Türkiye yüzünü sağlık turizmine, çok acil dönmeli

CUMHURBAŞKANIMIZA SESLENİYOR

Dünyadaki Beş yüz milyar dolarlık büyük pazardan, Türkiye’nin ancak bir milyar pay alabildiğini vurgulayan Dr. Çivilibal, Hem Cumhurbaşkanımıza, Hem de Sağlık ve Turizm Bakanlığı’na sesleniyor…

ÜLKEME HİZMET ETMEK İSTİYORUM

Dr. Çivilibal, “Bunca zaman edindiğim tecrübelerimi ülkem için kullanmak istiyorum” diyor, bununla da kalmıyor ve Türk-Alman iş ortaklıklarıyla İzmir’e yatırımcı getirmek istiyor.

ON KAT FAZLA DÖVİZ BIRAKIYORLAR

Sağlık için gelen turistlerin, diğer turistlere göre on katın daha fazla para bıraktığını belirterek, “Bu 500 milyar dolarlık pastadaki payımızı büyütmek için her şey var ama çalışma yok” diyor.

*****

BAYRAM Çivilibal, küçük yaşlarda Almanya’ya gitmiş ve Tıp Fakültesini bitirip, Acil Tıp, İç hastalıkları ve Kardiyoloji dallarında Uzmanlıklarını almış bir hekim olup, 100 bine yakın insana şifa dağıtmış yetişmiş bir bilim insanımız. Başhekim yardımcılığı yapmış ve 20 yıla yakın Berlin’de ultrason ve Eko kalite kontrol Komisyon üyeliği görevinde bulunmuş.

Almanya’da iş insanlarının bir araya geldiği sivil toplum örgütlerinin birçoğunun içinde.

Yani, Türk-Alman birçok iş insanının arkadaşı.

Almanların düşüncelerini/davranışlarını beklentilerini iyi biliyor.

Dr. Bayram Çivilibal 60 yaşını doldurunca, erken emeklilik hakkından dolayı Türkiye’ye dönüş yapmış. Ve Üç ana dalda da Denkliğini almış. Bu dönüşler şimdilik yarı zamanlı. Bazen Türkiye’de, bazen de Almanya’da.

Dr. Bayram Çivilibal, “Ben İzmir’de yaşamaya karar verdim... Bunca zaman edindiğim tecrübelerimi ülkem için kullanmak istiyorum” diyor. Dr. Çivilibal, bununla da kalmıyor ve Türk-Alman iş ortaklıklarıyla İzmir’e yatırımcı getirmek istiyor.

BU HARİKA ÖNERİLERE

KULAK TIKAMAYIN

Dr. Bayram Çivilibal, “İbrahim Bey, Pandemi’de sağlığın ne kadar önemli olduğunu bütün dünya öğrendi. Ben sağlıkçıyım. Benim gibi binlerce arkadaşım var yurt dışında. mRNA aşısının yaratıcısı Prof. Dr. Uğur Şahin ve ekibi yüz akı olarak karşımızda duruyor. Böyle çok arkadaşımız var. Tersine beyin göçü başlatmak için iyi bir fırsat var ama biz kendimizi anlatamıyoruz. Ne olur bizim sesimizi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’ya ve Turizm ve Kültür Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a duyurun” diyor.

Biz de sorularımızı sıralıyoruz:

1-Sayın Dr. Bayram Çivilibal Sağlık Turizmi diyorsunuz. Bizim ülkemizde Sağlık Turizmi yapılmıyor mu?

Dr. ÇİVİLİBAL: Yapılmıyor denemez ancak Dünyada bu sektörde milyar dolarlar harcanırken ülkemizin aldığı Pay yüzde birler civarında. Ülkemizin coğrafi konumu, olanakları göz önünde bulundurulduğunda ülkemizin hak ettiği payı almadığı düşüncesindeyim.

2-Neden Sağlık turizmi? Bu sektörün önü açık mı?

Dr. ÇİVİLİBAL: Sağlık Turizmi ülkelerin Ekonomik refahı yükseltmek için çok önemli bir Kaynak. Globalleşen Dünyamızda mesafeler artık çok daha kısa. Ülkemize tatile milyonlarca insan gelmesine rağmen sadece sağlık için gelenler oranlanınca çok düşük kalıyor. Bu oranı çoğaltmak için değişik projeler üretmek zorundayız. Çünkü sağlık Turistleri ortalama bir Turistin 10 Katından fazla döviz getiriyor. Bence önümüz açık ve daha işin başındayız.

3-Ülkemizdeki hastaneler, Tıp Merkezleri sizce yeterli mi?

Dr. ÇİVİLİBAL: Ben 40 yıldan beri yurt dışında yaşamama rağmen ülkedeki Sağlık kurumlarında çok büyük bir ilerleme kaydettiğimiz kanısındayım. Özelikle son yıllardaki Hastanelerimiz fiziki ve teknik donanımı ile birçok Avrupa ülkesinden daha ileri durumda olduğumuzu söyleyebilirim.

