Türk-İş: Dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 652 lira

Merhaba sevgili okurlarım!..

Ve günaydın Türkiye!..

“Saatli Maarif Takvimi”niz de geldi işte.

Bu akşam saat 21.00'den Pazartesi sabahı saat 05.00'e kadar tüm Türkiye'de sokağa çıkma yasağı var. (Yasaktan muaf olanlar hariç tabii.)

Sokağa çıkma yasağında vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altında bulunanlar hariç) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlar hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav, kasap ve kuruyemişçilere gidip gelebiliyor.

Unutmayın sakın, olur mu?

Cezası az buz değil çünkü.

Sokağa çıkma yasağına uymayanlara, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 3.150 TL idari para cezası kesilecek.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Şarap fabrikasının emektar çeşnicisi ölür. Yenisi için ilan verirler.

Derken perişan kılıklı, belli ki ayyaş birisi başvurur ilana.

Fabrika müdürü biraz da bu ayyaşı başından savmak düşüncesi ile test için ona bir kadeh şarap verir. Adam şarabı içer:

-“Kırmızı bir Muscatel, 3 yıllık, kuzey yamaçta yetişmiş, çelik varillerde yıllanmış“ cevabını verir.

Müdür şaşkınlıkla:

-"Doğru.” der.

Bir başka şarabı tattırır. Adam şarabı içer:

-"Kırmızı, Cabarnet, 8 yıllık, güneybatı yamaç mahsulü ve meşe fıçılarda yıllanmış.” der.

Yine doğru cevabı duyunca iyice şaşıran müdür, sekreterinin yanına gider ve ona bir bardak suya biraz idrarından karıştırarak getirmesini söyler ve adama bunu beyaz şarap niyetine içirir.

Adam bunu da içer ve gülümseyerek müdüre şöyle der:

-“Sarışın, 26 yaşında, 3 aylık hamile, eğer beni işe almazsan babasını da söylerim."

(Fıkrayı bana ileten Cumhur Tonba abime çok teşekkür ediyorum.)

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır." demiş Hz. Mevlana...

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

"Dondurulmuş patatesi kızartarak pişirmek yerine bir de fırınlayarak pişirmeyi deneyin."

En azından kalorisi daha az olacaktır.

Belki de tadını seveceksiniz.

Bir deneyin bakalım...

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

Amerika’nın şu an kullandığı bayrağı tasarlayan kişi aslında o bayrağı bir okul projesi için tasarlamıştı ve henüz 17 yaşındaydı. Projeden kaç aldığını merak ediyor musunuz? Hemen söyleyelim: B-

Dün internet haber sitelerinden seçtiklerimi de paylaşayım sizlerle:

 Türk-İş: Dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 652 lira

Türk-İş’in araştırmasına göre, ocak ayında dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 652, yoksulluk sınırı 8 bin 638 lira oldu. Türk-İş’in çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın 2021 yılı Ocak ayı sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, bu ay dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” 2 bin 652 lira olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise 8 bin 638 lira oldu. Bekar bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 3 bin 222 lira olarak hesaplandı. Ankara’da yaşayan dört kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 2,39 artış gösterdi. Yılın ilk ayı itibarıyla fiyatlardaki artış yüzde 2,39’u bulurken, gıda enflasyonunda son on iki ay itibarıyla artış oranı yüzde 19,48 oldu. Süt, yoğurt, peynir grubunda yüksek oranda gerçekleşen fiyat artışları mutfak harcamasına bu ay gelen ek maliyetin temel nedeni oldu. Kıyma, kuşbaşı ve sakatat ürünlerinin fiyatı değişmedi ancak tavuk fiyatı arttı. Balık fiyatları, geçtiğimiz aya göre biraz artış gösterdi. Hamsiye gelen avlanma yasağı sonrası istavrit fiyatı artarken, hamsinin tezgahlarda yerini almasıyla fiyatı geriledi, diğer balık çeşitlerinin fiyatı genelde değişmedi. Geçen ay yumurtada görülen fiyat artışı bu ay geriledi ve tanesi 94 kuruş olarak hesaplandı. Sebze-meyve fiyatları ocak ayında ortalamada geriledi. Bu gerilemede hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının etkisi oldu. Yaş sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı bu ay 7,19 liradan 6,62 liraya geriledi. Ortalama sebze kilogram fiyatı bu ay 6,68 lira olurken, ortalama meyve fiyatı 6,50 lira olarak hesaplandı. Ekmek fiyatı değişmedi. Bakliyat ürünlerinin fiyatları bu ay değişmezken, makarna, un ve irmik fiyatı arttı. Tereyağı, margarin, zeytinyağı ve ayçiçeği yağı fiyatı artış gösterdi. Ayçiçeğinin 1 litrelik fiyatı 17,90 lira oldu. Çay ve ıhlamurun yanı sıra bal, reçel, şeker ve tuz ile salça da ocak ayında fiyatı değişmeyen gıda ürünleri oldu. Pekmezin fiyatı ise arttı. (Ekonomist)

