeffaf olmaya ve aşı sürecinde kamuoyuna net bilgi vermeye çağırıyoruz" diyerek sözlerini sonlandırdı.(BirGün)

En etkili aşı hangisi?'

Ulaşılamayan aşı etkili sayılabilir mi? Sipariş ettiği aşıya ulaşamadığı için başka aşılara yönelen AB ülkeleri bu soruya olumsuz yanıt veriyor. “En etkili aşı hangisi?” Bu soruya Faz 3 sonuçlarından hareketle cevap vermek büyük kolaylık ama yeterli değil. Deneysel çalışmalarla belirlenen aşı etkinliği aşının sadece potansiyel etkisini belirliyor. Belirleyicilerden bir diğeri olmadan aşının etkisini ifade etmek mümkün değil. Bu belirleyici, aşı etkililiği olarak tarif ediliyor. Etkinliği kanıtlanmış bir aşının sahadaki kullanımı sonucunda ortaya çıkan sonuçlar şeklinde açıklanabilir. Burada aşının maliyeti, taşınması, depolanması, uygulanabilirliği gibi deneysel değil doğrudan pratik olan faktörler devreye giriyor ve gerçek sonuç ortaya çıkıyor. Etkinliği ne olursa olsun elde edilemeyen aşıların etkisi sıfırdır! Bunu söyleyebilmek için elbetteki biyoistatistik bilmek şart değil. Ancak aşıya ulaşabilme, depolayabilme, ihtiyacı kadar edinebilme, uygulayabilme gibi asıl etkinlik belirleyicilerini göz önüne almadan yapılan aşılama programlarının gerçekçi olmayacağını tahmin etmek zor değil. Covid-19 salgınında da ulusal aşı programlarında bilimsel doğrular, öngörüler yerine ideolojik, politik ön kabullerle hareket etmenin nelere yol açtığını yavaş yavaş gözleme fırsatı buluyoruz. Bunlardan bir tanesi sipariş etmiş olduğu aşılar eline ulaşmadığından yaygın aşılama programına başlayamayan, başlasa da ilerleyemeyen ülkelerin farklı aşılara yönelmeye başlaması. Birden fazla ülke Pfizer/Biontech firması ile anlaşma yapmış olmasına rağmen ulusal aşı programlarına Çin veya Rus aşısı ile devam etme kararı alıyor.

Macaristan Sputnik ve Sinopharm aşısına yöneldi

Bunlardan birisi Macaristan. Başbakan Victor Orban AB içinde aşı tedarik sürecinin yavaş ilerlemesi nedeni ile bu hafta Rusya’nın Sputnik V aşısını uygulamaya başlamayı planlıyor. Ay sonuna kadar Çin Sinopharm firmasının ürettiği aşılardan 2.5 milyon adet alınacağı duyuruldu.

Çekya AB onayı dışına çıkacak

Çekya Hükümeti de süreç bu şekilde ilerlerse AB’nin kullanım onayı vermediği aşıları alıp uygulamayı düşünebileceğini kamuoyuna açıklayarak, Macaristan’ın yolunda ilerleme eğiliminde olduğunu bildirdi.

Sırbistan anlaştığı firmayı değiştirdi

Avrupa Birliği üyeliği için adaylık süreci yürüyen Sırbistan, AB’nin “resmi” aşı tedarikçisi olan Pfizer/Biontech firmasına ilk sipariş veren ülke olmasına rağmen sürecin yavaş ilerlemesi nedeniyle anlaştığı firmayı değiştirmek zorunda kaldı. Aday üyelik sürecinin yarattığı hassas politik dengelerden olsa gerek, Başbakan Ana Brnabić AB üyeliğini önemsediklerini ancak aşılama sürecinin jeopolitik bir mesele olmaması gerektiğini, bunu bir sağlık sorunu olarak algıladıklarını açıkladı. Çin ve Rus şirketlerinin aşılarını kullanma kararı aldıktan sonra aşılama programında hızlanan Sırbistan, aşılama oranında diğer 27 AB üye ülkesini geride bıraktı. Aşılama oranları Almanya ve İtalya’nın iki, Hollanda’nın dört katına ulaştı.

