124 bin kişi ismini, 260 bin kişi soyadını düzeltti

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Bugün 1 Şubat...

2021 yılının 2. ayına da başlıyoruz işte.

Umarım kolay, sağlıklı ve huzurlu bir ay olur.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Yeşilaycı bir profesör, "içkinin zararlari" konulu bir konferans veriyormuş. Konuşmasını bir yerinde dinleyicilere sormuş:

-"İki kovadan birine rakı, diğerine su doldurup bunları bir eşeğin önüne koysak, eşek hangisini içer acaba?"

Dinleyiciler hep bir ağızdan:

-"Suyu..." demişler.

-"Neden suyu içer?" diye sormuş profesör.

Neyzen hemen atılmış:

"Eşekliğinden..."

Ahmet Rasim milletvekilliği döneminde bu espriyi Mustafa Kemal'e anlatmış. Mustafa Kemal bu anekdotu çok beğenmiş. Beraberindekilerle bir akşam çiftliğinde içerken, az ötede dolaşan bir köylü çocuğunu yanına çağırarak sormuş:

-"Biz ne yapıyoruz?"

-"Rakı içiyorsunuz." demiş çocuk.

-"Söyle bakalım!" demiş Atatürk. "İki kovadan birine rakı, diğerine su doldursak, bunları eşeğin önüne koysak, eşek hangisini içer?"

-"Rakıyı..." demiş çocuk.

Atatürk kahkahalarla gülerek:

-"Aman!" demiş. "Sakın sebebini sormayın."

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman yapabileceğiniz bir şeyler vardır. Mutlaka başarabileceğiniz bir şeyler vardır. Yaşamın olduğu yerde umut da vardır." demiş ünlü fizikçi Stephen Hawking.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Domates ve soğanı yemeklerde bol bol kullanın. Kalori değeri düşük, su oranı yüksek olduğu için doyurucudur ve antioksidan kapasitesi yüksektir."

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

"Eğer baharatlı bir şey yedikten sonra bir çay kaşığı şeker yerseniz, bu hararetinizi tamamen alacaktır."

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

CHP'li Ömer Fethi Gürer: Üretim maliyetleri düşürülmeden gıdada sorunlar çözülemez

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Piyasada gıda fiyatlarındaki artışı önlemek için esnafın değil girdi fiyatlarının üzerine gidin” açıklamasında bulundu. Gürer, 4 ayda çiftçinin kulllandığı gübrenin 1700 TL'den 3000 TL'ye çıktığını ve bazı bölgelerde çiftçinin gübre bulmakta zorlandığını belirtip gübre, tohum, ilaç gibi giderlerde artışın ürün maliyetini direkt etkilediğini vurguladı. Gürer, çiftçinin maliyetine gideri yansıtmadığı içinde kredi borçlarını ödeyemediğini hatırlattı. İktidarın günübirlik çözüm arayışları ile sorunların aşılamayacağını görmesi gerektiğini söyleyen Gürer, "Planlı ve öngörülebilir tarım politikasına geçilmelidir. Toprak, su, girdi, ürün maliyeti, satış, muhafaza, pazarlama, ulaşım, ithalat, çiftçi ve besici bir bütün olarak tüm yönleri ile ele alınmalıdır. Çiftçi ve besici zamanında ve yeterli destek alamamaktadır. Sonuçta topraktan, üretimden uzaklaşmaktadır. Çiftçi sayısı bir milyona yakın düşmüştür. Bu süreç etkisi ithal ürünlerle giderilmeye çalışılmaktadır. 126 ülkeden ithalat yapan ülkemiz, bu kez ithal ürün fiyat artışı etkisine girmiştir. Rusya ve Ukranya'nın gümrük vergilerini bitkisel hamyağda yükseltmesi, dışa bağlı ülkemizde ayçiçek yağının fiyatını zıplatmıştır” dedi. İktidara, "Ülkede 400 AVM ve 15 bini bulan zincir alışveriş marketlerinin esnafı nasıl yok etmesinin sürece etkisine baksınlar. İthalata dayalı politikalar ile çiftçi nasıl yok edildi onu araştırsınlar. Ürün çiftçiden çıktıktan sonra nasıl üç dört kat fiyat artışı yaşıyor, muhafaza, ambalajlama, pazarlamada neler yaşanıyor, onu araştırsınlar" çağrısında bulunan Gürer, iktidarın iki yılda bir komite toplayıp “Çalışmalara başlayacağız “diyerek sorunlar çözmesinin olası olmadığının altını çizdi. Gürer, "Planlama ve öngörü yok. Liyakatlı kadrolar yok. Serbest piyasa ekonomisinde dışa bağımlı gıdada yaşanan sorunlar tesadüf değil, iktidarın sorunlara duyarsızlığıdır” dedi. Gürer, çiftçilerin kamu özel bankalar ile Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçlarının faizsiz ötelenmesi, faizlerin bir an önce silinmesi ve çiftçinin ekim yapması için destek sağlanması çağrısında bulundu. (Evrensel/EKONOMİ SERVİSİ)

İstanbul'da barajlardaki doluluk oranı yüzde 40'ın üzerine çıktı

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentin su ihtiyacının karşılandığı barajlardaki doluluk oranı yüzde 40'ın üzerine çıktı. Kasım ayında yüzde 30'un altına düşen barajlardaki su seviyesi 8 Ocak'ta yüzde 19,16'ya kadar inerken, o günden bu yana etkili olan yağışlı havayla barajlardaki su miktarı yüzde 21,23 arttı. Barajlardaki doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 40,39 olarak ölçüldü. Son dört günkü yağışların barajlara yüzde 6,08'lik bir katkısı oldu. Su miktarı Istrancalar'da yüzde 63,24, Terkos'ta yüzde 39,74, Sazlıdere'de yüzde 18,33, Alibey'de yüzde 51,65, Büyükçekmece'de yüzde 43,26, Ömerli'de yüzde 44,56, Darlık'ta yüzde 54,18, Elmalı'da yüzde 45,57, Kazandere'de yüzde 47,58 ve Pabuçdere'de yüzde 13,55. İstanbul'a dün itibarıyla verilen su miktarı ise 2 milyon 726 bin metreküp oldu.