Boğaziçi Üniversitesi'nde Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasına karşı protestolar sürüyor. Öğrencilerin rektörlük binasının önünde kurduğu çadırlar, bugün özel güvenliğin müdahalesi sonucu kırıldı. Prof. Dr. Melih Bulu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanmasına karşı tepkiler sürerken, öğrenciler her gün protesto amaçlı nöbet tuttukları rektörlük binasının bugün şeritlerle kapatıldığını duyurdular. Sosyal medyada paylaşımlarda bulunan öğrenciler, "Haftalardır direnişimizin bir rutini haline gelen direniş çadırımız polis-ÖGB eliyle engellenmeye çalışılıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Kayyumlar da, polis de gidecek, zafer yaşam alanı için direnen öğrencinin olacak" tepkisini gösterdiler. Çadırlarının özel güvenliğin müdahalesi sonucu kırıldığını duyuran öğrenciler, "Pes etmeyeceğiz, kabul etmeyeceğiz" notuyla yaşananlara ilişkin olarak videolar yayınladılar. ​Rektörlük binasının önünde yaşanan tartışmaların ardından öğrenciler, günün ilerleyen saatlerinde ise çadırlarını yeniden kurduklarını aktardılar. Boğaziçi Dayanışma hesabında yapılan paylaşımda "Kayyumun, öğrenciyle emekçileri çatıştırma çabalarına rağmen kayyumluk etrafındaki ablukayı dağıttık, çadırlarımızı kurduk" dendi.

Biden yönetiminde 3 Türk kadın

ABD Başkanı Joe Biden’ın yönetiminde görev alacak kişiler arasında 3 Türk kadın yer aldı. Daha önce duyurulan Hazine Bakanlığında özel kalem müdürü olan Didem Nişancı’nın ardından Savunma Bakanlığı Baş Hukuk Müşaviri seçilen Özge Güzelsu ve Dışişleri Bakanlığında kıdemli yasama kongre ilişkilerinden sorumlu müsteşar yardımcısı Naz Durakoğlu oldu. ABD Başkanı Joe Biden’ın 20 Ocak’ta göreve başlamasının ardından kabinesinde yer alacak kişiler de belli olmaya başlıyor. Geçtiğimiz günlerde ABD’nin ilk kadın Hazine Bakanı Janet Yellen seçilmiş, Yellen’a Hazine Bakanlığı görevinde özel kalem müdürü olarak Türk asıllı Didem Nişancı'nın eşlik edeceği açıklanmıştı. Bu haberin ardından Biden’ın kabinesinde 2 Türk kadının daha yer alacağı belli oldu. Biden yönetimine seçilen 2. Türk, Savunma Bakanlığı Baş Hukuk Müşavir Yardımcılığı’na atanan Özge Güzelsu oldu. California’da avukatlık yapan, önceden Senato Askeri Komitesi’nde çalışan Özge Güzelsu, ABD’nin ilk siyahi Amerikalı Bakanı emekli general Lloyd Austin’in yönetimi altında Savunma Bakanlığı Baş Hukuk Müşaviri olarak görev yapacak. Güzelsu, Stanford ve Harvard üniversitelerinde okudu. Son olarak Naz Durakoğlu, ABD Dışişleri Bakanlığına tarihinde en üst düzey göreve getirilen Türk oldu. Naz Durakoğlu, ABD Dışişleri Bakanlığında kıdemli yasama kongre ilişkilerinden sorumlu müsteşar yardımcısı olarak seçildi. Durakoğlu 2017 yılından beri Senatör Jeanne Shaheen’in Kıdemli Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapıyordu. Bu süreçte, Avrupa ve Bölgesel Güvenlik İşbirliği Senatosu Dış İlişkiler Alt Komitesinde demokratik konuları ve faaliyetleri yönetti. Kariyerine ABD Temsilciler Meclisinden başlayan Durakoğlu, 2015-2017 yılları arasında Obama Yönetiminde Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland’ın Kıdemli Danışmanı olarak görev yaptı. Hazine Bakanlığı görevinde Yellen'a ise özel kalem müdürü olarak Türk asıllı Didem Nişancı eşlik edecek. Nişancı, Yellen’a en yakın isimlerden biri olacak. Özel kalem müdürü, bakanlık makamının faaliyetlerini koordine etmenin yanında, tüm bakanlık personelinin amiri konumunda bulunuyor. Finansal veri hizmetleri ve medya şirketi Bloomberg’in kamu politikaları bölümünde yöneticilik yapan Didem Nişancı daha önce eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunda (SEC) özel kalem müdürlüğü yapmıştı. Nişancı, 2018’de Bloomberg’deki görevine başlamadan Promontory Finansal Grup şirketinde çalışmıştı. ABD Senatosunun bankacılık komitesinde de görev alan Nişancı, 1998-2001 yılları arasında ise Hazine Bakanlığında görev yapmıştı. (Ekonomist)