Siparişinden umudu kesen bir başka ülke Meksika

760 bin doz Pfizer aşısı sipariş etmiş olmasına rağmen eline sadece 86 bin aşı ulaşan Meksika, Çin’in henüz sivil kullanım için onay almamış, bugüne kadar sadece ordu mensuplarına uygulanmış vektör aşısı için 35 milyon dozluk bir anlaşma imzaladı.Söz konusu aşı CanSino Biolocigs şirketi ile Halk Ordusu mensubu bilim insanlarının ortak üretimi olarak tanıtılıyor. Tek doz kullanım avantajı olan aşının Pakistan’da yürütülen Faz 3 çalışmaları ara sonuçları Pakistan Sağlık Bakanı tarafından yüzde 65,7 olarak açıklanmıştı.

Almanya ne yapacak?

Üretici firmalardan biri kendi sınırları içerisinde olduğu halde, Pfizer aşısı tedariğinde sorun yaşayan Almanya dahi başka aşıların üretimi ve kullanımını tartışmaya açmış durumda. 100 milyon doz Rus Sputnik V aşısı siparişi verilen ülkede bazı eyaletlerde söz konusu aşının üretilebileceği duyuruldu. Yakın zamanda Almanya Sağlık Bakanı tedarik sorunu yaşayan birlik ülkelerinin güvenilirliği ve etkinliği onaylanmış Çin ve Rus aşılarını kullanmalarına engel olmayacaklarını açıklamıştı. (soL TV)

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Şairi” olarak 34 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 63. doğum günü olan Nilgün Marmara'yı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Nilgün Marmara, 13 Şubat 1958 tarihinde İstanbul, Moda'da doğdu. Balkan göçmeni olan bir ailenin iki kızından biridir. Babası, Bulgaristan'ın Plevne şehrinden, annesiyse Vidin'den İstanbul'a göç etmişlerdir. Bir Marksist olan babası Fikri Marmara, muhasebe müdürüydü. Liseyi Kadıköy Maarif Koleji'nde okudu. Üniversite hayatına İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde başladı. Ancak siyasi sebeplerle burada devam edemeyip tekrar sınava girdi ve Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. Okulu, "Sylvia Plath'in Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi" tezi ile 1985'te bitirdi. Mezun olduktan sonra Marmaris'te bir tatil köyünde çalışmaya başladı. Farklı şirketlerde sekreterlik, Mısır Konsolosluğu'nda memurluklarda bulunsa da iş hayatı çok uzun süreli olmadı.

1982'de, arkadaş ortamında tanıştığı endüstri mühendisi Kağan Önal ile evlendi. Eşinin işi dolayısıyla 16 ay Libya'da yaşadılar.

Nilgün Marmara, 13 Ekim 1987 tarihinde, 29 yaşındayken, İstanbul'da kaldığı evin balkonundan atlayarak intihar etti.

İntiharının ardından Ece Ayhan, "Meçhul Öğrenci Anıtı" şiirinde "Aldırma128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında.." mısralarıyla kendisine seslenmiştir. Ferda Erdinç, “üstü ağır oturaklı bir kadın, altı ayak parmakları birbirine bakan bir çocuktu”, Cemal Süreya 841. gün eserinde, "Nilgün ölmüş. Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış, Ece Ayhan söyledi. Çok değişik bir insandı Zelda. Akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. Yüzü alarır, bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. Çok da gençti. Sanırım otuzuna değmemişti daha.. Bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. Dönüp baktığımda bir acı da buluyorum Nilgün’ün yüzünde. O zamanlar görememişim. Bugün ortaya çıkıyor." demiştir. Cezmi Ersöz ise, ölümünün ardından "Kırk Yılda Bir Gibisin" adlı kitabı yazıp, kendisine ithaf etmiştir. Ayrıca Seyhan Erözçelik, Nilgün Marmara'nın intiharının ardından "Nilgün'ün Göztaşı" isimli şiiri yazmıştır.

