Twitter’dan Devlet Bahçeli’ye kısıtlama

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Bu akşam saat 21.00'den Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sokağa çıkma yasağında vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altında bulunanlar hariç) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlar hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçilere gidip gelebiliyor.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Cafer komadaymış. Yanında ise karısı refakatçi kalıyormuş. Cafer gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakmış ve konuşmaya başlamış:

-"İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın."

Karısı takdir edilmenin mutluluğuyla gülümserken Cafer devam etmiş:

-"Şimdi komadayım, yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz kadınsın!"

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Asla bir domuzla güreşme. İkiniz de kirlenirsiniz ama bu sadece domuzun hoşuna gider.” demiş Bernard Shaw...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

“Alışveriş listeniz olmadan pazara çıkmamalısınız. Evinizin sebze ve meyve alışverişini yapmak için pazarları tercih ediyorsanız muhakkak neye ihtiyacınız olduğunu bilmelisiniz. Gidince alınır ya da bakınca akla gelir mantığı sizi zarara sokacaktır. Genellikle pazar meydanlarına gidildiğinde evde olan ve olmayanlar karışır. Üstelik ortamın kokusu ve iştah açıcılığı size kendinizi aç hissettirecektir. Buna dayalı olarak ne var ne yok almak isteyebilirsiniz. Pazar alışverişine liste yaparak çıkarsanız herhangi bir şeyi unutmaz, fazlasını almazsınız.”

Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Guiness Rekorlar Kitabı'na göre 1707 ve 1782 yılları arasında Rusya'da yaşamış olan bir Rus kadın, 69 çocuk dünyaya getirmiştir.”

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

Mansur Yavaş: Melih Bey istifa etmez, olaylar da durulmazsa yayınlayacağım

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Boğaziçi Üniversitesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör olarak atanması sonrası başlayan protestoları Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı'ya değerlendirdi. Prof. Bulu'ya yönelik yazdığı mektupta istifa çağrısında bulunan Yavaş, "Belediye başkanının siyaset yapmayacağını hatırlayacağım, demiştiniz. Bugünkü mektubunuz bu sözünüze bir tezat değil mi Mansur Bey? İstanbul’daki üniversite olaylarının Ankara Belediye Başkanı ile ne ilgisi var?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Hayır, burada hiçbir tezat yok Nagehan Hanım. Ben Boğaziçi’nde yaşananları siyaset üstü bir konu, bir milli birlik meselesi olarak görüyorum. Ayrıca İstanbul’daki gerginlik benim yönettiğim şehir Ankara’ya da sıçramaya başladı. ODTÜ’de de bir grup dün protestoya kalkıştı. Bakın geçen sene yine ODTÜ’de bir yurt krizi yaşanmıştı hatırlarsınız. Öğrenciler yurt yaptırmak istemiyorlardı. Protesto ediyorlardı. Ben o zaman da ODTÜ Rektörü ile iletişime geçtim, bir sorun varsa yardımcı olalım diye düşündüm, 'Belediye olarak yurdu biz yapar, üniversiteye hibe ederiz' dedim. Nitekim tansiyon düştü, kriz çözüldü bu yolla. Şu an Boğaziçi’nde de bir sorun var. Siz de bir Boğaziçilisiniz. Bu sorunu çözmek lazım Nagehan Hanım. Bakın devlet kimseyle inatlaşmaz. Burada öğrenciler ile rektör arasında bir inatlaşma var. Bunun daha çok uzaması hepimize kaybettirir. Bizim ciddi sorunlarımız var. Açlık var, pandemi var. Bunlarla uğraşmamız, böyle gerginliklerle vakit kaybetmememiz lazım. O nedenle Rektör Bulu’ya seslenmek istedim. Şu aşamada istifa ederse Türkiye'ye çok büyük bir iyilik yapmış olacak."

Yavaş, "Ama Melih Bulu’nun istifası diğer üniversitelerde de bir ayaklanmaya, bir başkaldırıya yol açmaz mı?" şeklindeki soru üzerine de şunları kaydetti:

"Hayır, bence bir başkaldırıya yol açmaz. Hem okullar kapalı, hem de konjonktür buna müsait değil Nagehan Hanım. Mesela bakın dün ODTÜ’de küçük bir grup da kendi rektörlerini protesto etmek istedi; ama o tutmaz, zira rektör yeni göreve başlamamış, artık yapay olur. Diğer üniversiteler ile ilgili böyle bir zemin mevcut değil. Bakın Nagehan Hanım ben ne öğrencilere ne polislere olumsuz bir şey diyorum. Ben ortada bir kriz var, bunu çözelim. Bunu çözmek de Rektör Bey’in elinde diyorum."