Korona haberlerine gelince:

Her 7 aile hekiminden 1’i Covid-19 geçirdi

TTB’nin hazırladığı Aile Hekimliği Pandemi Anketi’ne göre, her 7 aile hekiminden 1’i Covid-19 geçirdi. Ayrıca, aile hekimlerinin sadece yüzde 15’i aşılar için soğuk zincirin sürdürülebilir, bekleme alanlarının aşılamaya uygun olduğunu söyledi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TTB Aile Hekimliği Kolu, “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Ocak 2021” sonuçlarını bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı. Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve Dr. Halis Yerlikaya, TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, Kol Sekreteri Dr. Sibel Uyan ve kol üyesi aile hekimleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Dr. Sibel Uyan, TTB Aile Hekimliği Kolu olarak salgının birinci basamak sağlık hizmetlerindeki durumunu ortaya koymayı ve salgınla mücadeleye katkı sunmayı hedeflediklerini belirtip bugüne kadarki anket çalışmalarının sonuçlarını hatırlattı. “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Ocak 2021” sonuçlarını ise Dr. Emrah Kırımlı paylaştı.

69 ilden 997 aile hekiminden alınan verilere göre:

*Aile hekimi başına düşen PCR pozitif hasta sayısı ortalaması 3,95’e, izlemde olan hasta sayısı ortalaması 8,18’e düştü. Günlük yeni hasta sayısı ortalaması gerilemiş olsa da, 9 bin 511 gibi yüksek bir ortalamada seyretti.

*Aile hekimlerinin yüzde 95’i vakaları ve temaslıları telefonla izleme oranının azaldığını bildirdi. Büyük kentlerin hemen hepsinde vakalar, dörtte biri oranına geriledi.

*Vaka sayısı/temaslı hasta sayısı uzun zamandır 1/3 olan oran, 1/1’e düştü. Bu, filyasyon çalışmalarında sorunlar yaşandığını gösterdi.

*Aile hekimlerinin yüzde 70’i hafta sonları dahil izlemler yapmasına ve okul aşıları, ehliyet ve askerlik muayeneleri, evlilik raporları gibi ek görevleri yürütmesine karşın yüzde 20’si ek ödeme almadığını aktardı.

*Aile sağlığı merkezlerinde Covid-19 geçiren sağlık çalışanı oranı aralık ayındaki yüzde 68’lik seyrini aynen sürdürdü. Her 7 aile hekiminden 1’i Covid-19 geçirdi.

*Aile hekimlerinin sadece yüzde 15’i soğuk zincirin sürdürülebilir, bekleme alanlarının aşılamaya uygun olduğunu söyledi.

