PARANTEZ YOLLAR (*)

“… Hayatında korkuları ve hep tertemiz duyguları sahiplenmiş, dünya iyisi insan. Elinizi uzatıyorsunuz, sevgiyle elinize uzansa da içindeki korkuyla yüzünüze gülümsemeye çalışıyor. Korkuyor hala. Şimdi Allah korkusu almış yüreğini, Allah sevgisi yerine. Korkularda, bulaşıcı hastalıklar gibi ya da büyüklerden küçüklere kalan birer miras. Biri bitince korkunun, diğeri başlıyor. Eki sanki yaşamın. Bize ekilen kötü bitkiler…” (sy.83)-(**).

Eskimeyen, eskitilmeyen bir kavram üzerinde dil gezdirmek zordur. Sözcük dağarcığı hemencecik tükeniverir insanın, beyni yoksullaşır. Daha önce söylenmiş ve hâlâ söylenen birçok düşünce, birçok roman, birçok şiir, öykü, oyun, mesel, söz harmanında yuvalanmışsa hele o kavram. Yinelenme veya yadsınma tehlikesi eşiktedir. An gelir bir adım daha gidilemez, güya “hep yeni” izleğin güzergâhı üzerinde. Anlatım yolunun iki yanı uçurumdur…

“aşk” tır söz konusu kavram!

“aşk” tır söz konusu dünya…

Parantez Yollar’, bir tür yazarlığın dorukta olduğu fenomendir. Çünkü yazar; düşününde, yazmakta olduğu eserinde hep bu kavramlara yöneliktir. İşte işine, düşüncelerine ve kimliğini kanıksatan hep “aşk” tır. Bu duygusal bütünlük yazan kişide şayet noksansa, anlatımlarında hep bir eksiklik oluşur…

Yaşamsal öneme sahip, bin bir tatta, bin bir kokuda ve renkte baş gösteren kavram. Göklerin ve yerlerin, bilinçaltının ve bilinç üstünün gerçek hükümdarı; “aşk”… Herkesin bildiği, iyi bildiği ama o oranda iyi-güzel yaşayamadığı “büyülü hal”. Yürek taşkınlarının tanımsız sancısı. Ter-su içinde geçilen uykuların renkli düşü… Özde olan, çoğu kez gizli olan ve çoğu kez başkalarınca “suç” sayılan… Evet, suç, kozmik bir sancı. İnsanı leyla kıldığı yoğunlukta olgunlaşan serüven. Ergin ve engin bir dünyadır artık.

Emine Çakır’ın kitabından yapmış olduğum alıntıyla biraz olsun yazımını ve düşün tarzını belleğinize aktarmaya çalıştım. Ancak bu kitabı, dikkatimi çeken hususlarla donatmak isterim. Bu kitabı, inceleme yapmadan, düşünce tarzında belleğinizi adeta vakumlamadan ve bir tür roman tarzı düşüncelerinizi kanıksattırarak okumaya çalışmayın derim. Çünkü anlatım biçimi, satırlarla boğuşan, dizeleriyle dağarcığımıza şiirler yükleyen ne bir şiir, ne bir roman tarzıdır bu kitap! Bu kitapta belleğinize adeta sahip çıkacak tiyatro düşüncesi, ama bir başka alternatif roman, öykü, şiirsel anlatım ve liriksem bir bağ… Dolayısıyla okur, bu temalarla yoğunlaştırabilirse belleğini, adeta tadından yenilmez bir aş olur!

(*) ; ‘Öykü kitabı’, (104 sy.)-(34 Öykü)

(**) ; ‘İşte Öyle Bir Şey’ öyküsünden alıntı.

(***) ; Günce Yayınları (Mart 2019)

www. haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?