Bursaspor'da 11 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Yarın sabah saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sokağa çıkma yasağında vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altında bulunanlar hariç) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlar hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçilere gidip gelebiliyor.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Satıcı, sattığı papağanın özelliklerini saymakla bitiremiyormuş.

-"Bu papağanın ayağındaki yeşil ipi çekersen Fransızca, sarı ipi çekersen İngilizce konuşur."

Çok şaşıran müşteri:

-"Peki, ya ipin ikisini çekersek?" diye sorunca papağan hemen adamın sözünü kesmiş:

-"Aptal! O zaman da düşerim."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyor ve sözü bana ileten Fahri Kalın abime çok teşekkür ediyorum:

“Aptallığın cennetinde yaşayanların mutluluğunu kıskanmayın; çünkü sadece aptallar bunun gerçek mutluluk olduğunu düşünür." demiş Bertrand Russell...

"Sürekli mutluluk" diye bir kavram yok zaten.

Böyle düşünüyorsanız inanın kendinizi kandırıyorsunuzdur.

Mutluluk küçük anlardan oluşur ve kalıcı değildir bence.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Marketler sık sık belirli reyonlarda indirim yapar. Özellikle temizlik reyonundaki ürünler indirime girdiğinde bolca stok yapabilirsiniz. Gıda ürünlerinde de son kullanma tarihlerine ve dondurucuda uzun süre saklanabilir olması durumlarını göz önünde bulundurarak stok yapabilirsiniz."

"Şimdi paramız çok da, bir de stok yapacağız" diye düşünenleriniz de mutlaka olacaktır.

Biliyorum, kıt kanaat geçiniyor çoğumuz artık.

Emekli maaşlarını aldığımız anda kredi kartı borcuydu, faturalardı, elde bir şey kalmıyor.

En iyisi, ben yazdım, ama siz dikkate almayın isterseniz.

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Vücudunuzda her santimetrekareye düşen tüy sayısı bir şempanzeninki ile aynı"ymış. Ama Allahtan insanların tüyleri çok daha açık renkli ve çoğu insanda önemli bir kısmı görünür değil.

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Boğaziçi öğrencilerinden Erdoğan'a açık mektup

Boğaziçi Dayanışması, günlerdir açıklamarıyla kendilerini hedef gösteren AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben açık bir mektup yayınladı. Söz konusu metin, Boğaziçi Dayanışması’nın sosyal medya hesabından, "Günlerdir bizleri aracı kanallarla hedef gösteren 12. Cumhurbaşkanına Açık Mektubumuzdur" ifadeleriyle paylaşıldı. Mektupta Erdoğan'a "Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz" hatırlatması yapıldı.

Eylemlerin nedenleri ve taleplerin sıralandığı açık mektupta yer alan ifadelerin tamamı şöyle:

"Daha önce Melih Bulu'ya "Bir Provakatör Üstünde Şiir Denemeleri" şiiriyle yanıt vermiştik. Konunun asıl sorumlusunun siz olduğunuzu anlayıp yanıt vermeniz sevindirici. Bugüne kadar bizimle TÜRGEV aracılığıyla el altından görüşmeler talep ettiniz. Şimdi de bizimle basın aracılığıyla tartışmaya çalışıyorsunuz. Biz aracıları sevmiyoruz, doğrudan ve herkese açık bir şekilde konuşmayı tercih ediyoruz. Umarız siz de böyle devam edersiniz.

Önce size eylemlerimizin nedenini ve taleplerimizi hatırlatalım:

Üniversitemize öğrencileri ve öğretim üyelerini hiçe sayarak bir kayyum atadınız. Yaptığınız yasal mı? Evet her fırsatta tekrar ettiğiniz gibi yasal ama meşru değil. Bu atama, toplumda içinde zerre kadar adalet kırıntısı taşıyanı isyan ettirecek bir atama! Üstüne üstlük, bir Cuma günü bir gece yarısı kararıyla daha; hocası, öğrencisi, emekçisi tüm kurumu sindirmek adına fakülteler açıyor, dekanlar atıyorsunuz. Üniversitemizi kendi siyasi militanlarınızla doldurma çabanız, içine düştüğünüz siyasi krizin göstergesidir. Krizinizin mağdur ettikleri günden güne büyüyor! Biz kendi anayasal haklarımızı toplumun tüm kesimlerinin maruz bırakıldığınız haksızlığın farkına varması için kullanıyoruz. Taleplerimiz şunlardır:

Bu süreçte gözaltına alınan, tutuklanan bütün arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!

LGBTİ+ arkadaşlarımıza ve diğer hedef gösterilen bütün gruplara yönelik itibarsızlaştırma kampanyalan sona ersin!

Başta bu gözaltılara, tutuklamalara ve hedef göstermelere sebebiyet veren Melih Bulu olmak üzere bütün kayyumlar istifa etsin!

Üniversitelerde, üniversitenin bütün bileşenlerinin katıldığı demokratik rektörlük seçimleri yapılsın!