*Çalışan sayısının yeterliliğine ise ancak yarıya yakını “Evet” yanıtı verebildi. Her 4 birimden 1’inde ebe ve hemşire, her 10 birimden 1’inde doktor yok.

*Aile sağlığı merkezlerinde bir günde 20’den fazla aşı yapabileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 27’de kaldı. Bulaş riskini artırmama çabası, zatürre aşısı bitince çıkan kavgalar, sağlık emekçilerine dönük şiddet gibi sebepler aşılama sayısının düşmesine sebep oldu.

Dr. Emrah Kırımlı “Sağlık Bakanlığı, 'Aşıla' isimli aplikasyon getirdi. Ancak uygulamadaki karışıklıklar nedeniyle kişilerin nerede olduğunu, aşılanıp aşılanmadığını takip edemiyoruz. Varmış gibi olan bu uygulama nedeniyle yine kişileri tekrar aramak zorunda kalıyoruz” diyerek sunumunu bitirirken; Dr. Sibel Uyan da çözüm önerilerinin Sağlık Bakanlığı tarafından dikkatle ele alınması taleplerini yineledi. (BirGün)

Yoğun bakımda yatmak maske takmaktan çok daha zor.

Lütfen “Maske, Mesafe, Hijyen” kuralını unutmayalım.

Günün Şairi&Yazarı” olarak 64 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladığımız Ziya Osman Saba'yı seçtim. Saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Ziya Osman Saba, 30 Mart 1910 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Binbaşı Osman Bey, Paris askerî ataşesi idi. Sekiz yaşında iken annesini kaybetti. Bu kaybın hüznünü hep hissetti ve eserlerine yansıttı. Ziya Osman, dokuz yaşında yatılı öğrenci olarak kaydedildiği Galatasaray Lisesi'nden 1931'de mezun oldu. Sinir hastası olan kuzenine aşık olan Ziya Osman, ailesinin itirazlarına rağmen liseyi bitirdiği yıl onunla evlendi. 12 yıl süren bu evlilik mutsuz ve karamsar olmasına yol açtı. Yüksek öğrenimini 1936'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı, aynı yıl İstanbul'da askerliğini yaptı.

Hukuk eğitimi sırasında bir yandan da Cumhuriyet Gazetesi muhasebe servisinde çalışan Ziya Osman Saba, çalışma hayatına 1938 yılında girdiği Emlak ve Eytam Bankası'nda uzun yıllar devam etti. 1943 yılında ilk eşinden ayrıldı. Aynı yıl, Yedi Meşale'den sonra ilk kitabı olan Sebil ve Güvercinler adlı kitabı yayımlandı. ABC Kitabevi'nin yayımladığı kitapta 66 şiiri yer almaktaydı. Ertesi yıl, çalıştığı bankada tanıştığı Rezzan Hanım ile evlenerek yavaş yavaş karamsarlığından kurtuldu. Bu evlilikten Orhan ve Osman isimli iki oğlu oldu.

Ziya Osman Saba, bankası tarafından Ankara'ya tayin edilmesi üzerine bir süre bu kentte yaşadıysa da İstanbul özlemi nedeniyle 1945 yılında bankadaki görevinden ayrıldı. İstanbul'da Millî Eğitim Bakanlığı Basımevi'nde tashih şefi (düzeltmen) olarak çalıştı. 1950'de geçirdiği bir kalp krizi nedeniyle bu işi de bırakmak zorunda kalan Saba, yaşamının geri kalanında arkadaşı Yaşar Nabi'nin sahibi olduğu Varlık Yayınları'nın kitaplarını evinde basıma hazırlayarak geçimini sağladı.

29 Ocak 1957 günü İstanbul'da bir kalp krizi sonucu Kadıköy'deki evinde hayatını kaybeden şairin Nefes Almak adlı şiir kitabı ile Değişen İstanbul adlı hikâye kitabı ölümünden sonra basıldı. Eyüp Sultan'daki aile mezarına defnedilmiştir; ancak mezar bugün kayıptır.

