Yeni dünya düzeni ve…

Bu kez masksız, maskesiz yazalım..

Asım Doğan takma adıyla değil gerçek ismimizle, Mehmet Aycan olarak yazalım..

***

Milletin ağzı torba değil elbette..

Öyle şeyler söyleniyor ki; inanmak ile inanmamak  arasında bocalıyorsunuz…

“Yok artık yuh. Bu kadar da kurgu, olmaz.. hayal dünyasında……” diye  söyleniyorsunuz…..

Sonra da ya doğruysa diye düşünmeye başlıyorsunuz elbette…

Çünkü göstergeler ve dünyayı yöneten üst akıl veya adına ne derseniz deyin o zevatın veya zevatların yayınladığı dergiler ve gazetelerde insanlığın geleceği ile ilgili önemli ipuçları da verilir…

Bu korona belasının başladığı ilk günlerde  bir doktor arkadaşım “Yeni dünyanın nüfusunu korona vasıtasıyla planlıyorlar. 9 milyarlık nüfus 5 milyara indirecekler” demişti…

Hiçte inandırıcı değildi elbette…

Bu soykırımın ötesinde “insan kırımı “ sayılır ve insanlık bunu hiçbir zaman affetmez…

Kendimizce öyle bir yorum yaptık..

Ama ya doğruysa diye düşünmeye başlamıştık ki; kendi cehaletimize gülmeye başladık…

Şöyle biraz anımsayınız lütfen; Türkiye’de doğum oranı yıllarca yüzde 2’ler dolayında sürdü.

Sonra ekonomik gerekçelerle bu oran düştü 2019’da binde 13.3’e kadar indi. 2020’de ise bu oran binde 2’lerde kaldı…

Yani nüfus artık artmıyor.

30 yıl sonra Türkiye yaşlı bir nüfusa sahip olacak ve cümle sanayi devrimlerini de ıskaladığı için geri kalmış nüfusu iş görmez ülkeler arasına girecek.

Yani sonumuz pek iyi değil gibi..

Bu sadece Türkiye için mi böyle; Hayır…

ABD’de geçen yıl doğan bebek sayısı 3 milyonun biraz üzerinde, bu yıl ise sadece 900 bin bebek doğması bekleniyor…

 Dünyanın ek kalabalık ülkesi Çin’de ise nüfusun 50 yıl içinde 1 milyar 500 milyondan 700 milyona ineceği varsayılıyor…

Hindistan’da benzeri dehşetli bir nüfus erimesi olacak…

Avrupa ise bir ihtiyar cenneti kıta olarak yaşama tutunmaya çalışacak…

Bu hesaplamalara göre; Türkiye’nin 20-25 yıl kadar sürecek bir genç  ve üretken nüfuz avantajı var.

Türkiye bunu kullanabilir mi bilinmez…

Bir hatırlatma daha yapalım; Cumhurbaşkanı Erdoğan bu bela ile tanıştığımızdan bu yana “en az 3 çocuk” önerisini artık tekrarlamıyor…

Artık aile kavramı sadece 3 kişi ile kaim olacak ve herkes sıkı bir izolasyon içinde yaşayacak…

Zaten bugünlerde bunun antrenmanlarını korona korkusu nedeniyle yapıyoruz…

Bu plan gerçekçi mi; Olabilir…

Yapılan projeksiyonlara göre insan yaşamı 120 yıla kadar uzayacak…

Eğer nüfus eskisi gibi artacak olursa, dehşetli bir gıda bunalımı yaşanacak.

Birde iş yükünün yapay zekalı robotların üstlendiği düşünülürse gelecek hiçte parlak görünmüyor…

Zaten bizi yönetenlerde sık sık “yeni siyasal ve sosyal dünya düzeninde Türkiye’de yerini alacak” diyorlardı, nedense son 4-5 aydır o cümleyi de kullanmıyorlar…

Bize bilim adamları erkeklerin sperm, kadınların da yumurta sayısında korona nedeniyle ciddi azalmalar olduğunu söylüyor.

Bu varsayımlara ve hesaplamalara göre Dünyadaki tüm insanlar korona ile şöyle böyle tanışmadan bu salgın bitmeyecek…

Yani; yeni bir dünya inşa ediliyor; yeni siyasal ve sosyal düzen kuruluyor…

Bu düzenin kurulumu için aygıt korona.

Virüs Çin’in Vuhan Kentindeki bir balık pazarından mı çıktı, yoksa aynı kentteki bir laboratuvardan mı? İşte bu büyük soru:

Ve cevabı hiçbir zaman bilinmeyecek.

Ama bu yeni düzenin kurucuları 3 süper ülke mi; görüntüye göre onlarda bu oyunda bir piyon…

Tüm bunlar bir komplo teorisi bir varsayım elbette. Beklide  hastalıklı bir hezeyan..