Bu noktada New York Times yazarı Thomas Friedman'ın 'Bir zamanlar Amerika' adlı kitabını hatırlatan Yavaş, "Nagehan Hanım o kitapta Friedman Amerikalıların kriz varsa kim çıkardı, nasıl çıktı diye bakmadan bu krizi nasıl çözeriz diye düşündüklerini anlatıyor. Ben de hadiseye bu perspektiften bakıyorum. Sorumluluğu ne hükümete ne öğrencilere yüklüyorum. Asla siyasi polemik amacım yok. Burada bir kişi sorumluluk alarak krizi çözebilir o kişi de Rektör Bulu’dur" diye konuştu. Yavaş, Prof. Bulu'nun "Asla istifa etmeyi düşünmüyorum" şeklindeki açıklamasıyla ilgili olarak da "Bir mektup daha yazdım. Hazır bende duruyor. Şayet sizin yazdığınız gibi Melih Bey istifa etmez, olaylar da durulmazsa yayınlayacağım" açıklamasında bulundu. Alçı, Yavaş'ın ikinci mektubu Boğaziçili öğrencilere hitaben yazdığını, bu mektubun "Rektör sorumluluğu almadı, hadi gençler siz alın, PKK’ya ve başka terör örgütlerine fırsat vermeyin" minvalinde olduğunu aktardı.

Melih Bulu: Protestoların bu kadar ilerlemesi dış güçler yüzünden!

Boğaziçi'ne atanan rektör Melih Bulu, kendisine karşı sürdürülen protestolarla ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Bulu, "Burada olayların bu kadar ilerlemesinin bir sebebi de dıştan bu işi provoke etmek isteyen güç unsurlarının devreye girmesi" dedi. Prof. Dr. Melih Bulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanması sonrası başlayan protestoları değerlendirdi. Hürriyet gazetesinden Burak Coşan'a konuşan Prof. Bulu, istifa etme düşüncesi olmadığını söyleyerek "Ben insanların kendisini ifade edeceğini, zaman içinde uzlaşma noktasına geleceğini düşünüyorum" dedi. Prof. Bulu, devamında "Burada, olayların bu kadar ilerlemesinin bir sebebi de dıştan bu işi provoke etmek isteyen güç unsurlarının devreye girmesi. Sorun biraz da bunlarla ilgili diye düşünüyorum. Zaman içinde bu hallolacaktır diye düşünüyorum" ifadesini kullandı.

Twitter’dan Devlet Bahçeli’ye kısıtlama

Sosyal paylaşım ağı Twitter, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Boğaziçi Üniversitesi'ndeki eylemlerle ilgili yaptığı bir paylaşıma kısıtlama getirdi.

Konuyla ilgili MHP’den yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

* Boğaziçi Üniversitesi'nin önündeki menfur eyleme karşı gösterdiği tepkiden dolayı MHP lideri sayın Bahçeli'nin bazı paylaşımlarına twitter kısıtlama getirmiştir.

* Sayın Bahçeli terörist ve öğrenci ayrımını ortaya koyduğu halde -ki bu emniyet tarafından da teyit edilmiştir- okyanus ötesinden twitter buna tepki göstermiştir.

* Boğaziçi Üniversitesi önünde eylem yapan terör örgütleriyle irtibatlı ve iltisaklı olanlara Twitter ve Twitter’ın arkasındaki güçler destek vermiştir.

* Genel başkanımızın bazı paylaşımlarına kısıtlama getirilmiştir.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun “Boğaziçi Üniversitesi’nde Kabe-i Muazzama’ya yapılan saygısızlığı gerçekleştiren 4 LGBT sapkını gözaltına alındı!” ifadesini kullandığı paylaşımına, Twitter tarafından uyarı konulurken ‘nefret söylemi hakkındaki kurallarını ihlal ettiği’ notu düşülmüştü.