İlk şiiri 1927'de, lise öğrencisi iken Servet-i Fünun'da Ziya imzasıyla yayınlandı. Lisede bir yıl sınıfta kalınca bir alt sınıftaki Cahit Sıtkı ile tanışma fırsatı bulması, edebiyat dünyasında ender görülen bir dostluğun oluşmasını sağladı. Dostu Cahit Sıtkı'nın öğrencilik yıllarından itibaren kendisine yazdığı mektupları bir araya getirmesi ile ilk basımı 1957'de yapılan "Ziya'ya Mektuplar" adlı ünlü kitap oluşmuştur. 1928'de altı lise arkadaşı ile birlikte (Yaşar Nabi, Sabri Esat, Cevdet Kudret, Vasfi Mahir, Muammer Lütfi, Kenan Hulusi) "Yedi Meşale" isimli ortak kitap yayımladılar. Ziya Osman, kitabın başarısı üzerine Yusuf Ziya'nın desteğiyle çıkarılan ve yayımı sekiz ay süren aynı isimdeki derginin kurucu yazarları arasında yer aldı. Ömrü boyunca topluluğun şiir anlayışına bağlı kalan tek Yedi Meşaleci oldu. Derginin kapanmasından sonra şiirlerini Milliyet ve İçtihat'ta yayımlattı. Varlık Dergisi'nin kurulmasından sonra ise metinlerini orada yayımlatmaya başladı. 1947'de ikinci kitabı Geçen Zaman yayımlandı. Varlık Yayınları tarafından basılan bu kitap, şairin "Sebil ve Güvercinler" kitabındaki şiirlerle 1943-1946 arasında yazdığı şiirlerin bir araya getirilmesinden oluşuyordu. İlk hikâye kitabı Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi 1952'de yayımlandı.

Şiirlerinde çocukluk ve ilk gençlik anılarına bağlılık, yaşamın küçük mutluluklarından duyulan sevinç, acıma duygusu, iyilik düşüncesi, İstanbul sevgisi, Allah'a şükran, ölüm gerçeğini kabulleniş gibi konuları, gözlemci ve dışavurumcu bir tarzla genellikle hece ölçüsüyle, ama kimi zaman serbest ölçüyü de kullanarak işlemiştir.

Ölümünden sonra Mehmet Nuri Yardım, Ziya Osman Saba kitabını yazmış (1998) ve yazarın hakkında yazılanları "Ziya Osman Saba Sevgisi" kitabında toplamıştır(2004). Mektupları, sohbetleri, yazıları Tahsin Yıldırım tarafından hazırlanan "Konuşanlar Bir Hüzünle Sesinde (2004)" adlı kitapta bir araya getirilmiştir. Ziya Osman Saba’nın Meşale ile Servet-i Fünun’da yayımlanmış, ancak kitaplarında yer verilmemiş şiirlerini içeren "Bıraktığım İstanbul" başlıklı kitap, 2005 yılında Konur Ertop'un derlemesi ve eklemeleriyle Alkım Yayımevi tarafından yayımlanmıştır.

YAPITLARI:

Şiir Kitapları:

Yedi Meşale (ortak kitap, 1928)

Sebil ve Güvercinler (1943)

Geçen Zaman (1947)

Nefes Almak (1957)

Öykü Kitapları:

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (1952)

Değişen İstanbul (1957)

Sizlerle iki şiirini paylaşarak Ziya Osman Saba'yı anmak istiyorum. Ruhu şad olsun.

BEYAZ EV

Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev.

Her dağ yamacına kurduğum,

Beliren her su kenarında,

Pembe damlı, yeşil pancurlu, balkonlu,

Balkonuna tırmanan sarmaşık.

Gece, pencerelerinden sızacak ışık,

Kışın tütecek bacası.

Kapıyı ittiğinde çalacak bir çıngırak.

-Duyuyorum o sesi şimdiden, berrak-

Geçeceğim yol, çıkacağım üç basamak,

Ellerinden sıyırıp atacağım eldiven,

Her halin, gülüşün, kokun, bütün ruhunla sen!

Ah, bütün bir ömür bırakmayacağım el,

Okşayacağım saç, dinleyeceğim ses,

Bakmakla doymayacağım yüz...

Açık pancurlardan o gün dolacak gündüz,

O günkü hava,

Bir kapıyı açman, dolaşman sofada.

Şaşıracağım: Böyle gezinen kim?