Yürekleri yetiyorsa diye başlayan bir cümle kurmuşsunuz. Cumhurbaşkanını istifaya çağırmak bir anayasal hak mıdır? EVET! O halde bir anayasal hakkı kullanmak ne zamandan bir cesaret sorunu oldu? Bizi size koşulsuz itaat edenlerle karıştırmayın. Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz. Ama madem yürek demişsiniz kısaca ona da cevap verelim. Bizim hiçbir dokunulmazlığımız yok! Sizse 19 senedir bir dokunulmazlık zırhının altında esip gürlüyorsunuz. İçişleri Bakanı dini hassasiyetleri kaşıyan yalanlar söylüyor. Biz kendimize otosansür uygulamayacağımızı söylüyoruz. LGBTİ+ arkadaşlarımıza sapkın diyorsunuz, biz LGBTİ+ haklan insan haklarıdır diyoruz. Parti üyeleriniz Soma'da madencileri tekmeliyor. Biz işçilerin yanında eylemli bir şekilde saf tuttuk, tutacağız. HDP Genel Başkanını hukuksuz bir şekilde hapishanede tutuyorsunuz. Gazetecileri de sendikacıları da... Bizse gerçekleri korkmadan haykıranlarla biriz, beraberin, tüm kayyumların karşısındayız diyoruz. Siz Berkin Elvan'ın annesini mitinglerde yuhalatıyorsunuz. Biz Berkin Elvan'ın yanındayız diyoruz. Siz "Osman Kavala'nın karısı da bu provokatörlerin arasında yer alıyor" diyerek adını bile anmadan Ayşe Buğra'ya sataşıp, hedef gösteriyorsunuz. Bir kadının bahse değer tek özelliğinin onun eşi olduğuna dair cinsiyetçi boş inancı çiğ bir üslupla dile getiriyorsunuz. Biz ise "Ayşe Buğra kıymetli bir hocamız, ve bir bilim insanıdır." diyoruz. "Ona yapılmış bir saldırıyı kendinize sayarız." diyoruz. (Siz şimdi de bu mektup için suçluyu övmekten, cumhurbaşkanına hakaretten düzinelerce dava açarsınız, biliyoruz ama doğruyu söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz, onu da biliyoruz!)

Kendi atadığınız rektörü okulda tutacak gücünüz olmadığı için, yeni kurulacak fakültelerle, şişirme kadrolarla ayakta tutmaya çalışmak da pek yüreklice bir tutum olmasa gerek. Bu nedenle yürek konusunda söylediklerinizi ciddiye almıyoruz. Biz farkındayız ki ne Boğaziçi Üniversitesi Türkiye'nin en önemli kurumu, ne de Melih Bulu'nun kayyum olarak başımıza gelmesi Türkiye'nin en önemli sorunudur. İstifanız talebine gelince, biz sizi bu mesele nedeniyle istifaya çağırmayız. NİYE Mİ? Siz istifa edecek olsanız, Hrant Dink katledildiğinde istifa ederdiniz! Soma'da 301 madenci katledildiğinde istifa ederdiniz! Roboski'de 34 Kürt öldürüldüğünde istifa ederdiniz! Çorlu'daki tren kazasından sonra istifa ederdiniz! Başta KHK'hlar olmak üzere, işsiz bıraktığınız ya da iş bulamayan binlerce yurttaşın geçim derdini görüp istifa ederdiniz! O zaman halkı yoksulluğa mahkum eden ekonomi politikalarınız içinden çıkılmaz hale gelince damadınızı kurban etmek yerine sorumluluğu üstlenirdiniz. Örnekler çoğaltılabilir, fakat siz hiç istifa etmediniz. Sizin tabirinizle yürekli olmak yerine safça kandırılan olarak görünmeyi tercih ettiniz. Şimdi sizi niye istifaya çağıralım? Biz Melih Bulu o koltukta oturduğu sürece protestomuzu boyutlandırarak sürdüreceğiz. Bu konuda gerekeni yapıp yapmamak ise sizin bileceğiniz iştir. Biz demokratik hak ve özgürlükleri gasp edilenlerin yanındayız! Bu topraklarda ezilenleri meydanlardan, kürsülerden bağırıp tehdit ederek hedef göstererek susturamayacağınızı anlamanız dileğiyle."

Günlerdir bizleri aracı kanallarla hedef gösteren 12. Cumhurbaşkanına Açık Mektubumuzdur: #FakülteyiSarayaKur #YüreğimizYeter

Liselilerden Boğaziçi açıklaması: Biz de boyun eğmiyoruz!

Ülkenin dört bir yanından Solcu Liseliler, Boğaziçi eylemleriyle dayanışma açıklaması yaptı. Açıklamada: "Biz de boyun eğmiyoruz! Aşağı bakmayan üniversitelileri görüyor, destekliyoruz. Okullarımızda biz de boyun eğmiyoruz. Sen de bu okullarda mücadeleyi büyütmek, listede olmayan okullarda "ben de varım" demek istiyorsan bizle iletişime geç!" denildi. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya başta olmak üzere birçok kentte eylemleri destekleyen okulların isimleri sıralandı.

Erdoğan bildiğini okuyor: 11 rektör ataması, yeni Boğaziçi adımı, Halep'e fakülte...

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelen tüm tepkilere rağmen "rektör atamalarına" devam ediyor. Sadece bununla sınırlı kalmayan Erdoğan, bir başka ülke toprağına fakülte kurulması kararına da imza atarken, eylemlerin sürdüğü ve AKP'nin kayyum rektörünün kendisine kadro bulamadığı Boğaziçi'ne yeni bir operasyon adımı olarak iki fakülte birden kurulmasına karar verdi.