Korona haberlerine gelince:

Bilim Kurulu Üyesi Kara: Yaz aylarında genel bir rahatlama olabilir

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları öğretim üyesi, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, "Yaz aylarında genel bir rahatlamamız olabilir; ama bu virüsün mevsimsel özellik kazanma ihtimalini, diğer ülkelerde de var olacağını düşündüğümüzde, önümüzdeki kış için tekrar bizim hazırlıklı olmamız gerektiği, belki o dönemde bir doz veya iki doz aşıyı özellikle riski olanların olması gerektiğini söylemek gerekecek" dedi.

Koronavirüste sinsi tehlike: Hafif atlatanların yüzde 60'ında tespit edildi

Koronavirüsü hafif atlatan kişiler arasında yapılan araştırma, virüsün akciğerin yanı sıra kalbi de etkilediğini ortaya koydu. Hastalığı belirtisiz geçiren ve tedavi sonrası iyileşme döneminin 3 ila 4'üncü haftasında incelenen kişilerin yüzde 60'ında kalp kası iltihabı görüldü.

Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, “Son 2-3 ayda kalp kası iltihabıyla bize başvuran genç hastalar var. Hastalığı sessiz dahi geçirseniz koronavirüs sonrasında mutlaka kalp kontrolünüzü yaptırın" uyarısında bulundu. Koronavirüs pandemisinin vücutta en çok akciğerler üzerinde tahribata yol açtığı bilinse de yapılan araştırmalar, virüsün başka organlara da zarar verdiğini gösteriyor. Hastalığın yol açtığı en hayati olan problemlerden biri de kalpte yol açtığı tahribat. Almanya'da yapılan bir araştırma da bunu doğrular nitelikte. Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, araştırmayı değerlendirerek koronavirüs ve kalpte yol açtığı hasara yönelik önemli bilgiler paylaştı. Koronavirüsün akciğer dışında en fazla zarar verdiği organın kalp olduğunu hatırlatan Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, “Bu hasar şu açıdan önemli; kalp hasarı, krize ya da kalp kasında iltihaba yol açar. Bu durum kişinin hayati fonksiyonlarını etkileyerek ölümüne dahi neden olabilir. Kişinin akciğer tutulumu gerçekleşmiş buna bağlı bir akciğer zatürresi ilerlemiş olabilir ancak yine de koronavirüsün ölüm nedenleri arasında kalp hasarı yer alıyor. Dolayısıyla koronavirüs enfeksiyonunun neden olduğu kalp hasarını öngörebilmek maalesef mümkün değil" diye konuştu. Almanya'da yapılan araştırmaya değinen Prof. Dr. Özlem Esen, “Koronavirüsü asemptomatik (belirtisiz) geçiren kişilerin iyileşme döneminin 3 ve 4'üncü haftasında yapılan incelemelerde bu kişilerin yüzde 60'ında değişiklik tespit edilmiş. Şikayeti olmadan, sessiz şekilde koronavirüs enfeksiyonunu geçiren kişiler arasında tarama yapılmış, burada MR ile kişilerin kalp kaslarına bakılmış. Bu kişilerin yüzde 60'ının koranavirüs nedeniyle kalp kasının etkilendiği görülmüş. Ancak çalışma koronavirüs boyunca hiçbir şikayeti olmayan hastalarda yapıldığı için kişilerin nasıl izlenmesi gerektiğine yönelik bize bilgi vermiyor. Bu noktada şu gerçek ortaya çıkıyor; hastalığı sessiz dahi geçirseniz özellikle ağır sporla uğraşıyorsanız mutlaka kalp kontrolünüzü yaptırmalısınız. Onun dışında göğüste batma, sızı, nabız yüksekliği, tansiyon, dengesizliği şikayeti olursa bunlar alarma yol açan belirtilerdir. Bu noktada hekime başvurmak çok önemli" tavsiyesinde bulundu. Türkiye'de de özellikle kendi muayeneleri esnasında kalp kası iltihabı vakalarına rastladığını ifade eden Prof. Dr. Esen, “Kliniğimizde son 2-3 ayda karşımıza gelen oldukça genç hastalarımız var. Bu kişiler koronavirüsü atlattıktan sonra bile hiç şikayetleri olmadan kalp kası hasarıyla bize başvurdular. Hastanede yatarken koronavirüs geçiren hastanede tedavi edinilen kişilerin aldığı hasarları biz kanda tespit edebiliyoruz. Bunları takip ederek hasarın ilerlemesini gözlemliyoruz. En önemli kısım ayakta ve sessiz bir şekilde enfeksiyon geçiren kişilerin hastalığı atlattıktan sonraki durumu. Koronavirüs sonrası böyle bir şikayet varsa takip eden 3 ayda muhakkak koronavirüsle ilişkilendirmek mümkün" değerlendirmesinde bulundu.