Rektör kendini dekan atadı

Prof. Dr. Arif Özaydın, Gaziantep Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atanmasıyla birlikte kendisini güzel sanatlar fakültesine (GSF) vekâleten dekan olarak atadı. Kamu yönetimi bölümünden mezun olan ve ekonomi alanında çalışmalar yapan Prof. Özaydın, “Ben de memnun değilim bu durumdan. Vekâleten idare ediyorum. Ben güzel sanatlar fakültesinin sadece dekanıyım. O işlerden anlamam” dedi. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın’ın ataması, 24 Eylül 2020 tarihinde yapıldı. Göreve başladıktan sonra kendisini güzel sanatlar fakültesine vekâleten dekan olarak atayan Prof. Özaydın, dekanlık görevi için üniversitede profesör bulunmadığını savundu. Prof. Özaydın, “Geldiği zaman atanır. Bir doçent var, onu yardımcım yaptım. İşleri o yürütüyor. Ben anlamam o işlerden, kalkıp da sanat dersine girmem” dedi. Öte yandan üniversitenin sitesinde GSF’deki resim bölümünün akademik kadrosunda bir profesörün olması dikkat çekti. Kamu yönetimi bölümünden mezun olan Prof. Özaydın, “işi ehline verme” taraftarı olduğunu belirterek “Ben öğrenciyken iktisadi idari bilimler fakültesi dekanlığını bir mühendis yaptı. Acı ve vahim bir şeydi. Ben de mecbur kaldığım için yapıyorum dekanlığı, yoksa hayatta yapmam. Bana teklif edilse de yapmam. Sizin bildiğiniz bir profesör varsa atayalım” diye konuştu. Güzel sanatlar fakültesi için profesör ilanı verilmemesini, devletin kadrolarının dolması sözleriyle savunan Özaydın, mart ayı itibarıyla profesör ilanı için başvuracaklarını kaydetti. (Cumhuriyet)

Hamsi avcılığının kısmi olarak durdurulması stoklara olumlu yansıdı

Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya, hamsi avcılığının kısmi olarak durdurulması yönünde alınan kararların stoklara olumlu yansıdığını belirterek, "Karardan sonra hamsi boylarında ve et verimliliğinde artış gözlendi." dedi. Özkaya, AA muhabirine, İstanbul Boğazı'nın tamamı ile Karadeniz'de İstanbul'un Sarıyer ilçesi Kumköy Aslan Burnu'ndan Gürcistan sınırına kadar olan kara sularda her türlü av aracıyla ticari amaçlı hamsi avcılığının durdurulma süresinin 7 Şubat saat 00.00'a kadar uzatıldığını anımsattı. Hamsi avcılığının söz konusu alanlarda ilk olarak 8 Ocak'ta durdurulduğunu ifade eden Özkaya, kararların, mevsimsel etkilerden dolayı hamsinin yeterli boya ulaşamamasından dolayı alındığını söyledi. Özkaya, kararın hamsi avcılığının sürdürülebilirliği açısından çok önemli olduğuna dikkati çekerek, "Alınan kararlar hamsi stoklarına olumlu yansıdı. Hamsi avcılığının kısmi olarak durdurulmasından sonra hamsi boylarında ve et verimliliğinde artış gözlendi. Bu artışa karşın söz konusu bölgelerde hamsilerin boyları henüz 9 santimetreye ulaşmadı ve et verimliliği de yeterli hale gelmedi. Bu sebeple avcılığın durdurulma süresi uzatıldı. Bu sayede hamsinin gelecek yıllarda stoklarının azalmasını engellemiş oluyoruz." diye konuştu. Balıkçıların artık yasağın bitmesini istediğini vurgulayan Özkaya, balık boylarının sürekli takip edilmesi ve yeterli boya ulaştığında hamsi avcılığının tekrar açılması gerektiğini bildirdi. Özkaya, hamsi avcılığının durdurulması kararının Türkiye'de ilk defa uygulandığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Hamsi sadece bizim kara sularımızda yok. Gürcistan sınırları içinde de avcılık yapılabiliyor, orada 4-5 santimetre hamsiler avlanabiliyor. Bu da balık stoklarını olumsuz etkiliyor. Bu tür kararların Gürcistan ile uygulanması gerekir. Gürcistan'da da hamsi avcılığı kısmi olarak durdurulmalı. Bu sayede stoklarımız daha da artacaktır."

Söz konusu karar için sektör adına Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerine teşekkür eden Özkaya, balıkçılardan biraz daha sabretmelerini istedi. Özkaya, iklim şartlarından dolayı palamudun da yeterli olgunluğa ulaşamadığına dikkati çekerek, balık tüketmek isteyen vatandaşların tezgahlarda istavrit ve lüferi bolca bulabileceğini sözlerine ekledi.

124 bin kişi ismini, 260 bin kişi soyadını düzeltti

2017 yılında 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nunda yapılan düzenleme ile Soyadı Kanunu’nun 3’üncü maddesine aykırı yazılan, yazım ve imla hatası ile düzeltme işareti kullanılmasından kaynaklanan anlam değişlikleri bulunan ad ve soyadlarının il ve ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir kereye mahsus mahkeme kararı aranmaksızın değiştirilebilmesine imkan tanınmıştı. 2019 yılında Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa eklenen geçici madde ile belirlenen süre 3 yıl daha uzatıldı. Bunun yanı sıra maddeye eklenen yeni hüküm ile genel ahlaka uygun olmayan ve toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen adlarında mahkeme kararı aranmaksızın il veya ilçe idare kurullarınca değiştirilebilmesine olanak tanındı. Belirtilen gerekçelerle ad ve soyadı kaynaklı sıkıntı yaşayan ve değiştirmek isteyen vatandaşlar, uygulamaya yoğun ilgili gösterdi. Uygulama sayesinde 2017 yılından bugüne kadar 124 bin 32 kişi ismini, 260 bin 157 kişi ise soyadını düzeltti. Ülke genelinde en çok ‘Rabiye’ ismi ‘Rabia’ olarak değiştirildi. 894 kişi ‘Rabiye’ ismini değiştirirken, onu sırasıyla 836 ile ‘Hava’, 526 ile ‘Esme’, 497 ile ‘Yunis’, 479 ile ‘Ümüt’ isimleri takip etti. Ayrıca 766 kişi ‘Çoşkun’ soyadını ‘Coşkun’ olarak değiştirdi. Onu sırasıyla 645 ile ‘Uğuz’, 563 ile ‘İşik’, 472 ile ‘Çinar’, 385 ile ‘Top’ soyisimleri takip etti. ‘Kör’, ‘Aydin’, ‘Dalkıç’, ‘Turğut’, ve ‘Kahriman’ gibi soyadları ile ‘Memet, Sümeyya, Firdes, Perişan, Sadet’ gibi isimlerde en çok düzeltilen ad ve soyadlar arasında yer aldı. En çok ad ve soyadı düzeltmesi yapılan şehir ise İstanbul oldu. Kentte bugüne kadar 19 bin 271 ad ve 45 bin 332 soyadı değişikliği yapıldı. Ayrıca Ankara’da 7 bin 1, İzmir’de 4 bin 254, Diyabakır’da 3 bin 361, Antalya’da 3 bin 154, Adana’da 3 bin 13, Bursa’da 2 bin 940, Şanlıurfa’da 2 bin 633, Konya’da ise 2 bin 628 kişi ad ve soyad düzeltmesi yaptırdı. Uygulamanın 6 Aralık 2022 tarihine kadar devam edeceği belirtildi. (İHA)

Korona haberlerine gelince:

 Prof. Dr. Ertuğrul'dan uyarı: Pandeminin üçüncü dalgasına doğru gidiyoruz!