İşte Erdoğan'ın bir gün içine sığdırdığı yeni adımlar:

Bugün yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla, 20 üniversitede 26 fakülte ve enstitü kuruldu; 12 üniversitede 35 fakülte, enstitü, yüksekokulu kapatıldı; 6 üniversitede 9 fakülte ve yüksekokulun adı değiştirildi. Boğaziçi Üniversitesine Hukuk ve İletişim Fakülteleri ile Halep’te Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu kurulması atılan en dikkat çekici adımlar oldu. Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan rektör, üniversite öğretim üyelerinin direnmesi ve görev kabul etmemesi nedeniyle görevine henüz başlayamadı. İki yeni fakülte kurulduğunda “grev kırıcı” işlevi görebilecek yeni öğretim üyelerinin atanmasının yolunun açılacağı belirtiliyor. Kayyum Rektör Bulu, öğrencilerin ve akademisyenlerin tepkilerinin 6 ay içinde sönümlenmesini beklediğini söylemişti. Bu açıklamasının altında atılacak bu ve benzeri adımların olduğu ifade ediliyor. 2547 sayılı Yasaya göre dekanlar, rektörün önereceği üniversite içinden ya da dışından üç profesör arasından Yükseköğretim Kurulunca seçiliyor.

Uluslararası bir anlaşma olmaksızın yabancı bir ülke toprağında birimler kurulması, egemenliğini tanımamak anlamına gelirken, Suriye'nin Halep kentinde TSK kontrolündeki bölgede fakülte ve yüksekokul kurulması kararı alındı. Cumhurbaşkanının, Sağlık Bilimleri Üniversitesine bağlı olarak Suriye toprağı olan Halep’te Çobanbey Tıp Fakültesi ve Çobanbey Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu kurması kararı tepki çekerken, benzer adımlar daha önce de atılmıştı. Daha önce de Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı olarak Bab’da İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Azez’de İslami İlimler Fakültesi ve Afrin’de Eğitim Fakültesi kurulması kararı alınmıştı.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, 2015 yılında İstanbul’da kuruldu. Marmara Üniversitesi adına tahsisli olan Haydarpaşa Kampüsü, Sağlık Bilimleri Üniversitesine tahsis edildi. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Örgüt Yasasının 158’inci maddesiyle kurulan Üniversitenin "ayrıcalıklı" bir yeri var. İstanbul’da kurulmuş olmasına karşın ülkenin değişik yerlerinde fakülteleri bulunuyor. Ankara’daki Gülhane Askeri Akademisi de bu Üniversiteye bağlı. Yurtdışındaki öğretim kurumlarıyla ortak programlar yürütmek, her türlü işbirliği yapmak gibi yetkileri var. Bunun dışında “yurt dışında Üniversiteye ait birimler” kurulabiliyor. 2019 yılında Tıp, Hemşirelik, Yaşam Bilimleri Fakülteleri ile Sağlık bilimleri Yüksekokulu ile Enstitüsü adlarının başına “Hamidiye” eklendi. Üniversitenin “Uluslararası Tıp Fakültesi” adıyla kurulu bir fakültesi dahi var. Önceleri Bakanlar Kurulu’nun olan yurtdışında üniversiteye ait birimler kurma yetkisi yeni Anayasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Cumhurbaşkanına tanındı. Bakanlar Kurulu kararlarıyla, Sudan Hartum; Sudan Nyla; Somali’de Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan; Filipinler Bengsamora Sultan Kadarat; Tanzanya Darüsselam; Kerkük Celabur; Özbekistan’da Buhara İbn-i Sina Sağlık Hizmetleri Yüksek Okulları kurulmuştu. Tayyip Erdoğan, yurtdışında Sağlık Bilimleri Üniversitesine bağlı fakülte/yüksekokul kurma yetkisini Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez kullanıyor.

AKP'nin İBB'deki yolsuzluk dosyalarına Bakanlık el koydu

Eski belediye başkanları Kadir Topbaş ve Mevlüt Uysal dönemindeki uygulamalarla ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 40 soruşturma dosyasına İçişleri Bakanlığı el koydu. Eski İBB Başkanı AKP’li Kadir Topbaş döneminde Kaynarca-Pendik-Tuzla metro hattı, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattı, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattı, Başakşehir-Kayaşehir metro hattı ve Mahmutbey-Bahçeşehir metro hattı ihale bedelleri yüksek bulunduğu için Topbaş’ın selefi AKP’li Mevlut Uysal tarafından durdurulmuştu. İhalelerin durdurulmasının ardından eski CHP'li İBB Meclisi üyesi Taner Kazanoğlu, Topbaş ve Uysal hakkında tahmini 1 milyar liralık kamu zararına yol açtıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu. ANKA'nın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na verilen suç duyurusunda, Topbaş'ın ihalelerin yüksek meblağlarda yapılmasına göz yumarak "görevi kötüye kullanma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarını işlediği, Uysal'ın ise yapı işine başlanmasına karşılık ihaleleri iptal etmeyerek kamuyu yeniden zarara uğrattığı ileri sürüldü. Suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni istedi ancak izin verilmedi. Kazanoğlu, Bakanlığın soruşturma izni vermemesi üzerine bakanlığın kararını Danıştay’a taşıdı. Danıştay Birinci Dairesi, Bakanlığın kararına yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verdi. Ret gerekçesini şöyle oluşturdu:

"Dosyanın incelenmesinden, söz konusu ihalelerin yüksek yaklaşık maliyetler hesaplanarak, mevzuata aykırı gerçekleştirildiği yönündeki eylemle ilgili olarak, anılan ihalelerin iptali istemiyle idari yargı mercilerinde dava açılabileceği, diğer taraftan söz konusu ihalelerin iptal edildiği yönünde Büyükşehir Belediye Başkanlığınca basın açıklaması yapıldığı ileri sürülmüşse de, ihalelerin iptal edilmediği ve yapılan ihale sözleşmeleri doğrultusunda metro hatlarının yapımına devam edildiği, bu durumda kamu hizmetlerinin gördürülmesinde bir aksama yaşanmadığı anlaşılmıştır."

Taner Kazanoğlu, kamu zararı ve süreçle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, CHP’li Başkan Ekrem İmamoğlu’nun bu olayla ilgili iç soruşturma yürüttüğünü ancak İçişleri Bakanlığı’nın el koyduğu İBB’nin 40 soruşturma dosyası arasında metro ihalelerinin de yer aldığını söyledi. Kazanoğlu, “Bizim artık yapacak hukuki yolumuz kalmadı. Yapacağımız Kadir Topbaş ve Mevlüt Uysal’ı İstanbul halkına şikayet etmek. Bu iki arkadaş İstanbul halkının parasını liyakatsiz biçimde yöneterek, İstanbul halkının parasını çarçur etmiştir” diye konuştu.

AKP'nin Twitter planı: En kısa zamanda milli sosyal medya...

Twitter'ın Süleyman Soylu ve Devlet Bahçeli'nin mesajlarına getirdiği kısıtlamaya ilişkin AKP'den açıklama geldi. AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Trump'ın sosyal medya hesaplarına da engel konulduğu süreçte de bunları söyledik. Görülüyor ki aslında kendileri de politik bazı tavırları taşıyorlar. Kendi kanaatlerini bir veri olarak dayatmaya çalışıyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Türkiye'nin en kısa zamanda milli sosyal medya platformunu kurması gerekiyor. Bu konuda çalışmalar da var. Kendi milli uygulamalarımızı güçlendirmemiz lazım" dedi.

 Korona haberlerine gelince:

 Mutasyonlu virüs Türkiye'nin her yerinde var

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Türkiye'de mutasyonlu virüse ilişkin değerlendirmede bulundu. İlhan, ülkede mutasyonlu virüsün görülmesiyle yeni kısıtlamaların gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin, "'Farklı kısıtlamalar olabilir mi' bunu düşünmek gerekiyor. Mutasyonun yoğun olduğu yerler varsa bu illerle ilgili kısıtlamalar yapılabilir elbet; ama şu an için böyle bir durum söz konusu değil. Çünkü Türkiye'nin her yerinde var" dedi. İlhan, "Bir ilçede, bir mahallede görülmüş olsa oranın karantina altına alınması söz konusu olabilir; ama bu vatandaşlarımız içinde tedavileri evlerde ve hastanelerde sürenler var. Zor bir dönemden geçiyoruz, bazı esnaf grubumuz zorlanıyor, insanlarımız evde kalmaktan sıkıldı; ama şimdi kısıtlamaları gevşetmenin zamanı değil, hepimizin de şahit olduğu üzere. Kurallara uymazsak mutant virüsün her ilde yayılımı söz konusu olur" ifadesini kullandı.

Bursaspor'da 11 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı

TFF 1. Lig ekiplerinden Bursaspor'da 8'i futbolcu 11 kişinin yeni tip koronavirüs (Covid-19) testi pozitif çıktı. Kulüpten yapılan açıklamaya göre, futbolcu, teknik heyet ve kulüp personeline Giresunspor maçı öncesi Covid-19 testi uygulanırken, 8 futbolcu, 1 teknik heyet ve 2 A takım personelinin sonucu pozitif rapor edildi. Açıklamada, "Testi pozitif çıkan isimler izolasyona alınmış olup, tedavilerine başlanmıştır. 4 futbolcumuz da sakatlıkları sebebiyle kadroda yer almamaktadır. Giresunspor kafilesine altyapımızdan 9 futbolcu dahil edilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Şairi” olarak 46 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 117. doğum günü olan Arif Nihat Asya'yı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Arif Nihat Asya, 7 Şubat 1904'te İstanbul Çatalca'nın İnceğiz köyünde dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Arif'tir. Tokatlı Zîver Efendi ile Tırnovalı Zehra Hanım'ın tek çocuğu idi. Şairin bilinen en büyük dedesi Kapusuz Hacı Ahmet, Tokat'a bağlı Kapusuz Köyü'nden İstanbul'a göçmüş ve orada debbağlıkla uğraşmış olan bir âhî ustasıdır.Henüz bebekken babası veba hastalığından hayatını kaybetti; annesinin yeni bir evlilik yapıp Filistin'e gitmesi üzerine üç yaşından itibaren akrabalarının yanında yetiştirildi. Öğrenim hayatı Örçünlü Köy mektebinde başladı. Babaannesinin ölümünden sonra onun bakımını üstlenen halası ile birlikte Balkan Savaşı'ndan kısa bir süre önce İstanbul'a göçtü. Kocamustafapaşa ve Haseki mahalle mekteplerinde öğrenim gördükten sonra I. Dünya Savaşı yıllarında Gülşen-i Maarif Rüştiyesi'ne devam etti. Bu dönemde hakim olan milliyetçi duyguların etkisiyle şiire başladı. Bazı destancıların Haseki’de okuyarak sattıkları harp destanları onu şiire yönelten ilk örneklerdi. Orta tahsilini parasız yatılı olarak Bolu ve Kastamonu liselerinde tamamladı. Millî Mücadele'ye destek verenlerin durağı haline gelen Kastamonu'daki öğrencilik dönemi onun kişiliğini ve sanatını etkiledi. Bu dönem şiire ilgisi arttı, hocası Enver Kemal Bey'in yönettiği Gençlik adlı dergide ilk şiirlerini yayımladı.