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Yazarı” olarak 37 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız ve bugün 104. doğum günü olan Kerime Nadir'i seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Kerime Nadir, 5 Şubat 1917 tarihinde, İstanbul’da doğdu. Tam adı Kerime Nadir Azrak'tır. Babasının adı Nadir Azrak, annesi Zehra Hanım'dır. 1935'te İstanbul Bebek Saint Joseph Sörler Okulu'nu bitirdi. Ayrıca özel eğitim gördü. Çocukluğunda yaz aylarını genellikle teyzelerinin Beylerbeyi ve Çamlıca yolundaki köşklerinde geçirirdi.

Önceleri şiir yazdı. İlk şiir ve öyküleri 1937'de Servet-i Fünun, Uyanış ve Yarımay dergisinde yayınlandı.

İlk romanı "Yeşil Işıklar" 1937'de yayınlandı. Aydabir, Yedigün, Hayat dergilerinde de düz yazılar yazdı. On dokuz yaşındayken kaleme aldığı ve 1938'de yayımlanan, ilk ciddi romanı sayılan "Hıçkırık" adlı romanıyla ülke çapında tanındı. Çoğunlukla kadın kahramanlar üzerine kurduğu duygusal aşk ve serüven romanlarıyla 1940-1970 arasında çok okunan ve sevilen bir yazar oldu. 1980'lerde eski ilgiyi gördüğü söylenemez, ama yazmayı son nefesine kadar sürdürdüğü de bir gerçektir. Son romanı "Aşk Fısıltıları" ölümünden bir yıl önce, 1983'te yayımlandı.

Genellikle kırık aşklar üzerine yazan Kerime Nadir 40’tan fazla roman yazmıştır. Kaleme aldığı aşk ve kara sevda romanları, tefrika edildikleri yıllarda gazetelerin tirajını arttırdı. Popülerliği arttıkça Kerime Nadir sipariş üzerine gazete ve dergilere roman yazmaya başladı ve artık “Kerime Nadir” adı bir markaya dönüştü. Yazarlığını topluma ve gerçeklere sırt çevirerek kendi dünyasında sürdürmekle eleştirilmesinin yanı sıra; okuma sevgisi aşıladığı yönünde olumlu yorumlara da hedef olan yazar; uzun yıllar Maçka Palas'ta kalmıştır. Bazı romanları yabancı dillere de çevrilen Nadir'in romanları 5 milyondan fazla satış yapmıştır. Romanları Akşam, Cumhuriyet,  Demokrat İzmir,  Hakikat,  Halkın Sesi,  Hayat, Hürriyet, İstanbul Ekspres, Son Posta,  Tan,  Tasvir,  Tercüman,  Vatan,  Yedigün,  Yeni  Gazete, Yeni İstanbul gibi dergi ve gazetelerde tefrika edildi. 1950 yılında Cumhuriyet gazetesinden Kerime Nadir’e yeni bir teklif geldi. Bunun üzerine "Posta Güvercini"  Cumhuriyet’te ve Fransızcaya çevrilerek  République  gazetesinde yayımlandı.

Önemli bir nokta da romanlarının çoğunun filme çekilmiş ve sinema üzerinden de ciddi bir izleyici kitlesine ulaşmış olmasıdır. 30 civarında eseri senaryolaştırılarak sinema filmi çevrilmiştir. Bilinir, ama tekrarında yarar var: Bazı romanlarının etkisi o kadar geniştir ki "Hıçkırık" romanının yayımlanmasından sonra yeni doğan kız çocuklarına Nalan veya Handan; erkek çocuklarına ise Kenan isminin koyulması furya hâlini almıştır. Aynı durum "Funda" yayımlandığında da söz konusu olmuş; sadece yeni doğan kız çocuklarına değil, restoranlara, pastanelere bile Funda adı verilmeye başlanmıştır."