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs tedbirlerinin devam etmesi gerektiğini belirterek, "Artık pandeminin üçüncü dalgasına doğru gidiyoruz. Tedbirlere çok daha sıkı devam edilmeli. Bunu yapmazsak bir üçüncü dalgayı rahat atlatamayız. Bugün Avrupa'nın yaşadığı sıkıntıları dikkat etmediğimizde biz de yaşayabiliriz" dedi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs mutasyonun Türkiye'de görülmesiyle bilindiğini ve tedbirlerin aynı kararlılıklar devam etmesi gerektiğini söyledi. Ertuğrul, şu anda mutasyonlu virüsün Türkiye'de olduğunun bilindiğini belirterek, " Aslında farklı mutasyonlardan da söz etmek gerekiyor. Bir tanesi İngiltere'de ortaya çıkan mutasyon. Bu, şu anda gerçekten İngiltere'yi ve Avrupa'yı zorlayan bir mutasyon. Bir diğeri ise Güney Afrika'da, diğeri de Brezilya'da ortaya çıkan mutasyon. Bunların içerisinden 'en riskli olanı hangisi?' diye sorarsanız, sanki Güney Afrika'da ortaya çıkan varyant daha riskliymiş gibi gözüküyor. Ancak üçünün de ortak bir özelliği var. Virüsün hücrelerimize yaptığı ufak değişiklik sonucu daha iyi yapışması.Bilimsel olarak da kanıtlanmış bir durum. Yeni virüs Bu nedenle çok daha hızlı ve çabuk yayılabiliyor. Fakat öldürücülüğü konusunda henüz daha tam kanıtlar yok. Sadece İngiltere'de biraz daha öldürücü olabileceği yönünde ön rapor var. Türkiye'de artık İngiltere'deki 'suşun' olduğunu ve yayılmaya başladığını biliyoruz. Bu risk, önümüzdeki aylarda bizi bekliyor" dedi.

Okullarda 15 Şubat’ta yüz yüze eğitime geçilmesinin erken olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ertuğrul, Kısıtlamalar devam etmeli ve biz her türlü önlemi alarak belki de yüz yüze eğitime geçmeyi zorlamalıyız. Fakat şu an ki durumda özellikle de birkaç gündür olguların artış eğiliminde de olduğu düşünüldüğünde 15 Şubat biraz zor gibi görünüyor. Sevindirici olan taraf öğretmenlerin de 2'nci grupta aşılanacak olması. Öğretmenlerin aşılanmasıyla beraber belki onların bağışık hale gelmesi ve okullarda da yeterli önlem alınmasıyla gerçek bir kısıtlamayla devam edebilirsek Mart ayı gibi, belki Mart'ın ortalarına doğru okulların yüz yüze eğitime adım adım geçmesini bekleyebiliriz. Fakat şu anda bana göre de erken gibi geliyor’’ dedi.

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs tedbirleri kapsamında kısıtlamaların devam etmesi gerektiğini savunarak, "Devam etmeli elbette çünkü şuanda pandeminin belki de üçüncü dalgasına doğru gidiyoruz. Ben olaya, sadece sağlık açısından bakabiliyorum bir hekim olduğumdan dolayı. Sağlık açısından baktığımız zaman da iki unsur önemli. Birincisi insanların hasta olmasını engellemek. Bunun yöntemi iki tane. Ya aşıyla engelleyeceğiz ya da virüsün toplum içerisindeki dolaşımını engelleyerek. Bu da kısıtlama anlamına geliyor zaten, bu şekilde engelleyeceğiz. Diğeri de hasta olan insanları tedavi etmek. O kısmı çok daha zor. Çünkü özellikle risk grubundaki insanlar, hasta oldukları zaman ölüm oranları çok yüksek oluyor, yoğun bakımlarda gerçekten büyük sıkıntı yaşıyoruz. Hastaları izlemekte çok büyük sıkıntı yaşıyoruz. Şunu söyleyebiliriz. Risk grubunun, yani 65 yaş üzerinde olanların aşılanması tamamlandıktan sonra ve altta yatan hastalığı olanların da aşılanması tamamlandıktan sonra belki ondan sonra adım adım kısıtlamalarda bir serbestliğe geçilebilir. Çünkü diğer sağlıklı erişkin yaş grubu ve çocuk grubumuz aslında hastalığın çok ciddi geçmediği, hafif atlatıldığı grup. Bunu izlemeye bırakarak belki adım adım bir serbestleşme düşünülebilir" diye konuştu.

Aşının mutasyonun üzerindeki etkisine de değinen Prof Dr. Ertuğrul, "Mutant virüslerde 3 virüsten bahsettim. Birincisi İngiltere'deki, biri Güney Afrika ve biri de Brezilya'da. Aşının İngiltere ve Brezilya'daki mutant olan suşlar üzerinde de etkili olduğunu biliyoruz. Fakat Güney Afrika'daki suş konusunda bir takım tereddütler vardı. Çünkü oradaki değişim virüsün hücrelerimize yapıştığı yerdeki mRNA aşıları da tam da orayı hedef alan antikorlar ürettiriyorlar. İşte oradaki mutasyon eğer devam eden bir mutasyon birikimiyle sonuçlanırsa belki ileride bu birikim sonrasında aşı etkinliği ortadan kalkabilir diye bir şüphe var. Şu anda yok ama ileride oluşabilecek bir şüphe. Onun için de gerek BioNTech'den gerek de Moderna'dan bir açıklama geldi. Eğer öyle bir durum olursa aşılar çok kısa sürede güncellenerek tekrar piyasaya verilebilir. O konuda bir sıkıntımız olmaz dendi. İnaktivi virüs aşıları veya vektör aşıları açısından ise tüm mutant virüsler açısından şu anda bir sıkıntı gözükmüyor" dedi.