Öğrenimine Dârü'l-Muallimîn-i Âliye (sonraki adı Yüksek Muallim Mektebi, bugünkü İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu) Edebiyat Bölümü'nde devam etti. İlk şiir kitabı olan Heykeltıraş, 1924 yılında bu okulda öğrenci iken yayımlandı. Yüksek Muallim Mektebi son sınıfındayken ilk eşi olan Hatice Semiha Hanım'la evlendi. Bu evlilikten iki çocuğu oldu. 1928'de mezun olduktan sonra edebiyat öğretmeni olarak Adana'ya tayin oldu Adana Kız Lisesi ve Erkek Lisesi'nde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Adana'da öğretmenlik yaptığı dönemde 1933 yılında Üsküdar Mevlevihanesi'nin son şeyhi Ahmet Remzi Akyürek'le tanışan Arif Nihat, dervişlik çilesini çekip Mevlevilikte şeyhlik makamına kadar yükseldi; millî şiirlerin yanı sıra tasavvufi şiirler yazdı. Şair, 1940 yılında, Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşunun kutlandığı 5 Ocak günü yapılan tören için yazdığı "Bayrak" adlı şiiri ile tanındı ve "Bayrak Şairi" olarak anılır oldu. Şiir, önce Görüşler dergisinde yayımlanmış; daha sonra da "Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor" adlı şiir kitabının 1946'da çıkan ilk baskısında yer almıştır.

1941 yılında ilk evliliğini sonlandıran şair, kimya öğretmeni Servet Akdoğan ile ikinci evliliğini yapmış ve bu evlilikten de bir kız, bir erkek çocuk sahibi olmuştur. Malatya Lisesi'ne müdür olarak atanıp Adana'dan ayrılan şair, Malatya Lisesi Müdürü iken Maarif Vekili Hasan Ali Yücel ile yaşadığı sert tartışma nedeniyle huzursuzluk yaşadı. Üç yıl kadar Malatya'da çalıştıktan sonra yeniden edebiyat öğretmeni olarak Adana Erkek Lisesi'ne döndü. 1948'de Edirne Lisesi'ne sürgün edildi. 1950 Türkiye genel seçimlerinde Demokrat Parti'nin listesinden Seyhan (Adana) adayı oldu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Dönemin sonunda aktif politikayı bıraktı, öğretmenliğe döndü. Kısa bir süre Eskişehir Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Çok uzun bir zaman kalmamış olmasına rağmen şiirinde Eskişehir'in çok yer alması ve bu şehirde çok benimsenmiş olması onun 5. dönem Eskişehir milletvekilliği yaptığı, Bayrak şiirinin Eskişehir'de yazıldığı gibi yanlış bilgilerin günümüzde birçok kaynakta yer almasına yol açmıştır. Arif Nihat Asya, 1955 yılından itibaren Ankara Gazi Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Kıbrıs'ta görevlendirilip iki yıl da Lefkoşa Erkek Lisesi'nde görev yaptıktan sonra 1962'de Ankara'ya döndü ve Gazi Lisesi'nden emekliye ayrıldı.

Emekliye ayrıldıktan sonra Yeni İstanbul ve Babıali'de Sabah gazetelerinde yazılar yazdı. Aralık 1974'ün sonlarında hastalanarak hastaneye kaldırıldı. Arif Nihat Asya, 5 Ocak 1975 tarihinde, 70 yaşındayken Ankara'da vefat etti. Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Milliyetçi şiirleriyle tanınan Arif Nihat Asya, yurdun güzelliklerini, doğasını anlatan, kimi zaman yergici, ama Türklüğü yücelten şiirler yazmıştır. Şiirlerinde halk ve divan edebiyatı nazım şekilleri yanında modern edebiyatın nazım şekilleri de yer almıştır. En çok kullandığı nazım şekli ise Rubaidir; rubailerden oluşan beş ayrı kitap yazmıştır. İşlemiş olduğu başlıca temalar kahramanlık ve tarih duygusu, din, aşk, tabiat ve memleket güzellikleridir. Şiirleri arasında, Ebced hesabı'yla tarih düşürdüğü manzumeler de önemli bir yer tutar. Şiirlerinde günlük Türkçeyi bir sanat dili haline getirerek kullanan Arif Nihat'ın rahat, özentisiz ve sade bir üslubu vardır. Şiiri üzerinde Yahya Kemal'in açık tesiri görülmektedir. Sosyal ve siyasal konuları, yurt gözlemlerini, arkadaşlarını, yakın çevresini, tarihi konuları, dini meseleleri, aşkı, tabiatı konu alan nesir türünde eserleri bulunur.

