Bu gürültü patırtı, kültürel çatışmanın sesidir!

Atatürk, cumhuriyetle birlikte burjuva devrimlerini de yerleştirmeye çalışırken, ‘davasını’ en zora koşan siyasal İslamcılar olmuştu... Yüzlerce yıl halifeliğin eteğinde büyüyen saray erbabı ve Anadolu içindeki uzantıları, böylesi bir devrim fırtınasının kendileri için ‘yok oluş’ olacağını biliyorlardı. Sindiler, sustular, yeraltına girdiler... Gazi onları ‘inlerine’ girip yok etmedi! Çünkü devrimler öldürerek değil yaşatarak, sevdirerek, eğiterek ‘ilelebet payidar’ kalabilirdi... Uygarlık tarihi, her devrimsel değişimin kuşaklar boyu sürdüğünü ve halkıyla birlikte büyüdüğünü söyler... Öyleyse, adına kültürel devrim dediğimiz sosyal değişim aynı zamanda, ekonomik ve siyasal yeniliklerin ‘ömrünü ve başarısını’ belirleyen en güçlü göstergedir... Atatürk, yüzüncü yılına yaklaştığımız cumhuriyeti bu nedenle sana, bana, ona değil, Türk Gençliğinin dinamizmine ve düşünce pratiğine’ emanet etmiştir... Bu ülkenin anayasasını, hukukunu, yönetim yapısını, siyasal geleneklerini, ekonomik işleyişini, demokrasiyi ‘öne sürerek’ değiştirebilirsiniz, ama Cumhuriyet devrimleriyle özdeşleşen halkının ve gençliğinin ‘Sadakatsizliğine’ asla tanık olamazsınız... Bu kural zulüm görmüş, bağımsızlık savaşı vermiş tüm halkların ortak bileşenidir...

Demek ki Fransa’dan Çin’e değin uzanan devrimler kuşağının temelinde, köklü kültürel değişimlerin yasaları yatıyor... Ne yapılırsa yapılsın, halkların üzerindeki uygarlık giysisi birilerinin isteği ile çıkartılamıyor... Sırıtıyorsa, giyilmiyor... İnsan, mutlu olmanın reçetesine baktığında, ilk satırda kişisel özgürlüğü görüyor; kendisine yakışanı, savunduğu düşünceyi, beğendiği yemeği, sevdiği kadını, ter döktüğü işini, bacası tüten evini arıyor... Kendisine ‘diretilen’ her olumsuzluğa, katlanılmaz bir gurbet acısı gibi yaklaşıyor...

Gönül istemedikçe, ‘çirkine güzelsin’ denmiyor!

***

Sayın Devlet Başkanı Erdoğan da bu ‘dik duruşu’ olağan karşılıyor ki; bakın, 28 Mayıs 2017 günü basında yer alan bir konuşmasında şunları söylüyor:

Haber şöyle:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün İstanbul Ensar Vakfı’nın 38. Genel Kurulu’na katıldı. Birçok milletvekili ile belediye başkanının da katıldığı genel kurulda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 14 yıldır iktidarda olduğunu ancak sosyal ve kültürel alanda iktidar olamadığını söyledi. Cumhurbaşkanı, istenen nesillerin yetiştirilmesi konusunda hala eksiklerin giderilmiş olmadığı görüşünde:

Biliyorsunuz siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz siyasi iktidarız. Ama hala sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var. Elbette çok sevindirici, ümit verici gelişmeler yaşandı. İmam Hatiplere olan ilginin artması; tüm okullarda Kuran-ı Kerim, Siyer-i Nebi, Osmanlıca gibi derslerin seçmeli olarak okutulması başlı başına çok güzel şeyler. Bununla birlikte ülkemizin ihtiyacı, milletimizin talebi, bizim hayalimiz olan nesillerin yetiştirilmesi konusunda hala pek çok eksiğimiz bulunuyor.”

Sayın Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürmüş...

Dilimizden, tarihimize kadar birçok alanda ecdadımıza ve kültürümüze duyulan husumetin ürünü bir yaklaşımla hazırlanmış olan müfredatlar daha yeni yeni değişiyor. Medyadan sinemaya, bilim teknolojiden hukuka kadar pek çok alanda hala en etkin yerlerde ülkesine ve milletine yabancı zihniyetteki kişilerin, ekiplerin, hiziplerin bulunduğunu biliyorum. Açıkça söylemek gerekirse bu durumdan da büyük üzüntü duyuyorum.”

Yoksulun ve yoksulluk edebiyatının ciğerini bilen, bu kadim sorundan bir ‘kutsal dava geliştiren’ Sayın Erdoğan için kültürel değişim, çok önemli hedefti!

Cumhuriyetin devrimleri için de ‘Köy Enstitüleri’ çok önemli bir hedefti!

Okulların köküne kezzap döken Van Milletvekili ‘Demokrat’ Kinyas Kartal’ın şu sözlerini anımsatmakta yarar var; “Ben kapattırdım köy enstitülerini... Ben toprak ağasıyım... 200’e yakın köyüm var... ” demişti yıllar önce gururla...

DP haklıydı; devrimi bitirmeseler, Kartal’lar bitecekti!

İşte ‘Kültür Devrimi’ bu nedenle yaşamsaldır ve evrenseldir...

Sayın Erdoğan bu konuda haklı!

***

Yorgun emekçiler gibi akşam olduğunda divana ayak uzatıp bir ‘Oh’ çekebilmek, siyasetçilik oynayan ayrıcalıklı kişilerin özlemi değildir; güçler, konumlar, koltuklar, alkışlar, kadrolar, hedefe oturtulan teoriyi pratiğe çevirme sorumluluğu, hırs ve mükemmeliyet duyarlılığı yorar siyasetçiyi...

Kafadaki hesaplar, çarşı pazara uymaz...

Yorgan boya, boy yatağa denk düşmez; ardından ‘kuşkular’ büyür, ‘güvensizlik’ gizlendiği yerden çıkar, ‘korkular’kulaktan kulağa’ oynar...

Hâkimiyet’, rüzgârı kesilen bir bayrak gibi direğine tutunmak ister... Davası olan liderlerin en çekindiği zamanlar, böylesi ele avuca sığmayan günlerdir... AKP bunları yaşıyor ve ‘kültürel anlamdaki tıkanıklık ve direnme’ Sayın Erdoğan’ı gerçekten üzüyor...

Yani, kültürel direniş her düzlemde sürdükçe, siyasete harcanan emek düşüyor!

Muhalefette, STK’larda, derneklerde, sendikalarda ve üniversitelerde...

Egemenlik mücadelesi bitmek bilmiyor...

Haklı olan devlet olunca, yitirenin bir önemi de olmuyor...

Anadolu’da geçmişten kalma bir değiş vardır;

Zor kapıdan girerse, şeriat (din ve kurallar) bacadan çıkar.’ Derler...

Sayın Erdoğan her konuşmasında ‘Milletin dediği olur!’ dediğine göre...

Bir bildiği vardır...’ diye düşünüyorum...

Yıldızlardan fal açmaya gerek yok!

Hasan Teoman / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Teoman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?