Mutasyonun Türkiye'de görülmesiyle birlikte vatandaşların paniğe kapılmadan kısıtlamalara daha da uyması gerektiğinin altını çizen Ertuğrul, “Kısıtlamalara daha fazla uyabilirler. Çıkarken daha dikkatli olabilirler, çünkü mutant virüsün çok daha hızlı bir şekilde bulaştığını ve hücrelerimize yapıştığını biliyoruz. Bu anlamda insanların bu tedbirlere çok daha sıkı sarılarak devam etmesi çok önemli. Bunu yapmazsak bir üçüncü dalgayı çok rahat bir biçimde, Avrupa'nın bugün yaşadığı gibi biz de yaşayabiliriz. O nedenle de çok dikkat etmek gerekiyor. Paniğe yer yok. Soğukkanlı olmalıyız, ama dikkati de elden bırakmamalıyız" diye konuştu. (Gerçek Gündem)

Avrupa’da corona ikilemi: Bir yanda yatak yok, diğer yanda vakalar azaldı

AVRUPA'da corona, bazı ülkelerde pik yapıyor, bazılarında ise sayılar düşüyor. Almanya'da durum iyiye gidiyor ama yaşlı ölümleri halen çok fazla.

İŞTE AVRUPA’DA SON DURUM

ALMANYA: 14 Şubat'a kadar karantina önlemleri sürüyor. Yaşlı bakımevlerine girişler yasak. Tüm yaşlılar aşılanmasına rağmen ölümler sürüyor. Ülke genelinde ise vaka sayısı düşmeye başladı. 100 bin kişide ortalama vaka sayısı 100'ün altına indi. Ülkede 237 bin 800 aktif corona vakası var ve 11 bin 192 yeni vaka tespit edildi. Son 24 saatte 399 kişi öldü.

PORTEKİZ: Durum çok kritik. Ülkedeki hastanelerde yer kalmadı. Sadece 7 yoğun bakım yatağı boş. Yoğun bakım hastaları Avusturya'ya gönderiliyor. Alman ordusu, Portekiz'e yardım gönderme kararı alırken, bunun ayrıntıları yarın netleşecek. Ayrıca, Almanya'dan 27 doktor ve sağlık ekibi başkent Lizbon'a gitti. Portekiz Başbakanı Antonio Costa, “Çok büyük baskı altındayız. Dayanamıyoruz” dedi.

İTALYA: Corona virüsü salgınının ilk dalgasından en yoğun etkilenen ülke olan İtalya'da, ikinci dalga vakaları büyük hızla düşüyor. 16 bölgede, kırmızıdan sarı alarma geçildi ve sert corona virüsü yasakları yumuşatılıyor. Kuralların gevşetildiği yerler arasında Roma, coronanın ülkedeki başlangıç noktası olan Lombardiya da bulunuyor ve insanlar artık masa ayırtarak restoranlara gidebilecek. Bölgede müzeler açılacak.

İSVİÇRE: Bazı bölgelerde okullar bile karantinada, ama ülkede şu anda durum stabil. Zenginlerin tatil merkezi St. Moritz ve Celerina'daki önlemler etkisini gösterdi. Yukarı Engadin bölümü ile lüks otellerdeki corona virüsü vakaları hızla geriledi. Otel personeli ve misafirler arasındaki corona virüsü pozitif oranı yüzde 4'ü geçmedi. St. Moris'teki bütün nüfusta vaka oranı ise yüzde 1 oldu. 34'ü mutasyonlu virüs olmak üzere toplam 82 kişideki vaka zincirinin kırılabileceği belirtiliyor. (Ali Gülen & Sözcü)

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Şairi” olarak 42 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Niyazi Akıncıoğlu'nu seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Niyazi Akıncıoğlu, 1919 yılında Kırklareli'nin Kurudere köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu memleketinde, liseyi ise Bursa Lisesi'nde bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.

Okulunu bitiren Akıncıoğlu memleketi olan Kırklareli’nde avukatlık yapmış, hayatı boyunca da bu şehirden ayrılmayarak Kırklareli’nde yaşamıştır. 1950 yılında Kırklareli'nde "komünistlik" suçlamasıyla yargılanmaya başlamış, mahkeme süresince iki yıl tutuklu kalmış, sonuçta beraat etmiştir. Oysa  Niyazi Akıncıoğlu ve arkadaşları “Köyleri Kalkındırma Derneği” yararına bir faaliyet içindedir. Bu olaydan aklanmış olsa bile 20 ay boyunca tutuklu kalmasının yol açtığı buhran yüzünden bir müddet yarı münzevi bir hayat yaşamıştır. Mahpusluktan sonraki hayatını Kırklareli’nde Hükümet Meydanı’na bakan bürosunda avukatlık yaparak geçirmeyi tercih etmiştir. 

Niyazi Akıncıoğlu, 1 Şubat 1979 tarihinde, Ankara SSK Dışkapı Hastanesi'nde hayata veda etmiştir.

Şiire ve edebiyata genç yaşlarda başlayan şairlerimizden birisidir. Şiirlerinde karamsarlığa yer vermemesi, geleceğe güvenle bakması, bir "umut şairi" olarak tanınmasına neden olmuştur. İlk şairlik dönemi Türkçü Turancı bir çizgidedir. Lise yıllarında hocası olan Orhan Şaik Gökyay ’ın etkisi altında olduğu yıllardaki şiirleri Türkçü Turancı temalar içinde, halk şiiri tarzında ve hecelidir. Bu dönemde yazdığı şiirleri Servet-i Fünun ( Uyanış) Yedigün ve Yücel dergilerinde yayımlanmıştır. 1940 döneminin tanınmış şairlerinden biri olan şair  ilk şiirlerini 1938'de daha 19 yaşındayken  "Haykırışlar" adlı kitapta toplamıştır. Daha sonra dönemin önemli dergilerinde şiirleri görünmeye başlamıştır. Akıncıoğlu’nun edebi ve sosyal hayatını üç devrede ele almak mümkündür.  İlk devre çocukluk günlerinden 1953 yılına kadar olan devredir. Bu devre onun sosyal hayatta ve edebiyatta yükseliş dönemidir. Niyazi Akıncıoğlu, şiirlerinde divan ve halk şiiri motiflerinden ustaca yararlanmasını bilmiştir. Halk şiirinin söyleyiş özelliklerini ve sesini başarılı bir şekilde kullanmıştır.