YAPITLARI:

Kitapları:

Kanatlarını Arayanlar

Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor

Kubbeler

Ses ve Toprak

Top Sesleri

Dualar ve Aminler

Kökler ve Dallar

Aramak ve Söyleyememek

Fatihler Ölmez ve Takvimler

Ayın Aynasında

Rübaiyyat-ı Arif 1

Rübaiyyat-ı Arif 2

Şiirleri:

Heykeltıraş (1924)

Yastığımın Rüyası (1930)

Ayetler (1936)

Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor (1946)

Kubbe-i Hadrâ (Mevlana üzerine, 1956)

Kökler ve Dallar (1964)

Emzikler (1964)

Dualar ve Aminler (1967)

Aynalarda Kalan (1969)

Bütün Eserleri (1975-1977)

Rubaiyyat-ı Ârif (rubailer, 1956)

Kıbrıs Rubaileri (rubailer, 1964, 1967)

Nisan (rubailer, 1964)

Kova Burcu (rubailer, 1967)

Avrupa'dan Rubailer (1969)

Şiirler (Ahmet Kabaklı derledi, 1971)

Bütün Eserleri (1975-1977, Ötüken Yayınları)

Bayrak (1940)

Çocuk ve Ağaç

Bayrak Şiiri

Düz yazıları:

Kanatlar ve Gagalar (özdeyişler, 1946)

Enikli Kapı (makaleleri, 1964)

Sizlerle bir şiirini paylaşarak Arif Nihat Asya'yı anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

BAYRAK

 

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım!

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın

Mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun

Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...

Gölgende bana da, bana da yer ver.

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:

Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün

Kızıllığında ısındık;

Dağlardan çöllere düştüğümüz gün

Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;

Barışın güvercini, savaşın kartalı

Yüksek yerlerde açan çiçeğim.

Senin altında doğdum.

Senin altında öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:

Yer yüzünde yer beğen!

Nereye dikilmek istersen,

Söyle, seni oraya dikeyim!

#ArifNihatAsya

Yurdumuzda ve dünyada özel bir gün yokmuş bugün...

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

7 Şubat 457 - I. Leo, Doğu Roma İmparatoru oldu.

7 Şubat 1550 - III. Julius, Papa oldu.

7 Şubat 1727 - İbrahim Müteferrika, Osmanlı'da basılmak üzere ilk kitap baskı kalıpları hazırlattı.

7 Şubat 1898 - Émile Zola'ya, Alfred Dreyfus'u savunmak için L'Aurore gazetesinde Fransa Cumhurbaşkanına hitaben kaleme aldığı açık mektup J'accuse için iftira davası açıldı.

7 Şubat 1900 - Britanyalı İşçi Partisi kuruldu.

7 Şubat 1914 - Charlie Chaplin'in ilk filmi, "The Little Tramp" gösterime girdi.

7 Şubat 1921 - T.C. Resmî Gazete çıkmaya başladı.

7 Şubat 1929 - Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) günü ilk kez kutlandı.

7 Şubat 1934 - Paris'te ayaklanmalar sürüyor; Fransa Başbakanı Édouard Daladier istifa etti.

7 Şubat 1935 - Ünlü masa oyunu Monopoly'nin patenti alındı.

7 Şubat 1941 - Britanyalılar, Bingazi'yi aldı.

7 Şubat 1942 - Hırvat Naziler, Banja Luka'da aralarında 551 çocuğun da bulunduğu 2 bin 300 sivil Sırpı katlettiler.

7 Şubat 1952 - Türkiye'de mevcut olan Oda ve Borsaların yetkilileri, bir araya gelerek teşkil ettikleri Genel Kurulla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) kuruldu.

7 Şubat 1962 - ABD, Küba ile olan tüm ihracat ve ithalatını durdurdu.

7 Şubat 1964 - The Beatles müzik grubu, New York'un JFK Havaalanına indi ve böylece ilk ABD turneleri başlamış oldu.

7 Şubat 1966 - İzmir Kula ve Yün Mensucat Fabrikası'nda, 70 gündür süren greve polis müdahale etti; 25 işçi, 4 gazeteci, 8 er ve 13 polis yaralandı.

7 Şubat 1968 - Ağrı'da sıcaklık eksi 48 dereceye düştü; çevredeki göl ve ırmaklar dondu.

7 Şubat 1968 - Zonguldak'ta 7000 işçi Türkiye Maden İşçileri Sendikası'nı bastı; polis işçilere karşı cop ve göz yaşartıcı bomba kullandı. İşçiler sendika tarafından kandırıldıklarını ileri sürdüler.

7 Şubat 1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.

7 Şubat 1973 - TBMM'de kabul edilen bir yasa ile "Maraş" iline "kahramanlık" unvanı verildi; ilin adı "Kahramanmaraş" oldu.

7 Şubat 1974 - Grenada, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.

7 Şubat 1977 - SSCB, Soyuz 24 uydusunu fırlattı.

7 Şubat 1979 - Her iki gezegenin keşfinden bu yana; Plüton, ilk kez Neptün'nün yörüngesinin içine girdi.