ÇOK KONUŞMAKLA BİR YERE

VARILMIYOR. İCRAAT GEREK

4- Nasıl Sağlık Turizmi yapacağız. Yıllardır yurtdışında yaşamış ve sağlığın içinde olan biri olarak önerileriniz neler?

Dr. ÇİVİLİBAL: Sağlık Turizmini ilk etapta ikiye ayırmamız gerekiyor.

A: Avrupa’ya yönelik: Avrupa’da yaşayan yaklaşık 6 Milyon insanımız ve binlerce Hekimimiz var. Bunların İletişim içinde olduğu insan sayısı 10’larca milyonu buluyor. Avrupa’da Almanya, İngiltere, Fransa , Hollanda ve diğerleri gibi sıralayabileceğimiz ülkelerde doğmuş veya öğrenimini bu ülkelerde tamamlamış yüzlerce bilim insanımız Türkiye'de yapılacak özendirici bir yasal düzenleme ile seve seve ülkesine hizmet etmeye hazır durumda olacaktır. Özellikle sağlığın öneminin daha iyi anlaşıldığı bu Pandemi döneminde, başta doktorlar olmak üzere bu hazır akademik kadroyu ülkemize katkı koymalarını en kısa sürede sağlamak zorundayız. Ben de dahil öğreniminden sonra meslek hayatının tamamını bu ülkelerde geçirenler, elini taşın altına koymaya hazır durumda bekliyor. Bu yıllardır süren beyin göçünü artık tersine çevirmek zorundayız . Bunu sağlamak içinde para gerekmiyor. Sürekli sorunu gündeme getirip konuşmak da çözüm getirmiyor.

Artık anlaşıldı ki bilimin her türlüsüne, bütün Dünya gibi ihtiyacımız varken, birinci sırayı da tıp teknolojileri ve insan kaynağı alıyor. Yani sağlığımız. Türkiye'de yapılacak küçük bir düzenleme ile hem milyarlarca dolara ve hem de insan kaynağı olarak büyük bir prestije kavuşmamız mümkün . Benim bağlantılı olduğum meslek odalarından yola çıkarak söylüyorum, Türkiye artık dillere pelesenk olan ancak o şekilde kalmış olan gerçek bir cazibe merkezi olabilir.

HİZMET ETMEK İSTİYORUZ

AMA ENGELLERİ AŞAMIYORUZ

Peki nasıl?

Dr. ÇİVİLİBAL: Ben 40 yıldır Almanya'da yaşayan ve tüm eğitimini Almanya’da almış bir doktorum. Tıp fakültesini bitirdikten sonra acil tıp, dahiliye ve kardiyoloji branşlarında uzmanlık aldım ve bunların denkliğini de aldım. Halen Almanya'nın Başkent'i Berlin'de aralıklarla yaşayıp çalışıyorum. Dünyada 100’lerce milyar dolarlar gibi büyük bir potansiyeli olan sağlık turizminin iyimser bir tahminle yüzde birini ülkemize ancak çekebiliyoruz. Evrensel ölçülerde plan ve uygulama ile bu sektörden hak ettiğimiz payı alamıyoruz ancak bunun çok çok artırabiliriz… Ama olmuyor... Olamıyor..

Kendisini ülkeye hizmet etmek isteyen burada da denkliğini almış bir doktorun karşısına, tüccar zihniyeti çıkıyor. Sağlık, turizmini bu ülkeye getirip binlerce yüksek gelir sahibi kişiyi burada ağırlamak isteyen doktorun karşısına "Ülkemizde rahatsızlanan yabancıların hastaneye girişlerinin toplam rakamını" sağlık turizmi olarak sunan doktor/ tüccar/simsar karışımı blok çıkıyor.

Poliklinik ya da tıp merkezi gibi bir sağlık kuruluşu yapabilmeniz için istenen ruhsat fiyatları bir kaç milyon lirayla telaffuz ediliyor ve bunu ödemek bir çoğumuz için imkansız.

BİZE ‘SİMSAR’ MUAMELESİ YAPILMASI ÇOK ÜZÜCÜ

“Almanya'dan, Hollanda’dan veya başka bir ülkeden geldim. Orda eğitim aldım haydi ülkemize bir şey katalım " denildiğinde ilk söylenen söz "getir hastanı al komisyonunu" oluyor. Yani size bir simsar muamelesi yapılıyor. Bu iş böyle olmuyor. Olmamalı da.

Olması gereken bence yurt dışında uzmanlığını almış en az 1 doktorun ülkede uzmanlaşmış 1 doktorla birlikte sağlık turizm ağırlıklı polikliniklerin, dal merkezlerinin ya da Tıp merkezlerinin açılabilmesi , ya da mevcut olan tam teşeküllü Şehir hastanelerinde ya da özel hastanelerde yarı resmi bölümlerin açılması için gerekli ruhsat ve düzenlemelerin Devlet tarafından yapılmasıyla ülkeye hasta ve hekim akımı da çok hızlanacaktır.