Ölümünün ardından Nilgün Marmara'ın intihar etmediği, öldürüldüğü ve Nilgün Marmara'nın ölümünde eşi Kağan Önal'ın ihmali olduğu söylenmiştir. Kağan Önal, kendisine yöneltilen suçlamalara yönelik, "Oysa Nilgün’ün tedavi olması gerekiyordu, ama o doktordan kaçıyordu. Doktor, geldiğinde evde olması gerekirken evde değildi. Doktor beklemişti. Gelince de konuştular. Doktor bana 'İşiniz çok zor, tedavi olması lazım, ama çok zeki ve kültürlü. Yani en zor vakalardan' demişti. Çünkü iyileşmesi için entellektüel faaliyetlerde bulunmaması gerekiyordu. İlacı dayayacaklar ve uyuşacaktı. Orta kültür ve zekalı durumlarda bu hastalık genelde 20’li yaşlarda ortaya çıkarmış, Lityum tedavisi ile başarılı olunurmuş. Ancak Nilgün bu tipte değildi. Tedavi olması, buna ikna olması, tedaviden memnun kalması hepsi ayrı bir dertti. Dolayısıyla tedavi olmadı. Öldüğü gün bana tedaviye tekrar başlayacağına dair söz vermişti." şeklinde açıklamıştır.

Nilgün Marmara'nın, ölümünün ardından basılan "Kırmızı Kahverengi Defter" isimli kitap büyük bir tartışma yarattı. Kitap, Nilgün Marmara'nın günlüklerini yayımladığını söylüyor olsa da Libya'da geçirdiği zamana dair tek alıntıyı "Kağan eteğine pis bir herif oldu, her gün barlarda sürtüyor." şeklinde yapmıştı ve kitabın en büyük sorunu "baskının kesilip biçilme tarzı nedeniyle, Nilgün Marmara, ıstıraplar içinde, sadece ölümü ve arada da şiiri düşünen, asık suratlı, sinik ve sonuç olarak intiharından ibaret birisiymiş, yaşamamış, yani aslında intiharına kadar bayağı var olmamış biri gibi" sunmasıydı.

2016 yılında Everest Yayınları'nca Nilgün Marmara'nın arkasında bıraktığı günlüklerinin "Kırmızı Kahverengi Defter" adıyla izinsiz bir şekilde yayımlanmasından itibaren başlayan yanlış anlamalar, yersiz kuşkular, haksızlıklar, aşırı yorumlar silsilesine bir son vermek amacıyla eksiksiz olarak yayımlanan "Defterler" Nilgün Marmara ile ilgili soru işaretlerini ortadan kaldırmıştır. "Defterler" ile Nilgün Marmara adı etrafında dönen spekülasyonlar, yalan haberler, yanlış iftiralar sona ermiştir. "Defterler" gündelik yaşama, çevresine, ilişkilerine bakışını yansıtarak şimdiye kadar bilinenden, varsayılandan farklı bir Nilgün Marmara portresini de gözler önüne sermiştir. 2017 yılında günlüklerini tuttuğu iki defterinden başka notları da yine Everest Yayınları'nca "Kağıtlar" ismiyle yayımlanmıştır.

YAPITLARI:

Şiir:

Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1988)

Metinler (1990)

Günlük:

Kırmızı Kahverengi Defter (1993, Gülseli İnal tarafından hazırlandı)

Defterler (2016)

Kağıtlar (2017)

İnceleme:

Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi (1985, Dost Körpe tarafından 20 yıl sonra Türkçeye çevrildi)

Sizlerle iki şiirini paylaşarak Nilgün Marmara'yı anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

ÇOK GÜZEL

Durma artık burada uysal âşık!

Aydınlık milinin yatağında.

Bilemiyoruz belki de meşe o ağacın adı,

Anlayamıyoruz varolduğumuzu gölgesinde

ağırbaşlılığının.

Veda geliyor şimdi, öğretmek için

sergilenmeyi, uçuşan geriye dönen

vakitte.