Cezaevinden çıktıktan sonra yöneldiği münzevi yaşam ve bu suskunluğu şiire ve edebiyata da yansımıştır. Komünistlik suçlaması ile 20 ay hapis yatması onu  şiirden soğutmuş ve uzun müddet içine kapanarak sessiz ve münzevi bir hayata dalmasına neden olmuştur. Ancak 1970'li yıllardan sonra yeniden sesini yükseltmek yoluna girmiştir. 1970'lerde yayınladığı şiir çalışmaları ile yeniden adından söz ettirmeye başlamıştır. Hukuk Fakültesi'ne girdikten sonra solculukla ilgili düşüncelere girmeye başlayan şair, 1970 yılından sonra yazmaya başladığı şiirlerinde geleneksel motiflerden yararlanan, serbest nazımla yazmayı sürdüren, toplumsal konuları ele alan bir şair kimliğini sürdürmüştür. Serbest nazımla sosyal gerçekçi çizgilerde yazdığı şiirlerini Yeni Edebiyat, Yürüyüş, Gün, Pınar, Yeryüzü, Dost adlı dergilerde yayımlamıştır.

Asım Bezirci onun için, "Akıncıoğlu - Nazım Hikmet 'ten sonra, ama Enver Gökçe ve Ahmet Arif  'ten önce- halk şiirinden yararlanan ilk toplumcu şairdir" demiştir.  Ahmet Arif ’in üzerinde etkileri olduğu, Ahmet Arif'in onun teknik, söz söyleyiş, şiirin ruhuna dair birçok yönden Niyazi Akıncoğlu'nun şiirlerinden esinlendiği sezilmektedir. Toplumcu eleştirmenler  Ahmet Arif ’e söz söylememiş olmak için  Niyazi Akıncıoğlu'nun şiirlerini analiz etmekten kaçınan bir tutum içine girmişlerdir. Niyazi Akıncıoğlu ve  Ahmet Arif 'in şiirleri kadar yaşamları da birbirine benzemektedir. Her ikisi de aynı suçlarla hapislerde yatmışlar, her ikisi de hapis sonrası yarı münzevi yaşamış, her ikisi de toplumcu şiirler yazmışlardır. İkisinin de ideolojileri aynıdır.  

Son döneminde yazdığı şiirleri ölümünden sonra 1985 yılında "Umut Şiirler" adıyla Hacan Yayınları tarafından kitaplaştırılmıştır.

YAPITLARI:

Şiir:

Haykırışlar (1938)

Umut Şiirleri (1985, tüm şiirleri, ölümünden sonra)

Sizlerle iki şiirini paylaşarak Niyazi Akıncıoğlu'nu anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

MUTLUCA ŞİİR

Yeni doğmuş gibiyiz,

kitaplarımız, defterlerimiz yeni

Dünya eski bile olsa,

gün aynı günse de

bacamız tüter,

destilerimiz dolu.

Elden öğün beklenmez oldu,

beş parmağında beş hüner,

mutludur insanoğlu.

Evimiz-barkımız var,

alıştık lezzetine sofranın;

sütü yetiyor çocuklarıma

hoşnuduz, karımız var.

Ve dünya habersiz değildir bizden,

her taşın altında künyemiz yazar.

Suyu, söğüdü bizden

nehirler dolanır bizi ararlar;

eri, öğdülü bizden

ermeydanında bizi bilir, sorarlar.

Ve ben her allahın günü şairim;

dört mevsim, bahardır şiirlerimde.

Yağmur, renkli yağar,

gönlümce eser rüzgâr;

Çinimaçinden öte masal bilirim.

Kızları çeyizler gelin ederim,

Kırkgün-kırkgece düğünlerinde;

ve çocuklar büyür nar gürbüzlüğünde.

#NiyaziAkıncıoğlu

YAĞMUR DUASI

Görünmez ellerin sağdığı bulut,

Yağmur ki Allaha bağlanan umut;

Ellerini göğe kaldır açık tut:

Tarlada çamur teknede hamur

Ver Allahım ver sellice yağmur!

Ve bağrını toprak, avuçlarını el

Açıyor göklere; yağmur tek emel.

Ağlanmaz götürse yavruyu bir sel

Tarlada çamur teknede hamur

Ver Allahım ver sellice yağmur!

Çatlak dudaklarını ıslatmıyor kan,

Toprakta yangın var, toprakta volkan.

Allaha gönderilen elçi: Kurban.

Tarlada çamur teknede hamur

Ver Allahım ver sellice yağmur!

#NiyaziAkıncıoğlu

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Hamsi Fırtınası

Halk takvimine göre 1 Şubat hamsinin bol ve olgun olduğu dönem olup, bugün de "Hamsi Fırtınası" adı verilmiş fırtına yaşanmaktadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

1 Şubat 1411 - Birinci Thorn Barış antlaşması, müttefik Polonya Krallığı ve Litvanya Büyük Dükalığı ile Töton Şövalyeleri'nin aralarındaki savaşın bitmesiyle Toruń kentinde imzalandı.

1 Şubat 1553 - Osmanlı İmparatorluğu ve Fransa Krallığı arasında, İstanbul Antlaşması imzalandı.

1 Şubat 1662 - Çinli general Koxinga, dokuz ay süren kuşatmadan sonra Tayvan adasını ele geçirdi.

1 Şubat 1793 - Fransa, İngiltere ve Hollanda'ya savaş ilan etti.

1 Şubat 1814 - Filipinler'deki Mayon yanardağı lav püskürdü; yaklaşık 1200 kişi yaşamını yitirdi.

1 Şubat 1861 - Amerikan İç Savaşı: Teksas, Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı.

1 Şubat 1884 - Oxford English Dictionary'nin ilk baskısı yapıldı.

1 Şubat 1887 - ABD'de emlakçılık yapan Harvey Henderson Wilcox ve karısı, Hollywood isimli çiftliklerini tapu dairesinde kaydettirdi. Los Angeles'in batısındaki araziye; telefon, elektrik, gaz ve su getirttiler. Amerikan sinema endüstrisi burada doğdu.

1 Şubat 1895 - Lumiere Kardeşler, sinema makinasını icat ettiler.

1 Şubat 1896 - Giacomo Puccini'nin La bohème operası, ilk kez İtalya'nın Turin şehrinde sahnelendi.

1 Şubat 1913 - Grand Central Terminal, New York'ta açıldı: Dünyanın en büyük tren istasyonu.

1 Şubat 1915 - 20th Century Fox film şirketi kuruldu.

1 Şubat 1918 - Rusya, Gregoryen takvim'e geçti.