-Evim! Evim!.. Ellerimle asacağım

Camlarına perdelerini.

Yatak odasında düsüneceğiz bir an

İki kişilik karyolanın yerini...

Yatak odamız, yemek odası, kiler

Raflarında ellerinle yapılmış reçeller.

Karşı karşıya oturacağımız sofra,

Sürahide ışıldayan su,

Yazın, rüzgâra koyacağımız testi;

Senin yatacağın öğle uykusu...

Sararacak bir yandan çardaktaki üzümler,

Kâh esecek rüzgâr, kâh dinleyeceğiz yağmuru,

Kâh karlarla bembeyaz kesilecek çimenler.

Hep geçireceğiz içimizden:

Hayat beraber, ölüm beraber...

Şu göklerin altında,

Olacağız o kadar bahtiyar

Ki çıkıp mezarlarından annemiz, babamız da,

Beyaz evimize yerleşecekler,

Uzun kış geceleri onlar da aramızda

Göz göze bakışacak, mangalı eşecekler..

#ZiyaOsmanSaba

BÜTÜN SAADETLER MÜMKÜNDÜR

Bütün saadetler mümkündür...

Şu kapının açılması,

İçeri girivermen,

Bahar, kuşlar, gündüz.

Ve bütün dünya

Bir an içinde gürültüsüz.

Bütün saadetler mümkündür...

Bahtsızların biraz gülümsemesi...

Körlerin gün görmesi,

Mümkündür bütün mucizeler...

Ana, baba, evlât, bütün kaybolanlar...

Ebedî bir sabahta buluşmamız bir daha.

Ölüler! Hepimiz için yalvarın Allaha...

#ZiyaOsmanSaba

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

Batı Trakya Türkleri Millî Direniş Günü

Bugün yıl dönümü olan 29 Ocak 1988’de mahkemenin kapatma kararını protesto etmek ve Türklüğünü deklare etmek isteyen 20 bin Türkün tüm baskı ve engellemelere rağmen bir araya gelerek “Türküz” diye bağırması ile Batı Trakya'da Türkler ve Yunan yönetimi arasında gerilim artmıştı. Artan gerilim, 29 Ocak 1990’da örgütlü Yunan fanatiklerinin saldırılarıyla devam etmiş, ancak Batı Trakya Türkleri, tüm bunlara rağmen sukünetlerini koruyarak yeniden bir araya gelebilmişlerdi. Batı Trakya Türkleri, her yıl Türk kimliğine dönük saldırılara karşı direnişe geçtikleri günü "29 Ocak Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü" adıyla anmaktadırlar. 29 Ocak, Batı Trakya Türkleri için toprakları üzerinde yaşadıkları asimilasyona, vatandaşlık haklarının sınırlandırılmasına, azınlık haklarını alamamalarına, kimliksizleştirilmelerine karşı gösterdikleri iradenin yıldönümüdür. 29 Ocak, 1988’de Batı Trakya Türklerini sokağa döken uygulamanın maalesef bugün de devam etmesi, her bir anma programına yeni bir protesto niteliği kazandırmaktadır. Dolayısıyla Batı Trakya Türkü’nün “kimliksizleştirerek Yunanlaştırma” girişimlerine direnişi devam etmekte; 29 Ocak’lar birer bütünleşme gününe dönmektedir. Batı Trakya Türkleri, bu günü Gümülcine, İskeçe, Türkiye ve yaşadıkları diğer ülkelerde düzenledikleri etkinliklerle anmaktadırlar.

Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet'i ve Batı Trakya Türklerinin direnişini, direnişin 33. yıldönümünde saygıyla anıyorum.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

29 Ocak 1595 - William Shakespeare'in oyunu Romeo ve Juliet, muhtemelen ilk kez sahnelendi.

29 Ocak 1676 - III. Fyodor, Rus Çarı oldu.

29 Ocak 1861 - Kansas, 34. eyalet olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne katıldı.

29 Ocak 1886 - Karl Benz, benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.

29 Ocak 1916 - I. Dünya Savaşı: Paris ilk defa Alman zeplinleri ile bombalandı.

29 Ocak 1923 - Mustafa Kemal Paşa İzmir'de Latife Hanım'la evlendi.

29 Ocak 1928 - Bursa Amerikan Kız Koleji, Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı. Okulda Hıristiyanlık propogandası yapıldığı iddia edildi.