Kerime Nadir iki kez evlendi. Fakat evlilikleri uzun ömürlü olmadı. Anılarını "Romancının Dünyası" adlı kitapta topladı. Kerime Nadir, 20 Mart 1984 tarihinde, yakalandığı kanser hastalığından kurtulamayarak İstanbul’da öldü.

Doğan Kitap, 2001 yılında Selim İleri editörlüğünde “Aşka Davet” başlığıyla oluşturduğu dizide Kerime Nadir’in romanlarını yeniden yayımlamaya başladı ve bu dizi büyük bir ilgi gördü. Kerime Nadir'e ait özel arşiv, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'ndadır.

ESERLERİ:

Roman:

Yeşil Işıklar (1937)

Hıçkırık (1938)

Günah Bende mi? (1939)

Funda (1941)

Seven Ne Yapmaz (1941)

Gönül Hırsızı (1941)

Kalp Yarası (1941)

Samanyolu (1943)

Gelinlik Kız (1943)

Sonbahar (1943)

Solan Ümit (1945)

Uykusuz Geceler (1945)

Aşka Tövbe (1945)

Balayı (1946)

Kahkaha (1946) [Bu roman 1964 yılında İnkılâp Kitabevi tarafından Aşk Hasreti adıyla basılır.]

Ormandan Yapraklar (1948)

O gün Gelecek mi? (1948)

Aşk Rüyası (1949)

Posta Güvercini (1950)

Ruh Gurbetinde (1953)

Pervane (1955)

Son Hıçkırık (1956)

Kırık Hayat (1957)

Esir Kuş (1957)

Sonbahar (1958)

Dehşet Gecesi (1958)

Aşk Bekliyor (1959)

Gümüşselvi (1960),

Boş Yuva (1962)

Bir Aşkın Romanı (1962)

Suya Düşen Hayal (1964)

Saadet Tacı (1966)

Sisli Hatıralar (1967),

Güller ve Dikenler (1971)

Dert Bende (1973),

Zambaklar Açarken (1973)

Karar Gecesi (1973)

Kaderin Sırrı (1976)

Bir Çatı Altında (1979)

Aşk Fısıltıları (1983)

Geciken Müjde (1984)

Öykü:

Mücrim (1943) [Bu öykü kitabı 1966 yılında İnkılâp ve Aka Kitabevleri tarafından Suçlu adıyla basılır.]

Anı:

Romancının Dünyası (1981)

SİNEMAYA UYARLANAN ESERLERİ:

Seven Ne Yapmaz? (Yön. Şadan Kâmil, 1947; Yön. Orhan Aksoy, 1970)

Hıçkırık (Yön. Atıf Yılmaz, 1953; Yön. Orhan Aksoy, 1965)

Son Beste (Yön. Dr. Arşavir Alyanak, 1955)

Funda (Yön. Nişan Hançer, 1958; Yön. Mehmet Dinler, 1968)

Samanyolu (Yön. Nevzat Pesen, 1959; Yön. Orhan Aksoy, 1967)

Sonbahar (Yön. Nişan Hançer, 1959), Boş Yuva (Yön. Memduh Ün, 1961)

Şahane Kadın (Aşk Rüyası romanından) (Yön. Nevzat Pesen, 1961)

Aşk Bekliyor (Yön. Ümit Utku, 1962)

Esir Kuş (Yön. Ümit Utku, 1962)

Aşka Tövbe (Yön. Orhan Elmas, 1963; Yön, Türker İnanoğlu, 1968)

Posta Güvercini (Yön. Nevzat Pesen, 1965)

Günah Bende mi? (Yön. Nevzat Pesen, 1969)

Uykusuz Geceler (Yön. Orhan Aksoy, 1969)

Güller ve Dikenler (Yön. Nejat Saydam, 1970)

Son Hıçkırık (Yön. Ertem Eğilmez, 1971)

Sisli Hatıralar (Yön. Nejat Saydam, 1972)

Dert Bende (Yön. Orhan Elmas, 1973)

Zambaklar Açarken (Yön. Nejat Saydam, 1973)

Sizlerle "Hıçkırık" adlı romanından alıntılar paylaşarak Kerime Nadir'i anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

"-...dünyada tesirini kaybetmeyen ne var ki? Bugün sevilen insan yarın unutulabilir."

"Öyle sert yürekler vardır ki, onlarla elması bile yontmak mümkündür."