1 Şubat 1919 - İnci adlı aylık kadın dergisi İstanbul'da yayımlanmaya başladı. Sahibi Sedat Simavi idi.

1 Şubat 1923 - Almanya'da enflasyon artıyor; 1 sterlin 220 bin mark değerine ulaştı.

1 Şubat 1924 - Birleşik Krallık, SSCB'yi resmen tanıdı.

1 Şubat 1924 - Zekeriya Sertel tarafından yayınlanan Resimli Ay yayın hayatına başladı.

1 Şubat 1926 - Ankara'da Gazi İstasyonu açıldı.

1 Şubat 1930 - Kayseri-Şarkışla Demiryolu işletmeye açıldı.

1 Şubat 1933 - Bursa'da bir grup gerici, ezan ve kametin Türkçe okunmasını bahane ederek, Ulucami'de namazdan çıkan halkı kışkırtarak Valilik önünde gösteri yaptı.

1 Şubat 1933 - Cumhuriyet ilkelerini benimsetmek ve aynı doğrultuda kültür hareketi oluşturmak amacıyla Halkevleri'nin yayın organı olarak Ülkü dergisi yayınlanmaya başladı.

1 Şubat 1935 - Ayasofya, müze olarak halkın ziyaretine açıldı.

1 Şubat 1944 - Bolu-Gerede depremi: Gerede, Bolu ve Çankırı'daki depremlerde 4611 kişi öldü.

1 Şubat 1957 - Alman mühendis Felix Wankel tarafından icat edilen ve çalışan ilk prototip Wankel motoru, Almanya NSU araştırma ve geliştirme merkezinde ilk kez çalıştırıldı.

1 Şubat 1958 - Mısır ve Suriye, Birleşik Arap Cumhuriyeti adıyla birleşti. Bu durum ancak 1961'e dek sürdü.

1 Şubat 1963 - İki uçağın Ankara üzerinde çarpışarak Ulus semtine düşmesi sonucu, 80 kişi yaşamını yitirdi.

1 Şubat 1968 - Vietnam Savaşı: Vietkong'lu Nguyen Van Lem, Güney Vietnam'lı millî polis şefi Nguyễn Ngọc Loan tarafından vurularak öldürüldü. İnfaz anı hem video hem de fotoğraf olarak kaydedildi.

1 Şubat 1974 - İzmir'de sabaha karşı saat 02:04'te bir deprem oldu, tarihi Saat Kulesi'nin tepesinin de yıkıldığı depremde 2 kişi öldü.

1 Şubat 1974 - São Paulo'da (Brezilya) 25 katlı bir iş yerinde yangın çıktı: 189 kişi öldü, 293 kişi yaralandı.

1 Şubat 1978 - Film yönetmeni Roman Polanski, kefaletini yakarak ABD'den Fransa'ya kaçtı. 13 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girme suçuyla hakkında dava açılmıştı.

1 Şubat 1979 - Humeyni'yi, Paris'teki 14 yıllık sürgün yaşamından Tahran'a dönüşünde milyonlarca İran'lı karşıladı.

1 Şubat 1979 - Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, suikast sonucu öldürüldü. 25 Haziran'da yakalanan saldırgan Mehmet Ali Ağca, 1980'de ölüm cezasına çarptırıldı.

1 Şubat 1980 - İstanbul'da zamlara tepki gösteren halk bilet almadan vapura bindi.

1 Şubat 1989 - Millî futbolcu Tanju Çolak, Monte Carlo'da düzenlenen törende "Altın Ayakkabı" ödülü aldı.

1 Şubat 1990 - Yugoslav ordusu Kosova'ya girdi.

1 Şubat 1992 - Şırnak'ın Görmeç köyünde Jandarma Bölük Komutanlığına çığ düştü; 76'sı asker 81 kişi öldü. Siirt'in Eruh ilçesinin Tünekpınar köyü Jandarma Karakolu'na da çığ düşmesi sonucu 32 er öldü.

1 Şubat 1993 - İçişleri Bakanlığı, Valiliklere yurt içinden yayın yapan özel radyo televizyon kuruluşlarının kapatılmasını öngören bir genelge gönderdi. Özel radyolar, dinleyicilerinden Başbakan Süleyman Demirel'e genelgeyi protesto telgrafları ve faksları göndermelerini istediler.

1 Şubat 1997 - Susurluk kazasıyla ortaya çıkan karanlık ilişkileri protesto etmek ve "temiz toplum, temiz siyaset" özlemini duyurmak amacıyla, "Sürekli Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık" eylemi başlatıldı.

1 Şubat 2000 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Illinois Eyalet Valisi George Ryan, idam cezalarının infazlarını durdurdu. 20 yıl içinde 13 idam mahkumunun suçsuz olduğunun anlaşılması Valiye bu kararı aldırttı.

1 Şubat 2001 - Önce Vatan gazetesi yayın hayatına başladı.

1 Şubat 2003 - Uzay mekiği Columbia, Dünyaya dönüşü sırasında Teksas üzerinde parçalandı: mekikteki yedi astronot öldü.

1 Şubat 2004 - Suudi Arabistan'da Hac sırasında çıkan izdihamda 289 hacı öldü.

1 Şubat 2005 - Kanada aynı cinsiyetten olanların evlenmesini yasallaştıran 4. ülke oldu.

1 Şubat 2005 - The New Anatolian gazetesi yayın hayatına başladı.

1 Şubat 2006 - Danimarka gazetesi Jylls-Posten'de İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerin yayımlanmasından 5 ay sonra, Avrupa'da birçok gazete aynı karikatürleri yayımladı. Danimarka'ya yönelik protestolar yayıldı. (4 Şubat'ta Şam'daki Danimarka ve Norveç Büyükelçilikleri ateşe verildi. 7 Şubat'ta Afganistan'daki Norveç birliklerine saldırı düzenlendi ve 10 Şubat'ta Danimarka, birçok Müslüman ülkedeki Elçiliklerini kapattı.)

1 Şubat 2012 - 30 yıllık Dev-Yol davası düştü. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ankara 1 No'lu Sıkıyönetim Mahkemesinde, 574 sanıkla 18 Ekim 1982'de başlayan Dev-Yol ana davasının tüm sanıklar yönünden zaman aşımından düşürülmesine karar verdi.

1 Şubat 2012 - Mısır'ın ünlü takımı El Ehli ile Port Said'in El Masri takımları arasındaki maçtan sonra çıkan olaylarda 74 kişi öldü, 200'ü ağır binden fazla kişi yaralandı.