29 Ocak 1930 - İspanya diktatörü General Miguel Primo de Rivera öğrencilerin gösterileri sonucu istifa etmek zorunda kaldı; Başbakanlığa General Dámaso Berenguer atandı.

29 Ocak 1931 - Menemen Olayı davasında 37 kişi idama mahkûm edildi ve karar TBMM'nin onayına sunuldu.

29 Ocak 1932 - Sultanahmet Camii'nde sekiz hafız Türkçe Kur'an okudu.

29 Ocak 1934 - Uluslararası bir festivale katılan ilk Türk filmi Leblebici Horhor Ağa'nın çekimi bitti. Muhsin Ertuğrul'un yönettiği, senaryosu Mümtaz Osman takma adıyla Nâzım Hikmet tarafından yazılan film, aynı yıl 2. Venedik Film Festivali'nde "Onur Diploması" ile ödüllendirildi.

29 Ocak 1937 - Sovyetler Birliği'nde Stalin muhalifi 13 kişi ölüm cezasına çarptırıldı.

29 Ocak 1944 - Dünyanın en büyük savaş gemisi Missouri denize indirildi.

29 Ocak 1950 - İran'da deprem; yaklaşık 1500 kişi öldü.

29 Ocak 1950 - Savaştan sonraki ilk turist kafilesi İstanbul'a geldi.

29 Ocak 1957 - Evli Kadınların Uyrukluğu sözleşmesi imzaya açıldı. Türkiye bu sözleşmeyi onaylamadı.

29 Ocak 1958 - Sinema oyuncusu Paul Newman, Joanne Woodward ile evlendi.

29 Ocak 1964 - Kış Olimpiyat Oyunları Innsbruck'da (Avusturya) başladı.

29 Ocak 1967 - Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil tutuklandı. Kızılırmak adlı şiir kitabında komünizm propagandası yapmakla suçlandı.

29 Ocak 1971 - Güven Partisi adını Millî Güven Partisi olarak değiştirdi.

29 Ocak 1978 - Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP) kuruldu. 12 Eylül Darbesinden sonra 16 Ekim 1981'de diğer partilerle birlikte kapatıldı.

29 Ocak 1978 - İsveç, ozon tabakasına zarar vermesi nedeniyle aerosol spreylerin kullanımını yasakladı ve bu tür bir yasak getiren ilk ülke oldu.

29 Ocak 1979 - Çin Başkan Yardımcısı Deng Xiaoping ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter, diplomatik ilişkileri yeniden başlatan antlaşmayı imzaladılar.

29 Ocak 1983 - Sol görüşlü Ramazan Yukarıgöz, Ömer Yazgan, Erdoğan Yazgan ve Mehmet Kambur İzmit'te idam edildi.

29 Ocak 1986 - Yoweri Museveni, Uganda Devlet Başkanı olarak görevine başladı.

29 Ocak 1988 - Dolar 1.385 liraya fırladı. Polis Tahtakale'yi bastı ve döviz alışverişini engelledi.

29 Ocak 1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.

29 Ocak 2005 - Çin'den 55 yıl aradan sonra ilk defa Tayvan'a uçak seferi düzenlendi.

29 Ocak 2006 - Çin'de Henan eyaletinin Linzhou şehrindeki havai fişeklerle dolu bir depoda patlama meydana geldi: 16 kişi öldü.

29 Ocak 2009 - Başbakan Tayyip Erdoğan İsviçre'nin Davos şehrinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda Filistin olayları nedeniyle İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile basın toplantısında tartıştı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

29 Ocak 1750 - Bailey Bartlett, Amerikalı siyasetçi (ö. 1830)

29 Ocak 1782 - Daniel Auber, Fransız besteci (ö. 1871)

29 Ocak 1843 - William McKinley, Amerika Birleşik Devletleri'nin 25. Başkanı (ö. 1901)

29 Ocak 1860 - Anton Çehov, Rus yazar (ö. 1904)

29 Ocak 1866 - Romain Rolland, Fransız romancı, daramaturg ve denemeci (1915 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi) (ö. 1944)