7 Şubat 1983 - Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgut Özal, "Artık yeniden bürokrat olamam, müsteşarlık yapmam mümkün değil. Kendi programımı uygulayabilirsem parti kuracağım. Ancak ikinci, üçüncü adam olarak belirli işleri yapmak mümkün olmadığı için kendi programımı kendim yapacağım" dedi.

7 Şubat 1984 - Amerikalı astronot Bruce McCandless, uzayda ilk kez serbest yürüyüş yaptı.

7 Şubat 1986 - Haiti'de, 28 yıl süren aile yönetimi, Başkan Jean-Claude Duvalier'nin Karaipler'den kaçması ile son buldu.

7 Şubat 1990 - Amasya'nın Merzifon ilçesi'ndeki Yeniçeltek Kömür İşletmesi'nde, grizu patlaması meydana geldi. 3 işçi öldü, 63 işçi toprak altında mahsur kaldı.

7 Şubat 1990 - SSCB'nin dağılması: Sovyetler Birliği Komünist Partisi güç monopolünü devretmeye hazır olduğunu açıkladı.

7 Şubat 1991 - Haiti'nin ilk seçilmiş Başkanı Jean-Bertrand Aristide, görevine başladı.

7 Şubat 1992 - Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi ülkeler arasında Avrupa Birliği'ni oluşturan Maastricht Antlaşması imzalandı.

7 Şubat 1995 - Uzay mekiği Discovery, Rus uzay istasyonu Mir ile tarihi buluşmasını gerçekleştirdi.

7 Şubat 1998 - Kış Olimpiyat Oyunları, Japonya'nın Nagano kentinde başladı.

7 Şubat 2006 - FIFA Disiplin Kurulu, Türkiye-İsviçre müsabakasında meydana gelen olumsuz olaylar sebebiyle, Türkiye millî futbol takımına 6 maç seyircisiz oynama ve para cezası verdi.

7 Şubat 2007 - Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesinin uygulanmasına ilişkin antlaşma, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye Hükûmetleri arasında Tiflis'te imzalandı.

7 Şubat 2009 - Victoria'da çıkan orman yangını sonucu 173 kişi öldü ve bu yangın Avustralya tarihinin en büyük doğal afeti oldu.

7 Şubat 2011 - Aden Körfezi açıklarındaki Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının, görev süresinin bir yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi, TBMM'de kabul edildi.

7 Şubat 2011 - Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir, Güney Sudan'da Kuzeyden ayrılma konusunda yapılan referandumun sonuçlarını resmen kabul ettiğini duyurdu.

7 Şubat 2012 - 23 gün önce Başyargıcı tutuklattığı için Hükûmet karşıtı protestolar nedeniyle Maldivler Cumhurbaşkanı Muhammed Naşid istifa etti.

7 Şubat 2013 - Zambiya'da gerçekleşen otobüs ve kamyon kazası nedeniyle en az 51 kişi öldü.

7 Şubat 2014 - Rusya, Soçi'de Kış Olimpiyatları'nın açılış töreni gerçekleşti.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

7 Şubat 1478 - Thomas More, İngiliz yazar ve devlet adamı (ö. 1535)

7 Şubat 1741 - Johann Heinrich Füssli, İsviçreli ressam (ö. 1825)

7 Şubat 1804 - John Deere, Amerikalı sanayici (ö. 1886)

7 Şubat 1812 - Charles Dickens, İngiliz yazar (ö. 1870)

7 Şubat 1839 - Nicolaas Pierson, Hollanda ekonomisti ve Liberal devlet adamıydı (ö. 1909)

7 Şubat 1842 - Alexandre Ribot, Fransız siyasetçi (ö. 1923)

7 Şubat 1867 - Laura Ingalls Wilder, Amerikalı yazar (ö. 1957)

7 Şubat 1870 - Alfred Adler, Avusturyalı psikiyatrist (ö. 1937)

7 Şubat 1873 - Thomas Andrews, İrlandalı gemi mühendisi ve iş adamı (ö. 1912)

7 Şubat 1877 - G. H. Hardy, İngiliz matematikçi (ö. 1947)

7 Şubat 1885 - Hugo Sperrle, Alman mareşal (ö. 1953)

7 Şubat 1885 - Sinclair Lewis, Amerikalı yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1951)

7 Şubat 1887 - Eubie Blake, Amerikalı piyanist ve besteci (ö. 1983)

7 Şubat 1901 - Seyfettin Özege, Bibliyograf (ö. 1981)

7 Şubat 1904 - Arif Nihat Asya, Şair (ö. 1975)

7 Şubat 1905 - Ulf von Euler, İsveçli fizyolog ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 1983)

7 Şubat 1906 - Puyi, Çin İmparatoru (ö. 1967)

7 Şubat 1907 - Cevdet Kudret, Yazar ve edebiyat tarihçisi (ö. 1992)

7 Şubat 1913 - Ramón Mercader, İspanyol suikastçı (Lev Troçki'nin katili) (ö. 1978)

7 Şubat 1927 - Juliette Gréco, Fransız şarkıcı ve aktris.

7 Şubat 1929 - Aysel Gürel, Söz yazarı ve tiyatro oyuncusu (ö. 2008)

7 Şubat 1946 - Héctor Babenco, Arjantin doğumlu Brezilyalı film yönetmeni, senarist ve yapımcı (ö. 2016)

7 Şubat 1946 - Pete Postlethwaite, İngiliz aktör (ö. 2011)

7 Şubat 1947 - Wayne Allwine, Amerikalı seslendirme sanatçısı (ö. 2009)

7 Şubat 1954 - Dieter Bohlen, Alman müzisyen.