Bu bir avuntu olabilir, ama dünya bunu konuşuyor, biz ise sağır olduk oturuyoruz hiç haberimiz yok…

Elbette bu varsayımlarla ilgili bir çok kişi değişik kaynaklara dayanarak bir şeyler yazıyor çiziyor.

***

Bu Komplo teorilerinin ilgisini çeken konularından birisi olan The Economist dergisinin yeni yıl kapakları. Bir de bu derginin ABD versiyonu var. Bu dergi daha çok siyasal yorum ve kehanetlerin yer aldığı TİME Dergisi.

The Economist Dergi’sinin prestijli bir süreli ekonomi yayını olması yanında, arkasındaki güç ve sahibinin Rothschild ailesi olması, konuyu daha ilgi çekici noktaya getiriyor. Rothschild ailesi dünya borç veren Hazar Türklerinden oldukları öne sürülen uluslararası bankerlik yaptığı söylenen bir tefeci aile..

The Economist kapakları ilgili yorum yapan yazar Birol Ertan’ın bazı saptamaları şöyle.

The Economist kapakları üstüne farklı yaklaşımlar olduğunu görüyoruz. Derginin 2021 yılına yönelik kapağı, geçmişteki benzerleri gibi ezoterik siyasi mesajlar içermektedir. Öncelikle kapakta bir slot makinesi görülmekte, makinenin kolunda ise ‘Dünya’ gezegeni resmedilmektedir. Bu, dünyanın geleceği ile oynayan ve makineyi planlayan arka planda bir beyin ya da güç olduğu mesajını açık biçimde vermektedir.

Slot makinesinde 4 sütun halinde değişik resimler içeren mesajlar bulunmaktadır. İlk sütunda; yukarıdan aşağıya koronavirüs, aşı ve maskeli bir emoji ile soru işareti bulunmaktadır. Buradaki mesaj, Covid-19’un geleceği konusunda bir belirsizlik olduğu ve 2021’de de yaşamımızın bir parçası olmaya devam edeceğidir. Bu noktada aşı konusundaki beklentilere karşın, pandeminin durdurulmasında aşının ne derece etkili olacağının bilinemeyeceği mesajı da veriliyor.

İkinci sütunda ilginç 4 resim vardır: Nükleer silah başlığı, Joe Biden, ABD’nin bölünmesini ifade eden bayrağın parçalanması ve son olarak TikTok uygulaması sembolü. Burada, ABD’nin nükleer bir tehdit ile karşı karşıya kalacağı ve Biden’in başkanlığında ABD’nin parçalanacağı –burada kutuplaşma da kast edilmiş olabilir– mesajı veriliyor. Son olarak, ikinci sütunda, Çin menşeli TikTok uygulamasının Çin ve ABD arasında gerginliğe yol açacağı mesajı verildiği görülmektedir.

Üçüncü sütun, Çin ile ilgilidir. Bu sütunda; soru işareti, dolar işareti, rüzgârgülü ve Çin bayrağı vardır. Çin’in yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımları ile doların egemenliğini tehdit edeceği mesajı görülmektedir ki petrol ile dolar arasındaki destekleyici ilişkinin yenilenebilir enerji yatırımları ile tehdit edileceği mesajı mantıklıdır.

Son sütunda ise ekonomik kriz işareti biçiminde enflasyonun yükseliş grafiği, orman yangını resmi, Zoom uygulaması resmi ve bir virüs resmi daha bulunmaktadır. Buradaki mesajlar da; dünyada enflasyon kaynaklı yeni kriz beklentisi ile büyük çaplı orman yangınları ve sosyal yaşamın uzaktan internet uygulamaları ile sürdürüleceği, yani yüz yüze iletişimin zayıflayacağı mesajı bulunmaktadır. Sütunun son resmi ise yeni bir virüs salgını olup dünyanın yeni bir salgın hastalık ile yüz yüze geleceği mesajına işaret etmektedir.

Yazarın komplo teorisi böyle. İnanmak, inanmak size kalmış..

Öte yandan TİME Dergisi’ ise geleceğin insanlarını modellerken  ünlü sinema aktristi Angelina Jolie ‘yi örnekliyor. Niye  Angelina Jolie  sorusu  elbette önemli..

Yıldızın , yaşlanmaya karşı sürekli bazı operasyonlarla kendisini yenilediği varsayılıyor ve “geleceğin insanı kendisini yenileyecek insanlar olacak” mesajı veriliyor. Aslında derginin kapağında Angelina Jolie ile birlikte 14 isim daha var.

Hepside gelecekte yaşayacak insan tipleri…

İnanmak zor ama böyle..

Bir de tüm bu operasyonlar için bir tarih söylemi var. Kimleri siyasal değişim ilk adımlarının 2023 yılında atılacağını siyasal ve sosyal olgunun kademeli bir geçişle tamamlanacağı söyleniyor..