SAĞLIK VE TURİZM BAKANLIĞI

EL ELE VERSİNLER BU İŞ ÇÖZÜLÜR

Yurt dışında tıp okumuş ya da uzmanlığını yapmış olan hekimler on binlerce insanı bu süreçte sadece tedavi etmiş olmuyor. Bunun yanında orada yaşadıkları süreçte o ülkedeki insanların gelenek ve göreneklerinden etkilenmiş ve onları anlamayı da öğrenmiştir. Böyle olunca da yurtdışında yaşayan gerek Türk vatandaşı gerekse o ülkenin insanlarını onlarla olan iletişimde sağlık problemlerini Ülkemizde yapmaları için çok daha kolay ikna edebileceklerdir.

Buraya geldiklerinde ise hastaların istek ve beklentilerini çok daha rahat anlayacaktır. Özelikle Lisan açısından hiçbir zorlukla karşılaşmayacaklardır. Karşılarında onların ülkesinde eğitim almış bir Hekimi görünce hasta hekim güven ortamını, kültürlerini bildiklerinden dolayı çok daha rahat bir şekilde oluşturabileceklerdir.

Negatif düşünceleri azalacak ve ülkemizde tedavi gören her hastada kendi arkadaş gurubunda bir çeşit tanıtım bireyi olacak ve bu bir kar topu gibi gittikçe büyüyecektir. Bu pozitif deneyim ülkemizin tanıtımını da beraberinde getirecektir.

Son yıllarda gittikçe gelişen ve bir çok Avrupa devletinde olmayan hastanelerimizi de yurt dışında anlatacak ve bir nevi Sağlık Lobisi oluşturacaklar.

Böyle bir merkezlerde çalışan yurt dışından gelen hekimlerimiz buradaki mevzuatı bilen hekim arkadaşları ile beraber bir sinerji oluşturacak ve ülkeye daha çabuk adapte olacaktır.

SAĞLIK TURİZMİNDE DÜNYA

CAZİBE MERKEZİ OLABİLİRİZ

Her ne kadar Tıp bilgileri evrensel bir hal almış olsa da gerek Bilgi ve deneyim gerekse idari ve yönetim açısından da çok faydalı olacaktır.

Bu bir çeşit hybrid çalışma ile yurt dışından gelen Akademisyenler bilginin yanında ülkeye döviz akışıyla birlikte bir çeşit lobi çalışması da yapmış olacaklar. Bu hybrid iş olanakları Sağlık dışı bölümlerde de bir çeşit cazibe oluşturacak ve karşılıklı bilgi transferini de beraberinde getirecektir.

Özelikle Avrupa’nın her şehrinde bizim ülkedeki dal merkezlerine benzeyen özel Muayenehane ve kurumlar bulunmaktadır. Bu kurumların bir kısmını da içine alan bir çalışmayı özelikle yurt dışından gelen hekim arkadaşlar daha rahat bir şekilde yapabileceklerdir. Gerek internet gerekse yurt dışındaki medya guruplarıyla birlikte ülkemizin tanıtımına ve sağlık turizmine de çok katkıları olacaktır.

Avrupa’ya yönelik yapılacak olan çalışma ile olanakları yeterli olmayan, mesela Irak veya diğer ülkelerden gelebilecek sağlık turizmi için geleceklerin ihtiyaçları tamamen ayrıdır. Avrupa’dan gelecek hasta estetik, diş, saç ekimi, lazer, gibi sigorta kurumları tarafından ödenmeyen ve ücretleri ülkemizle kıyas yapıldığında kat ve kat fazla olduğu için ülkemiz cazibe merkezi olabilir.

BEŞ YÜZ MİLYAR DOLARLIK PASTA

5-Dünya’da bu işi yapan ülkelerden örnekler var mı?

Dr. ÇİVİLİBAL: Evet yakın arkadaşım, meslektaşlarım olan İsrail ve Hindistanlı hekimler ülkelerinde denkliklerini yaptırdıktan sonra yarım ve tam zamanlı hibrid bir çalışma yürüttüler ve şimdi pastadan bizden çok daha büyük bir pay alıyorlar. Özelikle Hindistan’da “Sağlık Turisti bizde kral gibi karşılanır” diye bir slogan oluşturdular.

6-Türkiye döviz açığını bu sektörle biraz olsun azaltabilir mi? Ne kadar büyüklükte bir sektör Sağlık Turizmi?

Dr. ÇİVİLİBAL: Alman kaynaklarına göre tüm dünyada 2022 yılında Sağlık turizminden elde edilecek döviz miktarı 500 Milyar Dolar dolayında olacak. Bize düşen pay ise 2019’da yaklaşık bir Milyar. Bunu 10 veya 20 katına çıkarabiliriz, çıkarmalıyız. Buradan oluşacak İstihdamı bir düşünün lütfen.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Irmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Emin Celikkayali - Devlet her konuya ülke menfaatlerini koruyup gözetmek durumundadır. Dünya ulkeleri sağlığa ne kadar önem ve destek verdiği ortadadır. Nedense TURKIYE hükümeti bazı konulara kulak tikamaktadir üzücü bir durum söz konusu !!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 20:16


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?