Kime, kime gönderiyor incelen yapraklarını

yüzün, kavisin beyaz yanağıyla?

Bu aklıkta, minarem mavi benim.

Işığım denize kayıyor, bir sayıklama

izleğiyle, bir zamanlar pay verdiğimiz

insanlığa!

#NilgünMarmara

Kuş Koysunlar Yoluna

Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.

Hep böyle mi bu?

Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum,

kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...

Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına

aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!

Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.

Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.

Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına

niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına

niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?

"Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.

#NilgünMarmara

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Dünya Radyo Günü

Kısa adı UNESCO olan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu, 25 Ekim-10 Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleşen 36. Genel Konferansı'nda Bilgi ve İletişim Komisyonu tarafından kabul edilen bir öneriyle 13 Şubat'ı "Dünya Radyo Günü" ilan etmiştir. 13 Şubat aynı zamanda 1946’da kurulan Birleşmiş Milletler Radyosu’nun kuruluş yıldönümünü işaret eder. UNESCO; kamusal, özel radyo ve topluluk radyosu yayıncılarını Dünya Radyo Günü’nü kutlamaya teşvik etmek için, farklı dillerde sesli mesajlar ve topluluk radyosu kitapçıkları içeren bir internet sitesi yaratmıştır. Bu site, kamunun aralarında Pablo Neruda, Jean-Paul Sartre, Jorge Luis Borges, André Malraux, Pablo Picasso, Charles de Gaulle, Yuri Gagarin, Nikolay Nikolaevich Semenov, Nelson Mandela, Frederik de Klerk ve Harry Belafonte’nin bulunduğu kişilerin sesleriyle UNESCO’nun ses arşivinden ücretsiz yararlanmalarını sağlamaktadır. Altmış yılı aşkın süredir UNESCO başta topluluk radyosu alanı ve radyonun insani yardımda kullanılması konusu olmak üzere, basın alanında birtakım girişimlere de öncülük etmektedir. Radyonun insani yardımda kullanılması için UNESCO “radio-in-a-box’u” geliştirmiştir. Verilere göre, dünya genelinde yaklaşık 44 bin radyo istasyonu bulunmaktadır. Radyo sayısı özellikle Afrika’da hala gazete ve televizyon sayısından fazla olmasıyla dikkati çekmektedir.

Hanelerin yüzde 80 ile 90’ında radyo bulunan Afrika’da nüfusun büyük bir kısmının temel iletişim aracı olarak radyo ön planda yer almaktadır. Tanzanya’da nüfusun yüzde 83’ü, Zambiya’da ise yüzde 85’i haberleri radyodan dinlemektedir. Ülkemizde radyo yayıncılığının başladığı tarih olan 6 Mayıs 1927 tarihi de 2007 yılından beri "Radyo Günü" olarak kutlanmaktadır.

Tüm radyo ailesinin, programcılarının ve radyo yayınına emek veren herkesin "Dünya Radyo Günü"nü kutluyorum.

Erzincan'ın Kurtuluş Günü:

13 Şubat 1918 tarihi Erzincan ilinin Türk ordusu tarafından Fransız işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Erzincan ilinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Görele'nin Kurtuluş Günü:

13 Şubat 1918 tarihi Giresun'un Görele ilçesinin Türk ordusu tarafından Rus ve Ermeni işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Görele ilçesinin 103. kurtuluş yıldönümü kutlu olsun.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

13 Şubat 1258 - Hülagû, Bağdat'ı işgal etti. 200 bin Bağdatlı öldü.

13 Şubat 1633 - Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde yargılanmak üzere Roma'ya geldi.

13 Şubat 1668 - İspanya, Portekiz'i ayrı bir devlet olarak tanıdı.

13 Şubat 1894 - Auguste Lumière ve Louis Lumière, sinematograf'ın (bir film kamerası ve projektör'ün bir araya getirilmiş hali) patentini aldılar.