1 Şubat 2013 - Ankara'da ABD Büyükelçiliği'nde patlama oldu, iki kişi öldü.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

1 Şubat 1459 - Conrad Celtes, Alman bilgin (ö. 1508)

1 Şubat 1462 - Johannes Trithemius, Alman bilim insanı (ö. 1516)

1 Şubat 1550 - John Napier, İskoçyalı matematikçi ve logaritmanın mucidi (ö. 1617)

1 Şubat 1552 - Edward Coke, İngiliz hukukçu ve siyasetçi (ö. 1634)

1 Şubat 1761 - Christian Hendrik Persoon, Güney Afrikalı bilim insanı (ö. 1836)

1 Şubat 1796 - Abraham Emanuel Fröhlich, İsveçli şair (ö. 1865)

1 Şubat 1804 - Handrij Zejler, Sorb yazar (ö. 1872)

1 Şubat 1868 - Ovannes Kaçaznuni, Ermeni siyasetçi ve Ermenistan'ın ilk Başbakanı (ö. 1938)

1 Şubat 1872 - Jerome F. Donovan, Amerikalı politikacı (ö. 1949)

1 Şubat 1874 - Hugo von Hofmannsthal, Avusturyalı yazar (ö. 1929)

1 Şubat 1878 - Milan Hodža, Slovak politikacı (ö. 1944)

1 Şubat 1882 - Louis St. Laurent, Kanada'nın 12. Başbakanı

1 Şubat 1884 - Yevgeny Zamyatin, Rus yazar (ö. 1937)

1 Şubat 1887 - Charles Nordhoff, İngiliz yazar (ö. 1947)

1 Şubat 1894 - James P. Johnson, Amerikan besteci (ö. 1955)

1 Şubat 1894 - John Ford, Amerikalı yönetmen ve yapımcı (ö. 1973)

1 Şubat 1895 - Conn Smythe, Kanadalı mimar (ö. 1980)

1 Şubat 1901 - Clark Gable, Amerikalı sinema oyuncusu (ö. 1960)

1 Şubat 1902 - Langston Hughes, Amerikan yazar (ö. 1967)

1 Şubat 1905 - Emilio Gino Segrè, İtalyan fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1989)

1 Şubat 1906 - Hildegarde, Amerikan oyuncu ve şarkıcı (ö. 2005)

1 Şubat 1908 - George Pal, Macar yönetmen ve yapımcı (ö. 1980)

1 Şubat 1909 - George Beverly Shea, Kanadalı şarkıcı (ö. 2013)

1 Şubat 1914 - Jale İnan, Arkeolog (ö. 2001)

1 Şubat 1915 - Alicia Rhett, Amerikalı oyuncu ve ressam (ö. 2014)

1 Şubat 1918 - Muriel Spark, İskoç yazar (ö. 2006)

1 Şubat 1922 - Renata Tebaldi, İtalyan soprano (ö. 2004)

1 Şubat 1924 - H. Richard Hornberger, Amerikan yazar (ö. 1997)

1 Şubat 1928 - Muzaffer Buyrukçu, Yazar (ö. 2006)

1 Şubat 1928 - Stuart Whitman, Amerikan oyuncu.

1 Şubat 1930 - Shahabuddin Ahmed, Bangladeş'in Başbakanı.

1 Şubat 1931 - Boris Yeltsin, Rus devlet adamı (ö. 2007)

1 Şubat 1932 - Yılmaz Atadeniz, Yönetmen, senarist ve yapımcı

1 Şubat 1933 - Wendell Anderson, Amerikalı bürokrat (ö. 2016)

1 Şubat 1934 - Berke Vardar, Dilbilimci (ö. 1989)

1 Şubat 1936 - Tuncel Kurtiz, Sinema, tiyatro ve seslendirme sanatçısı (ö. 2013)

1 Şubat 1939 - Claude François, Fransız pop şarkıcısı ve söz yazarı (ö. 1978)

1 Şubat 1942 - Bibi Besch, Amerikalı aktris (ö. 1996)

1 Şubat 1942 - Vural Öger, Türk kökenli Alman politikacı ve iş adamı.

1 Şubat 1949 - Vedat Ahsen Coşar, Avukat.

1 Şubat 1950 - Ali Haydar Konca, Siyasetçi.

1 Şubat 1952 - Engin Ardıç, Gazeteci.

1 Şubat 1952 - Ferit Mevlüt Aslanoğlu, Siyasetçi (ö. 2014)

1 Şubat 1957 - Derya Baykal, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

1 Şubat 1965 - Brandon Lee, Çin kökenli Amerikalı aktör (ö. 1993)

1 Şubat 1966 - Michelle Akers, eski Amerikalı kadın millî futbolcu.

1 Şubat 1967 - Azer Bülbül, Arabesk ve fantezi müzik sanatçısı (ö. 2012)

1 Şubat 1968 - Lisa Marie Presley, Amerikalı rock şarkıcısı (Elvis Presley'nin kızı)

1 Şubat 1970 - Asuman Dabak, Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve seslendirme sanatçısı

1 Şubat 1970 - Malik Sealy, Amerikalı basketbol (NBA) oyuncusu (ö. 2000)

1 Şubat 1971 - Michael C. Hall, Amerikalı oyuncu.

1 Şubat 1981 - Gustaf Norén, İsveçli müzisyen ve Mando Diao grubunun gitaristi.

1 Şubat 1994 - Harry Styles, İngiliz şarkıcı, söz yazarı ve One Direction üyesi.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

1 Şubat 1290 - Müziddin Keykubad, Delhi Sultanlığı hükümdarı (d. 1269)

1 Şubat 1851 - Mary Shelley, İngiliz yazar (d. 1797)

1 Şubat 1873 - Matthew Fontaine Maury, Amerikalı astronom, deniz subayı, tarihçi, oşinograf, meteorolog, haritacı, yazar, jeolog ve eğitimci (d. 1806)

1 Şubat 1903 - George Gabriel Stokes, Fransız fizikçi (d. 1819)

1 Şubat 1916 - Yusuf İzzeddin Efendi, Osmanlı şehzade (d. 1857)

1 Şubat 1944 - Piet Mondrian, Hollandalı ressam (d. 1872)

1 Şubat 1966 - Buster Keaton, Amerikalı oyuncu (d. 1895)

1 Şubat 1976 - Werner Heisenberg, Alman fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1901)

1 Şubat 1979 - Abdi İpekçi, Gazeteci ve yazar (suikast sonucu) (d. 1929)

1 Şubat 1979 - Niyazi Akıncıoğlu, Şair (d. 1919)