"Görüyorum ki, talihim beni, sevdiğim çiçekten bile mahrum ediyor."

"-...hiçbir çare aramadan ele geçmez."

"-Peki, o sizin neyiniz oluyordu?

-Hiçbir şeyim... Veyahut her şeyim..."

"İkimiz de uzun yollardan koşa koşa gelmiş ve şuraya yan yana düşmüş iki insan gibi yorgun ve bitkindik."

"Dünyada uzun sürmeyen her şey tatlıdır."

"Mutluyum. Fakat öyle anlar oluyor ki, mâzinin hatıraları arasına gömülüyorum, yalnız bu hatıralarla yaşıyorum."

“Ellere değil, gönlüne uy!”

"Bana verebileceğin mutluluk yalnız, gözlerimin seni daima görebilmesinden ibaret olsaydı. Ona da razıydım. Fakat bana bu kadarcık mutluluğu bile çok gördün."

#KerimeNadir

"Günün Şiiri" köşemizde bugün sizlerle değerli şair Edip Cansever'in bir şiirini paylaşmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

YERÇEKİMLİ  KARANFİL 

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde 

Oysaki seninle güzel olmak var 

Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi 

Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda 

Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor. 

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte 

Sen de bir başkasına  veriyorsun daha güzel 

O başkası yok mu bir yanındakine veriyor 

Derken karanfil elden ele. 

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle 

Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil 

Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk 

Birleşiyoruz sessizce. 

 

#EdipCansever

Yurdumuzda ve dünyada özel bir gün yokmuş bugün...

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

5 Şubat 1869 - 78 kilogram ağırlığında ve %91'i saf altından oluşan, "Hoş Geldin Yabancı" adı verilen dünyanın en büyük altın külçesi, Avustralya'nın Victoria eyaletinde yerin birkaç santimetre altından çıkarıldı.

5 Şubat 1877 - Mithat Paşa, sadrazamlıktan azledildi. Daha sonra Taif zindanında boğduruldu.

5 Şubat 1885 - Belçika Kralı II. Léopold, Kongo'yu kendi kişisel mülkiyeti ilan etti.

5 Şubat 1917 - Amerika Birleşik Devletleri Kongresi, Başkan Woodrow Wilson'un vetosuna rağmen, Asyalıların ülkeye göçünü yasaklayan göçmen yasasını onayladı.

5 Şubat 1919 - Charlie Chaplin, Mary Pickford, Douglas Fairbanks, ve D.W. Griffith birlikte United Artists film şirketini kurdular.

5 Şubat 1919 - Karakol Cemiyeti adlı direniş örgütü kuruldu.

5 Şubat 1924 - Nezihe Muhittin'in Başkanlığında Türk Kadınlar Birliği kuruldu.

5 Şubat 1924 - Greenwich Gözlemevi, saat başı sinyallerini yayınlamaya başladı.

5 Şubat 1932 - İlk Türk tangosu olan Mazi Kalbimde Bir Yaradır, Seyyan Hanım tarafından ilk kez yorumlandı.

5 Şubat 1932 - İlk Türkçe hutbe, Süleymaniye Camii'nde okundu.

5 Şubat 1933 - Atatürk, 1 Şubat'ta Bursa'da bir grubun, ezan ve kametin Türkçe okunmasını bahane edip, gösteri yapması üzerine Ege gezisini yarıda keserek Bursa'ya geldi.

5 Şubat 1936 - Charlie Chaplin'in son sessiz filmi, Modern Zamanlar gösterime girdi.

5 Şubat 1937 - Anayasa'nın 2. maddesinde yapılan değişiklikle, altı ilke Anayasa metnine girdi: Türkiye Devleti Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır. Resmi dili Türkçedir. Makam Ankara şehridir.

5 Şubat 1939 - Uludağ'da ilk kez kayak yarışmaları yapıldı.

5 Şubat 1956 - Meriç ve Tunca nehirleri dondu; Yeşilköy ve Mecidiyeköy'e kurtlar indi ve İstanbul halkı ekmeksiz kaldı.

5 Şubat 1958 - Cemal Abdünnasır, Birleşik Arap Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı olmak için aday gösterildi.

5 Şubat 1958 - ABD Hava Kuvvetleri, Georgia eyaleti sahili açıklarında bir hidrojen bombası kaybetti. Bomba bulunamadı.