13 Şubat 1925 - Şeyh Sait İsyanı: Lozan Konferansı'nda çözümü Türkiye ile Birleşik Krallık'a bırakılan Musul konusunda, Birleşik Krallık ile sorun yaşandığı günlerde, Bingöl'ün Genç ilçesinde Şeyh Sait önderliğinde, gerici ve ayrılıkçı bir hareket başladı. Ayaklanma Diyarbakır'a da sıçradı.

13 Şubat 13 Şubat 1926 - Savurganlıkla mücadele amacıyla Men-i İsrafat Kanunu kabul edildi.

1934 - SSCB'ne ait "Çelyuskin" adlı buharlı gemi, Antarktik okyanusu'nda battı.

13 Şubat 1945 - II. Dünya Savaşı: SSCB birlikleri, Budapeşte'yi Almanlardan geri aldı. Birleşik Krallık Kraliyet Hava Kuvvetleri, Almanya'nın Dresden kentini bombalamaya başladı.

13 Şubat 1949 - Fenerbahçe'nin yeni stadı açıldı.

13 Şubat 1960 - Fransa, BM ve Amerika Birleşik Devletleri'nin itirazlarına rağmen, Büyük Sahra'da atom bombası patlattı.

13 Şubat 1961 - 7 yeni parti kuruldu. Yeni Türkiye Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Millete Hizmet Partisi, Güven Partisi, Musavat Partisi, Muhafazakâr Parti ve Cumhuriyetçi Parti. Seçime katılabilmek için son gündü. Kemal Türkler, Rıza Kuas, Kemal Nebioğlu, İbrahim Denizcier gibi bir grup sendika yöneticisi tarafından kurulmuş olan Türkiye İşçi Partisi'nin Genel Başkanlığına Avni Erakalın getirildi.

13 Şubat 1962 - Eski Adalet Bakanı Hüseyin Avni Göktürk ve eski Çalışma Bakanı Mümtaz Tarhan tutuklandı. Eski Bakanların Devlet Hazinesine ait dövizle, radyo pili ithal ettikleri ileri sürüldü. 2 Mart 1962'de tahliye edildiler.

13 Şubat 1963 - İstanbul Savcılığı, İşçi Sigortaları Kanunu'na uymayan 2 bin işveren hakkında dava açtı.

13 Şubat 1963 - Ankara Valiliği, taksilerde plak çalınmasını yasakladı; taksilerdeki pikaplar sökülüyor.

13 Şubat 1965 - TBMM'de 1965 yılı bütçesi, 197'ye karşı 225 oyla reddedilince, Başbakan İsmet İnönü istifa etti.

13 Şubat 1966 - Cemal Gürsel'in komaya girişinin 6. günü; Partiler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Cevdet Sunay'ın Cumhurbaşkanı adaylığı üzerinde anlaştı.

13 Şubat 1967 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kuruldu. Sendika Başkanları yaptıkları açıklamada; "Türk İşçi sınıfının çıkarları, hakları, özgürlükleri ve onuru için bir araya geldik" dediler.

13 Şubat 1969 - İstanbul'da üniversiteli kız öğrenciler, Amerikan 6. Filo'sunu protesto yürüyüş ve mitingi düzenlediler.

13 Şubat 1971 - Vietnam Savaşı: Amerikalı kuvvetleri desteğindeki Güney Vietnam güçleri, Laos'u ele geçirdi.

13 Şubat 1974 - 1970 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Aleksandr Soljenitsin, "Gulag Takım Adaları, 1918-1956" adlı kitabı nedeniyle, SSCB dışına sürgüne gönderildi.

13 Şubat 1975 - Kıbrıs Türk Federe Devleti ilan edildi.

13 Şubat 1984 - SSCB Komünist Parti Genel Sekreterliğine, Yuri Andropov'un yerine Konstantin Çernenko getirildi.

13 Şubat 1985 - Kapatılan Millî Selamet Partisi yöneticileri hakkında açılan kamu davası sona erdi. Partinin Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve 22 arkadaşı beraat etti. Şubat 1981'den Şubat 1985'e kadar geçen bütün bu süre içinde Necmettin Erbakan, 10 ay tutuklu kaldı.