Elbette tüm bunlarda yine o dergilerin satır aralarından türetiliyor…

***

Elbette bu kadar gürültünün birde ekonomik karşıtlığı boyutu var elbette.

Adı Türkçe karşılığıyla BÜYÜK SIFIRLAMA.

Yeni siyasal ve sosyal düzen yapıcıları ekonomik düzen kurucularının  bu girişimine çok tepki çekti. Bu tepki çeken çeken varsayım ise  şöyle. (kaynak: wikipedia “özgür ansiklopedi)

“Büyük Sıfırlama, Great Reset veya Global Reset Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) COVID-19 salgını sonrasında ekonomiyi sürdürülebilir bir şekilde yeniden inşa etme önerisinin adı.

Elbette kaynak yine İngiltere;  Mayıs 2020'de Birleşik Krallık Prensi Charles ve WEF direktörü Klaus Schwab tarafından tanıtıldı. Yatırımları karşılıklı ilerlemeye daha uygun hale getirerek ve çevresel girişimlere daha fazla odaklanarak kapitalizmi geliştirmek tek amaç.

Bu dünyada en çok tartışılan pandemiyle ilgilide tüm iddiaları destekliyor.

 Salgını riskli bir deney yapmakla eleştirilen öneri bir dilekçe ile 72 saatten daha kısa bir sürede 80.000 imza toplanılarak durduruldu. Buna yanıt olarak bir komplo teorisi yayıldı ve bunun sosyoekonomik, çevresel değişiklikleri ve sözde "Yeni Dünya Düzenini" getirmek için kullanılacağını iddia etti.

Tartışılan bu büyük öneri şöyle;

Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) göre, COVID-19 salgını, ekonomik iyileşmeyi ve küresel ilişkilerin, ekonomilerin ve önceliklerin gelecekteki yönünü şekillendirmek için bir fırsat sunuyor. İngiliz Prensi Charles planı tanıttığında, bunun ancak insanlar isterse gerçekleşeceğini belirtti.

Prens Charles'a göre, ekonomik iyileşme, dünyayı sürdürülebilirliğe giden bir yola sokmalı ve sistemlerin yardım etmesi için yeniden tasarlanmalıdır. Sürdürülebilirliği sağlamanın bir yolu olarak karbon emisyonundan bahsedildi. Ayrıca, sürdürülebilir fikirleri daha kârlı hale getirmemize yardımcı olan önemli atılımları gerçekleştirebilmemiz için yeniliklerin, bilimin ve teknolojinin yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı.WEF'e göre, pazarı daha adil sonuçlara yönlendirerek, yatırımların çevre dostu yatırımları hızlandırma dahil olmak üzere karşılıklı ilerlemeyi hedefleyerek ve dijital ekonomik ve kamu altyapısı oluşturarak dördüncü bir sanayi devrimini başlatarak mevcut gerçeğe de uyum sağlanmalıdır.

Prens Charles, özel sektörün planın ana itici gücü olacağını vurguladı. Klaus Schwab'a göre, ekonomik sistemi değiştirmeyecekler, aksine onu "sorumlu/paydaş kapitalizm" olarak gördüğü şeye geliştirecekler. Schwab ve ekonomist Thierry Malleret tarafından yazılan ve planı detaylandıran bir kitap yayınlandı. WEF'in 2021 zirvesinin ana teması olacak.

Bu öneriye gelen sert tepkiler ise şöyle:

Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve ABD başkanı seçilen Joe Biden gibi siyasi liderler, İngiltere Başbakanı Boris Johnson gibi "daha iyi inşa etme" fikrini onayladı. Trudeau, Büyük Sıfırlama'dakine benzer bir retorik yaptı.

Trudeau'nun konuşmasının yayılmasının ardından, Kanadalı Muhafazakar Milletvekili Pierre Poilievre tarafından "Büyük Sıfırlamayı durdurmak" için bir dilekçe hazırlandı; dilekçe 72 saatten kısa bir süre içinde 80.000 imza topladı.Retoriği birden fazla yorumcu ve yayın kurulu tarafından eleştirildi. Toronto Star yayın kurulu, temelsiz komplo teorisine "oksijen verdiği" iddiasıyla dilekçeyi eleştirdi. McGill doktora adayı Aengus Bridgman, Poilievre'nin dilekçesinin zamanlamasının tesadüf olma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi  Poilievre, Trudeau ve WEF'den alıntı yaptığını söyleyerek yanıt verdi. Simon Fraser Üniversitesi'nde profesör olan Ahmed El-Ravi, bu tepkinin Poilievre'nin hükümete yönelik eleştirilerinin yanlış yorumlanması olduğunu iddia etti. Aynı sıralarda Muhafazakar lider Erin O'Toole, Trudeau'nun pandemiyi büyük ve riskli bir deney uygulamak için kullandığını iddia ederek sıfırlama fikrini eleştirdi.