5 Şubat 1959 - Birleşik Krallık, Türkiye ve Yunanistan arasındaki "Kıbrıs" konulu görüşmeler Zürih'te başladı.

5 Şubat 1971 - Apollo 14, Ay yüzeyine indi.

5 Şubat 1972 - Bob Douglas, Basketball Hall of Fame'e seçilen ilk siyah Amerikalı oldu.

5 Şubat 1973 - Güney Afrika'da 20 bin siyah işçi greve başladı.

5 Şubat 1975 - ABD Kongresi'nin 11 Aralık 1974'te aldığı, Türkiye'ye silah ambargosu kararı uygulanmaya başlandı. Ambargonun gerekçesi, Türkiye'nin Temmuz-Ağustos 1974'te Kıbrıs'a askeri müdahalede bulunmasıydı.

5 Şubat 1976 - Amerikan uçak firması Lockheed, Türkiye'de rüşvet verdiklerini açıkladı.

5 Şubat 1983 - Nokta dergisi yayın hayatına başladı.

5 Şubat 1988 - Manuel Noriega'ya kaçakçılık ve para aklama suçlarından dava açıldı.

5 Şubat 1988 - Yunan uyrukluların Türkiye'de bulunan gayrimenkulleri üzerindeki haklarını donduran 1964 tarihli kararname kaldırıldı.

5 Şubat 1993 - ANAP İstanbul milletvekili Adnan Kahveci, eşi ve kızı, Bolu-Gerede yakınlarında geçirdikleri trafik kazasında öldüler; Kahveci'nin oğlu, kazadan yaralı kurtuldu.

5 Şubat 1994 - Bosna Savaşı sırasında Markale Pazar yerinde bomba patladı; 68 kişi öldü, 144 kişi yaralandı.

5 Şubat 2007 - Amerikalı astronot Sunita Williams, Uluslararası Uzay İstasyonunun soğutma sistemini tamir etmek amacıyla yaptığı 22 saat 27 dakikalık uzay yürüyüşle "en uzun uzay yürüyüşünü yapan kadın" oldu.

5 Şubat 2020 - 2193 sefer sayılı uçuş: İzmir-İstanbul seferini yapan Pegasus Hava Yolları uçağı, Sabiha Gökçen Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıkarak parçalandı. Kazada 3 kişi öldü, 179 kişi yaralandı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

5 Şubat 1804 - Johan Ludvig Runeberg, Finlandiya İsveçlisi şair (ö. 1877)

5 Şubat 1836 - Nikolay Alexandrovich Dobrolyubov, Rus eleştirmen ve gazeteci (ö. 1861)

5 Şubat 1840 - John Boyd Dunlop, İskoçyalı mucit (ö. 1921)

5 Şubat 1858 - Saffet Atabinen, ilk Türk orkestra şefi (ö. 1939)

5 Şubat 1872 - Selma Rıza Feraceli, ilk Türk kadın gazeteci (ö. 1931)

5 Şubat 1878 - André Citroën, Fransız mühendis ve iş adamı (ö. 1935)

5 Şubat 1889 - Recep Peker, Asker ve siyasetçi (ö. 1950)

5 Şubat 1907 - Eren Eyüboğlu, Ressam (ö. 1988)

5 Şubat 1914 - William Burroughs, Amerikalı roman ve deneme yazarı (ö. 1997)

5 Şubat 1917 - Kerime Nadir, Roman yazarı (ö. 1984)

5 Şubat 1918 - Kara Karayev, Azeri besteci (ö. 1982)

5 Şubat 1918 - Otto Scrinzi, Avusturyalı sinir hastalık uzmanı, gazeteci ve aşırı sağcı siyasetçi (ö. 2012)

5 Şubat 1919 - Andreas Papandreou, Yunan iktisatçı ve siyasetçi, eski Başbakan (ö. 1996)

5 Şubat 1919 - Red Buttons, Amerikalı aktör ve komedyen (ö. 2006)

5 Şubat 1932 - Vladimir Maneyev, Rus güreşçi (ö. 1985)

5 Şubat 1940 - Özay Gönlüm, Türk halk müziği sanatçısı (ö. 2000)

5 Şubat 1946 - Charlotte Rampling, İngiliz oyuncu

5 Şubat 1950 - Nihat Nikerel, Oyuncu ve yazar (d. 2009)