13 Şubat 1988 - Kış Olimpiyat Oyunları, Calgary Alberta'da (Kanada) başladı.

13 Şubat 1990 - 12 Eylül sonrasında görevlerinden alınan 1402'lik öğretim üyeleri, görevlerine dönmek için üniversitelerine başvurmaya başladılar. İlk başvuruyu Profesör Dr. Hüseyin Hatemi yaptı.

13 Şubat 1993 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Bosna-Hersek'te devam eden savaşı protesto için İstanbul Taksim Meydanı'nda bir miting düzenlenmesini istedi. Hükûmet ortakları Doğru Yol Partisi ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti, mitinge katılmayacaklarını açıkladılar ve Turgut Özal'ın amacının şov yapmak olduğunu ileri sürdüler. Anavatan Partisi katılma kararı aldı. Miting sönük geçti.

13 Şubat 1997 - Uzay mekiği Discovery'nin astronotları, Hubble teleskopu'nu tamir etmeye başladılar.

13 Şubat 2001 - El Salvador'da 6,6 şiddetinde deprem: en az 400 kişi öldü.

13 Şubat 2005 - Türkiye, Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik ve Yardım Kuvvetinin komutasını 6 ay süreyle, Kabil'de düzenlenen törenle Avrupa Kolordusundan devraldı.

13 Şubat 2007 - TBMM Genel Kurulunda, Türkçenin bozulma ve yabancılaşmasına ilişkin meclis araştırması açılması kabul edildi.

13 Şubat 2008 - Danıştay 2. Daire üyeleri ve Cumhuriyet gazetesi'ne yönelik saldırılarla ilgili davada, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Alparslan Arslan'ın 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Sanıklardan Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır müebbet hapisle cezalandırıldı. Sanık Süleyman Esen toplam 17 yıl 8 ay 15 gün, Tekin İrşi ise toplam 10 yıl 2 ay 15 gün hapse mahkûm edildi.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

13 Şubat 1672 - Étienne François Geoffroy, Fransız kimyacı (ö. 1731)

13 Şubat 1719 - George Brydges Rodney, Büyük Britanya Kraliyet Donanması’nda deniz subayı (ö. 1792)

13 Şubat 1766 - Thomas Malthus, İngiliz iktisatçı (ö. 1834)

13 Şubat 1805 - Peter Gustav Lejeune Dirichlet, Alman matematikçi (ö. 1859)

13 Şubat 1870 - Leopold Godowsky, Leh asıllı Amerikalı piyano virtüözü ve besteci (ö. 1938)

13 Şubat 1879 - Prens Sabahattin, Siyasetçi ve düşünür (ö. 1948)

13 Şubat 1888 - Georgios Papandreou, Yunan Siyasetçi ve Yunanistan'ın 162'inci Başbakanı (ö. 1968)

13 Şubat 1891 - Grant Wood, Amerikalı ressam (ö. 1942)

13 Şubat 1903 - Georges Simenon, Belçikalı polisiye yazarı (ö. 1989)

13 Şubat 1906 - Agostinho da Silva, Portekizli düşünür (ö. 1994)

13 Şubat 1910 - William B. Shockley, Amerikalı fizikçi, mucit ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1989)

13 Şubat 1915 - Aung San, Birmanyalı milliyetçi önder (ö. 1947)

13 Şubat 1916 - Samim Kocagöz, Yazar (ö. 1993)

13 Şubat 1921 - Ulvi Uraz, Tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 1974)

13 Şubat 1923 - Chuck Yeager, Amerikalı ses hızını aşan ilk pilot.

13 Şubat 1928 - Refik Erduran, Yazar (ö. 2017)

13 Şubat 1929 - Kenan Erim, Arkeolog (ö. 1990)

13 Şubat 1932 - Nail Güreli, Gazeteci ve yazar (ö. 2016)

13 Şubat 1933 - Kim Novak, Amerikalı sinema oyuncusu

13 Şubat 1937 - Oliver Reed, İngiliz aktör (ö. 1999)

13 Şubat 1947 - Rüçhan Çalışkur, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

13 Şubat 1950 - Mazhar Alanson, Şarkıcı, gitarist, söz yazarı ve oyuncu.