29 Ocak 1870 - Süleyman Nazif, Şair, yazar ve devlet adamı (ö. 1920)

29 Ocak 1874 - John D. Rockefeller Jr., Amerikalı iş insanı (ö. 1960)

29 Ocak 1911 - Peter von Siemens, Alman iş adamı (ö. 1986)

29 Ocak 1925 - Robert Crichton, Amerikalı roman yazarı (ö. 1993)

29 Ocak 1927 - Urkiye Mine Balman, Kıbrıs Türkü şair ve öğretmen.

29 Ocak 1926 - Abdus Salam, Pakistanlı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1996)

29 Ocak 1932 - Erdal Alantar, Ressam (ö. 2014)

29 Ocak 1945 - Aleksandr Gutman, Rus yönetmen (ö. 2016)

29 Ocak 1945 - Tom Selleck, Amerikalı sinema oyuncusu.

29 Ocak 1947 - Linda B. Buck, Amerikalı bilim insanı ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi

29 Ocak 1954 - Oprah Winfrey, Amerikalı sunucu ve oyuncu.

29 Ocak 1960 - Gia Carangi, ABD'nin ilk süper modeli (ö. 1986)

29 Ocak 1962 - Olga Tokarczuk, Polonyalı şair, yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi.

29 Ocak 1964 - İhsan Dağı, Akademisyen, yazar ve Zaman gazetesi yazarı.

29 Ocak 1968 - Hakan Meriçliler, Oyuncu.

29 Ocak 1972 - Engin Günaydın, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

29 Ocak 1996 - Melis Alpacar, Voleybolcu.

Bugün kimler ölmüş derseniz?

29 Ocak 1820 - III. George, İngiltere Kralı (d. 1738)

29 Ocak 1848 - Joseph Görres, Alman yazar ve gazeteci (d. 1776)

29 Ocak 1899 - Alfred Sisley, Britanyalı ressam (d. 1839)

29 Ocak 1934 - Fritz Haber, Alman kimyager (d. 1868)

29 Ocak 1941 - Yannis Metaksas, Yunan general ve devlet adamı (d. 1871)

29 Ocak 1946 - İsmail Fenni Ertuğrul, Mutasavvıf, felsefeci ve yazar (d. 1855)

29 Ocak 1950 - Ahmed el Cabir el Sabbah, Kuveyt Şeyhi (d. 1885)

29 Ocak 1957 - Ziya Osman Saba, Şair ve yazar (d. 1910)

29 Ocak 1963 - Robert Frost, Amerikalı şair (d. 1874)

29 Ocak 1964 - Alan Ladd, Amerikalı oyuncu (d. 1913)

29 Ocak 1991 - Tarık Zafer Tunaya, Akademisyen (d. 1916)

29 Ocak 2003 - Natalia Dudinskaya, Rus balerin (d. 1912)

29 Ocak 2005 - Ephraim Kishon, İsrailli yazar ve yönetmen (d. 1924)

29 Ocak 2005 - Saliha Nimet Altınöz, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk öğretmenlerinden (d. 1914)

29 Ocak 2007 - Hasan Kavruk, Ressam (d. 1918)

29 Ocak 2007 - Edward Robert Harrison, Britanyalı gökbilimci ve kozmolojist (d. 1919)

29 Ocak 2013 - Arif Peçenek, Futbolcu ve teknik direktör (d. 1959)

29 Ocak 2014 - Ayşe Nana, Ermeni asıllı Türk-İtalyan oyuncu ve dansçı (d. 1936)

29 Ocak 2016 - Jacques Rivette, Fransız film yönetmeni (d. 1928)

29 Ocak 2019 - Jane Aamund, Danimarkalı gazeteci ve yazar (d. 1936)

29 Ocak 2019 - George Fernandes, Hint siyasetçi, yazar, sendikacı, tarım uzmanı ve gazeteci (d. 1930)

29 Ocak 2019 - James Ingram, Amerikalı soul müzik sanatçısı ve yapımcısı (d. 1952)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.

Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.

Sağlıklı, kolay ve keyifli bir gün diliyorum hepinize.

Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.

Merhaba Türkiye.

Merhaba Cuma.

Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?