7 Şubat 1955 - Miguel Ferrer, Amerikalı oyuncu ve seslendirme sanatçısı (ö. 2017)

7 Şubat 1962 - David Bryan, Amerikalı müzisyen ve Bon Jovi grubunun klavyecisi.

7 Şubat 1962 - Eddie Izzard, Yemen asıllı İngiliz komedyen, oyuncu ve yapımcı.

7 Şubat 1962 - Garth Brooks, Amerikalı country müzik sanatçısı.

7 Şubat 1965 - Chris Rock, Amerikalı komedyen.

7 Şubat 1968 - Sully Erna, Amerikalı şarkıcı, söz yazarı, gitarist ve Godsmack grubunun üyesi.

7 Şubat 1968 - Yıldıray Şahinler, Tiyatro ve sinema sanatçısı.

7 Şubat 1971 - Kerem Kupacı, Dizi ve sinema oyuncusu.

7 Şubat 1972 - Essence Atkins, Amerikalı oyuncu.

7 Şubat 1974 - J Dilla, Amerikalı rapçi ve prodüktör (ö. 2006)

7 Şubat 1974 - Steve Nash, Kanadalı basketbolcu ve Phoenix Suns basketbol takımı oyuncusu.

7 Şubat 1975 - Rémi Gaillard, Fransız komedyen ve aktör.

7 Şubat 1975 - Wes Borland, Amerikalı gitarist (Limp Bizkit grubu üyesi).

7 Şubat 1976 - Amon Tobin, Brezilyalı DJ, prodüktör, senarist ve Two Fingers grubunun üyesi.

7 Şubat 1977 - Mariusz Pudzianowski, Polonyalı karışık dövüş sporcusu.

7 Şubat 1978 - Marina Kislova, Rus kısa mesafe koşucusu.

7 Şubat 1979 - Cerina Vincent, Amerikalı oyuncu.

7 Şubat 1979 - Tawakel Karman, Yemenli gazeteci, aktivist ve Nobel Barış Ödülü sahibi.

7 Şubat 1982 - Mickaël Piétrus, Fransız basketbolcu.

7 Şubat 1983 - Christian Klien, Avusturyalı araba yarışçısı ve eski Formula 1 pilotu.

7 Şubat 1987 - Kerli Kõiv, Eston şarkıcı.

7 Şubat 1988 - Mübariz İbrahimov, Azeri asker (ö. 2010)

7 Şubat 1989 - Nick Calathes, Yunan basketbolcu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

7 Şubat 1823 - Ann Radcliffe, İngiliz yazar (d. 1764)

7 Şubat 1878 - Papa IX. Pius, Katolik Kilisesi dini lideri (en uzun süre hüküm süren) (d. 1792)

7 Şubat 1881 - Henry B. Metcalfe, Amerikalı siyasetçi ve ABD Temsilciler Meclisi üyesi (d. 1805)

7 Şubat 1885 - İvasaki Yataro, Japon finansör ve Mitsubishi'nin kurucusu (d. 1835)

7 Şubat 1894 - Adolphe Sax, Belçikalı mucit (d. 1814)

7 Şubat 1929 - Karl Julius Beloch, Alman tarihçi (d. 1854)

7 Şubat 1958 - Ahmet Nesimi Sayman, İttihat ve Terakki'nin son Hariciye Nazırı (d. 1876)

7 Şubat 1960 - İgor Kurçatov, Rus fizikçi (d. 1903)

7 Şubat 1979 - Josef Mengele, Alman Nazi doktor (d. 1911)

7 Şubat 1979 - Pyotr Gluhov, Sovyet yazar (d. 1897)

7 Şubat 1985 - Matt Monro, İngiliz şarkıcı (d. 1930)

7 Şubat 1986 - Minoru Yamasaki, Amerikalı mimar (İkiz Kuleler) (d. 1912)

7 Şubat 1999 - Hüseyin bin Tallal, Ürdün Kralı (d. 1935)

7 Şubat 2001 - Anne Morrow Lindbergh, Amerikalı yazar ve havacı (d. 1906)

7 Şubat 2003 - Augusto Monterroso, Guatemalalı yazar (d. 1921)

7 Şubat 2004 - Necdet Seçkinöz, Bürokrat (d. 1927)

7 Şubat 2006 - Dürrüşehvar Sultan, son Osmanlı halifesi Abdülmecid Efendi'nin kızı (d. 1914)

7 Şubat 2008 - Sırrı Gültekin, Oyuncu, film yönetmeni ve senarist (d. 1924)

7 Şubat 2010 - İlhan Arsel, Akademisyen, yazar, araştırmacı ve senatör (d. 1920)

7 Şubat 2017 - Svend Asmussen, Danimarkalı caz müzisyeni (d. 1916)

7 Şubat 2019 - Yalçın Menteş, Tiyatro sanatçısı ve televizyon oyuncusu (d. 1960)

7 Şubat 2020 - Li Wenliang, Çinli göz hekimi. Daha sonra pandemi haline gelen yeni nesil koronavirüsü dünyaya duyuran isimdir. (d. 1986)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Pazar.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?