13 Şubat 1950 - Peter Gabriel, İngiliz müzisyen (Genesis grubu).

13 Şubat 1952 - Ed Gagliardi, Amerikalı müzisyen (Foreigner grubu).

13 Şubat 1958 - Nilgün Marmara, Şair (ö. 1987)

13 Şubat 1973 - Sibel Alaş, Şarkıcı ve söz yazarı.

13 Şubat 1974 - Robbie Williams, İngiliz müzisyen.

13 Şubat 1976 - Leslie Feist, Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı.

13 Şubat 1976 - Nihat Doğan, Şarkıcı.

13 Şubat 1978 - Edsilia Rombley, Hollandalı müzisyen.

13 Şubat 1995 - Tibor Linka, Slovak kanocu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

13 Şubat 1322 - II. Andronikos, Bizans İmparatoru (d. 1259)

13 Şubat 1542 - Catherine Howard, İngiltere Kraliçesi (d. 1523)

13 Şubat 1787 - Ruđer Bošković, Ragusalı bilim insanı (d. 1711)

13 Şubat 1837 - Mariano José de Larra, İspanyol gazeteci ve yazar (d. 1809)

13 Şubat 1883 - Richard Wagner, Alman opera bestecisi (d. 1813)

13 Şubat 1909 - Julius Thomsen, Danimarkalı kimyager (d. 1826)

13 Şubat 1926 - Francis Ysidro Edgeworth, İrlandalı düşünür ve politik iktisatçı (d. 1845)

13 Şubat 1943 - Neyyire Neyir (Münire Eyüp Ertuğrul), Tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1902)

13 Şubat 1955 - Nubar Tekyay, Keman sanatçısı (d. 1905)

13 Şubat 1957 - Oszkár Jászi, Macar sosyal bilimci ve siyasetçi (d. 1875)

13 Şubat 1967 - Füruğ Ferruhzad, İranlı şair, yazar, yönetmen ve ressam (d. 1935)

13 Şubat 1980 - David Janssen, Amerikalı oyuncu (d. 1931)

13 Şubat 1991 - Arno Breker, Alman heykeltıraş (d. 1900)

13 Şubat 1992 - Nikolay Bogolyubov, Sovyet bilim insanı (d. 1909)

13 Şubat 1996 - Martin Balsam, Amerikalı oyuncu (d. 1919)

13 Şubat 2002 - Waylon Jennings, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı (d. 1937)

13 Şubat 2004 - Zelimhan Yandarbiyev, Çeçen Cumhuriyeti 2. Cumhurbaşkanı, yazar (d. 1954)

13 Şubat 2005 - Hüdai Oral, Siyasetçi ve eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı (d. 1925)

13 Şubat 2005 - Lucia dos Santos, Portekizli karmelit rahibe (d. 1907)

13 Şubat 2005 - Teoman Alpay, Bestekâr (d. 1932)

13 Şubat 2006 - Andreas Katsulas, Yunan asıllı Amerikalı aktör (d. 1946)

13 Şubat 2006 - Peter Frederick Strawson, Britanyalı filozof (d. 1919)

13 Şubat 2009 - Bahtiyar Vahabzade, Azeri şair ve yazar (d. 1925)

13 Şubat 2013 - Stefan Wigger, Alman oyuncu (d. 1932)

13 Şubat 2014 - Ralph Waite, Amerikalı aktör ve seslendirme sanatçısı (d. 1928)

13 Şubat 2014 - Richard Møller Nielsen, Danimarkalı millî futbolcu ve teknik direktör (d. 1937)

13 Şubat 2018 - Agop Kotoğyan, Ermeni asıllı dermatolog (d. 1939)

13 Şubat 2019 - Ozan Arif, Öğretmen, halk ozanı ve şair (d. 1949)

13 Şubat 2019 - Idriz Ajeti, Kosovalı tarihçi (d. 1917)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cumartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?