1 Şubat 1981 - Ayşe Saffet Alpar, Kimyacı ve Türkiye'nin ilk kadın rektörü (d. 1903)

1 Şubat 1988 - Heather O'Rourke, Amerikalı oyuncu (d. 1975)

1 Şubat 1999 - Barış Manço, Müzisyen (d. 1943)

1 Şubat 2002 - Hildegard Knef, Alman aktris, şarkıcı ve yazar (d. 1925)

1 Şubat 2002 - Aykut Barka, Jeolog (d. 1951)

1 Şubat 2002 - Daniel Pearl, Amerikalı gazeteci (d. 1963)

1 Şubat 2003 - Kalpana Chawla, Hint asıllı Amerikan astronot (d. 1962)

1 Şubat 2003 - İlan Ramon, İsrail Devleti'nin uzaya gönderdiği ilk astronot olan İsrail Hava Kuvvetleri'nin savaş pilotu (d. 1954)

1 Şubat 2003 - Rick Husband, Amerikan astronot (d. 1957)

1 Şubat 2003 - Michael P. Anderson, ABD Hava Kuvvetleri memuru ve NASA astronotu (d. 1959)

1 Şubat 2003 - Muzaffer Akdoğanlı, Siyasetçi (d. 1922)

1 Şubat 2004 - Ewald Cebula, Polonyalı eski millî futbolcu (d. 1917)

1 Şubat 2004 - Süha Arın, Belgesel sinemacı (d. 1942)

1 Şubat 2005 - John Vernon, Kanadalı oyuncu (d. 1932)

1 Şubat 2007 - Gian Carlo Menotti, İtalyan asıllı Amerikalı besteci (d. 1911)

1 Şubat 2010 - Steingrímur Hermannsson, İzlandalı siyasetçi (d. 1928)

1 Şubat 2010 - Justin Mentell, Amerikalı oyuncu ve model (d. 1982)

1 Şubat 2011 - Knut Risan, Norveçli ünlü bir oyuncu (d. 1930)

1 Şubat 2011 - Galip Boransu, Piyanist, keyboard, vokal (d. 1950)

1 Şubat 2012 - Wislawa Szymborska, Polonyalı şair (d. 1923)

1 Şubat 2012 - Angelo Dundee, Amerikalı boks antrenörü (d. 1921)

1 Şubat 2012 - Don Cornelius, Amerikalı Tv programcısı, yazar ve yapımcı (d. 1936)

1 Şubat 2013 - Ed Koch, Amerikalı siyasetçi (d. 1924)

1 Şubat 2013 - Robin Sachs, İngiliz sinema ve Tv oyuncusu (d. 1951)

1 Şubat 2014 - Luis Aragonés, İspanyol futbolcu ve teknik direktör (d. 1938)

1 Şubat 2014 - Maximilian Schell, Avusturyalı oyuncu, yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü sahibi (d. 1930)

1 Şubat 2014 - Vasili Petrov, Kızıl Ordu'nun komutanlarından biri, Sovyetler Birliği Mareşali (d. 1917)

1 Şubat 2015 - Udo Lattek, Alman teknik direktör ve eski futbolcu (d. 1935)

1 Şubat 2015 - Aldo Ciccolini, İtalyan-Fransız piyanist (d. 1925)

1 Şubat 2015 - Monty Oum, Amerikalı web-bazlı animatör ve yazar (d. 1981)

1 Şubat 2016 - Ali Beratlıgil, Futbolcu ve teknik direktör (d. 1931)

1 Şubat 2016 - Paul Pholeros, Avustralyalı mimar (d. 1953)

1 Şubat 2016 - Filiz Bingölçe, Gazeteci, yazar, sözlükçü, yayımcı, belgesel film yönetmeni (d. 1965)

1 Şubat 2017 - Étienne Tshisekedi, Demokratik Kongolu siyasetçi (d. 1932)

1 Şubat 2017 - Cor van der Hoeven, Eski Hollandalı millî futbolcu (d. 1921)

1 Şubat 2017 - Stig Grybe, İsveçli aktör ve komedyen (d. 1928)Amerikalı radyo sunucusu ve senarist.

1 Şubat 2017 - Lars-Erik Berenett, İsveçli ünlü bir aktördür (d. 1942)

1 Şubat 2017 - Desmond Carrington, Britanyalı oyuncu, radyocu ve sunucu (d. 1926)

1 Şubat 2017 - Sandy Gandhi, Avustralyalı komedyen ve köşe yazarı (d. 1958)

1 Şubat 2018 - Fidel Castro Díaz-Balart, Kübalı nükleer fizikçi ve devlet görevlisi (d. 1949)

1 Şubat 2018 - Dennis Edwards, Amerikalı siyahi soul müziği ve blues şarkıcısı (d. 1943)

1 Şubat 2018 - Édouard Ferrand, Fransız siyasetçi (d. 1965)

1 Şubat 2018 - Su Bai, Çinli arkeolog (d. 1922)

1 Şubat 2018 - Ömer Aggad, Filistin asıllı Suudi Arap hayırsever ve iş adamı (d. 1927)

1 Şubat 2019 - Clive Swift, İngiliz oyuncu, komedyen ve söz yazarı (d. 1936)

1 Şubat 2019 - Jeremy Hardy, İngiliz komedyen ve oyuncu (d. 1961)

1 Şubat 2019 - Ursula Karusseit, Alman oyuncu (d. 1939)

1 Şubat 2019 - Lisa Seagram, Amerikalı oyuncu (d. 1936)

1 Şubat 2019 - Les Thornton, İngiliz profesyonel güreşçi (d. 1934)

1 Şubat 2019 - Conway Berners-Lee, İngiliz matematikçi ve bilgisayar mühendisidir (d. 1921)

1 Şubat 2019 - Fazlı Keşmir, Büyükelçi (d. 1942)

1 Şubat 2020 - Andy Gill, İngiliz post-punk gitaristi ve müzik yapımcısı (d. 1956)

1 Şubat 2020 - Péter Andorai, Macar oyuncu (d. 1948)

1 Şubat 2020 - Leons Briedis, Leton şair, romancı, deneme yazarı, edebiyat eleştirmeni, yayıncı (d. 1949)

1 Şubat 2020 - Lev Mayorov, Azeri profesyonel futbolcu ve teknik direktör (d. 1969)

1 Şubat 2020 - Lila Garrett, Amerikalı radyo sunucusu ve senarist (d. 1925)

1 Şubat 2020 - Ömer Dönmez, Oyuncu (d. 1959)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir hafta diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Pazartesi.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları.

Ve hoş geldin Şubat...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?