***

Dedik ya bu iddialar bu kez sadece komplo teorisyenlerinin arasında tartışılmıyor. Neredeyse siyasi bir savaş haline de dönüşmüş durumda. Görevdeki siyasetçi gelecekteki siyasi yapılanmaya dehşetli karşı çıkıyor.

Komplo teorisyenleri, "küresel finans elitlerinin" ve dünya liderlerinin, dünya hükümetlerinin yeniden yapılandırılmasına izin verecek koşullara neden olmak için kasıtlı olarak koronavirüsün yayılmasını serbest bırakarak bir pandemi planladıklarını iddia ediyor. '

Bu operasyonların  ana hedeflerinin, Marksist totaliter bir rejim ve dolayısıyla "Yeni Dünya Düzeni" kurarak küresel siyasi ve ekonomik kontrolü ele geçirmek olduğunu iddia ediyor. Böyle bir rejimin şahsi mülkiyet haklarını ortadan kaldıracağı, orduyu şehirlere göndereceği, zorunlu aşı uygulayacağı ve direnen insanlar için tecrit kampları oluşturacağı iddia ediliyor. Savunucuların bir komplonun kanıtı olduğunu iddia ettikleri çeşitli örnekler arasında, 2030'da hayatın nasıl olabileceğini anlatan 2016 WEF makalesi, Joe Biden'ın kampanya sloganı "Daha İyiye Dön" ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau'nun Eylül 2020 konuşması yer alıyor. The Daily Dot'a göre, bu sadece daha adil ve sürdürülebilir bir dünyanın nasıl yaratılacağını gösteren söylemdir.Teorinin bazı varyasyonlarında, ABD Başkanı Donald Trump, Ağustos 2020'de 3 milyondan fazla izlenen bir videoya dayanarak, planın gerçekleşmesini engelleyen tek dünya lideridir.

Trudeau'nun Gündem 2030 hedeflerinden bahsettiği, şu anda viral olan Eylül 2020 konuşmasının yayılmasının ardından, aşırı sağdaki internet kişilikleri ve grupları aracılığıyla bir komplo teorisi yayıldı, bazıları da QAnon komplo teorisini ve muhafazakar siyasi yorumcuları destekliyor. Maxime Bernier, Ezra Levant, Tucker Carlson, Paul Joseph Watson ve Glenn Beck gibi isimler bunlardan bazılarıdır. Büyük Sıfırlama Aynı zamanda Rus propaganda kuruluşları tarafından da yayılmıştır. Oliver Kamm'a göre, CapX web sitesinde yer alan bir makalede: "Putin rejiminin propaganda aygıtı, aylardır meçhul blogculardan, Büyük Sıfırlamanın oligarkların servet biriktirme ve nüfusları kontrol etme kodu olduğuna dair çılgın iddialar yayımladı."[

Komplo teorisi ilk olarak girişimin duyurulmasının ardından yayıldı. Ekim ayında, Kanada Liberal Partisi içinde var olmayan bir komitenin üyesinden olduğunu iddia eden zincir bir e-posta yayıldı ve QAnon ile ilişkili gruplar tarafından alındı. Komplo teorisi, Trudeau'nun konuşmasının görüntülerinin internette viral hale gelmesinin ardından Kasım ayında daha da yayıldı.

(Dünyanın en büyük tefeci bankerlerinin desteklediği bir programın Marksist olabileceği garip bir varsayım)

(kaynak: wikipedia “özgür ansiklopedi)

***

Bu tartışmalar daha uzun yıllar sürecek gibi.

Ama şu kesin ve net bir bilgi; dünya nüfusu büyük bir hızla eriyecek. Siyasal ve ekonomik sistem savaşları sürecek ama sosyal yaşam altüst olacak.

Bazı feylesoflara “aşkın sanayi devriminde nüfus artışının duraklamaması nedeniyle suni olarak üretilmiş bir kavram olduğunu söyler. Yani duygular zoraki olarak harekete geçirilmiş üremenin devamı sağlanmış.

Ancak durum bu kez çok çok farklı. Üreme  biyoljik olarak frenlenmiş durumda…

Ne siyasal yapıcılar, sosyal mühendisler ses çıkarıyor neden tıbbı bilimi buna kafa yoruyor..

Yani dünyada bir çok şey oluyor ama biz geçim sıkıntısı içinde enflasyonla uğraşırken bunları görmüyoruz..

Yani benden sonra tufan demekle yetiniyor ve kısaca “bir elimizde cımbız, bir elimiz ayna…” diyor ve bankamatik önünde asgari ücreti umutla bekliyoruz…

Çünkü başka çaremiz yok… Korona utansın…

Mehmet Aycan / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Aycan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?