5 Şubat 1951 - Yaşar Nuri Öztürk, Akademisyen, gazeteci, yazar ve siyasetçi (ö. 2016)

5 Şubat 1951 - Robin Sachs, İngiliz sinema ve Tv oyuncusu (ö. 2013)

5 Şubat 1952 - Daniel Balavoine, Fransız şarkıcı (ö. 1986)

5 Şubat 1956 - Sevda Karaca, Türk pop müzik ve sinema sanatçısı

5 Şubat 1957 - Mustafa Elitaş, Siyasetçi

5 Şubat 1959 - Lütfü Türkkan, Siyasetçi

5 Şubat 1961 - Ersin Kalkan, Gazeteci ve yazar

5 Şubat 1961 - Hakan Peker, Türk pop müzik şarkıcısı

5 Şubat 1962 - Jennifer Jason Leigh, Amerikalı oyuncu

5 Şubat 1964 - Duff McKagan, Amerikalı müzisyen ve besteci

5 Şubat 1964 - Laura Linney, Amerikalı oyuncu

5 Şubat 1965 - Gheorghe Hagi, Rumen teknik direktör ve eski futbolcu

5 Şubat 1966 - Soner Arıca, Türk pop müzik şarkıcısı

5 Şubat 1974 - Deniz Yılmaz, Gitarist, şarkıcı ve Kurban'ın solisti

5 Şubat 1981 - Ahu Sungur, Oyuncu

5 Şubat 1981 - Nora Zehetner, Amerikalı oyuncu

5 Şubat 1985 - Cihan Özdemir, Şarkıcı

5 Şubat 1987 - Özge Gürel, Oyuncu

5 Şubat 2002 - Davis Cleveland, Amerikalı oyuncu

5 Şubat 2003 - Sümeyye Boyacı, Yüzücü

Bugün kimler ölmüş derseniz?

5 Şubat 1889 - Ole Jacob Broch, Norveçli matematikçi, fizikçi, ekonomist ve politikacı (d. 1818)

5 Şubat 1894 - Auguste Vaillant, Fransız anarşist (d. 1861)

5 Şubat 1926 - André Gedalge, Fransız besteci ve öğretmen (d. 1856)

5 Şubat 1931 - Mihal Grameno, Arnavut milliyetçi, politikacı, yazar, özgürlük savaşçısı ve gazeteci (d. 1871)

5 Şubat 1939 - Gheorghe Țițeica, Rumen matematikçi (d. 1873)

5 Şubat 1946 - George Arliss, İngiliz aktör (d. 1868)

5 Şubat 1960 - Mustafa Kurucu, Mutasavvıf, öğretmen ve İslam alimi (d. 1887)

5 Şubat 1961 - Helmuth Theodor Bossert, Alman asıllı Türk dil bilimci ve arkeolog (d. 1889)

5 Şubat 1967 - Violeta Parra, Şilili folk müziği sanatçısı (d. 1917)

5 Şubat 1969 - Thelma Ritter, Amerikalı oyuncu (d. 1902)

5 Şubat 1971 - Mátyás Rákosi, Macar komünist siyasetçi ve 1945-1956 arasında Macaristan Komünist Partisi lideri (d. 1892)

5 Şubat 1976 - Arnold Petersen, Amerika Sosyalist İşçi Partisi Ulusal Sekreteri (d. 1885)

5 Şubat 1990 - Sümeyra Çakır, Ses sanatçısı (d. 1946)

5 Şubat 1993 - Adnan Kahveci, Siyasetçi (d. 1949)

5 Şubat 1993 - Joseph L. Mankiewicz, Amerikalı sinema yönetmeni, yapımcı ve yazar (d. 1909)

5 Şubat 1994 - Hermann Josef Abs, Alman bankacı ve maliye uzmanı (d. 1901)

5 Şubat 1999 - Wassily Leontief, Rus ekonomist ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi (d. 1906)

5 Şubat 2005 - Gnassingbé Eyadéma, Togo devlet başkanı (d. 1935)

5 Şubat 2006 - Cemal Kutay, Tarihçi ve yazar (d. 1909)

5 Şubat 2008 - Maharişi Maheş Yogi, Hint guru (Transandantal Meditasyon tekniğini geliştiren) (d. 1918)

5 Şubat 2020 - Kirk Douglas, Amerikalı oyuncu (d. 1916)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cuma.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?